Öneri Cehennemle İlgili Başlık Açılması!

Ebu Cehil

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,498
Çözümler
1
Tepki puanı
3,010
Düşünce
Agnostik
Son zamanlarda forumda cehennem korkusu empoze ediliyor. Bir takım forum üyeleri, cehennem korkusundan duygu sömürüsü yapmaya çalışıyorlar.
Ve işin ilginç tarafı, bu son günlerde artmaya başladı, acaba neden? Cehennem korkusunu aşılayıp milleti imana getirmeye çalışmak gibi saçma sapan bir uğraş içinde olduklarını düşünüyorum bu kişilerin. Forumda özellikle sünni ve gizli sünni kişilerin, bu tür başlıklar açması, sizce de kasıtlı değil mi? Bu açılan başlıklar, forumda kirliliğe sebebiyet veriyor bence. Sizce ne yapılmalı bu konu hakkında?
 

kavak

Vl ☆☆
Denetmen
Mesajlar
10,436
Çözümler
1
Tepki puanı
7,645
Düşünce
Ateist
Son zamanlarda forumda cehennem korkusu empoze ediliyor. Bir takım forum üyeleri, cehennem korkusundan duygu sömürüsü yapmaya çalışıyorlar.
Ve işin ilginç tarafı, bu son günlerde artmaya başladı, acaba neden? Cehennem korkusunu aşılayıp milleti imana getirmeye çalışmak gibi saçma sapan bir uğraş içinde olduklarını düşünüyorum bu kişilerin. Forumda özellikle sünni ve gizli sünni kişilerin, bu tür başlıklar açması, sizce de kasıtlı değil mi? Bu açılan başlıklar, forumda kirliliğe sebebiyet veriyor bence. Sizce ne yapılmalı bu konu hakkında?
Yapacak bir şey yok. Gönül isterdi ki yeni konular açılmadan evvel aynı/benzeri konuların açılıp açılmadığı araştırılsın. Ancak bunu yapanlar maalesef yok denecek kadar az.
 

Agnostik Tanrı

☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
915
Tepki puanı
556
Düşünce
Agnostik
Son zamanlarda forumda cehennem korkusu empoze ediliyor. Bir takım forum üyeleri, cehennem korkusundan duygu sömürüsü yapmaya çalışıyorlar.
Ve işin ilginç tarafı, bu son günlerde artmaya başladı, acaba neden? Cehennem korkusunu aşılayıp milleti imana getirmeye çalışmak gibi saçma sapan bir uğraş içinde olduklarını düşünüyorum bu kişilerin. Forumda özellikle sünni ve gizli sünni kişilerin, bu tür başlıklar açması, sizce de kasıtlı değil mi? Bu açılan başlıklar, forumda kirliliğe sebebiyet veriyor bence. Sizce ne yapılmalı bu konu hakkında?
Şu cehennem meselesini niye bu kadar abartıyorlarsa.

1.si: Kendisine inanmayana sonsuza kadar işkence eden bir tanrı saçmalık değil midir?
Bir de (sözde) kusursuz bir tanrıdan bahsediyoruz.

2.si: Bunlar bir sürü din de var birini seçersen ya diğeriyse? sorusu akla gelir.
Dolayısıyla hepsinden korkman gerekir.

3.sü: Bu sebep için inanmak dini gerçek yapmaz korkaklığı gösterir.
Gerçeği aramayan sadece korktuğu için inananda bir zahmet bu din gerçektir demesin.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,951
Tepki puanı
1,462
Düşünce
Sünni

kavak

Vl ☆☆
Denetmen
Mesajlar
10,436
Çözümler
1
Tepki puanı
7,645
Düşünce
Ateist
İslam özelinde kendisine inanmayana değil suç işleyene...
Bakıyorum en can alıcı yeri, kimse görmesin diye makaslamışsın.
Suç işleyenmiş...miş...miş. Çıkarsana ağzındaki şu baklayı. Ha evet; senin tanrına tapmayanlar, suçlu oluyordu!
Yine uçmuşsun birader, çünkü senin dinine inanmayanlar/iman etmeyenler tahtalı köyde kebap olacaklar.
Delilleri görmeden "uydum kalabalığa" derseniz öyle ama delilleri görünce "ya diğeriyse" demek saçmalık olur.
Delil falan yok; sadece kendi kendine gelin güveyi oluyorsun. Madem delil var, diyorsun; çağır şu hergün tebliğini/güzellemesini yaptıgın tanrını buraya. Bakalım sen mi yoksa ben mi küçük dilimi yutuyorum?!
 
Yazan tarafından düzenlendi:

ndestt

Çaylak
Mesajlar
83
Çözümler
1
Tepki puanı
34
Düşünce
Deist
İslam özelinde kendisine inanmayana değil suç işleyene...

Delilleri görmeden "uydum kalabalığa" derseniz öyle ama delilleri görünce "ya diğeriyse" demek saçmalık olur.
Evde yalnız bırakılan üç çocuk ihmal nedeni ile çıkan yangında öldü gibi haberleri çokça duyuyoruz (bu tür vak'alar çok oluyor, iş kazaları vs de dahil, yani insanlar yanarak ölebiliyor).

Sizce hayatında hiç suç işlememiş, günaha girmemiş ama bir talihsizlik nedeni ile yanarak ölmüş ya da kısmi yanarak belki hayatını engelli olarak sürdüren kişilerin nereye gideceklerini düşünüyor sunuz?

Bununla birlikte rivayetleri-hadisleri bir kenara koyup direkt o günün gerçek tarihini kaleme alanlara göz atarsanız bildiğiniz "ateş çukurları" olduğunu ve yöneticilerin/hahamların/papazların vb. eliyle Yahudiler tarafından Hıristiyanların, Hıristiyanlar tarafından Yahudilerin, Müslümanlar tarafından putperestlerin vb. yakıldıklarını görüyorsunuz ki kılıçtan geçirmek de şah damarına nasıl bir yakınlık ki sormayın!

Bu okumaları çokça yaptığınızda din kitaplarında cennet-cehennem vurgusunun tam olarak bu olduğunu fark ediyor ve zamanın insanları için üzülüyorsunuz. Hem de çok... çünkü dinler madem bir işe yarayacaklardı başta kölelik olmak üzere işkencenin her türlüsünü ortadan kaldırabilmeliydi merhametli kitap Tanrısı eliyle... (eli var ya insan ya Allah ha bir de erkek diyeyim...) Ama daha da körüklemiştir. Kim karlı çıkmıştır bu işten? Tanrı mı? Allah mı? Rab mi? Bir tane de ilah yok, üç dinin üç ayrı tanrısı var. Üstelik hangisine sorsanız "benden başka ilah yok" "en büyük benim" diyor. Demek ki birden fazla tanrı var ki her tanrı kişisel pazarlamasının derdinde ama acaba tanrılar mı yoksa onları kendi çıkarlarına alet etmeye alışmış bir avuç egemen mi? Ganimetler, sömürü kısmına hiç girmiyorum.
 
Yazan tarafından düzenlendi:
Mesajlar
157
Tepki puanı
96
Düşünce
Bağımsız
Kuran ı okuduğumda inanmak için tek sebebimin korku olduğunu farkettim ve bunu farkettiğim anda bu tek sebep inanmamak için ana sebeplerimden biri oldu.
Valla okuduğum da falan korkuyorum ancak bu her seferinde bana inandırmak için korkudan başka birşeyi olmayan insansı tanrı resmini çiziyor yani daha fazla dinlerden uzaklaşıyorum.
Açıkça bu cehennem olayının PSİKOLOJİK ŞİDDET olduğunu düşünüyorum ve rahatsız oluyorum.
Bazen korktuğumda korkutanlara buradan küfürlerimi yolluyorum hep bu zorunlu din eğitimi yüzünden,içimizdeki huzuru almaya çalışıyorlar ancak AKIL HERZAMAN DUYGULARDAN ÜSTÜNDÜR.
Ne olduğu belli olmayan bir kitap için bizi cehennemle tehdit etme hakkı buluyorlar kendilerinde , gerçekten nefret ediyorum bu durumdan.
 

ndestt

Çaylak
Mesajlar
83
Çözümler
1
Tepki puanı
34
Düşünce
Deist
Kuran ı okuduğumda inanmak için tek sebebimin korku olduğunu farkettim ve bunu farkettiğim anda bu tek sebep inanmamak için ana sebeplerimden biri oldu.
Valla okuduğum da falan korkuyorum ancak bu her seferinde bana inandırmak için korkudan başka birşeyi olmayan insansı tanrı resmini çiziyor yani daha fazla dinlerden uzaklaşıyorum.
Açıkça bu cehennem olayının PSİKOLOJİK ŞİDDET olduğunu düşünüyorum ve rahatsız oluyorum.
Bazen korktuğumda korkutanlara buradan küfürlerimi yolluyorum hep bu zorunlu din eğitimi yüzünden,içimizdeki huzuru almaya çalışıyorlar ancak AKIL HERZAMAN DUYGULARDAN ÜSTÜNDÜR.
Ne olduğu belli olmayan bir kitap için bizi cehennemle tehdit etme hakkı buluyorlar kendilerinde , gerçekten nefret K


Kur'an ile ilgili şaşırtmacalı olan şey aynı konu ile ilgili tüm ayetlerin farklı surelere dağıtılmış olması. Eğer bu konu bütünlüğünü yakalayıp okuyabilirseniz, korkunuz da gidecek. Öncelikle cennet ve cehennem ayetlerini bir kenara koyun. Onlara ödül ceza gözü ile bakın. Anneniz yemeğinizi yemezseniz tv izletmez ama sözünü dinlerseniz sokağa dahi çıkabilir oyun oynayabilirsiniz. Bir de şöyle düşünün anneniz sizi döver çocukken ama beş on dakika sonra yine annenizin eteklerine yapışır, dikkatini çekmeye çalışırsınız. İşte aslında dinlerdeki Tanrı da annenin yerini alan, bu defa görünmeyen ancak dua yolu ile konuşma imkanı verilen bir tanrı. Üstelik eğer dua ederseniz Tanrı ile iletişim kurarsınız. Fakat bugün tanrının sizinle konuştuğunu iddia ederseniz şizofreni-psikoz etiketiyle akıl hastanesine yatırılırsınız. Seyyid soy bağı iddiası ile bir altın kaplamalı koltuk üzerine oturarak bunu yaparsanız oturduğunuz yerden inanç sömürü ile sermayedar olur, bu sermaye ile kitleleri tekelinize alır, oy potansiyeli haline getirir sonra da siyasi partilere pazarlarsınız vs.

İnternette ya da elinizdeki Kur'anlarda fihrist kısmı var. Oradan konu başlıklarına göre, ilginizi çekenden başlayıp, ilgili ayetleri bir araya getirerek (önceki sonrakine de bakarak) bir çalışma yapabilirsiniz. Elmalının sadeleştirilmişini de biraz cozutmuşlar ama tefsiri ile ya da direkt kökler üzerinden (internette pek çok site var) siz de temiz bir cümle kurarak okuma yoluna gidebilirsiniz.

Eğer din-kitap-elçi üçlüsünün amacı Tanrı'ya inanç ise, Tanrı'ya inanan insanlarla uğraşmanın, onları daha da zorlamanın ve hatta korkutmanın esprisi nedir? Kur'anda devrin putperestlerine sorsan kim yarattı? Allah derler... diyen çokça ayet vardır ama bir türlü tatmin olan bir Allah yoktur. İnanılan Allah ısrarla sadece kendisine inanılmasını ister çünkü rakipleri vardır, o rakiplere adanan mallar, paralar, yiyecekler vs. vardır üstelik bunlar cansızdır, tahta ya da taştır ve adaklar da hiçbir işe yaramadan çerçöp olmaktadır. Oysa akıllı, ekonimist,ticaret kafasına sahip birileri oradaki birikime göz koymuş ve görünmeyen tek Allah'a iman zoruyla Bedevilerin, Arapların (inancı ne olursa olsun) elinden almıştır. Karlı bir ticaret olmuştur gerçekten de. Kimin için? Akıllı zengin güç sahipleri için... ki zaten kimseyi ikna edememişler ve zora, savaşa başvurmuşlardır. Nihayet eğer o tarihte elçi öldü ise daha ölüm döşeğinde iken dağılma başlamış ve Ebu Bekir zalimce bu insanları siyaseten yola getirmeye çalışmıştır. Oturmuş bir din olmadığı gibi gerçekten iman etmiş bir kitle de yoktur aslında... aslında ilk önce rivayetlerden, hadislerden, anlatılan tüm hikayelerden zihni arındırmak gerekiyor. Sonrası çorap söküğü... üstelik bu din çok kıymetli anne ve babalarımızı, kardeşlerimizi, akrabalarımızı da düşman kılmıştır ta ki asıl amacına yani insanların belirli bir kısmını teslim alıncaya dek! Ne kadar adil, hoşgörülü bir Allah tasviri. Ama 1400 yıl önceki kapasite ile yine de iyi kurgulanmış mesele bugünki teknolojiye, bilime, her türlü isimlendirmeye, gerçeklere rağmen insanların ısrarla ya varsa diyerek işi garantilemeye çalışması. Yani bu karlı bir ticaret hem dünyada ve varsa öteki dünyada. Paniğe gerek yok son nefesinizi vermeden önce şehadet getirip tövbe etmeniz de sizi cennete götürebilir, tabii Allah eğer gitmenizi diledi ise.
 

DemoKratos

Vll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
9,393
Çözümler
1
Tepki puanı
6,358
Düşünce
Ateist
Kur'an ile ilgili şaşırtmacalı olan şey aynı konu ile ilgili tüm ayetlerin farklı surelere dağıtılmış olması.

Yani bu şeyin deli sayıklamasından bir farkı yok. Ben bunu neymiş bu ikide bir burnumuza dayadıkları şeyin aslı neymiş diye üşenmedim ayrıntılı iyice inceledim. Yahu yani o kadar çok tekrar var ki, aynı zırva laflar yüzelli kere de sayıklanmaz ki yahu!

Bu yani basbayağı bildiğin obsesif sayıklaması, hezeyan yani bu.
 
Mesajlar
157
Tepki puanı
96
Düşünce
Bağımsız
Kur'an ile ilgili şaşırtmacalı olan şey aynı konu ile ilgili tüm ayetlerin farklı surelere dağıtılmış olması. Eğer bu konu bütünlüğünü yakalayıp okuyabilirseniz, korkunuz da gidecek. Öncelikle cennet ve cehennem ayetlerini bir kenara koyun. Onlara ödül ceza gözü ile bakın. Anneniz yemeğinizi yemezseniz tv izletmez ama sözünü dinlerseniz sokağa dahi çıkabilir oyun oynayabilirsiniz. Bir de şöyle düşünün anneniz sizi döver çocukken ama beş on dakika sonra yine annenizin eteklerine yapışır, dikkatini çekmeye çalışırsınız. İşte aslında dinlerdeki Tanrı da annenin yerini alan, bu defa görünmeyen ancak dua yolu ile konuşma imkanı verilen bir tanrı. Üstelik eğer dua ederseniz Tanrı ile iletişim kurarsınız. Fakat bugün tanrının sizinle konuştuğunu iddia ederseniz şizofreni-psikoz etiketiyle akıl hastanesine yatırılırsınız. Seyyid soy bağı iddiası ile bir altın kaplamalı koltuk üzerine oturarak bunu yaparsanız oturduğunuz yerden inanç sömürü ile sermayedar olur, bu sermaye ile kitleleri tekelinize alır, oy potansiyeli haline getirir sonra da siyasi partilere pazarlarsınız vs.

İnternette ya da elinizdeki Kur'anlarda fihrist kısmı var. Oradan konu başlıklarına göre, ilginizi çekenden başlayıp, ilgili ayetleri bir araya getirerek (önceki sonrakine de bakarak) bir çalışma yapabilirsiniz. Elmalının sadeleştirilmişini de biraz cozutmuşlar ama tefsiri ile ya da direkt kökler üzerinden (internette pek çok site var) siz de temiz bir cümle kurarak okuma yoluna gidebilirsiniz.

Eğer din-kitap-elçi üçlüsünün amacı Tanrı'ya inanç ise, Tanrı'ya inanan insanlarla uğraşmanın, onları daha da zorlamanın ve hatta korkutmanın esprisi nedir? Kur'anda devrin putperestlerine sorsan kim yarattı? Allah derler... diyen çokça ayet vardır ama bir türlü tatmin olan bir Allah yoktur. İnanılan Allah ısrarla sadece kendisine inanılmasını ister çünkü rakipleri vardır, o rakiplere adanan mallar, paralar, yiyecekler vs. vardır üstelik bunlar cansızdır, tahta ya da taştır ve adaklar da hiçbir işe yaramadan çerçöp olmaktadır. Oysa akıllı, ekonimist,ticaret kafasına sahip birileri oradaki birikime göz koymuş ve görünmeyen tek Allah'a iman zoruyla Bedevilerin, Arapların (inancı ne olursa olsun) elinden almıştır. Karlı bir ticaret olmuştur gerçekten de. Kimin için? Akıllı zengin güç sahipleri için... ki zaten kimseyi ikna edememişler ve zora, savaşa başvurmuşlardır. Nihayet eğer o tarihte elçi öldü ise daha ölüm döşeğinde iken dağılma başlamış ve Ebu Bekir zalimce bu insanları siyaseten yola getirmeye çalışmıştır. Oturmuş bir din olmadığı gibi gerçekten iman etmiş bir kitle de yoktur aslında... aslında ilk önce rivayetlerden, hadislerden, anlatılan tüm hikayelerden zihni arındırmak gerekiyor. Sonrası çorap söküğü... üstelik bu din çok kıymetli anne ve babalarımızı, kardeşlerimizi, akrabalarımızı da düşman kılmıştır ta ki asıl amacına yani insanların belirli bir kısmını teslim alıncaya dek! Ne kadar adil, hoşgörülü bir Allah tasviri. Ama 1400 yıl önceki kapasite ile yine de iyi kurgulanmış mesele bugünki teknolojiye, bilime, her türlü isimlendirmeye, gerçeklere rağmen insanların ısrarla ya varsa diyerek işi garantilemeye çalışması. Yani bu karlı bir ticaret hem dünyada ve varsa öteki dünyada. Paniğe gerek yok son nefesinizi vermeden önce şehadet getirip tövbe etmeniz de sizi cennete götürebilir, tabii Allah eğer gitmenizi diledi ise.
Yani korkumun gereksiz olduğunu biliyorum zaten, korkuyorum diye inanmaya çalışsam bile o kadar saçma bir kitapki zaten korkuyla olacak iş değil, ben yapı olarak biraz endişeliyim çocukken de cinden periden çok korkardım , şu cinlerin gerçek bir varlık gibi yansıtılması din konusunda en nefret ettiğim konulardan biri yani çocukluğumu zindan etti, arap mitolojisini insanlara gerçekmiş gibi anlatıyorlar.
Aslında insan bazı inançlardan aklen çıkabilse bile psikolojik olarak çıkamıyor ben bundan bahsediyorum yani yıllardır deist- müslüman arası gidiyordum ama ezan başlayınca otomatik olarak müziği falan kısıyorum ya da zinanın asla yanlış olduğunu düşünmüyorum ancak toplum içinde istemeden de olsa ayıplıyorsun.
Bu nedenle şu cehennem olayını önümüze getirip durmalarını suç olarak görüyorum kimsenin saçma inançlarıyla beni tehtid etmeye hakkı yok ,zaten işe yarayacak,dine yönlendirecek birşey de değil.
 

ndestt

Çaylak
Mesajlar
83
Çözümler
1
Tepki puanı
34
Düşünce
Deist
Yani korkumun gereksiz olduğunu biliyorum zaten, korkuyorum diye inanmaya çalışsam bile o kadar saçma bir kitapki zaten korkuyla olacak iş değil, ben yapı olarak biraz endişeliyim çocukken de cinden periden çok korkardım , şu cinlerin gerçek bir varlık gibi yansıtılması din konusunda en nefret ettiğim konulardan biri yani çocukluğumu zindan etti, arap mitolojisini insanlara gerçekmiş gibi anlatıyorlar.
Aslında insan bazı inançlardan aklen çıkabilse bile psikolojik olarak çıkamıyor ben bundan bahsediyorum yani yıllardır deist- müslüman arası gidiyordum ama ezan başlayınca otomatik olarak müziği falan kısıyorum ya da zinanın asla yanlış olduğunu düşünmüyorum ancak toplum içinde istemeden de olsa ayıplıyorsun.
Bu nedenle şu cehennem olayını önümüze getirip durmalarını suç olarak görüyorum kimsenin saçma inançlarıyla beni tehtid etmeye hakkı yok ,zaten işe yarayacak,dine yönlendirecek birşey de değil.
Haklısınız. Aslında bu noktada biraz kendimize kendimizin yardım edeceği gerçeği de ortaya çıkıyor. Yani kişinin kendini tanımaya, bilmeye yönelik bir yola girmesi gerek. Çocukluk travmaları, yetiştiren anne ve baba, yaşanılan çevre, maruz kalınan şeyler... özellikle çocuk dönemi izleri yetişkinlikte de taşımaya devam ediyoruz. Ve korkuların temelinde bunlar yatıyor. Belki asıl olarak sorunun kaynağına inmeye çalışmak, nelerden korktuğumuzu ve bu korkuların nedenlerini bulmaya çalışmak, uzman desteği almak farklı bir yol açımı olabilir.

Doğrusu ilkel çağlardan bugüne insanlığın gelişimine baktığımda, insan evladının bir şeye inanmadan ya da kendini bir dine bağlamadan yaşayabileceğini sanmıyorum, hele ki kendini gerçekleştirme yolculuğuna başlamadı ise. Ha eğitim alır, bu eğitimi sadece meslek kazanımı için değil kendine artı değer katmak, bakış açısını geliştirmek için genişletir zaten tüm sıkıntılar da yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Ama düşünün "yalnızlık bile Allah'a mahsus" (oysa melekleri var, şeytanı var, cinleri var, kitapları var gökte, yerde de elçileri, resulleri, peygamberleri, yazıcıları, muhafızları, imamları, papazları, hahamları, idarecileri, valileri, memurları vs...) denilerek insan evladının sürüden ayrılmaması, bağımsızlaşmaması, kendini gerçekleştirmemesi, mutlu-huzurlu olmaması, sürekli bir değnekle dipçikle dürtüklenmek suretiyle "elimiz, gözümüz üzerinizde, ya kurallara uygun yaşarsınız ya da bedelini ödersiniz" denilerek egemen sistemin kölesi edilmiş durumlar.

Oysa insanın insan olmak gereği bırakın yalnızlığı "tek kalma ihtiyacı" vardır ve bu ihtiyacı karşılamalıdır ki kendini güncellesin, artı ve eksilerini görsün, yenilensin, değişsin... ama izin veriliyor mu? Hayır. Korkutarak yönetmek bu kadar kolay iken...

Naçizane tavsiyem; kendinizi tanımaya, sizi asıl korkutan şeyleri ortaya çıkarmaya ve onlara karşı direnç kazanmaya çalışın. Zihniniz özgürleşecek ve daha bilinçli olduğunuz için, cennet ve cehenneme takılmayacaksınız. Aslında ibadet etmek istiyorsanız da edin... bunu kendiniz için yapın, bir Tanrı'dan beklenti ile yapmayın, pazarlıkla, ticaret güdüsüyle yapmayın. Eğer bedeninizin harekete, ruhunuzun oruca, dilinizin dua etmeye ihtiyacı varsa bunu kendi dünyanızda yapın. Ama kendiniz için yapın. İster oturarak, ister ayakta, ister koşarak ister yürüyerek, ister yan yatarak ister düz... kendinize eziyet etmeden, başkaları ne der ürküsü taşımadan, başkalarını mutlu etme kaygısı taşımadan, bunları zamanla endişeye ve panik atağa ve sonrası herhangibir psikolojik kırılıma neden olmadan bilinçlice yapmaya çalışın. Kendinizi başkalarına anlatmak için yormayın. Sağlıklı ve mutlu kalın.

Karadeniz ularında yeni bir cehennem senaryosu yazılıyor tatbikat adı altında... belki göz ucu ile orayı izlemek hem egemenleri hem dinlerin nasıl kullanıldığı ve cennetin cehenneme, huzurun endişeye ve korkuya, güzel yaşamın kanlı ölümlere nasıl çevrildiğine dair yeni bir imtihan,tanıklıktır bizler için.

Biz Irak-Kuveyt Savaşını TV ekranlarından çuv çuv ateş toplarıyla izleyen bir nesiliz... alışığız... ne de olsa 30 yıla yaklaştı herhalde, yeni yetişen nesillere de şöyle bir egemenlerin gücünü gösterip dizginleme, internetle özgürleşen, yazıyla sözle haddini bilmeyen, istedikçe isteyen, tüketen, egemenlerin tahtına, mutluluğuna, huzuruna, sermayesine göz diken orta alt sınıfa ayar çekme vakti geldi (savaşın küçük çocukları darbe, devrim, kalkışma vs. ha kormadılar mı öyleyse savaş).
 
Mesajlar
157
Tepki puanı
96
Düşünce
Bağımsız
Haklısınız. Aslında bu noktada biraz kendimize kendimizin yardım edeceği gerçeği de ortaya çıkıyor. Yani kişinin kendini tanımaya, bilmeye yönelik bir yola girmesi gerek. Çocukluk travmaları, yetiştiren anne ve baba, yaşanılan çevre, maruz kalınan şeyler... özellikle çocuk dönemi izleri yetişkinlikte de taşımaya devam ediyoruz. Ve korkuların temelinde bunlar yatıyor. Belki asıl olarak sorunun kaynağına inmeye çalışmak, nelerden korktuğumuzu ve bu korkuların nedenlerini bulmaya çalışmak, uzman desteği almak farklı bir yol açımı olabilir.

Doğrusu ilkel çağlardan bugüne insanlığın gelişimine baktığımda, insan evladının bir şeye inanmadan ya da kendini bir dine bağlamadan yaşayabileceğini sanmıyorum, hele ki kendini gerçekleştirme yolculuğuna başlamadı ise. Ha eğitim alır, bu eğitimi sadece meslek kazanımı için değil kendine artı değer katmak, bakış açısını geliştirmek için genişletir zaten tüm sıkıntılar da yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Ama düşünün "yalnızlık bile Allah'a mahsus" (oysa melekleri var, şeytanı var, cinleri var, kitapları var gökte, yerde de elçileri, resulleri, peygamberleri, yazıcıları, muhafızları, imamları, papazları, hahamları, idarecileri, valileri, memurları vs...) denilerek insan evladının sürüden ayrılmaması, bağımsızlaşmaması, kendini gerçekleştirmemesi, mutlu-huzurlu olmaması, sürekli bir değnekle dipçikle dürtüklenmek suretiyle "elimiz, gözümüz üzerinizde, ya kurallara uygun yaşarsınız ya da bedelini ödersiniz" denilerek egemen sistemin kölesi edilmiş durumlar.

Oysa insanın insan olmak gereği bırakın yalnızlığı "tek kalma ihtiyacı" vardır ve bu ihtiyacı karşılamalıdır ki kendini güncellesin, artı ve eksilerini görsün, yenilensin, değişsin... ama izin veriliyor mu? Hayır. Korkutarak yönetmek bu kadar kolay iken...

Naçizane tavsiyem; kendinizi tanımaya, sizi asıl korkutan şeyleri ortaya çıkarmaya ve onlara karşı direnç kazanmaya çalışın. Zihniniz özgürleşecek ve daha bilinçli olduğunuz için, cennet ve cehenneme takılmayacaksınız. Aslında ibadet etmek istiyorsanız da edin... bunu kendiniz için yapın, bir Tanrı'dan beklenti ile yapmayın, pazarlıkla, ticaret güdüsüyle yapmayın. Eğer bedeninizin harekete, ruhunuzun oruca, dilinizin dua etmeye ihtiyacı varsa bunu kendi dünyanızda yapın. Ama kendiniz için yapın. İster oturarak, ister ayakta, ister koşarak ister yürüyerek, ister yan yatarak ister düz... kendinize eziyet etmeden, başkaları ne der ürküsü taşımadan, başkalarını mutlu etme kaygısı taşımadan, bunları zamanla endişeye ve panik atağa ve sonrası herhangibir psikolojik kırılıma neden olmadan bilinçlice yapmaya çalışın. Kendinizi başkalarına anlatmak için yormayın. Sağlıklı ve mutlu kalın.

Karadeniz ularında yeni bir cehennem senaryosu yazılıyor tatbikat adı altında... belki göz ucu ile orayı izlemek hem egemenleri hem dinlerin nasıl kullanıldığı ve cennetin cehenneme, huzurun endişeye ve korkuya, güzel yaşamın kanlı ölümlere nasıl çevrildiğine dair yeni bir imtihan,tanıklıktır bizler için.

Biz Irak-Kuveyt Savaşını TV ekranlarından çuv çuv ateş toplarıyla izleyen bir nesiliz... alışığız... ne de olsa 30 yıla yaklaştı herhalde, yeni yetişen nesillere de şöyle bir egemenlerin gücünü gösterip dizginleme, internetle özgürleşen, yazıyla sözle haddini bilmeyen, istedikçe isteyen, tüketen, egemenlerin tahtına, mutluluğuna, huzuruna, sermayesine göz diken orta alt sınıfa ayar çekme vakti geldi (savaşın küçük çocukları darbe, devrim, kalkışma vs. ha kormadılar mı öyleyse savaş).
Aslında demek istediğim herhangi bir travmam vs yok, yapısal olarak stresliyim ki bunun tamamen genetik olduğunu düşünüyorum,insanlar genelde ruhsal sağlık olayını anlamıyorlar şöyleki her insan aslında hassas bir robot gibi vücudunda bazı hormonlar genetik olarak yüksek salgılanıyor olabilir veya beynimizin korkuyu yöneten kısmı ismi amygdala yeterince çalışmıyor olabilir .yani yapısal olarak endişeliyim şahsen din düşmanı olmaya beni en çok yaklaştıran durum bu.eğer müslüman bir ailede doğsaydın büyük ihtimalle herşeyden korkan endişeli bir yapıda olurdum ,cehennem korkusundan öte birçok insanın cehenneme gitçeğine inanmak ,cinlere inanmak ,saçma ibadetleri yerine getirmek için uğraşmak ,acımasız bir tanrı figürü vs bence benim psikolojim için çok kötü olurdu .
Bu nedenle çocukluktan din eğitimi verenlere buradan küfürlerimi iletiyorum ve ailem için kainata teşekkür ediyorum 😊
 

ndestt

Çaylak
Mesajlar
83
Çözümler
1
Tepki puanı
34
Düşünce
Deist
Aslında demek istediğim herhangi bir travmam vs yok, yapısal olarak stresliyim ki bunun tamamen genetik olduğunu düşünüyorum,insanlar genelde ruhsal sağlık olayını anlamıyorlar şöyleki her insan aslında hassas bir robot gibi vücudunda bazı hormonlar genetik olarak yüksek salgılanıyor olabilir veya beynimizin korkuyu yöneten kısmı ismi amygdala yeterince çalışmıyor olabilir .yani yapısal olarak endişeliyim şahsen din düşmanı olmaya beni en çok yaklaştıran durum bu.eğer müslüman bir ailede doğsaydın büyük ihtimalle herşeyden korkan endişeli bir yapıda olurdum ,cehennem korkusundan öte birçok insanın cehenneme gitçeğine inanmak ,cinlere inanmak ,saçma ibadetleri yerine getirmek için uğraşmak ,acımasız bir tanrı figürü vs bence benim psikolojim için çok kötü olurdu .
Bu nedenle çocukluktan din eğitimi verenlere buradan küfürlerimi iletiyorum ve ailem için kainata teşekkür ediyorum 😊
Ben size yazarken yanıtı, genel olarak düşüncemi ifade ettim, elbette siz kendinizi en iyi bilensiniz. Çok çok haklısınız. Kişisel farkındalığınız da takdire şayan. Son cümlenizin de altına imzamı atıyorum. Saygılar.
 
Üst