• AntiDogmatik
    Sorgulamaktan korkmayanlar için özgür düşünce platformu.
  • Din toplumun afyonudur.
    Karl Marx
  • Din; sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.
    Lucius Annaeus Seneca
  • Din, sıradan insanları pasif ve sessiz tutmak için bulunmaz bir kaynaktır.
    Napoléon Bonaparte
  • Sorgulamayan insan cahildir, sorgulatmayansa zalim!
    Mustafa Kemal Atatürk
  • Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir.
    Carl Sagan
  • Aptal bir şeyi 50 milyon kişi de söylese, o hala aptal bir şeydir.
    Anatole France
  • Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.
    Immanuel Kant
  • Dünyada iki çeşit insan var: Aklı olan ve dini olmayanlar, dini olan ve aklı olmayanlar.
    Ebu Ala el Maarri
  • İnsanı yaratmak mı tanrının büyük hatası, tanrıyı yaratmak mı insanın büyük hatası?
    Friedrich Nietzsche
  • İmana sarılmak, aklı terk etmektir.
    George Smith
  • İnsanlar gerçek olmasını diledikleri şeylere inanırlar.
    Julius Caesar
  • En tehlikeli insan tipi az anlayan, çok inanandır.
    Anton Chekhov

Dünyanın dört bir yanından yaratılış mitleri

kavak

Üye
Mesajlar
94
Tepki puanı
88
Düşünce
Ateist
Brezilya: Güneș ve ay yeryüzüne nasıl geldi

En bașında büyük ruh Mautsinim vardı.
Yalnızdı, kimse onunla yașamıyordu.
Ne karısı ne de çocukları vardı.
Güneș ve ay da yoktu, gündüz ve gece de yoktu.

Yalnızlıktan bıkmıș halde, kendisine bir midyeden bir kadın yarattı ve onunla evlendi.
İki çocukları vardı, ikisi de oğlandı, birisi açık tenli, diğeri koyu tenli idi.
Koyu olan Kuat, güneș oldu. Açık tenli olan ay oldu.
Onlar gündüzü ve geceyi yeryüzüne getirdiler.

Ve Mautsinim yerdeki bütün yașamı uyandırdı.
Ölenler yüzünden insanların üzüldüklerini görünce, ormana gitti ve odun kesti.
Ondan ölüleri canlandıran bez olan Kuarupu´yu yaptı.

Ancak bazıları itaatsizdi ve büyük ruhu gizlice dinlemek için onu takip ediyorlardı.
İște o zaman Mautsinim öfkelendi ve ölülerin uyanmasını ebediyen engelledi.
 

kavak

Üye
Mesajlar
94
Tepki puanı
88
Düşünce
Ateist
Güney Amerika: Inka´ların yaradılıș miti.

Uzun zaman evvel opak buharlar yeryüzünü kaplamıștı.
Sonra güneș göründü, yeryüzüne indi ve sisleri kovdu.
Ansızın Ikkimani´nin zirvesi, bütün görkemliği ile parladı.
Mururata da hayata uyandı.
İlk defa And dağlarının kraliçesi olan Huayna Potosi´yi görüyordu, onun büyüleyici güzelliği karșısında, ona orada așık oldu.
Așk ve kıskançlık yüzünden "erkek" dağ zirveleri birbirlerine girdiler.
Kanlı döğüște, duman ve ateș meydana geldi.
Sonradan üzüntü ve utançtan göz yașları aktı; nehirler, göller ve bütün yașam böyle oluștu.
 

kavak

Üye
Mesajlar
94
Tepki puanı
88
Düşünce
Ateist
Mali: Bambara kabilesinin esprili(!) yaratılış miti

Vaktiyle civciv ile yumurta birkaç tane limon toplamaya gittiler. Ancak civciv, yumurtaya limon ağacına nasıl tırmanması gerektiğini anlattığında, yumurta ağaçlara hiç tırmanamadığını söyledi. Dolayısıyla civciv ağaca tırmandı ve limonları topladı. Sonra civciv ile yumurta limonları yediler.
Sonra yumurta civcive dedi ki: "Eğer muhtemel bir düşmemi hafifletmek için ağacın altına biraz toprak atarsan, ağaca tırmanırım."
Civciv bunu yerine getirdi, ama bir tane çakıl taşını toprağın içinde bıraktı.
Yumurtanın korktuğu başına geldi; limon toplarken aşağıya çakıl taşının üstüne düştü ve kırıldı. Civciv bunu çok komik buldu, ama bir dal civcivin kafasını kopardı ve o da bunu çok komik buldu.
Sonra ateş, dalı tahrip ettiğinde, o da bunun da eğlenceli olduğunu düşündü.
Su da ateşi söndürdüğünde ve yeryüzü de suyu yuttuğunda, eğlenceli olduğunu düşündüler.
Ama daha sonra tanrı ile yeryüzü tartışmaya başladılar ve tanrı yeryüzünü uzaya fırlattı.
Şimdiki olduğu yere.
 

kavak

Üye
Mesajlar
94
Tepki puanı
88
Düşünce
Ateist
Mikronezya Ada Cumhuriyeti Nauru´da yaradılıș miti

En bașında kocaman bir örümcek vardı ve kendisine Areob Enab ismini vermiști.
Kocaman bir midyeye rastlayana kadar, tek bașına kainatın sınırsız okyanusunda yüzmüștü.
Areob Enab, midyeyi açtı ve içini keșfetmek için içine sürünerek girdi.
Midyenin içi daralınca, midyenin üst kabuğunu beraberce kaldırmak için salyangozlardan yardım istedi.
Bunu bir parçacık bașarmıșken, küçük salyangoz Ay´a dönüștü.
Areob Enab, soluk ıșıkta șimdi de kocaman bir solucanı gördü.
Areob Enab, ona çatıyı daha da yükseltmesini talep etti ve solucan çatıyı o kadar yükselti ki, ondan gökyüzü oldu.
Solucanın muazzam çabası yüzünden meydana gelen tuzlu ter, deniz oldu ve alttaki midye kabuğuna akmaya bașladı.

Yeryüzü böyle oluștu.
Sonunda büyük salyangoz gökyüzüne yükseldi ve orada güneșe dönüștü.
 

kavak

Üye
Mesajlar
94
Tepki puanı
88
Düşünce
Ateist
Afrika: Zulu kabilesinin yaratılış miti

En yaşlısı olan Unkulunkulu, Zulu kabilesinin yaratıcısıydı. Şimdi nerede olduğunu hiçkimse bilmiyor; aslen kamışların arasından gelmişti.
Bazıları onun kamış olduğunu söylüyor, çünkü kamış için kullanılan Uthlanga´nın başka bir anlamı da "köken" demek.
Oydu, önce insanları sonra hayvanları ve başka insanları kamışların içinden çıkaran.
Büyücüleri ve rüyaları da çıkaran oydu.
Gercekten o ilk erkekti ve diğer erkeklerin atasıydı.
Unkulunkulu herşeyi yarattı; dağları, sığırı, nehirleri, yılanları.

Zulu´ya avlanmasını, taştan ateş yakmasını ve tahıl yemesini öğretti.
Onlar için hayvanları isimlendirdi.
İnsanlar, Unkulunkulu´nun herşey olduğunu söylüyor.
Unkulunkulu; tahıl, ağaç, su.
Bazıları kamışların arasından bir kadının onu takip ettiğini söylüyor, sonra bir inek ve öküz ve daha sonra diğer hayvan çiftleri.
Hikayeler nasıl devam ederse etsin, Unkulunkulu ilk erkekti ve ondan önce hiçbir şey yoktu.
 

kavak

Üye
Mesajlar
94
Tepki puanı
88
Düşünce
Ateist
Asya: Yin ve Yang´dan yeryüzünün olușumu

En bașında kaos, boșluk, karanlık ve ilk okyanusun dipsiz derinliği vardı.
Kaostan ilk yumurta meydana geldi, yeryüzü yumurtası.
Yumurtanın içinde ilk canlı varlık olan P´an Ku uyuyordu.
Uyku 18000 sene sürmüștü.
Sonra P´an Ku gerinmeye bașladı.
Yumurta kırıldı.
Orada Yang tarafından tamamen özümsenmiș yumurtanın parlak hafif kısmı vardı.
Ayağa kalktı.
Yukarıya yükseldi.
Yang kısmı, gökyüzü oldu.
Yumurtanın alt ağır kısmı, Yin tarafından özümsenmiști.
Yin karanlıktı.
Așağıya çöktü.
Yin kısmı, yeryüzü oldu.
P´an Ku büyüdükçe büyüdü.
Kocaman oldu.
Sonra son geldi.
P´an Ku ölmüștü.
İște o zaman meydana geldi: Vücudundan yeryüzü büyüyerek çıkıyordu.
Nefesi rüzgar ve bulut oldu.
Sesi gök gürültüsünü üretiyordu.
Sol gözünden güneșin parlaklığı ıșıldıyordu, sağ gözünden ay görünüyordu.
Vücudundan tepeler, yeryüzündeki bütün dağlar oluștu.
Göz yașlarından nehirler, damarlarından sokaklar ve yollar oluștu.
Eti, ağaçları meydana getirdi.
Vücut kılları, otlara ve çiçeklere dönüștü.
Kafa saçından yıldızlar oluștu.
Parasitler, tahta kuruları, pireler ve bitler onun üzerinde yașamıștı.
Onlardan insanlar ve çok farklı uluslar oluștu.
 

kavak

Üye
Mesajlar
94
Tepki puanı
88
Düşünce
Ateist
Batı Afrika: Göçebe halkı Fulani´lerin yaratılış miti

İnsanlar, yeryüzünün bir damla sütten yaratıldığını söylüyor.
İlk önce kocaman bir damla süt vardı.
Tanrı Doondari bunun için çıkıp geldi ve taşı yaptı.
Taş demiri yarattı, demir ateşi yaptı, ateş suyu meydana getirdi ve su havayı yaptı.
Daha sonra Doondari ikinci defa yeryüzüne geldi ve erkeği yaptı.
Ancak erkek kibirliydi, tanrı bu yüzden onu aşağılamak için körlüğü yarattı.
Körlük gururlandı, dolayısıyla Doondari körlüğü alt etmek için uykuyu yarattı.
Uyku kontrolden çıkınca, Doondari bu sefer uykuyu rahatsız etmek için dertleri yarattı.
Dertler güçlendiğinde, dertleri yenmek için ölümü yaptı.
Ölüm kibirlenince, Doondari, kutsal Gueno olarak yeryüzüne üçüncü defa ölümü yenmek için geldi.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

kavak

Üye
Mesajlar
94
Tepki puanı
88
Düşünce
Ateist
Kuzey Amerika: Michigan gölü civarında yașayan Sioux kabilesinin yaradılıș miti

Bilinçlendiğinde, babamızın nerede oturduğu ve tam olarak ne olduğu meçhuldu.
Ağlamaya bașladı ve göz yașları çok aktı.
Ama fazla uzun düșünmedi, hiçbir șey görmüyordu ki ve hiçlik her yerde vardı.
Nihayet oturduğu tahtından bir șey aldı ve ondan yeryüzünü yaptı.
Sonra tahtının altındaki yeryüzünü kendisinden uzaklaștırdı ve yarattığını incelediğinde, o dünyamıza benzedi.
Üzerinde hiç birșey yetișmiyordu ve tamamen çıplaktı.
Rahat durmuyordu ve kendi ekseni etrafında dairesel bir șekilde dönüp duruyordu.

Aniden düșündü :"Bir șey yaparsam, rahat edecek."
Böylece onun için saçlar ve örtü yarattı.
Yeryüzünde otları olușturmak için tahtından bitkileri aldı ve onları yeryüzüne doğru gönderdi.
Bunu yaptı ve yarattığını izledi.
Bu ise hâlâ rahat durmuyordu ve hareket etmeye devam ediyordu.

"Bu yoldan bir kere daha deneyeceğim." diye düșündü.
Bir ağaç aldı ve yeryüzüne doğru gönderdi ve yarattığını yine izlediğinde, o hâlâ dairesel dönüyordu.
Böylece 4 adam (kardeș) gönderdi; birini doğuya, birini batıya, birini güneye ve birini de kuzeye yerleștirdi.
Ve yarattığına yine bir baktı.
Bu hâlen dönüyordu.

"Belki șu eylemden sonra duracak." diye düșündü.
Bunun üzerine, su ruhları denilen varlıkları yarattı ve yeryüzünün altındaki yeri onlara tahsis etti.
Bu nedenle onlara, son ada deniyor.

Ardından bir diși ruhunu parçalayıp yeryüzünün her yerine dağıttı, onlardan tașlar oluștu.
Nihayet yarattığına doğru așağıya baktı ve sonunda dünyanın durduğunu farketti.
 

kavak

Üye
Mesajlar
94
Tepki puanı
88
Düşünce
Ateist
Hindistan: Puruşa miti

Bin kafalı, bin gözlü, bin ayaklı Puruşa; yeryüzünü tamamen kaplıyordu ve on parmak daha üstüne yükseliyordu.
Herşey Puruşa´dan ibaret idi, hem geçmiş hem de gelecek olan ve ölümsüzlüğün efendisi idi.
Çok kocamandı Puruşa.
Onun bir çeyreği yaratıkların hepsi idi ve diğer üç çeyreği ise gökyüzündeki ölümsüzlük idi.
Puruşa´nın üç çeyreği gökyüzüne yükseldi, bir çeyreği yeryüzünde kaldı.
Ondan her tarafa ve yemek yiyen ve yemeyen herşeye dağıldı.
Ondan Virăj doğdu, Virăj´dan da Puruşa. Doğduktan sonra yeryüzünün başından ve sonuna kadar yer kaplıyordu.
Tanrılar, Puruşa´yı adak olarak feda ettiklerinde, ilkbahar onların erimiş yağı, yaz onların yakıt odunu ve sonbahar onların armağanıydı.

İlk doğan Puruşa´yı, Barhis´in üzerinde adak olarak kutsadılar.
Bu tamamen feda edilen adaktan, kurban yağı üretildi.
Bunu havada, ormanda ve köyde yaşayan hayvanlara dönüştürdüler.
Bu tamamen feda edilen adaktan dizeler oluştu, onlardan kurban sözleri oluştu.
Ondan beygirler ve dişleri çift sıralı bütün hayvanlar, sığırlar, keçiler ve koyunlar meydana geldi.
Puruşa´yı parçalalara ayırdıklarında, kaç parçaya ayırmışlardı?
Ağzı, kolları neydi?
Kalçalarına ve ayaklarına ne deniyordu?
Ağzı Brahman´a, iki kolu Răjanya´ya dönüştü. İki kalçasından Vaiśya ve ayaklarından Śūdra meydana geldi.
Ruhundan ay, gözünden güneş, ağzından İndra ve Agni, ahından rüzgar meydana geldi.

Göbeğinden hava sahası, kafasından gökyüzü, ayaklarından yeryüzü, kulaklarından bölgeler çıktı.
Yeryüzünü böyle tertiplediler.
Tanrılar, Puruşa´yı adak olarak bağlayıp kurban ettiklerinde, yedi tane alevleyici odun ve yirmi bir tane de yakıt odununu hazırlamışlardı.
Tanrılar, adakla beraber adağı feda ettiler.
Bunlar, kurbanın ilk ilkeleriydi.
Nihayet bu güçler eski tanrıların bulunduğu diyar olan Sādhya’sa döndüler.
 

kavak

Üye
Mesajlar
94
Tepki puanı
88
Düşünce
Ateist
Asya: Sibirya´lı Jakut´larda yeryüzünün yaratılış miti

Ulu yaratıcı tanrı Ürüng ajyy tojon, uçsuz bucaksız olan denize bakarken, denizin içinde yüzen bir kabarcık gördü ve sordu: "Sen kimsin?"
Kabarcık, kendisinin şeytan olduğunu ve suyun altındaki yeryüzünde oturduğunu söyledi.
Bunu duyan Tanrı, dedi ki: "Eğer gerçekten suyun altında bir yeryüzü var ise, oradan bir parça getir!"

Şeytan suya daldı ve bir zaman sonra bir toprak parçası ile döndü.
Tanrı, toprak parçasını kutsadı ve suyun üzerine bıraktıktan sonra üzerine dikildi.
İşte şeytan o vakit tanrıyı boğmaya karar verdi ve yeryüzünü ince olana kadar yaymaya başladı, yaydıkça toprak sertleşti ve artık denizin büyük bir yüzeyini kaplıyordu.
 
Üst