Bilinen en eski hadis mushafları

vld_ackrmn

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
1,442
Tepki puanı
1,902
Düşünce
Agnostik
Hocam peki sizce kayıp halka'nın tarih aralığı nedir? Yani Hz. Muhammed'im ölümü ile en eski mushafın tarihi doğru parametre midir sizin için?
Hah bak bu mükemmel soru. Parametre etkilidir evet. Bununla biz bazı hipotezler ortaya atabiliriz. Maksimum 50 yıl boşluk olabilir bence.
 

Knightwalker

☆☆☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
6,439
Tepki puanı
2,016
Düşünce
Tarihselci
Gelelim hadislerin toparlanmasına: Altı kitapta, 2 milyon civarı hadis içerisinden, tekrarlarıyla beraber toplam 35 bin civarında hadis toparlanmış. Sadece Buhârî’de 10 bine yakın hadis var. Buhârî’nin 600 bin hadis içerisinden eleme yapa yapa 9 bin civarına indiğini biliyoruz ki durum böyleyse ve (atıyorum) bu hadis eleme/doğrulama süreci 50 yıl sürdüyse (gerçi Buhârî 59 yaşında ölmüş ama biz yine bol keseden atalım), yemek yemeden, tuvalete gitmeden, başka hiçbir işle uğraşmadan 50 yıl boyunca hadislerle ilgilense dahi hadis başına ortalama 45 dakika ayırması gerekiyormuş. Hızlı adammış valla.

Hadisleri doğrulamanın en güvenilir yolu da nakil zinciriyle Peygamberimiz’e ulaşmak, yani Peygamberimiz’in ölümü üzerinden geçen 200 yılın ardından aradaki zinciri tamamlamaktı. Mesela Buhârî şöyle bir araştırma yapıyor:

– Bu hadisi kim söylemiş abi?
– Abdullah İbni Zübeyir.
– Ona kim söylemiş?
– Sufyan.
– Ona kim aktarmış?
– Yahya İbni Said el Ensari.
– Ona kim çıtlatmış?
– İbni İbrahim et Taimi.
– Ona kim istihbarat vermiş?
– İbni Vakkas.
– Ona kim referans olmuş?
– Ömer İbni Hattab. (Hadislerin yazımını yasaklayanlardan, ikinci halife Hz. Ömer yani.)
– Peki ona kim demiş?
– Ona da Peygamberimiz söylemiş işte.
– Hah, tamam, süper.

 

Sema.

Deneyimli
Mesajlar
671
Tepki puanı
251
Düşünce
Bağımsız
Hale bak...

“Mümin bir kimse abdest alırken namaza edince ağzını yıkayınca ağzından günahları çıkar. Burnunu yıkayınca da burnundan günahları çıkar. Yüzünü yıkayınca, yüzünden ve hatta göz kapaklarının altından günahları çıkar. Ellerini yıkadığı vakit ellerinden günahları dökülür. Başını mesh edince başından, hatta kulaklarından günahları çıkar. Ayaklarını yıkayınca da ayaklarından, hatta ayak tırnaklarının altından günahları çıkar. Daha sonra mescide gidip namaz kılışı ecrini ve günahların affını arttırır."
Aaa bunu hep söylerdi bazı büyüklerim sevinmiştim küçükken shjklmgdxs Bide şey diyordular her bi kar tanesini bi melek indiriyor. Dedim nerede okudunuz Kur'an 'da sanki okumuştum biri dedi. Diğerleri cevap vermedi.
 

Knightwalker

☆☆☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
6,439
Tepki puanı
2,016
Düşünce
Tarihselci
En erken hadis mushaflarından biri olduğu iddia edilen "Muwatta" ile ilgili bilgiyi buraya yazıyorum:

6. Sonuçlar

Dr. Omar ve Hıristiyan misyonerler, Muwaṭṭaʾ'nın "hadisler koleksiyonu" olduğunu ve Muwaṭṭaʾ'nın "versiyonlarının" birbirinden "büyük ölçüde farklı" olduğunu söylüyorlar. Ne yazık ki, ne Dr. Omar ya da misyonerler iddialarını destekleyecek herhangi bir kanıt sunmadı.

Aksine, Mālik Muwaṭṭaʾ'sının geleneksel anlamda ne bir hadis koleksiyonu ne de bir fıkıh kitabı olmadığını gördük. Muwaṭṭaʾ adı, "yürürlükte kalmış [yol]" anlamına gelir ve Medine'nin ameli olarak yerleşmiş kabul edilmiş ilkelerin, ilkelerin ve emsallerin kaydını gösterir. Ayrıca, Muwaṭṭa'nın farklı yayınlarının sebebinin, Mālik'in 30 yıldan fazla bir süredir ciddi düzenlemeler ve değişiklikler yapmasından kaynaklandığı da gösterildi. Bu nedenle, biri Mālik'in erken yaşamında ve diğeri hayatının sonuna doğru, Muwaṭṭa yı duyup sonra ileten iki öğrenci, aynı kitabın iki çok farklı versiyonunu duyacaklardır, çünkü Mālik sürekli olarak her yıl metini düzenliyordu.

Metnin temel içeriği söz konusu olduğunda, tüm aktarımlar, versiyonlar arasındaki "şiddetli" farklılıklar iddiasının aksine dikkate değer ölçüde benzerdir. Muwaṭṭaʾ'nın aktarımında en belirgin fark, diğer aktarımlarla karşılaştırıldığında El-Shaybān'ınkidir. El-Şeybânî'nin riveyetinde hangi malzemeyi aktaracağına dair seçimi, Peygamber ve Sahabe'den daha sonraki yetkililerin görüşlerine ve / veya Medine halkının emellerine tercih eden Kufanların teorik kaygıları tarafından yönlendirildi. Bu nedenle, onun Muwaṭṭa aktarımı kapsamlı bir düzenleme gösterir. Bu nedenle, el-Şeybânî'nin Muwaṭṭaʾ naklinin genellikle "Muvaṭṭaʾ Muḥammad" olarak anılması şaşırtıcı değildir.

Metnin gerçekliği, Mālik'in kendi zamanından kalma Muwatta'nın bir papirüs parçasının varlığının gösterilmesiyle oluşturuldu. İçeriğin benzerliği, çok sayıda vericinin farklı konumu ve ilk yorumların varlığı, metnin başladığı kişiye, yani Medineli Imm Mālik'e geri dönen ortak bağı açıkça ortaya koymaktadır.

 

bilgelikyolunda2

Ayrıldı
Mesajlar
253
Tepki puanı
25
Düşünce
Sünni
Hadislerin hepsi kurgudur. Hepsi İran, Irak ekolünden gelme insanlarca yazılmıştır. Kuranı kendi kafa yapılarına göre yorumlamışlar. Mesela Kuran’da 3 salattan bahsedilirken, İran kökenli, zoroastrian ( zerdüşt) altyapılı insanlar bunu 5 vakit namaza çevirmişlerdir. Salatın ne olduğu hala bilmiyoruz. Minare yine zerdüşt kültüründen devşirmedir.
Minare bizdem değil kubbeli yapı Türklere aittir.
Zerdüştün peygamberliği bile tartışılır.
 

Sema.

Deneyimli
Mesajlar
671
Tepki puanı
251
Düşünce
Bağımsız

Güvenilir hadislerin onaylanma süreçleri​

Gelelim hadislerin toparlanmasına: Altı kitapta, 2 milyon civarı hadis içerisinden, tekrarlarıyla beraber toplam 35 bin civarında hadis toparlanmış. Sadece Buhârî’de 10 bine yakın hadis var. Buhârî’nin 600 bin hadis içerisinden eleme yapa yapa 9 bin civarına indiğini biliyoruz ki durum böyleyse ve (atıyorum) bu hadis eleme/doğrulama süreci 50 yıl sürdüyse (gerçi Buhârî 59 yaşında ölmüş ama biz yine bol keseden atalım), yemek yemeden, tuvalete gitmeden, başka hiçbir işle uğraşmadan 50 yıl boyunca hadislerle ilgilense dahi hadis başına ortalama 45 dakika ayırması gerekiyormuş. Hızlı adammış valla.

Hadisleri doğrulamanın en güvenilir yolu da nakil zinciriyle Peygamberimiz’e ulaşmak, yani Peygamberimiz’in ölümü üzerinden geçen 200 yılın ardından aradaki zinciri tamamlamaktı. Mesela Buhârî şöyle bir araştırma yapıyor:

– Bu hadisi kim söylemiş abi?
– Abdullah İbni Zübeyir.
– Ona kim söylemiş?
– Sufyan.
– Ona kim aktarmış?
– Yahya İbni Said el Ensari.
– Ona kim çıtlatmış?
– İbni İbrahim et Taimi.
– Ona kim istihbarat vermiş?
– İbni Vakkas.
– Ona kim referans olmuş?
– Ömer İbni Hattab. (Hadislerin yazımını yasaklayanlardan, ikinci halife Hz. Ömer yani.)
– Peki ona kim demiş?
– Ona da Peygamberimiz söylemiş işte.
– Hah, tamam, süper.

Fark etmeyen olursa diye söyleyeyim: Nakil zincirindeki herkes, belki ilk halka hariç, ölü. Ama nakil zinciri bir şekilde bir sahabiye, oradan da Peygamberimiz’e ulaştığında o hadis sahih (güvenilir) olarak kabul ediliyor. Yani ölüler birbirini doğruluyor, bizim Buhârî de bunları güvenilir hadis olarak kaydediyor.

(Yeri gelmişken, Muaviye gibi manyakların da, Ebu Hureyre gibi tescilli yalancıların da sahabi sayıldığını ayrıca not düşelim mi?)

Yazmaktan yoruldum, uzatmayayım, bir örnekle konuyu kapatayım:

Kertenkeleyi tek vuruşta öldürmenin 100 sevap sayıldığı hadis kitaplarını okuyoruz arkadaşlar

“2 lira verip büyük seçim yaparsak 250 sevap, Maximum Card’dan çekersek %10 fazla sevap da kazanıyor muyuz?” diye geyik yapsam, Peygamberimiz’in sözüyle dalga geçiyorum diye bana saldırırlar. Halbuki Peygamberimiz’le açıkça dalga geçenler, bu kitapları yazanlardır arkadaşlar. Kertenkele öldürünce 100 sevap kazanmak nedir abi? O zaman kertenkele çiftliği açalım, 10 yılda 100 bin kertenkele yetiştirip hepsini öldürelim, 10 milyon sevap-puanla cenneti garantileyelim. (Gerçi ona da gerek yok: Belli özel günlerde namaz kılındığında cenneti garantileyebileceğimiz hadisler de mevcut.)

Sonuç​

Sonuç olarak, maalesef, sünnete inananlar inanmaktan vazgeçmeyecek. Peygamberimiz’in ölümünden en az 200 yıl sonra çıkmış hadis kitaplarından Peygamberimiz’in yaşamını öğrenenler, Kur’an’ın mesajını, Allah’ın kelamını reddedecekler ve Allah’ın sözüne değil, birtakım hadis yazarlarının aktardığı sözlere inanacaklar.


Sünnet, insanların çoğu tarafından “Kur’an-ı Kerim’in yanındaki ikinci kaynak” olarak inanılmaya devam edecek.
Gürkan Engin'in hadis hakkında ki videolarını izlediniz mi ? ☺
 

Knightwalker

☆☆☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
6,439
Tepki puanı
2,016
Düşünce
Tarihselci
Emevilerin uydurduğu hadisler mi varmış.😮
Abbasi halifesi “Mansûr, Mâlik’e şöyle dedi: ‘İnsanlar için, onları (uygulamaya) zorlayacağım bir kitap telif et.’ Mâlik onunla bu konuda konuştu. Ardından Mansûr, ‘Onu telif et. Zira günümüzde senden daha bilgili kimse yok’ dedi. Bunun üzerine Mâlik, Muvatta’ı telif etti. Fakat onun telifi Mansûr ölene kadar tamamlanmadı.

Tezgaha bak. :)

 

Son konular

Üst