Dünyanın dört bir yanından dinsel ritüeller...

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Ritüeller, çoğunlukla hep aynı biçimde cereyan eden ve belirli durumlarda uygulanan/tekrarlanan eylemlerdir. Mesela her akşam diş fırçalamak veya gördüğümüzde samimi olduğumuz kişilere sarılmak, gibi. Her dinin de birçok vesileler için uyguladığı sabit ritüelleri vardır. Bu törensel eylemlerin genelde özel sembolik anlamları olduğu gibi, dindarlar açısından önemli bir yer teşkil ederler. Hatta dinlerin olmazsa olmazlarındandır da diyebiliriz.

Zamanım elverdikçe çeşitli ve farklı inançlardaki/dinlerdeki sürekli tekrarlanan ritüelleri, ăyinleri ve törenleri aktarmaya çalışacağım. İslam´daki ritüeller benim açımdan şimdilik ikinci plandadır, çünkü buraya uğrayanların ezici çoğunluğun bu dindeki dinsel ritüellerden haberdar olduğunu var sayıyorum.

Devam edecek...
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Şintoizm

Bu dinde ölümden sonra sorusunun bir önemi yoktur ancak doğumdan yakından ilgilenir. Yeni doğan çocuklar, hayatlarının 31. veya 32. gününde annesi ve diğer aile üyeleri ile beraber bir türbeye götürülür ve ailenin koruyucu türbesinin üyesi olur. Rahip, doğumdan 100 gün sonra düzenlenen bir ăyinle çocuğu karşılar: "Sakaki" ağacının bir dalını veya Gohei´yi(kağıttan bir çubuk) çocuğun kafasının üzerinde sallar ve onu bu şekilde arındırır.

Japonya´nın Ise kentinde her 20 senede bir, özel bir ritüel cereyan eder: Türbeler tamamen yıkılır ve en ufak bir detayına kadar 1:1 orijinaline benzeyen bir yenisi, yeniden inşa edilir. En sonuncusu 2013 yılında yapıldı. Bu şekilde tahtanın arı olmayan çürümesi engellenir. Ayrıca kraliyeti ve pirinç mahsülünü korumak için burada yaşayan tanrıçaların bu şekilde güçleneceğine inanılır. Buradaki türbeler hălen Japonya´daki en önemli türbeler arasında gelir.

Kraliyet törenleri (evlilik, tahta çıkma vs.) ve Tokyo´daki Meiji türbesine düzenlenen senelik ziyaretlerin temeli, bugüne kadar Şintoizm´e dayanır. Arınma ritüelleri Şintoizm´in merkezini oluşturur. Türbelerin yıkımı ve yeniden inşası bunun en uç bir örneğidir. Türbe ziyaretçilerinin önce ağızlarını ve ellerini yıkadıklarını hergün görmek mümkün. Bunun için her türbenin önünde bir su havuzu ve su kepçeleri bulunur. Kötü ruhlar bu ritüelle uzaklaştırılır.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Geçerliliğini zamanımıza kadar korumuş olan ve 30 Haziran´da uygulanan başka bir Şinto ritüeli daha var. Bu tarihte Japonya genelinde, büyük türbelerin önünde taze çimeden veyahut samandan yapılan büyük çelenkler yerleştirilir. Arınmak için belirli bir şekilde, bir kaç kere bu çeleklerin içinden geçilir.

1576773411651.jpeg

1576773375089.jpeg
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Japonya´da Avrupa´da ki gibi kilise/tapınak vergisi yoktur. Bu nedenle oradaki Şinto türbeleri, tüm giderlerini kendileri karşılamak zorundadırlar.
Ne güzel, değil mi?!
Arınmak ve temiz olmak, Şintoizmin en temel noktasıdır; ölüm, kan ve hastalık ile olan temas kişiyi kirletir. Kirli olanlar belirli bir zaman türbeye giremez. Türbeye girmek isteyenler ellerini ve ağızlarını yıkamaları için, her türbenin bulunduğu alanda su bulunur. Büyük ăyinlerde ise tuzlu suda kullanılır.
Ayrıca büyük ăyinlerde arınma eyleminden sonra adaklar sunulur; bunlar genelde pirinç, sake, balık, sebze, meyve, tuz ve sudan oluşur ve dua yapılan yerin en arka tarafına konulur ve ăyinin sonuna kadar burada kalırlar. Buradaki adaklar ăyinden sonra ăyin/ritüel sahipleri veya rahipler tarafından yenir. Bu şekilde insanlar ve tanrılar arasında bir beraberlik sağlanır.

1576873569160.jpeg

Ağız temizliği çok yaygın olup, dudakların su malasına değmemesine önem verilir.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Şeytanın, kötü güçlerin ve ruhların izinde

Roma´daki bir katolik üniversitesinde(Regina Apostolorum) düzenli aralıklarla "Egzorsizm ve Kurtuluş duası" isimli dersler düzenlenmektedir. Rahipler, hekimler, psikoloğlar ve başka sözde uzmanlar(!) günlerce şeytanla olan mücadeleyi tartışıyorlar ve bilgi alış verişinde bulunuyorlar. Dersleri düzenleyenlere göre, şeytan çıkarma ayinleri hakkında bilgi almak isteyenlerde yoğun talep var.

Şeytan çıkarma ayinleri dünyanın birçok ülkesinde hălen önemli bir konu teşkil ediyor; örneğin İtalya´da 300 Egzorzist(şeytan çıkarma uzmanı) var. Papa Franziskus da, günümüzde bile kötünün cirit attığını bir çok kere dile getirmiştir. Vatikan´a göre şeytan çıkarma ayinlerinin filmlerde gördüklerimizle pek bir benzerliği yok. Bu ayinler, kötüden müzdarip insanları dinsel bir ritüelle normal hayatlarına döndürmek. Elbette her "içime şeytan girdi" diye iddia edeni şeytan çarpmıyor.

Teşhisi doğru koyabilmek için bazı şeytan uzmanlarına göre 4 önemli etken var:
1. Yabancı bir dilde konuşmak.
2. Doğa üstü güçleri olduğunu iddia etmek.
3. Çok uzakta olanları görebildiğini iddia etmek.
4. Tanrı´ya karşı antipati beslemek.

Katolik kilisesine göre dinsel ayin sayesinde kötü güçlerin, şeytanın ve ruhların, insanlardan, canlılardan ve nesnelerden(!) çıkarılmasına Egzorsizm denir.
Bu noktada bilhassa İsa ´nın şeytan çıkarma yöntemi örnek teşkil etmektedir. Bu ayinler, dualar ve tanrıya yakarışlardan oluşur ve şeytanı def etmek için bolca kutsal su bulundurulur. İnanca göre bu eylem tehlikeli olabildiği için, Vatikan tarafından katı direktifler çıkartılmıştır.
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
1577280927123.png

Don Gabriele Amorth

Kendine ait bir Facebook sayfası bile vardı: L'ultimo esorcista (Son egzorsist)
Katolik kilisesinin en meşhur şeytan def edicisi olan peder Gabriele Amorth, nihayet tahtalı köyü boyladı. Vatikan´a göre kendisi 91 yaşında hayata veda etti.
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Puja

Hint mitolojisi hikayeler, semboller ve ritüeller bakımından epeyi zengindir. Onlar sadece dinin değil aynı zamanda Hindu yaşam tarzının temelini de oluştururlar. Her bakımdan -düşünsel, akustik, görsel- dindarların kendilerini yönlendirdiği temel ifadeyi oluşturur.

Puja´dan hariç başka ruhsal ritüeller de var:
- Japa: Bir tanrının veya tanrıçanın sürekli zikir edilmesi.
- Manua: sessiz, dingin meditasyon
- Paath: kutsal kitapların okunması
- Prarthana ve Aarti: özverili şarkı söyleme
Bütün bu ritüeller yerel bir sunakta icra edilirler.

Puja, değişik tanrılar, belirli kişiler veya misafirler için icra edilen dinsel bir ritüeldir. Puja ritüelleri hem hergün evlerde hem de tapınaklarda veya büyük festivallerde farklı vesileler için yapılır. Kişi, bir Puja merasiminde bir tanrıya, bir ruha ve herhangi bir tanrısal görünüşe dualarla, şarkılarla ve belirli ritüellerle hürmetini sunar. Bir Hindu için Puja´nın önemli bir noktası, kişinin tanrısal varlıkla olan bağlılığını dile getirmesidir. Puja sayesinde insan, tanrılar dünyası ile bağlanır; Lord Vishnu ile olsun veya kutsal bir ağaç ile olsun.

Puja merasiminde bir resim veya bir tanrının sembolü(ikon) sayesinde tanrılar diyarına giriş sağlanır. İkon, burada tanrının kendisini falan betimlemiyor. Daha doğrusu kullanılan ikonun tanrının kosmik enerjisi ile dolu olduğuna inanılıyor. Yani tanrı ile olan iletişimde ve ona hürmet edilmesinde aracı vazifesini görüyor. İnançlı Hindu´lar için kullanılan İkon´un sanatsal biçimlendirilmesi de önemli olsa da, manevi içerik daha önemli bir yer alır.

Puja eski ritüellerin temelinde icra edilirler. Çocuklar, bu ritüeller ile dinle ve ruhsallıkla tanıştırılır. Bilhassa aile üyeleri hep beraber Puja kutladıklarında, evdeki atmosferin de temizlendiğine inanılır. Puja merasiminde, ritüelin hedefindekine de(tanrı veya tanrısal herşey) çiçek veya yemekler sunulur, bir mum veya tütsü çubukları yakılır. Hindu rahipleri merasim esnasında Sankrit dilinde veya diğer dillerde dualar söyler.

1577563903204.png

Puja merasimlerinde kullanılan, herbirinin özel bir anlamı olan ve önemli bir rol oynayan sembollerden bazıları şunlar:
Altın ziynet, pirinç, Mango yaprakları, tere yağı, çiçekler, lambalar, tütsü, kutsal çan, şeker kamışı vs.

1577564213388.png
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Afrika: Yoruba´larda ritüeller ve gelenekler (1)

Şahsi ritüeller Yoruba´ların dininde önemli bir teşkil eder ve insanın hayatı boyunca geçirdiği kutsal değişiklikleri belirtmek için kullanılırlar. Dolayısıyla bir kadın hamile olduğunu farkettiği zaman ilk şahsi ritüel devreye girer. Anne adayı yerel bir kăhine (ruhlarla iletişime giren kişi) iki nedenden dolayı bunu haber verir. Birincisi kăhin ruhsal alemindeki bilgisini çocuğun kaderini belirlemek için kullanır. İkincisi ise Yoruba´lara göre kăhin, bir sonraki gelecek büyük liderin hangisi olacağını önceden bilebilir. Kăhin ile hamile kadın, arınma amaçlı kısa bir ritüellen geçerler; bu ritüel kadının rahmini, beklenen doğum için güvenceye alır.

Hayattaki ikinci büyük aşama doğumun kendisidir; bu eylem kadın tarafından kuytu bir kulübede tatbik edilir. Kadınlar tamamen izole edilirler, çünkü Yoruba´ların inancına göre rahimdeki çocuk yıldızların etkisine, doğanın kokusuna ve annesinin ve cemiyetinin tecrübesine bağımlıdır. Çocuk doğumdan sonra bir Afrikalı din adamına verilir; din adamı bebeğe palm yağı sürer. Daha sonra tanrılara doğum vesilesi ile bir adak sunulur.

Çocukluktan yetişkinliğe geçişte ergenlik ritüelleri devreye girer, bu genellikle sünnet eylemi ile beraber gerçekleşir. Nijerya civarında sünnet merasimi tek kişilik veya gruplar halinde icra edilir. Oğlan sünnetten evvel çıplak soyunur ve kabilenin önde gelenleri tarafından sünnet edilir ve bu merasim esnasında Egungun´un ata maskesi takılır. Genç oğlan sünnet esnasında korkusunu gizlemeye çalışır, çünkü korku zayıflık göstergesi olarak algılanır.
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Afrika: Yoruba´larda ritüeller ve gelenekler (2)

Yoruba´ların hayatındaki bir sonraki önemli ritüel, hălen kabilenin yaşlıları tarafından ayarlanan, evliliktir. Evliliğin bereketli ve başarılı olması için iki ailede düğünden evvel tanrılara hediye vermek zorundalar. Bu hediye genellikle bir hayvan kurbanından ibarettir. Sonra başlık parası verilir. Bu meblağ gelinin babasına verilir ve kızının üretim kapasitesini telafi olarak görülür. Bu başlık parası bir hayvan olabilir ve çoğunlukla da bir keçi sürüsü olarak ödenir. Düğün günü gelinle damat mutlu bir evlilik ve çok çocuk umudu ile ritüellerden geçerler. Gelin ve arkadaşları evin etrafını dönerler ve dönerken ağıt yakarlar: "Kocama gitmek için evimi terk ediyorum; çocuklarım olsun diye benim için dua et." Sonra damat ilişkiye onay vermeleri umuduyla tanrıya ve atalarına bir kurban sunar.

Herkesin hayattaki son safhası ölümdür ama Yoruba´larda ölüm nihayi son değildir. Onlar ölümü bir nevi atalarıyla buluşmaya giden bir seyahat olarak görürler. Bu inançtan dolayı ruh, atalarını ziyaret edebilmesi için nesnelerle donatılır. Naaş önce yıkanır ve iyi kıyafetlere sokulur, sonra kendi mülkünün yakınındaki bir mezara konulur. Defin merasiminden sonra maskeli Egungun dansözleri gelir ve mülkün her tarafında dans ederler ve ölünün evine girerler. Evin içinde onun sesini taklit ederler, dulu ve yetimleri kutsarlar. En son aşamada ölünün yolculuğu huzurlu geçmesi için tanrılara bir hayvan kurban edilir.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
11,300
Tepki puanı
817
Düşünce
Sünni
Çocukluktan yetişkinliğe geçişte ergenlik ritüelleri devreye girer, bu genellikle sünnet eylemi ile beraber gerçekleşir.
Sünnet olmak da vahye dayanan bir bilgidir. Afrikanın ücra bir köşesindeki bir kabile kendi kendine sünneti öğrenmiş olamaz. Belli ki onlara da bir peygamber gelmiş. Zamanla dinleri bozulurken, sünnet gelenek olarak devam etmiş.
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Lütfen...
Lütfen rica ediyorum; bu güzelim konuya tecavüz etmeyin.
Amacımız, bilhassa bu konuda, herhangi bir yorum yapmak olmamalı.
Bildiğiniz dinsel, geleneksel ve kültürel ritüelleri paylaşmak istiyorsanız başımın üstünde yeriniz var.
Yine de siz bilirsiniz ve sizin takdirinize bırakıyorum.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
11,300
Tepki puanı
817
Düşünce
Sünni
Lütfen...
Lütfen rica ediyorum; bu güzelim konuya tecavüz etmeyin.
Amacımız, bilhassa bu konuda, herhangi bir yorum yapmak olmamalı.
Bildiğiniz dinsel, geleneksel ve kültürel ritüelleri paylaşmak istiyorsanız başımın üstünde yeriniz var.
Yine de siz bilirsiniz ve sizin takdirinize bırakıyorum.
Yazdıklarımda yanlış varsa bilimsel veya mantıki temellerle gösterirseniz aynı şeyi bir daha yazmam. Yazdıklarım doğruysa bunu konuya tecavüz olarak nitelemeniz yanlış olur.
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Budizm´deki ölüm ve cenaze merasimi

Budistlerin cenaze ritüellerinin merkezinde Samsara´ya olan inanç bulunur, yani meşakkatli ve ebedi olan doğum ve ölüm döngüsü bu inancın temelini oluşturur. Budistler sadece vucudun öldüğüne ve ruhun başka bir yaşam formunda devam ettiğine inanırlar. Ruh, ölümden sonra eski vucudu bırakır ve yenisini aramaya koyulur. Hangi yaşam bölümünde tekrar doğacağını bir spritüel konsept olan kişinin karması belirler. Mahayana budizminde 6 yaşam bölümü vardır; tanrıların bölümü, kıskanç tanrıların bölümü, insanların bölümü, hayvanların bölümü, aç ruhların bölümü ve cehennem bölümü.

Bu inanca göre ölüm esnasındaki positif düşünceler, ilaveten gelecekteki yaşam bölümlerini doğrudan etkiler. Bir kişi 500 kereye kadar yeniden doğabilir. Ana hedef, bu sonsuz gibi görünen döngüden kurtulabilmek ve cennetvari bir durum olan Nirvanaya ve kurtuluşa ulaşmak. Ölmekte olan kişiye, onun sevdiği dostları tarafından bakılmalı. Kişinin en son düşünceleri karmasını etkiler ve hangi yaşam forumda yeniden doğacağını şekillendirir. Budist öğretiye göre bir insanın vucudu 5 elementten oluşur; toprak, su, ateş, hava ve boşluk.
Ki bunların hepsi ölüm esnasında birbirine karışır.

Ölümden önce, ölüm esnasında ve ölüme girişte Budanın ismi olan Amitabha, kişinin ve etrafındakiler tarafından zikir edilmesi önemli bir rol oynar. Geleneklere göre öldükten sonra 3 gün boyunca kişiye kimse ellememeli, çünkü ölüm sürecinin hemen bitmediğine ve onunla herhangi bir temas halinde bu sürecin bozulacağına inanılır. Bu sürecin ardından naaş evde yakınları tarafından, hastahanede veyahut cenaze evinde yıkanır. Defin merasimi için üzerinde Buda figürü, tütsü çubukları, çiçekler ve adaklar(örneğin sigara, pirinç, meyve vs) olan bir sunak hazırlanır. Merasim esnasında Buda´nın konuşmaları olan Sutre´ler zikir edilir ve rahipler eğitici konuşmalar yaparlar.

Nihayet mezar yeri akrabalar ve rahipler tarafından bir ritüel temizliğe tabii tutulduktan sonra naaş toprağa verilir. Merasimdeki misafirler bir tutam toprak veya çiçeği mezara bırakırlar. Daha sonra ölen kişinin evinde matem ritüelleri tutulur ve hep beraber yemek yenilir.
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Brit Mila

Musevilikteki geleneksel sünnete Brit Mila denir. Yeni doğmuş çocuğun 8. gününde penisinin ön derisi(sünnet derisi) kesilir. Bu en önemli dinsel buyruklardan birisidir, çünkü bu eylem tanrı ile olan bağı simgeler. Brit Mila bir "Mohel" tarafından uygulanır. Bu kişi sünnetçidir ve bu konuda pratik eğitim almış kişidir. O gün Sabbat´a veya tatil gününe gelse dahi sünnet ritüeli mutlaka icra edilmek zorundadır. Bu merasim Tevrattaki bütün buyrukların önünde gelir, birincildir. Bir sonraki neslin inancı için bir işaret olup, Musevi kimliğinin temel taşıdır.

Cemaatin on 10 musevi erkeği(Minjan) merasim esnasında bulunmak zorundadır. İlyas peygamber de görünmeyen şeref misafiri olarak merasimde yerini alır. Oğlan şayet sağlıklı değilse veyahut erken doğum ise sünnet merasimi ertelenir ve iyileşmesinin 8. gününde tekrarlanır. Sadece bebekler değil, museviliğe geçmiş yetişkin erkeklerde sünnet olmak zorunda.

Sünnet merasimi evde, sinagogda, Mohel´in ofisinde veyahut bir hastahanede icra edilir. Sünnet esnasında sürekli hayır duaları okunur ve sünnet olan çocuğun etrafında sadece erkekler bulunur. Çocuğun babası, sağ kolunu Mohel´in omuzuna kor. Anne ise, doğumdan dolayı kirli kabul edilir, diğer kadınlarla beraber arka saflarda durur.

Mohel, nihayet sünnetten sonra bir kadeh şarabın üzerinde hayır dualarını okumaya devam eder ve oğlanın İbranice ismini sesli ilan eder. Çocuğun sakinleşmesi için bir beze, bir damla şarap bandırılır ve çocuğa emdirilir. Kirveye ve anneye şarap kadehi verilir. Sonra çocuk bir kenarda anne tarafından sakinleşmesi için emzirilirken, yemek merasimi başlar.
Burada hayır duaları devam eder ve hediyeler takdim edilir.
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Ma´Nene merasimi

Ölmüş insanlarla ilgilenmek, Endonezyalı Toraya halkı nazarında bir hayat görevidir. Ma´Nene merasiminde mezarlardan/tabutlardan tekrar çıkarılıp onlara bakım yapılır. Ölmüş olan insanlar o yörede hiçkimseyi korkutmaz.
Ağustos ayında pirinç hasatından sonra zamanı gelmiştir: Endonezyanın Sulavesi adasında mezarlar ve tabutlar açılır. Oranın halkı olan Toraja´lılara göre bu dünyadaki yaşam sadece bir ara duraktır. İnançlarına göre, öbür diyar olan Puya´da her şey harbiden çok önemli hale gelecek.

Defin merasimi, oraya gidişin en önemli noktasını oluşturuyor. Mumyalanmış naaş önce ailesinin evinde kalıyor; bu durum haftalarca, aylarca hatta senelerce sürebiliyor. Tüm akrabalar bir araya geldiğinde ve defin işlemi için gerekli olan masraflar karşılanabildiğinde, naaş defin ediliyor.

Ölen kişinin toplumdaki konumuna göre onun şerefine bir manda/camız kurban edilir veya ara sıra horoz döğüşleri organize edilir. En büyük anma törenleri haftalarca sürebilir.

Ma´Nene merasiminde akrabalar mumyalanmış ölülerini tekrar tabutlarından çıkarırlar. Bu eylem bazı köylerde her sene yapılırken, diğerlerinde her 7 senede veyahut her 10 senede bir icra edilir.

Dul, bir fırça ile ölmüş eşini temizler. Torunu dedesine bir cigara tutturur ve ona kıyafetlerini giydirir. Bu merasim onların gözünde hüzüntülü bir durum değildir, tam tersine şen şakrak bir bayram/şenlik havasında geçer. Ölülerinin resimlerini çekerler, yemek töreni düzenlerler.
1578747072786.png


1578747113234.png
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
1578747344972.png

Nene Datu 35 sene evvel ölmüş. İki akrabası onu böceklerden temizliyor.

1578747655100.png

Bir kadın annesini uğurluyor, ancak bu uğurlama fazla uzun sürmez, çünkü birkaç sene sonra Ma´Nene merasiminde tabut yeniden açılacak.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Varanasi: İnsanların ölmek için geldiği kutsal şehir

Varanasi, Hindu´lar açısından Hindistanın en kutsal kentidir. Sokaklardaki güncel hayatı ölüm şekillendir, çünkü koyu inanclı olanlar buraya onu(ölümü) beklemeye gelirler. Mükafat olarak ölümsüzlük onları beklemektedir.
Yazar ve dünya seyahatçısı Mark Twain zamanında şuları söylemiş: "Varanası, tarihten, geleneklerden ve hatta efsanelerden daha eskiye dayanır. "
Ancak en eski şehir olmasada, Hinduların en kutsal şehri olduğu muhakkak.
1580582075516.png



1580582125875.png

Ganges nehrindeki yıkanma ritüeli, dindar Hundu´lar için zorunlu olan bir vazifedir.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
3,519
Tepki puanı
1,371
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
1580583074503.png

Ganges´deki temizlenme ritüeli esnasında, dindarlar vücutlarını birkaç defa suyun içine daldırır.

1580583115941.png

Günün sonunda tanrılara adanmış olan akşam ritüelleri başlar.
Bu ritüel bol ateşli, musikli ve şarkılar eşliğinde geçer. Maddi durumu iyi olanlar, bu dinsel merasimi bir bot kirayalarak sudan izler.
 
Üst