25 yılda hazırlanan farklı bir kuran meali

Entropyy22

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,600
Tepki puanı
784
Düşünce
Ateist
Sosyal medyada gezerken bir paylaşım gözüme çarptı bir kuran meali tavsiye ediliyordu mealin hazırlanışı 25 yıl sürmüş.

Ben biraz göz attım aranızda belki daha öncede gören olmuştur.

Meali incelemek isteyen arkadaşlar için internet sayfası: https://tevhidikuranmeali.com/

3 surenin mealini verelim birde aynı surelerin diyanet mealini verelim önce müslüman arkadaşlar bir karşılaştırsınlar, değerlendirsinler müslüman oldukları için kendilerine bir öncelik verelim. :D Sonra bizde nacizane fikirlerimizi sunalım buyrunn...


Tevhidi Kuran Meali:

Nur Suresi 2
:
Kendi çıkarına göre hareket edenler ve kendi çıkarına göre hareket etmeye meyledenler, onlardan her biri sûretlere meylederler, sûretlerde kalırlar. O halde olanların şefkatli hâli sizi çekmesin. Sizler Allah’a inanarak, Allah’ın dinini anlamak için gayret gösterin ve son anınıza kadar o halde olun. Müminler taifesi sıkıntı çekseler de hakikatleri bildirmek için hareket ederler.

Ahzab Suresi 37: Sen o kimselere; onların üzerinde Allah’ın sıfatları olduğunu, onların o sıfatlarla kavrandığını, seninle aynı yolda olanlara fenalara düşmekten sakınmayı ve Allah’a ortak koşmamayı açıklamıştın. Sen Allah’ın hakikatlerini açıklayamıyor içinde saklıyor ve insanlardan çekiniyordun ve böylece onlara çekinerek de olsa Allah’ın hakikatlerini anlamalarını, o anlayışlarını arttırmalarını onlara tavsiye etmiştin. Bizi anlamak için seninle aynı yolda olanlar, hakikatleri anlamak için gayretlidirler, isteklidirler. Müminlerde tereddüt yoktur. Aynı yolda olanlar, onlar varlığın işleyiş ve oluşunu anlama hakkında bir yücelik içindedirler, hakikatleri anlamak için isteklidirler ve tüm varlığın işleyişinde fâil olanın Allah olduğunu bilirler.

Ahzab Suresi 50: Ey hakikatleri bildiren! Seninle aynı yolda olmak isteyenleri sana uygun kıldık. Sana sunduğumuz hakikatlerden, onların karşılığı olanı onlara ver. Sen gücünün sahibi değilsin. Nesnelerin hakikatlerini sana bahşettik. Amcanın çocuklarından ve halanın çocuklarından ve dayının çocuklarından ve teyzenin çocuklarından; onlardan seninle beraber aynı yolda hareket edenler, müminlik yolunda işleyişi idrak etmek için gayret gösterirler. Eğer Nebi gibi hakikatleri anlamada istekli olursa, Nebi’nin isteğine uygun davranmış olurlar. Müminlerden başkası senin anlattıklarına has olarak uymaz. İlmin sahibinin Biz olduğumuzu anlamalarını onlara farz kıldık. Onlar birlik içinde olsunlar. Onlar güçlerinin sahibi değildirler, bu konuda tereddüte düşmemek için ellerini hareket ettiren güce baksınlar. Allah mağfiret edendir, tüm varlığı özünden varedendir.

Diyanet Kuran Meali:

Nur Suresi 2:
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.

Ahzab Suresi 37: Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha lâyıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.

Ahzab Suresi 50: Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,627
Tepki puanı
1,266
Düşünce
Ateist
Olmamış. Şiddetli bir motamot Kuran tercümesi ihtiyacı var.

Bu meal de diğer mealler gibi ifadeler düzeltilerek, bozuk ifadeler gizlenerek düzenlenmiş. Kuran böyle değildir. Kuran'ın anlatımı son derece yetersiz, bozuk, sıradanın bile altındadır.

Üstelik Kuran'da imla kuralları yoktur. Aslına tam uygun motamot çeviri için çalışıyorum biter mi bilmem. Şiddetli bir motamot, ne yazıyorsa aynen o çeviri ihtiyacı var. Bu çeviriyi biri mutlaka yazmalı. Ben en uzun bölümün tercümesini bitirmiş durumdayım ama devamı gelir mi bilmiyorum.

Bütün mealler süslenmiş boyanmış cilalanmış kılığa sokulmuş olduğu için sahtekarlık olmayan tek meal yok. Üstelik bu meal lafı da kandırmaca. Bu laf ile kutsallık atanıyor. Hiç Dostoyevski meali diye bir şey duydunuz mu? Duymadınız. Kuran tercümesi denmesi gerekiyor. Meal yazmak direk ve doğrudan yalancılık, sahtekarlık, düzmececiliktir.

Bir kere parantez açma asla olmamalı. Sadece dipnot olabilir. Sahtekarlık parantez açmakla başlıyor. Parantezi açtın mı döşe yalanları...

Bir tane ilaç için olsun dürüst tercüme olmayışı toplum olarak yerlerde süründüğümüzün apaçık göstergesi. Sahtekarlık, yalancılık, dolandırıcılık genlerimize kadar işlemiş. Öyle olmasa bir tane dürüst tercüme olurdu! Yok! Tek bir tane yok!
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,627
Tepki puanı
1,266
Düşünce
Ateist
Tercümenin çok önemi var. Ben Gogol'un Ölü Canlar kitabını bir tercümeden okuyunca bir şey anlayamadım. Bu adam ne demeye çalışıyor tahmin ediyordum ancak. Tahminlerimi destekler ifadeler arıyorum, yok!

Başka bir tercüme buldum. Onu okuyunca önceki okuduğumun motamot tercüme olmadığını, çevirenin kafasına göre çevirmiş olduğunu anladım. Çevirmen sanki çeviri yapmamış, kafasına göre Ölü Canlar'ı yeniden yazmıştı!

Buradan tercümenin ne kadar önemli bir iş olduğunu anladım. Dünyaya yeniden gelsem tercüme işi ile uğraşan bir akademisyen olurdum! Ya da tercüme otomatları üreten bir firmada mühendis! Tercüme çok önemli ve giderek diller o kadar kolay tercüme edilecek ki, zaten ayrı diller anlamsızlaşıp diller bütünleşecek. Gerçek küreselleşme o zaman gerçekleşecek.
 

Ahlaksız

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
687
Tepki puanı
422
Düşünce
Ateist
Üstelik Kuran'da imla kuralları yoktur. Aslına tam uygun motamot çeviri için çalışıyorum biter mi bilmem. Şiddetli bir motamot, ne yazıyorsa aynen o çeviri ihtiyacı var. Bu çeviriyi biri mutlaka yazmalı. Ben en uzun bölümün tercümesini bitirmiş durumdayım ama devamı gelir mi bilmiyorum.
Muhammed kelimesini nasıl çevireceksiniz?
Muhammed olarak mı,yoksa övülmüş olarak mı?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,627
Tepki puanı
1,266
Düşünce
Ateist
Muhammed kelimesini nasıl çevireceksiniz?
Muhammed olarak mı,yoksa övülmüş olarak mı?
Aynen yazacağım, tercüme etmeden. Dipnot olarak anlamını koyacağım. Tercümede tarihsel yorumlara girersek işin içinden çıkılmaz. Amaç motamot tercüme yazmak. Ayrıntıya boğamayız. Tarihsel yorumlar ayrı bir araştırma konusu.

İlk açılış bölümünde madem hamd allaha mahsus, muhammed neyin nesi konusuna girmek isterdim ama uzatmak tercümeyi şişirir. Tercümenin sade ve ayrıntılara boğulmaktan uzak tutulmuş olması gerekiyor.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Ahlaksız

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
687
Tepki puanı
422
Düşünce
Ateist
Aynen yazacağım, tercüme etmeden. Dipnot olarak anlamını koyacağım. Tercümede tarihsel yorumlara girersek işin içinden çıkılmaz. Amaç motamot tercüme yazmak. Ayrıntıya boğamayız. Tarihsel yorumlar ayrı bir araştırma konusu.

İlk açılış bölümünde madem hamd allaha mahsus, muhammed neyin nesi konusuna girmek isterdim ama uzatmak tercümeyi şişirir. Tercümenin sade ve ayrıntılara boğulmaktan uzak tutulmuş olması gerekiyor.
Aynen yazamayız..Arapça ifadeyi,aynen arapça okuduğumuz şekilde yazamayız..Bir başka örnek..Hacer kelimesini nasıl çevireceksiniz?
Aynen Hacer diye mi yazacaksınız?Böyle olur mu?
Musa asasıyla Hacer'e vurdu denir..Musa asasıyla İsmail'in annesi Hacer'e mi vurdu?Olmaz işte..Musa asasıyla taşa vurdu diye çevireceksiniz..Ayrıca aynı kelime hicret edenler diye de çevriliyor..!

Hamd Allah'a mahsus ifadesi de yanlış..Muhammed övülen veya övülmüş demek ve biz İslam peygamberi Muhammed'in rab,yani İsa olduğunu biliyoruz..Hristiyanların geneline göre İsa insanların günahı için kendisine haça gerdirmiştir..Ölmüş ama sonra dirilip göğe yükselmiştir..Yani İsa diridir..
Kuran'da şöyle deniyor;
Furkan 58-Diri olana tevekkül et,Ölmeyeni överek(bihamdihi) tesbit et..Kulların günahlarını bilmesi,onun için kafidir..
Ayet alenen RAB İSA'YI ÖV diyor..!
Mümin 65-O diridir..Ondan başka ilah yoktur..Onun dinini halis kılarak,ona dua edin..Alemlerin rabbi Allah'a övgüler olsun..
Yine İsa'dan bahsediliyor..İsa'nın diri olduğu,İsa'dan başka tanrı olmadığı ilan ediliyor..Yani İsa,yani RAB;Allah ilan ediliyor..Övgünün de sadece İsa'ya yapılacağı açıklanıyor..
Hicr 98-Rabbini överek tesbih et ve secde edenlerden ol..
Yine övülmenin(hamd),İsa için olacağı açıklanıyor..
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,627
Tepki puanı
1,266
Düşünce
Ateist
Haceri taş diye yazarız. Kişi adı değilse. Ama Muhammed'e övülmüş rab İsa demek tercüme boyutlarını aşar. Bu ayrı bir kitap konusu. Tercümede böyle ayrıntılara girilirse ayrıntıya boğulur. Tercümede amaç bunda ne diyor?

Kuran genelinde Allah ve İsa aynı karakter değiller. Bu açık. Allah yani rab İsa övülür diye bir şey söylemek yorum olur. Övülmek allaha mahsustur yazıyorsa allaha mahsus yazıyordur. Ne yazıyorsa o. Yoksa iş dallanır budaklanır gider, tercüme olmaktan çıkar.

Sadece çok kuru dümdüz tercüme olmasın diye kısa yorumları tamamen tercümeden ayrı olarak ekliyorum. Bunlar kişisel tercümeden ayrı yorumlar ve yeri gelirse bu yorumlarda Hristiyan etkisine elbette kısaca atıf yapılabilir. Bunu not alıyorum.
 

Tiglath

☆☆☆
Üye
Mesajlar
306
Tepki puanı
131
Düşünce
Ateist
Kuranı doğru çevirebilmek için geçen kelimenin Aramice anlamını bilmek, araştırmak gerekir. Mesela Kureyş ne? Muhammed’in kabilesi mi? Başka birşey mi?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,627
Tepki puanı
1,266
Düşünce
Ateist
Anlamlar araştırılır bulunur. Filoloji diye bir bilim var. Hepsi değil. Bazılarını bilemeyebiliriz. Örneğin Robert ne demek? Tamam isim de anlamı ne? Kaya da isim ama anlamını biliyoruz. Bazı şeyleri bilemeyebiliriz, sorun olmaz.

Kuran'da ne yazıyor hedef. Yazanlar doğru mu yanlış mı, Muhammed Kureyşli mi o ayrı konu. Amaç Kuran'da ne yazıyor? Muhammed Kureyşli yazıyorsa Muhammed Kureyşli yazıyordur. Yalan doğru o ayrı konu.
 

Tiglath

☆☆☆
Üye
Mesajlar
306
Tepki puanı
131
Düşünce
Ateist
Kureyş köpekbalığı :D
Kureyş, kureyş kabilesi değil.
Kureyş, Aramik kökenli bir kelime, bu kökene baktığımızda( qrash) “hep birlikte toplanmak” anlamına geliyor.
Yazın ve kışın iki kere seyahat edilip, bir yerde hep beraber toplanılıyor. Niçin toplanılıyor? Nerede toplanılıyor?
Bu toplantılar antik dönemde, Kudüs’te hristiyanların yaptığı Paskalya (Mart-Nisan-soğuk aylarda yapılır) ve Encaenia ( Eylül- sıcak aylarda yapılır) festivalleri.
Şimdi sureyi bir daha çevirelim.

1- Kureyş'e (Hep birlikte toplanmanıza) imkan sağlandığı için,
2- Kışın ve yazın yolculuk etme imkanı sağlandığı için,
3- Bu Beyt'in Rabbine kulluk etsinler!
4- Ki kendilerini açlıktan doyurdu ve onları korkudan emin kıldı.

Kureyş gibi kafirin önde gideni kabile neden korunsun, kollansın? Allah bu kadar salak mı? Bu da müslümanların aptal yorumlarından birisi.
Kuranı Suriye, aramik kökeni ile yorumlamak gerek.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Ahlaksız

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
687
Tepki puanı
422
Düşünce
Ateist
Haceri taş diye yazarız. Kişi adı değilse. Ama Muhammed'e övülmüş rab İsa demek tercüme boyutlarını aşar. Bu ayrı bir kitap konusu. Tercümede böyle ayrıntılara girilirse ayrıntıya boğulur. Tercümede amaç bunda ne diyor?

Kuran genelinde Allah ve İsa aynı karakter değiller. Bu açık. Allah yani rab İsa övülür diye bir şey söylemek yorum olur. Övülmek allaha mahsustur yazıyorsa allaha mahsus yazıyordur. Ne yazıyorsa o. Yoksa iş dallanır budaklanır gider, tercüme olmaktan çıkar.

Sadece çok kuru dümdüz tercüme olmasın diye kısa yorumları tamamen tercümeden ayrı olarak ekliyorum. Bunlar kişisel tercümeden ayrı yorumlar ve yeri gelirse bu yorumlarda Hristiyan etkisine elbette kısaca atıf yapılabilir. Bunu not alıyorum.
Sevgili burcuva;hangi haceri TAŞ diye çevireceksiniz?Sorun da bu işte..
Bakara 218 şu kelimeye hicret edenler demiş;هَاجَرُوا
Hicr 80 şu kelimeye Hicr demiş;الْحِجْرِ
Bakara 60 şu kelimeye taş demiş; الْحَجَرَۜ
:dy:

''Ama Muhammed'e'' ne demek?
Kuran'da Mekke'de doğmuş,anası Amine olan,peygamber/insan olan Muhammed yok ki..!

Övülmek Allah'a mahsus değil işte..Ben de bunu göstermek istedim size..''Mahsus'' kelimesi filan uydurma..

Kuran'daki rab ifadesinin İsa için kullanıldığını söylemem tabi ki subjektif bir yorum..Böyle bir çeviri yapamazsınız zaten..Hamdin Allah'a mahsus olduğunun,müslümanların bir taktiği olduğu ortada..Allah'ı ön plana çıkarma gayreti bu..Halbuki asıl mesele RAB ama kimse bu konulara değinmez..

Kuran'ı doğru çevirebilmek için özellikle Süryanice'ye hakim olmanız lazım..Bunun yanında Aramice ve İbranice de bilmeniz lazım..
Diyelim ki Arapçaya ve Süryaniceye hakimsiniz..Bu çok iyi ama yakındoğudaki dinleri de bilmeniz lazım..Yani sadece dil bilmekle bu çeviriniz doğru olamaz..Yukarıda Hacer/Hicr örneğim ortada..Hicr suresinde geçen Hicr ne demek?Bu kelimeyi böyle çevirmek için Hicr'in bir yerleşim yeri olduğunu bilmeniz lazım..

Diğer bir konu,hareke..Kuran'a sonradan elif harflerinin eklendiği ve harekelerin de eklendiği ortada..Haliyle harekesiz ve elif olmayan Kuran'dan tamamen farklı bir Kuran çevirisi yaparsınız..Bu da doğru olmaz..8 dil bilseniz,yakındoğu tarihini/dinlerini yalayıp yutsanız bile,yaptığınız Kuran çevirisi doğru olmaz..O harekesiz ve içerisine elif eklenmemiş Kuran'ı bulup öyle çevirmeniz lazım..Bu da mümkün değil..

Ne olursa olsun,şu an Arapça ve Süryanice bilen bir ateistin yaptığı Kuran çevirisine 100 dolar veririm..Bu da ayrı konu..
 

Hypatia

☆☆
Üye
Mesajlar
135
Tepki puanı
135
Düşünce
Ateist
Demekki en mantıklısı arapca öğrenmek fakat arapçada yetemiyor. Kur-an da çok fazla süryanice kelime var süryani dili arapça ile akraba aileden arapçanın yanındaki süryanice bilmek lazım
 

Hypatia

☆☆
Üye
Mesajlar
135
Tepki puanı
135
Düşünce
Ateist
Sosyal medyada gezerken bir paylaşım gözüme çarptı bir kuran meali tavsiye ediliyordu mealin hazırlanışı 25 yıl sürmüş.

Ben biraz göz attım aranızda belki daha öncede gören olmuştur.

Meali incelemek isteyen arkadaşlar için internet sayfası: https://tevhidikuranmeali.com/

3 surenin mealini verelim birde aynı surelerin diyanet mealini verelim önce müslüman arkadaşlar bir karşılaştırsınlar, değerlendirsinler müslüman oldukları için kendilerine bir öncelik verelim:D Sonra bizde nacizane fikirlerimizi sunalım buyrunn...


Tevhidi Kuran Meali:

Nur Suresi 2
:
Kendi çıkarına göre hareket edenler ve kendi çıkarına göre hareket etmeye meyledenler, onlardan her biri sûretlere meylederler, sûretlerde kalırlar. O halde olanların şefkatli hâli sizi çekmesin. Sizler Allah’a inanarak, Allah’ın dinini anlamak için gayret gösterin ve son anınıza kadar o halde olun. Müminler taifesi sıkıntı çekseler de hakikatleri bildirmek için hareket ederler.

Ahzab Suresi 37: Sen o kimselere; onların üzerinde Allah’ın sıfatları olduğunu, onların o sıfatlarla kavrandığını, seninle aynı yolda olanlara fenalara düşmekten sakınmayı ve Allah’a ortak koşmamayı açıklamıştın. Sen Allah’ın hakikatlerini açıklayamıyor içinde saklıyor ve insanlardan çekiniyordun ve böylece onlara çekinerek de olsa Allah’ın hakikatlerini anlamalarını, o anlayışlarını arttırmalarını onlara tavsiye etmiştin. Bizi anlamak için seninle aynı yolda olanlar, hakikatleri anlamak için gayretlidirler, isteklidirler. Müminlerde tereddüt yoktur. Aynı yolda olanlar, onlar varlığın işleyiş ve oluşunu anlama hakkında bir yücelik içindedirler, hakikatleri anlamak için isteklidirler ve tüm varlığın işleyişinde fâil olanın Allah olduğunu bilirler.

Ahzab Suresi 50: Ey hakikatleri bildiren! Seninle aynı yolda olmak isteyenleri sana uygun kıldık. Sana sunduğumuz hakikatlerden, onların karşılığı olanı onlara ver. Sen gücünün sahibi değilsin. Nesnelerin hakikatlerini sana bahşettik. Amcanın çocuklarından ve halanın çocuklarından ve dayının çocuklarından ve teyzenin çocuklarından; onlardan seninle beraber aynı yolda hareket edenler, müminlik yolunda işleyişi idrak etmek için gayret gösterirler. Eğer Nebi gibi hakikatleri anlamada istekli olursa, Nebi’nin isteğine uygun davranmış olurlar. Müminlerden başkası senin anlattıklarına has olarak uymaz. İlmin sahibinin Biz olduğumuzu anlamalarını onlara farz kıldık. Onlar birlik içinde olsunlar. Onlar güçlerinin sahibi değildirler, bu konuda tereddüte düşmemek için ellerini hareket ettiren güce baksınlar. Allah mağfiret edendir, tüm varlığı özünden varedendir.

Diyanet Kuran Meali:

Nur Suresi 2:
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.

Ahzab Suresi 37: Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha lâyıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.

Ahzab Suresi 50: Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Kuran-i istedikleri kadar yeniden düzenlesinler olmuyor. Çok celiski ve mantık hatası var.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,627
Tepki puanı
1,266
Düşünce
Ateist
hangi haceri TAŞ diye çevireceksiniz
Tabii ki en sonuncuyu. Çünkü diğer ikisi taş anlamına gelmiyor. İkinci hicr yer adı. Taşlık bir bölge olduğu için böyle denmiş olabilir ama sonuçta yer adı. Birincinin ise taş ile alakası zaten yok, çünkü yazılışı farklı. Ha ile değil he ile o.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,627
Tepki puanı
1,266
Düşünce
Ateist
Evet bu Kuran'daki Süryanice kökenli sözcükler konusu önemli. Bunun için de bir çalışma yapılmalı.
 

Ahlaksız

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
687
Tepki puanı
422
Düşünce
Ateist
Tabii ki en sonuncuyu. Çünkü diğer ikisi taş anlamına gelmiyor. İkinci hicr yer adı. Taşlık bir bölge olduğu için böyle denmiş olabilir ama sonuçta yer adı. Birincinin ise taş ile alakası zaten yok, çünkü yazılışı farklı. Ha ile değil he ile o.
He ile olduğunu biliyorum..Önünde med var..Yani okurken hecer diye değil de,hacer diye okuyoruz..
Bakara 218'deki,bu hacer kelimesini hicret edenler diye çevirmişler..Niye?
Haceri kelimesi,Hacer'in soyundan gelenler anlamına da gelemez mi?
Hacer'de 3 sessiz,Hicret'te 4 sessiz harf var..Hacer kelimesini nasıl olmuşta hicretle bir görmüşler?
Ya da Hacerliler diye de çevrilebilir..Hacer bir yer ismidir,bu yerdeki kişilere atıf yapılmış olabilir..
Yani inanılmaz zor bir iş bu O.O
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,627
Tepki puanı
1,266
Düşünce
Ateist
Muhaciri örneğin ha ile yazamazsın. He ile yazılır. Ayrı kelime. Hicir Hacer soyu da olabilir taşlık yer halkı da olabilir. Fark etmez, özel isim nasıl olsa. Robert ne demek sorun olmadığı gibi.

Benim bildiğim, dürüst, ne yazıyosa o, motamot, katma süsleme olmadan yazılmış bir tercüme hiç yok ve böyle bir tercümeye şiddetle ihtiyaç var. Bunu ancak bir ateist tarafsız, bilimsel gözle yazabilir. Muslimlerin yazdığı dogmatik meallerden kurtulmak şart.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
6,584
Tepki puanı
421
Düşünce
Sünni
Kureyş, kureyş kabilesi değil.
Kureyş, Aramik kökenli bir kelime, bu kökene baktığımızda( qrash) “hep birlikte toplanmak” anlamına geliyor.
Yazın ve kışın iki kere seyahat edilip, bir yerde hep beraber toplanılıyor. Niçin toplanılıyor? Nerede toplanılıyor?
Bu toplantılar antik dönemde, Kudüs’te hristiyanların yaptığı Paskalya (Mart-Nisan-soğuk aylarda yapılır) ve Encaenia ( Eylül- sıcak aylarda yapılır) festivalleri.
Şimdi sureyi bir daha çevirelim.

1- Kureyş'e (Hep birlikte toplanmanıza) imkan sağlandığı için,
2- Kışın ve yazın yolculuk etme imkanı sağlandığı için,
3- Bu Beyt'in Rabbine kulluk etsinler!
4- Ki kendilerini açlıktan doyurdu ve onları korkudan emin kıldı.

Kureyş gibi kafirin önde gideni kabile neden korunsun, kollansın? Allah bu kadar salak mı? Bu da müslümanların aptal yorumlarından birisi.
Kuranı Suriye, aramik kökeni ile yorumlamak gerek.
Hz Peygamberin doğumundan kısa süre önce Fil vakası yaşanıyor. Buna atıf var. Zaten bir önceki sure de bundan bahsediyor :)
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
6,584
Tepki puanı
421
Düşünce
Sünni
Övülmek Allah'a mahsus değil işte..Ben de bunu göstermek istedim size..''Mahsus'' kelimesi filan uydurma..
Arapça bilmeden Kuran hakkında yorum yaparsanız komik duruma düşersiniz. Elhamdü lillahi. Lillahi kelimesinin başındaki lam mahsus anlamı katar. Ortada uydurma yok, sadece sizin Arapça konusundaki cehaletiniz var. Bu kadar temel bir bilgiyi bile bilmeden kalkıp Kuran hakkında yorum yapıyorsunuz :)
 
Üst