Dindarların Bilmesi Gerekenler

izafi

Üye
Mesajlar
2
Tepki puanı
4
Düşünce
Sünni
Merhaba, kusura bakmayın cevap gecikti, yeni emaillerime baktım.

Similasyon teorisi daha çok metrix filimlerine benzer bir durumu ima eder. Her şeyin evren dışından birileri tarafından yönetildiğini savunur. Biz bir rüyadayız gibi düşünür ya da hologram gibi bir evren hayal eder.

Öte yandan biyomerkezcilik daha çok bilinç üzerinde duruyor. İnsanların ölünce biliçlerinin ölmeyeceğidir. Bu nedenle kendi dünya ve evrenimizi anlamamız için de sahip olduğumuz biyolojik yapıdan (duyulardan) yararlanır der. Öte yandan aklımızın alamayacağı bir büyüklüğe sahip evrende bizlerin bilinçleri enerjiden oluştuğu savunur. Buna göre birden çok evrenler var ise bu enerjinin evrenler arasında geçiş yapabileceğidir. Çünkü atomlardan oluşan biyolojik yapımız çoklu evren modelinde tekrar meydana gelme olasılığı çok yüksektir. Bize göre evren sonsuz bir büyüklükte olabilir ama bir insanın sahip olduğu atom sayısı sayılıdır ve evrenin büyüklüğüne göre yeniden oluşması sonderece olasıdır.

İşte bu nedenle dinler pek çok konuda haklı olabilirde, yani yaratılış gerçekleşirse oluşacağınız evren çok önemli olacak. Ölümün olmadığı evrenler olabilir. Ya da akla hayale sığmayan bir gezegende çok daha farklı bir yaşam düngüsü içinde kendimizi bulabilirizde.
 

Nagarjuna

Üye
Mesajlar
40
Tepki puanı
18
Düşünce
Agnostik
Merhaba, kusura bakmayın cevap gecikti, yeni emaillerime baktım.

Similasyon teorisi daha çok metrix filimlerine benzer bir durumu ima eder. Her şeyin evren dışından birileri tarafından yönetildiğini savunur. Biz bir rüyadayız gibi düşünür ya da hologram gibi bir evren hayal eder.

Öte yandan biyomerkezcilik daha çok bilinç üzerinde duruyor. İnsanların ölünce biliçlerinin ölmeyeceğidir. Bu nedenle kendi dünya ve evrenimizi anlamamız için de sahip olduğumuz biyolojik yapıdan (duyulardan) yararlanır der. Öte yandan aklımızın alamayacağı bir büyüklüğe sahip evrende bizlerin bilinçleri enerjiden oluştuğu savunur. Buna göre birden çok evrenler var ise bu enerjinin evrenler arasında geçiş yapabileceğidir. Çünkü atomlardan oluşan biyolojik yapımız çoklu evren modelinde tekrar meydana gelme olasılığı çok yüksektir. Bize göre evren sonsuz bir büyüklükte olabilir ama bir insanın sahip olduğu atom sayısı sayılıdır ve evrenin büyüklüğüne göre yeniden oluşması sonderece olasıdır.

İşte bu nedenle dinler pek çok konuda haklı olabilirde, yani yaratılış gerçekleşirse oluşacağınız evren çok önemli olacak. Ölümün olmadığı evrenler olabilir. Ya da akla hayale sığmayan bir gezegende çok daha farklı bir yaşam düngüsü içinde kendimizi bulabilirizde.
Sorum biraz kişisel olacak ama merak ettiğim için soruyorum siz bu teorilerden hangisine inanıyorsunuz yada inanıyormusunuz ?
Saygılarımla....
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Nagarjuna

Üye
Mesajlar
40
Tepki puanı
18
Düşünce
Agnostik
Şöylede bi şey var evreni sonsuz olarak nitelersek gerçekleşmeyecek yada gerçekleşmesi imkansız bir olasılıktan bahsedemeyiz sonsuz evrende herşey mümkün,
Bence birbiriyle çelişen teoriler bile bu sonsuzlukta bir bütünün parçası gibidirler tabi aklın sınırlarının çok ötesinde.
 

Şarlo

☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
265
Tepki puanı
212
Düşünce
Agnostik
Huylar, seciyeler, mizaçlar, anlamında bir kavram. Hulk, hulûk kelimelerinin çoğul şeklidir. Hulk veya hulûk insanın beden ve ruh bütünlüğü ile alâkalıdır. Ahlâk bu çerçeve içinde, "insanın bir amaca yönelik olarak kendi arzusu ile iyi davranışlarda bulunup kötülüklerden uzak olmasıdır" şeklinde tanımlanabilir.

Yani dine gerek yok.
 

Yusuf İslam

Üye
Mesajlar
138
Tepki puanı
39
Düşünce
Sünni
Huylar, seciyeler, mizaçlar, anlamında bir kavram. Hulk, hulûk kelimelerinin çoğul şeklidir. Hulk veya hulûk insanın beden ve ruh bütünlüğü ile alâkalıdır. Ahlâk bu çerçeve içinde, "insanın bir amaca yönelik olarak kendi arzusu ile iyi davranışlarda bulunup kötülüklerden uzak olmasıdır" şeklinde tanımlanabilir.

Yani dine gerek yok.
Peki kötü davranana nasıl yaptırım uygulanacak?
 

Burcuva

Üye
Mesajlar
32
Tepki puanı
34
Düşünce
Ateist
Din de zaten mevcuttaki ahlak anlayışından farklı bir anlayış getirmiyor. Zaten var olan ahlak anlayışına sahiplenmeye kalkışmaktan başka bir iş yapıyor değildir din.

Mevcuttta zaten dinden bağımsız olarak da var olan ahlak anlayışı şöyle: Sen çevrene karşı kötü olursan insanlar da sana karşı kötü olur. Çevrene karşı iyi olursan insanlar da sana iyi davranır. Bu anlayış dinlerle bağlı olmaksızın zaten vardır.

Toplumların ahlak konusunda en temel yaptırımı dışlamaktır. Ahlaksızlık suç derecesine giderse hukuksal yaptırımlardır. Dine hiç gerek olmadığı son derece açık.
 
Üst