Antik Yunanca ve Klasik Latince

kavak

V ☆☆☆
Denetmen
Mesajlar
9,005
Çözümler
1
Tepki puanı
5,938
Düşünce
Ateist
Ana dil - Azerbeycan türkçesi, türkçe, rusça
İyi bildiğim - İbranice, ingilizce
Orta - Fransızca, Almanca, Süryanice, Aramice,
Orta seviyyeden biraz daha aşağı - Arapça
Yüzeysel okuyup anlayabildiğim (kısaca berbat ve kitaplara bakıyorum) - Mısır hiyeroglifleri, Akatça, Habeşçe
Sizinki biraz da kişisel yeteneğe benziyor, çünkü iki farklı dilden fazlasını her babayiğit konuşup yazamaz. Bunun üstüne dillere olan merak da gelince, işte ortaya böyle güzel bir bir sonuç çıkıyor.

Muhterem, siz nereye gitseniz, ekmek bulursunuz bu kabiliyetinizle.🙂
 
Yazan tarafından düzenlendi:

vld_ackrmn

☆☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
884
Tepki puanı
1,028
Düşünce
Agnostik
Sizinki biraz da kişisel yeteneğe benziyor, çünkü iki farklı dilden fazlasını her babayiğit konuşup yazamaz. Bunun üstüne dillere olan merak da gelince, işte ortaya böyle güzel bir bir sonuç çıkıyor.

Muhterem, siz nereye gitseniz, ekmek bulursunuz bu kabiliyetinizle.🙂
Ekmeğin fiyatı aynı kalırsa bulurum muhterem. Kişisel yetenek mi bilmem. Ama bedevi'nin devesi kadar çalıştım. Saçım-başım ağardı aga 😂 Bakalım dostum bu VESİLE nereye kadar gidilir öğreneceğiz. Teşekkür ederim.
 

vld_ackrmn

☆☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
884
Tepki puanı
1,028
Düşünce
Agnostik
çünkü iki farklı dilden fazlasını her babayiğit konuşup yazamaz.
Not düşeyim. Bu konuda %100 haklısın. Ben bile zorlanıyorum. Ayrıca dikkat edersen rusça cümle sıralaması ile yazıyorum. Bunun nedeni rusça düşünüp sonra türkçe yazmamdan kaynaklanıyor. Hatta bazen dilden-dile geçiş yaparken her şeyi unutuyorum. Arapça ile İbranice metin versen eyvallah derim ve karşılaştırırım ufakta olsa. Ama iş Rusça ile Fransızcaya gelince ben pas aga.
 

kavak

V ☆☆☆
Denetmen
Mesajlar
9,005
Çözümler
1
Tepki puanı
5,938
Düşünce
Ateist
Bunun nedeni rusça düşünüp sonra türkçe yazmamdan kaynaklanıyor.
Çok önemli bir noktaya değindin, çünkü hangi dili çok iyi biliyorsanız artık ilk başta o dilde düşünmeye başlarsınız. Benzerini ben de yaşadım. Yabancı dilleri henüz tam olarak bilmediğim dönemde, evvela Türkçe düşünüp sonra yabancı dile çevirmeye kalkıyordum. Belirli bir zaman sonra bunu yapmaya hiç gerek kalmıyor ve otomatikman o dilde düşünmeye başlıyorsunuz.
 

Retrospective

lll ☆☆☆
Geliştirici
Mesajlar
5,649
Tepki puanı
4,682
Düşünce
Ateist
Hepsi gereksiz karışık. 21. yy'da böyle karışık dillere gerek yok. O yüzden İngilizce candır. :)
İngilizce bana biraz fazla basit geliyor ya. Günlük konuşma dilini kastediyorum. Gerçi her dilde basittir ama İngilizce'nin kendisi zaten günlük konuşma açısından basitken, yabancıların bir de iyicene kısaltma yapması (wanna, gotta, lemme vs. vs.) ve 3 - 4 kelimelik öbekler için bir de gene kısaltma yapması (ASAP, IMHO, IIRC vs. vs.) falan çok sıkıntı ya. Zevki kalmıyoır.
Not düşeyim. Bu konuda %100 haklısın. Ben bile zorlanıyorum. Ayrıca dikkat edersen rusça cümle sıralaması ile yazıyorum. Bunun nedeni rusça düşünüp sonra türkçe yazmamdan kaynaklanıyor. Hatta bazen dilden-dile geçiş yaparken her şeyi unutuyorum. Arapça ile İbranice metin versen eyvallah derim ve karşılaştırırım ufakta olsa. Ama iş Rusça ile Fransızcaya gelince ben pas aga.
Çok önemli bir noktaya değindin, çünkü hangi dili çok iyi biliyorsanız artık ilk başta o dilde düşünmeye başlarsınız. Benzerini ben de yaşadım. Yabancı dilleri henüz tam olarak bilmediğim dönemde, evvela Türkçe düşünüp sonra yabancı dile çevirmeye kalkıyordum. Belirli bir zaman sonra bunu yapmaya hiç gerek kalmıyor ve otomatikman o dilde düşünmeye başlıyorsunuz.
Ben bunun için şöyle bir yöntem buldum kendimce: Mesela bildiğim tüm kelimeleri listeledim, sonra o kelimeleri direkt görseller ile tekrar öğrendim. Mesela "sun" dedim, sesli bir şekilde "sun eşittir" deyip güneş resmine baktım. Böyle böyle Türkçe -> İngilizce değil, Tecrübe -> İngilizce şeklinde bir kelime öğrenimine geçtim. Benim için işe yaradı cidden. Büyük oranda kendimi geliştirdim.

Bunun dışında bazı şeyleri herhangi bir görsel ya da tecrübe ile vs. birleştiremiyorsunuz. Mesela "rağmen" kelimesinin İngilizcesini, gene Türkçe'dekiyle eşleştiriyorum. Bunun dışında bazen karmaşık bir şekilde Türkçe düşünüp, İngilizce konuşmaya çalıştığım oluyor ama İngilizce'de basit düşünüp, basit konuşmak lazım. Bunun için de Türkçe altyazılı izlemeyi bırakmak gerekiyor. Çünkü mesela atıyorum adam "Yes, I do." diyor ama altyazıda "Evet onu da yedim." tarzı bir çeviri yapılmış.

İngilizce'de böyle bir soruya spesifik cevap verilmiyor. Türkçe'de böyle değil işte. E altyazılar da ama anlamı vermek için bunu Türkçeye uyarlamak zorunda. Böyle olunca kafa karışabiliyor. Çözümü de Türkçe altyazılı izlemeyi bırakmak. İngilizce bir şeyler izlerken de kendimi Türkçeye çevirmemek için zorluyorum.

Gene zor tabii. Çünkü benim özüm Türkçe, benim her şeyim Türk dilinde oluştu. Bunu başka bir dile geçirmek zor.

Naçizane fikirlerimi paylaştım. :)
 

kavak

V ☆☆☆
Denetmen
Mesajlar
9,005
Çözümler
1
Tepki puanı
5,938
Düşünce
Ateist
Ben bunun için şöyle bir yöntem buldum kendimce: Mesela bildiğim tüm kelimeleri listeledim, sonra o kelimeleri direkt görseller ile tekrar öğrendim. Mesela "sun" dedim, sesli bir şekilde "sun eşittir" deyip güneş resmine baktım. Böyle böyle Türkçe -> İngilizce değil, Tecrübe -> İngilizce şeklinde bir kelime öğrenimine geçtim. Benim için işe yaradı cidden. Büyük oranda kendimi geliştirdim.
Sen de çok önemli bir noktaya değindin, bilhassa çocuk eğitimi ile ilgili bir hususa. İleride çocuğun olursa, işte aynen böyle yapıyorsun. Alıyorsun eline resimli bir kitap ve sonra sesli bir şekilde çocuğuna resmini göstermiş olduğun kelimeyi söylüyorsun. O da dili döndüğü kadar tekrarlıyor veya bön bön bakıyor.
Senden iyi bir baba olur gibime geliyor.😁
 

unacceptable

ll ☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
4,671
Çözümler
2
Tepki puanı
2,368
Düşünce
Panteist
İngilizce bana biraz fazla basit geliyor ya. Günlük konuşma dilini kastediyorum. Gerçi her dilde basittir ama İngilizce'nin kendisi zaten günlük konuşma açısından basitken, yabancıların bir de iyicene kısaltma yapması (wanna, gotta, lemme vs. vs.) ve 3 - 4 kelimelik öbekler için bir de gene kısaltma yapması (ASAP, IMHO, IIRC vs. vs.) falan çok sıkıntı ya. Zevki kalmıyoır.


Ben bunun için şöyle bir yöntem buldum kendimce: Mesela bildiğim tüm kelimeleri listeledim, sonra o kelimeleri direkt görseller ile tekrar öğrendim. Mesela "sun" dedim, sesli bir şekilde "sun eşittir" deyip güneş resmine baktım. Böyle böyle Türkçe -> İngilizce değil, Tecrübe -> İngilizce şeklinde bir kelime öğrenimine geçtim. Benim için işe yaradı cidden. Büyük oranda kendimi geliştirdim.

Bunun dışında bazı şeyleri herhangi bir görsel ya da tecrübe ile vs. birleştiremiyorsunuz. Mesela "rağmen" kelimesinin İngilizcesini, gene Türkçe'dekiyle eşleştiriyorum. Bunun dışında bazen karmaşık bir şekilde Türkçe düşünüp, İngilizce konuşmaya çalıştığım oluyor ama İngilizce'de basit düşünüp, basit konuşmak lazım. Bunun için de Türkçe altyazılı izlemeyi bırakmak gerekiyor. Çünkü mesela atıyorum adam "Yes, I do." diyor ama altyazıda "Evet onu da yedim." tarzı bir çeviri yapılmış.

İngilizce'de böyle bir soruya spesifik cevap verilmiyor. Türkçe'de böyle değil işte. E altyazılar da ama anlamı vermek için bunu Türkçeye uyarlamak zorunda. Böyle olunca kafa karışabiliyor. Çözümü de Türkçe altyazılı izlemeyi bırakmak. İngilizce bir şeyler izlerken de kendimi Türkçeye çevirmemek için zorluyorum.

Gene zor tabii. Çünkü benim özüm Türkçe, benim her şeyim Türk dilinde oluştu. Bunu başka bir dile geçirmek zor.

Naçizane fikirlerimi paylaştım. :)
Çok basit ifadeler var mesela, onları da İngilizce söylemeye başlarsan yerleşiyor zihnine. Benim İngilizce düşünme hususunda sıkıntım çok olmadı zamanında hazırlıkta gördüğümüz için ama gramer çok zayıf. Bu sebeple mesela kapı gördüğünde door, mutfak yerine kitchen tarzı şekilde söylersen kafana yerleşiyor.

Example: I will go to kitchen soon

Eskiden izlediğin animeleri, çizgi filmleri falan da İngilizce altyazyla izle hatta altyazısız izle. Mesela benim şu an izlediğim Kung Fu Panda Legends Of Awesomeness. Aşırı faydası dokunuyor bana ki altyazısız ilk izlediğimde hiçbir şey anlamıyordum. Şimdi daha iyiyim.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Retrospective

lll ☆☆☆
Geliştirici
Mesajlar
5,649
Tepki puanı
4,682
Düşünce
Ateist
Sen de çok önemli bir noktaya değindin, bilhassa çocuk eğitimi ile ilgili bir hususa. İleride çocuğun olursa, işte aynen böyle yapıyorsun. Alıyorsun eline resimli bir kitap ve sonra sesli bir şekilde çocuğuna resmini göstermiş olduğun kelimeyi söylüyorsun. O da dili döndüğü kadar tekrarlıyor veya bön bön bakıyor.
Senden iyi bir baba olur gibime geliyor.😁
Emin ol harika bir baba olacağım. :) Tabii daha birkaç yıl var.
 

unacceptable

ll ☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
4,671
Çözümler
2
Tepki puanı
2,368
Düşünce
Panteist
Yalnız çok güzel oldu be. Herkes birbirine yardımcı olmaya başladı, kaynak aramaya başladı. :)
Yok ben aramadım. Dedim ki o kitapları indirirken aşağı inersem illaki kaynak bulurum ve sonuç gördüğün gibi. 🤣 O sayfada zaten kitap linkleri hemen asıl linkin aşağısında yer alıyor ama gerçekten güzel oldu hee. Latince öğrenmek istiyordum zaten. :)
 

vld_ackrmn

☆☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
884
Tepki puanı
1,028
Düşünce
Agnostik
İngilizce bana biraz fazla basit geliyor ya. Günlük konuşma dilini kastediyorum. Gerçi her dilde basittir ama İngilizce'nin kendisi zaten günlük konuşma açısından basitken, yabancıların bir de iyicene kısaltma yapması (wanna, gotta, lemme vs. vs.) ve 3 - 4 kelimelik öbekler için bir de gene kısaltma yapması (ASAP, IMHO, IIRC vs. vs.) falan çok sıkıntı ya. Zevki kalmıyoır.


Ben bunun için şöyle bir yöntem buldum kendimce: Mesela bildiğim tüm kelimeleri listeledim, sonra o kelimeleri direkt görseller ile tekrar öğrendim. Mesela "sun" dedim, sesli bir şekilde "sun eşittir" deyip güneş resmine baktım. Böyle böyle Türkçe -> İngilizce değil, Tecrübe -> İngilizce şeklinde bir kelime öğrenimine geçtim. Benim için işe yaradı cidden. Büyük oranda kendimi geliştirdim.

Bunun dışında bazı şeyleri herhangi bir görsel ya da tecrübe ile vs. birleştiremiyorsunuz. Mesela "rağmen" kelimesinin İngilizcesini, gene Türkçe'dekiyle eşleştiriyorum. Bunun dışında bazen karmaşık bir şekilde Türkçe düşünüp, İngilizce konuşmaya çalıştığım oluyor ama İngilizce'de basit düşünüp, basit konuşmak lazım. Bunun için de Türkçe altyazılı izlemeyi bırakmak gerekiyor. Çünkü mesela atıyorum adam "Yes, I do." diyor ama altyazıda "Evet onu da yedim." tarzı bir çeviri yapılmış.

İngilizce'de böyle bir soruya spesifik cevap verilmiyor. Türkçe'de böyle değil işte. E altyazılar da ama anlamı vermek için bunu Türkçeye uyarlamak zorunda. Böyle olunca kafa karışabiliyor. Çözümü de Türkçe altyazılı izlemeyi bırakmak. İngilizce bir şeyler izlerken de kendimi Türkçeye çevirmemek için zorluyorum.

Gene zor tabii. Çünkü benim özüm Türkçe, benim her şeyim Türk dilinde oluştu. Bunu başka bir dile geçirmek zor.

Naçizane fikirlerimi paylaştım. :)
Haklısın. Bende öyle yapıyorum. Ama ortada spesifik bir ilişki yok. Hint-Avrupa dillerinde böyle bir problem yok. "Padej" dediğimiz şeylerin dışında tabi. Otomatiktan çevirmek her zaman doğru yöntemdir. Nedeni ise direk bildiğinu çağrıştırıyor. Ama ikiden fazla dil bildiğin zaman iş çok karmaşık hale geliyor. Ana dilin gibi almanca bilse bile bazı konular hala çözülmüyor.
 

Retrospective

lll ☆☆☆
Geliştirici
Mesajlar
5,649
Tepki puanı
4,682
Düşünce
Ateist
Haklısın. Bende öyle yapıyorum. Ama ortada spesifik bir ilişki yok. Hint-Avrupa dillerinde böyle bir problem yok. "Padej" dediğimiz şeylerin dışında tabi. Otomatiktan çevirmek her zaman doğru yöntemdir. Nedeni ise direk bildiğinu çağrıştırıyor. Ama ikiden fazla dil bildiğin zaman iş çok karmaşık hale geliyor. Ana dilin gibi almanca bilse bile bazı konular hala çözülmüyor.
Henüz ikiden fazla dil bilmediğim için tam olarak nasıl bir duygu bilemem ama sen diğer dilleri öğrenirken bunları İngilizce ile mi ilişkilendirdin yoksa Türkçe ile mi?

Mesela Almanca "güneş" kelimesini, İngilizce'deki "sun" ile mi ilişkilendirdin yoksa bizdeki "güneş" ile mi?
 

vld_ackrmn

☆☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
884
Tepki puanı
1,028
Düşünce
Agnostik
Henüz ikiden fazla dil bilmediğim için tam olarak nasıl bir duygu bilemem ama sen diğer dilleri öğrenirken bunları İngilizce ile mi ilişkilendirdin yoksa Türkçe ile mi?

Mesela Almanca "güneş" kelimesini, İngilizce'deki "sun" ile mi ilişkilendirdin yoksa bizdeki "güneş" ile mi?
Şöyle söyleyeyim. Atıyorum ana dilin türkçe. İngilizce öğreniyorsun. Başlangıç dönemlerinde türkçeden ingilizceye bire-bir örtüşen şekilde çevirmeye çalışıyorsun. Ama sonra ingilizce otomatikman kalıyor. Ama yine örtüşmüyor çünkü beynin eski dile alışmış durumda. Ben ise rusçadan direk türkçeye, ingilizceye filan çeviriyorum. Anlam hataları çıkıyor. Sonra bunun üzerine başka diller eklenince, iş daha da karmaşıklaşıyor. Bilmem anlatabildim mi?
 

Retrospective

lll ☆☆☆
Geliştirici
Mesajlar
5,649
Tepki puanı
4,682
Düşünce
Ateist
Şöyle söyleyeyim. Atıyorum ana dilin türkçe. İngilizce öğreniyorsun. Başlangıç dönemlerinde türkçeden ingilizceye bire-bir örtüşen şekilde çevirmeye çalışıyorsun. Ama sonra ingilizce otomatikman kalıyor. Ama yine örtüşmüyor çünkü beynin eski dile alışmış durumda. Ben ise rusçadan direk türkçeye, ingilizceye filan çeviriyorum. Anlam hataları çıkıyor. Sonra bunun üzerine başka diller eklenince, iş daha da karmaşıklaşıyor. Bilmem anlatabildim mi?
Anladım. Aslında kesin biri bunun çözümünü bulmuştur. Ben bunu bir araştırayım.
 

Son konular

Son mesajlar

Üst