• AntiDogmatik
    Sorgulamaktan korkmayanlar için özgür düşünce platformu.
  • Din toplumun afyonudur.
    Karl Marx
  • Din; sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.
    Lucius Annaeus Seneca
  • Din, sıradan insanları pasif ve sessiz tutmak için bulunmaz bir kaynaktır.
    Napoléon Bonaparte
  • Sorgulamayan insan cahildir, sorgulatmayansa zalim!
    Mustafa Kemal Atatürk
  • Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir.
    Carl Sagan
  • Aptal bir şeyi 50 milyon kişi de söylese, o hala aptal bir şeydir.
    Anatole France
  • Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.
    Immanuel Kant
  • Dünyada iki çeşit insan var: Aklı olan ve dini olmayanlar, dini olan ve aklı olmayanlar.
    Ebu Ala el Maarri
  • İnsanı yaratmak mı tanrının büyük hatası, tanrıyı yaratmak mı insanın büyük hatası?
    Friedrich Nietzsche
  • İmana sarılmak, aklı terk etmektir.
    George Smith
  • İnsanlar gerçek olmasını diledikleri şeylere inanırlar.
    Julius Caesar
  • En tehlikeli insan tipi az anlayan, çok inanandır.
    Anton Chekhov

Birleşen kromozomlar.

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,141
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Açıklamayı yapan Craig Venter iyi bir evrimcidir. Çok güzel çalışmaları vardır ama açıklamasının senin söylediğinle bir alakası yok.

https://evrimagaci.org/syn30-ve-karsinizda-insan-eliyle-tasarlanmis-en-kucuk-genomlu-ilk-canli-hucre-4297

Kaynakları şimdi senin gözüne sokalım.

İşlevsel diziler o kadar da nadir ve birbirilerinden o kadar da farklı değildirler. Örneğin, rastgele dizilenmiş proteinlerin aşağı yukarı 1011 tanesinden 1’inin, ATP-bağlama kapasitesine sahip olduğu deneylerle gösterilmiştir.H. P. Yockey tarafından gerçekleştirilen teorik bir çalışma ise, bu derişimdeki işlevsel protein dizilerinin hepsinin tek amino asit değişimiyle birbirine bağlı olduğunu göstermiştir. Ayrıca, aynı anda birden çok amino asidi değiştiren çeşitli mutasyonlar da vardır. E. Coli bakterisindeki ikilenme sonrası evrimsel örüntüleri simule eden bir çalışmada, önceki mutant ölçümlerine dayanılarak ara fenotipler tahmin edilebilmiş; yeni işlevlerin evrilmesi sürecinde etkisiz ve zararlı mutasyonların ihmal edilebilecek kadar küçük bir rol oynayabilecekleri gösterilmiştir.

Yeni işlevleri olan yeni genlerin evrilebileceğine dair bol miktarda kanıt bulunmaktadır. Hatta gelişigüzel bir genetik dizi bile evrilerek işlevsellik kazanabilir(4). In vitro yönlendirilmiş evrim, yeni genler ve yararlı gen ürünleri üretmek için kullanılan güçlü ve gittikçe de popülerleşen bir yöntemdir. Yönlendirilmiş evrim, rastgele dizilerle başlandığında bile çalışır (5; 8; 9). Yeni genler bu kadar kolay ve sık ortaya çıkıyorsa, evrilmeleri çok da olasılıksız olamaz.

Burada dilden verilen örnek, hatalı bir benzetmedir. Proteinler çok daha esnektirler. Dizilerinin benzerliği açısından çok farklı olup (%70-80’lere varan bir fark), yine de aynı işleve sahip olabilirler.
İddiayı dile getirenlerden biri olan Stephen C. Meyer, Michael J. Denton’ın 1986’da yazdığı “Evolution: A theory in crisis” isimli kitabından alıntı yapar, ancak Denton’ın daha sonra değişen fikirlerini görmezden gelir. Denton, şu anda akıllı tasarım savunucularını evrimin kuvvetli kanıtlarını yok saydıkları için eleştirmektedir.


Kaynaklar:
1. Denton, M. J., 1986. Evolution: A Theory in Crisis. Adler & Adler, Bethesda, Maryland.
2. Denton, M. J., 1998. Nature’s Destiny: How the Laws of Biology Reveal Purpose in the Universe. FreePress.
3. Denton, M. J., 1999. The Intelligent Design movement: Comments on Special Creationism.
In: Darwinism Defeated? The Johnson-Lamoureux Debate on Biological Origins. Regent College Publishing, pp. 141-153.
4. Hayashi, Y., H. Sakata, Y. Makino, I. Urabe, and T. Yomo, 2003. Can an arbitrary sequence evolve
towards acquiring a biological function? Journal of Molecular Evolution 56: 162-168.
5. Joyce, G. F., 2004. Directed evolution of nucleic acid enzymes. Annual Review of Biochemistry 73: 791-836.
6. Keefe, A. D. and J. W. Szostak, 2001. Functional proteins from a random-sequence library. Nature 410:715-718.
7. Poelwijk, Frank J., Daniel J. Kiviet and Sander J. Tans. 2006.
Evolutionary potential of a duplicated repressor-operator pair: Simulating pathways using mutation data. PLoS Computational Biology 2(5):e58.
8. Schmidt-Dannert, Claudia, 2001. Directed evolution of single proteins, metabolic pathways, and
viruses. Biochemistry 40: 13125-13136.
9. Tao, Haiyan and Virginia W. Cornish, 2002. Milestones in directed enzyme evolution. Current Opinion in
Chemical Biology 6: 858-864.
10. Yockey, H. P., 1992. Information Theory and Molecular Biology. Cambridge: Cambridge University
Press.
O kadar şey yazmışsınız ama makroevrim çelişkisinin, yarasanın evriminin ve kadın erkek kıllılık farkının izahını yazmamışsınız
 

Entropyy22

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,262
Tepki puanı
478
Düşünce
Ateist
O kadar şey yazmışsınız ama makroevrim çelişkisinin, yarasanın evriminin ve kadın erkek kıllılık farkının izahını yazmamışsınız
O kadar şeyi.

Çok sayıda aminoasitten meydana gelen bir protein oluşturmak için kullanılan gen dizilimi %99,99999999... aynı olsa sadece bir baz çifti farklı bile olsa o protein yerine ya başka bir protein çıkar; ya da protein çıkmaz.

Palavran için yazdım. Hadi bi ara kirliyan fotoğrafçılı ruhun varlığını kanıtlıyor palavran vardı ya onun içinde yazmıştım. Onun palavra olduğu nasıl ortaya çıktı al buda çıktı. Sende palavra çok.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,552
Tepki puanı
728
Düşünce
Ateist
Mutasyon dediğimiz olay, bir proteinin sentezleneceğinde küçük bir hata ile kopyalanması ve farklı işlev gösteren yeni bir protein sentezlenmesi demektir.

Doğal seçilim bu farklılaşmaları uzun bir sürede birikimli seçilimle artan farklılaşmalara götürür ve milyonlarca yılda da türleşme ortaya çıkar.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,141
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
O kadar şeyi.

Çok sayıda aminoasitten meydana gelen bir protein oluşturmak için kullanılan gen dizilimi %99,99999999... aynı olsa sadece bir baz çifti farklı bile olsa o protein yerine ya başka bir protein çıkar; ya da protein çıkmaz.

Palavran için yazdım. Hadi bi ara kirliyan fotoğrafçılı ruhun varlığını kanıtlıyor palavran vardı ya onun içinde yazmıştım. Onun palavra olduğu nasıl ortaya çıktı al buda çıktı. Sende palavra çok.
Alemi nasıl bilirsin kendin gibi demişler. Bende palavra yok, savunduğum fikirler için birden fazla argüman kullanıyorum; argümanda şüpheli bir durum oluşursa o argümanı artık kullanmıyorum. Bir sürü argüman içerisinde bazılarının yeterince güçlü delil olmaması sonucu değiştirmez; çünkü diğer argümanlar fikri güçlü bir şekilde desteklemeye devam ediyor. Bu durum şuna benzetilebilir; bir sarayın bir sürü kapısından bazıları kapalı diye veya biz kapalı zannediyoruz diye, diğer kapılar açık olduğu için "o saraya girilemez" denilemez. Bunun gibi, savunduğumuz fikirlere ait bir çok argümandan bazıları yeterince güçlü olmasa bile diğer argümanlar güçlü bir şekilde fikri desteklemeye devam ettiği için "fikir yanlıştır" denilemez. Protein ve kirliyan argümanlarından yeterince güçlü olmadıkları için vazgeçtim. Ama ruhun varlığını gösteren hukuk kuralları gibi argümanlarım, evrimle ilgili yarasa, erkek kadın kıllılık farkı, makroevrimdeki çelişki gibi argümanlarım devam ediyor. Keşke herkes medeni insanlar gibi, yeterince güçlü olmayan argümanlarından vazgeçebilse...
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,141
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Mutasyon dediğimiz olay, bir proteinin sentezleneceğinde küçük bir hata ile kopyalanması ve farklı işlev gösteren yeni bir protein sentezlenmesi demektir.

Doğal seçilim bu farklılaşmaları uzun bir sürede birikimli seçilimle artan farklılaşmalara götürür ve milyonlarca yılda da türleşme ortaya çıkar.
Biraz pençeleri körelmiş, kanat öncülü tüyü kolları olan ama kuşa tam dönüşmemiş fakat dinozor da olmayan canlılar iddiaya göre milyonlarca yıl yaşamış olmalılar. Hem mevcut dezavantajlı durum hem de milyonlarca yılda tek bir fosil göremiyor oluşumuz bu iddiayı oldukça zayıflatıyor. Olay sadece dinozordan kuşa dönüşme de değil. Bütün organ dönüşümleri milyonlarca yıl sürmeli. Bu milyonlarca yıl içerisinde hem dezavantajlı durum bütün organ değişimi yaşayan canlılar için geçerli olur hem de bu canlıların da bir organı yarı körelmişken diğer organı tam oluşmamış halde milyonlarca yıl var olmalılar. Bir organı yarı körelmiş ama diğer organı da tam oluşmamış canlılar milyonlarca yıl vardıysa neden bir fosil bile günümüze kadar ulaşmadı. Bakın bize hep ya ata olduğunu iddia ettikleri ama organları tam ve işlevsel canlı fosilleri gösteriyorlar ya da oğul-torun dedikleri ama yine yeni organları tam ve işlevsel olan başka canlıların fosillerini gösteriyorlar. Oysa ki bu değişimin milyonlarca yıl sürdüğünü üstelik bir tür değil, doğadaki her türün bu değişimi geçirdiğini düşünürsek evrimleşmesi tamamlanmamış canlıların, tamamlanmış olanlardan kat kat fazla olması ve doğal olarak bunun da fosil dağılımına yansıması beklenirdi. Bırakın eski organı biraz körelmiş yeni organı da tam oluşmamış canlıların fosillerinin kat kat fazla olmasını bir tane bile böyle fosil yok. Canlıların fosillerinin dağılımına baktığımızda hepsinin organlarının tam ve işlevsel olduğunu ve burası çok önemli hepsinin farklı zamanlarda ama daha önce varlığının esamesi bile okunmazken birden puf diye fosillerinin başladığını gözlemliyoruz.
Bakın zaten 3 temel tez var:
1-Canlılar kendi kendine üst bir iradeden bağımsız makro düzeyde evrimleşmiştir.
2-Canlılar bir Yaratıcı tarafından bilinçli olarak tasarlanıp makro düzeyde evimleştirildi.
3-Canlılar aniden puf diye yaratıldı ama çevre şartlarına göre Yaratıcının yönlendirmesiyle mikro seviyede küçük evrimler geçirerek bu günlere kadar geldi. Önce basit canlılar yaratıldı. Ortam bitki yaşamına müsait hale gelince bitkiler yaratıldı. Ortam hayvan yaşamına müsait hale gelince kademeli olarak hayvanlar ve en son da insan yaratıldı.
Makro evrim çürüyünce geriye sadece 3. tez kalıyor. Ben de 3. tezi savunuyorum.
 

Entropyy22

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,262
Tepki puanı
478
Düşünce
Ateist
1-Canlılar kendi kendine üst bir iradeden bağımsız makro düzeyde evrimleşmiştir.
2-Canlılar bir Yaratıcı tarafından bilinçli olarak tasarlanıp makro düzeyde evimleştirildi.
3-Canlılar aniden puf diye yaratıldı ama çevre şartlarına göre Yaratıcının yönlendirmesiyle mikro seviyede küçük evrimler geçirerek bu günlere kadar geldi. Önce basit canlılar yaratıldı. Ortam bitki yaşamına müsait hale gelince bitkiler yaratıldı. Ortam hayvan yaşamına müsait hale gelince kademeli olarak hayvanlar ve en son da insan yaratıldı.
Makro evrim çürüyünce geriye sadece 3. tez kalıyor. Ben de 3. tezi savunuyorum.
1. Tez doğru olandır. Bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Evrim tezini çürütecek hiçbir delil konulamamıştır. Konsanydı delilleri koyan kişi nobel alırdı.
2. Tezde tanrı bilimsel olarak ispatlanmadığı için sadece hurafedir yani çöptür.
3. Tezde aynı şekilde tanrı bilimsel olarak ispatlanmadığı için hurafedir buda çöptür.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,141
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
1. Tez doğru olandır. Bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Evrim tezini çürütecek hiçbir delil konulamamıştır. Konsanydı delilleri koyan kişi nobel alırdı.
2. Tezde tanrı bilimsel olarak ispatlanmadığı için sadece hurafedir yani çöptür.
3. Tezde aynı şekilde tanrı bilimsel olarak ispatlanmadığı için hurafedir buda çöptür.
MAkroevrimi yukarıda çürüttüm. Nobel falan da istemiyorum :)
Madde ötesi olan Allah deney konusu yapılamaz. Sadece varlığının etkileri gözlemlenebilir. Biz de bunu yapıyoruz. Gözlem sonucu elde edilen bilgilerin aklı ve mantık kurallarıyla yorumlanmasını siz bilimsel kabul etmeyip çöpe atabilirsiniz, sizin tercihinizdir
 

Entropyy22

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,262
Tepki puanı
478
Düşünce
Ateist
MAkroevrimi yukarıda çürüttüm. Nobel falan da istemiyorum :)
Madde ötesi olan Allah deney konusu yapılamaz. Sadece varlığının etkileri gözlemlenebilir. Biz de bunu yapıyoruz. Gözlem sonucu elde edilen bilgilerin aklı ve mantık kurallarıyla yorumlanmasını siz bilimsel kabul etmeyip çöpe atabilirsiniz, sizin tercihinizdir
Çürüttüm diyerek beyin mastürbasyonu yapıyorsun hepsi bu kadar :)

Allah deney konusu tabiki olamaz yok çünkü.

Senin gözlemlerinin sonu yorumların felsefi yorum. Sonucuda inanç o kadar. İstediğin kadar inan ama bilimsel deme çarpılırsın :)
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,552
Tepki puanı
728
Düşünce
Ateist
Mikro evrimler birike birike makro evrimi sonuç verir.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,141
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Çürüttüm diyerek beyin mastürbasyonu yapıyorsun hepsi bu kadar :)

Allah deney konusu tabiki olamaz yok çünkü.

Senin gözlemlerinin sonu yorumların felsefi yorum. Sonucuda inanç o kadar. İstediğin kadar inan ama bilimsel deme çarpılırsın :)
Makroevrimi çürüten argümanlarımı alıntıyarak cevap veremediniz. Demek ki iddianız çürüdü.
Sevgi de deney konusu olamaz, sevgi yoktur mu diyeceğiz. Sevginin etkileri gözlendiği için sevgi vardır. Allah,ruh vs etkileri gözlendiği için vardır. Gözlemlerin akıl mantık kurallarına göre yorumlanmasına itiraz edemediniz. Sadece bilimsel olmadığını iddia ediyorsunuz
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,141
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Mikro evrimler birike birike makro evrimi sonuç verir.
Canlı organ değişimi esnasında dezavantajlı duruma düştüğü için, makroevrimi sonuç veremez. Eski organdan evrimleşmeye başlamış ama yeni organ da olamamış tek bir fosil yok. Milyonlarca yıl sürmüş, milyarlarca canlıda yaşanmış olması gereken bu olayın tek bir fosili olmaz mı?
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,552
Tepki puanı
728
Düşünce
Ateist
Telek tüylü henüz kanat olmamış kolları olan, uçamayan, kuş olmayan dinozor fosilleri var. Bu kanat öncülü kollar kuyruk yerine daha iyi denge sağlama ve böylece daha hızlı koşabilme ile, ısıyı koruma işlevleri görüyor.

Elimizde çok fosil var ve evrimin resmi bu fosillerle çoktan çekildi. Pazılda eksik parçalar tabii illa var ama resmin tamamı belli olmuş durumda. Bütün türler birbirleri ile akraba. Maydanoz ile bile uzaktan da olsa akrabayız. Tüm canlıların soyu aynı. Hiç bir canlı ayrı müstakil yaratılmadı.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,141
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Telek tüylü henüz kanat olmamış kolları olan, uçamayan, kuş olmayan dinozor fosilleri var. Bu kanat öncülü kollar kuyruk yerine daha iyi denge sağlama ve böylece daha hızlı koşabilme ile, ısıyı koruma işlevleri görüyor.
Bunların kanat öncülü olması sizin iddianız. Daha iyi dengeleme, daha hızlı koşabilme, ısıyı koruma faydalarını sağlayana kadar bile yine milyonlarca yıl geçer. Bu faydaları henüz sağlayamadığı bir zaman dilimi illa ki vardır. Bu zaman dilimindeki dezavantajlı duruma nasıl izah getireceğiz?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,552
Tepki puanı
728
Düşünce
Ateist
Aynı dinozor kolu, daha uzun ve tüylü iken niye dezavantaj getirsin ki? Evrimin avantaj sağladığı için giderek daha uzun ve daha uzun telekli kollar ve daha küçük kuyruğa doğru gittiği, sonunda kuyruğun kaybolup kanatların tamamlandığı açık. Bu kanat öncülü kollar her aşamada yarar sağlamış. Kuyruk ise artık yararsız kaldıkça küçülmüş. Durum apaçık.

Sonuçta devasa kuyruğu ve güdük kolları olan dinozor yapısı ortadan kalkmış.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,141
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Aynı dinozor kolu, daha uzun ve tüylü iken niye dezavantaj getirsin ki? Evrimin avantaj sağladığı için giderek daha uzun ve daha uzun telekli kollar ve daha küçük kuyruğa doğru gittiği, sonunda kuyruğun kaybolup kanatların tamamlandığı açık. Bu kanat öncülü kollar her aşamada yarar sağlamış. Kuyruk ise artık yararsız kaldıkça küçülmüş. Durum apaçık.

Sonuçta devasa kuyruğu ve güdük kolları olan dinozor yapısı ortadan kalkmış.
Pençesi körelen kol biraz uzasa da ne işe yarar ki? Hem henüz denge, hız ve ısıya da yardımcı olamıyor
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,552
Tepki puanı
728
Düşünce
Ateist
Ama artık biraz da sen kafayı çalıştır. Her şeyi de hazır bekleme. Pençe uçan dinozorlarda bile körelmemiştir. O çok sonraki aşama. Uçan dinozorlar halen kuyrukludur. Kuşlar artık dinozordan ayrı bir tür olmuş. Ayrışmış. Dinozor ortadan kalkmış kuş devam etmiş. Kuşlarda aynı parmaklar duruyor ama biri çok uzamış, diğerleri körelmiş. Tırnak ise kaybolmuş.

Şimdi bakın bir kuş kanadından düşen bir teleği inceleyin, ben hayranlıkla çok incelemişimdir, basit bir şey değildir. Buna baktığınız zaman başkası için bilmem ama bende hayranlık uyandırır. Çok harika bir yapısı vardır. İnsanın içinde bu tasarlanmış diye bir duygu uyandırır.

İşte o tasarlanmışlık görüntüsü, mutasyonları doğal seçilimin acımasızca işlemesi ve hayatta kalma savaşını hep avantaj sağlayan mutasyonların kazanmasının ürünü. Bilinçli bir mühendislik tasarımı değil.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,141
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Ama artık biraz da sen kafayı çalıştır. Her şeyi de hazır bekleme. Pençe uçan dinozorlarda bile körelmemiştir. O çok sonraki aşama. Uçan dinozorlar halen kuyrukludur. Kuşlar artık dinozordan ayrı bir tür olmuş. Ayrışmış. Dinozor ortadan kalkmış kuş devam etmiş. Kuşlarda aynı parmaklar duruyor ama biri çok uzamış, diğerleri körelmiş. Tırnak ise kaybolmuş.

Şimdi bakın bir kuş kanadından düşen bir teleği inceleyin, ben hayranlıkla çok incelemişimdir, basit bir şey değildir. Buna baktığınız zaman başkası için bilmem ama bende hayranlık uyandırır. Çok harika bir yapısı vardır. İnsanın içinde bu tasarlanmış diye bir duygu uyandırır.

İşte o tasarlanmışlık görüntüsü, mutasyonları doğal seçilimin acımasızca işlemesi ve hayatta kalma savaşını hep avantaj sağlayan mutasyonların kazanmasının ürünü. Bilinçli bir mühendislik tasarımı değil.
Hep olaylar olduktan sonraya atlıyorsunuz. Şimdi ilk kol mu uzuyor, tüy mü çıkıyor, bunlar birlikte mi oluyor? İlk kolun uzaması veya tüyün çıkmasına neden sebep oluyor?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,552
Tepki puanı
728
Düşünce
Ateist
:D Anlaşıldı bu artık sabır deniyor! "Bakalım sabrı ne zaman taşacak!"
 
Üst