Dijital Devrim

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
4,666
Tepki puanı
2,043
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Dijital devrim görece yakın bir zamanda yaşandı. 1980 öncesi. Bu tarih, onu görmeyenler için eski gelebilir ama insan ömrü insanlığın ömrüne, insanlığın ömrü de dünyanın ömrüne göre çok çok aşırı kısadır.

Bu kadar kısa zaman önce yaşanmış bir devrimin bugün geldiği nokta şaşırtıcı derecede ileri. Yine dijital cihazların ortaya çıkışını görmeyenler bunları normal işte yapıyor gavur diye görebilirler ama olay oldukça önemli boyutta.

Yirmiden yirmiye kırk yıl içinde gelinen nokta oldukça şaşırtıcı. Henüz bir virüsün hakkından gelemiyor bile olsak, teknolojik gelişmenin lineer bir çizgide yükselmediği, ivmeli bir grafik izlediği ortada.

Dijital devrim sessiz başladı, ibreli saatlerin yerini alan dijital saatler, kolu çevrilen mekanik hesap makinelerinin yerini alan dijital hesap makineleri derken süper bilgisayarlara gelindi, kuantum bilgisayar yola çıktı, geliyor. Yapay zeka her geçen gün gelişiyor, öğreniyor.

Bütün bunlar nasıl başladı? İnsanlar bilgileri dijital sinyallere dönüştürebileceklerini bulduklarında. Başlangıç orda. Çok basit bir saati ele alalım. Bu saatte bir küçük kristal eleman vardır. Bu kristal, elektrik altında sürekli titreşir ve düzenli bir frekans üretir. Bu titreşim yüksektir, saniyede bir milyon gibi. Daha yüksek de olabilir. Şimdi... Bu titreşimler küçücük, bir siyah kabarcık damlası içinde yer alan bir dizi transistöre gönderilir. Bu transistörler mikroskobiktir, gözle görülemez. Bunu yapmak gerçekten ciddi bir başarı. Kristal sinyalinin geldiği ilk işlemci katında, saniyede gelen sinyal sayısının iki katı transistör olmak zorunda. Her çift transistör, bir sinyal geldiği bilgisini alır, saklar ve sonraki çift transistöre aktarır. Transistör çiftleri böylece saniyede bir milyon tane gelen sinyalleri tek tek sayarlar. Son transistör çifti, bir milyonuncu sinyalin geldiğini kaydedince sayma başa döner. İkinci bir işlemci katına bir saniyelik sayma işlemi bitti diye bir sinyal gönderilir. Bir milyon sinyal daha sayılıp bir sinyal daha gönderildiğinde ikinci transistör katı ikinci sinyali de kaydeder. İkinci kat için 60 çift transistör yeter. Çünkü 60 kez bir saniye sayılınca ikinci kat bir dakikanın dolduğu bilgisini üçüncü transistör katına iletir. Üçüncü kat saat katı. Dakika katından 60 kere sinyal aldı mı bir saat doldu sinyalini kaydeder.

Peki saniye katında düşük frekans kullansak da transistörden tasarruf etsek? Olur tabii ama ne kadar yüksek frekans kullanırsak bir saniyeyi o kadar çok küçük parçaya böleriz ve saatin hassaslığı artar.

Şimdi bu en basitini ele aldığımız dijital ne yaptı? Çok önemli bir şey yaptı. Canlılara has olan zamanın akışını ölçmeyi cansız maddelerle başardı. Bu, makinelerin ilk adım olarak zamanı algılamasını sağladı. İşte yapay zeka ilk adımını bununla attı. Yapay zekanın zaman algısı var, zamanın işleyişini algılıyor. Asla şaşırmadan, asla unutmadan zamanı sürekli olarak algılıyor. Bu da yapay zekanın insan zekasına attığı ilk gol oluyor. Tabii insan maça X - 0 önde başladığı için (X=Çok büyük bir sayı) yapay zekanın atması gereken daha çok gol var.

Bugün bir dijital clock devresi üzerinde çalıştım, aklıma bunlar ordan geldi. Arızayı giderip çalıştırdım ama tam stabil değildi. Kafa iyice şişti, parazit sinyalleri önlemek için bir kondansatörü değiştirmeyi denemek istedim fakat bir anlık dalgınlıkla enerjiyi kesmeden kondansatörü söktüm. Yenisini takacağımda o ne? Devrenin enerjisini kesmeden sökmüşüm. Eyvah dedim gitti devre! Tam korktuğum gibi filtre kondansatörün yenisini takınca çalışmadı. Kafama bir yumruk atacaktım! Evir çevir şu mu bu mu derken birden canlandı, sinyal üretmeye başladı. Devre hayata döndü! O an onu bir canlı gibi hissettim. Bir canlı gibi kalbi atıyordu! Gayet de stabildi, tık tık tık tık...
 

fameraft

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
786
Tepki puanı
199
Düşünce
Muvahhid
Teknolojinin lineer olduğunu düşünmediğim gibi sürekli ivmelendiğini de düşünmüyorum. Bir keşif yapılıyor ve teknoloji logaritmik olarak artıyor ancak o keşif tüm bilinen şeylere entegre olunca, yani katkı için doyum noktasına varınca pek bir ilerleme olmuyor. Biraz sınırlı bir örnek olacak ama akıllı telefonlar buna örnek verilebilir.

Yapay zeka işlerimden pek anlamam ama bir şeyin başka bir şeyden üstün olacağını ya da olduğunu söylemek için o iki nesneyi iyi tanımak lazım. Devreleri gayet iyi anıyoruz ama insan zihninin ortaya çıkışı ve düşüncenin mahiyeti hakkında pek fazla bilgimiz yok.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
4,666
Tepki puanı
2,043
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Denebilir ki dijital yokken de zamanı ölçen analog saatler vardı.

Aynı şey değil. Dijital makinede sınırsız sayıda işlemci katları bulunur. Oniki saati sayan bir saatle kıyaslanamaz bile. Saat katı bilgiyi gün katına aktarır. 24 tane saat sinyali aldı mı bir gün attırır. Dijital makine ayların gün sayısını, artık yılları hep bilir ve ona göre çalışır. Yüzyılları, binyılları, milyon yılları sayabilir. Zaman algısını hiç yitirmez. İnsandan çok gelişmiş zaman algısı vardır ve asla şaşırmaz. Günleri asla karıştırmaz. Yaz kış saatlerine geçiliyorsa onu da bilir. Dünyanın tüm bölgelerinin saatlerini de bilir.

Bu sadece başlangıç. Bilgisayar dünya satranç şampiyonunu yendi. Yapay zeka insanla konuşabiliyor ve konuşanın makine olduğunu anlamak her geçen gün bir miktar daha zorlaşıyor. Hâlen anlayabiliyoruz ama artık makineler vurgulu da konuşmaya başladılar.

Dijital devrimden sonra kuantum devrimi gelecek ve dünya daha da başka bir şekle girecek. İnsan türünün geçmişi yedi sekiz milyon yıl kadardır. Bu kadar zaman önce şempanzeden ayrıldık. Milyonlarca yıl taşları kırarak sivriltmekten başka bir şey bulamadık. Son bir milyon yıla girdiğimizde hâlâ başka bir şey keşfedememiştik. Ancak son bir kaç on bin yılda bir şeyler daha keşfettik ve on bin yıl önce iyi kötü bir şeyler yapabiliyorduk.

Sekiz milyon yılı düşünürsek gelişme ivmesi ortada. İvme de ivmeleniyor. Hız artışı da sabit değil. Tabii dogmatikleri denizi yaran, gökten sofra indiren, ağacı taşı konuşturan peygamber keser anca o başka! Onu da anca rüyanızda veya daha da paranoid saplantılı dogmatikseniz uyanıkken halisünasyon olarak görürsünüz! :kay:
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
4,666
Tepki puanı
2,043
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Özgür irade sahibi yapay zeka bekliyoruz :)
Yapay zeka şu anda uyumadan, dalmadan, dikkati dağılmadan sürekli, kesintisiz öğreniyor. Onu kapatamayız da. İnternetle bütünleşti. Bu daha başlangıç. Henüz her şey başlayalı çok az oldu. Sekiz milyon yıl önce kuzenlerimiz şempanzeler ile yollarımızı ayıralı anca bir yüzyılı aşmayan bir zaman diliminde transistörleri keşfettiğimizde teknolojik devrim insanlığın ömrüne göre bir saat önce filan başladı. Dünyanın ömrüne göre ise bir saniye bile daha dolmadı.

Yalnız bir sorunumuz var: Yaptıklarımızı yolumuzu ayırdığımız evrimsel öz be öz kardeşimiz türlere ödetiyoruz. Bu sorunu bir türlü aşamadık! Onların yollarımızı ayırmamızda hiç bir suçları yok, ama bunun bedelini onlara ödetiyoruz. Bu yaptığımızın çok ayıp olduğunu bize söyleyecek ise kendimizden başka hiç kimse yok! Onlar bize tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna, sen sağ ben selamet dememişlerdi! Biz ise onlara sanki bizi aralarından kovmuşlar gibi davranıyoruz!
 
Yazarı tarafından düzenlendi:
Üst