Dağlar'ın, izostatik denge ve depremler üzerinde ki etkisi! Celal, fazla celallenmesin takke düştü; kel göründü.

Coşkun

Üye
Mesajlar
75
Tepki puanı
7
Düşünce
Muvahhid
Konu Sahibi
"...Bunu, bilimle alakası olmayan kişiler böyle savunduğu zaman çok fazla garipsemezsiniz, kendi inanışlarını savunmadaki taassubuna verirsiniz ama bir jeoloji profesörü de yukarıda anlatılan gerçekleri anlatmayıp durumu diğerleri gibi akıl oyunlarıyla perdelemeye çalışırsa bu çok garip düşer. Çünkü o zaman iki durumdan birine karar verilir;

Ya bu profesör, gösterildiği kadar bilgili değildir, bu konuları bilmiyordur, ya da ideolojisinden gelen taassuplarını bilime karıştırıp onu kirletiyordur. Bilimin işine gelmeyen yerlerini çıkarıp veya yanlış yorumlayarak unvanını ve bilimsel kimliğini kötüye kullanıyordur."


 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
4,666
Tepki puanı
2,043
Düşünce
Ateist
Dağların depremin etkisini azaltma gibi bir işlevi yoktur. Alakası hiç yok. Boşuna Arap dogmasını kurtaracağım diye çırpınmak da salaklıktan başka bir şey değil. İnsan bir utanır. Araplar ebemle mi hısım olmuş zamanında da ben bu gerilerin saçma salak dogmalarını kurtaracağım diye yırtınıyorum diye, manda gönü gibi surat olmayanın bir yüzü kızarır!
 

Coşkun

Üye
Mesajlar
75
Tepki puanı
7
Düşünce
Muvahhid
Konu Sahibi
Dağların depremin etkisini azaltma gibi bir işlevi yoktur. Alakası hiç yok. Boşuna Arap dogmasını kurtaracağım diye çırpınmak da salaklıktan başka bir şey değil. İnsan bir utanır. Araplar ebemle mi hısım olmuş zamanında da ben bu gerilerin saçma salak dogmalarını kurtaracağım diye yırtınıyorum diye, manda gönü gibi surat olmayanın bir yüzü kızarır!
Arkadaşım olmadığını bilimsel olarak ortaya koy, kendi zannını konuşma. Kendi basitliğine beni çekmeye çalışma kibrini, inadını rafa kaldır varsa bir delilin ortaya koy yok dediğinde, izostatik denge ve depremer arasında bir bağlantı yok demiş oluyorsun. Dağlar, izostatik denge ve depremler arasında ki ilişki konu. Elin İngilizinin, Amerikalısının makalesinden alıntı yaptığında sorun olmuyorsa Kur'andan bir ayeti bilimsel olarak ortaya koyma çabasına Arapların dogmalarını kurtarmak diye yırtınmak diyorsun. Ben müslümanım sense ateist sana göre saçma ve gereksiz ama ben teslimiyeti olan bir İmanlı kişiyim. Senin gibi imansız değilim yani.
 

Coşkun

Üye
Mesajlar
75
Tepki puanı
7
Düşünce
Muvahhid
Konu Sahibi
Bunun devam filmi vardı birde şurda bir yerde

Celal Şengör eğer bir kişi Komünistse Almancayı, Rusçayı bilmek zorunda diyordu.(fransızca da olabilir) Bilmemesini cehalet olarak yorumluyordu. Ama kendisi Arapça bilmediği halde Kur'andan ayeti meal olarak okuyup bu ayet yanlış diyor halbuki kendisi de Dağların, izostatik denge ve depremlerle olan yakın ilişkisini biliyor. Benim kütüphanem de İlahiyat bölümü var o halde ben ilahiyatı çok iyi biliyorum kafasında kendisi. O halde ben de arkeoloji kitaplarını okuyup arkeoloji profesörü olayım bu kadar kolaymış demek ki.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
10,423
Tepki puanı
755
Düşünce
Sünni
Bahsi geçen video şu mu?

İlgili ayetlerin meali şöyledir:

“Hem dünya hareketiyle sizi sarsmasın diye, yeryüzüne sabit dağlar koydu. Amaçlarınıza ermeniz için ırmaklar, geçitler yerleştirdi.” (Nahl, 16/15)
“Yerin insanları sarsmaması için oraya dağlar yerleştirdik. Maksatlarına ermeleri için orada geniş yollar, geçitler yaptık.” (Enbiya, 21/31).
Sarsıntıyı, kısmî/lokal olarak meydana gelen normal deprem olayından ziyade, ilk yaratıldığı jeolojik devirlerde bütün bir küre olarak yerde meydana gelen sarsıntıyı anlamak gerekir.

Bir düşünmeli ki, yeryüzü sıvı bir halde kalsaydı ve yer hareket ettikçe insanlar çalkanıp dursaydı ne büyük sıkıntı olurdu. Toprak kütlesinin yaratılması ve dağların kazık gibi oturtulması ile bu sıkıntı bertaraf edilip yeryüzü, insanların yaşaması için oturulabilir bir hale getirildi.

Bazı uzmanların belirttiğine göre, jeolojinin dağlar hakkında söyledikleri yukarıda verdiğimiz bilgilerle tam bir paralellik içindedir. Bu bilgilere göre, dağların özelliklerinden biri yeryüzündeki büyük yer tabakalarının uçlarında yükselmesi ve bu tabakaları birbirine bağlamasıdır. Bu özellikleriyle dağlar tahtaları bir arada tutan çivilere benzetilmektedir. Bunun yanında dağların yer kabuğunda yaptığı basınç, dünyanın merkezindeki mağma hareketlerinin etkisinin yeryüzüne ulaşarak yer kabuğunu parçalamasına engel olurlar.

Yine uzmanların bildirdiğine göre, dağların depremle yakın ilişkisi vardır, şöyle ki; depremler gerilim altındaki yer katmanlarının kırılması sonucu açığa çıkan enerjinin yer kabuğunca sismik dalgalar halinde iletilmesinden oluşur -bir cetvelin ucunu iyice gerdirip bırakınca oluşan dalgalar gibi. Bu dalga hareketi yer kütlesinin bu enerjiyi tedricen soğurması sonucu gittikçe zayıflar ve belli bir mesafeden sonra söner; aynen göle atılan bir taşın oluşturduğu dalgaların gittikçe zayıflayarak sönmesi gibi.

Fen bilimlerince sabittir ki doğrusal harekete olan direnç kütle ile, ve dönme hareketine olan direnç de kütle ile beraber kütlenin dönme ekseninden olan mesafesinin karesiyle orantılıdır. O yüzden, belli bir kuvvetin etkisi altında belli bir enerji ile belli bir yönde hareket eden bir dalga, büyük bir kütleye rast gelince enerjisinin bu kütleye dağılması sonucu zayıflar ve söner.

Dağlar, devasa kütleleriyle deprem esnasında bu tür bir damper görevi görür. Örnek olarak, uzunca bir ipin bir ucunu ileri geri hareket ettirerek oluşan dalga hareketi ip boyunca ilerler. Ancak ipin bir bölümüne kurşun top gibi bir ağırlık bağlanırsa, o bölüme ulaşan dalganın hemen zayıfladığı görülecektir. Hatta eğer ağırlık çok büyükse dalga orada söner.

İşte deprem sırasında dağlar bu kurşun top rolünü oynayıp ip misali yer kabuğu boyunca ilerleyen dalgaların şiddetini azaltır ve dalgaların daha çabuk sönmesini sağlar.

Lütfen dikkatli okuyunuz. Deprem olmaz iddiamız yok, dağlar depremin şiddetini azaltır

Dağların depremi engellediği de yazmıyor Kuranda. Sadece “sizi sarsmasın diye” deniliyor, buradaki sarsıntı ilk belirttiğim jeolojik dönemle ilgili hikmetlere işaret olabilir; çünkü dünyanın oluşum sürecini anlatıyor.

Ayrıca daha fazla sarsıntı olacaktır, dağlar olmasa. Bütün bütün engel olması depremin faydalarını da önler, bu da Hikmet’e aykırı olur.

Mesela arabalara bizi sarsmasın diye bazı mekanizmalar konulmuştur. Yine de sarsılıyor olmamız bu gerçeği değiştirmez.

Dağların olduğu yerde çok deprem olur ama dağlar bu depremleri azaltır. Bunun bir sebebi de dağların kökleri olmasıdır.

Ayrıca belçikalı bir sismolog olan Thierry Camelbeeck 2016'daki bir yazısında "dağların parçalanmasının deformasyona bunun da depremlere yol açtığına" değinmişti (https://tr.euronews.com/2016/08/24/daglarin-parcalanmasi-depremleri-tetikliyor)

Aslında dağların kökleri olmasa bile sadece ağırlıklarından gelen basınç ile sarsıntıları azaltabilir.

Konuyu basit bir örnek ile sonlandıralım ve sonuca geçelim. Şöyle ki;hareket halinde olan bir cismin (örneğin bir topaç veya masada titreşen bir telefon) üzerine yukardan elinizle basınç uygularsanız o hareketin azalamasından veya durmasından daha doğal bir şey olamaz.

Dağlar sadece depremlerin sarsıntılarını azaltır ama dağların olduğu yerde yine depremler olur düz iki yerde ise deprem olursa dağların olduğu yerdeki deprem ile eşit sarsıntıda olmaz.

Mesela dağların olduğu yerde 5 şiddetli bir deprem oldu aynı şekide düz yerdede 5 şiddetlik bir deprem oldu düz yerlerde herhangi bir ağırlık olmadığı için 5 şiddette olacak ama dağların olduğu yerde , izostasik denge (Isostatic Equilibrium) olduğu için depremin SARSINTISINI AZALTIR ve aynı zararı görmeyiz.
Kıtaların daha kalın olduğu dağlık bölgelerde yer kabuğu mantoya derinlemesine saplanır. Peki izostatik denge ile dağlar ve yer kabuğunda ki kökleri oluşmasa idi ne olurdu? Yerin hafif ve daha az yoğun kısımlarında bükülmeler, kırılmalar ve faylar meydana gelirdi (Meinesz, 1931). Yerkabuğunun zayıf noktalarının dağlar ile kalınlaşarak dengelenmesi sayesinde tektonik plakalar üzerine binen stres dengelemektedir, yer kabuğunun zayıf kaldığı durumlarda ise bu durumda fay hatları ve depremler olmaktadır (Watts, 2011). Ayrıca eğer yer kabuğunun manto tabakasının üzerine uyguladığı basınç belirli bir seviyeden itibaren eşitlenmemiş olsaydı, tektonik plakalar, hafif ve ağır uçlarından dolayı mevcut durumdan daha fazla dalgalanmalar yaşayacak, dengede yüzemeyecekti. Böylece deprem ve sarsıntılar çok daha artacaktı (Eakin, 2018).

Volkanik dağlar, yer altında sıkışan ve yer kabuğuna basınç uygulayan magmanın dışarı çıkmasını sağlayarak basıncı hafifletir. Yani bir sübap görevi görür ve sarsıntıları azaltır (Segall, 2010; Hill, 2002).

Yazdığımız gerçeklere rağmen dağların bu görevini sırf Kuran’da geçiyor diye kabul etmek istemeyip lafebeliği yaparak saptırmak isteyen bazı ateistler bu konuda bilime ve mantığa ters şu şekilde bir yorum yaparak gerçeği gizlemeye çalışırlar. Derler ki;

-Eğer dağların sarsıntı önleyici rolleri olsaydı, neden Japonya gibi dağlık bölgelerde depremler çok oluyor da, Arabistan gibi düz bölgelerde depremler daha az görülüyor.

Çünkü dağlar izostatik dengeyi sağlamak için depremlerin olduğu bölgelerde daha fazla yükselir ve görevleri denge sağlayıp depremi azaltmaktır. Bu yüzden Japonya gibi yer kabuğunun dengede olmayıp çok sayıda fay kırığı oluşturduğu bölgelerde daha fazla yükselirler, buna karşın yer kabuğunun daha fazla dengede olduğu ve depremlerin daha az görüldüğü bölgelerde daha az yükselirler.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
10,423
Tepki puanı
755
Düşünce
Sünni
Bahsi geçen video şu mu?

Aslında kurdukları mantık şuna benzer; “İstanbul’da her yerden daha fazla güvenlik güçleri olmasına rağmen en yüksek suç oranları da yine buradadır. Bu demektir ki güvenlik güçlerinin suç önleme ile bir alakası yok.” Kuran’ın ayetini geçersiz kılmak için akıl ve bilimden böyle uzaklaşırlar işte.

2015 de 7 şiddetinde bir depremin tahmin edilenden çok daha az yıkıcı olması üzerine bir araştırma yapılmış ve sonuç olarak dağların şiddeti çok büyük ölçüde azalttığı tespit edilmiş.

Gorkha Earthquake Nepal 2015

Konu başındaki mesajı şimdi tekrar okuyalım:

"...Bunu, bilimle alakası olmayan kişiler böyle savunduğu zaman çok fazla garipsemezsiniz, kendi inanışlarını savunmadaki taassubuna verirsiniz ama bir jeoloji profesörü de yukarıda anlatılan gerçekleri anlatmayıp durumu diğerleri gibi akıl oyunlarıyla perdelemeye çalışırsa bu çok garip düşer. Çünkü o zaman iki durumdan birine karar verilir;

Ya bu profesör, gösterildiği kadar bilgili değildir, bu konuları bilmiyordur, ya da ideolojisinden gelen taassuplarını bilime karıştırıp onu kirletiyordur. Bilimin işine gelmeyen yerlerini çıkarıp veya yanlış yorumlayarak unvanını ve bilimsel kimliğini kötüye kullanıyordur."


35# Dağlar yeryüzünü sarsılmaktan mı koruyor?
 
Üst