• AntiDogmatik
    Sorgulamaktan korkmayanlar için özgür düşünce platformu.
  • Din toplumun afyonudur.
    Karl Marx
  • Din; sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.
    Lucius Annaeus Seneca
  • Din, sıradan insanları pasif ve sessiz tutmak için bulunmaz bir kaynaktır.
    Napoléon Bonaparte
  • Sorgulamayan insan cahildir, sorgulatmayansa zalim!
    Mustafa Kemal Atatürk
  • Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir.
    Carl Sagan
  • Aptal bir şeyi 50 milyon kişi de söylese, o hala aptal bir şeydir.
    Anatole France
  • Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.
    Immanuel Kant
  • Dünyada iki çeşit insan var: Aklı olan ve dini olmayanlar, dini olan ve aklı olmayanlar.
    Ebu Ala el Maarri
  • İnsanı yaratmak mı tanrının büyük hatası, tanrıyı yaratmak mı insanın büyük hatası?
    Friedrich Nietzsche
  • İmana sarılmak, aklı terk etmektir.
    George Smith
  • İnsanlar gerçek olmasını diledikleri şeylere inanırlar.
    Julius Caesar
  • En tehlikeli insan tipi az anlayan, çok inanandır.
    Anton Chekhov

Canlıların Amacı Hayatta Kalmaksa Anneler Yavruları İçin Hayatlarını Neden Feda Ediyor?

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,139
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
“Halbuki bütün annelerin şefkatleri, Cenâb-ı Hakk’ın rahmet tecellilerinin ancak bir parıltısıdır.” (Kısmen Sadeleştirilmiş Sözler, 7. Söz)


Amerika Birleşik Devletlerinin Monterey Körfezi Akvaryumu Araştırma Enstitüsü’nden Dr Bruce Robinson, hemen hemen bütün anne ahtapotların çok adanmış, çok fedâkar olduklarını söylüyor. Dr. Robinson’un ekibiyle birlikte keşfettiği Graneledone boreopacifica türü ahtapot bunun güzel bir örneği. Bu ahtapotu, insansız sualtı aracı (ROV) ile yaklaşık 1.400 metre derinlikte, büyük bir kanyonunun dibinde keşfetti araştırmacılar. Dört buçuk yıl içinde on sekiz defa gözlemlenen anne ahtapot yerini değiştirmeden aynı yumurtaların başında nöbet tutuyordu. (Ahtapotlar ömürleri boyunca yalnızca bir defa yumurta bırakıyor, yavruların yumurtadan çıkmasından önce ölüyorlar.) Etrafında bol av bulunmasına rağmen avlanmıyordu. Yengeçler, karidesler çevresinde dolanıyor ama o, sadece çok yaklaştıklarında onları hafifçe kenara itiyordu. Zamanını yumurtaların temiz kalmalarını, bol oksijen almalarını sağlayarak ve onları koruyarak geçiriyordu.

Robinson ve ekibi, PLOS ONE isimli bilimsel mecmuada yayımladıkları makalelerinde yüzey sularında yaşayan ahtapot türlerinin çoğunda kuluçka döneminin 1-3 ay sürdüğünü belirtiyor. Derinlerde yaşayan bu ahtapotun 53 ay süren kuluçka süresinin, tüm hayvan türlerinde bildirilen en uzun süre olduğunu ifade ediyorlar. Peki ama, anne ahtapot bu kadar uzun süre beslenmediyse nasıl hayatta kalabildi? Derin suların düşük sıcaklığının ve ahtapotun aktif olmamasının metabolik ihtiyacı düşük tutmada etkili olduğu belirtiliyor. Araştırma ekibi, anneyi en son 2011’in eylül ayında gördü. Ekimde döndüklerinde yalnızca yavru ahtapotların geride bıraktıkları boş kapsüller kalmıştı. Anne muhtemelen görevini tamamlamış ve ölmüştü.

Saldırgan canlılar dahi yavrularına şefkatli davranıyor. Mesela, anne timsahlar yumurtadan çıkan yavrularını ağızlarıyla nazikçe alıp suya taşıyor. “Çenesi bilhassa kemiği parçalamak için yapılmış timsahın, yavrularını çok nazikçe (ağzına) almasını, suya taşımasını, onlara bakmasını seyretmek… Bu olağanüstü.” Amerika’nın Smithsonian Ulusal Hayvanat Bahçesi müdürlerinden biyolog Craig Saffoe böyle söylüyor. Fransa’nın Lyon Üniversitesi’nden hayvan davranışı profesörü Nicolas Mathevon’un uzun yıllar süren araştırmaları bu soğukkanlı hayvanların ne kadar ilgili anneler olduklarını gösterdi. Timsah yavruları yumurtadan çıkmadan kısa süre önce sesler çıkarmaya başlıyor. Prof. Mathevon ve doktora öğrencisi Amelie Vergne, annelerin bu seslere tepki verdiğini deneylerle göstermek için on dişi timsaha yumurtalarının yerlerine gömülen hoparlörlerden yavruların seslerini dinletti. Bütün anneler seslere tepki verdi, ancak sekiz tanesi hızla gelerek daha önce yumurtaların bulunduğu yerleri kazmaya başladı. Vergne şöyle söylüyor: “Annelerin o kadar hızlı gelip gömülü hoparlörleri çıkarmalarını görmek çok şaşırtıcıydı. Timsahlar genelde çok hareketsizdirler, onları harekete geçirmek de çok zordur.”

Büyük Okyanus’un ve Hint Okayanusu’nun sıcak kesimlerinde, deniz şakayıklarının (anemonların) üstünde yaşayan palyaço balıkları (Amphiprion ocellaris), eşleriyle birlikte deniz şakayıklarını özenle temizleyip yumurtalar için yuva hazırlıyor. Dişi yumurtaları bıraktıktan sonra ikisi de, ama daha çok erkek yüzgeçlerini yelpaze gibi kullanarak yumurtalara daha fazla oksijen gitmesini sağlıyor. Yumurtaları sık sık ağzıyla temizleyerek tortudan ve mantardan arındırıyor. (Dişiler daha çok yuvanın güvenliğiyle ilgileniyor. Köpekbalıklarına bile kafa tutabiliyorlar.)

“Hayvanlar, yavruları küçükken vazifeleri gereği onları korumaya çalışmaktan lezzet duyar. Yavruları büyüdükten sonra o vazife biter, lezzet de gider. Hayvan yavrusunu döver, elinden yemini alır. Yalnız insanlarda annelerin vazifeleri bir derece devam eder. Çünkü insanda zaaf ve acz itibarı ile daima bir tür çocukluk vardır, insan her vakit şefkate muhtaçtır.

İşte, hayvanların horoz gibi çobanlık eden erkeklerine ve tavuk gibi dişilerine bak ve anla ki; onlar o vazifeyi kendileri adına, kemâle ermek için yapmıyor. Çünkü gerekirse o vazifede hayatlarını feda ediyorlar. Vazifelerini, onlara o vazifeyi veren ve içine rahmetiyle bir lezzet koyan nimetlerin asıl sahibi Kerîm Yaratıcı hesabına, Yüce Fâtır adına görüyorlar.” (Kısmen Sadeleştirilmiş Lem’alar, 17. Lem’a)
 
Üst