Ateistim, evren oluşum teori öneriniz var mı?

Evren

☆☆
Düşüncesini Saklıyor
Mesajlar
2,368
Tepki puanı
474
Düşünce
Deist
Enerji ebedi ve ezelidir denilebilir madde ezelidir ve ebedidir denilemez.
Madde bir gün yok olduğu anda varolduğu gün sayısının basamak sayısı sınırlı olur.
Sonu olur.
 

Hype

Deneyimli
Mesajlar
395
Tepki puanı
512
Düşünce
Agnostik
Simülasyondaysak da simülasyonu yapan vardır ve yine bir Yaratıcı vardır.
Simülasyon teorisi sadece bizim simülasyonda olduğumuzu değil bizi yapanların da simüle olduğunu söyler. Bu sonsuza kadar gidebilir. Ama simülasyon yapıp da İbrani dinleri gönderen bi yazılımcı. 🤯
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
mantığa uymasına gerek yok.
Zaten mantık kurallarını ve mevcut bilimsel verileri çöpe atmadan ateizmi savunmak mümkün değil.

Ateizmin mevcut bilimsel verilere ve mantık kurallarına aykırı olduğunu itiraf ettiğiniz için sizi tebrik ederim.
O evren başka bir evrende olan kuantum dalgalanmaları ile oluştu.
O evren nasıl oluştu?

Yazmıştık:
Sadece ön ayakları olan bir sandalye başka bir sandalyeye dayanarak ayakta durabilir. Bu sandalyelerden sonsuz tane arka arkaya da olsa yine de ayakta duramazlar. Ayakta durmak için başka bir şeye ihtiyaç duymayan bir şeye dayandırmadığınız sürece ayakta durmalarını sağlayamazsınız.

Varlığı için sebebe ihtiyaç duyan varlıkların var olabilmesi için varlığı için başka sebebe ihtiyacı olmayan bir ilk sebep olmalı.

mantıksal olarak kullanacağımız argümanların bu olgulara uymak gibi bir zorunluluğu olmamasından dolayı bu ezeli ve ebedi varlığın tanrı olduğunu söylemek dogmadır.
Hayır mantık kurallarına uygun olan seçenek Tanrının varlığıdır.

Asıl dogmatik olan mantık kurallarını da çöpe atma pahasına ateizmi savunmakta ısrar etmektir.

Ateizm mantık kurallarına aykırı bir iddia.

Bunu kabul etme erdemi gösterdikten sonra isteyen tabii ki ateist olabilir, kendi tercihidir.
En başa en basit konur, en karmaşık değil.
Yazmıştık:
İslam'a göre Allah karmaşık değildir; aksine tevhid esastır. Tüm isim ve sıfatlarıyla Allah parçalanamaz bir bütündür.
bitmiş satrancın geriye doğru analizinde ilk hamleyi bilecek en süper bilgisayarın bile olmadığı gibi bilmek olanaksız.
Demek ki ilk hamlede Tanrı olmadığını iddia etmenin bilimsel ve mantıksal hiçbir temeli yok. :)
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
çoklu evrenlerin rastlantısallığı
Yazmıştık:
Ateist anlayışı benimseyenler, gözlemcinin kendini var eden koşulları gözlemesinin seçici etkisiyle tasarım delilinden kaçılamayacağını (5. bölümde gösterildiği gibi) anlayınca, bu yaklaşımlarını “sonsuz evrenler veya çok-evrenler (multiverse) senaryoları” ile birleştirme yoluna gitmişlerdir. Buradaki amaç olasılıklarla ilgili ortaya çıkan sorunu, düşük olasılıkları sonsuza veya çok daha büyük bir kümeye kıyaslamak suretiyle önemsiz göstererek aşmaktır: Çok-evrenler varsa, bu evrenlerden biri olan bu evrendeki hassas ayarlara şaşırmamız gerektiği, çünkü çok-evrenlerden birinde bu olasılığın gerçekleşmesinin muhtemel olduğu söylenmeye çalışılmıştır. Richard Swinburne bu hususta şöyle demektedir: “Evrenimizin düzenliliğini açıklamak için bir Allah yerine sonsuzca başka evren varsaymak, mantıksızlığın en üst düzeyi gibi görünüyor.”(Richard Swinburne, Tanrı Var Mı?, s. 60.)

Bu yaklaşım, ateizmin müttefiki natüralist anlayıştan boşanması veya natüralizmin kendisini inkâr pahasına tasarım delilinin götüreceği sonuçlardan kaçınması anlamlarını taşır. Çünkü natüralist felsefenin ve metodun amacı, doğayı (doğa derken içinde bulunduğumuz evren kastedilir), sadece doğa içinde kalarak açıklamak, metafizik varlıklara ve hipotezlere başvurmamaktır. Oysa bu evren dışında sonsuz veya katrilyonlarca evren olduğu görüşü ne gözleme, ne deneye, ne de ciddi bir veriye dayanır. Aslında söylenmek istenen şudur: “Bu evreni yaratan, tasarlayan bir Allah’ın varlığını kabul etmek istemiyorsanız, çokevrenlerin varlığını kabul etmek zorundasınız, çünkü bu evrendeki hassas ayarlar ancak çok-evrenlerle kıyaslanırsa önemsizleştirilebilir ve böylece tasarım delilinin götürdüğü sonuçlardan kaçılabilir.” Aslında ateizmin düştüğü bu durum çok ironiktir; Allah’ın merkezinde olduğu bir ontolojiden kaçınmak istenirken, “çok-evrenler senaryolarına dayanan metafizik ontolojilere sığınmak” tek alternatif olarak karşılarına çıkmıştır. Önceden sırf bu dünyanın içindeki olasılıklarla canlılığın ortaya çıkışını açıklamaya çalışırken, sonra bütün evrenin olasılıklarıyla canlılığı açıklamaya kalkmak, bu da olmayınca katrilyonlarca evrenlerin varlığını varsayan bir olasılık kümesine sığınmak aslında materyalist-ateizmin nasıl bir düşüş içinde olduğunu göstermektedir.

Çok-evrenlerle ilgili senaryolarda bir “evren üreticisinin” var olma ihtimali ileri sürülerek hassas ayarların tasarımı göstermesiyle ilgili sonuçtan kaçınılmaya çalışılmıştır. Bunu yapanlar, sabitlerdeki hassas ayarlarla ilgili sorundan kaçmak için bu evren üreticisi mekanizmanın farklı sabitlerde evrenler üretmiş olabileceği ihtimalini ortaya atmaktadırlar. Bahsedilen sabitlerin tutturulması için o kadar çok evren üretilmesi gerekir ki bu evrenleri üretecek enerjinin nereden geldiğini açıklamak gerekir ve hiç kimse bunu açıklayamamıştır. Ayrıca gerekli sabitleri tutturmak için sabitleri sürekli değiştiren bir mekanizmaya ihtiyaç vardır; bu mekanizmanın nasıl olacağını da kimse gösterememiştir ama böyle bir mekanizma olsaydı onun da hassas ayarlı olması gerektiğini çok rahat söyleyebiliriz. Hayali çok-evrenler senaryolarına topu atarak hassas ayarların gösterdiği sonuçtan kaçmak mümkün değildir. (Böylesi hayali bir evren üretme mekanizmasıyla neden hassas ayarlarla ilgili argümanın sonucundan kaçılamayacağı için bakınız: Robin Collins, “Tanrı, Tasarım ve İnce Ayar”, Allah, Felsefe ve Bilim, Ed: Caner Taslaman ve Enis Doko, İstanbul Yayınevi, İstanbul, 2014, s. 44-53.)

Hassas ayar argümanından kaçmak için sonsuz evrenler senaryosunu ortaya atanların yaptığının neye benzediğini bir örnekle açıklamak istiyorum: Binlerce rulet masası olan bir kumarhanede olduğunuzu düşünün. Size tüm rulet oyunlarının hileli olduğunu (sonucun önceden tasarlandığını) söylüyorum ve delil olarak binlerce masadaki yüz binlerce oyunun sonucunu önceden söylüyorum. Verdiğim sonuçlar doğru çıkınca, rulet oyunlarının sonucunun evvelden bilindiğine (tasarlandığına) kanaat getiriyor ve birisine bu olayı anlatıyorsunuz. Anlattığınız kişi ise bunun tesadüfen olabileceğini, eğer kumarhanelere giden birçok insan böyle bir tahminde bulunursa, birinin tutturma ihtimali olduğunu söylüyor. Bunun olasılık açısından imkânsız olduğunu gösterdiğinizde ise aslında sonsuz gezegenler olabileceğini, bu sonsuz gezegenlerdeki sonsuz sayıdaki kumarhanelerde böyle tahminlerde bulunan sonsuz sayıda kişiler olabileceğini, bunlardan birinin rasgele bir tahminle böyle bir sonucu yakalaması muhtemel olduğu için size kumarhanelerin rulet oyunlarının önceden bilindiğini söyleyen benim yalancı olduğumu, benim bunu rasgele başardığımı söylerse cevabınız ne olur? Diyelim sonsuz sayıdaki kumarhanelerin varlığına inandınız, binlerce rulet masasındaki yüz binlerce rulet oyununun sonucunu bilmemi yine de tesadüfle açıklamaya kalkar mıydınız?

Ayrıca Allah’ın varlığına inanan biri için çok-evrenlerin varlığını kabul etmekte bir sorun olmadığını da belirtmek gerekir. Elbette bu evreni Allah’ın yarattığını kabul edenler için Allah’ın başka evrenler yaratmış olması da muhtemeldir ama çok-evrenler hipotezi bu evrende bu kadar çarpıcı şekilde gözüken tasarım olgusundan kaçmak için bir sığınak olamaz.

 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
Big bang var olduğu hakkındada bilimsel veri gösteremezsin.
Linkteki bilimsel verileri inceleyebilirsiniz.

Termodinamik yasalarının big bang öncesinde de geçerli olduğu iddianızı destekleyen hiçbir bilimsel veri yok.

Aksine linkte aynen şöyle yazıyor:

Planck Çağı — Kuantum Kozmolojisi[değiştir | kaynağı değiştir]​

Şişme evresinin ötesinde (öncesinde), daha genel olarak söylemek gerekirse, Planck ısısı gibi sıcaklıklarda güncel fizik kuramlarının artık geçerli olmadığı bir sahaya girilir.
Simülasyon teorisi sadece bizim simülasyonda olduğumuzu değil bizi yapanların da simüle olduğunu söyler. Bu sonsuza kadar gidebilir.
Bunun sonsuza kadar gitmesi mantıksal olarak imkansız.

Yazmıştık:
Sadece ön ayakları olan bir sandalye başka bir sandalyeye dayanarak ayakta durabilir. Bu sandalyelerden sonsuz tane arka arkaya da olsa yine de ayakta duramazlar. Ayakta durmak için başka bir şeye ihtiyaç duymayan bir şeye dayandırmadığınız sürece ayakta durmalarını sağlayamazsınız.

Varlığı için sebebe ihtiyaç duyan varlıkların var olabilmesi için varlığı için başka sebebe ihtiyacı olmayan bir ilk sebep olmalı.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
Ama simülasyon yapıpta İbrani dinleri gönderen bi yazılımcı 🤯
Bir Yaratıcının varlığının mantıksal zorunluluk olduğunu kabul etme erdemi gösterirseniz İbrahimi dinler konusuna geçmemizin anlamı olur. Aksi halde bunu konuşmamız, konuyu saptırmak ve zaman kaybından başka işe yaramaz.
 

DemoKratos

Vl ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
9,103
Çözümler
1
Tepki puanı
6,094
Düşünce
Ateist
Öteden beri dinci yobazlar allahın karmaşık olmadığını söyler dururlar. Bunu dillerine pelesenk etmişlerdir. Konuyu saptırmak için başka bahane bulamıyor, bunu öne sürerek mevzuyu kaynatmaya çalışıyorlar.

Karmaşık derken tabii ki bu allah denen uydurma zırvanın zeki, güçlü olduğu iddiasını kastediyoruz. Yani bir resmi yapacak olan ressamın, resimden daha karmaşık bir yapısı olacağını kastediyoruz. Evreni eğer allah tasarlamış olsa, allahın evrenden daha üstün bir yapıda olması gerekeceğini kastediyoruz.

İlk en basit nedenin bilinemezliğinin ise, tanrı varsayımı ile hiç bir alakası yok. İlk nedenin öyle kendiliğinden zaten zeki ve güçlü bir şey olamayacağı o kadar kabak gibi apaçık meydanda ki, tanrının olanaksızlığı kadar kesin bir gerçek daha göstermek çok zor.
 

Kant

Deneyimli
Mesajlar
614
Tepki puanı
368
Düşünce
Ateist
Hayır mantık kurallarına uygun olan seçenek Tanrının varlığıdır.

Asıl dogmatik olan mantık kurallarını da çöpe atma pahasına ateizmi savunmakta ısrar etmektir.

Ateizm mantık kurallarına aykırı bir iddia.

Bunu kabul etme erdemi gösterdikten sonra isteyen tabii ki ateist olabilir, kendi tercihidir.
Olguların mantığa uymak gibi bir zorunluluğu yoktur ve bu dediklerim bilimseldir.

Ayrıca tanrı en mantıklı görüş sonucuna heralde neden sonuçtan vardın?
 

Evren

☆☆
Düşüncesini Saklıyor
Mesajlar
2,368
Tepki puanı
474
Düşünce
Deist
Kafanın basmaması beni alakadar etmez.
Palavra bir söz söylüyorsun ve bilimseli araya sıkıştırıyorsun.
Bilimde gerçeğe akıl yoluyla ulaşırız 4 köşeli üçgen mümkündür dersen beyin koşarak uzaklaşır.
 

Kant

Deneyimli
Mesajlar
614
Tepki puanı
368
Düşünce
Ateist
Palavra bir söz söylüyorsun ve bilimseli araya sıkıştırıyorsun.
Bilimde gerçeğe akıl yoluyla ulaşırız 4 köşeli üçgen mümkündür dersen beyin koşarak uzaklaşır.
Palavra falan değil. Olgular mantık kurallarına uyacak diye bir şey yok. Cahilsin bari. Ama bu kadar belli etme.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
İlk en basit nedenin bilinemezliğinin ise, tanrı varsayımı ile hiç bir alakası yok.
Alakası yok deyince şıp diye alakasız hale geldi zaten. :)
İlk nedenin öyle kendiliğinden zaten zeki ve güçlü bir şey olamayacağı o kadar kabak gibi apaçık meydanda ki, tanrının olanaksızlığı kadar kesin bir gerçek daha göstermek çok zor.
Kanıt sorunca "o kadar kabak gibi apaçık meydanda" deyince bir şeyin kanıtlanmış olduğunu zannetmek trajikomik.

Yazmıştık:
Mantık kuralları bize sonsuz tane sebep olamayacağını, bir ilk sebep olduğunu, bu ilk sebebin kendisinin haricindeki en az bir varlığı yarattığı için o ilk sebebin Yaratıcı olduğunu, kendisini etkileyip bir şey oluşturmasını sağlayacak başka hiçbir şey olmadığı için iradesiz olsa hiçbir şeyin oluşmayacağını, bu yüzden ilk sebebin iradeli olduğunu, bir şeyler yaratmayı bildiğini ve yaratacak gücü olduğunu, bu yüzden ilim ve kudret sahibi olduğunu söylüyor.

Mantık kurallarını inkar edip çöpe atmadan Yaratıcının varlığı zorunlu seçeneği inkar edilemez.
Olguların mantığa uymak gibi bir zorunluluğu yoktur ve bu dediklerim bilimseldir.
Bilimsel olarak mantık kurallarına aykırı olan tek bir olgu gösteremezsiniz.

Dediklerinizin bilimsel olduğunu iddia edince yazdıklarınız şıp diye bilimsel hale gelmiyor.

Kanıt sunmanız gerekiyor.
Ayrıca tanrı en mantıklı görüş sonucuna heralde neden sonuçtan vardın?
Yaratıcının varlığına dair başka hiçbir kanıt olmadığını bile farz etsek;

Şöyle düşünün:

Big bang öncesinde neden sonuç ilişkisi var mı yok mu bilmiyoruz.

1-Neden sonuç ilişkisi var: %50

2-Neden sonuç ilişkisi yok: %50

1-a-Neden sonuç ilişkisi varsa Yaratıcı var: %100

1-b-Neden sonuç ilişkisi varsa Yaratıcı yok: %0

2-a-Neden sonuç ilişkisi yoksa Yaratıcı var: %50

2-b-Neden sonuç ilişkisi yoksa Yaratıcı yok: %50

1-a ve 2-a yı birlikte düşünürsek Yaratıcının varlığı ihtimali: %75

1-b ve 2-b yi birlikte düşünürsek Yaratıcının yokluğu ihtimali: %25

Başka hiçbir kanıt olmasa bile Yaratıcının varlığı en mantıklı ve en olası sonuçtur.
 

DemoKratos

Vl ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
9,103
Çözümler
1
Tepki puanı
6,094
Düşünce
Ateist
kendiliğinden zaten zeki ve güçlü bir şey olamayacağı o kadar kabak gibi apaçık meydanda ki, tanrının olanaksızlığı kadar kesin bir gerçek daha göstermek çok zor.

Bundan daha kesin bir gerçek göstermek gerçekten zordur. Düşünüyorum, bundan daha kesin bir çıkarım olabilir mi, bulamıyorum. Yani ne desen bunun kadar kesin değildir. Epey düşünmeme rağmen bundan daha kesin bir mantıksal çıkarım bulamadım.

Başka kesin mantıksal çıkarımlar elbette var. Evrenin yeganesizliği, uzay/zamanın sonsuzluğu, başka ne olabilir... Çok da fazla yok tabii. Yani kesinlik bulmak zor. Ama tanrının olanaksızlığı, bu şu an aklıma gelen iki kesinlikten daha öncüldür. Kesinlikler yarışamaz, kesinlik yüzdelere vurulamaz ama öncül olanı tanrının olanaksızlığıdır.

Şimdi burada bir ilginçlik var. Bilim kesinliksizdir fakat bağlayıcıdır. Felsefe ise kesinliklidir ama bağlayıcı değildir. Örneğin adli tıp verileri ile bir insanı mahkum edebilirsiniz. Ama felsefi görüşleri, inançları nedeniyle kimseyi mahkum edemezsiniz.

İşte bunun da nedeni insanların asla inançları ile değil, ancak yaptıkları ile yargılanabilecekleri gerçeği. Çünkü bilim somuttur. Bu, eylemlere karşılık gelir. Felsefe ise soyuttur, eylemlere değil fikirlere karşılık gelir. Bu yüzden felsefe asla bağlayıcı kabul edilemez.

İstersen allah olanaksızdır, bu son derece kesindir de. Allaha inanmayı yasaklama yetkin olamaz ve yoktur. Hiç bir inanç ve fikir bazlı yasaklama aklın ucundan bile geçirilemez. İnsanlar sadece ve ancak eylemleri ile yargılanırlar.

Tabii ikincil, türev suçlar da var. Suçu ve suçluyu övmek, suça teşvik ve azmettirmek gibi. Bunlar da eylemdir, fikir değildir.
 

DemoKratos

Vl ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
9,103
Çözümler
1
Tepki puanı
6,094
Düşünce
Ateist
İlk en basit nedenin bilinemezliğinin ise, tanrı varsayımı ile hiç bir alakası yok.

Bunu da biraz açmak gerekebilir.

Nedensellik, yani neden sonuç ilişkisinin olmaması gibi bir lüks yok. Bu da kesindir. Her ne kadar indeterminist savlar varsa da saçmalık. Hiç bir şey kanıtlayamadılar. Kuantum oh be sonunda determinizmi yıktı dediler ellerinde patladı. (*) Yani nedenselliği de kesinlikler listesine ekleyebiliriz.

O nedenler nedensellik varsa şöyle, yoksa böyle filan diye bir şey olmaz. Nedensellik kesindir ve tanrının olanaksızlığı zaten nedenselliğe de dayanır. Çünkü tüm nedenselliği kapsayacak bir zeka olanaksızdır. Çünkü sonsuz kapsanamaz. Aynen sonsuz bir kuvvet sonsuz bir kütleyi hareket ettirebilir mi paradoksu veya bunun işte tanrı versiyonları, tanrı intihar edebilir mi filan gibi. Etmez yanıt değil. Etmeye gücü yeter mi, soru bu.

(*) Heisenberg'in belirsizlik ilkesi felsefi değil bilimsel bir belirsizliktir. Bilim ölçülebilir verilerle çalışıyor ya, o bakımdan ölçüm araçlarının yetersizliği söz konusu olabilir. Ölçülemezliğin maddenin doğasında olduğu Heisenberg ilkesi kullanılarak iddia edilemiyor. Çünkü bu ilke bir kuantum parçacığının konumu ve momentumunu aynı anda ölçemediğimizi ama ayrı ayrı ölçebildiğimizi söylüyor. Demek ölçüm araçlarımız yetersiz ve parçacığı ölçerken etkiliyor.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
Bundan daha kesin bir gerçek göstermek gerçekten zordur.
Yazmıştık:
Kanıt sorunca "o kadar kabak gibi apaçık meydanda" deyince bir şeyin kanıtlanmış olduğunu zannetmek trajikomik.
Kesin kesin, olanaksız olanaksız denilip tek bir kanıt gösterilemediğini herkes görsün. :)
tüm nedenselliği kapsayacak bir zeka olanaksızdır. Çünkü sonsuz kapsanamaz.
Nedenselliğin sonsuz olduğu temelsiz bir uydurma.

Termodinamiğin ikinci yasasına göre evrenin bir başlangıcı var.

Başlangıcı olan şey sınırlıdır.

Sınırlı olan şeyin sonsuz olduğunu iddia etmek mantık katliamıdır.

Sonuç olarak mantık katliamı yapmadan Tanrının olanaksız olduğunu iddia etmek imkansız olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
 

DemoKratos

Vl ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
9,103
Çözümler
1
Tepki puanı
6,094
Düşünce
Ateist
Nedensellik, yani neden sonuç ilişkisi

Daha da açalım. Nedensellik ilkesine göre nedensiz, apansız, durduk yerde bir big bang patlaması olanaksızdır. Bu patlamaya bir neden gereklidir. Bu nedenin eski evren artığı iki karadeliğin çarpışması olması güçlü olasılık. Peki o eski evrenler? Onlar da daha eski evrenlerden. Bu nereye kadar gider? Sonsuza.

Sonsuz zaman önce de mi bu süreç böyle işliyordu? Onu bilemeyiz. Onu bilmenin bir yolu yok. Sonsuzluk ile ilgili yapacağımız işlemler belirsiz sonucu verir.

En başa kendiliğinden zaten zeki ve güçlü olan bir yaratıcı koymak ise olanaksızdır. Bir şey zaten kendiliğinden zeki ve güçlü niye olacak da? Bu saçma. Evrenler güçlü sayılır, büyük enerji içerirler ama zeki değiller. Zeka ancak evrimle oluşur. Kendiliğinden zaten var olamaz. Evren zeki olabilir ama içinde bilinç evrilince olabilir ancak.

Bizim evrenimiz içinde bizim zihnimiz evrildiği için bilinçli bir evrendir. Çarpışma açısının çok çok küçük kesirlerine bağlı farklı fizik parametreleri olan evrenler hayat oluşturamazsa 100 milyar yıl da var olsalar yok hükmünde olurlar. Çünkü kimse onların farkına varmadı. Farklı çarpışma açıları farklı fizik sabitleri ve farklı yaşam biçimleri oluştura da bilir.

Yani düşünelim, bir evrende galaksiler, yıldızlar, gezegenler oluşuyor ama hiç canlı oluşmuyor. Bu, kimse onu görmeden ve fosil bırakmadan soyu tükenmiş bir canlı türü gibidir. Var ama yok. Çünkü olduğunu bilen yok. O tür de bütün türler gibi beslendi, üredi ama bilinçli bir varlık onu görmedi. Yok sayılır.
 

Kant

Deneyimli
Mesajlar
614
Tepki puanı
368
Düşünce
Ateist
Yaratıcının varlığına dair başka hiçbir kanıt olmadığını bile farz etsek;

Şöyle düşünün:

Big bang öncesinde neden sonuç ilişkisi var mı yok mu bilmiyoruz.

1-Neden sonuç ilişkisi var: %50

2-Neden sonuç ilişkisi yok: %50

1-a-Neden sonuç ilişkisi varsa Yaratıcı var: %100

1-b-Neden sonuç ilişkisi varsa Yaratıcı yok: %0

2-a-Neden sonuç ilişkisi yoksa Yaratıcı var: %50

2-b-Neden sonuç ilişkisi yoksa Yaratıcı yok: %50

1-a ve 2-a yı birlikte düşünürsek Yaratıcının varlığı ihtimali: %75

1-b ve 2-b yi birlikte düşünürsek Yaratıcının yokluğu ihtimali: %25

Başka hiçbir kanıt olmasa bile Yaratıcının varlığı en mantıklı ve en olası sonuçtur.
Süper zencinin ihtimalini neden işin içine katmadın?

Ayrıca olasılığını bilmediğimiz bir şeyi yüzde 50 kabul etme ilkesini doğru bulmuyorum. Çünkü bu ilke çoğu zaman tutmaz.
 

Kant

Deneyimli
Mesajlar
614
Tepki puanı
368
Düşünce
Ateist
Bilimsel olarak mantık kurallarına aykırı olan tek bir olgu gösteremezsiniz.
Bilim ile mantık çelişir demedim ikisi de farklı alanlardır dedim. Birisinde mutlaklık zorunluluk değişmezlik varken olgular kesinlikle böyle değildir. Olguları sadece mantıki delillerle açıklayamazsın.
 

Son konular

Üst