Bilimselliğin doğru metot olduğuna deliliniz nedir?

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
15,753
Tepki puanı
1,221
Düşünce
Sünni
Teist olabilirler. Ya da o dönemin engizisyon işkencelerinden çekindikleri için teist görünüyor da olabilirler. Bu önemli değil. Ama fikren ateisttirler. Çünkü ateizm kanıt aramak demektir. Onlarda masallara inanmayıp kanıt aramışlar.
Ateizmin kanıt aramak diye bir tanımı yok, bunu siz uydurdunuz.

Ben de Türklük kanıt aramaktır deyip hepsini fikren Türk ilan edeyim.

Sizin iddianızla aynı derece mantıklı. :)
 

vld_ackrmn

☆☆
Deneyimli
Mesajlar
404
Tepki puanı
486
Düşünce
Agnostik
@Tiglath koş bak neler deniliyor? :)
Evet inançlı bilim insanları olduğu kadar inançsızlarıda var. Ama bu bilimsel metodu etkilemez. Bilim sana veri sunar ve matematiksel, fiziksel ve s. çıkarımlar yaparsın. O yüzden bilim nötrdür.
Bu sizin temelsiz uydurmanız.

Enzim olmadan canlının hayatını devam ettiremediğini deney ve gözlemlerle görüyoruz.

Enzimin kendiliğinden oluşamadığını da deney ve gözlemlerle görüyoruz.
Derinden okumadan ne demek istediğimi anlamayıp uydurma demeniz sizin temelsiz uydurmanız. Bilim emprisistir. Bana bir tek örnek verin ki, bilim orada deney yaparken Tanrıyı etkili eleman olarak görsün? T parametresi olsun farketmez. Senin oradan yapacağın felsefi ve sübjektif çıkarımlar o insanı bağlar. Bilimi değil. Maalesef sizde bilim ile felsefeyi karıştırıyorsunuz. Uydurma demeden önce okuyun orda ne demek istediğimi. Bir kısmını alıp uydurma demek dogmatik bakmaktır.
 

Tiglath

ll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,533
Çözümler
3
Tepki puanı
1,310
Düşünce
Ateist
Ateizmin kanıt aramak diye bir tanımı yok, bunu siz uydurdunuz.

Ben de Türklük kanıt aramaktır deyip hepsini fikren Türk ilan edeyim.

Sizin iddianızla aynı derece mantıklı. :)
He kanıt aramıyoruz. Artistlik olsun diye ateist olduk.
Galile, Kopernik teist olsaydı kutsal kitapta yazanı doğru kabul eder, dünyayı evrenin merkezine alır mutlu mesut yaşarlardı. Acaba gerçekten böyle mi deyip araştırmışlar, kutsal kitapta iddia edilenlerin tam tersinin doğru olduğunu bulmuşlardır.. E biz ateistlerde, araştırıp, kutsal kitapların yanlış bilgiler içerdiğini söylüyoruz. Aramızda ne fark var?
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
15,753
Tepki puanı
1,221
Düşünce
Sünni
Buna katılıyorum.
Bana bir tek örnek verin ki, bilim orada deney yaparken Tanrıyı etkili eleman olarak görsün?
Bu iddianızla yukarıdaki çelişiyor.

Çünkü etkili eleman olarak görmediğiniz zaman daha baştan taraflı ve dogmatik yaklaşmış olursunuz.

T faktörüne nötr yaklaşıp deney yapılmalı. Deney sonucu eşitlik doğal yollardan sağlanamıyorsa orada T faktörü vardır.
Senin oradan yapacağın felsefi ve sübjektif çıkarımlar o insanı bağlar. Bilimi değil
Evet dinozorun kuşa maymunun insana dönüşmesi ölçüsünde hayali VARSAYIMlar için dediğiniz geçerli. Ama mevcut bilimsel veriler ve mantık kurallarına göre yapılan çıkarımlar sonucu var olduğu ortaya çıkan T faktörü için bu dediğiniz yanlış olur. Öbür türlü kütle çekim kanununa da birileri felsefi ve sübjektir çıkarım diyebilir. Boşluğun arkasına niye kütle çekim kanununu koyuyorsunuz? Belki bilim ilerde gördüğümüz etkinin de nedenini bulur.

Gördünüz mü objektif mantık kurallarını devre dışı bırakırsanız her şeyin sübjektif ve felsefi çıkarım olduğunu iddia edebilirsiniz.

Şuna da halen cevap veremediniz:

Enzim olmadan canlının hayatını devam ettiremediğini deney ve gözlemlerle görüyoruz.

Enzimin kendiliğinden oluşamadığını da deney ve gözlemlerle görüyoruz.

Demek ki mevcut bilimsel verilere göre Yaratıcı var.
Acaba gerçekten böyle mi deyip araştırmışlar, kutsal kitapta iddia edilenlerin tam tersinin doğru olduğunu bulmuşlardır.. E biz ateistlerde, araştırıp, kutsal kitapların yanlış bilgiler içerdiğini söylüyoruz. Aramızda ne fark var?
Onların iddiası doğru sizin iddialarınız ekleme, çıkarma ve cımbızlama gibi yalanlardan ibaret.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
15,753
Tepki puanı
1,221
Düşünce
Sünni
1.si hakaret yokken hakaret etmen senin cahilliğin.
Hakaret yok soru soruyorum.

Kimin cahil olduğu ortada. :)
2.si şirk tir evladım. :D
Bu sizin temelsiz uydurmanız. :)
Dua ne demek bilmiyorsan dahada birşey demiyorum. :)
Linki inceleyenler kimin bildiğini kimin cahil olduğunu görür. :)
Planck ısısı nı kastetmedim.
Şişme evresinin öncesinde geçerli değil. Sonuç olarak fizik yasaları ezeli değil.
Kaynağa tıkladım.
Kaynağa değil "düzenle" yazısına tıklamışsınız.

Aşağıdaki kaynağa tıklamanız gerekiyor.
@GandalfThePink Hanginiz yanılıyorsunuz?
Bu ifadedeki mantık katliamından sonra bize susmak düşer.

Yaratıcının varlığını reddetmenin mantığı katletmeden mümkün olmadığını herkes görsün.
Onlar kendilerini göstermeyi ya da insanlarla iletişimi sevmiyorlar maalesef :( Evet bu bilgiye de bir istisna olarak bana söylediler.
Önceki mantık katliamınızdan sonra delil istememize rağmen ortaya delil koymamanıza şaşırmıyoruz. :)
Atomlar ezelden, kendiliklerinden zaten sonsuz zeki ve sonsuz güçlüdürler.
O yüzden bir eşya fazla yük binince kırılıyor. :)
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
15,753
Tepki puanı
1,221
Düşünce
Sünni
Eğer yaprağı yaratıcı düşürüyorsa, aksini de seçebiliyor olması lazım ama biz bunu gözlemleyemiyoruz.
Türkçe kurallarına uygun yazan kişinin de sadece Türkçe yazısını gözlemleyebiliyor olsak "doğa kanunları gereği Türkçe yazı oluşmuş çünkü farklı bir irade gözlemleyemiyoruz." mu diyeceğiz?

Bizim gözlemlerimiz ne zamandır varlık ve yokluğa ölçü oldu?

Elektron gözlemleninceye kadar yok muydu?
Kağıda yazıyı yazan kişi isterse türkçe kurallarına uymamayı seçebilir ama topun düşüşünü kontrol eden kişi buna müdahale edemez. edebileceğini düşünmek saf bir inançtır.
Neye dayanarak müdahale edemeyeceğini iddia ediyorsunuz?

Bu iddialarınızın sizin temelsiz uydurmalarınız olduğunu söyleyince de kızıyorsunuz.

Üstelik utanmadan sizin uydurduğunuz öznel yorumunuza katılmayan, sizin gibi düşünmeyenleri saf bir inanca sahip olmakla suçluyorsunuz.
Şimdi, yaratıcı düşen top üzerinde aynı kudrete sahip mi? isterse o topa müdahale edebilir mi? o topu 1 milyon kere havadan bıraksak 1 kere dahi olsa onu tutabilir mi?
Bu soruların tamamına verilecek cevap evettir.
Bir yerde irade sahibi birinin varlığını olayın akışını değiştirmesinden anlarız.
Böyle bir zorunluluk yok. Bu zorunluluğu siz uydurdunuz.
Ayrıca Venüste yazı bulursak o zaman bu konuda birşey diye biliriz. Varsayımlarla iş yürümez.
Hayır meselenin özü tam olarak bu.

Gözlemlediğimiz örneklere felsefe vs deyip kaçtığınız için böyle bir durumda bilimsel tavır ne olur diyerek aslında verilen örneklerden yapılan çıkarımların felesefe ve sübjektif görüş değil, bilimsel bakış açısıyla yapılan mantık kurallarına uygun çıkarımlar olduğu gösteriliyor.

Soruyu tekrarlayalım, cevabından kaçmayınız:

Venüste bir cisim bulduğumuzda bilimsel olarak bu cisimdeki hangi özellik bize bu cismin doğada kendiliğinden oluşamayacağını akıllı tasarım olduğunu gösterir?
Evrenin yasaları somuttur, ölçülebilir.
Kanunlar değil kanunların etkileri somuttur.

Kütle çekim kanununu ölçemezsiniz, etkilerini ölçebilirsiniz.

Kütle çekim kanununu göremezsiniz, etkilerini görebilirsiniz vs.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
15,753
Tepki puanı
1,221
Düşünce
Sünni
Bilim düzen-düzensizlik zırvalığı ile ilgilenmez.
Madem öyle bu bilimsel makalede neden sizin iddianızın aksine düzenden bahsediyor?

"Hücreyi, bu reaksiyonların düzenli (ve sadece görünüşte kaotik) bir şekilde meydana geldiği viskoz bir ortam olarak hayal edebiliriz."

"mevcut hücrelerin metabolizması oldukça karmaşıktır, ancak bunun son derece düzenli olduğunu da düşünebiliriz."


Neden bilim Güneş sistemi diyor?

Neden bilime göre insanlar dolaşım, solunum vs sistemlerinden oluşmuş?

Sistem varsa düzen de vardır ve bu düzen bir amaç doğrultusunda kurulmuştur.

Bakınız TDK sözlüğü.
Nullius in verba. Yani otoriteyi sorgula. Sana verilenle yetinme.
Adam da öyle yapıyor ve kendi sübjektif yargılarını bilim diye pazarlayanları sorguluyor ama siz "aman cıs, o bilim" diyorsunuz.
 

Hannibal

Çaylak
Mesajlar
256
Tepki puanı
198
Düşünce
Agnostik
Bu ifadedeki mantık katliamından sonra bize susmak düşer.

Yaratıcının varlığını reddetmenin mantığı katletmeden mümkün olmadığını herkes görsün.
Atom altı tanrıları istedikten sonra her şey olur. Şüphesiz onlar en yücedir isterlerse sonsuzdan daha sonsuzu bile yaratırlar. Ama kafirlerin bunu anlamasını beklemiyorum zaten, o yüzden yolunuza devam edin. Ama şunu bilin ki atom altı tanrıları siz kafirsiniz diye sizi sonsuz yalancılıkla suçlamayacaklar ve cehenneme atmıyacaklar(Evet bu bilgiyi de sadece bana söylediler). O yüzden belki cennette görüşebiliriz :)
 

vld_ackrmn

☆☆
Deneyimli
Mesajlar
404
Tepki puanı
486
Düşünce
Agnostik
Bu iddianızla yukarıdaki çelişiyor.

Çünkü etkili eleman olarak görmediğiniz zaman daha baştan taraflı ve dogmatik yaklaşmış olursunuz.

T faktörüne nötr yaklaşıp deney yapılmalı. Deney sonucu eşitlik doğal yollardan sağlanamıyorsa orada T faktörü vardır.
Hayır çelişmiyor. Ayrıca söylemiştim. Bana T faktörünün hesaplamaya, gözleme ve deneye dayalı fonksiyonunu ver. Non-lineer, lineer, eksponansiyel farketmez. Veremezsin çünkü yaptığımız deney, gözlem ve hesaplamalarda hiç bir etkisi yok. Uydurma diyorsan bana örnek ver. Hatta dur ben vereyim. Bana gelip mantıksal çıkarımlar filan diye teleolojik argümanlarını deney ve gözlem kümesine dahil edip straw man fallacy yapma:

Bir kutudaki iki duvar arasında ileri geri sıçrayan bir parçacık olduğunu varsayalım. Parçacığın x ekseni boyunca yalnızca bir boyutta x = 0 ve x = L'de dikey, geçilmez duvarlar arasında hareket ettiğini varsayalım. Kutunun içindeki parçacığa etki eden hiçbir kuvvet yoktur, bu nedenle Burada potansiyel enerji sıfırdır: V (x, t) = 0, 0<x <L için. Sonsuz büyük kuvvetler parçacığı duvara çarptığında geri iter: potansiyel enerji V (x, t) x<0 ve x>L için sonsuzdur.

box.jpg

Bu örnekte potansiyel enerji zamana bağlı olmadığından, kutunun içindeki zamandan bağımsız tek boyutlu Schrödinger denklemini kullanabiliriz. Kutudaki V = 0 olduğunu hatırlayarak, bu nedenle elimizde

d²ψ/dx²+8π²mEψ/h²=0
Şimdi bunu bir normal çöz. Çözdünse şimdi T parametresini ekleyelim. İstediğin gibi bunu fonksiyon gibi yaz. Ben ekliyorum:

d²ψ/dx²+8π²mEψ/h² +T=0​

Çöz bakalım çözüyormusun🙂
Evet dinozorun kuşa maymunun insana dönüşmesi ölçüsünde hayali VARSAYIMlar için dediğiniz geçerli. Ama mevcut bilimsel veriler ve mantık kurallarına göre yapılan çıkarımlar sonucu var olduğu ortaya çıkan T faktörü için bu dediğiniz yanlış olur. Öbür türlü kütle çekim kanununa da birileri felsefi ve sübjektir çıkarım diyebilir. Boşluğun arkasına niye kütle çekim kanununu koyuyorsunuz? Belki bilim ilerde gördüğümüz etkinin de nedenini bulur.

Gördünüz mü objektif mantık kurallarını devre dışı bırakırsanız her şeyin sübjektif ve felsefi çıkarım olduğunu iddia edebilirsiniz.

Şuna da halen cevap veremediniz:

Enzim olmadan canlının hayatını devam ettiremediğini deney ve gözlemlerle görüyoruz.

Enzimin kendiliğinden oluşamadığını da deney ve gözlemlerle görüyoruz.

Demek ki mevcut bilimsel verilere göre Yaratıcı var.
Evrim konusuna girip kirletmeyeceğim başlığı. Cümlendeki "çıkarımlar" sözüne dikkat et. Bu matematiksel mi? deneysel mi? gözlem mi? Hangi faktörle buna böyle yaklaşıp sonra Tanrı yapmıştır diyorsun? Etkenin ne? Yukarıda örneği verdim Schrödinger denklemine T parametresini ekledim. Çöz bakalım sana pragmatik bir sonuç veriyor mu?😀. Ayrıca hipotez ile mantık kurallarını aynı kümeye sokuyorsan diyecek sözüm yok. Enzime gelince Enzimin kendiliğinden oluşamayacağını iddia etmekle bilimsel anlamda bu nasıl oluşuyor etkenler ne gibi şeyleri aynı kümeye sokarak saman adam safsatası yapıyorsun. Hadi tamam 1/100000 ihtimalle olsun. O ihtimalin olmadığını nereden biliyorsun? Tanrı mı yaptı? Onu bir etken olarak hesaba kat ve sonucu göster bana. Ayrıca öyle olasılık 1/100000 olsa bile diğer etkenleri göz ardı ederek matematikteki bağımlı ve bağımsız olayların ilişkisini çöpe atarsın. Bilimsel verilere göre Yaratıcı var kelimesi yine senin bilime felsefeyi sokmandan başka bir şey değil. Schrödinger denklemini beğenmediysen istediğin konuda bir örnek vere bilirim ama T parametresinin pragmatik olduğunu kanıtlamazsan boşa konuşmuş olursun.

Türkçe kurallarına uygun yazan kişinin de sadece Türkçe yazısını gözlemleyebiliyor olsak "doğa kanunları gereği Türkçe yazı oluşmuş çünkü farklı bir irade gözlemleyemiyoruz." mu diyeceğiz?

Bizim gözlemlerimiz ne zamandır varlık ve yokluğa ölçü oldu?

Elektron gözlemleninceye kadar yok muydu?
Yanlış analoji. Evet gözlem ve deneysel varlık veya yokluk bir ölçüdür. Bilim öyle bizim keyfimize göre bir şeyi yok sayarak ahanda bu etken yok demez. Derse felsefe olur bilim olmaz. Evet elektronu biliyoruz. Bununda sebebi atom fiziğinin kümülatif olarak gelişmesinde kaynaklı. Elektron gözlemleninceye kadar yok muydu? sorusu saçma bir soru. Doğrudan veya dolayı yollardan etkilerini gözlemliyoruz ve bunu grafiğe, denklemlere döküp bir sonuç çıkarta biliyoruz. Kırmızı asa videolarını izlediysen ne demek istediğimi anlarsın. Şimdi bana bir yerde çömlek var ve onu çıkartırken akıllı birisi yapmıştır ve bu analojiyi evrene uyarlayalım dersen bu bilim olmaz. Teleolojik argüman olur. Uydurma filan dersen o seni kendi problemin. Günce analitik felsefede teleolojik argümanlara karşı yazılmış yazıları ve makaleleri incelemeni tavsiye ederim.
Neye dayanarak müdahale edemeyeceğini iddia ediyorsunuz?

Bu iddialarınızın sizin temelsiz uydurmalarınız olduğunu söyleyince de kızıyorsunuz.

Üstelik utanmadan sizin uydurduğunuz öznel yorumunuza katılmayan, sizin gibi düşünmeyenleri saf bir inanca sahip olmakla suçluyorsunuz.
Temelsiz uydurma olması senin temelsiz uydurman. Yazıyı değiştire biliyor muyuz? Evet. Top x koordinat ekseninde 4 noktasına düşmesi gerekirken 7 noktasına etkileyerek düşüre biliyor muyuz? Evet. Hadi tamam 1000 km uzakta olsun düşmesini görerek grafiğe dönüştüre biliyor muyuz? Evet. Doğa yasaları ve Tanrının etkilerini aynı anda gözlemleyip bu analoji yapa biliyor muyuz? Hayır. Bir de gelmiş utanmaktan filan bahsediyorsun. Teleolojik argümanlarını bilim kapsamına sokup kendi öznel yorumunla benim o dediğime öznel yorumun demenden utanman lazım. Ya okumuyorsun ya da bilerek çarpıtıyorsun.😀
 
Yazan tarafından düzenlendi:

vld_ackrmn

☆☆
Deneyimli
Mesajlar
404
Tepki puanı
486
Düşünce
Agnostik
Bu soruların tamamına verilecek cevap evettir.
Yazıyı değiştire biliyor muyuz? Evet. Kanunların Occasionalisme dayanarak Tanrı tarafından gözlemsel ve bilimsel olarak ölçe biliyor muyuz? Hayır? Yine yanlış analojiye yanlış cevap verdin. İlla Tanrı konusu konuşulacaksa bu bilimin değil felsefenin işi. Hala sapla samanı karıştırıyorsun.
Böyle bir zorunluluk yok. Bu zorunluluğu siz uydurdunuz.
Düzenden ve yasalardan bahsedip sonra böyle zorunluluk yok diyorsan kendi bacağına sıkıyorsun. Arada sırada Scholarda Leibnizin monadlarını oku.
Madem öyle bu bilimsel makalede neden sizin iddianızın aksine düzenden bahsediyor?

"Hücreyi, bu reaksiyonların düzenli (ve sadece görünüşte kaotik) bir şekilde meydana geldiği viskoz bir ortam olarak hayal edebiliriz."

"mevcut hücrelerin metabolizması oldukça karmaşıktır, ancak bunun son derece düzenli olduğunu da düşünebiliriz."

Demek düzen?Senin gibi kısmi yazıları alıp Prionları örnek vereyim. Bu protein çevresel etkilerle ve yapım aşamasında oluşan basit hatalar sebebiyle denature oluyor ve alfa-helix düzeninde olması gerekirken proteinlerin disülfür bağları yanlış bağlanıyor ve proteinler katlı olması gerekirken açılıyor. Eee bu ne yapıyor diye sorarsan beyin ve vücudu bozuyor. Hatta prion taşıyan canlıyı yersek bizde de prionlar oluşuyor. Hatta Prionlar beyinde delikler açıyor.


Alıntı:
  • CJD incidence was 3.5 cases per million among those over 50 years of age between 1979-2017.
  • Approximately 85% of CJD cases are sporadic and 10-15% of CJD cases are due to inherited mutations of the prion protein gene.
Link - https://en.wikipedia.org/wiki/Creutzfeldt–Jakob_disease

Link - https://www.cdc.gov/prions/cjd/occurrence-transmission.html


Peki Oksijenin aslında zararda verdiğini biliyor musun? Mitokondride gerçekleşen bazı tepkimelerden sonra ATP üretimi gerçekleşir ve bununla birlikte reaktif oksidatif kimyasallar oluşuyor H202, OH gibi. Bunlara ROM deniliyor. ROM'LAR reaktif olduğundan DNA'ya zarar veriyor. Örnek makale vereyim:


Tabi sen şimdi oksijenin yararlarını veya prionların oluşmasını filan insanların hatalarına veya istatistiksel olarak değersiz olduğunu söyleyip işin içinden çıka bilirsin ve bana bunlar "senin temelsiz uydurmaların" deyip safsata yapa bilirsin. Umrumda değil.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
15,753
Tepki puanı
1,221
Düşünce
Sünni
Kuantum yasaları ezelidir.
Bilimsel/mantıksal kanıtınız var mı yoksa önceki iddialarınız gibi bu iddianız da işkembeden atma mı?

Ayrıca ayet ve hadisleri cımbızladığınız gibi cahil ifadesinin peşindeki “misiniz” kısmı görünmesin diye ifadeyi cımbızlamaya utanmıyor musunuz? Sizce bu şekilde cımbızlama sahtekarlık değil midir?
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Ephesus

☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
748
Tepki puanı
423
Düşünce
İgnostik
Bilimin 6 varsayımını okur musun ? İnanç olduğunu. Bilimin dogma olduğunu. İslamiyet dogma olsa insanlar dinden çıkmazdı. Bir sürü ayet var tefekkür için , araştırın diye.


Videoyu izledin mi bilmiyorum. Çalışan bir şey doğru metot olduğuna delil değildir.
Bilim olması.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

TENTEN

☆☆
Deneyimli
Mesajlar
718
Tepki puanı
549
Düşünce
Apateist
Bilim ile bazı sorunlarımı çözebiliyorum.
Tanrı hiçbir sorunumu çözmüyor.
Fizik formüllerinde tanrı diye değişken veya sabit yok.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
15,753
Tepki puanı
1,221
Düşünce
Sünni
Hayır çelişmiyor
Yazmıştık:

Etkili eleman olarak görmediğiniz zaman daha baştan taraflı ve dogmatik yaklaşmış olursunuz.

T faktörüne nötr yaklaşıp deney yapılmalı. Deney sonucu eşitlik doğal yollardan sağlanamıyorsa orada T faktörü vardır.
yaptığımız deney, gözlem ve hesaplamalarda hiç bir etkisi yok.
Madde ile sınırlı deney, gözlem ve hesaplamalarda madde dışı bir varlığın etkisini gösteriyoruz, bilime felsefe katmakla suçluyorsunuz.

Deney ve gözlemlerle ulaşılan salt veriler anlamsızdır. Siz onu akıl ve mantık çerçevesinde değerlendirmeye tabi tutarsanız bu veriler anlam kazanır.

Karşınıza mantıksal zorunluluk olarak Yaratıcının çıktığı bilimsel veri değerlendirmelerinin neresi bilimsel/mantıksal olarak yanlış gösteremeyince erdemli insanlar gibi doğruya doğru demek gayet kolayken bilime felsefe karıştırmak gibi absürt bir suçlamayla sıyrılmaya çalışıyorsunuz.
Cümlendeki "çıkarımlar" sözüne dikkat et. Bu matematiksel mi? deneysel mi? gözlem mi?
Hepsi. :)
Ayrıca hipotez ile mantık kurallarını aynı kümeye sokuyorsan diyecek sözüm yok.
Saman adam safsatası.
Enzime gelince Enzimin kendiliğinden oluşamayacağını iddia etmekle bilimsel anlamda bu nasıl oluşuyor etkenler ne gibi şeyleri aynı kümeye sokarak saman adam safsatası yapıyorsun.
Saman adam safsatasıyla alakası yok.

Bir enzimin tesadüfen oluşma ihtimali nedir?

Canlının enerji üretebilmesi için gerekli reaksiyonlardaki enzimlerin biri bile eksik olsa reaksiyon tamamlanamaz ve enerji üretilmemiş olur. Gerekli tüm enzimlerin tesadüfen oluşma ihtimali nedir?

Ayrıca günde 10.000 defa yaşanacak radikal bileşik zararlarından hücrenin korunmasını sağlayan enzimlerin de enerji üretiminde gerekli enzimlerle birlikte hepsinin ilk oluşan canlı hücrede tesadüfen oluşma ihtimali nedir?

Bu ihtimale x dersek, hangi bilimsel/mantıksal neden(ler)le 1-x olasılığına karşılık x olasılığının gerçekleştiğini iddia ediyorsunuz?
Elektron gözlemleninceye kadar yok muydu? sorusu saçma bir soru.
Soruya saçma deyip kaçmışsınız ama soru tam da konunun özüyle ilgili.

Siz deney ve gözlemin bir şeyin varlık/yokluğuna ölçü olduğunu iddia ediyorsunuz. Oysaki elektron milyarlarca yıldır bizim deney ve gözlemlerimizden bağımsız olarak vardı.
Şimdi bana bir yerde çömlek var ve onu çıkartırken akıllı birisi yapmıştır ve bu analojiyi evrene uyarlayalım dersen bu bilim olmaz. Teleolojik argüman olur.
Siz kendi kafanıza göre Yaratıcıyı gösteren her veriyi bilimin dışına iterek bilimde T faktörünü gösteren her veriyi felsefik argüman olarak ilan edip sonra da kendi uydurduğunuz ölçüleri mutlak doğru kabul ederek bilimde T faktörü olmadığını iddia ediyorsunuz. Kısacası döngüsel argüman safsatası yapıyorsunuz.
Günce analitik felsefede teleolojik argümanlara karşı yazılmış yazıları ve makaleleri incelemeni tavsiye ederim.
Bu da ayrı bir kaçış taktığı. Madem argümanlarımızın neresi neden yanlış gösteren yazı ve makaleler var, istediğiniz yazı ve makaleden yararlanmanız serbest, buyrun argümanlarımızın neresi neden yanlış gösteriniz.
Doğa yasaları ve Tanrının etkilerini aynı anda gözlemleyip bu analoji yapa biliyor muyuz? Hayır.

Kanunların Occasionalisme dayanarak Tanrı tarafından gözlemsel ve bilimsel olarak ölçe biliyor muyuz? Hayır?
Siz hayır deyince şıp diye öyle oldu zaten. :)

Tüm deney ve gözlemlerimiz enzim olmadan canlılığın oluşamadığını ve devam etmediğini, enzimin de doğada kendiliğinden oluşmadığını gösteriyor.

Demek ki “hayır” cevabınız yanlış.
Teleolojik argümanlarını bilim kapsamına sokup kendi öznel yorumunla benim o dediğime öznel yorumun demenden utanman lazım.
Sizin hiçbir mantıksal gerekçe olmadan T faktörünü kendi öznel yorumunuzla bilim dışı ilan etmeniz normal ama bizim T faktörünü gerekliliğini gösteren bilimsel verileri yazmamız utanılacak şey, öyle mi? :)
İlla Tanrı konusu konuşulacaksa bu bilimin değil felsefenin işi. Hala sapla samanı karıştırıyorsun.
Sizin mantığınıza göre kütle çekim kanununun kendisini deney ve gözleme tabi tutamadığımız için, varlığını gösteren bilimsel veriler olsa da varlığı sonucuna ulaşmak bilim dışıdır ve felsefenin işidir.

Newton dahil hepimiz bu sonuca felsefe yoluyla ulaştık ve bilim dışına çıktık. Aslında bilimde kütle çekim kanunu diye bir şey yok, bu felsefenin konusu. :)
Düzenden ve yasalardan bahsedip sonra böyle zorunluluk yok diyorsan kendi bacağına sıkıyorsun.
Düzen ve yasa olması için sizin uydurduğunuz zorunluluklar olması şart değil.

Siz kendinizi Tanrı zannediyorsunuz haberiniz yok. :)
Peki Oksijenin aslında zararda verdiğini biliyor musun?
Ad hominem (insan karalama) safsatası yapıyorsunuz.

Zaten elinizde safsatadan başka hiçbir şey yok.

Canlıyı koruyan mekanizmalar olmadan canlının hayatta kalmasının mümkün olmadığını yazarken işte bu radikallerden bahsediyorum zaten. Ya okumuyorsunuz ya da okuduğunuzu anlamıyorsunuz.

T faktörünü denkleme yazmadan ilk oluşan canlının bu tarz radikallerden korunma ihtimali yok.

Ayrıca bilim Güneş sisteminden, dolaşım sisteminden vs bahsederken siz bilime göre düzenin ve amacın yokluğunu iddia ediyorsanız sizi en yakın sözlüğe havale edip geçerim.

Kelimelere kendi uydurduğunuz anlamları yükleyip, kendi uydurduğunuz ölçülerle dilediğiniz şeyi bilim dışı ilan edip sonra da bilim şunu diyor vs diye ahkam keserek kendinizi komik duruma düşürüyorsunuz.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
15,753
Tepki puanı
1,221
Düşünce
Sünni
Bilim ile bazı sorunlarımı çözebiliyorum.
Tanrı hiçbir sorunumu çözmüyor.
Fizik formüllerinde tanrı diye değişken veya sabit yok.
Yaratıcı olmazsa düzen, düzen olmazsa bilim olmazdı. Bilim bazı sorunlarınızı çözüyorsa Yaratıcının varlığı sayesinde bilim var olduğu için çözüyor.

Fizik formüllerinde yer çekim kanunu bir değişken olarak yer almaz, bu kanunun etkileri yer alır.

Sizin mantığınıza göre kütle çekim kanunu bilimsel değil, o zaman yok diyelim. :)

Yazmıştık:
Ayrıca bilim Güneş sisteminden, dolaşım sisteminden vs bahsederken siz bilime göre düzenin ve amacın yokluğunu iddia ediyorsanız sizi en yakın sözlüğe havale edip geçerim.

Kelimelere kendi uydurduğunuz anlamları yükleyip, kendi uydurduğunuz ölçülerle dilediğiniz şeyi bilim dışı ilan edip sonra da bilim şunu diyor vs diye ahkam keserek kendinizi komik duruma düşürüyorsunuz.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Son konular

Üst