Biraz gülümseyelim...

minerva

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
880
Tepki puanı
563
Düşünce
Apateist
Sen kara mizah nedir, bilmiyorsun galiba!🤭
abi kara mizah böyle bir şey değil miydi?
1601746097045.png
 

DemoKratos

Vlll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,782
Çözümler
1
Tepki puanı
4,020
Düşünce
Ateist
Soğuk savaşı sonlandırmak için Brejnev Reagan'ı Kremlin'e görüşmeye davet eder. Reagan bir salona alınır ve beklemesi söylenir. Reagan beklerken bir piyano görüp çalmaya başlar. Derken bir kırmızı tuş ilave edilmiş olduğunu farkeder. Tuşun üzerine kesinlikle basmayın yazılıdır. Merak edip basar ve kapak açılır, mekanik bir yumruk suratına gelir.

Brejnev alaycı bir gülüşle içeri girer "sayın başkan, basmayın diye yazmıştık" der. Reagan bozuntuya vermez, görüşmelere geçilir. Görüşmeler sonrası Brejnev'i de ABD ye davet eder.

Brejnev Beyaz Saraya gelince bir salona alınır ve beklemesi söylenir. Bir piyano görür ve bakar kırmızı bir tuş ilave edilmiş, sakın basmayın yazıyor. Kenara çekilip tuşa basar. Bir şey olmaz. Reagan alaycı bir gülüşle içeri girer. "O kadar da sakın basmayın yazdık sayın başkan!"

"Bir şey olmadı ki? Herhalde beni utandırmak için yaptınız. Kremlin'de size kaba davrandık. Telafi etmek için sizi tekrar Moskova'ya davet ediyorum."

"Hangi Moskova'ya sayın başkan?"

Not: Brejnev hemen Moskova'yı aramıştır ama Moskova yerinde durduğuna göre Sovyetler bu şekilde yıkılmadı.
 

DemoKratos

Vlll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,782
Çözümler
1
Tepki puanı
4,020
Düşünce
Ateist
O zaman defansif mizah gelsin:

ABD de bir çamaşırhanede siyahi bir kadın görevliye:

-"Sadece iki makine var ve birinde beyazlar için yazıyor. Herhalde diğerine renkliler için yazmaya gerek duymadınız değil mi?"
 

kavak

Vlll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,690
Tepki puanı
3,681
Düşünce
Ateist
Buzdolabı

İki adam ahirette karşılaşmışlar ve sırat köprüsünde beklerken konuşmaya başlamışlar. Muhabbet koyulaşmış ve mevzu nasıl öldüklerine gelmiş.
Beriki: “Sen nasıl öldün birader?”
Diğeri: “Ben donarak öldüm. Ya sen nasıl öldün?”
Beriki: “Valla ben bir gün eve geldim. Baktım benim karı yatakta çırılçıplak, dedim bu beni aldatıyor. Bütün evi aradım; yatağın altına baktım yok, giysi dolabına baktım yok ve kanepenin içine kadar baktım yine yok. İşte o an sevinçten kalp krizi geçirdim öldüm.”
Diğeri: “Eee, buzdolabına da baksaydın ya!”
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

kavak

Vlll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,690
Tepki puanı
3,681
Düşünce
Ateist
Kara mizaha devam edelim...

Ne zaman benim arabamın üstüne bir kuş sıçsa, patronun kim olduğunu göstermek için, terasa çıkıp orada yumurtalı menemeni afiyetle yerim.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

kavak

Vlll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,690
Tepki puanı
3,681
Düşünce
Ateist
Şu kara mizah türündeki şirin fıkrayı, kıskançlıktan müzdarip olanlara armağan ediyorum.

Noel arifesinde çam ağacının etrafnda bir araya gelen ailenin iki çocuğu, kendilerine verilen hediyeleri gözden geçirirler. Birisinin hediyeleri çoktur ancak diğerininki ise çok azdır.
- Ebeveynlerimiz beni senden çok mu seviyor ne?
- Zannetmiyorum ancak sende kanser var gibi.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

kavak

Vlll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,690
Tepki puanı
3,681
Düşünce
Ateist
Gereken lüzum üzerine....

Görünen o ki, bu forumda mizah/espri yoksunu olanlar var. İşte onların eksik olan bu yeteneklerini geliştirmek için, mümkün olduğunca her gün bir tane fıkra iliştirme/yazma kararı aldım, çünkü bence her şey ve her konu üzerine mizah ve espri yapılabilmeli. Yani her şeye rağmen, azıcık da olsa gülünebilmeli. Gülemiyorsanız, sitem edeceğinize tebessüm edin bari. Ancak yine de somurtmakta ısrar edenler olursa, onları renksiz dünyalarında baş başa bırakıyorum.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

kavak

Vlll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,690
Tepki puanı
3,681
Düşünce
Ateist
Çorbasını kaşıklayan bir müşteri, garsona çıkışır: "Bu çorbanın tadı bugün çok komik."
Garson: "O zaman neden gülmüyorsunuz?"
 

kavak

Vlll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,690
Tepki puanı
3,681
Düşünce
Ateist
Bu şirin fıkra bilhassa Meryem fıkrasına içerlenenlere gelsin...

Celile gölüne uğrayan bir musevi turist, orada duran bir kayık olduğunu görür ve kayıkçıya sorar: "Affedersiniz, kayıkla yolculuk ne kadar?"
Kayıkçı ona bakar ve der ki: "100 şekel"
Turist: "Çok pahalı!"
Kayıkçı: "Ama efendim burası Celile gölü ve İsa bizzat bu gölde suyun üzerinde yürüdü!"
Turist: "Bu fıyatlar karşısında hiç şaşırmamak lazım, onun yürümesine!"

Kaynak: Internet arama motoru
 
Yazan tarafından düzenlendi:

kavak

Vlll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,690
Tepki puanı
3,681
Düşünce
Ateist
Günün esprisi...

İsa ile bir Hollandalının arasındaki fark nedir?
İsa, şaraptan su yapmıştır.
Hollandalı ise sudan domates yapar.
 

kavak

Vlll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,690
Tepki puanı
3,681
Düşünce
Ateist
1603035082299.png
 
Yazan tarafından düzenlendi:

DemoKratos

Vlll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,782
Çözümler
1
Tepki puanı
4,020
Düşünce
Ateist
Yeni evli damat akşam eve gelmiş geline: "Ne yemek yaptın aşkım?" demiş. Kadın "bugün yemek yapamadım" demiş. Adam "olsun aşkımız var ya" demiş.

Ertesi gün açlıktan midesi guruldayarak gelmiş "ne yemek var aşkım?"

-"Bugün yemek yapmaya hiç vaktim olmadı aşkım!"

-"Neyse aşkımız var ya!"

Ertesi gün açlıktan gözü karararak eve gelen adam karısının kaloriferin üzerinde oturduğunu görünce şaşırmış:

-"Ne yapıyorsun?"

-"Yemeği ısıtıyorum!"
 

Son konular

Üst