Dünyanın dört bir yanından yaratılış mitleri

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Brezilya: Güneș ve ay yeryüzüne nasıl geldi

En bașında büyük ruh Mautsinim vardı.
Yalnızdı, kimse onunla yașamıyordu.
Ne karısı ne de çocukları vardı.
Güneș ve ay da yoktu, gündüz ve gece de yoktu.

Yalnızlıktan bıkmıș halde, kendisine bir midyeden bir kadın yarattı ve onunla evlendi.
İki çocukları vardı, ikisi de oğlandı, birisi açık tenli, diğeri koyu tenli idi.
Koyu olan Kuat, güneș oldu. Açık tenli olan ay oldu.
Onlar gündüzü ve geceyi yeryüzüne getirdiler.

Ve Mautsinim yerdeki bütün yașamı uyandırdı.
Ölenler yüzünden insanların üzüldüklerini görünce, ormana gitti ve odun kesti.
Ondan ölüleri canlandıran bez olan Kuarupu´yu yaptı.

Ancak bazıları itaatsizdi ve büyük ruhu gizlice dinlemek için onu takip ediyorlardı.
İște o zaman Mautsinim öfkelendi ve ölülerin uyanmasını ebediyen engelledi.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Güney Amerika: Inka´ların yaradılıș miti.

Uzun zaman evvel opak buharlar yeryüzünü kaplamıștı.
Sonra güneș göründü, yeryüzüne indi ve sisleri kovdu.
Ansızın Ikkimani´nin zirvesi, bütün görkemliği ile parladı.
Mururata da hayata uyandı.
İlk defa And dağlarının kraliçesi olan Huayna Potosi´yi görüyordu, onun büyüleyici güzelliği karșısında, ona orada așık oldu.
Așk ve kıskançlık yüzünden "erkek" dağ zirveleri birbirlerine girdiler.
Kanlı döğüște, duman ve ateș meydana geldi.
Sonradan üzüntü ve utançtan göz yașları aktı; nehirler, göller ve bütün yașam böyle oluștu.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Mali: Bambara kabilesinin esprili(!) yaratılış miti

Vaktiyle civciv ile yumurta birkaç tane limon toplamaya gittiler. Ancak civciv, yumurtaya limon ağacına nasıl tırmanması gerektiğini anlattığında, yumurta ağaçlara hiç tırmanamadığını söyledi. Dolayısıyla civciv ağaca tırmandı ve limonları topladı. Sonra civciv ile yumurta limonları yediler.
Sonra yumurta civcive dedi ki: "Eğer muhtemel bir düşmemi hafifletmek için ağacın altına biraz toprak atarsan, ağaca tırmanırım."
Civciv bunu yerine getirdi, ama bir tane çakıl taşını toprağın içinde bıraktı.
Yumurtanın korktuğu başına geldi; limon toplarken aşağıya çakıl taşının üstüne düştü ve kırıldı. Civciv bunu çok komik buldu, ama bir dal civcivin kafasını kopardı ve o da bunu çok komik buldu.
Sonra ateş, dalı tahrip ettiğinde, o da bunun da eğlenceli olduğunu düşündü.
Su da ateşi söndürdüğünde ve yeryüzü de suyu yuttuğunda, eğlenceli olduğunu düşündüler.
Ama daha sonra tanrı ile yeryüzü tartışmaya başladılar ve tanrı yeryüzünü uzaya fırlattı.
Şimdiki olduğu yere.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Mikronezya Ada Cumhuriyeti Nauru´da yaradılıș miti

En bașında kocaman bir örümcek vardı ve kendisine Areob Enab ismini vermiști.
Kocaman bir midyeye rastlayana kadar, tek bașına kainatın sınırsız okyanusunda yüzmüștü.
Areob Enab, midyeyi açtı ve içini keșfetmek için içine sürünerek girdi.
Midyenin içi daralınca, midyenin üst kabuğunu beraberce kaldırmak için salyangozlardan yardım istedi.
Bunu bir parçacık bașarmıșken, küçük salyangoz Ay´a dönüștü.
Areob Enab, soluk ıșıkta șimdi de kocaman bir solucanı gördü.
Areob Enab, ona çatıyı daha da yükseltmesini talep etti ve solucan çatıyı o kadar yükselti ki, ondan gökyüzü oldu.
Solucanın muazzam çabası yüzünden meydana gelen tuzlu ter, deniz oldu ve alttaki midye kabuğuna akmaya bașladı.

Yeryüzü böyle oluștu.
Sonunda büyük salyangoz gökyüzüne yükseldi ve orada güneșe dönüștü.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Afrika: Zulu kabilesinin yaratılış miti

En yaşlısı olan Unkulunkulu, Zulu kabilesinin yaratıcısıydı. Şimdi nerede olduğunu hiçkimse bilmiyor; aslen kamışların arasından gelmişti.
Bazıları onun kamış olduğunu söylüyor, çünkü kamış için kullanılan Uthlanga´nın başka bir anlamı da "köken" demek.
Oydu, önce insanları sonra hayvanları ve başka insanları kamışların içinden çıkaran.
Büyücüleri ve rüyaları da çıkaran oydu.
Gercekten o ilk erkekti ve diğer erkeklerin atasıydı.
Unkulunkulu herşeyi yarattı; dağları, sığırı, nehirleri, yılanları.

Zulu´ya avlanmasını, taştan ateş yakmasını ve tahıl yemesini öğretti.
Onlar için hayvanları isimlendirdi.
İnsanlar, Unkulunkulu´nun herşey olduğunu söylüyor.
Unkulunkulu; tahıl, ağaç, su.
Bazıları kamışların arasından bir kadının onu takip ettiğini söylüyor, sonra bir inek ve öküz ve daha sonra diğer hayvan çiftleri.
Hikayeler nasıl devam ederse etsin, Unkulunkulu ilk erkekti ve ondan önce hiçbir şey yoktu.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Asya: Yin ve Yang´dan yeryüzünün olușumu

En bașında kaos, boșluk, karanlık ve ilk okyanusun dipsiz derinliği vardı.
Kaostan ilk yumurta meydana geldi, yeryüzü yumurtası.
Yumurtanın içinde ilk canlı varlık olan P´an Ku uyuyordu.
Uyku 18000 sene sürmüștü.
Sonra P´an Ku gerinmeye bașladı.
Yumurta kırıldı.
Orada Yang tarafından tamamen özümsenmiș yumurtanın parlak hafif kısmı vardı.
Ayağa kalktı.
Yukarıya yükseldi.
Yang kısmı, gökyüzü oldu.
Yumurtanın alt ağır kısmı, Yin tarafından özümsenmiști.
Yin karanlıktı.
Așağıya çöktü.
Yin kısmı, yeryüzü oldu.
P´an Ku büyüdükçe büyüdü.
Kocaman oldu.
Sonra son geldi.
P´an Ku ölmüștü.
İște o zaman meydana geldi: Vücudundan yeryüzü büyüyerek çıkıyordu.
Nefesi rüzgar ve bulut oldu.
Sesi gök gürültüsünü üretiyordu.
Sol gözünden güneșin parlaklığı ıșıldıyordu, sağ gözünden ay görünüyordu.
Vücudundan tepeler, yeryüzündeki bütün dağlar oluștu.
Göz yașlarından nehirler, damarlarından sokaklar ve yollar oluștu.
Eti, ağaçları meydana getirdi.
Vücut kılları, otlara ve çiçeklere dönüștü.
Kafa saçından yıldızlar oluștu.
Parasitler, tahta kuruları, pireler ve bitler onun üzerinde yașamıștı.
Onlardan insanlar ve çok farklı uluslar oluștu.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Batı Afrika: Göçebe halkı Fulani´lerin yaratılış miti

İnsanlar, yeryüzünün bir damla sütten yaratıldığını söylüyor.
İlk önce kocaman bir damla süt vardı.
Tanrı Doondari bunun için çıkıp geldi ve taşı yaptı.
Taş demiri yarattı, demir ateşi yaptı, ateş suyu meydana getirdi ve su havayı yaptı.
Daha sonra Doondari ikinci defa yeryüzüne geldi ve erkeği yaptı.
Ancak erkek kibirliydi, tanrı bu yüzden onu aşağılamak için körlüğü yarattı.
Körlük gururlandı, dolayısıyla Doondari körlüğü alt etmek için uykuyu yarattı.
Uyku kontrolden çıkınca, Doondari bu sefer uykuyu rahatsız etmek için dertleri yarattı.
Dertler güçlendiğinde, dertleri yenmek için ölümü yaptı.
Ölüm kibirlenince, Doondari, kutsal Gueno olarak yeryüzüne üçüncü defa ölümü yenmek için geldi.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Kuzey Amerika: Michigan gölü civarında yașayan Sioux kabilesinin yaradılıș miti

Bilinçlendiğinde, babamızın nerede oturduğu ve tam olarak ne olduğu meçhuldu.
Ağlamaya bașladı ve göz yașları çok aktı.
Ama fazla uzun düșünmedi, hiçbir șey görmüyordu ki ve hiçlik her yerde vardı.
Nihayet oturduğu tahtından bir șey aldı ve ondan yeryüzünü yaptı.
Sonra tahtının altındaki yeryüzünü kendisinden uzaklaștırdı ve yarattığını incelediğinde, o dünyamıza benzedi.
Üzerinde hiç birșey yetișmiyordu ve tamamen çıplaktı.
Rahat durmuyordu ve kendi ekseni etrafında dairesel bir șekilde dönüp duruyordu.

Aniden düșündü :"Bir șey yaparsam, rahat edecek."
Böylece onun için saçlar ve örtü yarattı.
Yeryüzünde otları olușturmak için tahtından bitkileri aldı ve onları yeryüzüne doğru gönderdi.
Bunu yaptı ve yarattığını izledi.
Bu ise hâlâ rahat durmuyordu ve hareket etmeye devam ediyordu.

"Bu yoldan bir kere daha deneyeceğim." diye düșündü.
Bir ağaç aldı ve yeryüzüne doğru gönderdi ve yarattığını yine izlediğinde, o hâlâ dairesel dönüyordu.
Böylece 4 adam (kardeș) gönderdi; birini doğuya, birini batıya, birini güneye ve birini de kuzeye yerleștirdi.
Ve yarattığına yine bir baktı.
Bu hâlen dönüyordu.

"Belki șu eylemden sonra duracak." diye düșündü.
Bunun üzerine, su ruhları denilen varlıkları yarattı ve yeryüzünün altındaki yeri onlara tahsis etti.
Bu nedenle onlara, son ada deniyor.

Ardından bir diși ruhunu parçalayıp yeryüzünün her yerine dağıttı, onlardan tașlar oluștu.
Nihayet yarattığına doğru așağıya baktı ve sonunda dünyanın durduğunu farketti.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Hindistan: Puruşa miti

Bin kafalı, bin gözlü, bin ayaklı Puruşa; yeryüzünü tamamen kaplıyordu ve on parmak daha üstüne yükseliyordu.
Herşey Puruşa´dan ibaret idi, hem geçmiş hem de gelecek olan ve ölümsüzlüğün efendisi idi.
Çok kocamandı Puruşa.
Onun bir çeyreği yaratıkların hepsi idi ve diğer üç çeyreği ise gökyüzündeki ölümsüzlük idi.
Puruşa´nın üç çeyreği gökyüzüne yükseldi, bir çeyreği yeryüzünde kaldı.
Ondan her tarafa ve yemek yiyen ve yemeyen herşeye dağıldı.
Ondan Virăj doğdu, Virăj´dan da Puruşa. Doğduktan sonra yeryüzünün başından ve sonuna kadar yer kaplıyordu.
Tanrılar, Puruşa´yı adak olarak feda ettiklerinde, ilkbahar onların erimiş yağı, yaz onların yakıt odunu ve sonbahar onların armağanıydı.

İlk doğan Puruşa´yı, Barhis´in üzerinde adak olarak kutsadılar.
Bu tamamen feda edilen adaktan, kurban yağı üretildi.
Bunu havada, ormanda ve köyde yaşayan hayvanlara dönüştürdüler.
Bu tamamen feda edilen adaktan dizeler oluştu, onlardan kurban sözleri oluştu.
Ondan beygirler ve dişleri çift sıralı bütün hayvanlar, sığırlar, keçiler ve koyunlar meydana geldi.
Puruşa´yı parçalalara ayırdıklarında, kaç parçaya ayırmışlardı?
Ağzı, kolları neydi?
Kalçalarına ve ayaklarına ne deniyordu?
Ağzı Brahman´a, iki kolu Răjanya´ya dönüştü. İki kalçasından Vaiśya ve ayaklarından Śūdra meydana geldi.
Ruhundan ay, gözünden güneş, ağzından İndra ve Agni, ahından rüzgar meydana geldi.

Göbeğinden hava sahası, kafasından gökyüzü, ayaklarından yeryüzü, kulaklarından bölgeler çıktı.
Yeryüzünü böyle tertiplediler.
Tanrılar, Puruşa´yı adak olarak bağlayıp kurban ettiklerinde, yedi tane alevleyici odun ve yirmi bir tane de yakıt odununu hazırlamışlardı.
Tanrılar, adakla beraber adağı feda ettiler.
Bunlar, kurbanın ilk ilkeleriydi.
Nihayet bu güçler eski tanrıların bulunduğu diyar olan Sādhya’sa döndüler.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Asya: Sibirya´lı Jakut´larda yeryüzünün yaratılış miti

Ulu yaratıcı tanrı Ürüng ajyy tojon, uçsuz bucaksız olan denize bakarken, denizin içinde yüzen bir kabarcık gördü ve sordu: "Sen kimsin?"
Kabarcık, kendisinin şeytan olduğunu ve suyun altındaki yeryüzünde oturduğunu söyledi.
Bunu duyan Tanrı, dedi ki: "Eğer gerçekten suyun altında bir yeryüzü var ise, oradan bir parça getir!"

Şeytan suya daldı ve bir zaman sonra bir toprak parçası ile döndü.
Tanrı, toprak parçasını kutsadı ve suyun üzerine bıraktıktan sonra üzerine dikildi.
İşte şeytan o vakit tanrıyı boğmaya karar verdi ve yeryüzünü ince olana kadar yaymaya başladı, yaydıkça toprak sertleşti ve artık denizin büyük bir yüzeyini kaplıyordu.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Kuzey Amerika: Wyandot kızılderili kabilesinin yaratılış miti

Önce su ve su hayvanları vardı. Bu boşlukta Büyük Ruh ile beraber yaşayan bir tanrıça, gökyüzünden aşağıya düştü. İki dalgıç kuşu onu düşerken gördüler ve kendilerini onun üstüne düşeceği bir yaştığa dönüştürdüler. Dalgıç kuşları diğer hayvanlardan yardım çağırdılar; dalgıç kuşlarının sesi bir hayli gürdü.

Dev kaplumbağa, ilk gelenlerden oldu ve gökyüzü kadınını kendi sırtında taşınmasını teklif etti. Sonra ne yapılması gerekenler konusunu görüşmek için bir kurultay düzenlendi. Kurultayda gökyüzü kadınının yaşayabileceği bir yere ihtiyacı olduğuna karar verildi ve dev kaplumbağa diğer hayvanlara toprak bulmak için suyun dibine dalmalarını rica etti. Bu uğurda birçokları canından oldu. Sadece kurbağa buna muvaffak oldu ve bir tutam toprak ile geri döndü. Gökyüzü kadını toprağı aldı, onu kaplumbağanın sırtına yerleştirdi ve toprak yeryüzüne dönüştü.
Bu dev kaplumbağa, yeryüzünü hălen sırtında taşıyor.

Gökyüzü kadını aşağı düşerken hamile idi. İkiz erkek kardeşleri - biri iyi, biri kötü - taşıyordu. Karnında durmadan döğüşüyorlardı. Kötü olanı doğal bir şekilde doğmayı reddetti ve annesinin yan tarafından zorla çıkarak onu öldürdü.

Tanrıçanın gömüldüğü yerden yeryüzünün bütün sebzeleri ve meyveleri ortaya çıktı. Yaşam, o zamandan beri iyi ve kötü kardeşlerin arasındaki kavgaya sahne oldu. İyi olan sehayat etmek için nehirleri, kötü olanı ise yolculuğu zorlaştırmak için anaforu yaptı. Biri faydalı hayvanları, diğeri ise tehlikeli olanları yaptı. Ve bu böyle uzun bir süre devam etti.
Nihayet iyi kardeş, kötü kardeşini öldürdü ve batıda iyi bir ölüme zemin hazırladı.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Avrupa: Roma´lıların yaratılış miti

Başlagıçta kaos dediğimiz biçimsiz ve gelişi güzel bir kütle vardı. Güneş yoktu, yıldızlar yoktu, kalıcı hiçbir şey yoktu. Belirli bir noktada her şeyi kapsayan doğal bir güç, bir tanrı, yeryüzünü gökyüzünden ve yeryüzünü sudan ayırdı ve kaostan düzen oluşturdu. Eter en yüksek yere yükseldi; sonra hava geldi ve sonunda yaratılan bütün elementleri kendine çeken yeryüzü dibe çöktü ve kendisini çevreleyen deniz tarafından yerinde tutuldu. Yeryüzünün kendisi büyük bir topak haline biçimlendirildi.

Herşey bittiğinde, yaratıcı veya bazılarına göre Prometheus, yaradılışı korumak için insanları yapmaya karar verdi. İlk erkek, yağmur suyundan ve yeryüzünde bulunan bazı kutsal elementlerden yapıldı; yaradanın suretinde yapıldı. Gökyüzünde ve yeryüzünde herşey muntazam olduğunda, altın çağın zamanı geldi. İnsanlar özgürce yeryüzünün bütün nimetlerini yediler. Sonradan gökyüzünde anlaşmazlıklar oluştu ve orada Jupiter kral olarak Satürn´ün yerine geçti. Yeryüzünde mevsimler ve birazda meşakkat oluştu. Tarımcılık başladı. Bu gümüş çağıydı. Ardından insanların halen iyi olduğu ancak savaşlara yöneldikleri tunç çağı geldi.

Son çağ ise iyilerin kötüler tarafından mağlup edildiği, demir çağıydı. Savaş, aç gözlülük, kıtlık ve ihanet vardı. Kimseye güvenilemiyordu ve sevgi insanlarla beraber öldü. Bu süre zarfında gökyüzünde de Olimposun güçleri ile yaşlı devler arasında savaşlar cereyan ediyordu. Meselelerini açıklığa kavuşturan tanrılar, yeryüzündeki insanları yok etmeye karar verdiler. Bunu büyük bir tufan sayesinde yaptılar. Sadece suçsuz bir çift olan Deucalion ve Pyrrha, yaratılacak yeni bir insan neslinin ebeveynleri olmaları için bir kayıkla kurtarıldılar.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Orta Amerika: San Salvador´daki Taino´ların yaradılıș miti

Çok evvelden insanlar, Mâcocael isimli bir yaratık tarafından sıkı korunan mağaralarda yașıyorlardı.
Birgün Mâcocael uyuya kaldı ve ceza olarak günește yakıldı.
Böylece insanlar yeryüzüne çıktılar ve bütün yașam bașladı.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Güney Amerika: Kap Horn adalarında yaşayan Selk´am, Alakaluf ve Yámana kabilelerinin yaratılış miti

Her şeyden evvel Temáukel -hep varolan- vardı. O gökyüzünü, yeryüzünü ve insanları yaptı. Hayat verdi ve ölüm verdi ve bunu hălă yapıyor. Ve her zaman hep yapacak. Yeryüzüne düzeni oluşturmak için gönderilen ilk erkek Kenos idi. Bitkileri ve hayvanları yapan ve yeryüzünü insanlara paylaştıran o idi. Sürekli baş gösteren azıcık sıcak ve ümitsiz soğuk arasında cereyan eden Kuzey-Güney çekişmesi yüzünden, yeryüzü zor ve sıkıntılı bir yerdi. İnsanlar daha iyi bir hava durumu ümidiyle, tanrıya birazcık yemek veya sıcak kömür bırakıyorlardı.
Bunu hălă yapıyorlar.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Mesopotamya: Sümerler´de yaratılıș

Gök tanrısı An gökyüzünü oluștururken,
Enlil yeryüzünü kurarken,
gökyüzü ve yeryüzü uzaklașırken,
insanlık olușurken,
okyanusların kralı Enki,
uzaklardan yeryüzüne bir yelkenliyle geliyordu.

Ve Enki konușur:
"Ben An´ın oğluyum.
An, kanunu ellerime koydu.
Ben gökyüzündeki ve yeryüzündeki belgeleri koruyorum.
Ben bütün diyarların babasıyım.
Ben bütün diyarların kulağıyım.
Ben adaleti babam An ile beraber koruyorum."

Ve Enki konușur:
"Ben gökyüzüne yükseldim.
O zaman yukarıdan yağmur geldi.
Ben yeryüzüne eğildim.
O zaman tașarcasına așağıdan su geldi.
Ve herșey yeșillendi ve çiçeklendi.
Ben sabanı yarattım.
Ben arıkları açtım.
Ben tarladaki ekinin büyümesine izin verdim."
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Güney Filipin adası Mindanao´da yaşayan Bagobo kabilesinin yaratılış miti

En başta yaratıcı Melu vardı.
Gökyüzünde yaşıyordu ve beyazdı ve altın dişleri vardı.
Harbiden kendi beyazlığını sürekli parlatıyordu ve bunu yaparken dökülen kurumuş deriden yeryüzünü yaptı.
Daha sonra kendi suretinden iki tane küçük insan yaptı.
Ama bu insanların burunları yoktu, bu yüzden Melo´nun kardeşi bunları kendisinin yapabileceğini ona teklif etti.
Yanlış olduğunu bile bile kardeşinin yapmasına izin verdi.
Ancak Melo´unun kardeşi pek zeki değildi ve burunları tersine yaptı.
Bu yüzden ilk insanlar bir ağacın altında kafaüstü durana kadar az kalsın boğuluyorlardı.
Melo oradan geçerken uğradığında onlara ne yaptıklarını sordu.
İşte o zaman ters duran burunları gördü ve onları düzgün tarafa çevirdi.
O zamandan beri burunlarla ilgili herşey yolundaydı.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Kamerun´da yaşayan Bulu halkının yaratılış miti

İlk önce yeryüzünü yukarıda tutan Membe´e vardı. İnsanları, şempanzenleri, gorilleri ve filleri yaratmak için oğlu Zambe yeryüzüne gönderildi. Her birine kendi ismini veriyordu. Yarattığı erkeklerden biri siyah diğeri beyazdı. Zambe, yeni Zambe´lere su, bahçivan aygıtları , ateş ve kitap gibi iyi şeyler veriyordu. Yeni mahluklar ateşi körüklediler. Beyaz adamın gözüne duman gelince, kitabı alıp gitti. Şempanze ateşi ve diğer hediyeleri bırakıp yemiş yemek için ormana gitti. Goril de onun yanına çekip gitti ve fil ise öylece dikiliyordu ve hiçbir şey düşünmüyordu.
Siyah adam ateşi körüklemeye devam etti ve kitabı umursamadı.

Yaratıcı onları ziyarete geldiğinde, hepsini bir araya çağırdı ve onlara kendilerine bıraktığı şeyleri ne yaptıklarını sordu. Şempanze ile goril ne yaptıklarını anlattıklarında, Zemba onları kıllı vücut, büyük diş ve ormanda ebediyen yemiş yemeye mecbur kalmakla lanetledi. Fil de benzer bir lanetle gönderildi. Zambe daha sonra siyah adama kitabın nerede olduğunu sordu. Siyah adam, ateşle ilgilendiği için onu okumak için zaman bulamadığını söyledi. "Pekala" dedi Zambe. "Bunu yapmaya devam edeceksin; bütün hayatın boyunca diğerleri için çalışacaksın, çünkü kitap bilgin yok."

Zambe beyaz adama doğru döndü ve ona hediyeleri ne yaptığını sordu. O "Ben sadece kitabı okudum", dedi. "Bunu yapmaya devam edeceksin" diye yanıt verdi tanrı. "Birçok şeyi bileceksin, ama yine de siyah adama ihtiyacın olacak. O seninle ilgilenecek, çünkü sırtını sıcak tutmasını ve yemek yapmasını bilmiyorsun."

Dediği gibi oldu...
Hayvanlar, ormanda yaşıyor.
Beyaz adamlar sadece oturuyorlar ve çok okuyorlar.
Siyah adamlar ise çok sıkı çalışmak zorundalar, ama sürekli iyi yanan bir ateşleri var.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Sevgili forumdaşlar...
Sizlerin de bildiği yaratılış mitleri varsa, paylaşmanızdan memnuniyet duyarım.
 

kavak

☆☆☆
Üye
Mesajlar
452
Tepki puanı
301
Düşünce
Ateist
Paskalya adasındaki(Rapa Nui) yerlilerin yaratılıș miti:

Makemake, yeryüzünü yarattıktan sonra bir șeyin eksik olduğunu hissetti.
O gün su ile dolu bir su kabağında kendi yansımasını gördü.
O an bir kuș omuzuna konduğu için kendi çehresini kanatlı ve gagalı gördü.
Yansımayı canlandırdı ve o onun ilk doğanı oldu.
Sonra Makemake kendisi gibi konușabilen bir varlık yaratmak istedi ve suya hayat verdi.
Balık oluștu.
Ama sonuç arzulandığı gibi değildi ve sonra yerdeki bir tașa hayat verdi.
Böylece ilk insan yaratılmıș oldu.
Adamın yalnız olduğunu gören Makemake, kadını yarattı.
Sonra Makemake onlara Rapa Nui´yi verdi.
 
Üst