Dizi önerileri

shepard

☆☆
Deneyimli
Mesajlar
743
Tepki puanı
525
Düşünce
Ateist
Artık günümüzde yeni başlayan Türk dizileri en fazla bir kaç bölüm izlenebilir oluyorlar. Her bölümün 180 dakika olması zorunluluğu üstüne Eylül'de başlayan sezonun Mayıs, Haziran'da bitmesi, her hafta yayınlanması. Yani bir senaryo, hikaye ne kadar güzel başlarsa başlasın boka sarmak zorundalar. Bölüm sürelerinin ve bölüm sayılarının bu kadar çok olması bunun kaçınılmaz sonu. Çoğu Türk dizisinin ilk bölümü ilgi çekici olabiliyor. Devamında ise mecburen boş boş bakışmalar, tepkiler, ulaşımda karakteri göstermeleri, hikayeye 1 gr katkısı olmayan gereksiz yan karakter eklemeleri kaçınılmaz oluyor.
 

DemoKratos

Vl ☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
8,418
Çözümler
1
Tepki puanı
5,541
Düşünce
Ateist
Artık günümüzde yeni başlayan Türk dizileri en fazla bir kaç bölüm izlenebilir oluyorlar. Her bölümün 180 dakika olması zorunluluğu üstüne Eylül'de başlayan sezonun Mayıs, Haziran'da bitmesi, her hafta yayınlanması. Yani bir senaryo, hikaye ne kadar güzel başlarsa başlasın boka sarmak zorundalar. Bölüm sürelerinin ve bölüm sayılarının bu kadar çok olması bunun kaçınılmaz sonu. Çoğu Türk dizisinin ilk bölümü ilgi çekici olabiliyor. Devamında ise mecburen boş boş bakışmalar, tepkiler, ulaşımda karakteri göstermeleri, hikayeye 1 gr katkısı olmayan gereksiz yan karakter eklemeleri kaçınılmaz oluyor.

Doğru söylüyorsun. Hiç televizyon izlemiyordum fakat kulağıma geliyor, senaryonun çok akıcı ve akılcı olduğunu farkedip kafamı kaldırdım baktım. Yani gerçekten dikkat çekici ölçüde iyi bir olay akışı vardı.

Ama demiştim yani, bu kadar akıcı olarak fazla sürdüremezler diye. Senaryo aslında akıcılığını koruyabilirdi. Senaryoyu çarpıcı hale getirecek olan, Sabri öyle mükemmel bir plan yapmış ki, öldükten sonra bile planı tıkır tıkır yürüyor dedirtecek olaylardı. Ben hâla Zülfü Livaneli'nin zekasından bunu bekliyorum. Zülfü Livaneli bu zekada birisi. Fakat senaryo hikayesi ile fazla oynadı son bölümde. Olmadı ben kitabı alıp okuyacağım.

Benim bildiğim Zülfü Livaneli, hikayeyi dediğim tarzda yazar. Öyle mali müşavirin entrikalarına filan işi bırakmaz. Zülfü Livaneli'nin zekası mutlaka bu işi kıvırmıştır. Ama senaryo hikayeye sadık gitmedi gibime geliyor.

Hikayenin ilginç olması Sabri'nin öldükten sonra bile olayların gidişini mükemmel planlamış zekada biri olmasına bağlı. Son bölüm bu umudumu suya düşürdü ve canım çok sıkıldı. Hayatımda ilk kez mükemmel zeka ile yazılmış bir yerli yapım izleyeceğim umuduna kapılmıştım, olmadı. Çok kötü türkişe bağladılar ya, çok kötü! Tam türkiş oldu! Hiç olmadı, acaba toparlarlar mı izlemeyi bırakmasam mı ki ama çok soğudum. Buz kestim bir anda.

Mükemmeliyetçi olmak kötü. Ben bunun zararını görüyorum.
 

DemoKratos

Vl ☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
8,418
Çözümler
1
Tepki puanı
5,541
Düşünce
Ateist
Eğer hikaye gerçekten böyleyse, Zülfü Livaneli bu işi becerememişse çok kötü. Bu ülkede de ender de olsa zeki insanlar var umudum suya düşer bir. Zülfü Livaneli'nin beceremediğini ben becermeye kalkışırım, bana bir sürü iş çıkar iki.

Ben diziden umudu kesip şu kitabı okuyayım. Hikaye umduğum gibiyse iyi, kurtardım. Ama Zülfü Livaneli umduğum kadar zeki çıkmazsa eyvah ki eyvah. Çok iş çıkar başıma. Kafaya takarım ben. Taktım mı pis takarım.

Bu Sabri öyle mükemmel bir plan yapmış olmalı ki, lan herife bak, ölüyor, planı hâla tıkır tıkır çalışıyor, ruhu mu yönetiyor lan bu herifin her şeyi? dedirtmesi lazım. Zor bir senaryo tabii, uğraştırır. Oldu mu mükemmel olması lazım.

Kafamda bir senaryo oluştu. Sabri adeta ruhu ölmemiş bir şeytan olacak. Tabii öyle bir şey yok ama planı o kadar mükemmel işleyecek ki böyle dedirtecek. Zülfü Livaneli düşündüğüm şekilde yazmamışsa... İş çıkacak. Ama benim bildiğim Zülfü Livaneli yazmıştır ya. Beni zahmete sokmamıştır. Zekasına güvendiğim biri. Ama hikaye dediğim şekilde çıkmazsa olmaz yani. Mutlaka çıkması gerekiyor. Öyle mali müşavirin basit entrikalarıyla filan olmaz! Bunu umuyorum Livaneli yazmamıştır, senaryoya uyarlarken senarist uydurmuştur. Fakat senarist Mesude Erarslan kim bilmiyorum. Uydurmuş mudur hiç bir fikrim yok.
 

DemoKratos

Vl ☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
8,418
Çözümler
1
Tepki puanı
5,541
Düşünce
Ateist
Neyse hatalar yaptılar ama bu bölüme kadar izledim artık mecbur izleyeceğim. Umarım hikayeyi düzgün toparlarlar. Tadı kaçtı ama başladık bir kere...

İzleyeyim de kitabını okuma işine bakarım. Umuyorum Zülfü Livaneli bu hikayeyi zekice yazmış olsun. Ülkede bir zeki adam var diyebilelim bari.

Pazar günü senaryonun gidişatının bozulmasına çok canım sıkıldı bitmeden bırakmıştım. Neyse netten izledim ne yapayım başladık bir kere. Başladık madem bitireceğiz.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

DemoKratos

Vl ☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
8,418
Çözümler
1
Tepki puanı
5,541
Düşünce
Ateist
Yani kafamdaki senaryonun Livaneli'nin zihnini okumuş olmasını umuyorum. Ben senaryoyu kafamda şekillendirdim ve mali müşavir kitaba sahte yazı yazdırıncaya kadar senaryoyu aynen öngördüm. Sabri'nin planında böyle bir şey olamaz ama neyse. Bunu gözardı ediyorum. Umarım Livaneli hikayeyi düşündüğüm gibi yazmıştır. Sanki bazı sapmalardan sonra hikaye düşündüğüm yola girecek gibi.
 

Ivar

Çaylak
Mesajlar
243
Tepki puanı
117
Düşünce
Bağımsız
Yani kafamdaki senaryonun
Sana beğeneceğini düşündüğüm, yerli milli bir dizi önerisi. 😁


 

DemoKratos

Vl ☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
8,418
Çözümler
1
Tepki puanı
5,541
Düşünce
Ateist
Kefaret dizisinde Sabri'nin şeytani zekası ile kurduğu dâhiyane plan beklentim pek gerçekleşmedi. Bu beklenti önce mali müşavirin kitaba Sabri'nin el yazısını taklit eden bir not koydurması ile darbe aldı. Sabri'nin şeytani planı varken adamın böyle bir şeye kalkışması söz konusu olamazdı. O anda diziyi izlemekten vaz geçtim.

Fakat başladım madem izleyeyim diye karar verdim. Gidişat benim beklentim olan şeytani zeka varsayımı yerine duygusal psikolojik çözümlemelere kaydı.

Yani, bu da bir şeydir, ben esasen zeka ile duyguyu ayırmam. Birinin ötekisiz olması bir felakettir. Ayrıca Sabri'nin bir planı var mı var. Mali müşavir işgüzarlık yaptı diyelim ve bu hatayı görmezden gelelim.

Sabri o kadar zeki olmalıydı ki planı kusursuz işlemeli ve ne mali müşavir, ne Ayşe hanım hiç bir gelişmeden hiç bir tedirginlik duymamalı, sadece Sabri'nin planının tıkır tıkır işlemesine hayranlık duymalıydılar. Sabri'nin planında Elif'in bulunması da dahil olmalıydı. Herif adeta Laplace şeytanı gibi tüm süreci planlamış ve biliyor olmalıydı.

Tabii kitabı da okuyacağım. Zülfü Livaneli'nin bu hikayeyi benim düşündüğüm şekilde tasarladığını ama senaryonun hikayeden saptığını hâla düşünmek istiyorum. Ama Livaneli zekadan çok duyguya önem verdiyse de saygı duyarım, bu da realite olur. Yani Türk insanından zeka ummamak ama saçma duygusal saplantılarda tavan yaptığını bilmek realitedir yani! Bu kez de objektif gerçeği sergilemiş olur.

Gerçi diğerlerinin duygusal saplantıları bir yana, şeytani zekalı Sabri bir yana olmalıydı. Belki Livaneli'nin hikayesi böyledir, okuyacağım. Hikaye güzel ve çarpıcı, güzel hikaye. Livaneli'yi her koşulda takdir ediyorum.

Tabi, serde deterministlik var, ben hemen bir Laplace şeytanı kokusu almıştım hikayeden. Sabri kusursuz bir Laplace şeytanı çıkacak beklentim oluştu. Bu beklentim pek yerine gelmedi. Laplace şeytanı nedir, gerçek midir bilmeyenler konuyu sürrealist anlayabilir. Laplace şeytanı Laplace için bile, yoktur! Onu kesin belirteyim. Laplace benim zihinsel kankamdır, içini dışını beyninin kıvrımlarını bilirim.

Benim böyle adeta bir reenkarne zincirine soktuğum ve son halkası olduğumu hissettiğim kişiler vardır. Demokritos'tan başlar. Sonra Farabi, sonra Laplace, sonra Henry Poincaré, sonra Feigenbaum. Laplace şeytanı olmadığı gibi reenkarnasyon da yoktur, bunu da belirteyim spekülasyon olmasın.

Hisler zekanın bir parçasıdır. Parça bütünü yanıltabilir mi, evet. Ama zeka bunu da anlamaktır. Zeka bölünmez bir bütün müdür, hayır. Parçalardan oluşmaz ama Brahma gibi yüzlerden oluşur.
 

Ahlaksız

lll ☆
Yazar
Mesajlar
2,358
Tepki puanı
2,239
Düşünce
Ateist
5 bölümlük Çernobil dizisini izledim.

Dizide antikomünizm propagandası yapılıyor gibi ama öyle değil işte. Komünistlerin de insan olduğu, yalan söyleyebilecekleri filan anlatılıyor.☺️
Kaliteli bir dizi.
Hümanistseniz, direk mizantropist olursunuz.☺️
 

DemoKratos

Vl ☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
8,418
Çözümler
1
Tepki puanı
5,541
Düşünce
Ateist
Kefaret dizisinde Sabri'nin şeytani zekası ile kurduğu dâhiyane plan beklentim pek gerçekleşmedi.

Güncel bölümde böyle bir zekadan bahsedildi. Bu, beklentim yönünde.

Fakat Sabri'nin zekası daha ileri olmalıydı. Planını Elif'in bulunamayacağı üzerine kurmamalıydı. Tersine eninde sonunda bulunacak ama bunun geciktirilmesi, geçen zaman içinde Zeynep'in Sude'yi evlat olarak benimsemesi ve Elif bulunduğunda bırakamaması gerekiyordu. Sabri'nin planı bu olmalıydı.

Öyle zekice bir plan yapmalıydı ki, Mert'i Elif'e götürecek ipuçlarını adım adım dizmeliydi. Sabri şeytansa onun üzerinde planlarını bozan allah var vurgusu hoşuma gitmedi. Her şey Sabri'nin kusursuz işleyen planı olmalıydı.

Arzu ise Elif'in elinden asla alınamayacağını, Sabri'nin tüm kanıtları örtbas ettiğini sanmalı ama gerçekte Sabri'nin gizlice Mert'i Elif'e götürecek ipuçlarını hazırladığından habersiz olmalıydı. Bu geçecek süre, Arzu'nun da Elif ortaya çıkınca yurt dışına kaçabilecek hale gelmesine zaman tanıyacaktı.

Bir insan geleceği bu kadar da inceden öngöremez. Arzu'nun hapisteki abisi çıkınca öldürülmeyip paraları Arzu'dan ala da bilir. Sabri ne bilsin adam öldürülecek. Fakat Arzu hapse girerse de Sabri'nin umrunda olmaz. Arzu'nun geçen sürede işlerinin yolunda gidip gitmeyeceği Sabri için önemli değil. Zaman tanıyarak ona da bir şans vermiş olur.

Kurgu böyle olsaydı daha güzel olacaktı. Yani kısaca tekrar etmek gerekirse Sabri tam bir Laplace şeytanı olmalıydı. Ama Türk halkına daha iyi gelecek olan, şeytanın planlarını bozan yukarda bir allah olması tabii! Bu bana hoş değil ama Türk halkına hoş.

Ya da şöyle olurdu: Sabri, Arzu'nun abisinin hapisten çıkma süresi dolmadan Zeynep'in Sude'yi kızı olarak benimseyecek ve kendi kızı bulunduğunda da bırakamayacak kıvama geleceğini hesaplar ve ipuçlarını ona göre ayarlardı. Abinin hapisten erken çıkması planı bozacak gibi olsa da öldürülmesi planın işlerliğini korumasını sağlayacak fakat paraları kullanabilecek konuma gelen Arzu'nun elinin güçlenmesi Sabri'nin planını suya düşürecek gibi olsa da Mert'in kararlılığı yine planı işler kılacak.

Hatta Sabri Arzu'nun elinin güçlenmesini de hesaplamıştır fakat Elif hiç bulunamasa da bu Sabri için önemli değildir. Her şey Sude için. Vicdanını rahatlatmak için Elif'e giden ipuçlarını döşer, ama onları izleyecek bir Mert olmazsa ne yapsın, önemli değil.

Aslında Zeynep'in çocukların saçlarını elleriyle eldivensiz toplaması yüzünden test sonuçları yanlış da çıkabilir ve işler karmakarışık da olabilirdi. Türk izleyici izleyecek bunu, fazla da zulmetmeyelim 😁 demiş olabilirler! 😆
 

Son konular

Üst