Biraz gülümseyelim...

Hypatia

☆☆
Üye
Mesajlar
137
Tepki puanı
137
Düşünce
Ateist
bu beyni kuşa taksak kuş kendini öldürür asadasasadas
FB_IMG_1570639802280.jpg
 

kavak

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
827
Tepki puanı
440
Düşünce
Ateist
Psikoloğ, bir kağıda düz bir çizği çizmiş: "Neyi düşünüyorsunuz ?"
Adam: "Çıplak kadınları."

Psikoloğ bir daire çizmiş: "Ya şimdi neyi düşünüyorsunuz ?"
Adam: "Yine çıplak kadınları."

Psikoloğ bir yıldız çizmiş: "Peki, şimdi neyi düşünüyorsunuz ?"
Adam: "Tabii ki çıplak kadınları."

Psikoloğ kalemi bir kenara bırakır ve der ki: "Zannedersem çıplak kadınlar, sizde takıntı haline gelmiş."
Adam: "Niyeymiş?. O müstehcen resimleri ben mi çizdim?!"
 

kavak

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
827
Tepki puanı
440
Düşünce
Ateist
Şu şirin fıkra, "zamanı" hălen kavrayamamış olanlara ve habire küçümseyenlere gelsin.

Bizim Temel´in köyü olan Temelköy´de feci bir trafik kazası meydana gelir ve nikăhlanmaya giden gelin ile damat olay yerinde hayatını kaybeder. İkisi de cennete vardıklarında, yarım kalan nikahlarının orada tamamlanmasını rica ederler, çünkü delicesine birbirlerine aşık olmuşlardı. Mălum tanrı biraz düşünür ve onay verir ancak bir süre beklemeleri gerektiğini onlara iletir. Aradan 1 sene, 10 sene, 50 sene geçmesine rağmen, mălum tanrıdan ses seda gelmez. Nihayet 100 sene sonra mălum tanrı ikisini de huzuruna çağırır ve bir imamın önünde nikăhları kıyılır.

İlk başlarda ikisi de çok mutluydu ancak zamanla birbirlerine olan aşkları sönmeye başlar. Aşağı yukarı 20 sene sonra ebediyen bir arada yaşayamayacaklarına karar verirler. Yine mălum tanrının huzuruna çıkarlar ve derler ki: "Ebediyen birbirimizi seveceğimizi ve mutlu olacağımızı zannetmiştik. Ancak çok yanılmışız ve aşılması güç farklılıklarımız olduğuna kanaat getirdik. Tekrar boşanmamız mümkün mü?"

"Benimle dalga mı geçiyorsunuz?" diye çıkışır malum tanrı ve söylenmeye devam eder, "Sırf siz mutlu olasınız diye, bir tane imamı buraya getirebilmek için 100 seneye ihtiyacım oldu. Bir tane boşanma avukatını buraya getirebilmem ise hiç mümkün değil."
 

kavak

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
827
Tepki puanı
440
Düşünce
Ateist
Bu şirin fıkrayı, habire İslam güzellemesi yapanlara hediye ediyorum...

Bizim Temel´in hemşerisi olan dini bütün Pakize Nine, günlerden bir gün, çekine çekine köyün yeni hocası Saftirik Mahmut Efendi´ye yakınır: "Hocam, bir problemim var. Bende iki tane dişi papağan var. Bunların bütün gün söyledikleri tek şey şu: "Merhaba, biz orospuyuz. Eğlenmek istiyor musunuz?"

Saftirik Mahmut Efendi: "Aman, ne kötü!. Ama ben bu problemin çözümünü biliyorum. Bende de iki tane erkek papağan var ve bunlar bütün gün dua ediyorlar. En iyisi mi, siz, papağanlarınızı bize getirin ki adam akıllı düzgün konuşmayı öğrensinler!"

Hocanın cevabı Pakize Nine´nın aklına yatar. İki dişi papağanını getirdiği vakit, Hoca´nın erkek papağanları, malum kutsal kıtabı sesli okumakla meşgüllerdi. Bizim iki dişi papağan hemen başlarlar: "Merhaba, biz orospuyuz. Eğlenmek istiyor musunuz?"

Bunu duyan erkek papağanlar birbirlerine bakarlar, sonra birisi diğerine söyler: "At şu kutsal kitabı, nihayet dualarımız kabul oldu!"
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
827
Tepki puanı
440
Düşünce
Ateist
İsa´nın çölle imtihanı

İsa çölde giderken, yaşlı ve kör bir adamla karşılaşır.
İsa: "Amca, tek başına çölde ne yapıyorsunuz?"
Yaşlı adam: "Oğlumu arıyorum."
İsa: "Peki, onu tarif edebilir misiniz?"
Yaşlı adam: "Elbette. Elinde ve ayaklarında çiviler var!"
İsa: "Baba!"
Yaşlı adam: "Pinokyo!"
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,098
Tepki puanı
1,382
Düşünce
Ateist
Yeni fıkra yokmuş, hedyeydi kurbandı derken gerilmiştim ama neyse ben anlatayım bari. Klasik belki ama modası geçmez bir fıkra bence.

Gerdek öncesi gelinle damat odalarında üzerlerini değiştirirken birbirlerine bakmamaya söz verip sırt sırta dönmüş ve üzerlerini çıkarmışlar. Gelin valizinden geceliğini çıkarmak için valizi açınca annesinin en üste koyduğu geceliği görmüş ve pek beğenmemiş!
-"Bu da ne, bu hem mor, hem de buruşuk!" diye söylenmiş. Damat birden yerinden sıçramış:

-"Hani bakmayacaktın!!!"
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,098
Tepki puanı
1,382
Düşünce
Ateist
Kurban gerilimi bir fıkrayla geçmedi. Bir daha:

Adamı vergi dairesinden çağırmışlar. Defterle gel demişler. Adamda defter filan nanay. Hemen muhasebeciyi aramış. Muhasebeci:

-"Şu saatten sonra yapacak bir şey yok, bari fakir bir kılıkla git de kendini acındır, çok ceza kesmesinler" demiş. Adam bir de avukata danışayım diye düşünüp avukatı aramış.

-"Muhasebeci böyle tavsiye etti ne dersin" demiş. Avukat:

-"Sakın ha, seni aciz bulup üzerine binerler, zengin görün ve vakur ol" demiş.

Adam hangi tavsiyeye uyacağını şaşırmış. Müdüre sorayım bir de deyip karısını aramış.

-"Müdür, muhasebeci böyle diyor avukat böyle diyor hangisine uyayım şaşırdım" demiş. Kadın gayet soğukkanlı:

-"Kızı gelin ettik ya..." demiş. "Bana sordu, anne gerdek gecesi açık mı giyineyim kapalı mı, hangisi daha iyi olur sence diye sordu."

-"Eeee?"

-"E si, kıza dedim ki kızım fark etmez. İstediğini giyin, başına gelecek şey değişmez!"
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,098
Tepki puanı
1,382
Düşünce
Ateist
Boris Johnson İtalya'ya gitmiş. Giuseppe Conte onu Fiat fabrikasına gezmeye götürmüş. Johnson işçilerden birini görünce "Naber Peter?" diye sormuş. İşçi Naapalım Boris, çalışıyoruz" demiş. "Brexit'i uygulamakta kararlı mısın?" Johnson: "Tabiii, çıkacaz mutlaka" demiş. Conte şaşırmış. Bu işçiyi nerden tanıyorsunuz?" demiş. "Peter benim eski dostumdur" demiş Johnson. Aradan zaman geçmiş, Norveç başbakanı gelmiş. O da Fiat fabrikasını gezmiş. Peter'i görünce "Nasıl gidiyor Peter?" diye sormuş. Peter, "ne olsun be Erna, iyidir" demiş. "Jens taksi sürmüştü, sen de otobüs sürsene!" "İyi fikir, yapacağım Peter" demiş Erna. "Ama durağa dalma bak!" "Yok dalmam merak etme."

Conte: "Yok artık!" demiş. "Sen şimdi Papa ile de tanışıyorum dersin!" Peter: Ohhoo, Papa benim çok eski dostum!" demiş. "Hadi, be olamaz!" demiş Conte. "Kanıtlayayım, Pazar günü Vatikan'a gidelim." "Tamam lan gidelim danasını satayım" demiş Conte.

Gitmişler. Papa merdivenlere çıkınca Peter yanına gitmiş, bir süre konuşmuşlar gülüp şakalaşmışlar. Peter geri Conte'nin yanına gitmiş, "nasıl, tanışıyoruz demedim mi" diyecekken bir bakmış Conte bayılmış, ayıltmaya çalışıyorlar. "Yaaa nooldu?" demiş.

"Ya yanımızda iki Japon vardı, sen Papa ile konuşurken "yahu şu bizim kanka Peter de, yanındaki takkeli de kim?" dediler, başbakan bunu duyunca fenalaştı!"
 

kavak

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
827
Tepki puanı
440
Düşünce
Ateist
Şu şirin fıkra, esprisi kıt olanlara gelsin...

Bir gün adamın biri ölür ve kendini cehennemde bulur.
Canı sıkkın ve ümitsiz bir șekilde cehennemde dolașırken, ilk defa șeytanla karșılașır.

Şeytan: "Neyin var, neden böyle canın sıkkın?"
Adam: "Niye acaba, körmüsün?. Cehennemdeyim!"

Şeytan: "Cehennem, o kadar da fena bir yer değil. Burada bol bol eğleniyoruz. İçer misin?"
Adam: "Hem de nasıl!"
Şeytan:"Güzel; Pazartesi gün boyunca tıksırıncaya(!) kadar içiyoruz. Bira, Viski, Tequila, Şarap, ne istersen var."
Adam: "Harika!"

Şeytan: "Peki, sigara içer misin?"
Adam: "Seve seve."
Seytan: "Salı günlerini seveceksin. Bütün gün dünyanın en iyi sigaralarını tüketiyoruz. Kanser mi oldun... kimin umrunda... zaten ölüsün."
Adam: "Süper."

Şeytan: "Bahis oynamasına ne dersin?"
Adam: "Tutkulu bir șekilde hastasıyım."
Şeytan: "Çarșamba günleri at yarıșı, it yarıșı, poker, rulet, blackjack vs. hepsi var. Ne istersen o. İflas mı ettin... kimin umrunda... zaten ölüsün."

Şeytan: "Uyușturucuyla aran nasıl?"
Adam: "Şaka mı yapıyorsun?. Bayılırım!"
Şeytan: "Perșembe günleri uyușturucu günü. Sevdiğin her cins uyusturuyucu kullanabilirsin. Zaten ölüsün...kimin umrunda, di mi?!"
Adam: "Cehennemin böyle havalı bir yer olabileceğini hiç tahmin etmemiștim."

Şeytan: "İbne misin?"
Adam: "Hayır."
Şeytan: "Eyvaah...o zaman Cuma günlerinden nefret edeceksin."
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
827
Tepki puanı
440
Düşünce
Ateist
Dünya formülü

Albert Einstein, öldükten sonra tahtalı köy üzerinden cennete varır ve kendisinin arayıp da bir türlü bulamadığı dünya formülünü, Tanrı´dan kendisine göstermesini rica eder. Tanrı, onun bu ricasını geri çevirmez ve ona formülü gösterir.
Dünya formülünü gören Einstein´ın gözleri fal taşı gibi açılır ve "Bu ne böyle ?. Yahu bu formülün her tarafı hatalı!" der.
Tanrı, yanıtlamakta geçikmez: "Evet, aynen öyle."
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
827
Tepki puanı
440
Düşünce
Ateist
Cehennemde grev

Bir işadamı vefat etmiş. Tanrı onu cennette görmek istemediği için, doğru cehenneme göndermiş.
Bir ay sonra tanrının telefonu çalmış.
Telefonda şeytanın ta kendisi, kızgın bir vaziyette söylenmektedir: "Yaptığını beğendin mi?. Sen bana kimi gönderdin böyle?. Gelir gelmez üç ocağı kapattı, 1000 kişiye çıkış verdi, geriye kalan elemanların hepsi de şu anda grevdeler!"
 
Üst