Dayandıklarınız

Orhan Yolcu

☆☆☆☆
Yönetim Kur. Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
490
Beğeniler
347
Düşünce
Agnostik
#21
Kadına miras'ı neden yarım veriyor biliyormusun? Şimdi bir erkeğin kadından daha çok hükmü var. Ve daha çok maddiyata ihtiyacı var. Erkek evini geçindirecek, çocuklarına giyicek alıcak, eve yemek alıcak, kirasını vericek v.s bunlarla hükümlüdür. Kadın'ın böyle bir hükmü yok. Biraz düşününce anlıyorsun zaten. Eşitlik adalet değildir..
Eskiden dediğin doğruydu belki ama bugün öyle değil. Kadın da çalışıyor erkekte çalışıyor. İkisi de aynı maaşı alıyor. Ne olacak şimdi?
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
902
Beğeniler
239
Düşünce
Sünni
#22
Eskiden dediğin doğruydu belki ama bugün öyle değil. Kadın da çalışıyor erkekte çalışıyor. İkisi de aynı maaşı alıyor. Ne olacak şimdi?
Şu anda geçmişte ki kadar miras mevzusu varmı? :) Kadın'da çalışıyor erkek'te, aynen doğru dedin. Ama Kuran'da erkeğin hükmü daha çoktur. Karısına bakmak, çocuklarına bakmak, evi geçindirmek v.s v.s. Sen hiç gördünmü, boşandıktan sonra eve para yollamayan bir erkek. Boşansalar dahi o adam çocuklarına bakmakla (maddiyat anlamında) hükümlüdür. Ama kadın değil. Umarım anlatabildim.
 

Orhan Yolcu

☆☆☆☆
Yönetim Kur. Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
490
Beğeniler
347
Düşünce
Agnostik
#23
Şu anda geçmişte ki kadar miras mevzusu varmı? :) Kadın'da çalışıyor erkek'te, aynen doğru dedin. Ama Kuran'da erkeğin hükmü daha çoktur. Karısına bakmak, çocuklarına bakmak, evi geçindirmek v.s v.s. Sen hiç gördünmü, boşandıktan sonra eve para yollamayan bir erkek. Boşansalar dahi o adam çocuklarına bakmakla hükümlüdür. Ama kadın değil. Umarım anlatabildim.
Dünya hızla değişiyor. Kuranı yazanlar bugünkü şartları bilmediği için, eski devrin şartlarına göre yazmışlar şüphesiz. Bu nedenle Kuranın birçok hükmü o gün için geçerli olsa da bugün geçersizdir. Modern dünyada kadın hakları diye bişey var. Erkekler eskiden kadınların tepesine binip eziyorlardı. Tabi bunu İslamın verdiği meşruiyetle yapıyorlardı. Çünkü İslam erkek egemen bir dindir.

Bugün durum ne? Bugün İslama ne kadar bağlı olursa olsun, kadınlara mirastan yarım pay vereceğim desen ananı beller. Söz konusu para oldu mu durum böyle. Erkekte tepesine binip ezemez. Neden? Çünkü İslam hükümlerinin etkisi artık eskisi gibi değil. İslamı arkana alıp kadını ezme devri bitti artık. Bunu da modern dünya bitirdi. Günümüzde kadın erkek eşit miras almak zorunda çünkü kazancı eşit, hayat eşit artık. İslamın erkek egemen hükümlerini takan yok bugün artık. Buna en koyu İslamcılar da dahildir. Hatta sen de dahilsin. Eğer sen kadın olsaydın mirastan tam hakkını söke söke alırdın. Almam diyen yalan söylüyor. Kısacası Kuranın miras konusundaki hükmü günümüzde geçersiz olmuştur.
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
1,715
Beğeniler
969
Düşünce
Agnostik
#24
Şu işe bakın, bu devirde kadına yarım hak tanıyorlar. Bu durumu eleştirdiğimizde ise bizi, anlamamakla suçluyorlar. Hem suçlu hem güçlü yani. İslam bu işte. :)
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
902
Beğeniler
239
Düşünce
Sünni
#25
Dünya hızla değişiyor. Kuranı yazanlar bugünkü şartları bilmediği için, eski devrin şartlarına göre yazmışlar şüphesiz. Bu nedenle Kuranın birçok hükmü o gün için geçerli olsa da bugün geçersizdir. Modern dünyada kadın hakları diye bişey var. Erkekler eskiden kadınların tepesine binip eziyorlardı. Tabi bunu İslamın verdiği meşruiyetle yapıyorlardı. Çünkü İslam erkek egemen bir dindir.

Bugün durum ne? Bugün İslama ne kadar bağlı olursa olsun, kadınlara mirastan yarım pay vereceğim desen ananı beller. Söz konusu para oldu mu durum böyle. Erkekte tepesine binip ezemez. Neden? Çünkü İslam hükümlerinin etkisi artık eskisi gibi değil. İslamı arkana alıp kadını ezme devri bitti artık. Bunu da modern dünya bitirdi. Günümüzde kadın erkek eşit miras almak zorunda çünkü kazancı eşit, hayat eşit artık. İslamın erkek egemen hükümlerini takan yok bugün artık. Buna en koyu İslamcılar da dahildir. Hatta sen de dahilsin. Eğer sen kadın olsaydın mirastan tam hakkını söke söke alırdın. Almam diyen yalan söylüyor. Kısacası Kuranın miras konusundaki hükmü günümüzde geçersiz olmuştur.
Hala Kuran'ı yazanlar bugün ki şartları bilmiyordu düyorsunuz, hayret ediyorum. O yüzden Kuran:
“Hayatı olan/canlı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmayacaklar mı?”(Enbiya, 21/30)
“Demiri indirdik. Onda çetin bir sertlik ve insanlar için birtakım menfaatler vardır.” (Hadid, 57/25) Modern bilim ile öğrendik ki demir dünyada saf bulunamaz. Meteorların düşmesi ile inmiştir.
“Ve gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise ayetlerinden yüz çeviriyorlar.” (Enbiya 32) Yine o zamanlar insanların ozon tabakasından haber yokken

Bunlar ve yüzlercesi.. Ama hala Kuran o günün şeylerine göre yazılmıştır diyorsunuz v.s v.s...

İslam nerde kadını ezmiş, Allah aşkına ya?? Cahiliye dönemini bilmiyormusunuz kadınlara neler yapılıyordu? Kadınlara değeri getiren, onları zulümden kurtaran dindir İslam. İslam'dan başka'da bu kadar değer veren bir din göremezsin. Erkeklerinde kadınları ezdiği gibi bir durum söz konusu bile değil. Veda hutbesinin Bile Peygamberimiz (s.a.v) “Kadınlar size Allah’ın bir emanetidir.” buyurmuştur. Yine bir hadiste "Erkeğin en hayırlısı, kadına en iyi davranandır." Erkek ailenin geçimini sağlamakla görevli olduğu için kadının maddi ihtiyaçlarını karşılamak ve bunu da İslâm dairesi içerisinde gerçekleştirmek zorundadır (Nisa, 4/34). Erkek kadınla iyi geçinmek ve onun haklarını korumakla yükümlüdür:

"...Onlarla (zevcelerinizle) iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa (sabredin). Olur ki bir şey hoşunuza gitmez de Allah (ü Teâlâ) onda birçok hayır takdir etmiş bulunur. (Olur ki Allah size onlardan hayırlı evlâd ihsan eder, yahud, aranızda muhabbet oluverir)." (Nisâ, 4/19)

Yine başka hadislerde:
"Kadın eğe kemiği gibidir. Eğer onu doğrultmaya kalkarsan kırılır. Mutlu olmak istersen o eğrilikle birlikte kabul et." (Buhârî, Nikâh, 79).

"Sizin en hayırlınız hanımına karşı en iyi olandır." (Tirmizi, Radâ, 11; İbn Mace, Nikâh, 50).

Böyle uzar bu. Kimse'de kalkıp diyemez İslam kadınlara hak tanımamıştır v.s. Herşey çok açık.
 

Orhan Yolcu

☆☆☆☆
Yönetim Kur. Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
490
Beğeniler
347
Düşünce
Agnostik
#26
Hala Kuran'ı yazanlar bugün ki şartları bilmiyordu düyorsunuz, hayret ediyorum. O yüzden Kuran:
“Hayatı olan/canlı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmayacaklar mı?”(Enbiya, 21/30)
“Demiri indirdik. Onda çetin bir sertlik ve insanlar için birtakım menfaatler vardır.” (Hadid, 57/25) Modern bilim ile öğrendik ki demir dünyada saf bulunamaz. Meteorların düşmesi ile inmiştir.
“Ve gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise ayetlerinden yüz çeviriyorlar.” (Enbiya 32) Yine o zamanlar insanların ozon tabakasından haber yokken

Bunlar ve yüzlercesi.. Ama hala Kuran o günün şeylerine göre yazılmıştır diyorsunuz v.s v.s...
Bu ayetler Kuranın ilahi olduğunu göstermez. Kuran insan eliyle yazılmıştır. Aşağıdaki ayeti bi oku bakalım.

Talak 65/ 4: Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.

Henüz adet görmeyenler ifadesinden bile burada çocuk yaşta evliliğin kastedildiğini anlıyor ve İslam'ın çocuklarla bile evlenilmesine cevaz verdiğini açıkça görüyoruz. Birçok konuda erkeğin üstünlüğünün vurgulanıp, kadının maldan farksız biçimde muamele görmesi bile, Kuran'ın çağlar gerisinde kalmış, Arap kültürüyle harmanlanmış ilkel bir kitap olduğunu gösterir.
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
902
Beğeniler
239
Düşünce
Sünni
#27
Bu ayetler Kuranın ilahi olduğunu göstermez. Kuran insan eliyle yazılmıştır. Aşağıdaki ayeti bi oku bakalım.

Talak 65/ 4: Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.

Henüz adet görmeyenler ifadesinden bile burada çocuk yaşta evliliğin kastedildiğini anlıyor ve İslam'ın çocuklarla bile evlenilmesine cevaz verdiğini açıkça görüyoruz. Birçok konuda erkeğin üstünlüğünün vurgulanıp, kadının maldan farksız biçimde muamele görmesi bile, Kuran'ın çağlar gerisinde kalmış, Arap kültürüyle harmanlanmış ilkel bir kitap olduğunu gösterir.
Ben sana 3 örnek gösterdim insan eliyle yazılmadığına dair. Sen ''0''. Şimdi attığın ayet'e gelelim. Severim böyle ayetleri :) Öncelikle Kuran'da bu ayette henüz kelimesi geçmiyor. Neyse anlıyacaksın şimdi (tabi anlamak istersen):

Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (doğum yapmaları)dır. Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.”

Burada ki yanlış anladığınız, bazı meallerde ayetin anlamının “henüz adet görmeyenler” olarak çevrilmesi… Oysa;

“Arapçada “lem = لم” edatı dili ve mişli geçmiş zamanın olumsuzu (cahd-i mutlak), “lemmâ = لما” edatı ise şimdiki bitmiş zamanın olumsuzunu (cahd-i müstağrak) ifade etmek için kullanılır. Dolayısıyla “henüz” anlamını “lem” değil “lemmâedatı verir.
“lemmâ = لما” edatı başına geldiği muzari fiilin zamanını geçmişe, anlamını olumsuza çevirir. Fiilin henüz olmadığı ama olmasının beklendiği anlamını kazandırır.

Bize göre “lem yahıdne = لم يحضن ” ile kastedilen “mümteddetü’t-tuhr” (temizlik hali uzayıp giden) denilen ve hayzı bir kaç yıl uzayabilen kadınlardır. Ayet bu kadınların durumunu düzenliyor. Aksi halde bu durumda olan bir kadının boşandıktan sonra iddetinin bitmesi ve kocasının evinde geçireceği zaman seneler sürebilir.” http://www.suleymaniyevakfi.org/kutsanan-gelenek-ve-kuran/kur’an-ve-gelenege-gore-kucuklerin-evlendirilmesi-meselesi.html#_ftn43

Ayette “lemma” ifadesi geçmiyor… Yani “henüz” gibi bir ifade yok… Birçok İslam alimi de çevirilerinde bu sebeple “henüz” kelimesini ya kullan-ma-mış ya da ayette olmadığını belirtmek için bu kelimeyi parantez içinde kullanmış…

Eğer dersen ki ''ömrü boyunca adet görmeyen kadın mı olur?'': “Adet kanaması, genellikle kadın doğum yaptıktan sonra 8-16. haftalar arasında yeniden başlar ama biraz önce de belirttiğim gibi kanama emzirmeye devam ediliyorsa büyük oranda gecikir. Bebek yalnız anne sütü ile besleniyorsa, genellikle ilk 6 ayda adetlerin başlaması veya başlar ise de düzenli olması beklenmez. Bu durumda telaşlanmamalısınız, zamanla kanamalarınız düzene girecektir. Bazen 18 aya kadar başlamayabilir. Hiç emzirmeyen annelerde ise adet kanaması, doğumdan sonraki 4-8. haftalarda başlar.”

Ayrıca kadının maldan farksız biçimde muamele görmesiyle ilgili bir ayet v.s atarmısın dostum? Attığın sureden bile bir örnek verebilirim:
Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun yahut onlardan güzelce ayrılın.Talak suresi 2

Dikkat edersen Allah, kadının incitilmemesi için erkeklere hep uyarıda bulunuyor…
 

Orhan Yolcu

☆☆☆☆
Yönetim Kur. Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
490
Beğeniler
347
Düşünce
Agnostik
#28
Ben sana 3 örnek gösterdim insan eliyle yazılmadığına dair. Sen ''0''.
3 değil 30 ayette göstersen bişey ifade etmiyor. Çünkü bu ayetler Kuranın ilahi olduğuna ispat değil. Kuranın insan eliyle yazıldığına kanıt olarak çok ayet var. Testis ayeti, güneşin batması, yukarıdaki küçük çocukla evlenme ayeti, muhammedin evlatlığı zeydin karısını alması ayeti, ahzap suresinde Muhammede sürüyle kadınla evlenme özgürlüğü vs. Bunları senle veya başkalarıyla çokça tartıştık. İlahi bir kitapta bu tür ayetler olamaz. Çünkü ilahi bir kitabın içinde çelişki ve kusur olmamalıdır.

Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (doğum yapmaları)dır. Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.”

Burada ki yanlış anladığınız, bazı meallerde ayetin anlamının “henüz adet görmeyenler” olarak çevrilmesi… Oysa;

“Arapçada “lem = لم” edatı dili ve mişli geçmiş zamanın olumsuzu (cahd-i mutlak), “lemmâ = لما” edatı ise şimdiki bitmiş zamanın olumsuzunu (cahd-i müstağrak) ifade etmek için kullanılır. Dolayısıyla “henüz” anlamını “lem” değil “lemmâedatı verir.
“lemmâ = لما” edatı başına geldiği muzari fiilin zamanını geçmişe, anlamını olumsuza çevirir. Fiilin henüz olmadığı ama olmasının beklendiği anlamını kazandırır.

Bize göre “lem yahıdne = لم يحضن ” ile kastedilen “mümteddetü’t-tuhr” (temizlik hali uzayıp giden) denilen ve hayzı bir kaç yıl uzayabilen kadınlardır. Ayet bu kadınların durumunu düzenliyor. Aksi halde bu durumda olan bir kadının boşandıktan sonra iddetinin bitmesi ve kocasının evinde geçireceği zaman seneler sürebilir.” http://www.suleymaniyevakfi.org/kutsanan-gelenek-ve-kuran/kur’an-ve-gelenege-gore-kucuklerin-evlendirilmesi-meselesi.html#_ftn43

Ayette “lemma” ifadesi geçmiyor… Yani “henüz” gibi bir ifade yok… Birçok İslam alimi de çevirilerinde bu sebeple “henüz” kelimesini ya kullan-ma-mış ya da ayette olmadığını belirtmek için bu kelimeyi parantez içinde kullanmış…

Eğer dersen ki ''ömrü boyunca adet görmeyen kadın mı olur?'': “Adet kanaması, genellikle kadın doğum yaptıktan sonra 8-16. haftalar arasında yeniden başlar ama biraz önce de belirttiğim gibi kanama emzirmeye devam ediliyorsa büyük oranda gecikir. Bebek yalnız anne sütü ile besleniyorsa, genellikle ilk 6 ayda adetlerin başlaması veya başlar ise de düzenli olması beklenmez. Bu durumda telaşlanmamalısınız, zamanla kanamalarınız düzene girecektir. Bazen 18 aya kadar başlamayabilir. Hiç emzirmeyen annelerde ise adet kanaması, doğumdan sonraki 4-8. haftalarda başlar.”

Ayrıca kadının maldan farksız biçimde muamele görmesiyle ilgili bir ayet v.s atarmısın dostum? Attığın sureden bile bir örnek verebilirim:
Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun yahut onlardan güzelce ayrılın.Talak suresi 2

Dikkat edersen Allah, kadının incitilmemesi için erkeklere hep uyarıda bulunuyor…
Bu da aynı Muhammedin Ayşe ile 9 yaşında evlenmesini destekleyen bir ayet. İslam kaynaklarına göre Aişenin Muhammed ile 9 yaşında evlendiği sahih hadislerle sabittir. Ama senin gibiler 17 yaşında evlendi der. Buna da zayıf bir hadisi delil gösterir. Oysa İslamda sahih hadis güvenilirdir zayıf hadisle sahih hadis çelişirse sahih olan kabul edilir. Ama Müslümanların işine gelmezse bunu değiştirirler. Tıpkı senin yaptığın gibi.

Talak 4 e gelelim. Bu ayet de henüz ifadesi yoksa neden eski çevirilerde henüz ifadesi var.

Diyanet İşleri Eski: ''Kadınlarınızdan ay hali görmekten kesilenler ile henüz ay hali görmemiş olanların iddetleri hususunda''

Diyanet İşleri Yeni: ''Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda''

Ömer Nasuhi Bilmen: ''Ve o kadınlar ki, hayızdan kesilmişlerdir veya hayız görmeye başlamamışlardır''

Süleyman Ateş: ''(Yaşlılıklarından ötürü) Adetten kesilen kadınlarınızın (bekleme süresinden) şüphe ederseniz, (bilin ki) onların bekleme süresi üç aydır. Henüz adet görmeyenler de böyledir. ''

Ali Bulaç: ''Kadınlarınızdan artık adetten kesilmiş olanlarla henüz adet görmemiş bulunanların iddet (bekleme süre)leri''

Suat Yıldırım: ''Kadınlarınızdan âdetten kesilenlerin iddetinde tereddüt ederseniz, onların iddet süreleri üç aydır. Henüz âdet görmeyenlerin de süreleri böyledir.''

Şaban Piriş: ''Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlar eğer tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Henüz âdet görmemiş olanlar da böyledir.''

Ümit Şimşek: ''Hayızdan kesilmiş hanımlarınızın iddetinde şüpheye düşerseniz, onların da, henüz hayız görmemiş olanların da iddeti üç aydır.''
 

Orhan Yolcu

☆☆☆☆
Yönetim Kur. Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
490
Beğeniler
347
Düşünce
Agnostik
#29
@NoTThingLosE ayrıca alıntına bir alıntı ile cevap da ekleyim. İslam alimlerinin görüşleri:

Bu konuda Mevdudi, oldukça açık sözlü bir şekilde ayetlerden zorunlu olarak çıkan sonucun adını koyuyor:

Mevdudi, Tefhimu'l Kuran, Talak/4'ün tefsiri
Büluğa ermediği için hayız görmeyen
veya bazı nedenler dolayısıyla geç hayız gören ya da çok büyük bir istisna olup da hiç hayız görmeyen kadınlar, hayızdan kesilmiş kadınlar gibi talaktan sonra 3 ay iddet beklerler.
Kur'an'ın bu açıklamasına göre, burada "Mudhale" (kocasıyla gerdeğe girmiş) bir kadının sözkonusu olduğuna dikkat edilmelidir. Çünkü mübaşeret olmasaydı eğer, iddet sözkonusu olmazdı. (Bkz. Ahzab: 49) Bu yüzden, henüz hayız görmeye başlamamış kızların,iddetinin beyan edilmesinden anlaşıldığına göre, bu yaştaki kızlarla evlenmek ve kocalarının kendileriyle cinsel ilişkide bulunması caizdir. Dolayısıyla Kur'an'ın caiz gördüğü bir davranışı hiçbir Müslümanın yasaklamaya hakkı yoktur.
Diğer müfessierler, zorunlu sonucun adını koymaktan kaçınsalar da, en azından Talak/4'te, yaşı küçük olduğundan dolayı henüz adet görmeyen kızların da kastedildiğini açıkça söylemekteler:

Seyyid Kutub, Fizilal'il Kuran, Talak/4-5'in tefsiri:
Boşanma sonrası bekleme döneminin süresine ilişkin bu sınırlandırma hayız görmeyen, bir de hamile olmayan kadınlar içindir. Hayız görmeme durumu hem hayızdan kesilmiş kocamış kadınlar hem de yaşının küçüklüğünden veya bir hastalıktan dolayı henüz hayız görmeyen kadınları kapsıyor.

Ömer Nasuhi Bilmen, Kuran Tefsiri, Talak/4'ün tefsiri
Ve o kadınlar ki, altmış veya elli beş yaşında oldukları için hayzdan kesilmişler veya pek genç oldukları için henüz hayz görmeğe başlamamışlardır, eğer bunların boşandıkları vakit iddetleri hususunda şüpheye düşmüş iseniz biliniz ki: onların iddetleri üç aydır. Bu kadar müddet bekleyince kendilerini boşamış olan kocaları ile bağları tamam kesilmiş olur, artık başkaları ile evlenebilirler.

Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini - Kuran Dili, Talak/4'ün tefsiri
Bunlar gerek on yedi yaşından küçük olup henüz büluğa ermemiş olduklarından dolayı hayız görmemiş olanları ve gerek büluğ yaşının en üst sınırı olan on yedi yaşını geçmiş, binaenaleyh yaş itibariyle büluğa ermiş oldukları halde âdet görmeyenleri kapsamaktadır.
İbn-i Kesir,
Hadislerle Kuran-ı Kerim Tefsiri (Çağrı Yayınları), çevirenler: Prof. Dr. Bekir Karlığa / Prof. Dr. Bedriddin Çetiner, Talak/4'ün tefsiri

Allah Teâlâ, yaşlılık nedeniyle âdetten kesilmiş olan kadınların iddet müddetinin âdet gören kadınlarla ilgili olarak Bakara sûresinde (228. âyet) belirtildiği gibi üç temizlik üzerine üç ay olduğunu belirti*yor. Henüz âdet yaşına erişmemiş olan küçük kızların da âdetten kesil*miş hanımlar gibi üç ay iddet bekleyeceklerini bildiriyor.

Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kuran Tefsiri (Anadolu Yayınları), Talak/4'ün tefsiri
İniş Sebebi:
Ubey b. Kâb (R.A.), Peygamber Efendimize: «Ya Resûlellah! Kadınların iddetiyle ilgili âyet inince Medineli bazı kişiler, ayhalinden ümidi kesilenle henüz ayhali olmayan kadınların ve bir de hâmile kadınların iddeti hakkında Kur'ân'da bir açıklama ve hüküm yoktur, diyorlar. Bu hususta ne buyurursunuz?» diye sorunca, ilgili âyetler indi.< (...) Yaşı küçük olduğundan henüz ayhali görmüyorsa, o da boşandıktan sonra üç ay bekler; bu süre dolmadan başka biriyle evlenemez.

Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t Tefasir(Ensar Neşriyat), Talak/4'ün tefsiri
Aynı şekilde, küçüklüğünden dolayı hayız görmeyenlerin iddeti de üç aydır.

Ali Küçük, Besairu'l Kuran (Adım Yayınevi), Talak/4'ün tefsiri
Yaşlılıklarından dolayı hayızdan kesilmiş, hayızdan ümidi kesilmiş, hayız görme dönemi bitmiş ve henüz hayız görmemiş, hayız görecek yaşa gelmemiş kadınların iddetleri hususunda bir şüpheye düşerseniz, bilesiniz ki onların iddetleri üç aydır. Gebe olan kadınların iddetleri ise doğumları ile tamamlanmış olur.

Konyalı Mehmed Vehbi, Büyük Kuran Tefsiri (Üçdal Neşriyat), Talak/4'ün tefsiri
Vacip Tealâ kadınların hayız görenlerinin iddetini beyan buyurunca huzur-u risalette bulunan ashaptan (Müaz b. Cebel) ''Ya Resulallah! Hayız erbabının iddetini bildik. Erbab-ı hayızdan olmayanların iddeti nedir?'' ve diğer bir kimsenin dahi ''sabiyye olanların iddeti nedir?'' ve bir başkasının da ''karnında çocuk olanların iddeti nedir?'' demeleri üzerine şu suâl olunan hatunların iddetlerini beyan etmek üzere buyuruyor: ''Talâk verdiğiniz nisvandan sol hatunlar ki onlar hayızdan kesilmekle çocuk getirmekten me'yııs oldular. Eğer onların iddetlerinde şüphe ederseniz onların ve hiç hayız görmeyen sabiyye hatunların müddet-i iddetleri üç aydır ve üzerleri çocuklu olan hatunların gerek mutalleka olsun ve gerek kocaları vefat etmiş olsun iddetleri üzerlerinde olan çocukları doğuruncaya kadardır.

Yani elli-ellibeş yaşını tecavüz etmekle hayızdan ve çocuktan ümidi kesilmiş me'yus ve
yaşlı olan kadınlara ve henüz sinn-i rüşde baliğ olmamış sabiyye olanlara talâk verip de iddetinde şekkederseniz onların iddetleri eğer talâk ayın bidâyesine tesadüf ederse o ayın ibtidası ve ayın ortasına tesadüf ederse gün hesabiyle üç aydır.
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
902
Beğeniler
239
Düşünce
Sünni
#30
3 değil 30 ayette göstersen bişey ifade etmiyor. Çünkü bu ayetler Kuranın ilahi olduğuna ispat değil. Kuranın insan eliyle yazıldığına kanıt olarak çok ayet var. Testis ayeti, güneşin batması, yukarıdaki küçük çocukla evlenme ayeti, muhammedin evlatlığı zeydin karısını alması ayeti, ahzap suresinde Muhammede sürüyle kadınla evlenme özgürlüğü vs. Bunları senle veya başkalarıyla çokça tartıştık. İlahi bir kitapta bu tür ayetler olamaz. Çünkü ilahi bir kitabın içinde çelişki ve kusur olmamalıdır.
Deveye hendek atlatamazsın diyorsun yani. Tekrar konumuza dönelim. Nisa suresinden bir örnek vereyim:

Yetimleri evlenme / erginlik çağına varıncaya kadar gözetip deneyin. Akılca olgunlaştıklarını görürseniz mallarını kendilerine teslim edin. Büyüyünce ellerine alacakları düşüncesiyle o malları israfla tüketmeyin. İhtiyacı olmayan veli, yetim malına tenezzül etmesin. Muhtaç olan ise meşrû sûrette, ihtiyaç ve emeğine uygun olarak yararlansın. Onlara mallarını teslim ettiğinizde bunu şahitlerle tesbit ettirin. Allah hesab sorandır ve O’nun hesap sorması kâfidir.” (Nisa, 4/6)
Bu ayetten anlıyoruz ki ''bulüğ'' çağından önce evlilik yasaklanmıştır. Zaten ayette yer alan “BELEĞU’N-NİKAH” ifadesinin “erginlik çağına ulaşma”anlamına geldiğine fakihler arasında ittifak var. Erginlik alameti beş tanedir. Bunlardan üçü erkekler ile kadınlar arasından ortaktır. Bunlar: İhtilam, belli yaşa ulaşmak (15, 18 vs.) ve etekte kılların çıkması. Bunlardan ikisi kadınlara özeldir: Aybaşı ve gebelik. (Razi, ilgili ayetin tefsiri)

Rüşd ise, Hanefi ve Şafii alimleri arasında farklılık arz etmekle beraber, genel olarak akıllı olmanın yanında alışveriş işlerini yapabilecek maharete sahip olmak manasına gelir. (Razi, a.y)

Tekrar Talak suresine gelelim:

“Kadınlarınızdan âdetten kesilenlerin iddetinde tereddüt ederseniz, onların iddet süreleri üç aydır. Henüz âdet görmeyenlerin de süreleri böyledir. Hamile olan kadınların iddetleri, çocuklarını doğurdukları vakit biter. Kim Allah’ı sayıp O’na karşı gelmekten korunursa, Allah onun işinde bir kolaylık verir.”(Talak, 65/4) (içinde henüz kelimesi geçen ayetten aldım)

mealindeki ayette ise, bir kızın çocuk yaşta evlendirilebileceğine, özellikle kendisiyle cinsel ilişkiye girilebileceğine dair bir ifade söz konusu değil zaten. Bu sebeple, Talak suresinin ilgili 4. ayetinin yorumuna dayanarak beş yaşı civarında olan bir kız çocuğunu evlendirmeye zorlamak ne İslamidir ne de insanidir. Formel hukuk açısından bir bebeğin de ebeveyn gibi mücbir veliler tarafından nikahının kıyılması caiz olabilir. Ancak bir bebeğin cinsel ilişkiye gireceğini düşünmek, akıllı insanların işi değildir.

Bu ayette meal olarak yer alan “Henüz âdet görmeyenlerin de (iddet) süreleri böyledir.” ifadesinden örneğin, beş yaşı anlamak mümkün değildir. Çünkü burada konu, evlenmiş olup da henüz aybaşı görmemiş kadınlar söz konusudur.

Hz. Aişe validemiz hakkındaki olayı istersen konunun devamında konuşalım. Sen bana 7-9 ne biliyim hangi yaşta olursa olsun. İddianı destekleyen bir delil sun bende sana sunacağım. Tartışalım.
 

NickelBack

☆☆
Üye
Mesajlar
141
Beğeniler
144
Düşünce
Agnostik
#31
@NoTThingLosE dostum kusura bakma ama senin anlaman biraz kıt. Böyle basit şeylere cevap vermek istemiyorum aslında. Boş yere insanı yoruyorsun. Anlatmayı deneyeceğim ama sadece bir kere.

Kuranın hükümlerini kabul eden bir insan kendisine deist, ateist falan diyorsa bu yok hükmündedir. Çünkü Kuranın hükümlerini kabul edene Müslüman, etmeyene ateist, deist vs denir. Anladın mı şimdi. Jeton düştü mü?

@NickelBack @dersim gibiler ise müslüman olduğu halde müslüman değil numarası yapanlardır. Güya İslama bu yolla prim kazandıracağını düşünüyorlar.

Müslüman değilim fakat bir gün Müslümanlığı da seçebilirim ateizmi de seçtiğim gün oradan inanışımı da değiştiremeyecek kadar yüreksiz değilim..prim falan anlayamadım ne kastettiğini ama bunlarla uğraşacak kadar da boş değilim

Siz ne istiyorsunuz biliyor musun ben sana söyleyeyim:

Birisinin inanışı Müslüman değilse kesinlikle o dine karşı olumlu bir şey söylemesini kaldıramıyorsunuz

Her zaman her halükarda kayıtsız şartsız kötülemesini bekliyorsunuz(sizin gibi)

Ama şunu unutuyorsun herkes sizin gibi düşünmek zorunda değil veya hayata bakış tarzlarımız da aynı olmayabilir

Anti hükümetci olduğum halde hükümetin yapmış olduğu iyi şeyleri de kabullenebilecek yüreğe, yanlışlarını da sonuna dibine kadar eleştirebilecek cesarete sahibim.

Sizin her halükarda kötüleme tutumunuzda nasıl samimiyetten bahsedilebilir.. ya da bir şeyi ölümüne savunan o at gözlü yobazlardan ne farkınız kalır ?? sizin uyguladığınız da bunun bir değişik versiyonu !!

Sitenin adını antidogmatik koyduğun için mi sürekli kötüleme güdümündesiniz aklından ne geçiyorsa söyleyin yoksa cesarette mi bir sıkıntı var??

Ayrıca Mete Turan "sen işine bak"

Orhan Yolcu " milleti niye kandırıyorsun sahtekar"

Tartışmada kalite arıyoruz nerede bulan var mı??

Bu foruma gelen insanlar sizin misafirleriniz ayrıca o eleştirdiğin insanlar olmasa bu forumun ne anlamı kalır, mümkün olduğunca farklı görüşleri burada biriktirip farklılıklardan muhteşem bir bilgi ağacı çıkaracağınıza sizin fikrinizde olmayan insanlara "sen işine git, sahtekar" diyemezsiniz.. ayrıca milyonlarca insan var ve aynı orantıda milyonlarca fikirler.. ben bu şekilde düşünüyorum dinlere, Tanrıya bakış açım bu seninkiyle veya sizinkiyle veya Ahmet le Mehmet le aynı değil çünkü bu Burcu nun fikirleri her insanın fikirleri kendi hazinesidir.. sizin aklınızdaki kalıba uymadığında sen "bu sun" demek cahilce bir yaklaşımdır ayrıca sürekli birilerine "sen anlamazsın sana bir şey anlatana kadar" deme tarzınızdan vazgeçin bence bu aşağılamadan öteye gitmez ve hiçbir zaman sağlıklı tartışma ortamı yaratmaz.

Tartıştığın kişiyi beğenmiyorsan ya baştan tartışmayacaksın ya da onun seviyesine inip konuşacaksın kuralı budur..
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
902
Beğeniler
239
Düşünce
Sünni
#32
Müslüman değilim fakat bir gün Müslümanlığı da seçebilirim ateizmi de seçtiğim gün oradan inanışımı da değiştiremeyecek kadar yüreksiz değilim..prim falan anlayamadım ne kastettiğini ama bunlarla uğraşacak kadar da boş değilim

Siz ne istiyorsunuz biliyor musun ben sana söyleyeyim:

Birisinin inanışı Müslüman değilse kesinlikle o dine karşı olumlu bir şey söylemesini kaldıramıyorsunuz

Her zaman her halükarda kayıtsız şartsız kötülemesini bekliyorsunuz(sizin gibi)

Ama şunu unutuyorsun herkes sizin gibi düşünmek zorunda değil veya hayata bakış tarzlarımız da aynı olmayabilir

Anti hükümetci olduğum halde hükümetin yapmış olduğu iyi şeyleri de kabullenebilecek yüreğe, yanlışlarını da sonuna dibine kadar eleştirebilecek cesarete sahibim.

Sizin her halükarda kötüleme tutumunuzda nasıl samimiyetten bahsedilebilir.. ya da bir şeyi ölümüne savunan o at gözlü yobazlardan ne farkınız kalır ?? sizin uyguladığınız da bunun bir değişik versiyonu !!

Sitenin adını antidogmatik koyduğun için mi sürekli kötüleme güdümündesiniz aklından ne geçiyorsa söyleyin yoksa cesarette mi bir sıkıntı var??

Ayrıca Mete Turan "sen işine bak"

Orhan Yolcu " milleti niye kandırıyorsun sahtekar"

Tartışmada kalite arıyoruz nerede bulan var mı??

Bu foruma gelen insanlar sizin misafirleriniz ayrıca o eleştirdiğin insanlar olmasa bu forumun ne anlamı kalır, mümkün olduğunca farklı görüşleri burada biriktirip farklılıklardan muhteşem bir bilgi ağacı çıkaracağınıza sizin fikrinizde olmayan insanlara "sen işine git, sahtekar" diyemezsiniz.. ayrıca milyonlarca insan var ve aynı orantıda milyonlarca fikirler.. ben bu şekilde düşünüyorum dinlere, Tanrıya bakış açım bu seninkiyle veya sizinkiyle veya Ahmet le Mehmet le aynı değil çünkü bu Burcu nun fikirleri her insanın fikirleri kendi hazinesidir.. sizin aklınızdaki kalıba uymadığında sen "bu sun" demek cahilce bir yaklaşımdır ayrıca sürekli birilerine "sen anlamazsın sana bir şey anlatana kadar" deme tarzınızdan vazgeçin bence bu aşağılamadan öteye gitmez ve hiçbir zaman sağlıklı tartışma ortamı yaratmaz.

Tartıştığın kişiyi beğenmiyorsan ya baştan tartışmayacaksın ya da onun seviyesine inip konuşacaksın kuralı budur..
Bu yazıyıda okuduktan sonra anlamazsa, esas @Mete Turan beye söylemek lazım ''sen anlamazsın sana bir şey anlatana kadar".. ''Birisinin inanışı Müslüman değilse kesinlikle o dine karşı olumlu bir şey söylemesini kaldıramıyorsunuz'' gerekli cevap şu zaten.
 

Heretik

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
850
Beğeniler
379
Düşünce
Ateist
#33
Kadına miras'ı neden yarım veriyor biliyormusun? Şimdi bir erkeğin kadından daha çok hükmü var. Ve daha çok maddiyata ihtiyacı var. Erkek evini geçindirecek, çocuklarına giyicek alıcak, eve yemek alıcak, kirasını vericek v.s bunlarla hükümlüdür. Kadın'ın böyle bir hükmü yok. Biraz düşününce anlıyorsun zaten. Eşitlik adalet değildir..

Pff..
Kadın ve erkek her alanda eşittir. Ev geçindiren çalışan kadınları görmezden gelemezsin.
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
902
Beğeniler
239
Düşünce
Sünni
#34
Kadın ve erkek her alanda eşittir. Ev geçindiren çalışan kadınları görmezden gelemezsin.
Dostum hükümlerinden bahsediyoruz. Ev geçindiren kadın'ın büyük ihtimal eşi vefat etmiştir. Kuran'da erkek boşandıktan sonrada, çocuklarına ve eşine bakmakla hükümlüdür.
 

Orhan Yolcu

☆☆☆☆
Yönetim Kur. Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
490
Beğeniler
347
Düşünce
Agnostik
#35
Müslüman değilim fakat bir gün Müslümanlığı da seçebilirim ateizmi de seçtiğim gün oradan inanışımı da değiştiremeyecek kadar yüreksiz değilim..prim falan anlayamadım ne kastettiğini ama bunlarla uğraşacak kadar da boş değilim

Siz ne istiyorsunuz biliyor musun ben sana söyleyeyim:

Birisinin inanışı Müslüman değilse kesinlikle o dine karşı olumlu bir şey söylemesini kaldıramıyorsunuz

Her zaman her halükarda kayıtsız şartsız kötülemesini bekliyorsunuz(sizin gibi)

Ama şunu unutuyorsun herkes sizin gibi düşünmek zorunda değil veya hayata bakış tarzlarımız da aynı olmayabilir

Anti hükümetci olduğum halde hükümetin yapmış olduğu iyi şeyleri de kabullenebilecek yüreğe, yanlışlarını da sonuna dibine kadar eleştirebilecek cesarete sahibim.

Sizin her halükarda kötüleme tutumunuzda nasıl samimiyetten bahsedilebilir.. ya da bir şeyi ölümüne savunan o at gözlü yobazlardan ne farkınız kalır ?? sizin uyguladığınız da bunun bir değişik versiyonu !!

Sitenin adını antidogmatik koyduğun için mi sürekli kötüleme güdümündesiniz aklından ne geçiyorsa söyleyin yoksa cesarette mi bir sıkıntı var??

Ayrıca Mete Turan "sen işine bak"

Orhan Yolcu " milleti niye kandırıyorsun sahtekar"

Tartışmada kalite arıyoruz nerede bulan var mı??

Bu foruma gelen insanlar sizin misafirleriniz ayrıca o eleştirdiğin insanlar olmasa bu forumun ne anlamı kalır, mümkün olduğunca farklı görüşleri burada biriktirip farklılıklardan muhteşem bir bilgi ağacı çıkaracağınıza sizin fikrinizde olmayan insanlara "sen işine git, sahtekar" diyemezsiniz.. ayrıca milyonlarca insan var ve aynı orantıda milyonlarca fikirler.. ben bu şekilde düşünüyorum dinlere, Tanrıya bakış açım bu seninkiyle veya sizinkiyle veya Ahmet le Mehmet le aynı değil çünkü bu Burcu nun fikirleri her insanın fikirleri kendi hazinesidir.. sizin aklınızdaki kalıba uymadığında sen "bu sun" demek cahilce bir yaklaşımdır ayrıca sürekli birilerine "sen anlamazsın sana bir şey anlatana kadar" deme tarzınızdan vazgeçin bence bu aşağılamadan öteye gitmez ve hiçbir zaman sağlıklı tartışma ortamı yaratmaz.

Tartıştığın kişiyi beğenmiyorsan ya baştan tartışmayacaksın ya da onun seviyesine inip konuşacaksın kuralı budur..
Kuranı mantıklı buluyorsan inanıyorsun demektir. Kurana inanmayan bir insan Kuranı savunmaz. Kurana inanıyorsa ben dinsizim demez, Müslümanım der. Kızdığım nokta burası. Kuranı savunmana değil, dinsizim deyip Kuranı savunmana kızıyorum. Aradaki farkı anladın sanırım. İstediğin şeye inan beni ilgilendirmez. Fakat kimseyi kandırmaya çalışma, sen bunu yapıyorsun. Kusura bakma sen bir Müslümansın. Dine inanıp da dinsizim deyip dini savunmak dürüstlük değil.

Eğer halen dinsizim diyorsan neden dinsiz olduğunu açıklar mısın?
 

NickelBack

☆☆
Üye
Mesajlar
141
Beğeniler
144
Düşünce
Agnostik
#36
Eğer halen dinsizim diyorsan neden dinsiz olduğunu açıklar mısın?
Dinsizim evet Tanrı 'ya inanma konusunda da kesinlikle ateist değilim ve hiç bir zaman kesinlikle Tanrı/Yaratıcı yoktur diyebileceğimi zannetmiyorum şu kıt aklımızla bunu diyebilenleri de hayretle karşılıyorum.. benim için bu konu tam bir muallak, yeni ateist akımı gibi olan düzene sert ve kin/öfke duygularım yok fakat olan kötü şeylere çok üzülüyorum ve sorguluyorum tabi ki, muallak da olduğum için de hiç bir zaman hakaret ve dalga geçerek olan dinleri kötülemiyorum sadece sorguluyorum çünkü bir gün Tanrı ya inanırsam herhangi bir din seçme zorunluluğumun olduğunu da düşünmüyorum eğer bir Tanrı varsa onun isminin ve hangi dinde bütünleştirdiğinin çok da önemi yoktur Tanrı hem Yehova dır, hem Rab dır, hem Allah dır, hem cennetin prensi dir (vs) tüm dinlerdeki geçen Tanrı aynıdır, Tanrı adı altında inanılan tüm dinlerde kendini ispat etmek mükellefindedir o yüzden Tanrı ya inandığımda Cennetin Tapınağındaki Cennetin Prensine de dua edebilirim cami de Allah a da bunun hiçbir önemi yoktur benim için..
Neden dinsiz olduğumu da gelirsek zaten bazı yazılarımda da görebilirsin sizin gibi tamamen ayetlere hapsolmasam da tabi ki mevcut ayetlerin günümüzle bağdaşmaması, dünyada olan bir çok kötülüklere seyirci kalınması, kafamda cennet ve cehennem kavramlarının bir türlü oturamaması, en önemlisi de insanların kızgın ateşte cehennem de yanacak ve Tanrının onları seyredecek olması bile beni bu dinden uzaklaştırıyor, bütün bunların olması çok büyük bir hayal gücü gibi ve çok büyük ihtimalle öldükten sonra yok olacağız ve bu kadar inançlar dinler hepsi bir yalandan ibaret olacak düşünsene.. ister miyim desen tabi ki istemiyorum..
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
902
Beğeniler
239
Düşünce
Sünni
#37
Dinsizim evet Tanrı 'ya inanma konusunda da kesinlikle ateist değilim ve hiç bir zaman kesinlikle Tanrı/Yaratıcı yoktur diyebileceğimi zannetmiyorum şu kıt aklımızla bunu diyebilenleri de hayretle karşılıyorum.. benim için bu konu tam bir muallak, yeni ateist akımı gibi olan düzene sert ve kin/öfke duygularım yok fakat olan kötü şeylere çok üzülüyorum ve sorguluyorum tabi ki, muallak da olduğum için de hiç bir zaman hakaret ve dalga geçerek olan dinleri kötülemiyorum sadece sorguluyorum çünkü bir gün Tanrı ya inanırsam herhangi bir din seçme zorunluluğumun olduğunu da düşünmüyorum eğer bir Tanrı varsa onun isminin ve hangi dinde bütünleştirdiğinin çok da önemi yoktur Tanrı hem Yehova dır, hem Rab dır, hem Allah dır, hem cennetin prensi dir (vs) tüm dinlerdeki geçen Tanrı aynıdır, Tanrı adı altında inanılan tüm dinlerde kendini ispat etmek mükellefindedir o yüzden Tanrı ya inandığımda Cennetin Tapınağındaki Cennetin Prensine de dua edebilirim cami de Allah a da bunun hiçbir önemi yoktur benim için..
Neden dinsiz olduğumu da gelirsek zaten bazı yazılarımda da görebilirsin sizin gibi tamamen ayetlere hapsolmasam da tabi ki mevcut ayetlerin günümüzle bağdaşmaması, dünyada olan bir çok kötülüklere seyirci kalınması, kafamda cennet ve cehennem kavramlarının bir türlü oturamaması, en önemlisi de insanların kızgın ateşte cehennem de yanacak ve Tanrının onları seyredecek olması bile beni bu dinden uzaklaştırıyor, bütün bunların olması çok büyük bir hayal gücü gibi ve çok büyük ihtimalle öldükten sonra yok olacağız ve bu kadar inançlar dinler hepsi bir yalandan ibaret olacak düşünsene.. ister miyim desen tabi ki istemiyorum..
İslam ile ilgili sorularını cevaplamak isterim. Biraz daha açarsan inanmama sebebini yardımcı olmaya çalışırım.
 

Şarlo

☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
255
Beğeniler
194
Düşünce
Agnostik
#38
Tanrı hem Yehova dır, hem Rab dır, hem Allah dır, hem cennetin prensi dir (vs) tüm dinlerdeki geçen Tanrı aynıdır, Tanrı adı altında inanılan tüm dinlerde kendini ispat etmek mükellefindedir o yüzden Tanrı ya inandığımda Cennetin Tapınağındaki Cennetin Prensine de dua edebilirim cami de Allah a da bunun hiçbir önemi yoktur benim için..
Tevratın tanrısı yeryüzünde dolaşır, arkasını gösterir, güreş tutar, bir yer hakkında duyduğu kötülükler gerçek mi diye bakmaya gider. Yeni ahitte tanrı insandır zaten, kendini öldürtür, kuranda herşeyi duyar herşeyi görür kendini göstermez vs.
 
Mesajlar
426
Beğeniler
212
Düşünce
Ateist
#40
Zakir naik Interpol tarafından kırmızı bülten ile aranıyor . Suçları ise kara para aklama.Teror örgütlerine destek vermek https://m.timesofindia.com/india/ni...r&utm_medium=referral&utm_source=DonanimHaber
Vay be. Evet bu Naik zaten ahmaktı. Hiç-bir soruya cevap veremez aptal aptal bilimsel mucize zırvalarını argüman gösterirdi. Ama böyle bir işe karıştığını ben bile tahmin etmedim. Ne diyeyim

Klasik dinciler...
Hele müslimler
 
Üst Alt