Çocuğu olmayana çözüm.

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
@bilgelikyolunda

Leş, Kan, domuzun eti ve Allah'tan başkasına adananlar. Bu dört tane hayvan maddesi hariç başka haram edilen hayvansal maddeler var mı?
Hadislere göre var. Tahrim 3 te açıkça belirtilen Allahın Kuran haricinde Peygamberine verdiği haberin kaynağı her ne ise, hadislerin kaynağı da odur. Dolayısıyla hadislerde bildirilen hükümler de Allah'ın Peygamberine verdiği haberlerdir. Sonuç olarak hüküm yine Allah'ındır
 

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
545
Tepki puanı
69
Düşünce
Muvahhid
Hadislere göre var. Tahrim 3 te açıkça belirtilen Allahın Kuran haricinde Peygamberine verdiği haberin kaynağı her ne ise, hadislerin kaynağı da odur. Dolayısıyla hadislerde bildirilen hükümler de Allah'ın Peygamberine verdiği haberlerdir. Sonuç olarak hüküm yine Allah'ındır
5:1-Gerçeği onaylayanlar, anlaşmalarınızı uygulayın. Size okunacak olanların dışındaki hayvanlar size helal kılındı. Yalnız yasaklı iken avlanmayı helal saymamak koşuluyla… ALLAH dilediği hükmü verir.

6:114-ALLAH'tan başka yasa koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmiştir. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onun Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. O halde kuşkulananlardan olma.

6:19-Sor: "Kimin tanıklığı büyüktür?" De ki: "Benimle sizin aranızda ALLAH tanıktır. Sizi ve ulaştığı herkesi uyarmak için bana bu Kuran verildi. ALLAH'tan başka tanrı olduğuna mı tanıklık ediyorsunuz?" "Ben böyle tanıklık etmem" de ve ardından şunu da söyle: "O bir tek tanrı, ben sizin ortak koştuğunuz şeyden uzağım."

2:173-O, size sadece leş, kan, domuz eti ve ALLAH'tan başkası adına kesileni haram kılmıştır. Her kim mecbur kalırsa, suistimal yolunu aramamak ve sınırı aşmamak koşuluyla günah işlemiş olmaz. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

16:115-Size yalnızca leş, kan, domuz eti ve ALLAH'tan başkası için adananları haram kılmıştır. Kim zorda kalırsa, istekli olmamak ve sınırı aşmamak koşuluyla ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

6:145-De ki: "Bana vahyedilende, yiyen birisi için şunların dışında haram edilmiş bir madde bulamıyorum: (1) Leş, (2) akıtılmış kan, (3) domuzun eti –ki pistir–, (4) ALLAH'tan başkasına sapıkça adanmış yiyecekler." Zorda kalan bir kimse, istekli olmaz ve sınırı aşmazsa kuşkusuz senin Rabbin Bağışlayandır, Rahimdir.

22:30-İşte böyle. Kim ALLAH'ın yasaklarına saygı gösterirse Rabbinin yanında kendisi için daha iyidir. Size özellikle bildirilenlerin haricindeki tüm çiftlik hayvanları helal (yasal) kılınmıştır. O halde putperestliğin felaketinden kaçının, yalan sözden sakının.


Yukarıdaki ayetlere göre "leş-kan-domuz eti-Allah'tan başka adanan yiyecekler" bunlar haram kılınmıştır. Bunlar dışındakiler haram değildir. Siz ise bunlar dışında haramlar kabul ederek Allah'a iftira attınız.

16:116-Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Bu helaldir, bu haramdır" demeyin. Böylece ALLAH'a yalan yakıştırmış olursunuz. ALLAH'a yalan yakıştıranlar başarıya ulaşamazlar.

6:150-De ki: "ALLAH'ın şunu haram ettiğine tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Tanıklık ederlerse onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahireti onaylamayanların keyfine uyma. Onlar, Rab'lerine başkalarını eş koşmaktadırlar.

6:150 ayete göre sen Ahirete ve ayetlere inanmıyorsun. Çünkü ayetler dışında haramlar kabul ettiğin için.

11:18-Uydurmaları ALLAH'a yakıştırandan daha zalim kim olabilir? Onlar Rab'lerinin huzuruna çıkarılır ve tanıklar: "İşte Rab'leri hakkında yalan uyduranlar bunlardır!" diyecekler. ALLAH'ın laneti zalimleredir.

Allah'ın laneti Müşrikler/Zalimlerin üzerine olsun. 11:18 ayetteki lanete sende dahilsin. Zalim!

Ben sadece Kur'an'dan hesaba çekileceğim.(43:44) O uyduruk hadis kitapların beni ilgilendirmez.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
545
Tepki puanı
69
Düşünce
Muvahhid
Emredersiniz... Üslubunuz bir Müslümana hiç yakışmıyor.
Kuranda ayet olmadı mı öyle bir olgu olmuyor mu? Rabbül Beyt kelimesi de Kuranda geçmez ama insanlar için kullanılır ve ev hanımı demektir. Bilgisayar da Kuranda geçmiyor diye inkar mı edeceğiz?
Bana ne insanlardan! İnsanların çoğu sizin gibi müşrik/inkarcı.
 

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
545
Tepki puanı
69
Düşünce
Muvahhid
@bilgelikyolunda

Kur'an'ın dışında haramlar üretmek şeytanın adımlarını izlemektir.

6:119-Size ne oluyor ki, üzerinde ALLAH'ın ismi anılanlardan yemiyorsunuz? Halbuki zorunlu haller haricinde size yasaklananları detayıyla size açıklamış bulunuyor. Birçokları, bilgiye dayanmayan kişisel görüşleriyle halkı saptırıyor. Rabbin sınırı aşanları en iyi bilendir.

6:140-Cehaletleri yüzünden ALLAH'a iftiralar ederek çocuklarını budalaca öldürenler ve ALLAH'ın kendilerine verdiği rızıkları haram edenler kaybetmişlerdir, şaşırmışlardır. Doğruyu göremezler.
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
5:1-Gerçeği onaylayanlar, anlaşmalarınızı uygulayın. Size okunacak olanların dışındaki hayvanlar size helal kılındı. Yalnız yasaklı iken avlanmayı helal saymamak koşuluyla… ALLAH dilediği hükmü verir.

6:114-ALLAH'tan başka yasa koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmiştir. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onun Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. O halde kuşkulananlardan olma.

6:19-Sor: "Kimin tanıklığı büyüktür?" De ki: "Benimle sizin aranızda ALLAH tanıktır. Sizi ve ulaştığı herkesi uyarmak için bana bu Kuran verildi. ALLAH'tan başka tanrı olduğuna mı tanıklık ediyorsunuz?" "Ben böyle tanıklık etmem" de ve ardından şunu da söyle: "O bir tek tanrı, ben sizin ortak koştuğunuz şeyden uzağım."

2:173-O, size sadece leş, kan, domuz eti ve ALLAH'tan başkası adına kesileni haram kılmıştır. Her kim mecbur kalırsa, suistimal yolunu aramamak ve sınırı aşmamak koşuluyla günah işlemiş olmaz. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

16:115-Size yalnızca leş, kan, domuz eti ve ALLAH'tan başkası için adananları haram kılmıştır. Kim zorda kalırsa, istekli olmamak ve sınırı aşmamak koşuluyla ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

6:145-De ki: "Bana vahyedilende, yiyen birisi için şunların dışında haram edilmiş bir madde bulamıyorum: (1) Leş, (2) akıtılmış kan, (3) domuzun eti –ki pistir–, (4) ALLAH'tan başkasına sapıkça adanmış yiyecekler." Zorda kalan bir kimse, istekli olmaz ve sınırı aşmazsa kuşkusuz senin Rabbin Bağışlayandır, Rahimdir.

22:30-İşte böyle. Kim ALLAH'ın yasaklarına saygı gösterirse Rabbinin yanında kendisi için daha iyidir. Size özellikle bildirilenlerin haricindeki tüm çiftlik hayvanları helal (yasal) kılınmıştır. O halde putperestliğin felaketinden kaçının, yalan sözden sakının.


Yukarıdaki ayetlere göre "leş-kan-domuz eti-Allah'tan başka adanan yiyecekler" bunlar haram kılınmıştır. Bunlar dışındakiler haram değildir. Siz ise bunlar dışında haramlar kabul ederek Allah'a iftira attınız.

16:116-Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Bu helaldir, bu haramdır" demeyin. Böylece ALLAH'a yalan yakıştırmış olursunuz. ALLAH'a yalan yakıştıranlar başarıya ulaşamazlar.

6:150-De ki: "ALLAH'ın şunu haram ettiğine tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Tanıklık ederlerse onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahireti onaylamayanların keyfine uyma. Onlar, Rab'lerine başkalarını eş koşmaktadırlar.

6:150 ayete göre sen Ahirete ve ayetlere inanmıyorsun. Çünkü ayetler dışında haramlar kabul ettiğin için.

11:18-Uydurmaları ALLAH'a yakıştırandan daha zalim kim olabilir? Onlar Rab'lerinin huzuruna çıkarılır ve tanıklar: "İşte Rab'leri hakkında yalan uyduranlar bunlardır!" diyecekler. ALLAH'ın laneti zalimleredir.

Allah'ın laneti Müşrikler/Zalimlerin üzerine olsun. 11:18 ayetteki lanete sende dahilsin. Zalim!

Ben sadece Kur'an'dan hesaba çekileceğim.(43:44) O uyduruk hadis kitapların beni ilgilendirmez.
Tahrim 3teki apaçık Kuran haricindeki haber kaynağını inkar edip insanları tekfir ediyorsunuz. Halbuki Hadislerin kaynağı da Allah
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
Sahih hadisleri inkar etmek için müslüman olduktan sonra tek bir yalanına şahit olunmayan insanlara münafık olabilir diye suizan etmekten başka elinizde delil yok üstelik. Suizan haramdır
 

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
545
Tepki puanı
69
Düşünce
Muvahhid
Tahrim 3teki apaçık Kuran haricindeki haber kaynağını inkar edip insanları tekfir ediyorsunuz. Halbuki Hadislerin kaynağı da Allah
Sahih hadisleri inkar etmek için müslüman olduktan sonra tek bir yalanına şahit olunmayan insanlara münafık olabilir diye suizan etmekten başka elinizde delil yok üstelik. Suizan haramdır
Ayetlerin ışığında sen Müşriksin Senin Kutsi hadisler-Mütevatir hadisler-Sahih hadisler vb hepsini inkar ediyorum.(Allah'a hamdolsun)

Tahrim 3'de "vahiy ile haberdar kıldı" kelimesi geçmiyor. Bir de 66:3 ayetinde hadislere destekleyen bir şey yoktur.


6:145 hangilerin haram olduğu apaçık belli oluyor. Onlarda dışında hayvansal madde yoktur.
 

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
545
Tepki puanı
69
Düşünce
Muvahhid
@bilgelikyolunda

Ey Sünni Müşrik!

39:23-ALLAH en güzel hadisi, tutarlı ve ikişerli bir kitap halinde indirdi. Ondan dolayı Rab'lerini sayanların tüyleri ürperir. Sonra derileri ve kalpleri ALLAH'ın mesajına karşı yumuşar. Bu, ALLAH'ın yol göstermesidir; dilediğini/dileyeni ona ulaştırır. ALLAH'ın saptırdığı bir kimseye rehber bulunmaz.

6:106-Rabbinden sana indirilene uy. O'ndan başka tanrı yoktur. Ortak koşanlardan da yüz çevir.


6:50-De: "ALLAH'ın hazineleri benim yanımda demiyorum size. Gizlilikleri de bilmiyorum. Size, bir melek olduğumu da söylemiyorum. Sadece bana vahyedileni izliyorum." Şunu da söyle: "Kör ile gören bir mi?"

10:15-Onlara apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, bize kavuşmayı ummayanlar, "Bundan başka bir Kuran getir, yahut onu değiştir!" derler. De ki: "Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben yalnız bana vahyedilene uyarım. Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım."

50:45-Biz onların ne konuştuğunu iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Uyarılarımdan korkanlara sen bu Kuran ile öğüt ver.

43:44-Bu, sana ve halkına bir mesajdır; ondan sorulacaksınız.

Yukarıdaki ayetlerde "sadece Kur'an'a uymamız" gerektiğini söylemektedir. Muhammed sadece Kur'an'a uyuyordu. Yukarıdaki ayetlerde "hadislere uyun" diye bir ayet geçmiyor. Varsa öyle bir ayet getir!

11:1-A1L30R200. Öyle bir kitaptır ki, Bilge ve her şeyden Haberdar biri tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve sonra da açıklanıp detaylanmıştır.

75:16-Onu aceleye getirip dilini oynatma.
75:17-Onu toplamak da okutmak da bize düşer.
75:18-Biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşunu izle.
75:19-Sonra, onu açıklamak da bizim görevimizdir.

55:1-Rahman,
55:2-Kuran'ı öğretti.


Yukarıdaki ayetlere göre Kur'an'ı Allah açıklıyor.

5:67-Elçi, Rabbinden sana indirileni duyur. Bunu yapmazsan O'nun elçiliğini duyurmamış olursun. ALLAH seni halktan koruyacak. ALLAH inkârcıları doğru yola iletmez.

5:92-ALLAH'a uyun, elçiye uyun, dikkatli olun. Yüz çevirirseniz bilesiniz ki elçimize düşen görev, açıkça bildirmektir.

5:99-Elçiye düşen görev sadece duyurmak. ALLAH ise açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.

16:82-Yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca açık bir biçimde iletmektir.

29:18-Yalanlarsanız, sizden önceki toplumlar da yalanlamışlardı. Elçinin görevi ancak açıkça bildirmektir.

Yukarıdaki ayetlere göre Muhammed'in tek görevi tebliğ/duyurmak.

33:53-Ey gerçeği onaylayanlar, peygamberin evine, yemeye çağrılmadan girmeyin. Öyle bir çağrıyı da beklemeyin. Çağrıldığınız vakit girebilirsiniz. Yemeği yedikten sonra ayrılıp dağılın. Hadislere (sözlere) dalmayın. Bu durum peygamberi üzüyor; ancak size bildirmekten utanıyordu. ALLAH gerçeği bildirmekten çekinmez. Onun hanımlarından bir şey istediğinizde onu bir perde ardından isteyiniz. Bu sizin kalbiniz ve onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. ALLAH'ın elçisini üzmemelisiniz ve ondan sonra onun eşleriyle asla evlenmemelisiniz, zira bu, ALLAH katında pek büyük bir günahtır.

66:3-Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir hadis söylemişti. Eşi bunu yayınca, ALLAH onu bundan haberdar kıldı. Ona durumun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından ise vazgeçmişti. Peygamber konuyu eşine açınca eşi, "Bunu sana kim haber verdi?" diye sordu. "Her şeyi Bilen ve her şeyden Haberdar olan bana bildirdi" diye cevapladı.

Ayette Muhammed'in hadisi bile olumsuz geçiyor. Peygamberle ilişkili olarak "Hadis" (söz) kelimesi iki kez kullanılır. 33:53, 66:3 ayetleridir. Burada, Peygamberden işitilen Hadisin başkalarına yayılması eleştiriliyor, 33:53 ayetinde ise, Hadislerin dinlenilmesi eleştiriliyor. Geleceği bilen Allah, Hadis, Sünnet ve İcma denilen üçlemeyi Kuran'a şirk koşanları her yönüyle mahkûm etmektedir. Bak 33:38; 45:6.


6:159-Dinlerini parçalara ayırıp mezhep mezhep olanlarla senin hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ALLAH'a kalmıştır; sonra onlara durumlarını haber verecektir.

30:32-Onlar ki dinlerini parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Her parti kendine ait (imam ve kitap) larla sevinip övünmektedir.

Yukarıdaki ayetlerde Mezhep olumsuz geçmektedir. Mezhepler kendi içinde çelişkiler mevcuttur. Birinin helal dediğine diğeri haram demektedir.

Yukarıdaki ayetlere senin Sünnilik dinin ile çelişiyor. Ey Sünni!

Benim yolum Kur'an yoludur. Ben açık delil ile Evrenlerin Efendisine çağırırm.

12:108-De ki: "Benim yolum şudur: Açık bir delille ALLAH'a çağırırım, aynı şekilde beni izleyenler de… ALLAH Yücedir, ben ortak koşan birisi değilim."
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
66:3-Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir hadis söylemişti. Eşi bunu yayınca, ALLAH onu bundan haberdar kıldı. Ona durumun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından ise vazgeçmişti. Peygamber konuyu eşine açınca eşi, "Bunu sana kim haber verdi?" diye sordu. "Her şeyi Bilen ve her şeyden Haberdar olan bana bildirdi" diye cevapladı.
Ayette Peygamber, eşine Allah’ın haber verdiğini söylüyor ama bu haber Kuran’da geçmiyor. Demek ki Allah Kuran ayetleri haricinde de Peygamberine haber veriyor. İşte bu haberin kaynağı ne ise hadislerin kaynağı da odur. Hadisler, Allahtan Peygamberine verdiği haberlerdir ve hadislerdeki bütün hükümlerin kaynağı Allah’tır. Allahtan başka hüküm Sahibi yoktur. Ayetteki haber Kuran haricindeki bilginin açık ispatıdır. Bunu çürütmediğiniz müddetçe yazdıklarınız benim için bir anlam ifade etmiyor. Çünkü ayetlerle çelişmemiş oluyor
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,172
Tepki puanı
446
Düşünce
Ateist
Ben açık delil ile Evrenlerin Efendisine çağırırm.
Bence efendi denecek hiç kimse yoktur ama kendi çapında son derece haklısın. İnsanlara efendi demek yüz kızartıcı bir utanç! Bunu ağızlarına nasıl alabildiklerine şaşıyorum. Deyimsel olarak efendim diyoruz tabii ama "efendi hazretleri"!!! demek... Bu yani utanç verici, insanda manda gönü gibi, kösele gibi yüz olacak ki kızarmadan bunu diyecek yani, inanılmaz. Bunlar bu sahtekar düzenbazlara nasıl utanmadan sıkılmadan biz ne diyoruz demeden böyle söylüyorlar aklım almıyor.

Bana kalsa insanlık onuru hiç bir gücü efendisi kabul edemez, evreni ben yarattım dese ona da boyun eğmek insanlık onuruna yaraşmaz. İnsan hiç bir güce boyun eğmemesiyle insandır. Ama sen insanları bari, hele sahtekar düzenbazları efendin görmediğin için hakkını teslim ediyorum.

Bence insan güce boyun eğmemeli ama gönülden, içinden gelerek hakka hukuka saygılı olmalı. Bir sinek bile çok fazla rahatsız edince bir şaplak vuruyorum ama o da benimle aynı soydan evrildi, o da sadece hayatta kalmaya çalışıyor diye düşünmeden edemiyorum. Her neyse... Bir kısmımız bir süre daha hayatta kalmayı başarıyor, o kadar... Gerisi hikaye...
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,172
Tepki puanı
446
Düşünce
Ateist
Yani bu muslimlerin bu kadar dar kafalı olmalarına inanamıyorum. Bunlar camilerde her yatsı sonunda amenerrasülü okurlar mı, evet, okuyorlar. Çocukken bir şey var sanıp giderdik camiye, biliyorum. Bunlar sallana sallana bunu dinlerlerdi.

Peki ama bir kere merak etmezler mi, ne diyor bu amenerrasülüde? "Ente Mevlana" geçtiği hiç mi dikkatlerini çekmiyor? Nasıl yani Mevlana Celaleddin Kuran'da mı geçiyor diye nasıl kafalarına takılıp araştırmıyorlar, şaşıyorum ben!

Bir araştırıverseler "nasıl yahu, Mevlana diye allaha deniyormuş, eeee, nasıl biz bir adama Mevlana diyoruz?" diye düşünüverecekler yani, hepsi bu! Bu kadarcık fikir bile yok! İnanılmaz!
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
Hep en azından sadece liselerde mantık ve adab-ı muaşeret dersi okutulması gerektiğini savunmuşumdur.
İnsanlar çok mantıksız çıkarımlar yapıyorlar.
Saygı edep nedir bilmiyorlar.
Şahsıyla ilgili hiçbir sahtekarlık gösteremedikleri halde, hiç utanmadan insanlara sahtekar diyorlar.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,172
Tepki puanı
446
Düşünce
Ateist
Tabii bu hiç bir güce boyun eğmeme anlatımımı biraz açmam lazım. Bununla hak hukuk dinlemeyip sağa sola saldırmayı, bu yaptığım başka canlılara, doğaya zararlı mı diye düşünmeden aklına eseni yapmayı elbette kastetmiyorum.

Şimdi şöyle düşünelim: Bir uçan daire uzaydan gelip indi ve korkunç silahlarının gücünü gösterdikten sonra dediler ki bundan sonra bu uçan dairenin etrafında halkalar oluşturup günde beş defa tapınacaksınız. Ayrıca her yıl festival düzenleyip hayvanlar getirip uçan dairenin etrafında kurban edecek, uçan dairenin etrafını dolap beygiri gibi döneceksiniz.

İnsanlık ne yapardı, bu uçan daireyi nasıl imha ederizden başka bir şey düşünemezlerdi. Yatıp kalkıp ne yapar ne ederiz de bu melanet belayı ortadan kaldırırız diye düşünürlerdi.

Gelin görün ki bir takım zeka yoksunları böyle bir olay olmadan efsanesine, yalanına, uyduruğuna inanıp aynı hareketleri yapıyorlar. Zeka yani, zeka... Başka da ne diyeyim. Zeka olmayınca ne desen ne yapsan boş. En başta, başta zeka olacak. Kalpte iman olur diye inanan artık gerilikte sınır tanımamış kişilerden de zeka beklemek boşuna.
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
İbadetlerde temel esas sırf Allah emrettiği için yapmaktır ama dünya hayatında da ibadetlerin birçok faydası vardır. Burada namazın ve kurbanın birçok faydalarından sadece bir kısmından bahsedelim:
NAMAZ
Namaz Beden Eğitimi midir?
Şimdi Mart 1976’da Hakses dergisinde çıkan, Hacettepe Hastanesi Acil Servis Şefi Op. Dr. Timuçin Altuğ’un yazısına bakalım :
“Sabah namazı 4 rekat, öğle 10, ikindi 8, akþşam 5, yatsı 13 rekat.” Hepsi 40 rekat. Her rekatta iki defa secdeye giden mü’min, günde seksen defa yatar kalkar. Hiçbir jimnastikçi günde seksen defa muntazam bu hareketi yapamaz. Bu jimnastikçiler o da yalnız sabahları olmak şartıyla günde yirmi veya otuz defa hareket ederler. Yaptıkları hareketler hızlı olduğundan ekseriya kalblerini yorarlar ve hareketlerden sonra yorgun düşerler. Bütün gün de hareket etmediklerinden vücutlarında kalori toplanmasının, yağlanmanın önüne geçemezler. Namazda ise hareketler yavaştır. Bu hareketler kalbi yormaz ve günün muhtelif saatlerinde olduğu için insanı devamlı dinç tutar. Yağlanmaya ve kalori depolanmasına mâni olur.
İnsan hayatında kanın yeri büyüktür. Kalb, kanı vücudun en ücra yerlerine kadar ulaştırmak üzere pompalar. Kalbin bu işi yapabilmesi için daimî olarak dinç olması gerekir. Bir de bu kan gönderme işinde kalbe yardımcı olunabilmesi için, şahsın birtakım hareketler yapması, bedenin dinç kalması için, o hücrelerin kan ile iyice sulanması veyahut kanlanması gerekmektedir. Nasıl bir bahçıvan sebzelerin iyice yetişmesi için bahçeyi her zaman sulaması gerekirse, dokulardaki kan dolaşımı yani hücrelerin iyice kanla sulanması, daha doğrusu hücrelerin iyi kanlanması gerekmektedir.
Bunu bir misalle daha iyi îzah edebiliriz: Namaz kılmayan, bütün gün bir sopa gibi gezinen bir insanın kalbinden başına doğru pompalanan kan ile, namaz kılan ve günde başını seksen defa yere koyan bir kimsenin başına gelecek kan miktarı muhakkak ki, aynı değildir. Namaz kılan ve başı 80 defa kanla pompalanan bir kimsenin saçlı derisi de 80 defa kanla yıkanıyor demektir. Beynin üzerindeki beyin zarları yani meninksler de (dura meter pia meter, arachnoidea) namaz kılan şahıslarda, kılmayanlara nazaran günde seksen defa daha fazla kanlanıyor demektir. Bu zarların üzerindeki dönüş deveranına ait sinuslardaki kan da namaz kılanlarda 80 defa daha fazla olarak deverana iştirak ediyor demektir. Hafıza ve şahsiyet ile ilgili frontal lop yani beynin ön lobu, namaz kılanlarda namaz kılmayanlara nazaran 80 defa daha fazla kanlanıyor demektir. Hafıza ve şahsiyet bozukluklarına namaz kılanlarda çok daha az miktarda rastlanır. Bu insanlar daha uzun ömürlü olur ve “demans senil” dediğimiz bunamaya uğramazlar. “Demans Proces” denilen erken bunamanın cerrâhi tedavisinde bu “frontal lop” yani beynin ön kısmı kesilip çıkartılır. Bir insanın beyni günde seksen defa kanla yıkanırsa, o insan ne erken ve ne de geç bunamaya yakalanır. Onun için namaz kılan ve çok yaşayan ihtiyarlar bunamazlar. Çok yaşamadığı halde yataklara yapışıp kalan, küçük ve büyük abdestlerini tutamayanlar ve ekseriya bunama alâmetleri gösterenler, namaz kılmayan kimselerdir. İnsan ayakta iken beyne giden ve beyin için iyi bir besleyici olan glikoz miktarının % 25, rükû halinde % 40, secde halinde ise % 75 oranında olduğu da bilinmektedir. Ay’a giden astronotların feza aracında yatış vaziyetinde bulunmaları da dikkati çekmektedir.
Diğer taraftan insanın iradeli hareketlerini, yürüyüşünü temin eden merkezler, “parietal lop” dadır. Günde 80 defa secdeye gidildiği için, bu parietal loplar, 80 defa kanla iyice yıkanıyor demektir. Görme, işitme, duyma, koklama ve tatma merkezleri ociipital yani arka lopda olduğu için namaz kılanlarda kılmayanlara nazaran günde 80 defa fazla kanla besleniyor demektir.
Muvâzeneyi temin eden beyinciğin ve kafa çiftlerinin çıktığı beyin kökünün günde 80 defa kanlanması ve daha doğrusu beslenmesinin ne kadar kıymetli birşey olduğunu anlamak için doktor olmak gerekmez. Buna şöyle bir misâl da verebiliriz: Eczane raflarında senelerce duran bir ilâcın tesir tarzı ile aynı ilâcı 80 defa çalkaladığımız zaman o ilâcın yaptığı tesir tarzı ile aynı değildir. Hareket eden ve çalkalanan ilâç, mutlaka, daha iyi karışır, homojen olur ve mutlaka daha iyi tesir eder.
Yine namaz kılanların gözleri 80 defa yere eğildiklerinden daha kuvvetli kan deveranına mâlik olur. Göz içi tansiyonunda artma olmaz ve ön kameradaki sıvının devamlı değişmesi temin edilmiş olur. Glokom ve buna benzer vahim göz hastalıklarının namaz kýılanlarda daha az görülmesi bu yüzdendir. Kulakların yine iyi kanlanması, frontal, etmoidal, sfenoidal ve maxiller sinüslerin ifrazatlarını daha kolay boşaltmaları hep bu günde 80 defa secde eden insanlarda daha iyi olmakta ve sinüzitlerin meydana gelmesine büyük ölçüde mâni olmaktadır
Yutağın ve dişlerin de namaz kılanlarda daha iyi kanlanması, bunlarda teşekkül edecek bir takım âfetlerin iyice azalmasına sebep olur. Yine boyundaki “Iymh ganglion”larýn ve sinir uçlarının iyice kanlanması namaz kılanlarda mümkün olmaktadır. Göğüs kafesinde akciğerlerin “apex”lerinin yani tepelerinin iyice kanlanması, ekseriya hastalarda mümkün olmaz ve “tüberküloz kavern”leri ekseriya bu kısımlarda yerleşir. Namaz kılan ve günde 80 defa akciğerlerinin tepesini kanla iyice dolduran insanlarda bu “apex kavern”leri kılmayanlara göre muhakkak ki çok daha azdır. Namaz kılmadaki bu hareket “plevra”daki mâî’nin (sıvının) reabsorbsiyonuna (emme, izâle) sebep olacağı için bu yönden de faydalı bir durum meydana gelir. Namazın diyafragma altındaki organlara iyi tesirleri ise midedeki gıdaların iyi karışmasına, safra yollarındaki safranın kolay akmasına, safra kesesinde birikinti yapmaması, pankreastaki enzimlerin kolay boşalmasına yardımcı olacağı gibi, her gün yapılan fazla hareketle “omentum”daki yağları azalttığından ve namazdaki ritmik hareketlerle “bağırsak peristaltizm” ini artırdığından bağırsakların kolay boşalmasında ve kabızlık âfetinin giderilmesinde namazın büyük rolü olduğu açıktır. Namaz kılanlarda böbrek üstü bezlerinin ve böbreklerin de iyi çalıştığını söylemeyi fazladan sayarım. “Böbrek pelvisi”ndeki teressübatın birikmesine ve taş teşekkülüne de mâni olduğu ve namazda 80 defa yatıp kalkarak böbrek hüveyzâsının ve idrar yollarının iyice çalkalandığı da açıktır. Mesânenin boşalmasına da yardımcı olmaktadır.
Namaz kılan insanların gerek kalça, gerek diz ve gerekse ayak bileği ve kol omuzu, dirsek ve el bileği mafsalları (eklemleri) da devamlı işleyen bir makina gibi olduğundan mafsallarda teşekkül edecek bütün romatizmal hastalıklardan, dejeneratif hastalıklardan sâlim oldukları gün gibi apaçık ortadadır. Zaten bu hastalıklar İslâm dini ile yakından uzaktan bir alâkası olmayan hristiyanlarda ve namaz kılmayan insanlarda daha fazla görülürler. En son bahsettiğimiz bu mafsal hastalıklarından insanı koruması bile namazın en iyi taraflarından birini teşkil eder.
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
Kurban, toplumda adaletin gelişmesine yardım eder. Toplum katmanları arasındaki uçurumların aşılmasına ve değişik seviyedeki fertlerin birbirlerinin halini tanıyıp ilgilenmelerine ve kaynaşmalarına ciddi katkıda bulunur. Malum olduğu üzere: Toplumda zenginler ve orta halliler yanında aylarca et yüzü göremeyen, yarı aç yarı tok gezip de durumlarını belli etmeyen onurlu, şahsiyetli yoksullar vardır. Çoğu defa bunlar yüz suyu dökmezler, kimseden bir şey istemezler. İşte bu tip yoksullar için Kurban Bayramı, Allah Teala’nın bir ziyafetidir. Bu İlahi ziyafetle yoksulların da gönülleri alınmış olacak, onlar da toplumdaki refahtan paylarını almış olacaklardır. Bu da sosyal adaletin yaygınlaşmasında ve insanlarımız arasındaki sevgi bağlarının kuvvetlenmesinde etkili olacaktır.
Kurban Bayramı sebebiyle milyonlarca hayvanın boğazlandığını ve geniş çapta mal varlığına kıyıldığını ileri sürüp kurban kesmenin iktisadi bakımdan sakıncalı olduğundan söz edenler bulunmaktadır. Ancak kesilen kurbanların tırnaklarına varıncaya kadar hiçbir şeylerini zayi etmemek pekâlâ mümkündür. Ekseriya böyle de olmaktadır.
Zenginler her zaman et yediklerinden, kurban kesimi suretiyle et tüketiminde meydana gelen artış, daha ziyade ya hiç et yüzü görmeyen fukara veya yeterince et yiyemeyen orta tabaka lehinde olmaktadır. Zaten meselenin sosyal adalet cephesi de budur. Bu iddia genellikle her zaman et yeme imkanına sahip olan kimseler tarafından ileri sürülmektedir.
Şayet bunlar da senede ancak Kurban bayramlarında doya doya et yiyebilen dar gelirli tabakadan olsalardı veya onların dert ve ızdıraplarına yabancı olmamış bulunsalardı böyle bir iddiaları olmazdı. Kendi nefisleri için, her gün yüz binlerce hayvanın kesilmesini israf olarak görmeyenlerin, Kurban Bayramında daha ziyâde fakirlerin istifadesi için senede bir defa kesilen hayvanları israf saymaları, adâlet duygusu yoksunluğundan başka bir şey değildir.
Yoksul, et satın alamayan veya çok az alabilen insanların hayatında kurbanın ne kadar bereketli olduğunu belirgin bir şekilde görmek mümkündür. Kurban, zengini, malını vermeye alıştırır. Yardımlaşmaya teşvik eder ve yardımlaşmanın zevkini vicdanına duyurur. Böylelikle onu cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtarır.
Fakir insan, kurban sayesinde karamsarlık ve düşmanlıktan kendisini kurtarır ve içinde yaşadığı toplum tarafından görülüp- gözetildiğini hisseder.
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
Hac, zorluklarıyla insanı sabra ve tahammüle alıştırır, disiplin şuuru kazanmasına vesile olur.
Sosyal hikmetleri yönüyle hac; renk, dil, ırk, ülke, kültür, makam ve mevki farkı gözetmeksizin aynı amaç ve gayeleri taşıyan milyonlarca Müslüman’ı bir araya getirerek insanlar arasındaki eşitlik ve kardeşliğin çok canlı bir tablosunu oluşturmaya vesile olur. Zenginiyle, fakiriyle, güçlüsü ve güçsüzüyle bütün hacılar aynı kıyafetler içinde, aynı kurallara uyarak, aynı güçlüklere katlanarak, aynı şartlarda hareket ederek fiziki bir eşitlik ve kardeşlik eğitiminden geçerler.
Büyük servetlere sahip bir zenginle, geçimini zor temin eden bir mü’mine aynı kıyafet (ihram) içinde Arafat’ta beraberce el açıp dua ettiren ve Kabe’nin etrafında yan yana tavaf ettiren hac ibadeti, insanlara makam, mevki, servet ve zenginlikle gururlanmamayı, diğer insanlarla tanışıp kaynaşmayı öğretir
Hac sayesinde dünyanın değişik yerlerinden gelen insanlar arasında güzel etkileşimler meydana gelir.
Hac yapan Müslüman; sabır, tahammül, sıkıntılara katlanma, yardımlaşma, dayanışma ve belli kurallara adapte olabilme gibi güzel hasletlerini geliştirir.
 

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
545
Tepki puanı
69
Düşünce
Muvahhid
Ayette Peygamber, eşine Allah’ın haber verdiğini söylüyor ama bu haber Kuran’da geçmiyor. Demek ki Allah Kuran ayetleri haricinde de Peygamberine haber veriyor. İşte bu haberin kaynağı ne ise hadislerin kaynağı da odur. Hadisler, Allahtan Peygamberine verdiği haberlerdir ve hadislerdeki bütün hükümlerin kaynağı Allah’tır. Allahtan başka hüküm Sahibi yoktur. Ayetteki haber Kuran haricindeki bilginin açık ispatıdır. Bunu çürütmediğiniz müddetçe yazdıklarınız benim için bir anlam ifade etmiyor. Çünkü ayetlerle çelişmemiş oluyor
Diğer Kur'an ayetleri hiç umursamıyorsun. Dinin ile çelişiyor. Kur'an'da Muhammed'in hadisi olumsuz geçiyor. Bun rağmen ataların uydurduklarına inanıyorsun.
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
Diğer Kur'an ayetleri hiç umursamıyorsun. Dinin ile çelişiyor. Kur'an'da Muhammed'in hadisi olumsuz geçiyor. Bun rağmen ataların uydurduklarına inanıyorsun.
Bu sizin iddianız. Ben istisnasız bütün ayetlere ve Tahrim 3te açıkça belli olan Peygambere Kuran dışında verilen tüm haberlere iman ediyorum
 
Üst