"Aişe çocuk değildi" diyenler için

Hardcore

Süresiz Yasaklı
Mesajlar
190
Tepki puanı
68
Düşünce
Kur'ancı
Hahahahaha
Müslümanlar'ın ne bok olduğu belli, 6 7 Eylül saldırıları, Turan Dursun, Bahriye Üçok ve daha niceleri ki zaten senin tuzağına düştüğüm de yok.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,526
Tepki puanı
262
Düşünce
Sünni
Bakin bu kadar uğraşıp sizin kaynağınızdan da ayni hadisi bulmaya uğraşıyorsam sırf size acıdığım içindir.

Şimdi bana attığınız siteye girin. Soldan edep olan kısmı seçin ve 155. hadisi bulun.
Âişe (R) şöyle demiştir: Ben Peygamber'in yanında birtakım kız timsâlleriyle oyun oynardım. Benim birçok kız arkadaşlarım vardı. Onlar benimle kızlara âid oyunlar oynarlardı. Biz oyun oynarken Rasûlullah (S) eve girdiği zaman, oyun arkadaşlarım O'ndan saklanırlardı. Çok defa Rasûlullah bu kız arkadaşlarımı benimle oy-nasınlar diye benim yanıma gönderirdi [150].

Parantezde ki yazı yok.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Hardcore

Süresiz Yasaklı
Mesajlar
190
Tepki puanı
68
Düşünce
Kur'ancı
Üstüne bilgelikyolunda da maksimum lise mezunu dur şimdi bu ad hominemdir. Tahminimi söylemek ad hominem oluyorsa neyse.
Pedofiliği bile meşrulaştırıyorsunuz.
 

Hannibal

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,035
Tepki puanı
688
Düşünce
Agnostik
Âişe (R) şöyle demiştir: Ben Peygamber'in yanında birtakım kız timsâlleriyle oyun oynardım. Benim birçok kız arkadaşlarım vardı. Onlar benimle kızlara âid oyunlar oynarlardı. Biz oyun oynarken Rasûlullah (S) eve girdiği zaman, oyun arkadaşlarım O'ndan saklanırlardı. Çok defa Rasûlullah bu kız arkadaşlarımı benimle oy-nasınlar diye benim yanıma gönderirdi [150].

Parantezde ki yazı yok. Diğer hadisi bulamadım 6 yaşı.

Sondaki 150 yazısına basınca zaten parantezdeki yazıyı doğrulayan bir yazı ortaya çıkıyor. Bunun dışında @Plütoncu arkadaşımın attığı kaynak en büyük hadis kaynağıdır. Sizin kaynağınızdan önce o geleceği için sizin kaynağınızda neyin yazip neyin yazmadığı çok da önemli değildir.
 

Plütoncu

☆☆
Denetmen
Mesajlar
1,728
Çözümler
1
Tepki puanı
2,034
Düşünce
Ateist
Sondaki 150 yazısına basınca zaten parantezdeki yazıyı doğrulayan bir yazı ortaya çıkıyor. Bunun dışında @Plütoncu arkadaşımın attığı kaynak en büyük hadis kaynağıdır. Sizin kaynağınızdan önce o geleceği için sizin kaynağınızda neyin yazip neyin yazmadığı çok da önemli değildir.
Çok teşekkür ediyorum dostum. Sadece buhari değil başka hadis kaynakları da sitede mevcut. Ayrıca yanında Arap alfabesindeki hali de mevcut. Çok istiyorlarsa oradan kontrol edebilirler. Zira benim Türk sitelerine bakmama sebebim, dürüst olmamaları. Bunlar gayet güzel çevrilmiş, dediğin gibi en büyük hadis kaynaklarından biridir.
Âişe (R) şöyle demiştir: Ben Peygamber'in yanında birtakım kız timsâlleriyle oyun oynardım. Benim birçok kız arkadaşlarım vardı. Onlar benimle kızlara âid oyunlar oynarlardı. Biz oyun oynarken Rasûlullah (S) eve girdiği zaman, oyun arkadaşlarım O'ndan saklanırlardı. Çok defa Rasûlullah bu kız arkadaşlarımı benimle oy-nasınlar diye benim yanıma gönderirdi [150].

Parantezde ki yazı yok.
 

Hannibal

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,035
Tepki puanı
688
Düşünce
Agnostik
Âişe (R) şöyle demiştir: Ben Peygamber'in yanında birtakım kız timsâlleriyle oyun oynardım. Benim birçok kız arkadaşlarım vardı. Onlar benimle kızlara âid oyunlar oynarlardı. Biz oyun oynarken Rasûlullah (S) eve girdiği zaman, oyun arkadaşlarım O'ndan saklanırlardı. Çok defa Rasûlullah bu kız arkadaşlarımı benimle oy-nasınlar diye benim yanıma gönderirdi [150].

Parantezde ki yazı yok.
Ayrıca kız timsalleri oyuncak bebek anlamına geliyor. Çok güvendiğiniz sorularlaislamiyet adlı siteye bakarsanız bu oyuncaklarla sadece çocukların oynamasına izin verildiğini görürsünüz. İslam'a gore ergenlik çağından sonra artık çocuk olunmadigi için Aişe'nin ergenliğe girmeden Muhammed'le evlendiğini çok basit bir şekilde anlayabilirsiniz.
 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,526
Tepki puanı
262
Düşünce
Sünni
Tamamdır bu iki hadisi aldım nasipse soracağım. Hadise göre yine ergenlik sonrası mıdır bakacağım. Öyle ise Hz.Hatice içinde 53 mü sayılır diye soracağım inşaAllah geri dönüp doğru olanı yazabilirim.
 

Hannibal

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,035
Tepki puanı
688
Düşünce
Agnostik
Ayrıca kız timsalleri oyuncak bebek anlamına geliyor. Çok güvendiğiniz sorularlaislamiyet adlı siteye bakarsanız bu oyuncaklarla sadece çocukların oynamasına izin verildiğini görürsünüz. İslam'a gore ergenlik çağından sonra artık çocuk olunmadigi için Aişe'nin ergenliğe girmeden Muhammed'le evlendiğini çok basit bir şekilde anlayabilirsiniz.
İslam'da çocukluk ile ilgili bilgiyi de şuraya bırakıyorum.
 

Retrospective

lll ☆☆☆
Geliştirici
Mesajlar
5,651
Tepki puanı
4,684
Düşünce
Ateist
Aişe önemsiz. Aişe'nin yaşı hakkında belirsiz (!) yerler var ama Ümmü Gülsüm daha bomba. Bunun çocuk olduğunu @bilgelikyolunda bile kabul etmişti. Tabii daha sonra zihinsel olarak uygun olduğu için evlenmesinin sıkıntı olmadığını söylemişti ama küçücük kız çocuğunun, 40'lı, 50'li yaşlardaki Ömer'le evlenmesinde cidden sıkıntı yoksa, ahlaki sisteminizi bir gözden geçirmeniz iyi olur. :)

Ha tabii bu tartışmadan mütevellit, evlilikte seks denen bir şey olduğunu konuşmuştuk (ki bunu deyince evlilikte seks olduğunu iğrenç bilinçaltımıza bağladı @bilgelikyolunda, hem zinayı yasakla hem de evlilikte seks yok de oh ne ala memleket anasını satayım) ve Ümmü Gülsüm'ün zihinsel olarak uygun olsa da, seksin sadece zihinle değil, bedenle de gerçekleştirilen bir eylem olduğunu, dolayısıyla Ümmü Gülsüm zihinsel olarak uygun olsa DAHİ, bu Ömer'in bir çocuk ile iliişkiye girdiğini değiştirmez.
 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,526
Tepki puanı
262
Düşünce
Sünni
Aişe önemsiz. Aişe'nin yaşı hakkında belirsiz (!) yerler var ama Ümmü Gülsüm daha bomba. Bunun çocuk olduğunu @bilgelikyolunda bile kabul etmişti. Tabii daha sonra zihinsel olarak uygun olduğu için evlenmesinin sıkıntı olmadığını söylemişti ama küçücük kız çocuğunun, 40'lı, 50'li yaşlardaki Ömer'le evlenmesinde cidden sıkıntı yoksa, ahlaki sisteminizi bir gözden geçirmeniz iyi olur. :)

Ha tabii bu tartışmadan mütevellit, evlilikte seks denen bir şey olduğunu konuşmuştuk (ki bunu deyince evlilikte seks olduğunu iğrenç bilinçaltımıza bağladı @bilgelikyolunda, hem zinayı yasakla hem de evlilikte seks yok de oh ne ala memleket anasını satayım) ve Ümmü Gülsüm'ün zihinsel olarak uygun olsa da, seksin sadece zihinle değil, bedenle de gerçekleştirilen bir eylem olduğunu, dolayısıyla Ümmü Gülsüm zihinsel olarak uygun olsa DAHİ, bu Ömer'in bir çocuk ile iliişkiye girdiğini değiştirmez.
İslam’da evlilik yaşı kesin bir yaşa bağlanmamıştır. Bununla beraber, bünyelere ve coğrafyalara göre ergenlik konusu farklılık arz eder.
Bu noktada şunu da belirtelim ki, kızların evlenmesi için biyolojik olarak on beş yaşının zorunlu olmadığı kesindir. Yüz binlerce evliliğin bu yaşın altında gerçekleşmesi bunun açık kanıtıdır.
Demek ki, bir kızın on iki-on üç yaşlarında evlenmesinde -biyolojik bünye bakımından- herhangi bir sakıncası yoktur.
Tabii ki, yalnız yaş değil, rüşt denilen bir olgunluğun da esas olduğunu gözden kaçırmamak gerekir. Ancak aklı başında, idrak sahibi olmak da kızdan kıza, insa
ndan insana değişebilir. Hz. Ümmü Gülsüm’ün bu müstesna kızlardan biri olduğunu düşünüyoruz.




Burada abes bir şey yok senin benim gibi insanlar değildi onlar nefsi istek arzularını düşünerek sürekli yaşamadılar evet onlarında nefsi var ve Peygamber değillerdi günaha düşebilirler. Ama bu evlilik ahiret boyutu ile ilgili idi.

“Ben Resûlullah (asm)'tan şöyle derken duydum: 'Bütün sebepler/bağlar, nesebler (soylar) ve sıhriyetler kesilmişlerdir. Ancak benim sebebim, nesebim ve sihrim hâriç.'”

Bir başka rivayette de şu ilave vardır: "Ben de benimle Resûlullah (asm) arasında bir 'sebep ve sıhr (kız alma) yoluyla akrabalık' oluşmasını istedim" demişti. (Zehairul Ukba, s. 168-169).

Bu arada sıcak iklimin olduğu yerde yaşa bakıp olgunluğu araştırabilirsiniz sıcağın tabi ki tesiri yok "Adetullah" var her şeyi yaratan Allah.



Fazladan öneri inşaAllah vesile olur; https://sorularlaislamiyet.com/hz-o...-evlenmesi-konusunda-anlatilanlar-dogru-mudur
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Retrospective

lll ☆☆☆
Geliştirici
Mesajlar
5,651
Tepki puanı
4,684
Düşünce
Ateist
Tamam evlensin paşam seninki doğru olsun (!).
1) Ümmü Gülsüm, 10 ila 13 yaşları arasındaydı.
2) Evlendiği adam 40'lı veya 50'li yaşlarında.
3) Bir sürü insan böyle bir hata yaptı diye bu kanıt mı oluyor?


Şimdi söyle bakalım, 12 yaşındaki bir kız çocuğunu, 40 - 50 yaşındaki adamın sikmesi sence akla mantığa uygun bir şey mi? Bunu söyleyince normalmiş gibi hissettiriyor mu?

50 yaşında bir adam, 12 yaşındaki bir kız çocuğunu sikiyor. Hem de evliler. Bunu kusana kadar oku. Ben yazarken rahatsızlık duyuyorum, siz bu pisliği savunurken çok rahatsınız. Size ne denildiğini git araştır!

Not: Arkadaşlar sikmek kelimesini sansürlemediğim için üzgünüm ancak aynı rahatsızlığı siz de duyuyorsanız, yaşlı bir adamın küçücük kız çocuğunu sikmesinin normal bir şey olmadığının farkında olabilecek kadar şanslı ve aklı selim bir insansınız demektir. Gözlerinizden öpüyorum.
 

Ahlaksız

lll ☆
Yazar
Mesajlar
2,352
Tepki puanı
2,238
Düşünce
Ateist
İslam peygamberinin hayatı hakkında İbni İshak'ın yazdıklarını törpüleyen İbni Hişam'ın alttaki kitabı, ''Muhammed hakkında bildiklerimizin yegane kaynağıdır'' diyebiliriz. Bu bir özet aslında;
Hz. Muhammed (sav)'ın Hayatı - Siret-i İbn-i Hişam | kitapyurdu.com
Bu kitabın sonunda ''Muhammed'in zevceleri'' diye bir bölüm var. 2 numaradaki AİŞE hakkında aynen şunlar yazılı;
'' Hz. Aişe dokuz veya on yaşında iken , Resulullah onunla Medine'de gerdeğe girdi.''

Niye bunu yazdım biliyor musunuz?
Bunu, hadisleri kabul etmeyenler için yazdım.
Hadisleri kabul etmiyor musunuz, alın size Muhammed'le ilgili yazılmış elinizdeki ilk kaynaktan bir bölüm.!
Bunu da kabul etmiyor musunuz?
O zaman ''neyim ben?'' diye sorgulama yapmaya başlayabilirsiniz.!
 

Kusursuzİmam

Çaylak
Mesajlar
151
Tepki puanı
89
Düşünce
Agnostik
Çok teşekkür ederim arşiv için güzel bir kaynak.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Tamamdır bu iki hadisi aldım nasipse soracağım. Hadise göre yine ergenlik sonrası mıdır bakacağım. Öyle ise Hz.Hatice içinde 53 mü sayılır diye soracağım inşaAllah geri dönüp doğru olanı yazabilirim.
Çok teşekkür ederim arşiv için güzel bir kaynak.
Tarihteki bir olayla ilgili farklı anlatımlar varsa yapılacak iş basittir. Farklı olay ve kaynaklardan sağlama yapılır, akla ve mantığa uygun olan anlatım doğru kabul edilir. Bakın bize doğru gelen demiyorum, olayların kronolojik olarak tutarlı olmasından bahsediyorum.

Arzu edenler sıralı iki mesajımı okuyabilir:

O dönem Araplarda ergenlikten sonra yaş sayma adetinin var olduğunu gösteren yazarları hem Müslüman olan hem de olmayan kaynaklar mevcut.

Tıpkı kız çocuklarını gömme adetini herkes uygulamadığı gibi ergenlikten sonra yaş sayma adetini de herkes uygulamazdı. Bu yüzden Hz Hatice meselesinin ortaya atılması Hz Aişe'nin yaşı ile ilgili tutarlı verileri çürütmez.

Geçmişte var olan bir durumu doğru değerlendirmek için olaya objektif ve etik değerlere uygun yaklaşmamız gerekir.

Hz Aişe'nin yaşının 6-9 kabul edilmesi diğer bütün verilerle çelişiyor. Ergenlikten sonra sayılması ise diğer bütün verilerle uyumlu.

Objektiflik ve etik değerler verilerin uyumlu olduğu alternatifi tercih etmeyi gerektirir, çelişkili olduğu alternatifi değil.

Hz Aişe'nin kendi ağzından ifadelerle de ergenlikten sonra olduğunu anlayabiliyoruz. Çünkü kendinden bahsederken ergenlikten sonraki bayanlar için kullanılan kelimeleri kullanıyor. (Yukarıda linkini verdiğimiz sıralı iki mesajda var).

Her şeye rağmen gerçeklere gözünü kapayıp olayları kendi sapık bilinçaltlarına göre yorumlamak isteyenler kendi sapıklıklarına yansınlar.

Ayrıca bir Yaratıcının varlığı kabul edilmeden objektif ahlakın varlığı iddia edilemez. Objektif ahlak yoksa iyi ve kötü kavramları objektif olarak tanımlanamaz. Bu kavramlar sübjektif ise kimse kimseyi sübjektif iyi kötü yorumlarına göre yargılayamayacağı için ortada hukuk kalmaz. Çocuk tecavüzcüsüne bile kimse hiçbir şey diyemez; çünkü adam sizin sübjektif ahlakınıza göre hareket etmek zorunda değildir. Öyleyse objektif ahlakı ancak insan üstü bir varlık tanımlayabilir o da Yaratıcıdır.

Sonuç olarak bir Yaratıcının varlığını kabul etmeyenlerin sırf kendi uydurdukları sübjektif iyi/kötü yorumlarına uymuyor diye başkalarını suçlamaları ilkellik ve yobazlıktır. Kimse onların kendi uydurdukları sübjektif yorumlarına göre hareket etmek zorunda değildir. Yani ne yaş farkı ne de başka bir konuda Yaratıcının varlığını kabul etmeyenlerin başkasına en küçük bir şey söylemeye hakları yok; çünkü objektif ahlakı temellendiremiyorlar.
hem zinayı yasakla hem de evlilikte seks yok de
Evlilikte seks olmadığını yazdığım tek bir mesaj gösteremezsiniz.

İftira atmaya utanmıyor musunuz?

Evlilikte cinselliğin çok önemli bir yeri olduğunu ama evliliğin salt cinselliğe indirgenemeyeceğini, evliliği salt cinsellik olarak görenlerin sapık bir bilinçaltına sahip olduklarını yazdım.

Bunları anlamayacak kadar zeka sorununuz mu var yoksa bile bile yalan mı yazıyorsunuz?
İslam peygamberinin hayatı hakkında İbni İshak'ın yazdıklarını törpüleyen İbni Hişam'ın alttaki kitabı, ''Muhammed hakkında bildiklerimizin yegane kaynağıdır'' diyebiliriz. Bu bir özet aslında;
Hz. Muhammed (sav)'ın Hayatı - Siret-i İbn-i Hişam | kitapyurdu.com
Bu kitabın sonunda ''Muhammed'in zevceleri'' diye bir bölüm var. 2 numaradaki AİŞE hakkında aynen şunlar yazılı;
'' Hz. Aişe dokuz veya on yaşında iken , Resulullah onunla Medine'de gerdeğe girdi.''

Niye bunu yazdım biliyor musunuz?
Bunu, hadisleri kabul etmeyenler için yazdım.
Hadisleri kabul etmiyor musunuz, alın size Muhammed'le ilgili yazılmış elinizdeki ilk kaynaktan bir bölüm.!
Bunu da kabul etmiyor musunuz?
O zaman ''neyim ben?'' diye sorgulama yapmaya başlayabilirsiniz.!
İbn Hişam kaynaklı rivayetler hadis kriterlerine göre tamamen reddedilemeyeceği gibi tamamen kabul de edilemez.

Zaten ilgili hadisteki rivayetler de İbn Hişam kaynaklıdır.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Retrospective

lll ☆☆☆
Geliştirici
Mesajlar
5,651
Tepki puanı
4,684
Düşünce
Ateist
Evlilikte seks olmadığını yazdığım tek bir mesaj gösteremezsiniz.
Gösteririm de 4 - 5 ay öncesinden. Arayamam şimdi canım.
İftira atmaya utanmıyor musunuz?
İftira atmıyorum ki utanayım. :D
Evlilikte cinselliğin çok önemli bir yeri olduğunu ama evliliğin salt cinselliğe indirgenemeyeceğini, evliliği salt cinsellik olarak görenlerin sapık bir bilinçaltına sahip olduklarını yazdım.
İslam öyle diyor. O yüzden sen de öyle diyorsun. Mesajların da var bu konuyla ilgili.

Ha Ateist olup, fikir değiştiysen bilemem. :D
Bunları anlamayacak kadar zeka sorununuz mu var yoksa bile bile yalan mı yazıyorsunuz?
Bu laf bana biraz abartı gibi geldi. Al bir deve sidiği için. ;)
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Arayamam şimdi canım.
Yalan söylediğiniz ortaya çıkınca böyle kaçarsınız işte. :)
Mesajların da var bu konuyla ilgili.
Yalanlara devam.
Kaynakları gösterebilir misiniz?
1-
Buhari'yle aynı şeyi söylüyoruz; çünkü o dönemde bazı kimseler (herkes değil) kızların yaşından bahsederken ergenlikten sonrasını baz alarak söylerdi.

Gelelim diğer kaynaklara:

Tarihteki bir olayla ilgili farklı anlatımlar varsa yapılacak iş basittir. Farklı olay ve kaynaklardan sağlama yapılır, akla ve mantığa uygun olan anlatım doğru kabul edilir. Bakın bize doğru gelen demiyorum, olayların kronolojik olarak tutarlı olmasından bahsediyorum.
Diğer taraftan Hz. Aişe’nin küçük yaşta evlendiği hakkındaki rivayetler başta Buhari, Muslim, Ebu Davud, Nesai ve İbn Mâce’den gelmektedir. Onların da bu rivayeti İbn Hişam’dan aldıkları anlaşılmaktadır. İbn Hişam kaynaklı rivayetler hadis kriterlerine göre tamamen reddedilemeyeceği gibi tamamen kabul de edilemez.
Hz. Muhammed’in (asm) kızı Hz. Fatma, Hz. Peygamber 35 yaşındayken ve Kâbe’nin tamir edildiği sene dünyaya gelmiştir. Aynı zamanda Hz. Fatma, Hz. Aişe’den 5 yaş kadar büyüktür. Böylece Hz. Aişe’nin Hicret döneminde 13, evlendiğinde de 14-15 yaşlarında olması gerektiği kaynaklarda ifade ediliyor. (İbn Sa‘d, a.g.e., c. 8, s. 25; Millî Eğitim Bakanlığı, “İslâm Ansiklopedisi, İslâm Âlemi Tarih, Coğrafya, Etnografya, ve Bibliyografya Lûgati”, Millî Eğitim Basımevi, c. 1, s. 229-230, İstanbul, 1978. )
Hz. Muhammed’e (asm) Peygamberlik 40 yaşında verilmişti. Hz. Aişe’nin de peygamberlikten 5-6 yıl önce doğduğu düşünülürse, evlendiğinde iddia edildiği gibi 9 yaşında değildir. Aksine 19 yaşında olması gerekir. (R. W. Maqsood, “Islam”, Teach Yourself Ayn Ltd., s. 13, London, 1999; Bünyamin Erul, a.g.m. )
Bir takım tarihî kaynaklarda Hz. Aişe’nin Milâdî 672 yılında, 67 yaşında vefat ettiğini belirtmektedir. Ahmed İbn-i Hanbel de vefat tarihi 672’yi teyit etmektedir. Hz. Aişe’nin vefat ettiğinde 67 yaşında ise, Hicret’in gerçekleştiği 622 yılında 17 yaşındadır. Yani evlendiğinde 9 değil, 19 yaşında olduğu ortaya çıkmaktadır. (R. W. Maqsood, a.g.e., s. 16; Bünyamin Erul, a.g.m. )
Hıristiyan din adamlarından Papaz Louis Ma’luf “El Müncid Fi’l Lügati’l ve’l Ulûmu” adlı Lügat’ında Hz. Aişe’nin 603’te doğduğunu, 623’te evlendiğini ve 696’da vefat ettiğini belirtmektedir. Diğer kaynaklarla karşılaştırıldığından Ma’luf’un Lügat’ında ölüm tarihi daha geç bir tarih olan 696 olarak verilmiştir. Ma’luf “Hz. Aişe’nin, Hz. Muhammed (asm) ile Mekke’de nişanlandığını, Hicret’ten 6 ay sonra Hz. Peygamberle (asm) evlendiğinde 20 yaşında olduğunu” belirtiyor. Lügat’te Hicaz bölgesinde bahsedilen dönemin özelliği “Arap geleneğinde kız çocuklarının yaşı akıl-baliğ olduktan sonra sayılırdı. Akıl-baliğ yaşı da 11 ile 13 yaş arası kabul ediliyor.”

Dolayısıyla Hz. Aişe’nin küçük yaşta evlendiği rivayeti şu şekilde açıklanabilir: Hz. Aişe’nin 11-12-13 yaşlarında akıl-baliğ olduğu kabul edilirse,

11 yaş + evlendiği iddia edilen 9 yaş = 20 evlendiği gerçek yaşı.

12 yaş + evlendiği iddia edilen 9 yaş = 21 evlendiği gerçek yaşı.

13 yaş + evlendiği iddia edilen 9 yaş = 22 evlendiği gerçek yaşı.

Yani Ma’luf’a göre gerçek evlilik yaşı 20-21-22 yaşlarıdır.

Ayrıca dönemin Arap geleneğine göre kız çocukları akıl-baliğ yaşlarına gelene kadar öldürülebilirdi. Ancak akıl-baliğ olduktan sonra öldürülemezlerdi. Eğer akıl-baliğ olduktan sonra öldürülürlerse, kız çocuğunun ailesi Dar’unnedve Mahkemesi’ne kan parası ödemek zorundaydılar.(Louis Ma’luf, “El Müncid Fi’l Lügati’l ve’l Ulûmu”, Katolik Matbaası, Beyrut, 1956, s. 331.)
Bundan dolayı, Hz. Aişe’nin akıl-baliğ çağına, rivayetlerdeki evlilik yaşı 9’u da eklersek, evlilik yaşının 20’li yaşlar yani gençlik döneminde olduğu ortaya çıkmaktadır.
Hz. Ayşe’nin evlendiği zaman yaşının büyük olduğunu, ablası Esma’nın biyografisinden kesin olarak anlıyoruz. Eski biyografi kitapları Esma’dan bahsederken diyorlar ki:


Burada dikkat çeken bir diğer husus da, Âişe Vâlidemiz’in anabir kardeşi olan Hz. Abdurrahman ile arasındaki yaş farkıdır. Bilindiği gibi Hz. Abdurrahman, Hz. Ebû Bekir’in büyük oğludur ve ancak Hudeybiye’den sonra Müslüman olacaktır. Bedir’de, babasıyla karşılaşmamaya özen gösteren de odur ve o gün Abdurrahman, yirmi yaşındadır.
Risâletin ilk günlerinde Müslüman olanların isimleri sıralanırken, ablası Esmâ Vâlidemiz’le birlikte Âişe Vâlidemiz’in adı da zikredilmektedir. Dikkat çekici olan bu zikrin, Hz. Osmân, Zübeyr ibn Avvâm, Abdurrahmân ibn Avf, Sa’d ibn Ebî Vakkâs, Talha ibn Ubeydullah, Ebû Ubeyde ibn Cerrâh ve Erkam ibn Ebi’l-Erkam gibi ‘Sâbikûn-u Evvelûn’ tabir edilen en öndekilerin hemen arkasından; Abdullah ibn Mes’ûd, Ca’fer ibn Ebî Tâlib, Abdullah ibn Cahş, Ebû Huzeyfe, Suhayb ibn Sinân, Ammâr ibn Yâsir ve Habbâb ibn Erett gibi isimlerden de önce gerçekleşiyor olmasıdır. Demek ki Âişe Vâlidemiz, o gün küçük de olsa ‘irade’ beyanında bulunabilecek bir çağda ve ilk Müslümanlar arasında yer alabilecek bir durumdadır. Söz konusu bilgilerde ondan bahsedilirken, ‘O gün o küçüktü.’ şeklinde bir kaydın konulmuş olması, bu manayı ayrıca teyit etmektedir. (bk. İbn Hişâm, Sîre, 1/271; İbn İshâk, Sîre, Konya, 1981, 124. )
Ablası Esmâ Vâlidemiz’in konumu da bu kanaati güçlendirmektedir; zira onun, on beş yaşında iken Müslüman olduğu bilinmektedir. Bilinen bir gerçek de onun, 595 yılında dünyaya gelmiş olduğudur. (Nevevî, Tehzîbü’l-Esmâ, 2/597; Hakim, Müstedrek 3/635.) Bütün bunlar, risâletin ilk yılı olan 610 tarihini göstermektedir. Demek ki Âişe Vâlidemiz, yaşı küçük olmasına rağmen 610 yılında Müslüman olmuştur. Bunun için o gün onun, en azından beş, altı veya yedi yaşlarında olması gerekir ki, on üç yıllık Mekke hayatıyla en az yedi aylık -Âişe Vâlidemiz’in, hicretten yedi ay sonraki Şevvâl değil de Bedir sonrasına denk gelen ikinci yılın Şevvâl ayında evlendiği de ifade edilmektedir. Bu durumda onun evlilik yaşı, bir yıl daha gecikmiş demektir. (bk. Nevevî, Tehzîbü’l-Esmâ, 2/616. )- Medine günleri de bu tarihe ilave edildiğinde onun, Allah Resûlü ile evlendiği gün –risâletten beş yıl önce dünyaya gelmiş olma ihtimalini esas alacak olursak- en azından on sekiz yaşında olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Kaynakları gösterebilir misiniz?
2-
Mekke günleriyle ilgili olarak Âişe Vâlidemiz,


bilgisini vermektedir. (bk. Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 6, Tefsîru Sûre, (54) 6; Aynî, Bedruddîn Ebû Muhammed Mahmûd ibn Ahmed, Umdetü’l-Kârî Şerhu Sahîhi’l-Buhârî, Dâru İhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, 20/21; Askalânî, Fethu’l-Bârî, 11/291. ) Bu bilgi, onun yaşıyla ilgili olarak bize farklı kapılar aralamaktadır. Şöyle ki:
Söz konusu ayet, Kamer sûresinin 46. ayetidir ve bütün hâlinde nâzil olan bu sûrenin, İbn Erkam’ın evinde iken ve bi’setin dördüncü-614 (Suyûtî, İtkân, Beyrut, 1987, 1/29, 50; Doğrul, Asr-ı Saadet, 2/148. ) sekizinci-618 veya dokuzuncu-619 yılında indiğine dair farklı rivayetler vardır. Sekizinci veya dokuzuncu yıl ihtilafı, ay farkından kaynaklanmaktadır. Özellikle ayın ikiye yarılma hadisesini ve o gün buna olan ihtiyacı nazara alan bazı âlimler, söz konusu tarihin 614 olması gerektiği üzerinde durmuşlardır ki, bu tarih esas alındığında Hz. Âişe Vâlidemiz, ya henüz dünyaya gelmemiş veya yeni doğmuş demektir. 618 veya 619 tarihi esas alındığında da durum pek değişmemektedir. Zira bu durumda o, henüz dört veya beş yaşında demektir ki her iki yaş da söz konusu hadiseyi kavrayıp yıllar sonra da aktarabilecek bir olgunluğu ifade etmemektedir. Bu durumda ise o, en yakın ihtimalle risâletin başladığı günlerde dünyaya gelmiş olmalıdır.

Burada dikkat çeken başka bir husus da, o günü anlatırken bizzat Âişe Vâlidemiz’in,"Oyun oynayan bir kız çocuğu idim." şeklindeki beyanıdır. Kendisini ifade ederken kullandığı ‘kız çocuğu’ kelimesinin karşılığı olan ‘câriye’ lafzı, ergenlik çağına geçişi ifade etmekte ve o dönemler için kullanılmaktadır. Arap şairlerinden İbn Yerâ, bu yaşlardaki birisini kastederek maksadını şu şekilde ifade etmektedir: "Sekiz yaşına geldiğinde artık o, benim için bir câriye değil; Utbe veya Muâviye’ye nikahlayabileceğim gelin adayımdır." Bazı bilginler bu kelimenin, on bir yaşın üzerindeki kız çocukları için kullanıldığını ifade etmektedir. (İbn Manzur, Lisanü’l-Arab 13/138.)

Kamer sûresinin indiği tarih olarak 614 yılını esas alacak olursak, Âişe Vâlidemiz’in risâletten en az sekiz yıl önce doğmuş olduğu ortaya çıkar ki bu tarih 606 yılına tekabül etmektedir. Bu ise, evlendiği gün onun on yedi yaşında olduğunu ifade eder. Sûrenin indiği tarih olarak 618 yılını kabul ettiğimizde ise onun, 610 yılında dünyaya gelmiş olma ihtimalini ortaya koyar ki bir yönüyle bu, evlendiği gün Âişe Vâlidemiz’in on dört yaşında olduğu sonucunu doğururken diğer taraftan onun, risâletten dört yıl sonra dünyaya gelmiş olamayacağını ispat eder.
 

Son konular

Üst