Bir Müslümandan İslamı Bitirmek İsteyen Ama Ahlaki Sınırı Olmayanlara Tüyolar!

leonlucas

Çaylak
Mesajlar
201
Tepki puanı
113
Düşünce
Ateist
geldiği toplumda hiçbir radikal değişiklik yapmaması tam tersine geldiği toplumun yoz olan neyi varsa dibine kadar faydalanması
Bu sizin temelsiz uydurmanız.
leonlucas dedi ki:
Örneğin çok eşlilik, kadın erkek eşitsizliği, kölelik, ganimetçilik..vb.
Bu iftiraların tamamını forumda çürüttük ve yapılan itirazlara cevap verdik.

Cevap nerde yardımcı olur musun? Neyi çürüttün? Muhammed peygamber çok eşli değil miydi, kölesi yokmuydu, savaş sonlarında ganimet dağıtmadı mı, kendisi de almadı mı, kadın erkek eşitmiydi ( yani 10 tane kocası olan bir kadın var mıydı örneğin).
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
siz de telefon tacirliği yapmışsınızdır.
Sadece kendi telefonunu bir kez satmış olan ama günlük hayatta telefon ticaretiyle meşgul olmayan işi telefon ticareti olmayan bana bile telefon taciri diyecek kadar mantık katliamı yapıyorsanız zaten sizle konuşmak anlamsız.

Sizin gibi mantık katliamı yapan tiplerin İslam'ı inkarı dogma haline getirmiş olduğunu, ellerinde gerçekten eleştirebilecekleri bir argüman kalmadığı için bu mantık katliamlarından medet umar hale geldiklerini görmek İslam'ın ne kadar doğru bir din olduğunu her seferinde bana bir kez daha gösteriyor. :)
İnsanlığın ilerleyişinde ayakbağı olmaktan başka bir işe yaramayan bilimdışı dinlerden biri olan İslamı
İslam'ı size böyle tanıtanlar temelsiz uydurmuşlar ve size yalan söylemişler.

Arzu edenler linki inceleyebilir:
Ayet ve hadislerin gerçek anlamını saklayın, zorla kastırıp mantıklı anlamlar vermeye çalışın. Muhtemelen mantıklı anlamlar bulamayacaksınız. Olsun. geri çekilmeyin. Sallayın
Sözlük anlamı dışında anlam verdiğim tek bir örnek gösteremezsiniz.
Gerekirse hiç olmayan ayetler ve hadisler uydurun.
Olmayan ayet ve hadis uydurduğum tek bir örnek gösteremezsiniz; çünkü mutlaka kaynak da paylaşıyorum.
Unutmayın özelikle hadislerde işinize gelene sahih, işinize gelmeyene sahih değil deme hakkınız her zaman vardır.
Hangi hadisin sahih olup olmadığı çeşitli metodolojiler kullanılarak bin küsur sene önce sebepleriyle birlikte tespit edilerek kitaplarda kayıt altına alınmıştır.

Bu yüzden iddia edildiği gibi sahtekarlık yapmaya kalkan olursa yalanını suratına çarpmak çok basittir.
Ayetlerde ise anahtar nokta işinize gelen durumlarda işinize gelen mealleri ya da tefsirleri referans gösterebilirsiniz.
Arapça grameriyle, nüzul sebebiyle, diğer ayet ve hadislerle çelişmediği sürece her meal ve tefsir yorumu ayetin anlam tabakasına dahildir.

Bu yorumların yanlış olduğu ortaya çıkarsa yorum çürümüş olur, ayet değil. Çünkü o yorumun saydığım kriterlerden en az biriyle çeliştiği; dolayısıyla ayetin anlam tabakasına dahil olmadığı ortaya çıkar.
Çok sıkıştığınız durumlarda aslında meallere güven olmaz arapça bilmek lazım diyebilirsiniz.
Aksine bunu demek için sıkışmaya gerek yok.

Yazmıştık:
Örneğin ayette soğuk olunca soba yakılması tavsiye ediliyor olsun. Dil bilmeyen birileri kuru meale bakıp "Allah hem israfı sevmediğini söylüyor hem de soba yakılması gibi mantıksız bir öneride bulunuyor. Böyle mantıksız önerilerde bulunan ve birbiriyle çelişen ayetleri olan bir kitaba inanmam" dese, başka biri de tefsirleri gösterip "dil kurallarına göre orada mecaz-ı mürsel yani ad aktarması var, orada soba değil sobanın içindekilerden bahsediliyor" deyince, bu açıklamayı yapan kişiler ayet bükmekle, kıvırmakla vs suçlanıp linç edilip alaya alınması ne derece doğru olur?
Burada denilenleri yaptığım tek bir örnek gösteremezsiniz.

Ayrıca bu sahtekarlıkları yapanın yalanını suratına çarpmak çok basittir.
Bunu yaptığım tek bir örnek bile gösterilemez.

Bu yapıldığı iddia edilen şeylerin sahteliğini ortaya çıkarmak çok basit. Mesela bunu yapan dinsizlere kaynak sorunca bütün foyaları ortaya çıkıyor. :)
Hiç kimseye hakaret ettiğim tek bir mesajımı gösteremezsiniz ama bana hakaret eden dinsizlerin silinen ve silinmeyen çok sayıda mesajı mevcut.

Sonuç olarak ben yazdığım maddelerin tamamına forum içinden örnekler ve kanıtlar defalarca gösterdim ama siz bu maddelerle ilgili örnek olarak tek bir mesajımı bile gösteremezsiniz.

Demek ki İslam'ı körü körüne savunduğumu kimse iddia edemez. :)
Cevap nerde yardımcı olur musun?
Konunun başından beri yazdığımız mesajlara ve açtığımız konulara, açılan konularda yapılan çarpıtma ve iftiralara verdiğimiz cevaplara bakabilirsiniz.

Yine de aradıklarınızı bulamazsanız sorularınızı tek tek buraya yazarsanız tek tek cevaplarını alabilirsiniz.

Ama buraya bir sürü iddia boca ederseniz konular karışır ve yazışma anlamsızlaşır.

Önce bir şey sorunuz, o konu bittikten sonra başka şey sorunuz.

Amacınız objektif bir sorgulamaysa sorularınıza açığız ama baştan inkara şartlanmışsanız ve gelecek her makul cevaba neresi neden yanlış göstermeden kıvırma deyip kaçacaksanız boşuna vakit harcamayalım.
Dostum bu dil hiç hoş değil ve hiç bir amaca hizmet etmez.
Siz akıllı ve terbiyeli birine benziyorsunuz.

@Entropyy gibi ağzı bozuk olduğunu kendi de ifade eden, ölmüş kadınlara bile küfreden tiplerin şahsım dahil her konuda söyledikleri yalan, iftira ve terbiye dışı ifadelerine aynı seviyeye inip cevap vermiyorum ama sizin gibi terbiye kurallarına dikkat edecek insanlarla karşılıklı saygı çerçevesinde her konuyu tartışabiliriz.
 

Hannibal

☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,331
Tepki puanı
938
Düşünce
Agnostik
Sadece kendi telefonunu bir kez satmış olan ama günlük hayatta telefon ticaretiyle meşgul olmayan işi telefon ticareti olmayan bana bile telefon taciri diyecek kadar mantık katliamı yapıyorsanız zaten sizle konuşmak anlamsız.
Ticaret: Ürün, mal vb. alım satımı, kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

Telefon satarken bir kazanç sağlnamadığını iddia eden zır cahil misiniz yoksa? Sen telefon ticareti yaptın, Muho'da köle ticareti yaptı.

Bu konuya bir ay cevap vermeyince sağlam bir argümanla geleceğini zannetmiştim ama anlaşılan sen de senin soru sorduğun abilerin de bu konuda faka basmış. :) Haydi git bir ay sonra başka bir zırvayla gel karşıma. :)
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
Ticaret: Ürün, mal vb. alım satımı, kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

Telefon satarken bir kazanç sağlnamadığını iddia eden zır cahil misiniz yoksa? Sen telefon ticareti yaptın, Muho'da köle ticareti yaptı.

Bu konuya bir ay cevap vermeyince sağlam bir argümanla geleceğini zannetmiştim ama anlaşılan sen de senin soru sorduğun abilerin de bu konuda faka basmış. :) Haydi git bir ay sonra başka bir zırvayla gel karşıma. :)
Yazmıştık:
Sadece kendi telefonunu bir kez satmış olan ama günlük hayatta telefon ticaretiyle meşgul olmayan işi telefon ticareti olmayan bana bile telefon taciri diyecek kadar mantık katliamı yapıyorsanız zaten sizle konuşmak anlamsız.

Sizin gibi mantık katliamı yapan tiplerin İslam'ı inkarı dogma haline getirmiş olduğunu, ellerinde gerçekten eleştirebilecekleri bir argüman kalmadığı için bu mantık katliamlarından medet umar hale geldiklerini görmek İslam'ın ne kadar doğru bir din olduğunu her seferinde bana bir kez daha gösteriyor. :)
 

Hannibal

☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,331
Tepki puanı
938
Düşünce
Agnostik
Tacir=Ticaret yapan kişi. Ticaret=Alım-satım sonucu kazanç sağlama etkinliği. Telefonu sattın, karşılığında kazanç olarak para aldın. Yani ticaret yaptın, yani tacirsin. Bu tacirlik tek seferlik de olabilir bir meslek olarak ömür boyu da olabilir. Sonuç olarak kelimenin anlamında bir değişiklik yok. Sen bir seferlik telefon ticareti yapan tek seferlik bir tacirsin, Peygamberin Arap bedevisi Muho da köle ticareti yapan, bir köle taciri. Artık kaç tana köle alıp satmış orası muamma tabii. :)

Ne kadar aciz ve aşağılık bir duruma düştüğünü her mesajında belli ediyorsun. :) Sana ticaretin anlamını attık, gelip papağan gibi yazmıştık yazacağına onurlu biri ol ve Muho denen bedevinin köle ticareti yaptığını kabul et. :)
 

leonlucas

Çaylak
Mesajlar
201
Tepki puanı
113
Düşünce
Ateist
Sevgili Bilgelikyolunda;
Üşenmeden tek tek cevap vermeye çalıştığın için teşekkürler.
Benim en son mesajım senin konunun ilk mesajındaki toptancı yaklaşımına karşı aynı şekilde verdiğim bir tepkiydi aslında yoksa senin hangi konularla ilgili ne yazdığını detaylı incelemedim.
Henüz foruma yeni üye olduğum için forumun yapısını anlamaya çalışıyorum. Eğer verimli tartışmalar olduğunu görürsem her konuda fikirlerimi, bilgilerimi yazacağım. Bu konuda her türlü seviyeli tartışmaya da varım. Sıkıntı yok.
Mesela bu tacir meselesinde fikrimi yazayım: Ben de Muhammed peygamberin köle taciri olduğunu düşünmüyorum. En azından tarihi kaynaklarda böyle bir şey okumadım. Salt yukarıdaki sözleşmeden de onun tacir olduğu fikri çok zorlama bir fikir olur bence.
Ancak benim için daha da önemlisi köle sahibi olması hatta kölesinin karısıyla evlenmesi. Şimdi birine peygamber deyince bir numara bekliyorsun. Örneğin köleliğe karşı çıkmasını bekliyorsun. Ama çıkmamış. Ya da çok eşliliğin olduğu bir toplumda buna karşı çıkmasını ya da buna örnek olmasını bekliyorsun, olmamış. Anlatabildim mi? Bence tartışılması gereken mesele bunlar. Daha önce de yazdığım gibi içine doğduğu toplumun geri yönleriyle uzlaşmış hatta bu geri yönlerinden faydalanmış gibi geliyor. Ör: kölesi olmasında bir sıkıntı görmemiş, farklı farklı gerekçeler öne sürerek çok evlilik yapmış, savaş kazanmış ganimet almış, ganimet paylaştırmış..vb. Tabi bu yazılan şeyler o dönem için normal ama Peygamber olduğunu öne süren biri için normal olmaması gerekir.
Selamlar
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
köle sahibi olması
Yazmıştık:
Kuranda kölelikle ilgili toplasanız binlerce ayet içinde 10 tane ancak çıkar. Kuran köleliği emretmez aksine hürriyete kavuşturulmalarını teşvik eder. Zaten Kurandaki kölelikle ilgili ayetlerin çoğu da bununla ilgilidir:

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir. (Bakara 177)

Allah, kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da keffâreti, ailenize yedirdiğiniz yemeğin orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onları giydirmek, yahut da bir köle azat etmektir. Bunları bulamıyan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffâreti işte budur. Yeminlerinizi koruyun (onlara riayet edin). Allah size âyetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz! (Maide 89)

Sadakalar (zekâtlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe 60)

Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Mücadele 3)

“Ona hayır ve şer yollarını göstermedik mi? Fakat o sarp yokuşu aşmaya çalışmadı. Böyle yaparak verilen nimetlerin şükrünü eda etmedi. Sarp yokuş, bilir misin nedir? Sarp yokuş: bir köleyi, bir esiri hürriyetine kavuşturmaktır. Kıtlık zamanında yemek yedirmektir. Yakınlığı olan bir yetimi, ya da yeri yatak, (göğü yorgan yapan, barınacak hiçbir yeri olmayan) fakiri doyurmaktır. Hem sarp yokuş: Gönülden iman edip, birbirlerine sabır ve şefkat dersi vermek, sabır ve şefkat örneği olmaktır. İşte hesap defterleri sağ ellerine verilecek olanlar bunlardır.” (Beled 90/10-18).

Her çağa hitap edebilmek için toptan kaldırmamıştır. O gün kölelik vardı, yakın zamana kadar da vardı. İlerde belki yine olur bilmiyoruz. Tabii ki olmamasını dileriz ama olursa da onların hukukunu korumak için de belli hükümler olmalı. Hristiyanlıkta savaş hükümleri olmadığı için, hiçbir sınırlama yoktur. Bu da çok büyük katliamlara sebep olmuştu. İslam savaş hükümleri getirerek bir çerçeve çizmiş, bu hükümler uygulandığı zaman katliamların önüne geçmiştir.

Namaz hükümlerinin namaz dışında uygulanmadığı gibi kölelik hükümleri de köleliğin olmadığı zaman uygulanmaz. İnsanlar her an namaz kılmadığı için bu durum Kuranın evrenselliğine zarar vermediği gibi, kölelikle ilgili hükümlerin kölelik olmadığı zaman uygulanmaması Kuranın evrenselliğine zarar vermez.

İslam öncesi devirlerden kalma kölelerin de birden serbest bırakılması sosyolojik ve psikolojik olarak yanlış olur. Hürriyet nedir, meslek nedir, bütçe idaresi nedir bilmeyen insanlar birden sokağa bırakılırsa suç patlaması olur. Köleler Sudan çıkmış balığa döner. Zaten Amerika’da birden kölelik yasaklanınca birçok köle eski sahiplerine geri dönmek istemiştir.

İslam, rehabilite edilen ve özgürlüğe hazır hale getirilmesi neticesinde kölelerin azad edilmesini teşvik etmiştir.

Toptan kaldırmak ancak yakın tarihte olduğu gibi bütün insanlığın alacağı kararla olur. Yarın bu durumun bozulup tekrar köleliğin gelmeyeceğini bilmiyoruz. Tabi ki olmasını istemeyiz. Diğer devletler sizin vatandaşınızı köleleştirirken siz ne yapabilirsiniz ki, sonuçta küçücük bir toplumdan bahsediyoruz. Ayrıca savaş esirlerini tutacak hapishane yok. Ömür boyu besleyip hiç çalıştırmamak, ekonomik anlamda ciddi külfet. Çalıştırdığınız anda zaten köle olmuş oluyorlar. Hapishane yerinde evinizde barındırıyorsunuz, yediğinizden yedirip, giydiğinizden giydiriyorsunuz, yapabileceğinden ağır iş veremiyorsunuz. Bu şartları düşününce günümüzdeki işçiler, Müslümanların köleleri kadar iyi yaşamıyor.

Çağına ayak uydurmayıp çağının ötesinde şeyler söylemiştir:

İslâm dini her şeyden önce köleliği yalnız savaş esirlerine münhasır kılmış, diğer kaynaklara izin vermemiştir. Bunun yanında bazı günahların kefâreti olarak köle âzadını şart koşmak suretiyle köleler için hürriyete kavuşma yollarını çoğaltmıştır. (Mâide, 5/89; Mücâdele, 58/3)
Yalnız İslâm hukukunda görülen bir uygulama olarak da devlet, gelirlerinin belirli bir bölümünü köle âzadına tahsis etmiştir.(Tevbe, 9/60)

Bunların ne ölçüde ileri ve insanî bir anlayışı yansıttığını, çağının ötesinde şeyler olduğunu anlamak için İslâm toplumundaki kölelerle diğer toplumlarda -özellikle yakın zamana kadar Amerikan toplumunda- yer alan kölelerin yaşayışlarının karşılaştırılması yeterli olacaktır.
https://sorularlaislamiyet.com/isla...oylediniz-bu-tedbirler-nelerdir-kolelik-0?amp
kölesinin karısıyla evlenmesi.
Hz Zeyd kölesi değil, çünkü yıllar evvel Hz Peygamber O'nu azad etmiştir. Hatta Hz Peygamber ailesinin yanına gitmesine izin vermiş ama Hz Zeyd kendi isteğiyle Hz Peygamber'in yanında kalmaya devam etmiştir. Demek ki Hz Zeyd nasıl bir muamele görmüş ki ayrılmak istemiyor. Demek ki Hz Peygamber'in bir şekilde bir süre yanında bulunmuş olan kölelerin sadece adı köle.

Hz Peygamber Hz Zeynep ile evlendiğinde Hz Zeynep Hz Zeyd'in karısı değildi; boşanmışlardı.

Reşit iki bireyin evlenmeye karar verip evlenmelerinin nesi yanlış?

Kadının önceden kimle evli olduğunun bir önemi var mı?

Ömür boyu eski evliliğiyle anılıp bunu taşımasını istemek kadına haksızlık olmaz mı?
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
Ya da çok eşliliğin olduğu bir toplumda buna karşı çıkmasını ya da buna örnek olmasını bekliyorsun, olmamış.
İslam'da tek eşlilik esastır ama zorunlu hallerde çok eşliliğe izin vardır.

Hz Peygamber çok eşliliğe her şartta karşı çıksaydı aksine o zaman evrensel bir peygamber olamazdı. Savaşlar gibi erkek nüfusunun azaldığı zamanlarda çok eşliliğin yasak olması kadınları mağdur ederdi.

Ayrıca Müslüman olmayanların hem zina yasağına hem de çok eşliliğe karşı çıkması sizce de çelişki değil mi?

İki bireyin evlilik olmadan cinsel birlikteliğini normal görüp bu cinsel birlikteliğin evlilik çatısı altında olmasına, dolayısıyla kadının nikahtan kaynaklanan ekstra bir sürü hakkının olmasına karşı çıkmak kadının hakkını mı savunmak olur yoksa kadın hakkı karşıtlığı mı olur?
Hz Peygamber'in istisnasız bütün savaşları savunma savaşıdır.

Kendi üzerine gelen orduya karşı savaşmaması, kendilerini öldürmek üzere savaş hazırlığı yapan grupları dağıtıp bu tehlikeleri ortadan kaldırmaması mı daha doğru olurdu?

Hristiyanlıkta savaşla ilgili hükümler olmadığı için çok büyük savaş suçları rahatlıkla işlenmiştir ama İslam savaşta bile uyulması gereken kurallar koyarak ve bu kuralları bizzat Hz Peygamber eliyle uygulatarak ciddi bir devrim gerçekleştirmiştir.

Arzu edenler linki inceleyebilir:
ganimet almış, ganimet paylaştırmış
Savaş sonucu elde edilen gelirin hepsini kendine alabilirdi veya kendisiyle savaşanlar arasında pay edebilirdi ama "yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara" ganimetten pay ayırma hükmünü koyması peygamber olduğunu gösteriyor.

Hz Peygamber istese çok müreffeh bir hayat sürebilirdi ama bunu yapmadı.

Bulabilirse bir günde ikinci öğünü yerdi, bulamazsa tek öğünle yetinirdi.

Hayatı boyunca bir kez bile üç öğün yemedi.

Bir ay boyunca bir kez bile evinde tencere kaynamadığı, sadece hurma ve su ile idare ettikleri dahi olmuştur.

Bunu devlet başkanıyken, elinin altında tüm devlet hazinesi varken yapıyordu.

Arzu edenler linki inceleyebilir:
 

Hannibal

☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,331
Tepki puanı
938
Düşünce
Agnostik
Hz Peygamber Hz Zeynep ile evlendiğinde Hz Zeynep Hz Zeyd'in karısı değildi; boşanmışlardı.
Zeynep, Zeyd'le evliyken Zeynep'e göz koymuş daha ne olsun? Evli bir kadına göz koymak da peygamber ahlakından geliyor galiba. Bu Muhammed'de de her türlü pislik varmış ya. Köle ticareti, evli kadına göz koyma, oyun çağında olan çocukla evlenme. Bunlar sadece bildiklerimiz. Bilmediğimiz kısımlarda daha neler vardır kim bilir artik.
 

Hannibal

☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,331
Tepki puanı
938
Düşünce
Agnostik
Böyle yazıp yazdıklarınızın temelini gösterip kanıt sunamamış olmanız temelsiz uydurduğunuzun itirafıdır. :)
Yazdıklarımın temeli Ahzap suresinde yazıyor. Aklınızı kiraya vermeyi bırakıp, objektif bir bakış açısıyla okursanız temeli var mi yok mu görürsünüz. :) Ya da hayal aleminde mutlu mesut yaşamaya devam edebilirsiniz, sayın köle tüccari adamin müridi. :)
 

leonlucas

Çaylak
Mesajlar
201
Tepki puanı
113
Düşünce
Ateist
Sevgili bilgelik yolunda,

1. Yazdıklarımı kendince parçalayıp cevap vermişsin ama bir bütün olarak düşünüldüğünde ben hala aynı fikirdeyim. Nitekim verdiğin cevaplardan da Muhammed peygamberin o zamanlarda yaşayan herhangi ortalama bir insandan farklı bir numarasını göremiyorum.
2. Cevaplarında birden çok mantık kullanıyorsun. Örneğin "iki reşit insan evlenmeye karar vermiş, ne olmuşki" diyorsun. Olayı geçmişinden koparıp indirgiyorsun. Ve ayrıca olaya bu zamanın mantığıyla bakıyorsun. Ama çok eşliliği anlatırken olaya o zamanki mantıktan bakıyorsun.
3. Müslüman olmayanların zinaya karşı olmadıklarını söylemek kusura bakma ama düpedüz çarpıtma. Ben ateistim ve senin zina dediğin şeye ve çok eşliliğe kesinlikle karşıyım. Ama nikaha da karşıyım. Yani iki insanın özgürce herhangi bir baskı ya da bağlayıcılık olmadan birlikte olmasından yanayım. Zaten bir zorlayıcılık ya da bağlayıcılık ya da nikah yüzünden bir evlilik devam ediyorsa zaten devam etmese de olur.
Tersine müslümanların zina denilen şeye çok karşı olmadıklarını ama bunu islami kılıflara uydurup yaşadıklarını düşünüyorum (ör: gerektiğinde çok eşlilik ve muta nikahı vb uygulamalar)
4. Birçok kişiye bir çok cevabında şöyle bir cümle yazıyorsun " bu sizin temelsiz uydurmanız". Ama farketmelisinki senin cevaplarının büyük kısmı da zaten bizim inanmadığımız gene islami kaynaklardan. Dolayısıyla bize göre zaten bunlar bir temel değil. Örneğin Muhammed peygamberin günde 1 kez bile 3 öğün yemek yemediğini hangi objektif temele dayandırabilirsin. 61 ya da 63 yıl yaşamış bir insanın hayatı boyunca 1 öğün yemek yemiş olması, ancak bulursa 2 öğün yemek yemiş olması senin deyiminle bir mantık katliamı değil mi?? Ya da Bir ay boyunca hurma ve su yemiş olması... :). nerden biliyorsun?

Selamlar
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
Yazdıklarımın temeli Ahzap suresinde yazıyor.
Ahzab suresinde Hz Zeynep, Hz Zeyd'le evliyken Hz Zeynep'e göz koyulduğu yazmıyor.

Bu sizin kendi bilinçaltınızı yansıtır şekilde ürettiğiniz bir yalan ve bu yalan hiçbir sahih kaynakta geçmiyor.
verdiğin cevaplardan da Muhammed peygamberin o zamanlarda yaşayan herhangi ortalama bir insandan farklı bir numarasını göremiyorum.
Bir insanın yanındaki bir köleyi azat etmesi ve o azat edilen kölenin ailesinin yanına gitmesine izin verildiği halde gitmeyip o insanın yanında kalmayı tercih etmesi ortalama bir insandan farksız bir durum mu?

O zamanlarda yaşayan herhangi ortalama bir insan kölesini azat etse, azat olan köle sizce zaten ailesinin yanına gitmek yerine kendisini azat eden o ortalama insanın yanında kalmayı mı tercih ederdi?
Cevaplarında birden çok mantık kullanıyorsun. Örneğin "iki reşit insan evlenmeye karar vermiş, ne olmuşki" diyorsun. Olayı geçmişinden koparıp indirgiyorsun. Ve ayrıca olaya bu zamanın mantığıyla bakıyorsun. Ama çok eşliliği anlatırken olaya o zamanki mantıktan bakıyorsun.
Hayır çok eşliliğe de Hz Peygamberin ilgili evliliğine de hem o zamanın şartlarından hem de şimdinin mantığından bakıyorum ve her iki durumda da ortada eleştirecek bir durum olmadığını yazıyorum.

Hz Peygamberin ilgili evliliği iki reşit bireyi evlenmeyi istemesinden ibaret. O zaman da bu zaman da bu durumda eleştirilecek bir şey yok.

Zorunlu hallerde çok eşlilik meşru olmalı. O zaman da şimdi de bunda eleştirilecek bir durum yok.
Müslüman olmayanların zinaya karşı olmadıklarını söylemek kusura bakma ama düpedüz çarpıtma. Ben ateistim ve senin zina dediğin şeye ve çok eşliliğe kesinlikle karşıyım. Ama nikaha da karşıyım. Yani iki insanın özgürce herhangi bir baskı ya da bağlayıcılık olmadan birlikte olmasından yanayım.
Nikahsız birliktelik zinadır zaten.

Hem zinaya hem nikaha nasıl karşı olabiliyorsunuz?
Tersine müslümanların zina denilen şeye çok karşı olmadıklarını ama bunu islami kılıflara uydurup yaşadıklarını düşünüyorum (ör: gerektiğinde çok eşlilik ve muta nikahı vb uygulamalar)
Çok eşlilik zina değildir ama muta nikahı haramdır. Bunu bana değil haram görmeyenlere söylemeniz gerekir.

Başkasının karıştırdığı haltları burada bana yazmanız anlamsız.
Birçok kişiye bir çok cevabında şöyle bir cümle yazıyorsun " bu sizin temelsiz uydurmanız". Ama farketmelisinki senin cevaplarının büyük kısmı da zaten bizim inanmadığımız gene islami kaynaklardan. Dolayısıyla bize göre zaten bunlar bir temel değil.
Sizi tutarlı olmaya davet ediyorum.

Kendinizce eleştirecek şey bulunca eleştirilerinize temel olarak kabul ettiğiniz İslami kaynakları, biz eleştirilerinizi yanıtlarken kullandığımızda İslami kaynakların temel olmadığını iddia edemezsiniz.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Hannibal

☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,331
Tepki puanı
938
Düşünce
Agnostik
Ahzab suresinde Hz Zeynep, Hz Zeyd'le evliyken Hz Zeynep'e göz koyulduğu yazmıyor.
Ahzap 37'de Muho, Zeyd'e "evliliğini koru diyor" ve allahcığın ayetin devamında Muho'nun bunu derken içinde bir şey sakladığını söylüyor. Senin terbiye yoksunu bedevi peygamberin, evli olan bir kadına karşı içinde ne saklıyorsa artık. Daha sonra da allahcığın kendi elleriyle o ikisine nikah kıyıyor.

Böyle çöplük bir dinin, böyle terbiyesiz bir peygamberinin de ancak böyle salak ayağına yatan müridleri olurdu zaten çok da şaşırmamak lazım. Tekrardan hayal aleminizde size bolca fanteziler ve mutluluklar diliyorum. :)
 
Yazan tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
içinde bir şey sakladığını söylüyor
İçinde saklanan şeyin ne olduğuyla ilgili ayette bir bilgi yok.

Demek ki geri kalan her türlü isnad sizin kendi bilinçaltınızı yansıtır şekilde ürettiğiniz yalanlardan ibaret.

Ayette terbiye yoksunu bir bilgi yok.

Ayette bolca fantezi de yok.

Bunların hepsini siz ürettiniz.

Nasıl bir bilinçaltı var sizde?

Atalarımız ne demiş?

Alemi nasıl bilirsin?

Kendin gibi.

Ne demiş @kavak ?
Atasözlerine yanıt verilmez; ne denmiş ise öyle sineye(!) çekilir.😎
 

Son konular

Üst