Batman’da yıllardır adak adanan türbe boş çıktı.

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,251
Tepki puanı
492
Düşünce
Sünni
Sen seç farketmez
غَا سِقٍ اِذَا وَقَبَ kelimeleri bu zamana değil, belki غَا سِقٍ bin yüz altmış bir (1161) ve اِذَا وَقَبَ sekiz yüz on (810) ederek, o zamanlarda ehemmiyetli (önemli) maddî mânevî şerlere (kötülüklere) işaret eder. Eğer beraber olsa, Milâdi bin dokuz yüz yetmiş bir (1971) olur. O tarihte dehşetli bir şerden (kötülükten) haber verir. Yirmi sene sonra, şimdiki tohumların mahsulü (ürünü) ıslah olmazsa (düzeltilmezse), elbette tokatları dehşetli olacak. (Şualar-11. Şua'nın Hatimesi)

Bu ifadelerin yazarı 1960ta vefat etmiş ve 1971i nokta atışı göstermiş.
 

Yuşa

☆☆☆
Üye
Mesajlar
787
Tepki puanı
159
Düşünce
Agnostik
غَا سِقٍ اِذَا وَقَبَ kelimeleri bu zamana değil, belki غَا سِقٍ bin yüz altmış bir (1161) ve اِذَا وَقَبَ sekiz yüz on (810) ederek, o zamanlarda ehemmiyetli (önemli) maddî mânevî şerlere (kötülüklere) işaret eder. Eğer beraber olsa, Milâdi bin dokuz yüz yetmiş bir (1971) olur. O tarihte dehşetli bir şerden (kötülükten) haber verir. Yirmi sene sonra, şimdiki tohumların mahsulü (ürünü) ıslah olmazsa (düzeltilmezse), elbette tokatları dehşetli olacak. (Şualar-11. Şua'nın Hatimesi)

Bu ifadelerin yazarı 1960ta vefat etmiş ve 1971i nokta atışı göstermiş.
Olaydan anladığımı söylüyorum yanlışım varsa düzeltirsin ki yanlışım olucak çünkü site yarı arapça yarı türkçe.

Kuranda bir ayetin 5 cümlesinden 2 tane tarih buluyor bu tarihleri topluyor ve gelecekde bu tarihde bir olay yaşanacak diyor.Ve o olay yaşanıyor.

Anladığım doğru mu ?
1971 de ne olmuş ?
810 ile 1161 sayısını toplama nedeni ne yine ayetler mi diyor bu sayıları topla diye ?
Bu ifadelerin yazarı kim delili var mı ?
Bu ifadeler 1971 den önce mi yazıldı delili var mı ?

Ve diğer yorumum ise orda 500 sayısı 90 sayısı 1161 sayısı 1971 sayısı ve 810 sayısı var yani bir kaç örnekle açıklıyım.

Sene 410 da büyük bir olay yaşansa
Ateistler bakın 500-90 410 yapar bu bir mucize diyebilirsiniz

Sene 1661 de bir olay olsa
Bakın beyler 500+1161 1661 yapar mucize diyebilirsiniz dediğim gibi konu 600 sayfalık bir kitabın harflerinden çıkan sayıları birbirleriyle toplamaya gelirse ben buna mucize demem.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,251
Tepki puanı
492
Düşünce
Sünni
Olaydan anladığımı söylüyorum yanlışım varsa düzeltirsin ki yanlışım olucak çünkü site yarı arapça yarı türkçe.

Kuranda bir ayetin 5 cümlesinden 2 tane tarih buluyor bu tarihleri topluyor ve gelecekde bu tarihde bir olay yaşanacak diyor.Ve o olay yaşanıyor.

Anladığım doğru mu ?
Ayet bir cümle. غَا سِقٍ اِذَا وَقَبَ ifadesi gecenin karanlığı çöktüğü zaman demektir. Bu ifadenin ebced değeri 1971 çıkar. Yazar, "O tarihte dehşetli bir şerden (kötülükten) haber verir. Yirmi sene sonra, şimdiki tohumların mahsulü (ürünü) ıslah olmazsa (düzeltilmezse), elbette tokatları dehşetli olacak." diyor.
1971 de ne olmuş ?
Dünyadaki büyük anarşi hareketlerinin Türkiyedeki yansımaları neticesinde çok kan döküldü ve 1971'de Türkiyede darbe oldu. Darbe sonrasında da Türkiyede çok acı olaylar yaşandı. Dünyada da benzer süreçler o tarihte yaşanıyordu.
810 ile 1161 sayısını toplama nedeni ne yine ayetler mi diyor bu sayıları topla diye ?
Ayetler sayıların toplanmasını söylemez. Kelimelerin sayı değerleri ayrı tarihlere, toplamları ayrı tarihlere işaret eder. Bunlar da ayet ve hadislerin farklı anlam tabakaları içerisinde değerlendirilir. Bu yüzden bir ayet ve hadis sadece şundan bahseder, anlamı sadece şudur denilemez. Ayet ve hadisler aynı anda farklı şeylere işaret edebilir.
Bu ifadelerin yazarı kim delili var mı ?
Bu ifadelerin yazarı Bediüzzaman Said Nursi.
Bu ifadelerin el yazması orijinalleri halen mevcut. Farklı yerlerde müzelerde var. Ben gezdim, gözlerimle gördüm, arzu ederseniz siz de gezebiilirsiniz. İnternetten 3D gezme imkanınız olan yerler de var. Bu linkte özel eşyaları kısmında solunuza dönünce el yazması orijinal nüshaları görebilirsiniz
Bu ifadeler 1971 den önce mi yazıldı delili var mı ?
Yazar, "Yirmi sene sonra, şimdiki tohumların mahsulü (ürünü) ıslah olmazsa (düzeltilmezse), elbette tokatları dehşetli olacak." diyor. Demek ki 1951'de yazılmış. Dediğim gibi orijinal nüshalar mevcut, inceleyebilirsiniz. Zaten Bediüzzaman 1960'ta vefat ettiği için bu ifadelerin 1971'de yazıldığı kesin.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,251
Tepki puanı
492
Düşünce
Sünni
Sene 410 da büyük bir olay yaşansa
Ateistler bakın 500-90 410 yapar bu bir mucize diyebilirsiniz

Sene 1661 de bir olay olsa
Bakın beyler 500+1161 1661 yapar mucize diyebilirsiniz dediğim gibi konu 600 sayfalık bir kitabın harflerinden çıkan sayıları birbirleriyle toplamaya gelirse ben buna mucize demem.
Olaylar yaşandıktan sonra işaretler olduğu fark edilen durumlar da var ama böylesi ititrazlarınız olabileceğini düşünerek onları pek paylaşmıyorum. Daha çok olaylar yaşanmadan önce haber verilen durumları paylaşıyorum. NET TARİH verilmesi ve verilen haberlerin TÜMÜNÜN doğru çıkması. İnsan üstü olan durum bu ikisi
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,251
Tepki puanı
492
Düşünce
Sünni
Nihal Atsız'ın Nur risaleleri üzerine bir çalışmasında okumuştum. Bu risaleler her çoğaltılışında düzeltiliyormuş. Said Nursi öldükten sonra da bir çok düzeltme yapılmış.
Ya Nihal Atsız olayı çarpıtmış ya siz Nihal Atsızı yanlış anlamışsınız ya da siz bilerek çarpıtıyorsunuz. Hangisi olduğunu net bilebilmemiz için Nihal Atsızın söylediğini iddia ettiğiniz kısmı Onun ifadeleriyle net olarak önünü sonunu kesmeden paylaşmanız gerekir.

Risaleler yazıcılar tarafından çoğaltılıp tekrar Said Nursiye gönderilir. Nursi de yanlış yazılan kısımlar varsa tashih ettikten sonra okunmak üzere talebelerine verir. Talebeleri de kontrolden geçmiş bu nüshaları ülkenin farklı yerlerine ulaştırırdı.

Said Nursi'ye Osmanlı döneminde Said Kürdi de denilirdi. Kürtlerin varlığının inkar edildiği baskı dönemlerinde bazı orijinal nüshalarda Said Kürdi olarak geçen ifadeler Said Nursi olarak değiştirilmiştir.

Günümüzde de örneklerine çokça rastladığımız üzere fikir namusundan yoksun bazı tipler Said Nursinin fikirleri ve yazdıklarındaki yanlışları gösteremeyince şahsını çürütmeye ve halkın nazarından düşürmeye çalışmış, kendisinin Kürt asıllı olmasını dillerine dolayarak insanları kendisinden soğutmaya çalışmışlardır. Bunun üzerine Bediüzzaman şahsının hakikatlerle araya perde yapılmasına engel olmak için Kürt olduğunu özellikle belirten Kürdi ifadesi yerine doğum yerini belirten Nursi ifadesini kullanmayı daha çok tercih etmiştir ama hiçbir zaman Kürt olduğunu inkar etmemiştir.

Şimdi durum buyken kim neye ne için itiraz ediyor sormak lazım
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,065
Tepki puanı
1,375
Düşünce
Ateist
Nihal Atsız söylemiş olmasa da risalelerde değişiklikler yapılmasına kesin gözüyle bakıyorum. Bu kadar sahteci yalancı kişilerin bunu da yapmamış olması olanaksız. Bunlara güvenmek aptallık olur. Sahte kanıt düzmekteki pervasızlıklarına bakınca daha ne sahtekarlıklar yapabilecekleri anlaşılıyor.

Bunların polisinin daha ortada dava yokken "dava Ergenekon olunca savcısının..." diye küfür ettiğini hepimiz kulaklarımızla duyduk. Herifler sahte kanıtları hazırlamışlar, açılacak davanın adını bile biliyorlar. Polisin biri olay yeri tutanağı tutmamız gerekiyor savcı sorar deyince böyle küfür ediyor. Kanıtın geçersiz kalmasından hiç endişeleri yok, çünkü yargıya da sızmışlar nasıl olsa!

Kanıt diye dizdikleri içi boş el bombası kovanlarını nerden çaldıkları belli olmasın diye de daha sonra imha ettiler. Patlayıcısı olmayan bombaları zaten niye kanıt olarak gösterdiniz ve patlayıcısı olmadığına göre niye saklamıyorsunuz adli emanette itirazlarına aldırış etmediler.

Bu mermiler nasıl böyle dün gömülmüş gibi pırıl pırıl, üstelik sarıldıkları gazete de çok yeni tarihli, üstelik hiç bir asker mermileri gazete kağıdına sarmaz itirazlarına da aldırış etmediler. Bu sahte kanıtları elleriyle üretip suçsuz insanları yargısız infaz ettiler bunlar. Bunların yapmayacakları bir sahtekarlık olamaz.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,251
Tepki puanı
492
Düşünce
Sünni
Bunların polisinin daha ortada dava yokken "dava Ergenekon olunca savcısının..." diye küfür ettiğini hepimiz kulaklarımızla duyduk. Herifler sahte kanıtları hazırlamışlar, açılacak davanın adını bile biliyorlar. Polisin biri olay yeri tutanağı tutmamız gerekiyor savcı sorar deyince böyle küfür ediyor. Kanıtın geçersiz kalmasından hiç endişeleri yok, çünkü yargıya da sızmışlar nasıl olsa!
Iğsızın da doğru olduğunu kabul ettiği belgede Kara Propaganda Faaliyetleri başlığının altında

"dinleyenlerin bizi haklı bulacağı tarzda ses kayıtları düzenlenecektir." yazıyordu
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,065
Tepki puanı
1,375
Düşünce
Ateist
Tamamı iftira olan yalan kumkuması iftira tezgahlarına tek tek şu da yalan bu da yalan diye açıklama yapmak gerekmez.

Bir çikolata reklamı vardı, "süt bu çikolatanın neresinde?" "Her yerindeeee!"

Yalan bu iftira kumkumasının neresinde? Her yerinde. Karşımızda toplumu düşmanlaştırıp, vatanseverleri düşman gösterip birbirine düşürmek ve yönetime darbeyle el koyma amacında son derece sinsi ve tehlikeli bir terör örgütü var! Bu sinsi toplum düşmanlarının kullanmayacakları bir yalan iftira yok!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,251
Tepki puanı
492
Düşünce
Sünni
Kanıt diye dizdikleri içi boş el bombası kovanlarını nerden çaldıkları belli olmasın diye de daha sonra imha ettiler. Patlayıcısı olmayan bombaları zaten niye kanıt olarak gösterdiniz ve patlayıcısı olmadığına göre niye saklamıyorsunuz adli emanette itirazlarına aldırış etmediler.
İmhaya karar veren hakim halen görevde. Yargılanan çetenin delil karartmak için yargıdaki adamlarını kullanmış olabileceği de tersinden düşünülebilir.

26 Haziran 2007’de bomba uzmanları tarafından imha tutanağı düzenlendi ve tutanakta “İmha neticesinde emsallerine eş değerde patladıkları görülmüştür. 18 adet MKE ve 2 adet RFX Amerikan el bombalarının gövde kısmı ile maşa grupları soruşturmaya esas olmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne teslim edilmiştir” denilmiş. Demek ki içi boş kovanlar değilmiş
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,251
Tepki puanı
492
Düşünce
Sünni
Bu mermiler nasıl böyle dün gömülmüş gibi pırıl pırıl, üstelik sarıldıkları gazete de çok yeni tarihli, üstelik hiç bir asker mermileri gazete kağıdına sarmaz itirazlarına da aldırış etmediler. Bu sahte kanıtları elleriyle üretip suçsuz insanları yargısız infaz ettiler bunlar. Bunların yapmayacakları bir sahtekarlık olamaz.
Mühimmatlar yeni gömülmüş olabilir. Hiçbir asker mühimmatı gazeteye sarıp gömmez zaten resmi kaydıyla cephanelikte saklar. Ancak çete mensupları gömer
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,251
Tepki puanı
492
Düşünce
Sünni
Tamamı iftira olan yalan kumkuması iftira tezgahlarına tek tek şu da yalan bu da yalan diye açıklama yapmak gerekmez.
Verdiğiniz her detay belgeleriyle yalan çıkınca detay vermeden her şeyi toptan inkar safhasına mı geçtiniz? İstediğiniz detayı verin birlikte tahlil edelim neden kaçıyorsunuz?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,065
Tepki puanı
1,375
Düşünce
Ateist
Kan kanla yıkanmaz. Bütün fetö iftira kumkumaları yalandan ibarettir. Hiç bir düzmecelerine güven olamaz, sıfırdır. Ne söylerlerse kesin şekilde mutlaka yalandır. Yalancılıkları tescilli yalancıların yalanlarının hiç birine inanılmaz.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,065
Tepki puanı
1,375
Düşünce
Ateist
Fetö gibi terör örgütü çeteleri tabii ki mühimmatı ertesi gün çıkarmak için dün gazete kağıdına sarıp gömer. Yerini de bildiği için direk bulur çıkarır çünkü kendisi gömdü.

Bir kalkışma hazırlığı yapacak askeriye içindeki bir birim ise mühimmatı çok önceden gömüp hazırlamış olması gerekir ve paslanmamaları için sandıkta gömmesi gerekirdi. Mühimmatın paslanmaması çok önemlidir, bunu her asker bilir. Sözde planladıkları hayali kalkışma yarın olmayacağına göre gazeteye sarmazlar. Hiç bir asker hiç bir mühimmat gazeteye sarıp gömmez. Bunu ancak sahtekar, ertesi gün o mühimmatı gömdüğü yerden çıkarıp "aha cephanelik bulduk" diye yalan söyleyecek iftiracı sahtekarlar yapar.

Bunlar bir naylon poşete konup köprünün altına atılmış üç boş el bombası kovanını gösterip "Ergenekon cephaneliği bulundu" diye haber kanallarına servis eden sahtekarlar. Bunlardan beklenmeyecek alçaklık yalancılık yoktur.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,251
Tepki puanı
492
Düşünce
Sünni
Kan kanla yıkanmaz. Bütün fetö iftira kumkumaları yalandan ibarettir. Hiç bir düzmecelerine güven olamaz, sıfırdır. Ne söylerlerse kesin şekilde mutlaka yalandır. Yalancılıkları tescilli yalancıların yalanlarının hiç birine inanılmaz.
Ben durmuş saatin bile günde iki defa doğruyu göstermesine binaen kimin söylediğine bakmam doğru mu yalan mı ona bakarım. Söyleyene bakarak söylenenlerin hepsini doğru kabul etmek ne kadar dogmatik ve yanlışsa, söyleyene bakarak söylenenlerin hepsini yalan kabul etmek de aynı ölçüde dogmatik ve yanlıştır.

Gülenin mevcut iktidarla arasının iyi olmadığı malum. Şimdi bu kesim mevcut iktidarın bir yanlışını söylese, sırf bunlar söyledi diye o yanlışa destek mi olacağız? O zaman sürü kitlesinden ne farkımız kalır?
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,065
Tepki puanı
1,375
Düşünce
Ateist
Bunlar hırsız bir de üstelik, orduya sızıp mermi, el bombası kovanları, lav silahı borularını oraya buraya gömmek için çalmış yürütmüş hırsız sahtekar alçaklar bunlar. Bunların yapmayacakları bir sahtekarlık yalancılık var mı diye düşünseniz bulamazsınız. Bunlar her sahtekarlığı yapar.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,251
Tepki puanı
492
Düşünce
Sünni
Hiç bir asker hiç bir mühimmat gazeteye sarıp gömmez. Bunu ancak sahtekar, ertesi gün o mühimmatı gömdüğü yerden çıkarıp "aha cephanelik bulduk" diye yalan söyleyecek iftiracı sahtekarlar yapar.
O kadar çok böyle olay oldu ki hangisinden bahsettiğinizi bilmiyorum ama bir örnek vereyim:
Haber anti-Gülen duruşu belli olan BirGün'e ait:
"Özel Harekat Dairesi eski Başkanvekili İbrahim Şahin’in Ankara’daki evinde ele geçen krokiye göre Ankara’daki ODTÜ Ormanı’nda yapılan kazı çalışmalarında çok sayıda silah ve bomba bulundu. Bulunan kroki üzerine, Ankara’daki ODTÜ Ormanı’nda kazı yapıldı. Özel Harekat Dairesi’ne ait arazi, söz konusu alana komşuydu... Aramalarda ele geçen patlayıcı, silahlar ve mühimmatların 2004 tarihli gazetelere sarılı olduğu bildirildi... Susurluk kazasından önce İsrail’den Uzi ve Baretta marka tabanca alınmış ancak Şahin’in Özel Harekat Daire Başkanvekili olduğu dönemde silahlar kaybolmuştu. Şahin, davada yargılanmış ve hüküm giymişti. Bulunan silahların kayıp Susurluk silahları olabileceği tahmin ediliyor. Kazıda faili meçhul cinayetlerde kullanılmış silahların da arandığı belirtiliyor. İsrail’den getirilen Uzi silahları Susurluk davasına konu olan faili meçhul cinayetlerde kullanıldığı belirlenmişti. Bu silahların daha sonra kayıp olduğu belirlenmiş üç adet Uzi marka silah Adana’da ele geçirilmişti."
Haber 10.01.2009 tarihli

Şimdi hepsi kumpastı demek ne kadar doğru olur bilmiyorum. Tabii ki bu operasyonları birileri kendi menfaati için kullanmış olabilir ama Susurluk'ta ne olduğunu hepimiz gördük. Devlet içinde işgal ettikleri makamları kullanarak suç işleyen çetelerle mücadele etmek her vatanseverin görevidir.
 
Üst