Evren'deki İnce Ayarlar

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
500
Tepki puanı
63
Düşünce
Muvahhid
Evren'de birçok hasas ayarlar mevcuttur. Bunlardan birkaç örneği şunlardır.

Büyük bir galaksiyi ayırmak için gerekli kütleçekim enerjisinin kütlesinin enerji eşdeğerine oranı, 10 −5 civarındadır . Çok küçükse, hiçbir yıldız oluşamaz. Çok büyükse, Rees'e göre evren çok şiddetli olduğu için hiçbir yıldız hayatta kalamaz. (Lemley, Brad. "Why is There Life?". Discover magazine. Retrieved 23 August 2014.)

Lambda yaygın olarak bilinen kozmolojik sabit , yoğunluğu oranını tarif eder karanlık enerji , örneğin koyu enerji yoğunluğu sabit olduğu positing gibi belirli makul varsayımlar verilen evrenin kritik enerji yoğunluğuna. Planck birimleri açısından ve doğal boyutsuz bir değer olarak, kozmolojik sabit −, 10 −122 düzeyindedir . Bu o kadar küçük ki, genelinde bir milyar ışık yılından daha küçük olan kozmik yapılar üzerinde önemli bir etkisi yoktur. Kozmolojik sabit çok küçük olmasaydı yıldızlar ve diğer astronomik yapılar oluşamazdı. ( John D. Barrow The Value of the Cosmological Constant)

Elektromanyetizma gücü için yerçekimi gücünün bir proton çifti için, yaklaşık olarak 10 36 . Rees'e göre, eğer çok daha küçük olsaydı, sadece küçük ve kısa ömürlü bir evren olabilirdi.(Lemley, Brad. "Why is There Life?". Discover magazine. Retrieved 23 August 2014.)

Hidrojenden helyuma füzyonun nükleer etkinliğinin bir ölçüsü olan Epsilon (ε) 0.007'dir: dört nükleon helyumla kaynaşınca kütlelerinin 0.007'si (% 0.7) enerjiye dönüştürülür. Ε değeri, kısmen güçlü nükleer kuvvetin gücüyle belirlenir . Eğer ε 0.006 olsaydı, sadece hidrojen olabilirdi ve karmaşık kimya imkansız olurdu. Rees’e göre, eğer 0.008’in üstünde olsaydı, hidrojen yok olurdu, çünkü tüm hidrojen Büyük Patlama’dan kısa bir süre sonra kaynaştı.( Morison, Ian (2013). "9.14: A universe fit for intelligent life". Introduction to astronomy and cosmology. Hoboken, N.J.: Wiley. )

Yoğunluk parametresi olarak bilinen Omega (Ω), evrendeki yerçekimi ve genleşme enerjisinin nispi önemidir. Bu, evrenin kütle yoğunluğunun "kritik yoğunluğa" oranıdır ve yaklaşık olarak 1'dir. Yerçekimi karanlık enerjiyle ve ilk metrik genişlemeyle karşılaştırıldığında çok güçlüyse, evren, yaşam gelişmeden önce çökmüş olurdu. Diğer taraftan, yerçekimi çok zayıf olsaydı, hiçbir yıldız oluşmazdı.( Sean Carroll and Michio Kaku (2014). How the Universe Works 3. End of the Universe. Discovery Channel )

Zayıf Nükleer Kuvvet . Bu, atomun çekirdeği içerisinde çalışan, doğanın dört temel kuvvetinden biridir, evrenin ilk oluşumu sırasında 10 ^ 100'den sadece bir kısmının değişmesini önleyecek kadar ince ayarlanmıştır. hayata izin veren evrenin oluşumu.

Kozmolojik Sabit . Yerçekimini önleyen ve evrenin genişlemesine neden olan itici bir kuvvet sağlayan kozmolojik sabitin değerindeki bir değişiklik - 10 ^ 120'de bir kısmın hassasiyetine ihtiyacı vardır; Aksi takdirde, evren hayatı yasaklayan hale gelirdi.

Işığın Hız . Bir vakumdaki ışığın hızı şimdi 299,792,458 metre / saniye olarak tanımlanmaktadır; Işık hızındaki küçük bir değişiklik bile diğer sabitleri değiştirir ve yeryüzündeki yaşam olasılığını engeller; bunun nedeni, diğer temel fizik sabitlerinin ve relatinozların birçoğunun türetilmesinde ışığın hızını içermesidir. Örneğin, Einstein'ın ünlü denklemi E = mc ^ 2'de tanımladığı enerji ve kütle arasındaki ilişkiyi göz önünde bulundurun - maddenin enerjiye dönüştürülmesiyle üretilen enerji miktarı ışığın hızı ile ilgilidir. Bu ilişki elbette güneşten gelen enerji miktarını belirlediği için çok önemlidir.

Atmosferdeki Su Buharı . Atmosferdeki su buharı seviyeleri şu anda olduğundan daha büyük olsaydı, kaçak bir sera etkisi sıcaklıkların insan yaşamı için çok yüksek olmasına neden olur; daha az olsaydı, sera etkisinin yetersiz olması dünyayı insan yaşamını desteklemeyecek kadar soğuk yapardı.

Güneş Sistemindeki Büyük Gezegenler . Eğer Jüpiter şu anki yörüngesinde olmasaydı, dünya uzay malzemesiyle (kuyruklu yıldızlar ve göktaşları gibi) bombalanacaktı. Jüpiter'in yerçekimi alanı, uzay molozunu Dünya'dan uzağa çekmek için “kozmik bir elektrikli süpürge” gibi davranır.

Toprak Manto . Dünya kabuğunun kalınlığı daha büyük olsaydı, insan yaşamını desteklemek için kabuğa çok fazla oksijen aktarılırdı; daha ince olsaydı, volkanik ve tektonik aktivite hayatı imkansız hale getirirdi.

Dünya Rotasyonu . Dünyanın dönüşü yirmi dört saatten uzun sürerse, o zaman sıcaklıklar çok aşırı olur; alternatif olarak, eğer dönme süresi daha kısa olsaydı, atmosferik rüzgar hızları çok büyük olurdu.

Entropi ve Termodinamik Konular . Şimdi bildiğimiz tüm evreni - tüm yıldızları, gezegenleri ve galaksileri - 10 ^ -34 metre (mümkün olan en küçük mesafe) Planck uzunluğu denilen küçük bir noktaya sıkıştırılmış olarak düşünün . Evren mümkün olan en küçük noktaya sıkıştırıldığında, mevcut evrenden çok daha organize (daha az kaotik veya daha az entropik). Oxford Üniversitesi'nden Roger Penrose, bu düşük entropik devletin kendiliğinden tesadüfen ortaya çıkma şansının yaklaşık 10 ^ 10 ^ 123'te bir şans olduğunu hesapladı. - düşünülemez olacak kadar küçük bir sayı. Penrose, bu olasılığı 1 ve ardından sıfır yazarak tahmin etmeye çalışırsanız, evrendeki atomik parçacıklardan çok daha fazla sıfır yazmak zorunda kalacağınızı - açıkça imkansız bir görev olduğunu not eder. Adil olmak gerekirse, bu derece örgütlenme yaşam için gerekli değildir - ancak yine de bu, yaratılışın en erken anlarındaki durumdur. Penrose bu açıklamayı yapar,

Bu olağanüstü bir rakam. Bir kişi normal sıradaki gösterimde tam olarak tam sayı bile yazamadı: “1”, ardından 10 123 ardışık “0” olur! Her bir protona ve her bir nötronun üzerine bütün evrende bir '0' yazsak bile - ve diğer tüm parçacıklara iyi ölçmek için de atabiliriz - gereken rakamı yazmaktan çok uzağa düşmeliyiz . Evreni ilerletmek için gereken hassasiyetin, olayların andan itibaren davranışını yöneten süper dinamik denklemlerde (Newton, Maxwell, Einstein) alıştığımız olağanüstü hassasiyetten hiçbir şekilde aşağılık olmadığı görülüyor. şu an için.


Nobel ödüllü Arno Penzias: "Astronomi bizi eşsiz bir etkinliğe götürür, hiçbir şeyden yaratılmayan ve yaşamı desteklemek için gereken koşulları sağlamak için hassas bir şekilde dengelenmiş bir evren. Saçma bir kaza olmadığında, modern bilimin gözlemleri, temelde söylenebilecek, doğaüstü bir plana işaret ediyor gibi görünmektedir .

Kozmolog Ed Harrison: " İşte, Tanrı'nın varlığının kozmolojik kanıtı - Paley'in tasarım argümanı - güncellendi ve yenilendi. Unieter'in ince ayarlaması, fiili tasarımın ilk elden kanıtını sağlar. "
 

Kemal

☆☆☆☆
Disiplin Kurulu Başkanı
Mesajlar
434
Tepki puanı
271
Düşünce
Agnostik
Evrendeki ince ayarlar Kuran'ın tanrısı Allah'ı ispatlamaz.
 

Kemal

☆☆☆☆
Disiplin Kurulu Başkanı
Mesajlar
434
Tepki puanı
271
Düşünce
Agnostik
Demek istediğim evrendeki ince ayarlar bir yaratıcının olduğunu ispatlayabilir ama allahın olduğunu ispatlamaz. Çünkü allah kuranın tanrısıdır. Ayrıca yüzlerce tanrı var neden allahı ispatlasınki?
 

Entropyy22

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
802
Tepki puanı
213
Düşünce
Ateist
Kendini önemsersen yaptığın ve karşılaştığın her şey sana eşsiz gelir. Sanki her şey senin için ayarlanmış gibi sanırsın. Durum bu.

Ama Yaşama elverişli bir gezegende evrilen primat türü olduğunu bilirsen sadece şanslı olduğunu hissedip mutlu olursun.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
889
Tepki puanı
337
Düşünce
Ateist
Konunun yanıtı çoklu evrenlerdir.

Evrenimizde nasıl hayata elverişli çok ender, belki de tek gezegen varsa, çoklu evrenler kuramında da evrenler için durum aynıdır. Tüm dünya halkının katıldığı ve tek bir büyük ikramiye çıkacak bir piyango düşünün. Bu piyangonun çıktığı kişi uçacaktır yani, ayakları yerden kesilir. Sarhoştan beter olur. Tanrının lütfundan başka aklına bir şey gelmez.

Hayat piyangosu da gezegenler için de, evrenler için de böyledir.
 

virac

☆☆
Üye
Mesajlar
562
Tepki puanı
142
Düşünce
Muvahhid
''Atmosferdeki Su Buharı'', ''Güneş Sistemindeki Büyük Gezegenler'', ''Toprak Manto'', ''Dünya Rotasyonu'' saçma olmuş.

Yalnızca dünyamız değil, dünyaya benzer birçok gezegen olduğu düşünülmektedir, bunlar dünyaya verilmiş bir nimet değil. Ayrıca canlılık başladıktan sonra bunlardan herhangi biri bile olmasaydı bile canlılar ona göre adapte olarak yaşamaya devam eder, gerekirse buna göre evrilirlerdi.

Hem bu dört meselenin Tanrının varlığıyla alakası nedir? Yoksa Tanrınız bunlar olmaksızın tek bir canlıyı ve ona uygun olacak ortamı yaratamaz mı? Dünyaya değil de, Ay'a uygun bir canlı olamaz mıydık? Pekala Tanrı bunlar olmaksızın da yaratabilir ve böyle de olabilir. Ben sizin bu argümanlarınızdan Tanrınızın sınırlı olduğunu anlarım. Hatta, canlılığın oluşması için bunlara ihtiyaç varmış, Tanrıya değil deyip; bunlara bağlı olan, sınırlı, güçsüz bir Tanrının olamayacağını öne sürerek Tanrınızı ret de edebilirim.

Lütfen çevrenizde veya başka sitelerde bu argümanları sunmaya kalkmayınız, Tanrınızla dalga geçerler.

''Zayıf Nükleer Kuvvet'', ''Kozmolojik Sabit'', ''Işığın Hız'', ''Entropi ve Termodinamik Konular'' büyük genişleme (big bang) ile ilgilidir. Şimdilik evrenin neden var olduğunu bilmiyoruz, haklı olabilirsiniz.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Entropyy22

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
802
Tepki puanı
213
Düşünce
Ateist
'Hatta, canlılığın oluşması için bunlara ihtiyaç varmış, Tanrıya değil deyip; bunlara bağlı olan, sınırlı, güçsüz bir Tanrının olamayacağını öne sürerek Tanrınızı ret de edebilirim.
Tanrı bu ayarlara muhtaç değil tabiki elindeki sonsuz ayarlardan bunu uygun görmüş tercih meselesi :) Bu arada hoşgeldin seninle tanışma fırsatımız olmadı foruma hızlı giriş yapmışsın kolay gelsin :)
 

virac

☆☆
Üye
Mesajlar
562
Tepki puanı
142
Düşünce
Muvahhid
Tanrı bu ayarlara muhtaç değil tabiki elindeki sonsuz ayarlardan bunu uygun görmüş tercih meselesi
@KuranMumini2698 bu kadar hararetli savunduğuna göre, Tanrısı bizleri yaratmak ve korumak için bunlara muhtaç olmalı. Gerçek şu ki;
Ayrıca canlılık başladıktan sonra bunlardan herhangi biri bile olmasaydı bile canlılar ona göre adapte olarak yaşamaya devam eder, gerekirse buna göre evrilirlerdi.
Bu tür şeyler bir Tanrının var olması gerektiğine dair doğru örnekler değiller. Çünkü bütün bu saydıkları canlılar için var değiller, bazı canlılar bunlara uyum gösterebildikleri için varlar.

Bu arada hoşgeldin seninle tanışma fırsatımız olmadı foruma hızlı giriş yapmışsın kolay gelsin
Hoşbulduk, haklısın, teşekkür ederim.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

virac

☆☆
Üye
Mesajlar
562
Tepki puanı
142
Düşünce
Muvahhid
Bu tür şeyler bir Tanrının var olması gerektiğine dair doğru örnekler değiller.
Tanrının bir şeyleri yapmak için doğa yasalarına bağlı veya uyumlu olduğunun görülmesi, aslında panteist bir tanrının varlığı için kullanılabilecek güzel argümanlardır.

Bu tür argümanlar Spinoza'nın Tanrısı için geçerli olabilir, yoksa ''bak şu kainata...''deyip şu şöyle olmasaydı vb. gibi örnekler, bence teistlerin mutlak güce sahip tanrıları için geçerli olamaz. En basitinden hani anlatılır ya, güneş şu kadar yakın olsaydı, şöyle olurdu diye. Eğer böyle olsaydı, Tanrı gerekiyorsa o dengesizlikte, kullarını yakmayacak bir beden verirdi ya da daha başka bir canlı modelini yaratırdı, yani öyle olmasaydı, ona uygun bir şeyler oluverirdi, yoksa siz Tanrınızın böyle şeyler yapamayacağına mı inanıyorsunuz?

O zaman siz teistler, şu şöyle olmasaydı bu oluverirdi gibi argümanları bir kenara koymalısınız, yoksa kadir-i mutlak Tanrınıza zeval getirebilir, onu yalancı duruma çıkarabilirsiniz; yukarıdaki mesajımda saydığım ilk dört argüman, size karşı da kullanılabilecek, yanlış anlaşılabilecek argümanlardır.

Evet, dünyamız canlılığın oluşması için uygun bir yerdir; ama bütün bu uygunluklar Tanrı için gerekli değildir, olmamalıdır. Nitekim bizim yaratılmamız ve hayatta olmamız için bu öyle olsa bile, canlılara baktığımızda, ilk ilkel canlıdan zamanla karmaşıklaşarak evrimleşmiş ve günümüze öyle gelmiş bir evrim ağacıyla karşı karşıya kalıyoruz ve hem de bu süreçte ortaya çıkan canlı türlerinin %99'u ise yok olmuş, yani bütün bunları topladığımızda, bunların bizlerin özel bir amaçla yaratılmış olduğuna işaret ettiğini hiç zannetmiyorum.

Sn. @KuranMumini2698 bu düşüncelerimi eleştirmenizi istiyorum, yaklaşımıma farklı bir gözle de bakmayı isterim.
 

virac

☆☆
Üye
Mesajlar
562
Tepki puanı
142
Düşünce
Muvahhid
Yine de söyleyeyim; eğer kendisi hakkında yanılıyorsam/yanılıyorsak var olan gerçek Tanrı beni/bizi düzeltsin, mahvolmama izin vermesin, kendisi yolunda ilerleyen bir dava adamı, bizleri kendisini cümle aleme tanıtan öncüler yapsın, varsa cennetine alsın. Amin.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
889
Tepki puanı
337
Düşünce
Ateist
Bu eski bir tartışmadır. İslam'da allahın kadiri mutlak olduğu, her şeye gücü yettiği ve ol deyince olduğu inancı, bilimin önünde kaya gibi duruyordu. Bu inançla bilim yapılamıyordu. Bunu aşmak isteyen Farabi determinizm anlayışını getirmek istedi. Buna göre nedensellik asıldır, allah da nedenselliği aşamaz, nedensellik çerçevesinde yaratmak zorundadır.

Gazali buna şiddetle karşı çıktı ve Farabi'nin kafir olduğunu ilan etti. Bilimin önündeki engelin kalkmasına izin vermedi. Yine de İbni Sina gibi önderler Farabi'nin yolundan gittiler ama kısıtlı kaldı. İslam dünyasının geri kalmasının Gazali yüzünden olduğunu söylemek yanlış olmaz.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
889
Tepki puanı
337
Düşünce
Ateist
Yine de söyleyeyim; eğer kendisi hakkında yanılıyorsam/yanılıyorsak var olan gerçek Tanrı beni/bizi düzeltsin, mahvolmama izin vermesin, kendisi yolunda ilerleyen bir dava adamı, bizleri kendisini cümle aleme tanıtan öncüler yapsın, varsa cennetine alsın. Amin.
Boşa gidiyor bu sözlerin, tanrı kesinlikle yoktur. Çünkü tanrı olamayacak bir şeydir. Olamayan bir şey, olmaz. Agnostisizm tanrı ola da bilir demek değildir. Hakkında hiç bir fikrimiz olamayacak bir şeyin üzerine fikir yürütmek anlamsızdır demektir. Bu itibarla agnostik, tanrıdan bahsetmeyi gereksiz sayar. Tanrının olabileceğinden hiç bahsetmez.

Agnostisizm biraz yanlış anlaşılıyor ve yanlış da tanıtılıyor. Tanrı ola da bilir demekmiş gibi lanse ediliyor. Bu yanlış propagandaya prim vermemek lazım.
 

virac

☆☆
Üye
Mesajlar
562
Tepki puanı
142
Düşünce
Muvahhid
Bu eski bir tartışmadır. İslam'da allahın kadiri mutlak olduğu, her şeye gücü yettiği ve ol deyince olduğu inancı, bilimin önünde kaya gibi duruyordu. Bu inançla bilim yapılamıyordu. Bunu aşmak isteyen Farabi determinizm anlayışını getirmek istedi. Buna göre nedensellik asıldır, allah da nedenselliği aşamaz, nedensellik çerçevesinde yaratmak zorundadır.

Gazali buna şiddetle karşı çıktı ve Farabi'nin kafir olduğunu ilan etti. Bilimin önündeki engelin kalkmasına izin vermedi. Yine de İbni Sina gibi önderler Farabi'nin yolundan gittiler ama kısıtlı kaldı. İslam dünyasının geri kalmasının Gazali yüzünden olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Evet, Ehl-i Sünnet ve Şii hocalara göre Farabi'nin fikirlerini küfür olarak görürler, Farabi'nin kafir olduğunu ileri sürerler.
 

virac

☆☆
Üye
Mesajlar
562
Tepki puanı
142
Düşünce
Muvahhid
Boşa gidiyor bu sözlerin, tanrı kesinlikle yoktur. Çünkü tanrı olamayacak bir şeydir. Olamayan bir şey, olmaz. Agnostisizm tanrı ola da bilir demek değildir. Hakkında hiç bir fikrimiz olamayacak bir şeyin üzerine fikir yürütmek anlamsızdır demektir. Bu itibarla agnostik, tanrıdan bahsetmeyi gereksiz sayar. Tanrının olabileceğinden hiç bahsetmez.

Agnostisizm biraz yanlış anlaşılıyor ve yanlış da tanıtılıyor. Tanrı ola da bilir demekmiş gibi lanse ediliyor. Bu yanlış propagandaya prim vermemek lazım.
Bunu bir agnostik olarak değil, Tanrının varlığının bir an için bir ihtimal kabul ederek yazmıştım.

Bahsettiğiniz şeyin apateizm olduğunu biliyorum.

Hem agnostik deizm de vardır. Ben agnostik deizim'in Tanrının varlığı ya da yokluğu konusunda kesin olacak kadar bir bilginin olmadığını ve bu yeteri bilginin hiçbir zaman elde edilemeyeceğini ama buna rağmen bir Tanrının var olduğunu/olabileceğini kabul edenlerin düşüncesi olarak biliyorum.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
889
Tepki puanı
337
Düşünce
Ateist
Evet, Ehl-i Sünnet ve Şii hocalara göre Farabi'nin fikirlerini küfür olarak görürler, Farabi'nin kafir olduğunu ileri sürerler.
Sonuçta İslam dünyası determinizmi anlayamadı ve yorumlayamadı. Bu da bilim ve felsefenin önünü tıkadı. Determinist anlayış olmadan dini aşmak olanaksızdır. Din dogması kalıplarını ancak determinizm parçalayabilir. Farabi bunu ilk gören ve bu konuda harekete geçen çok aydınlık, büyük bir dehadır.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
889
Tepki puanı
337
Düşünce
Ateist
Bunu bir agnostik olarak değil, Tanrının varlığının bir an için bir ihtimal kabul ederek yazmıştım.

Bahsettiğiniz şeyin apateizm olduğunu biliyorum.

Hem agnostik deizm de vardır. Ben agnostik deizim'in Tanrının varlığı ya da yokluğu konusunda kesin olacak kadar bir bilginin olmadığını ve bu yeteri bilginin hiçbir zaman elde edilemeyeceğini ama buna rağmen bir Tanrının var olduğunu/olabileceğini kabul edenlerin düşüncesi olarak biliyorum.
Fikir akımlarının sentezleri her zaman yapılabilir. Apateizm filan önemli değil. Tanrı konusunda başlıca üç tutum vardır. Gerisi yapay üretim ve çok da önemli olmayan nüanslar. Temeli üçtür. A.D.A. derim ben buna.

Tabii ki agnostik ateizm de vardır. Esasen agnostisizm kapsayıcı bir şemsiye, geniş bir yelpazedir. Agnostik teizm bile vardır. Tanrı ya bir de varsa olarak özetleyebiliriz bunu.

Ha bu arada panteizmi de es geçmemek gerekir. Fakat A.D.A.P. şeklinde bir dörtleme yapma gereği duymam. Panteizmi ateizm olarak kabul ederim. Ama kulağını öbür elle göstermek kadar bir farkı vardır ateizmden.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

virac

☆☆
Üye
Mesajlar
562
Tepki puanı
142
Düşünce
Muvahhid
Fikir akımlarının sentezleri her zaman yapılabilir. Apateizm filan önemli değil. Tanrı konusunda başlıca üç tutum vardır. Gerisi yapay üretim ve çok da önemli olmayan nüanslar. Temeli üçtür. A.D.A. derim ben buna.

Tabii ki agnostik ateizm de vardır. Esasen agnostisizm kapsayıcı bir şemsiye, geniş bir yelpazedir. Agnostik teizm bile vardır. Tanrı ya bir de varsa olarak özetleyebiliriz bunu.

Ha bu arada panteizmi de es geçmemek gerekir. Fakat A.D.A.P. şeklinde bir dörtleme yapma gereği duymam. Panteizmi ateizm olarak kabul ederim. Ama kulağını öbür elle göstermek kadar bir farkı vardır ateizmden.
Anlıyorum
 

virac

☆☆
Üye
Mesajlar
562
Tepki puanı
142
Düşünce
Muvahhid
Burada yazdıklarımın bir yerinde yanıldığımı hissediyorum. Sizce gözden geçirmem gereken yer neresidir? Ben bulunca sizlere haber vereceğim, eğer siz bulursanız yazınız.
 
Üst