Bilim ve dinin önemli bir farkı

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Ben bu cevapta doğrudan bu argümanın hatasını göstermek yerine adaleti sağlamak adına ruhu kabul ederseniz ne olur onu göstereceğim. Bunun için Reductio ad absurdum yöntemini kullanacağım. Bu argümanı doğru kabul edersek adaleti sağlamak için kendi argümanınızı çürütmek zorundasınız. Çünkü ruh olsaydı ve adaleti sağlamak istiyorsak sadece ruhu hapse atmalıyız. Ama hayır, o "masum atomlar" da "ruh"un suçu yüzünden hapse girecek. Yani masum atomları hapse atmamamız gerekiyordu. Gördüğünüz gibi "ruhun var olduğu kabulü" bu söylediğiniz sorunu çözmedi.
Ruh varsa beden onun elbisesidir. Ruhu çıplak olarak hapse atamayacağımıza göre elbisesiyle hapse atarız. Acıyı hisseden ruh olduğu için elbisenin de hapiste olmasının bizim adımıza sorun teşkil ettiği bir durum yok. Eğer bizim savunmamızda acıyı hisseden atomlar olsaydı o zaman eleştiriniz haklı olabilirdi ama biz zaten acıyı hissedenin atom değil ruh olduğunu söylüyoruz.

Sonuç olarak adaleti sağlamak istiyorsanız ruhun varlığını kabul etmek zorundasınız. Aksi halde sadece modern hukuk sistemlerinin tamamını değil, bir süre sonra annenizi, babanızı, eşinizi ve çocuklarınızı da reddetmek zorunda kalırsınız.

Hiçbir bilimsel ve mantıksal temeli olmayan ateizm uğruna tüm bunları reddetmek isteyen etsin, kendi tercihidir.
 

apokalips

Çaylak
Mesajlar
919
Tepki puanı
187
Düşünce
Bağımsız
Ruh varsa beden onun elbisesidir. Ruhu çıplak olarak hapse atamayacağımıza göre elbisesiyle hapse atarız.
O zaman atomları ayrı olarak hapse atamayacağımıza göre o kişiyi hapse atarız çünkü o adamı atomlardan oluşan yığın olarak kabul etmeyiz, onun kişiliğini suçlu olarak kabul ederiz, bu kişiliği oluşturan da atomlar arasındaki etkileşimdir, tek tek atomlar değil.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

apokalips

Çaylak
Mesajlar
919
Tepki puanı
187
Düşünce
Bağımsız
Ayrıca eğer ruhun varlığını kabul etmezseniz insan vücudundaki atomlar değişince, insan başka bir insan olacağı için katile hapis veremezsiniz; çünkü katil olan atomlar vücuttan atıldı. Emeklilik olmaz; çünkü emek veren atomlar vücuttan atıldı. Eşiniz, çocuklarınız, anne babanız bir süre sonra sizinle artık bağı olmayan insanlar olur; çünkü bağı olan atomlar hem sizin hem de onların vücudundan atıldı
Bu argüman "ben" dediğimiz kişinin sadece vücuttan ibaret olabileceği varsayımından/yanılgısından kaynaklanıyor. Yani ruh gibi ek unsur olmazsa ancak vücuttan ibaret olduğumuz düşüncesi hakim. Şöyle deney örnek hayal edelim:

Sen Ahmetsin,1.5 metre boya sahip hem-beyaz tenli sarı saçlı birisisin. Bir gece ansızın bayıltıldın, gözünü açtın Ronaldo'nun vücudundasın ve yanında o 1.5 boyunda sarı saçlı ceset (eski vücudun) yatıyor. Ne dersin? "Ben ölmüşüm" mü dersin yoksa I Beynimi/bilincimi Ronaldo'nun vücuduna nakletmişler" mi dersin?

Hangisini dediğine bakmaksızın Ahmet hala aynı hatıralara aynı görüşlere aynı hafızaya, aynı bilgilere sahip aynı Ahmet, sadece vücudu değişti. Bu da bize "bizi biz yapanın vücut değil bilincimiz - beynimiz olduğu" sonucuna götürür.

Yani bizi biz yapan bilincimizdir, hücreler değil o hücrelerin ürettiği ve ayakta tuttuğu bilinciz biz.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Son konular

Üst