• AntiDogmatik
    Sorgulamaktan korkmayanlar için özgür düşünce platformu.
  • Din toplumun afyonudur.
    Karl Marx
  • Din; sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.
    Lucius Annaeus Seneca
  • Din, sıradan insanları pasif ve sessiz tutmak için bulunmaz bir kaynaktır.
    Napoléon Bonaparte
  • Sorgulamayan insan cahildir, sorgulatmayansa zalim!
    Mustafa Kemal Atatürk
  • Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir.
    Carl Sagan
  • Aptal bir şeyi 50 milyon kişi de söylese, o hala aptal bir şeydir.
    Anatole France
  • Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.
    Immanuel Kant
  • Dünyada iki çeşit insan var: Aklı olan ve dini olmayanlar, dini olan ve aklı olmayanlar.
    Ebu Ala el Maarri
  • İnsanı yaratmak mı tanrının büyük hatası, tanrıyı yaratmak mı insanın büyük hatası?
    Friedrich Nietzsche
  • İmana sarılmak, aklı terk etmektir.
    George Smith
  • İnsanlar gerçek olmasını diledikleri şeylere inanırlar.
    Julius Caesar
  • En tehlikeli insan tipi az anlayan, çok inanandır.
    Anton Chekhov

Antik Yunan'da Bilim ve Felsefe

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
Felsefenin antik Yunan'da sistematik hale geldiğinden ve bilimin temelinin atıldığından kuşku yok. Peki ama bu niye böyle? Yunanlılara böyle bir üstünlük kazandıran nedir? Çok zeki olmaları olamaz. Diğer herkesten zeki değillerdi. Gerçi Yunan mitolojisinin aşırı zenginliği dikkat çekiyor. Bu literatür öyle böyle zengin değil yani, uçsuz bucaksız nerdeyse. Doğrusu atalarıyla övünecek bir Yunanlılar var ama o kadar da övünmüyorlar.

Bu konuda uzun süredir düşünüyor ve mantıklı bir açıklama geliştiremiyordum. Peygamber mi indi bu Yunanlılara da böyle oldular?! :p

Sonunda okuduğum bir makale fikrimi aydınlattı. Makalede Sümer ve Mısır'ın teknolojide zamanın liderleri olmasına karşın bilimde hiç hamle yapamadıkları anlatılıyordu. Bu nedenle ortadan kalkmışlardı. Yunanlılar da dünya imparatorluğu kurmadılar ama hâlâ varlıklarını sürdürüyorlar yani. Ama Sümer ve Mısır dilleri ortadan kalktı, unutuldu. Bilimsel çalışma ile yeniden diriltildi bunlar. Antik Mısır dilini Kıptiler konuşuyor olabilir gerçi, tam bilmiyorum. Ama Sümer dili tamamen ölü bir dil olmuştu.

Bunun nedeninin, bu toplumların dinsel hurafelerin ağına düştükleri ve bunun içinde boğuldukları olduğu anlatılıyordu. Doğruydu. Yok firavun cennete gidecek diye piramit inşa etmek akıllı işi değildi. Sümerlerde de din dedin mi akan sular dururdu! Din o kadar önemliydi ki bahar bayramı geldiğinde kral tapınağın baş rahibesi ile halvet olurdu da kraliçe gıkını çıkarmazdı. Bayram! Din yani, akan suları durduruyor!

Dinin önemli olduğu hiç bir toplum iflah olmamıştır.

Peki Yunanlılar o çok zengin mitolojinin ağından nasıl kurtuldular? Bunun cevabı coğrafyada yatıyor. Yunanlılar coğrafik olarak sürekli Perslerle ve diğer doğu toplumları ile karşı karşıya idiler. İnsanları bilinçlendiren ve bileyen, karşıtları, düşmanlarıdır. Doğu toplumlarının mistik saçma inanışlarını gördükçe onlardan nefret ede ede mistik inançlara alerji geliştirdiler.

Sonuçta Yunan düşüncesi Demokritos gibi çağının çok ötesinde bir materyalist determinist filozofu meyve verebildi. Tabii başka önemli filozoflar da var ama en önemlisi Demokritos tabii.

Yunanlıların kerametinin bu olduğuna karar verdim. Yoksa felsefe başka bir Avrupa toprağında yeşerebilir ve bilim doğabilirdi. Buna Yunanlıların öncülük etmesi Perslerle sürekli karşı karşıya gelmelerinden ve onların mistik inançlarından iyice nefret etmelerinden kaynaklanıyor.

Hiç bir doğu toplumunda ise bu olamazdı, çünkü doğu toplumları mistiktir. Akılcı düşünemezler. Uzak Doğu, Çin ve Japonya buna girmez. Onlar farklı. Onlar her konuda farklı yani, ayrı bir kategori onlar. Her konuda farklılar. Hayatımda bir kez suşi yiyeceğimi rüyamda görsem hayra yormam yani. Yemem yani, denemem bile. Çiğ balık mı yenir yahu! Hayır pişirmek varken çiğ niye yiyeyim de?
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
5,124
Tepki puanı
348
Düşünce
Sünni
Bilim olmadan teknoloji gelişmez. Teknolojide ileri olan toplumların bilimde hamle yapmadığını iddia etmek ilginç.
Ayrıca dinin önemli olduğu hiçbir toplumun iflah olmadığı tezi İslam için yanlış. Çünkü İslam ne zaman düzgün yaşansa ülkeler ve toplumlar güçlenip ilerlerken, ne zaman İslam şekle indirgenip ruhundan uzaklaşılmışsa ülke ve toplumlar zayıflayıp geri kalmışlar. Örnekleri arzu edenler inceleyebilir:
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
300 Spartan filminde de Yunanlıların Perslere ne kadar -kaba tabirle- gıcık gittikleri vurgulanıyor. Filmdeki meşhur replikte Leonidas "this is Sparta" diye bağırarak Persli elçiyi öldürürken biz sizin gibi asla değiliz vurgusu yapıyor.

Vurgu çok bariz, çünkü elçi Yunan yaşam tarzını beğenmiyor ve kendi yaşam tarzlarını övüyor. Leonidas buna çok öfkeleniyor. Elçiye zeval olmaz ama elçi elçiliğini bilmez bizim yaşam tarzımızı beğenmez kendilerinkini överse gebertirim ben elçi melçi dinlemem diyor!

Zıtlaşma bu derecede yani!
 

rhynkar

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
241
Tepki puanı
137
Düşünce
Ateist
300 Spartan filminde de Yunanlıların Perslere ne kadar -kaba tabirle- gıcık gittikleri vurgulanıyor. Filmdeki meşhur replikte Leonidas "this is Sparta" diye bağırarak Persli elçiyi öldürürken biz sizin gibi asla değiliz vurgusu yapıyor.

Vurgu çok bariz, çünkü elçi Yunan yaşam tarzını beğenmiyor ve kendi yaşam tarzlarını övüyor. Leonidas buna çok öfkeleniyor. Elçiye zeval olmaz ama elçi elçiliğini bilmez bizim yaşam tarzımızı beğenmez kendilerinkini överse gebertirim ben elçi melçi dinlemem diyor!

Zıtlaşma bu derecede yani!
Sevgili Burcuva bilgisayar oyunlarıyla aran nasıldır bilemem ama ben çok severim. Bu aralar Assassin's Creed Odyssey oynuyorum. Oyun Antik Roma'da M.Ö 431 yılında başlıyor. Tabi ki bu bir oyun gerçek değil ama o kadar güzel yansıtmışlar ki o dünyayı etkilenmemek mümkün değil. Bugün mesela Demokritos'la tanıştım, birazdan Perikles'in yanına gideceğim Herodutos'la beraber. :D Oynamasanız da videolarına falan bakabilirsiniz diye tavsiye edeyim dedim.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
İnka ve Maya uygarlıklarının da ileri ve gelişmiş olmasına karşın din kıskacından çıkamadıkları için battıkları belirtiliyor.

Bunlar yani İspanyollar gelip bunları darmadağın edene kadar bir insan kurban etme geleneğini bitiremediler! İspanyollar geldiğinde insan kurban eden bir toplum buldular yani, olacak iş değil!

İşin ilginç tarafı, bunları darmadağın etmekte İspanyollara orman halkının yardım etmiş olması. Orman halkı şehir halkından nefret ediyordu, çünkü ormana gelip kabileleri basıyor ve kurbanlık insan toplayıp götürüyorlardı! İspanyollar durumu farkedince şehirlere saldırmak için orman kabilelerini topladılar. Çocuklarını tapınaklarda kurban vermiş orman halkı şehirlere nefretle saldırdı ve ne var ne yok yerle bir ettiler.

Muslimler de İbrahim İsmaili kurban edecekti koç indi masalına nasıl inanıyorlar şaşıyorum! Yahu şimdi koç indirene kadar allah insan kurban edilmesine izin veriyordu da dur artık bundan sonra insan kurban etmesinler diye koç mu indirdi? İnsan bir düşünür, ben ne saçmalıyorum böyle diye bir ayıkır yahu! Ha yani şimdi allahınız bu olaya kadar insan kurbanları kabul ediyordu öyle mi?

Masal bu anlama gelmese, İbrahim'in rüyayı gördüğünde hemen ve tereddütsüz bu şeytandandır, allah insan kurban etmeyi emretmez demesi gerekiyordu. İsmail'in de allah kime insan kurban etmesini emretti de sana edecek baba, öyle saçmalık mı olur demesi gerekirdi.

İbrahim'in bayağı bayağı oğlunu kurban etmeye kalkıştığını anlatmanın, o zamana kadar allah insan kurbanları kabul ediyordudan başka açıklaması olmaz.

Yani kafa çalıştırmama, ne hurafe anlatılırsa mantık süzgecinden geçirmeden bilinçsizce inanmanın tipik örneği!

Gerçi tuzak kuran, kandıran, fitne veren, örneğin benden başkasına secde yasak deyip sonra Adem'e secde et diye İblis'i tuzağa düşüren, kaprisli bir allaha inanmanın doğal sonuçları bunlar. Yani bir; "ister beni tanıyın, ister tanımayın, ister bana ortak koşun, ister koşmayın. İster bana tapının, ister bana küfredin, hiç umrum değil! Kaç tanrıya taparsanız tapın, beni hiç ilgilendiremez. Tapmasanız da ilgilendirmez. Sövseniz sizi bitin yavşağı yerine bile koymam! Benim sizden soracağım tek hesap, benim yarattığım bir canlıya acı çektirdiniz mi! Bunu yapanın anasından emdiği sütü burnundan fitil fitil getiririm! Bunu yaptıysanız benim korkumdan tir tir titreyin! Ananızdan emdiğiniz sütün burnunuzdan fitil fitil geleceğinden kuşkunuz olmazsa çok akıllılık edersiniz!" diyen bir tanrı icat edemediler! Yazıklar olsun! Ne anladık biz bu aşktan!

Gerçi ben de ne diyorum, canlıların birbirini yemeden hayatta kalamayacakları bir doğaya bakıp da böyle tanrıyı nasıl düşüneceksin ki? Bundan çıkan sonuç: Tanrı varsaymanın hiç bir yolu yoktur! Doğru düzgün bir tanrı hayal etmenin hiç bir yolu yok! Ateizm de bu yüzden var zaten! Çünkü tanrı olanaksız! Küçük bir olabilme olasılığı bulunsa agnostik olurduk.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
bilgisayar oyunlarıyla aran nasıldır bilemem
Nerde oyuna ayıracak vakit yahu! :D Ama avatarımdaki Demokritos ile tanışmak çok cazip geldi bak! Ahiret diye bir şey olaydı hemen tanışmak isteyeceğim kişiler Demokritos, Atatürk, Farabi, Poincaré, bir de Me'mun! Me'mun'a gerçekten Kuran'ı yere atıp ayağınla ezdin mi, yaptın mı bunu diye sormak isterdim! Bunu gerçekten yaptı mı çok merak ediyorum! Atatürk'e deist miydin ateist mi diye sorardım ama bunu o kadar da çok merak etmiyorum. Ama Me'mun o hareketi çekti mi gerçekten acayip merak ediyorum. Bana kalsa yapmamıştır ama belli de olmaz. Yapmadıysa imam Hanbel niye öfkeden çıldırdı? Çıldırmasa önüne gelene halife kafir oldu demez, zindanı boylayacağını bile bile!

Demokritos'a tabii nasıl bir determinizm tasarladığını sorardım. Poincaré zaten tam adamım! Ona soru filan sormam! Çağırırım Feigenbaum amcayı, sizi ikiniz konuşun ben dinleyeyim sizi derim! Ahiret varsa yaşadık! Cehennemde bütün sevdiklerimle birlikte olacağım! Ne işit var, ne taliban, ne al gayda, ne evliya, ne peygamber! Daral veren bu şeylerin hiç biri yok! Bundan keyifli ne olabilir? Haa, bir de Richard Dawkins'e yaratılış atlasını eline alınca gülmekten nasıl yarıldın bir anlat nolur derim! Görmek isteyeceğim o kadar çok kişi var ki, Heisenberg'e sen şimdi gerçekten indeterminist miydin diye sorardım. Einstein'a tanrı zar atıyor muymuş atmıyor muymuş diye sorardım! :D

Lan kazara, yanlışlıkla cennete filan düşsek ne yaparız be? Kabus, hafakan yani, karabasan! Lan madem geldik şuraya bir huri bari kapalım desen, işitçinin biri tepende biter, "hooop ağır gel bakalım şehidim lan ben şehit, anladın mı, şehit! Bütün huriler benim!" diye başına ekşir! Tepelesen tepelenmez, zaten öbür dünya!!! :D :D :D
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
Evet baktım Demokritos Kassandra ile konuşuyordu. Oyunların artık film gibi olması gerçekten çok ciddi gelişme.
 

rhynkar

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
241
Tepki puanı
137
Düşünce
Ateist
1575311562508.png


Bir de anı bırakalım Demokritos ile birlikte. :D
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
Pek anlayamadım ama Pisagor teoremi ile Zenon paradoksunu bulmasını istiyor Kassandra'dan. Öyle hızlı konuşmaları anlayacak kadar İngilizcem yok! Esprili bir adam! Esprilerini tam anlamadım ama Kassandra da pek gülmüyor zaten! :D
 

rhynkar

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
241
Tepki puanı
137
Düşünce
Ateist
Aynen o teoremleri bulup ona getirmemizi istiyor. Oyunda herkes "drahme" istiyor bu adamın ilgisini çekmiyor hiç. Hatta sadece aptallar drahmenin peşinde koşar diyor. Kassandra onun söylediklerinden hiç bir şey anlamıyor orası komik. :D Teoremleri bulup getirdiğimizde diyaloglarda seçenek çıkıyor ya yine anlamadığımızı belirtecek şeyler söylüyoruz ya da anlayıp üstüne teoremler hakkında yorum yapıyoruz. Ama yobazlar oyunda da var olayın devamında Demokritos açısından hiç iyi değil. Neyse bu da böyle bir anımdı. :D
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
“Kafanın yavaş çalıştığını kanıtlıyorsun Hippokrates ve cehaletin nedeniyle sükunet ve karışıklığın sınırlarını incelemeyi ihmal ederek, düşüncemden çok uzağa düşüyorsun, sözünü ettiğin işler sağduyu ile düzene sokulacak olsa güçlükler kolaylıkla aşılır ve bana da gülecek bir şey kalmaz.”

Abderalılar Demokritos'un alaycı iğnelemelerinden usanıp Hippokrates'i onunla konuşması için çağırırlar. Aslında bu adam deli, bunu tedavi et diye çağırırlar. Hippokrates gelir ve onun insanlara güldüğünü görerek şaşırır. Böyle büyük bir adam insanlarla neden eğlenir diye hayret eder. "Bilgeyim diye insanları hakir mi görüyorsun ey Demokritos, bunu sana hiç yakıştıramadım" der. Demokritos çok ünlü bir hatiptir, çok etkili konuşmasıyla ünlenmiştir. Hemen insanların gülünecek hallerini saymaya başlar ve Hippokrates ağzını açıp konuşamaz bile. Sonra onu bu son cümle ile ezer ve dersini verir. Hippokrates bunun üzerine Abdera'lıara nasıl bir değere sahip olduklarını şöyle açıklar: "Ben buraya bir hekim olarak geldim ama hekim Demokritos, hasta ben oldum" der.

Düşünen insanlar böyledir. Biraz sert konuşurlar. Normal konuşmaları ise iğneleyici, ironilidir. Muhataplarını sarsarak uyandırmayı amaçlarlar.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
Demokitos öyle etkili bir hatipti ki, askeri gemi ile İskenderiye'ye gittiğinde, dönüşte devletin olanaklarını gezip tozmak için kullandığı gerekçesiyle çıkarıldığı Atina mahkemesinde söylev gibi bir konuşma yaptı. Beraatini istemedi, savunma yapmıyorum, sadece oraya neden gittiğimi anlatacağım dedi. İstediğiniz kararı verebilirsiniz, bununla ilgilenmiyorum dedi. İskenderiye'de gördüklerini ve Yunanistan'daki eksikleri anlattı. Sözlerini bitirip oturduğunda duruşmayı izleyen bütün halk ayağa kalktı. Yargıçlar beraat kararı verdi.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
Hasılı Demokritos çok büyük bir adam. Onun en iyi yapılmış büstü İtalya'da bir müzede (adını şimdi hatırlayamadım) avatarıma koyduğum büst. Adam Samanyolu'nun yıldızlardan oluştuğunu ve yıldızların uzak güneşler olduklarını söyleyecek kadar inanılmaz uzak görüşlü. Bu adama inanamıyorum, abartılıyor olasın diyorum ama iki kitabının günümüze ulaştığından bahsediliyor. Diğer kitapları Hristiyan yobazlar tarafından yok edilmiş. Materyalist ve ateist, determinist. Yobazların tahammül etmesinin olanaksız olduğu bir kişi.

Mahkeme için Atina'ya geldiğinde onu kimse tanımamış. Abdera tabii küçük bir yer. Fakat bu adam kim, hakkında ne karar verilecek diye halk meraktan mahkemeye toplanmış. Demokritos konuşmaya başlayınca derin bir sessizlik olmuş. Uzun bir metni var bu konuşmanın, bir ara bende vardı ama şimdi bulmam çok zor. Bayağı bir birbuçuk saat sürecek bir konuşma. İskenderiye'de eğitimin çok iyi olduğunu, çocukların bile geometri bildiğini, Yunanistan'da ise çok az kişinin geometri bildiğini, eğitime çok önem verilmesi gerektiğini, İskenderiye kütüphanesinin muhteşem bir bilim merkezi olduğunu, mutlaka Atina'da böyle bir kütüphane kurulması gerektiğini filan uzun uzun anlatıyor. Halk hayranlık içinde ayağa kalkıyor. Hatta abartılı mı bilmiyorum ama mahkeme heykelinin yapılmasına karar verdi diyen de var. Bunu yeni duydum ve sanmıyorum.

Ama sonra her şey bozuldu. Hristiyanlık çıktı ve İskenderiye kütüphanesi talan edildi. Tarihin en büyük bilim kadını Hypatia bu talanda öldürüldü. Dünyada insanlığa Hristiyanlık kadar zarar vermiş bir din daha yoktur. İslam o kadarını yapamamıştır. Koca bir Ortaçağ Hristiyanlık yüzünden karanlıklar içinde geçti. Fakat işte bu kadar berbat bir gerilikten kurtulan Avrupa çok akıllandı. Zor şartlarda büyüyen çocukların iyi yerlere gelmesi gibi.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
Geçende bir şey duydum hem güldüm hem acı geldi. İskenderiye'de geometri o kadar ileriyken, ki milattan öncesinden bahsediyoruz, II. Mahmut ıslahatları yapmak için hazırlık yaparken bir medrese hocasını çağırmış. Demiş üçgenin iç açıları toplamı kaçtır? Hoca üçgenine göre değişir demiş!!! :D Tabii o zaman üçgene müselles ve açıya zaviye deniyordu. Yani müsellesin dahili zaviyelerinin yekünü kaçtır hoca diye sormuş olmalı! Hoca da müsellesin neviine göre tagayyür eder demiş olmalı!

Padişah bunun üzerine derhal ıslahatları yapmazsak devlet batacak diye karar verip başveziri çağırmış hemen bir mühendishane kurup Avrupa'dan hocalar getireceksin demiş. Başvezir başına kimi koyalım demiş. Tabi getirdiğimiz hocaların en iyisini demiş. Padişahım bunu yaparsak seni de beni de öldürür mühendishaneyi de kapatırlar demiş. II. Mahmut haklısın, Müslüman birini bul onu başına koyalım demiş.

Hatta II. Abdülhamit bile, yanlış hatırlamıyorsam Ziya Paşa olsa gerek, sunduğu bir raporda Arap alfabesinin derhal terk edilip Latin veya Göktürk alfabesine geçilmesi belirtildiğinde doğru ama yapamayız zamanı değil daha demiş. Raporu da imha etmiş.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
5,124
Tepki puanı
348
Düşünce
Sünni
Çinin Uygurlara uyguladığı soykırımı savunan @Burcuva her zamanki gibi işkembeden atıyor. Kaynak sorduğunuz an yazdıklarının tamamının doğru yanlış bir sürü şeyin birbirine karıştırıldığı uydurmalar olduğu şıp diye ortaya çıkar :)
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
5,124
Tepki puanı
348
Düşünce
Sünni
Ek bilgi:
19. yüzyılda “Öklid Dışı Geometri” kavramları gelişmeye başladı. Ünlü Rus Matematikçi N. İ. Lobaçevski (1792-1856), Öklid geometrisinin 5. Aksiyomunu değiştirerek kurduğu ve 1826’da, açıkladığı yeni yapıda, düzlem, doğru ve doğru parçası yerine küresel yüzey, yay, yay parçası kavramlarını kullandı. Lobaçevski’nin kurduğu geometride evren küresel olduğu için düzlem yerine küresel yüzey vardı, düzlem üzerindeki doğru parçasının yerine de küre yüzeyi üzerindeki yay parçası gelmişti. Kurduğu ‘hiperbolik’ geometride bir doğruya dışındaki bir noktadan pek çok paralel çizilebilir. Lobaçevski üçgeninin kenarları içbükeydir ve bu nedenle de iç açılarının toplamı 180 dereceden küçüktür. Lobaçevski, Öklid geometrisini, daha genel bir geometrinin özel hali olarak tanımladı.

Daha sonra Alman matematikçi Bernhard Riemann (1826-1866), ‘eliptik’ geometrinin temellerini attı. Eliptik geometride bir doğruya dışındaki bir noktadan herhangi bir paralel çizilemez. Üçgenin iç açılarının toplamı da (kenarları dışbükey olduğundan) 180 dereceden büyüktür.

[Albert Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken Riemann geometrisini kullanmış ve onun analiz ve diferansiyel geometri konusundaki katkılarından yararlanmıştır.]

Özetle, Lobaçevski geometrisi negatif eğrilikli küre içi yüzeyi, Riemann geometrisi pozitif eğrilikli küre dışı yüzeyi esas alan aksiyomlar üzerine kurulmuştur. Öklid geometrisi ise sıfır eğrilikli bir yüzeyde tanımlanmıştır, diğer ikisinin limit durumudur.

Güzel de, birden çok geometri olduğuna göre hangisi doğru? Tam Nasreddin hocalık durum; “üçü de doğru..”. Bu geometrilerin her biri dayandığı aksiyomlar ile tutarlı ve doğrudur. İnceleyeceğiniz konuya göre üzerinde çalışacağınız geometriyi seçersiniz. Dünya ölçeğinde Öklid geometrisi doğrudur. Ama Einstein izafiyet teorisini geliştirirken Riemann geometrisinden yararlanmıştır.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
Bir de rasathane macerası var Osmanlıda. 3. Murat Takiyüddin efendiye on bin altın tahsis edip bir rasathane kurmasını ister. Yıl 1579. Rasathane kurulur. Takiyüddin efendi gözlem aletlerini kendisi imal eder. Fakat rasathanenin ömrü ancak dört yıl sürer. Şeyhülislam Ahmet Şemsettin gökleri rasat etmek günahtır diye fetva verir. Gökleri rasat eden bütün devletler yıkılmıştır der. Ortalık karışınca kaptanı derya Kılıç Ali Paşa rasathaneyi top ateşine tutar ve rasathane ortadan kalkar!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
5,124
Tepki puanı
348
Düşünce
Sünni
Çinin Uygurlara yaptığı soykırımı savunan @Burcuva olayların bir kısmını anlatıp bir kısmını anlatmamış:

Takiyüddin Efendi, Şeyhülislâm Hoca Sadeddin'in ciddi tavsiyeleri ile III. Murad'ın dikkatini çekti ve İstanbul'da Tophane Bayırı üzerinde, yani şu anda Fransız Sefarethanesinin bulunduğu yerin yakınlarında İstanbul Rasadhânesini kurdu.

1577-1580 yılları arasında Hoca Sadeddin'den sonra Şeyhülislâmlık makamına oturan Kâdî-zâde Ahmed Şemseddin Efendi, bazı meselelerde, şahsî anlaşmazlıkların da etkisiyle, rasathane konusunda Padişaha ilam verdi. Şeyhülislâmın ilamına uyan Padişah, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa'ya, Rasadhânenin yıkılması için kati talimat verdi ve İstanbul Rasadhânesi maalesef yıkıldı. Yani ortalık karışınca Kılıç Ali Paşa kafasına göre rasathaneyi top atışına tutmadı.

Böyle bir kararı tasvip etmek mümkün değildir. Ancak Şeyhülislâmın karşı çıktığı husus, yıldızlara bakarak müneccimlik yapmaktır.

İslam ilme büyük önem vermiştir. Osmanlı son dönemleri itibariyle İslamdan uzaklaştığı ölçüde yıkılışı hızlanmış en sonunda da yıkılmıştır.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,797
Tepki puanı
878
Düşünce
Ateist
Takiyüddin gözlem aletleriyle meleklerin bacaklarına bakıyormuş :D söylentisi dahi çıkmış!!! Bir başka söylenti, harem kadınlarının Takiyüddin'e karşı olmalarıymış!!! Gülsen mi ağlasan mı...

Dogmanın toplumları iflah etmeyeceğinin somut kanıtı!

Aynı zamanlarda Avrupa'da Tycho Brahe de gökyüzünü gözlemliyordu ve kralların tam desteğine sahipti. Ayrıntılı gözlem raporları hazırladı ve bu bilgiler ölümünden sonra yerine geçen Kopernik'in çok işine yaradı. Hatta Kopernik onun yerine geçmek ve notlarından yararlanmak için Brahe'yi civa ile zehirleyerek öldürdü söylentileri bile çıkmıştır. Brahe'ye daha sonra otopsi yapılmış fakat civa bulunmuşsa da öldürmeye yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Brahe çok yönlü bir kişi olduğu için kimya ile de uğraşırdı. Civanın yanı sıra bir çok kimyasal saçlarında bulundu.

Gözlem aleti dediğimiz, iki merceği bir borunun iki ucuna yerleştirmekle yapılan basit teleskop. Bunu Avrupa'da bir gözlükçü baba oğul icat etmiştir.
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
339
Tepki puanı
18
Düşünce
Sünni
Takiyüddin gözlem aletleriyle meleklerin bacaklarına bakıyormuş :D söylentisi dahi çıkmış!!! Bir başka söylenti, harem kadınlarının Takiyüddin'e karşı olmalarıymış!!! Gülsen mi ağlasan mı...

Dogmanın toplumları iflah etmeyeceğinin somut kanıtı!

Aynı zamanlarda Avrupa'da Tycho Brahe de gökyüzünü gözlemliyordu ve kralların tam desteğine sahipti. Ayrıntılı gözlem raporları hazırladı ve bu bilgiler ölümünden sonra yerine geçen Kopernik'in çok işine yaradı. Hatta Kopernik onun yerine geçmek ve notlarından yararlanmak için Brahe'yi civa ile zehirleyerek öldürdü söylentileri bile çıkmıştır. Brahe'ye daha sonra otopsi yapılmış fakat civa bulunmuşsa da öldürmeye yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Brahe çok yönlü bir kişi olduğu için kimya ile de uğraşırdı. Civanın yanı sıra bir çok kimyasal saçlarında bulundu.

Gözlem aleti dediğimiz, iki merceği bir borunun iki ucuna yerleştirmekle yapılan basit teleskop. Bunu Avrupa'da bir gözlükçü baba oğul icat etmiştir.
antik yunan'a,m.öncelere,osmanli 'ya,kraliyet dönemlerine filan vs. gitmene gerek yok.yıl olmus iki bin bilmem kaç hala bilim ile uğrasan insanlara deli muamelesi yapanlar var. xDDD

antik çağda bilimle uğrasani yasatmazlar.daha günümüzde hal böyle iken düşün artık.



kısaca; bunda, dinden ziyade cahilliğin etkisi daha cok. dini kullanıp bilime saldırmışlar eskiden.oysa ki; islam dini uzayı gözlemlemeyin,arastırmayın,sorgulamayın demez.fakat ;bazi cahil din adamları, dini kullanıp, halki kışkırtmış geçmişte bilim insanlarına karşı.bunlar yüzünden islami suçlamak olmaz.
 
Üst