BBC'nin özel araştırması: Iraklı din adamları kız çocuklarını pazarlayıp, 'muta nikâhı' kıyıyor

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,918
Tepki puanı
1,577
Düşünce
Ateist
Nikahlamak istediğiniz yetim kız çocuklar diyor yahu, daha allah bin türlü belanı elvan elvan versin mi desin ne desin acaba? Nikahlamak istediğiniz yetim kız çocukları dedikten sonra acaba insan ağzını açmaya ne yüzle, hangi yüzle yeltenir ki? Herifler yetim kız çocuklarını bedelsiz nikahlıyoruz ama günah oluyor mu acaba diye fetva istiyorlar alooo! Uyandırma servisi! Daha allahınız bin türlü belanızı mı versin yazsın yahu?! Hayır daha ne yazacak acaba?

Hayır bu kızlar şu yaşa gelmeden nikahlamayın, olmadı adetleri başlamadan nikahlamayın filan diye bir sınır koymak da bu allah denen hazretin aklına hiç gelmemiş mi acaba? Hayır insan, pardon allah bir düşünür, ben bunu yazıyorum ama, herifler üç yaşında çocuğu nikahlarlarsa... O zaman ne olacak diye hiç mi aklı başına gelmez, düşünme özürlü mü, embesil filan mı bu yahu? Herhalde olmaması gerekir, o kadar kitap filan yazmaya kalkıştığına göre! O halde, yani embesilin idyotu değilse bu sınırlamayı niye koymamış olabilir acaba?

Hayır birazcık bir zeka, birazcık bir kavrayış, bir gram akıl yahu! Bir gram akıl olsa bu allah niye hiç bir sınırlamadan bahsetmemiş acaba diye düşünebilmeyi başarabilir!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
9,326
Tepki puanı
604
Düşünce
Sünni
4/127 ayet meali:
"Kadınlar hakkında senden fetva isterler. De ki: Onlar hakkındaki hükmü Allah size açıklıyor: Haklarını vermeyerek nikâhlamak istediğiniz yetim kadınlarla küçük, zayıf yetim çocukların haklarına dair hükümler size bu kitapta okunup duruyor. Yetimlerin haklarını vermekte tam adaleti gözetin. Yaptığınız her iyiliği, Allah mutlaka bilir. "
Ayette "nisa" kelimesi ile büyük kadınlar anlatılıyor. Küçük yetim kızlar için "veled" kelimesini kullanıyor. Demek ki nisa ile veled farklı şeyler. Her ikisi için adaleti emredip, yetim olmayanlar için uygulanan diğer dini hükümlerin bunlar için de aynen uygulanmasını istiyor. Peki evlilikte yetim olmayanlara uygulanan dini hükümler nelerdir? Evlilik sorumluluğunu taşıyamayacak durumda olmak evliliğin şartlarındandır. Özellikle yaşın belirtilmesi Kuranın evrenselliğine engel olurdu. Çünkü farklı coğrafyalarda büluğa erme yaşı değişiyor. Sadece adetleri başlamayı sınır olarak da koymak yeterli değil. Çünkü adeti başlayıp büluğa erdiği halde, evlilik sorumluluğunu taşıyacak olgunluğa ulaşmayanlar olabilir. Hatta adeti çok geç başlayan veya hayatı boyunca hiç adet olmayan kadınlar da vardır. Bu yüzden yaş veya adet görme sınırlaması mantıksız olur. Bunun yerine her coğrafyada ve çağda uygulanabilecek adaletle muamelenin emredilmesi, evlilik sorumluluğunu taşıma olgunluğu şartı konulması en mantıklı olandır.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,918
Tepki puanı
1,577
Düşünce
Ateist
Asgari ücret diye bir şey var değil mi. Bundan aşağısı olmaz, yetmez ama bu alt limit, aşağısı olmaz demek. Ama tabii akıl etmek için zeka lazım.

Asgarisi dokuz yaş da denebilir, artık daha da erken ergenlik olmaz diye düşünülebilir. O da olmaz ama kötünün, yani hiç bir sınır belirtmemenin az kötüsü olurdu. Ama düşünebilmek için zeka olmalı ve olması da yetmez, yeterli düzeyde olmalı, o da yetmez, dogmaya ipotek edilmemiş olmalı.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
9,326
Tepki puanı
604
Düşünce
Sünni
Evlilikte asgari sınır, kişinin evlilik sorumluluğunu kaldıracak olgunluğa ulaşmasıdır
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,918
Tepki puanı
1,577
Düşünce
Ateist
Kuran'da yetim kızların nikahlanması için değil, nikahlanıp giderlerken mallarının verilip verilmemesine karar verilmesi için olgunlaşıp olgunlaşmadıklarına velisinin karar verilmesi istenir. Bu da ayrı bir kepazelik. Bu konuya girersek rezaletin iyice botu çıkar.

Bir kere yetim çocuk nikahlanıyor, rezalet daha başlarken 1-0 önde.

Sonra malını verip vermemeye velisi karar veriyor, adam hiç malını verir mi? Vermeyeceği belli. Üçüncüsü yetimin malını aceleyle yemeyin diyor! Ülen yavaş mı yesin be! Yetimin malını fakirse yiyebilir diyor! Habire Kuran rezalet goller yiyor! Rezillik yani, skandal. Bundan daha büyük kepazelik nasıl olacak ne bileyim! Bu yetimin malı yenebilir bir şey mi, başka yerde yetim malı yiyen ateş tıkınır diyor, burada fakirseniz yeyin ama aceleyle yemeyin diyor! Daha nasıl çelişki olacak artık?

Kuran'ın çelişkiler yumağı olduğuna bir örnek daha!

(Bkz: Kuran 4/6)
 

Entropyy22

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,929
Tepki puanı
1,006
Düşünce
Ateist
Kuran'da yetim kızların nikahlanması için değil, nikahlanıp giderlerken mallarının verilip verilmemesine karar verilmesi için olgunlaşıp olgunlaşmadıklarına velisinin karar verilmesi istenir. Bu da ayrı bir kepazelik. Bu konuya girersek rezaletin iyice botu çıkar.

Bir kere yetim çocuk nikahlanıyor, rezalet daha başlarken 1-0 önde.

Sonra malını verip vermemeye velisi karar veriyor, adam hiç malını verir mi? Vermeyeceği belli. Üçüncüsü yetimin malını aceleyle yemeyin diyor! Ülen yavaş mı yesin be! Yetimin malını fakirse yiyebilir diyor! Habire Kuran rezalet goller yiyor! Rezillik yani, skandal. Bundan daha büyük kepazelik nasıl olacak ne bileyim! Bu yetimin malı yenebilir bir şey mi, başka yerde yetim malı yiyen ateş tıkınır diyor, burada fakirseniz yeyin ama aceleyle yemeyin diyor! Daha nasıl çelişki olacak artık?

Kuran'ın çelişkiler yumağı olduğuna bir örnek daha!

(Bkz: Kuran 4/6)
Kıvırmayın, Kur'an'da çocuk yaşta evlilik bal gibi de geçiyor (Talak Suresi 4. ayeti). Ben gülüyorum sana, İslamı bilmeyene Kur'an'da çocuk evliliği olmadığını yuttursun da, bilene nasıl yutturacaksın? Prof. Mustafa Öztürk

 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
9,326
Tepki puanı
604
Düşünce
Sünni
Mustafa Öztürk yanılıyor. İslamda evlilikte asgari sınır, kişinin evlilik sorumluluğunu kaldıracak olgunluğa ulaşmasıdır. Bu olgunluk da kişiye ve coğrafyaya göre değişir. Bu yüzden yaş telaffuz edilmemesini çocuk nikahına izin olarak değerlendirmek yanlış olur
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
9,326
Tepki puanı
604
Düşünce
Sünni
Yetime sahip çıkan aile ihtiyaç sahibi ise yetimin malından istifadesi zaruret miktarı caizdir. Aile ihtiyaç sahibi değilse yetim malına dokunması haram olur. Bunlarda da eleştirecek bir durum yok
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,918
Tepki puanı
1,577
Düşünce
Ateist
Hayırdır dostum, yanlış yerden alıntı yaptın? :D

Neyse, anlattığım gibi sadece 65/4 değil, bir çok Kuran pasajında küçük kız çocuklarının nikahlanmasından bahsediyor. Bu kadar apaçık bir konuda kıvırtmak çok büyük yüzsüzlüktür ama dünyada muslimler kadar yüzsüz de bulmak zor. Hindular bile bir çok Hindu inancının insanlık dışı olduğunu artık kabul ettiler.

Yani şimdi Mehmet Akif'in İstiklal Marşı'nda ırktan bahsettiğinin tartışması olur mu? Adam ırk demiş mi arkadaş, demiş. Demiş yani, dememiş olsa tamam ama demiş. Açar bakar, bahsettiğini görürsün. "Efenim ama işte o ırkçılık değil ki, onun ırk demesi başka amaçlı" da bilmem ne de kıvırtmanın yeri yok. Burada tartışılan Mehmet Akif ırkçı mıdır mevzusu olmaz! Burada İstiklal Marşı'nda ırktan bahsediliyor mu edilmiyor mu mevzusunu örnek veriyorum ve bu apaçıktır, okur görürsün. Mevzu bu örnekte İstiklal Marşı ırkçı bir marş mıdır da değil.

Aynı bu örnekteki gibi, küçük kız nikahlama var mı, var. Mevzu biter. Muslimler çok sıkışırsa "e efenim çocuk ortada mı kalsın, ilkel toplum, birisi sahiplensin" diye kıvırtmaya başlarlar. Önce bir yok mok diye direnirler de, biraz yüz denen bir şeyi varsa belki bazılarının yüzü tutmaz kabul ederler. Bazısında ise surat artık manda gönünden kösele gibi olur, her suratına çarpanı nisan yağmuru zannedip rappisine şükreder, bunlar artık muhatap olmaya değmeyenler. Bunlarda dogma çamuru boyu aşmış, dogma bataklığında boğulmuşlardır.

Biraz yüz diye bir şeyi olan muslimlere söylenecek olan, tamam işte Kuran o günün şartlarına göre o günün insanları tarafından düzülmüş işte demektir. Yazılmış demek uygun değil, bu şey öyle oturulup yazılmış bir şey değil çünkü. Bu karmakarışık derlenmiş bir düzmece. Günümüz için geçerliliği sıfırdır.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,918
Tepki puanı
1,577
Düşünce
Ateist
Modern devletler kimsesiz çocukları nasıl korur, tabii ki devlet kurumları bu görevi yapar. Hatta çocuklar soyutlanmasın diye yurtlarda da değil, başlarına bir öğretmen koyarak sekiz on tanesini bir evde barındırarak korur. Kızlar ona öğretmen anne derler. Öyle ergen bile olmadan kocaya filan vermez elbet. Medeni yasalara göre mahkemeye başvurularak yargıç evlenme yaşını onsekizden bir kaç yıl geriye alabilir. Uygun bir aileye evlatlık da verilebilir. Bu iki durumun haricinde devlet onsekiz yaşına kadar tüm yükümlülüklerini üstlenir.

İslamda ise durum tam kepazelik. Bir adamın cariyesini sattığını düşünün. Ama cariye hamile ve adamın çocuğu karnında olarak satılmış olsun. Cariye gitti doğurdu bir kız çocuk. Tabii kölenin çocuğu da köle kabul ediliyor. Kız büyüdü, sahibi pazara götürdü satmaya. Vaktiyle annesini esir pazarında satan adam kızı beğendi satın aldı!

İslam fıkıhçıları bu durum için nikahlı birliktelik olmadığı, cariye olduğu için kendi kızını cariye olarak satın alması caizdir fetvası vererek rezalete imza atmışlardır. Yani bu rezalet fetva ile bilmeden alma konusunda iç rahatlatmayı da aşıp, bilerek bile almanın da önünü açmışlar! Skandal yani, rezillik!

Bütün bunlar Kuran'da güzelce düzenlenmiş yazılmış olsa bu fıkıh kepazelikleri niye ortaya çıksın?

Bizzat Kuran'da evlatlık kurumu ortadan kaldırılmışken fıkıhtan ne beklenebilir de? Bizzat Kuran'da evlatlık eşleri ve tabii evlatlığın kendisi de oluyor bu arada, besleme, büyüyüp güzel bir kız olursa yatağa atılacak bir yanaşma olarak görülmüşken fıkıhtan ne bekleyeceksin?
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
9,326
Tepki puanı
604
Düşünce
Sünni
Kimse İslama iftira atmasın, hamile cariyenin satış şartları bahsi geçen hayali durumu engelliyor. Ayrıca bir cariyenin efendisinden çocuğu olursa, cariyenin çocuk doğduğu andan itibaren kendisi de çocuğu da hür dür
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,918
Tepki puanı
1,577
Düşünce
Ateist
:D Nasıl bu kadar mankafa olunuyor anlamak güç. Bu muslimler Amazonlarla mı savaşmış acaba ki kadın savaş esiri ele geçirmişler? Hep daima savunma savaşı yapan, zinhar hiç saldırmayan :p bu muslimlere Amazonlar mı saldırmış??? :D

Hayır nasıl bu kadar mankafa olunur yahu? Cidden ne içiyor bunlar acaba? Ülen işte apaçık, basmıslar kabileyi, eli silah tutacakları kılıçtan geçirmişler, kadınları cariye, çocukları köle yapmışlar. İslamı böyle böyle yaymışlar! Hayır bundan daha apaçık ne olur ben anlamadım ki!

Kuran'da Zariyat adı verilen bölümde bu sabah baskınları övülür. Boşuna denmiyor cahil çöl yağmacılarının ilkel cep ajandası diye.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
9,326
Tepki puanı
604
Düşünce
Sünni
Araplarda bazen savaşçılar var güçleriyle savaşsın diye onları teşvik etmek için kadınların da savaşa katıldığını bilmediği halde iftira atan cehalete ne denebilir ki?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,918
Tepki puanı
1,577
Düşünce
Ateist
İslam öncesi Araplarda kadın önemli ve değerliydi. Savaşa da katılır tef dümbelek çalarak zılgıt çekerek savaşı kızıştırırlardı.

Fakat meydan savaşlarında bir taraf tamamen tükenip ezilene kadar savaş olmazdı. Hatta çoğu kez savaşmadan önce sizin en yiğit savaşçınız kim diye meydan okunur, en yiğit üç kişi çıkar dövüşürdü. Üç sıfır yenilen savaşı kaybettiğini kabullenir çekilirdi. İki bir yenilen bazen yenildiğini kabul eder bazen etmez savaş başlardı.

Savaş sonucu belli olur gibi olunca yenilen taraf asılmaz, geri çekilirdi. Tabii ağırlıklarını bırakarak ve bunlar ganimet olarak toplanırdı. Kadınlar geride oldukları için onlar ilk çekilenler olurdu. Zaten tef dümbelek zılgıt sesleri kesildiğinde yenildik anlamı çıkardı. Tümüyle telef olana kadar ısrar etmezlerdi.

Ancak bir kabile baskın yerse ve katliama uğratılırsa, ki bu çok nadiren olan bir şeydi, ama İslam sonrası yoğunlukla İslam'a uzak duran tüm kabileler baskınlarla katliam edilmiş yağmalanmış yok edilmiştir. Böyle baskın sonucunda ele geçen tüm kadın ve çocuklar köleleştirilirdi. İslam'dan sonra bu uygulama rutine binmiş, çok nadir olmaktan çıkmıştır.

Ta ki tüm yarımada zorla İslamlaştırılana kadar.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
9,326
Tepki puanı
604
Düşünce
Sünni
Bunların iftira olduğu defalarca ispatlandığı halde iftiralara devam etmek trajikomik
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,918
Tepki puanı
1,577
Düşünce
Ateist
Zariyat adı verilen Kuran bölümünde sabah baskınları alenen övülmektedir. Bu baskınlarla İslama karşı duran kabileler katliama uğratılmışlardır.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,918
Tepki puanı
1,577
Düşünce
Ateist
Kuran'da cariyelerin mükatebe (yazılı anlaşma) yaparak ücreti karşılığı fuhuş yapmalarına izin verilir. Mükatebe bedelini toplarsa azat edilebilir. Cariyelerinizi fuhuşa zorlamayın yazılarak rezalete imza atılmıştır. Yani zorlamadan yaparsa özgürlüğünü kazanmak için, o zaman fuhuş yapabilir!!!

Bir de rezaletin üzerine kepazelik: Allah bu zorlama nedeniyle affedicidir yazılmıştır! Fuhuşa zorlanan cariyeyi affetmek söz konusu olmadığına, zorlandığına göre affedilen ancak zorlayan olacaktır! Öyle ya, öldürse kısas yok, çünkü kısasın hüre hür köleye köle, dişiye dişi uygulanacağı açıkça yazılmış! Bu durumda ölüm korkusuyla zorlandığı fuhuşu yapmak zorunda kaldığına göre cariyeyi affetme diye bir durum olamaz. Kim kaldı geriye? Fuhuşa zorlayan kaldı!!!

Rezillik üstüne kepazelik! Ele alınır bir düzgün tarafı olsa da o tarafından ele alsak, yok!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
9,326
Tepki puanı
604
Düşünce
Sünni
İslam savaşta bile olsa savaşa katılmayana dokunmayı yasaklamıştır. Bu yüzden katliam iddiası iftiradır
 
Üst