Soru Araftayım Yardımcı Olur Musunuz ?

FReeWaLLe

Yazar Adayı
Mesajlar
5
Tepki puanı
13
Düşünce
Sünni
Dostlar hepinize selamlar ben düne kadar 7/24 namaz kılan birisiydim bazen bıraktığım sonraları da yeniden başladığım zamanlar da çok oldu. Cübbeli ahmet hocayı çok dinleyen birisiyim ve cemaatlerde de yıllarımı geçirdiğim zamanlarda oldu ara ara gittim çoğu zamanlar da gitmedim falan derken son zamanlarda durduk yere aklıma bazı şeyler takılıyor oldu bu düşünceler namaz kıldığım zamanlar da olmuyor hatta çokta huzurlu hissediyordum kendimi ancak son zamanlar da ki düşüncelerimi arkadaşımla paylaştım oda bana hak verdi düşüncelerimiz aynı yani konu şu;

Birden bire hiç konuşmadığım ve konuşamayacağım cümleler döküldü ağzımdan Allah neden dünyada yapılan zulümlere izin veriyor sizlerden bir çoğunuz bilmezsiniz bir çok idam infaz işkence videoları izledim bunlar arasında çocuklar da vardı kadınlar da vardı masum insanlar da peki Yaradan bu tarz olaylara neden izin veriyor ?

Ayetlerle çelişmiyorum, çelişki de göremiyorum ayetlerin vermek istediği mesajları falan da anlıyor olsam da işin içinden çıkamadığım noktalar var aga mesela dünya da olan zulümler, tecavüzler ki insanlara sevişme arzusunu da yaradan veriyor devamında şeytanı da nefsi de yaratıp bizi zora koşuyor ve kendimizi frenlememizi istiyor frenlemezsek te cehennemle tehdit ediyor.

Bir diğer konu sınav için dünyaya geldiğimiz konusu kim böyle sktri bktan bir dünya ve sonunda da nereye gideceğimizi bilmediğimiz(cennet mi, cehennem mi) yer için imtihan amaçlı dünyaya gelmek ister ki ? demi ....

Aslında her şeye gücü yeten yaradan dünyayı yaratmadan direk cenneti yaratıp bizleri ölümle, cehennemle korkutmadan cennette huzur içerisin de ona inanmamızı neden istemedi ? yani neden illa ki ölmemiz gerekiyor ve cehennemle tehdit ediliyoruz ? içinde bulunduğumuz dünya da sanki çok iyi huzur içinde yaşıyormuşuz gibi şeytanı ve nefs denilen olguyu sırtımıza yük olarak neden yüklüyor ? sürünmemiz için mi ?

Peki zenginler ve fakirler ? adalet burada nerede sizce ya herkes zengin olsaydı ya da herkes fakir ? Zoruma en çokta ibadet eden zenginlerin cennete gideceğine inanıyor olmak. Fakirlerin zaten anası ağlamış namaz kılmayı bırakın açlıktan bir yerlerini yıkamaya su bulamayan insanlar var onlar cehenneme mi gidecek ?

Yıllarca dua ettim belki de ağlayarak yalvardım ne eşim oldu ne işim :d açıkcası hatayı hep kendim de aradım acaba ibadetlerim de mi sorun vardı da dualarım kabul olmuyordu diye düşünmeden edemedim. Ne yapsam ne etsem inadına olmadı sanki. Peki bu sınavsa ölene kadar mecbur muydum bu derdi çekmeye...

Şimdi ben bunları yazdım diye umarım kafir falan olmadım :) kafir olmak istemem sonunda ebedi cehennemde yanma korkusu beni kahrediyor açıkcası. Arafta olduğumu anlamışsınızdır. Değerli yorumlarınızı bekliyor olacağım...
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Volta

Yazar
Mesajlar
173
Tepki puanı
93
Düşünce
Ateist
Şu sahtekar yalancıyı ciddiye alıp cevap vermeyin.

Su' dan ayrılıp, arş' a yerleşenin zaman dışı kalması diye bir şey söz konusu olabilir mi? Olamaz.

E cevap belli işte. Eğip bükücü sahtekar anca inkar eder durur. Olgu çok açık yani!.

- "Melekler ve Rûh, Onun Arşına; miktarı elli bin sene olan bir günde yükselirler." Mearic 70/4
- “Allah mahlukatı yaratınca Arş’ın üzerinde yanına konulmuş bir kitaba rahmetim gazabımı geçti yazmıştır.” Buhari -Tevhid
- “ Allah’ın her gece son üçte biri kaldığında dünya semasına indiği, elini açarak var mı bir isteyen?" Buhari -Teheccüd
- Süreyc b. En-Numan haber verdi ve dedi ki; Malik b. Enes’i işittim şöyle diyordu: “Allah göktedir. İlmi ise her yerdedir. İlminin olmadığı bir yer yoktur.”

- Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem câriye’ye: “Allah nerede” diye sormuş, câriye: "Semâdadır", diye cevap vermiş. Bu sefer: “Ben kimim?” diye sormuş, câriye yine: “Sen Allah’ın Rasûlüsün” deyince, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Sen bunu azad et, çünkü o mü’min birisidir”demiştir." Müslim, Ebu Davud


Doğruyu söyleyen köle mümin oluyorsa? Yalan söyleyip inkar eden bidatçı ne olmuş oluyor?

-El fetva-i cevap: Katli vacip oluyor!.
-İmam Ebu Hanife Allah ona rahmet etsin şöyle buyurmuştur: “Her kim, Rabbim gökte mi yoksa yerde midir? bilmiyorum’ derse kâfir olur."

-Yine: ‘O, arşının üzerindedir. Fakat arş gökte midir, yerde midir bilmiyorum’ diyen kimse de kâfir olmuştur.” el-Fıkhu’l-Ebsat
 

FİLEozof

☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,147
Tepki puanı
498
Düşünce
Panteist
Var. Çünkü zaman big bang ile başladı. Bu yüzden zaman içre olanın sonu vardır,
Başlayan bir şeyin mutlaka sonu vardır, yanlış bir bağdaştırma. Gayet tabi sonsuz olabilir.
Örn. 0 dan büyük tam sayılar.
Gördünüz mü? Bir şeyin zamana tabi olması sonlu olmasını gerektirmez.

Gelelim ebedi olmanın zamana tabi olmayı zorunlu kılmasına.
Bir sayı kümesinin sonlu ya da sonsuz olduğundan bahsetmek için sayılara ait olması gerekir.
Örn. 1 ile 10 arasındaki tam sayılar bir kümedir ve sonludur. Yine 0 dan büyük tam sayılar bir kümedir ve sonsuzdur.
Şimdi bu iki örneği saniye cinsinden zamana bağlayalım.
O halde bir şeyin sonsuz olduğunu ifade etmek zamana bağlı olduğunu göstermez mi?
 

FİLEozof

☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,147
Tepki puanı
498
Düşünce
Panteist
Demem o ki zamana bağlı olmayan bir varlığı ''sonsuz'' diye tanımlamak tutarsız olacaktır. Ya sonsuzluk fikrinden ya da zaman ötesi fikrinden vazgeçmek gerekir.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
13,070
Tepki puanı
967
Düşünce
Sünni
Başlayan bir şeyin mutlaka sonu vardır, yanlış bir bağdaştırma. Gayet tabi sonsuz olabilir.
Zaman evrenin varlığına bağlıdır. Evren yoksa zaman da yoktur. Bu yüzden uzay zaman tabiri kullanılır. Madde termodinamiğin ikinci yasasına göre ebedi olamaz. Çünkü evrendeki entropi geri çevrilemeyecek şekilde sürekli artmaktadır. Buna göre evrende bir gün termodinamik denge oluşacak ve “ısı ölümü” yaşanacaktır. Kısacası evren ebedi değildir, bir sonu vardır.
Bir sayı kümesinin sonlu ya da sonsuz olduğundan bahsetmek için sayılara ait olması gerekir.
Allah bir sayı kümesi de sayı da değildir :)
 

FİLEozof

☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,147
Tepki puanı
498
Düşünce
Panteist
Zaman evrenin varlığına bağlıdır. Evren yoksa zaman da yoktur. Bu yüzden uzay zaman tabiri kullanılır. Madde termodinamiğin ikinci yasasına göre ebedi olamaz. Çünkü evrendeki entropi geri çevrilemeyecek şekilde sürekli artmaktadır. Buna göre evrende bir gün termodinamik denge oluşacak ve “ısı ölümü” yaşanacaktır. Kısacası evren ebedi değildir, bir sonu vardır.
İyi de bu başlayan bir şeyin mutlaka sonu olduğu anlamına gelmez ki :)

Sayı örneğinde olduğu gibi.
Bir kümenin sonu vardı, birinin yoktu. :)

Allah bir sayı kümesi de sayı da değildir :)
Bunu anlatmamdaki amaç sonsuzluk kavramının sürece ait olduğudur. Süreci olmayan bir şey -zaman üstü olma durumu- için ebedilikten bahsedilemez. Tutarsızlıktır :)
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Yavuz Selim

Yazar
Mesajlar
102
Tepki puanı
73
Düşünce
Agnostik
Yıllarca dua ettim belki de ağlayarak yalvardım ne eşim oldu ne işim :D açıkçası hatayı hep kendim de aradım acaba ibadetlerim de mi sorun vardı da dualarım kabul olmuyordu diye düşünmeden edemedim. Ne yapsam ne etsem inadına olmadı sanki. Peki bu sınavsa ölene kadar mecbur muydum bu derdi çekmeye...
Afrika'da açlıktan ölen insanlar var ve emin ol onlar için de çok fazla dua ediliyordur, onlara nasıl ki gökten rızık inmiyor, sana da gökten ne iş ne de karı iner. Yalnızca sana da değil, hiç kimseye gökten bir şey inmez, bütün dualar boşunadır. Çünkü, bu duaları umursayan bir "üstün varlık" yoktur. Zaten üstünlüğündendir ki, umursaması için de bir sebep yoktur.
 

vostok

Yazar
Mesajlar
98
Tepki puanı
125
Düşünce
Ateist
Zaman evrenin varlığına bağlıdır. Evren yoksa zaman da yoktur. Bu yüzden uzay zaman tabiri kullanılır. Madde termodinamiğin ikinci yasasına göre ebedi olamaz. Çünkü evrendeki entropi geri çevrilemeyecek şekilde sürekli artmaktadır. Buna göre evrende bir gün termodinamik denge oluşacak ve “ısı ölümü” yaşanacaktır. Kısacası evren ebedi değildir, bir sonu vardır.

Allah bir sayı kümesi de sayı da değildir :)

Yazı "madde" ebedi olamaz diye başlıyor, "evren" ebedi değildir diye bitiyor.

Bir karar ver artık; ebedi olamayacak olan evren, uzay zaman sürekliliği ya da "mevcut kapalı sistem" mi, madde mi, enerji mi? 🙂

Termodinamiğin ikinci kanununu sürekli çarpıtıyorsun. Onu ya anlamıyorsun, ya anlamak istemiyorsun işine gelmiyor; ya da kasti bir durum var ortada.

Ha bir de; evren bir gün sona erecek. Isıl ölüm ya da büyük yırtılma..vb..Peki o zaman ne olacak? Ne olmuş oluyor sana göre? Ne olmuş olacak? 🙂

2. kanun enerjinin "kullanılabilirliği" ile ilgili bir nevi neticede.

Yukarısı 2. kanunla ilgili çarpıtılan ilk kısma yönelik.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kalaka27

Yazar Adayı
Mesajlar
29
Tepki puanı
5
Düşünce
Kararsız
Dostlar hepinize selamlar ben düne kadar 7/24 namaz kılan birisiydim bazen bıraktığım sonraları da yeniden başladığım zamanlar da çok oldu. Cübbeli ahmet hocayı çok dinleyen birisiyim ve cemaatlerde de yıllarımı geçirdiğim zamanlarda oldu ara ara gittim çoğu zamanlar da gitmedim falan derken son zamanlarda durduk yere aklıma bazı şeyler takılıyor oldu bu düşünceler namaz kıldığım zamanlar da olmuyor hatta çokta huzurlu hissediyordum kendimi ancak son zamanlar da ki düşüncelerimi arkadaşımla paylaştım oda bana hak verdi düşüncelerimiz aynı yani konu şu;
Soracağın sorular için bu kadar numaraya hikaye anlatmaya gerek yoktu
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
13,070
Tepki puanı
967
Düşünce
Sünni
İyi de bu başlayan bir şeyin mutlaka sonu olduğu anlamına gelmez ki :)
Bilimsel olarak ısıl ölüme doğru gidiyoruz. Isıl ölüm demek maddenin sonu demektir.
Süreci olmayan bir şey -zaman üstü olma durumu- için ebedilikten bahsedilemez.
Bunu siz uydurdunuz :)
bu duaları umursayan bir "üstün varlık" yoktur.
Bunu siz uydurdunuz :)
Zaten üstünlüğündendir ki, umursaması için de bir sebep yoktur.
Evet umursamak zorunda değil ama pek tabii umursamayı irade buyurabilir
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
13,070
Tepki puanı
967
Düşünce
Sünni
Yazı "madde" ebedi olamaz diye başlıyor, "evren" ebedi değildir diye bitiyor.

Bir karar ver artık; ebedi olamayacak olan evren, uzay zaman sürekliliği ya da "mevcut kapalı sistem" mi, madde mi, enerji mi? 🙂
Evren dediğimiz şey de zaten enerji ve enerjinin madde dahil farklı formlarımdan ibarettir. :)
Termodinamiğin ikinci kanununu sürekli çarpıtıyorsun.
Bu sizin temelsiz uydurmanız.
Ha bir de; evren bir gün sona erecek. Isıl ölüm ya da büyük yırtılma..vb..Peki o zaman ne olacak?
Bekleyip göreceğiz
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
13,070
Tepki puanı
967
Düşünce
Sünni
Türkçe teklifin hala geçerli mi?
Yazacağım kurallara uygun olmak şartıyla evet.
Asıl akılsız kafirlerdir ayetindeki belagatları yaz.
Bu emreder üslup terbiye sınırlarının dışında ama forum okuyucuları için bazı belagat yönlerini yazalım:

(En alttaki linkten alıntıdır)

وَاِذَا قِيلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَآ اٰمَنَ النَّاسُ قَالُوۤا أَنُؤْمِنُ كَمَآ اٰمَنَ السُّفَهَآءُ أَلاٰۤ اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَآءُ وَلٰكِنْ لاَيَعْلَمُونَ “Ne zaman onlara: ‘Şu güzel insanların iman ettiği gibi siz de iman edin.’ denilse onlar, ‘Yani o beyinsizlerin inandıkları gibi mi inanalım?’ derler. Asıl beyinsizler onların kendileridir de bunun farkında değiller.”

Bu âyetteki cümlelerin arasındaki irtibat ise:

Ne zaman ki وَاِذَا قِيلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَآ اٰمَنَ النَّاسُ "“Ne zaman onlara: ‘Şu güzel insanların iman ettiği gibi siz de iman edin.’ denilse" cümlesiyle farz-ı kifâye olan nasihat vazifesi ifa edilmek üzere kâmil insanlara uyarak, hâlis bir imana dâvet edildikleri zaman, onların cahillikten gelen gururları heyecana gelerek قَالُوا أَنُؤْمِنُ كَمَآ اٰمَنَ السُّفَهَآءُ "‘Yani o beyinsizlerin inandıkları gibi mi inanalım?’ derler" deyip gurur ve inatlarında ısrar ettiler ve “Dâvâmız haktır ve bizler hak üzereyiz” diye bâtıl ve inatçıların âdeti gibi bâtıl dâvâlarını hak ve cehaletlerini ilim iddia ettiler. Çünkü onların nifakla kalpleri fesada uğramıştır. Şüphesiz fesada uğramış bir kalb, kibirli olur ve fesat çıkaran şeylere yönelir. Dolayısıyla, onlar kalblerinin fesada uğramış olmasından temerrüt ve inat ediyorlar.

Ve hedef tuttukları ifsat gereğince yekdiğerlerine halkı yoldan çıkarmayı tavsiye ediyorlar. Ve gururlarının hükmüyle, diyanet ve imanı cahillik ve sefalet kabul ediyorlar. Ve nifaklarının gereğiyle, bu sözlerinde de münafıklık yapıyorlar. Zira bu sözlerinin dış yüzünden “Biz divaneler değiliz, nasıl cahiller gibi olacağız?” diye bir mânâ çıkar. İç yüzünden ise “Nasıl çoğunluğu fukara ve nazarımızda cahil olan mü’minler gibi olacağız?” diye diğer bir mânâ çıkıyor. Sonra, Kur’ân-ı Kerim, onların mü’minlere attıkları cahillik taşını أَلآٰ اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَآءُ "Asıl beyinsizler onların kendileridir" cümlesiyle onlara iade etmekle kendilerine yutturmuştur. Çünkü inat ve cehaletleri bu dereceye ulaşanın hak ve müstehakı, insanlar arasında teşhir edilmekle cahilliğin kendisine ait olduğunu ilân etmektir.

Sonra وَلٰكِنْ لاَيَعْلَمُونَ “Fakat bunu bilmezler” cümlesiyle onların katmerli cehaletle cahil olduklarına işaret etmiştir ki, bu gibi cahillere nasihat tesir etmediğinden, onlardan tamamıyla yüz çevirmek lâzımdır. Çünkü, nasihati dinleyen ancak cehlini bilenlerdir. Bunlar cehillerini de bilmezler.

﴾أَلآٰ اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَآءُ﴿ "Dikkat edin, asıl beyinsizler onların kendileridir"

Sınırlandırmayı ifade eden هُمْ "onlar" kelimesi, nefislerine iddia ettikleri temize çıkarmayı red ve mü’minlere isnat ettikleri akılsızlığı def eder. Yani, bir geçici lezzet için âhiretini terk eden akılsızdır. Sonsuz bir mülkü geçici heveslerinin terkiyle satın alan akılsız değildir.

اَلسُّفَهَآءُ "akılsızlar" kelimesindeki elif ve lâm, hükmün bilinirliğine ve kemaline işarettir. Yani, onların akılsızlığı malûmdur. Ve akılsızlığın son sistemi onlardadır. “Mutlak zikir, kemaline masruftur.” prensibinden hareketle “akılsızlar” denince, tam anlamıyla sefih olan münafıklar akla gelmektedir.
 

FİLEozof

☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,147
Tepki puanı
498
Düşünce
Panteist
Sonsuzluk ve zaman kavramından bahsediyoruz. Daha neyini ifade edeyim?
Fırlatılmamış bir oka (zaman üstü bir varlık), sonsuza kadar gidiyor, hiç yere düşmüyor demenin yanlış olduğunu daha nasıl ifade edeyim?
Veyahut çizilmemiş bir doğruya, sonsuzdur demenin yanlış olduğunu daha nasıl ifade edeyim?
 

Son konular

Üst