Çelişki Adındaki Şeyler..

Entropyy

V ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,148
Tepki puanı
2,192
Düşünce
Ateist
Bu sizin temelsiz uydurmanız; çünkü elimizdeki Kuran orijinal.
Elinizdeki kuranın yazılı olduğu kağıda karbon testi yapıp sonucu buraya koyunuz bakalım hangi tarihten kalma orjinalmi.

Mucize varsa demek ki elimizdeki kitap demek ki Allah kelamı
Mucize için ilk önce elinizdeki kuranın orjinal olduğu doğrulanmalıdır.
Elinizdeki kuranın yazılı olduğu kağıda karbon testi yapıp sonucu buraya koyunuz bakalım hangi tarihten kalma orjinalmi.

Böyle bir zorunluluk yok, bunu siz uydurdunuz
Tabiki orjinal kuranı görmeliyiz.

Bunu siz uydurdunuz, nasıl ulaşılabileceğini yukarıda izah ettik.
Sebep sonuç ilişkisi gerekli olup olmadığını bilmiyoruz dediğimizde sen zaten tanrıya ulaşamazsın.

Siz deneyimlemediğiniz şeyin yok olduğunu iddia ediyorsanız evrenin %95'inin yok olduğunu iddia etmiş olursunuz.

İnsan deneyimi yakın bir zamana kadar atomun parçalanamayacağını gösteriyordu. Yani sizin deneyimleriniz mutlak doğru kabul edilemez.

Yok olduğunu iddaa etmiyorum sebep sonuç ilişkisi kuramazsın diyorum.
Evet sonuca ulaşan yine insan deneyimi oldu.
Demek ki şu andaki deneyimleriniz de mutlak doğru değil. İlerde şu anda deneyimlediğiniz şeylerin yanlışlığına da yine insan deneyimi ile ulaşılabilir. Dolayısıyla bu durumda sizin Yaratıcıyı inkarınızın hiçbir temeli olmayan dogmatik bir tavır olduğu ortaya çıkar.
Çıktığı zaman konuşuruz:)

Demek ki evrenin %95i sizin deneyiminizin dışında.

Tüm zaman ve mekanları taradınız mı? Zamansızlık ve mekansızlıkla ilgili bilgi sahibi misiniz?

Bu soruların cevabı koca bir HAYIR.

Demek ki sizin Yaratıcının yokluğu iddianız hiçbir bilgiye dayalı olmayan dogmatik bir inanç
Evet onun için sebep sonuç ilişkisi kuramayız :)
Taramadığımız zaman ve mekanda sebep sonuç ilişkisi kurmuyoruz :)
Sebep sonuç ilişkisi kurduğumuz 3 uzay 1 zaman fizik kuralları dahilinde tanrı yok.
Eğer varsa bu kurallara göre oluşmak zorunda.
Çünkü insan deneyimi bunu gerektiriyor :)
Bulunduğumuz kümenin içinde Tanrı olduğunu iddia etmiyoruz ki zaten
Kümenin dışı içinde zaten sebep sonuç ilişkisi kuramazsın ve bir boka ulaşamazsın.
Gördünmü bilim ve mantık kuralları.
Sebep sonuç ilişkisini şeyinin keyfine göre organize edemeyeceğini söylüyor.
Hadi git şimdi kumda oyna :)
 

kavak

Vll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,597
Tepki puanı
3,558
Düşünce
Ateist
Bakalım forum kurallarına hiçbir aykırılık taşımayan bu mesajlar yine silinecek mi?
Sayın @Mete Turan silme nedeniniz olabilecek olası şeylerin hepsini ben siliyorum zaten. Bu yüzden kontrol etmeden silmeyiniz.
(Anlaşılması için günümüz Türkçesiyle buraya alıyorum, arzu edenler Lemalar kitabındaki Tabiat Risalesi isimli 23. Lem’a olan orijinal haline bakabilir)
Çok bilmiş zat, kaynak tıklanabilir olacak!
Çaktın mı köfteyi şimdi?
Artı; sence bu zımbırtıları kim okuyor?
Hiç kimse, çünkü sadece çöp olduğunu sağır Sultan bile biliyor!
 

kavak

Vll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,597
Tepki puanı
3,558
Düşünce
Ateist
Bakalım forum kurallarına hiçbir aykırılık taşımayan bu mesajlar yine silinecek mi?
Sayın @Mete Turan silme nedeniniz olabilecek olası şeylerin hepsini ben siliyorum zaten. Bu yüzden kontrol etmeden silmeyiniz.
(Anlaşılması için günümüz Türkçesiyle buraya alıyorum, arzu edenler Lemalar kitabındaki Tabiat Risalesi isimli 23. Lem’a olan orijinal haline bakabilir)
İkinci muhaldeki zorluk ise şudur:
Farklı risalelerde ispat edildiği gibi, eğer Vahid ve Ehad Cenâb-ı Hakk’a verilirse bütün eşyanın yaratılışını izah etmek, sadece bir şeyin yaratılışını izah etmek gibi kolay olur.
Eğer sebeplere ve tabiata verilirse bir tek şeyin yaratılışını izah etmenin bütün eşya kadar zor olduğu, birçok kesin delille ispatlanmıştır.
Bir delilin özeti şudur:
Nasıl ki bir adam, askerlik veya memuriyet unvanıyla bir padişaha bağlansa onun verdiği güçle şahsî kuvvetinin yüz bin kat üstündeki işleri yapabilir.
Padişahı adına bazen bir şahı esir edebilir. Çünkü gördüğü işler ve yaptığı eserler için gerekli şeyleri ve kuvvetini kendisi taşımıyor, taşımaya mecbur olmuyor.
O kuvveti ve teçhizatı, kendisiyle bağı sebebiyle padişahın hazineleri ve arkasındaki dayanak noktası olan ordu taşıyor.
Demek ki, o askerin gördüğü işler, bir padişahın işi gibi şahane, gösterdiği eserler ise bir ordunun eseri gibi harika olabilir.
asıl ki karınca, o memuriyet sayesinde Firavun’un sarayını yıkmıştır.
Sinek o bağ ile Nemrut’u öldürmüştür.
Ve buğday tanesi gibi bir çam çekirdeği, o sayede koca bir çam ağacının bütün programını saklar.
ğer o bağ kesilir, o asker terhis edilirse, yapacağı işler için gerekli şeyleri ve kuvvetini, sırtında ve elinde taşımaya mecbur kalır.
İşte o zaman, ancak elindeki o küçücük kuvvet ve sırtındaki cephane kadar iş görebilir.
nceki vaziyetinde gayet kolay yaptığı işler ondan istense, elbette, elinde bir ordunun kuvvetini ve sırtında bir padişahın savaş teçhizatı fabrikasını taşıması gerekir.
Sözün Özü:
Her varlığın yaratılışını Vâcibü’l-Vücûd’a atfetmenin vücûbiyet derecesinde bir kolaylığı var.
Tabiata yaratıcılık vermek ise imkânsızlık derecesinde zorluğu kabul etmek demektir.
Bu ne yine?
Karşında misket oynayan çocuklar mı var?

Yazmıştık...
Çok bilmiş zat, kaynak tıklanabilir olacak!
Çaktın mı köfteyi şimdi?
Artı; sence bu zımbırtıları kim okuyor?
Hiç kimse, çünkü sadece çöp olduğunu sağır Sultan bile biliyor!
 

Ephesus

☆☆
Yazar
Mesajlar
531
Tepki puanı
259
Düşünce
İgnostik
Bakalım forum kurallarına hiçbir aykırılık taşımayan bu mesajlar yine silinecek mi?

Sayın @Mete Turan silme nedeniniz olabilecek olası şeylerin hepsini ben siliyorum zaten. Bu yüzden kontrol etmeden silmeyiniz.

(Anlaşılması için günümüz Türkçesiyle buraya alıyorum, arzu edenler Lemalar kitabındaki Tabiat Risalesi isimli 23. Lem’a olan orijinal haline bakabilir)

Eğer dersen ki:

Evet, bir kitabı yazan makinenin icadı, o kitabı yazmaktan yüz defa daha zordur. Fakat o makine, aynı kitabın birçok nüshasının yazılmasına vasıta olduğundan belki bunda bir kolaylık vardır?

Cevap:

Nakkâş-ı Ezelî, sınırsız kudretiyle isimlerinin sonsuz cilvelerini her an tazeleyerek ayrı ayrı şekillerde göstermek için eşyayı ve hususi simaları öyle bir surette yaratmıştır ki, o Samed Yaratıcının birer mektubu ve kitabı hükmündeki eserlerinin hiçbiri, diğerlerinin aynısı olmaz.

Şüphesiz her bir varlığın siması, ayrı mânâları ifade etmek için farklı olacaktır.

Eğer gözün varsa insanın simasına bak!

Hazreti Âdem’den bugüne, belki ebediyete kadar, bu küçük simada esas uzuvlar aynı olmakla beraber, her birinin diğer bütün simalara karşı ayırt edici birer alâmetinin kesinlikle sabit olduğunu gör.

Bu sebeple her yüz ayrı bir kitaptır.

Yalnız sanatın tanzimi için ayrı bir yazı takımı, ayrı bir tertip ve telif gerektirir.

Ve maddelerini bir araya getirmek, vücuda lâzım olan her şeyi yerleştirmek için bütün bütün başka bir tezgâh ister.

Haydi, farz-ı muhal, tabiata bir matbaaymış gibi bakalım.

Fakat bir matbaa, gerekli dizgi ve basma işinden, yani harfleri belli bir düzende kalıba sokmaktan başka, yaratılmaları o işten yüz derece daha zor olan maddeleri âlemin her tarafından hususi bir ölçüyle ve düzenle getirmek, yaratmak ve elde etmek için yine o matbaayı yaratan Kadîr-i Mutlak’ın kudretine ve iradesine muhtaçtır.

Demek ki, tabiatın matbaa olma ihtimali ve varsayımı, tamamen mânâsız bir hurafedir.

İşte bu saat ve kitap örneklerindeki gibi, her şeyi benzersiz bir sanatla yaratan, her şeye gücü yeten sonsuz kudret sahibi Yüce Allah, sebepleri nasıl var ettiyse onların neticelerini de yaratıyor.

Hikmetiyle, neticeleri sebeplere bağlıyor.

Cenâb-ı Hak, kâinattaki hareketleri düzenleyen yüce yaratılış kanunlarının bir cilvesini ve eşyadaki o cilveye yalnızca bir ayna olan eşyanın tabiatını, iradesiyle tayin etmiştir.

Ve o tabiatın haricî varlığa mazhar olan yönünü kudretiyle var etmiş, eşyayı o tabiat üzere yaratmış, birbirine karıştırmıştır.

Acaba akla son derece uygun ve sayısız delilin neticesi olan bu hakikatin kabulü mü kolaydır; yoksa cansız, şuursuz, yaratılmış, o sebep ve tabiat dediğiniz basit maddelere, her bir şeyin varlığı için gereken sınırsız donanımın verilip onların yaptığı işleri her şeyi görerek, hikmetli bir şekilde kendi kendilerine yaptıklarını kabul etmek mi daha kolaydır?

Birinci şık vücub derecesinde gerekli değil midir?

Ve ikinci şık imkânsızlık derecesinde, akıl dışı değil midir?
Napıyosun manyak neden 20 kez aynı şeyi yazdın?
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
14,322
Tepki puanı
1,081
Düşünce
Sünni
Elinizdeki kuranın yazılı olduğu kağıda karbon testi yapıp sonucu buraya koyunuz bakalım hangi tarihten kalma orjinalmi.
Kağıt değil lafız orijinal
Mucize için ilk önce elinizdeki kuranın orjinal olduğu doğrulanmalıdır.
Böyle bir şart yok, bunu siz uydurdunuz
Sebep sonuç ilişkisi gerekli olup olmadığını bilmiyoruz dediğimizde sen zaten tanrıya ulaşamazsın.
Aynı şeyi tekrar edince ulaşılabilen şey ulaşılamaz hale gelmiyor :)
Yok olduğunu iddaa etmiyorum
O zaman var olduğunu mu iddia ediyorsunuz?
sebep sonuç ilişkisi kuramazsın diyorum.
Sebep sonuç ilişkisinin varlığı veya yokluğu bizim kurabilmemizden bağımsızdır.
Çıktığı zaman konuşuruz:)
Şu anki insan deneyimine göre Yaratıcının varlığı ortada, bunun yanlışlığı ortaya çıkarsa çıktığı zaman konuşuruz :)

Dolayısıyla bu durumda sizin Yaratıcıyı inkarınızın hiçbir temeli olmayan dogmatik bir tavır olduğu ortaya çıktı.
insan deneyimi bunu gerektiriyor :)
İnsan deneyimi sizin iddianızı gerektirmiyor, bunu siz uydurdunuz.

İnsan deneyimi sebep sonuç ilişkisinin varlığını, sebep sonuç ilişkisinin varlığı da Yaratıcının varlığını gösteriyor.
Kümenin dışı içinde zaten sebep sonuç ilişkisi kuramazsın
Sebep sonuç ilişkisi varsa Yaratıcı vardır, tüm zinciri tek tek kurmaya gerek yok ki :)
 

Entropyy

V ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,148
Tepki puanı
2,192
Düşünce
Ateist
Kağıt değil lafız orijinal
Ok muhammed döneminde o lafız nereye yazıldı ise onu alayım.
Lafız değiştirldi mi değiştirilmedi mi bakalım.

Böyle bir şart yok, bunu siz uydurdunuz
Tabiki var.
Aynı şeyi tekrar edince ulaşılabilen şey ulaşılamaz hale gelmiyor
Sen bunu yazıncada bir bok demiş olmuyorsun :)

Yazmıştık: Sebep sonuç ilişkisi gerekli olup olmadığını bilmiyoruz dediğimizde sen zaten tanrıya ulaşamazsın.

O zaman var olduğunu mu iddia ediyorsunuz?
Hayır. Sebep sonuç ilişkisi kuramazsın diyorum.

Şu anki insan deneyimine göre Yaratıcının varlığı ortada,
Hani nerde? :)

İnsan deneyimi 3 uzay 1 zaman fizik kurallarına dayalı.
Senin yaratıcın bu şartlara uygun mu oldu? :)

insan deneyimi sebep sonuç ilişkisinin varlığını, sebep sonuç ilişkisinin varlığı da Yaratıcının varlığını gösteriyor.

İnsan deneyimi 3 uzay 1 zaman fizik kurallarına dayalı.
Senin yaratıcın bu şartlara uygun mu oldu? :)

Sebep sonuç ilişkisi varsa Yaratıcı vardır, tüm zinciri tek tek kurmaya gerek yok ki

Sebep sonuç ilişkisi insan deneyimine dayalı bunda yanlış mı var mı dedim?
Var demedin. Yavaş yavaş kendini yemeye başlıyorsun :)

Dışarıda zincir var mı bilmiyoruz sebep sonuç ilişkisi kurman için o zincirin nasıl işlediğini bilmen gerek.
O kümeyi bize açıklaman gerek.

Sebep sonun ilişkisi bizim kümemizde var 3 uzay 1 zaman fizik kuralları insan deneyimi budur.
Senin yaratıcın bu kurallara uygun olarak mı var olmuştur? :)

Hadi git kumda oyna :)
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
14,322
Tepki puanı
1,081
Düşünce
Sünni
Ok muhammed döneminde o lafız nereye yazıldı ise onu alayım.
Lafız değiştirldi mi değiştirilmedi mi bakalım.
Elimizdeki lafızda mucize var. Bu mucizeli lafız değişmiş mi değişmemiş mi bu ayrı konu, konuyu saptırmayınız.
Var deyince uydurma olmadığı ispat olmuyor :)
İnsan deneyimi sonuçların sebebe bağlı gittiğini gösteriyor. Sebep sonuç ilişkisini kuramasak bile var olduğunu düşünerek mantık yürütelim:

Sebepler sonsuza kadar geri götürülemez. Çünkü bu durumda en sondaki sonucun oluşması için sonsuz sebebin gerçekleşmesi gerekirdi. Bu da hiçbir zaman mümkün olmayacağı için en sondaki sonuç hiçbir zaman ortaya çıkamazdı. Demek ki sebepler sonsuza kadar geri götürülemez, bir ilk sebep olmalı.

İlk sebep varsa o ilk sebebin bir sebebi yok, o ilk sebebin varlığı kendinden ve o ilk sebebin öncesi yok yani ezeli.

İşte o ilk sebep neyse Yaratıcı odur ve buradan anlıyoruz ki Yaratıcının varlığı kendindendir, Yaratıcı ezelidir ve madde termodinamiğin ikinci yasasına göre madde ezeli olamayacağı için Yaratıcı madde ötesidir.

Gördünüz mü mevcut bilimsel veriler ışığında işletilen mantık kuralları bize Yaratıcının kesin var olduğunu söylüyor.

Yaratıcı irade sahibi olmasaydı kendini etkileyip bir şey yaratmasına sebep olacak hiçbir şey olmadığı için hiçbir şey var olmazdı. Bir şeyler var. Öyleyse Yaratıcı irade sahibi yani Tanrı.

Sebep sonuç ilişkisi yoksa zaten varlıkları sebepsiz veya sebepli yaratan bir Yaratıcının varlığına itiraz edecek bir nokta kalmaz. Tüm zaman ve mekanları taramadığımız, zamansızlığı bilmediğimiz için Yaratıcının yokluğunu iddia etmek dogmatik bir tavır olur. En fazla denilecek şey şu: "sebep sonuç ilişkisi varsa Yaratıcı vardır, yoksa da Yaratıcının varlığına itiraz edecek bir nokta yoktur"
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Entropyy

V ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,148
Tepki puanı
2,192
Düşünce
Ateist
Elimizdeki lafızda mucize var. Bu mucizeli lafız değişmiş mi değişmemiş mi bu ayrı konu, konuyu saptırmayınız.
Önce değişmediği kanıtlanacak ki onda sonra mucize arayalım.

var deyince uydurma olmadığı ispat olmuyor
Sen böyle yazıncada ispat olmamış olmuyor :)

İnsan deneyimi sonuçların sebebe bağlı gittiğini gösteriyor.

Sebepler sonsuza kadar geri götürülemez. Çünkü bu durumda en sondaki sonucun oluşması için sonsuz sebebin gerçekleşmesi gerekirdi. Bu da hiçbir zaman mümkün olmayacağı için en sondaki sonuç hiçbir zaman ortaya çıkamazdı. Demek ki sebepler sonsuza kadar geri götürülemez, bir ilk sebep olmalı.

İlk sebep varsa o ilk sebebin bir sebebi yok, o ilk sebebin varlığı kendinden ve o ilk sebebin öncesi yok yani ezeli.

İşte o ilk sebep neyse Yaratıcı odur ve buradan anlıyoruz ki Yaratıcının varlığı kendindendir, Yaratıcı ezelidir ve madde termodinamiğin ikinci yasasına göre madde ezeli olamayacağı için Yaratıcı madde ötesidir.

Gördünüz mü mevcut bilimsel veriler ışığında işletilen mantık kuralları bize Yaratıcının kesin var olduğunu söylüyor.

Yaratıcı irade sahibi olmasaydı kendini etkileyip bir şey yaratmasına sebep olacak hiçbir şey olmadığı için hiçbir şey var olmazdı. Bir şeyler var. Öyleyse Yaratıcı irade sahibi yani Tanrı.
Doğru ama o sebepler 3 uzak 1 zaman fizik kuralları doğrultusunda gidiyor.
İnsan deneyimi bunu gerektiriyor.
Sizin yaratıcınız 3 uzay 1 zaman fizik kurallarına göremi var olmuştur:)

Yazmıştık:

Sebep sonuç ilişkisi insan deneyimine dayalıdır bunda yanlış var mı?

Sebep sonuç ilişkisi bildiğimiz varoluş kümesi olan, fizik kanunlarına uygun olarak devinen 3 uzay, 1 zaman boyutu içinde yer alan madde ve enerji için geçerlidir bunda yanlış var mı?

İnsan deneyimine dayalı sebep sonuç ilişkisine dayanarak, ilk sebep olmalı dersen o ilk sebebi varoluş kümesi içinde tanımlamış olursun bunda yanlış var mı?

Bu durumda ilk sebep bu kümenin kurallarına uygun olacak bir nedene sahip olmalıdır bunda yanlış var mı?

İlk sebep bu kümenin dışındadır dersen, bu durumda bu kümenin dışını tanımlaman ve sebep sonuç ilişkisini orada da ortaya koyman gerekecek bunda yanlış var mı?

Gördün mü mevcut bilimsel veriler ışığında işletilen mantık kuralları bize yaratıcıyı bulmak için sebepleri şeyinin keyfine göre organize edemeyeceğini gösteriyor. :)
 

kavak

Vll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,597
Tepki puanı
3,558
Düşünce
Ateist
Bu arada buraya koyduğun said nursi zırvalar neden silindi @bilgelikyolunda :) :)
Dur, yine aklına getirme, çünkü bu arsız üşenmeden yine hepisini buraya iliştirir.
Sonra pişkin pişkin, "Tiyatro yazarlığı, film senaristliği yaptım, ama ben yazmaktan pek anlamam!" kafasıyla burada dolaşmaya devam eder.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
14,322
Tepki puanı
1,081
Düşünce
Sünni

Entropyy

V ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,148
Tepki puanı
2,192
Düşünce
Ateist
Yazdıklarım doğruysa olay bitmiştir
Doğru yazdıktan sonraki yadzıklarımı okumadın mı yoksa okuduğun halde sahtekarlık mı yapıyorsun :)

Ortaya bir ispat koymadığınız müddetçe yazdıklarınız anlamsız
İspat koyması gereken sensin ben değilim :)

Elimizdeki kitap farz-ı muhal değişmiş bile olsa mevcut halinde mucize var, bu çırpınmanız boşuna
Değişmiş halindeki mucizeleri ben napim değişmişse bu kitabı allahın gönderdiği kitap değil demektir.
Bu mucizede allaha havale edilemez :)
 

Entropyy

V ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,148
Tepki puanı
2,192
Düşünce
Ateist
Yazdıklarım neden silindi @Mete Turan beye soralım, siz biliyorsanız siz söyleyiniz neden silindi?
Tıklanabilir kaynak vermediğin için. :)

gggg.png
 
Yazan tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
14,322
Tepki puanı
1,081
Düşünce
Sünni
Doğru yazdıktan sonraki yadzıklarımı okumadın mı
Okudum ve sonra yazdım:

Yazdıklarım doğruysa olay bitmiştir
İspat koyması gereken sensin ben değilim
"Mucize için ilk önce elinizdeki kuranın orjinal olduğu doğrulanmalıdır." dediniz.

Ben de "böyle bir şart yok" dedim. Siz de "tabii ki var" dediniz.

Madem var buyurun ispatlayın :)
Bu mucizede allaha havale edilemez
Mucize varsa elimizdeki kitap Allah kelamıdır ve değişmemiştir. Bu durumda baştaki farz-ı muhalin gerçekleşmediği de ispat olunmuş olur :)
Tıklanabilir kaynak vermediğin için.
Bu şart hangi tarihte geldi ve neden duyurulmadı? @Mete Turan
 

Son konular

Son mesajlar

Üst