Evrenin Genişlemesi Hakkında

yeniçeri

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
927
Tepki puanı
621
Düşünce
Ateist
Kuran ayetleri şair sofiler tarafından yazılmışlardır. Gökten kasdedilene bakmak lazımdır. Gök insanın göğü olup onun düşünme kapasitesidir. İşte o kapasitenin insan yaşadığı müddetçe arttığından bahsediyor. Yoksa uzaydan kainattan bahsetmiyor. Eğer öyle olsaydı bize gezegenlerden kara deliklerden evrenin oluşumundan evrenden başka evrenlerin olup olmadığındanda bahsederdi.
 

NaMüsülman

Üye
Mesajlar
43
Tepki puanı
65
Düşünce
Agnostik
Bir de şu gökyüzünün 7 katmandan oluşması olayı var. O konuda halk arasında eskiden beri feleğin yedi kattan oluştuğu inancı olduğunu bi çok kez duymuştum hatta bi çok şair şiirlerinde imge olarak kullanmıştır. Ama yine de dayanağı nerden geliyor bilmediğim için kesin kanıt sunamadim. Bilimdeki 7 katmana bağlıyor kuran savunucuları.
 

Kaybeden Şair

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,284
Tepki puanı
613
Düşünce
Ateist
Bir de şu gökyüzünün 7 katmandan oluşması olayı var. O konuda halk arasında eskiden beri feleğin yedi kattan oluştuğu inancı olduğunu bi çok kez duymuştum hatta bi çok şair şiirlerinde imge olarak kullanmıştır. Ama yine de dayanağı nerden geliyor bilmediğim için kesin kanıt sunamadim. Bilimdeki 7 katmana bağlıyor kuran savunucuları.
Ben bir konu paylaşmıştım ya. Orada da demiştim. Gökyüzünün 7 katmandan oluşum inancı milattan yüzyıllar önce bile vardı. Zaten Göktürklerde buna inanıyordu.
 

NaMüsülman

Üye
Mesajlar
43
Tepki puanı
65
Düşünce
Agnostik
Değerli düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim arkadaşlar. Böyle konuları daha çok tartışmalıyız.
 

Orhan Yolcu

☆☆☆☆
Yönetim Kurulu Başkanı
Mesajlar
552
Tepki puanı
385
Düşünce
Agnostik
Bir de şu gökyüzünün 7 katmandan oluşması olayı var. O konuda halk arasında eskiden beri feleğin yedi kattan oluştuğu inancı olduğunu bi çok kez duymuştum hatta bi çok şair şiirlerinde imge olarak kullanmıştır. Ama yine de dayanağı nerden geliyor bilmediğim için kesin kanıt sunamadim. Bilimdeki 7 katmana bağlıyor kuran savunucuları.
Bu konu sitede daha önce paylaşılmış. Atmosferin Katmanları başlığından okuyabilirsin.
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
927
Tepki puanı
621
Düşünce
Ateist
Nefis insandaki duygu ve düşünce toplamıdır. Duygular ise düşüncelerimizin yoğunlaşmış halidir. Sofiler insandaki bu düşünce gelişimini yedi nefis olarak belirtip Kuranda da bunu çeşitli ayetlerde göstermişlerdir. Yedi kat gökten kasıt da budur.

Nefsi Emmare, hayvani nefs Adem ve Havvanın cennetteki hali.
Nefsi Levvame, başarısızlık karşısında düşünsel elem hali cehennemin ta kendisi.
Nefsi Mülhime, düşüncede ilham oluşması hali, Nuhun gemisine gemiden çıkarılan güvercinin zeytin dalı ile gelmesi, bu halin anlatımıdır.
Nefsi Mutmaine, oluşan ilham sonucu düşünsel rahatlama.
Nefsi Radiye, rahatlığın sonucu kendinde özgüven oluşumu.
Nefsi Mardiye, karşılaşılan zorluğunda yenileceğine dair oluşan özgüven.
Nefsi safiye, başarının ta kendisi, insana şah damarından daha yakın olan Allah mefhumunun düşünsel olarak tecellisi.
 

Kemal

☆☆☆☆
Disiplin Kurulu Başkanı
Mesajlar
434
Tepki puanı
272
Düşünce
Agnostik
Zariyat 47 nin arapçasını açıp okuyun. "Sema" kelimesinin kullanıldığını göreceksiniz. Arapça sema kelimesi, Türkçe gök kelimesinin tam karşılığıdır. Yani sema ile atmosfer kastedilmektedir. Dolayısıyla bu ayette evren bahis konusu değildir.
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
927
Tepki puanı
621
Düşünce
Ateist
Ağladıkça güneşi tutacağız göreceksin diye bir şarkı söylerdi Ahmet Kaya. Kastedilen güneş miydi?
Zülkarneyn güneşin doğduğu yere gitti derken Kuran ayeti kastedilen güneş midir?
Evet güneştir derseniz. Benim söyleyeceğim bir şey yok.
 

know

Üye
Mesajlar
7
Tepki puanı
17
Düşünce
Agnostik
Özellikle 1990 ve sonrasında Kuran’ı zorla modern bilime uydurma çabasının arttığını görmekteyiz. Bu amaç uğruna ayetleri nasıl eğip bükdüklerini görüyoruz. İşte bunlardan biri de büyük patlama konusudur. Kuran evrenin genişlemesi olayını (big bang) bilim adamları keşfetmeden önce haber vermiştir diyebilmek için, ayeti anlamından saptırdıklarını açıkça görüyoruz. Üstelik hileli tercüme yapmaktadırlar. Suni mucize üretebilmek uğruna.

Zariyat Suresi 47.ayete yanlış anlam veriyorlar ve yanlış tercüme ediyorlar:
Ayetteki gök kelimesi evren diye çevirerek, kapsayıcı gücümüz var kelimesini de genişletmekteyiz şeklinde çevirerek hileli bir ayet yorumuna ulaşıyorlar. Ve ayeti aşağıdaki gibi veriyorlar:
”Evreni biz kurduk ve biz onu genişletmekteyiz. (Zariyat 47)”
Evrenin genişliyor oluşunu Kuran önceden bilmiş diyorlar.
Şimdi bu hilelerini açıkça deşifre etmek gerekiyor:
”Gökyüzünü biz bina (بَنَيْنَاهَا) ettik. Çünkü biz kapsayıcı bir gücün sahibiyiz. (Zariyat 47)

Zariyat 47. ayetin gerçek tercümesi budur ve 1990 öncesi tercümelerde bu şekilde geçmektedir. Elmalılı Hamdi, Abdulkadir Gölpınarlı, Hasan Basri Çantay bu şekilde vermişler ayeti.

Ve ayetten göğün genişlemesi anlamının çıkarılması imkansızdır. Çünkü bunun tam tersi bir anlam yükleyen bir kelime var ayette: bina kelimesi. Türkçede de kullandığımız bina etmek fiili var burada. Bina etmek yani sabit ve sağlam kılmak, sabitlemek anlamına geliyor. Siz hiç sürekli genişleyen bir bina gördünüz mü? (-بَنَيْنَاهَا - beneyna ha = bina etmek, sabit ve sağlam kılmak).

Zariyat 47. ayette geçen kelime le müsuine (لَمُوسِعُونَ) kelimesidir ve anlamı elbetteki kapsayıcıyız, elbetteki kuşatıcıyızdır. Mekandan ziyade iradesel eylem ve yeteneklerin kapsayıcılığını anlatır. Mekansal genişlik için kullanılan kelime arduha kelimesidir ve bu ayette geçmemektedir. Arduha (عَرْضُهَا) = genişlik. Arduha kelimesi Ali İmran 133 ve Hadid 21. ayetlerde vardır. Zariyat 47. ayette arduha (عَرْضُهَا) kelimesi yoktur.
 

know

Üye
Mesajlar
7
Tepki puanı
17
Düşünce
Agnostik
Ağladıkça güneşi tutacağız göreceksin diye bir şarkı söylerdi Ahmet Kaya. Kastedilen güneş miydi?
Zülkarneyn güneşin doğduğu yere gitti derken Kuran ayeti kastedilen güneş midir?
Evet güneştir derseniz. Benim söyleyeceğim bir şey yok.
Evet Zulkarneyn direk güneşi takip ediyor ve güneşin battığı özel mekanı bulmaya gidiyor. Kuran kendinden önceki güneş dünyadan küçüktür inancını aynen devam ettiriyor açıkça. Kuran bu olayın mecaz değil gerçek bir anı olduğunu söylüyor zaten.

"Sana Zulkarneyn hakkında soruyorlar. De ki size ondan gerçekleşmiş bir anı okuyacağım. (KEHF 83)"

"Zulkarneyn güneşin battığı mekana ulaştı, güneşi çamurlu bir su kaynağında batarken buldu (vecede - وَجَدَ), ve yanında bir de kavim buldu (vecede - وَجَدَ). (KEHF 86)"


Yani tıpkı kavmi gerçekten bulduğu gibi güneşi de gerçekten buluyor (vecede = buldu).

Dünyanın kendi etrafında döndüğünü bilmezseniz; Güneş bir yerden başka bir yere gidip geliyor zannedersiniz. Tıpkı Zulkarneyn olayındaki gibi.

Aynı şeyi İbrahim olayında da anlatıyor Kuran yazarı.

Ve Kuran Dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü bilmediği için; Güneşin doğup batması olayını Güneşin hareketine yoruyor. Oysa olay sadece dünyanın kendi etrafında dönmesi olayıdır. Bunu bilmeyen Kuran yazarı olayı Güneşin bir yere gidip gelmesi olarak sunuyor.

"Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut’u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kafir apışıp kaldı. (BAKARA 258)"


Görüldüğü gibi Güneş bir yere gidip geliyor sanmaktadır Kuran. Oysa olay sadece Dünyanın kendi etrafında dönmesidir. Güneşin bir yere gidip geldiği yoktur. Yani Kuran kendi çağının astronomi cehaletini aynen paylaşmaktadır.

Aynı şey Tevratta da vardır. Dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü bilmeyen Tevrat yazarı Güneşin bir yerlere gidip geldiğini zannediyor. Ve Yeşu Güneşe dur kalk yaptırıyor:

"RAB’bin Amorlular’ı İsrailliler’in karşısında bozguna uğrattığı gün Yeşu halkın önünde RAB’be şöyle seslendi: Dur, ey güneş, Givon üzerinde. Ve ay, sen de Ayalon Deresi’nde. (Yeşu 10:12 TEVRAT)”

"Halk, düşmanlarından öcünü alıncaya dek güneş durdu, ay da yerinde kaldı. Bu olay Yaşar Kitabı’nda da yazılıdır. Güneş, yaklaşık bir gün boyunca göğün ortasında durdu, batmakta gecikti. (Yeşu 10:13 TEVRAT)"
 

Furkan

☆☆
Üye
Mesajlar
152
Tepki puanı
115
Düşünce
Sünni
"Göğü biz çok sağlam bir şekilde bina ettik. Şüphesiz onu genişleten biziz."

Evrenin ışık hızında genişlemesi

Zariyat suresi 47. Ayet

Arı kuranda 16. suredir ve arının 16 kromozomu vardır.

O inkar edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı? (Enbiya Suresi, 30)

1500 yıl sonra big bang teorisi sunulmuştur ve insanın sudan yaratılması.

Hz Muhammed astronomiyle mi uğraşıyordu biyolojiyle mi uğraşıyordu ki bunları söylesin okumayı yazmayı bilmiyordu Cebrail öğretti.

Ayrıca başlı başına tebbet suresi.

Daha da araştırırsak fazlası vardır.
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Başkanı
Mesajlar
1,788
Tepki puanı
1,046
Düşünce
Agnostik
Dostum göğü genişletme ayeti palavra. Evrenin genişlemesi keşfedilmeden önce bu konudan bahseden bir meal yoktur. Evrenin genişlemesi keşfedilince bu mealler ortaya çıktı. Neden çıktığını sende kolaylıkla tahmin edebilirsin. Kuran bilime uygundur diyebilmek için. Bu konuyla ilgili şuraya bakabilirsin.

- - -

Gelelim kromozom meselesine. Bu iyi tutmuş. Muhammedi tebrik ederim. 600 sayfa bir kitap tamamen yanlış olmaz. İçinde mutlaka tutan şeyler olacaktır. Bende 600 sayfa bir kitap yazsam mutlaka bunun gibi üç beş şey tuttururum muhakkak. Ayrıca Kuranda bundan başka tutan şeyler de var. Fakat hiçbir kitap bazı şeyleri tutturarak kutsal kitap olamaz. Ayrıca bundan bahsederken Kurandaki hataları es geçmek olmaz. Bundan bahsediyorsan Kurandaki hatalardan da bahsetmen gerekir. Oysa kutsal kitap hatasız olamaz değil mi?

- - -

Enbiya 30 daki mesele ise tamamen palavradır. Eğer enbiya 30 u dikkatlice incelense bir çok problem doğar.

Yerin ve göğün ayrılması Sümer ve Babil yazıtlarında geçer. İlk defa Kuranda bahsedilmemiştir, eski bir mitolojidir. Muhammed bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da eski kaynaklardan alıntı yapmıştır. Enbiya 30 da bahsedilen yer ve gök hangi ara bitişikti? Big bang bu mudur? Ayrıca ayetteki gökten kasıt nedir? O zaman gök mü vardı? Olmayan şey nasıl bitişip ayrılsın? Çelişki çelişki üstüne... Bunları açıklarsan sevinirim.

Kısacası bu ayetin big bang ile bir alakası yoktur.

Yeri gelmişken, Kurandaki mucize iddiaları neden buluş bulunmadan önce değilde, buluş bulunduktan sonra ortaya çıkar. Bunu bi düşün bakalım.

Bu arada kurandaki astronomi hatalarına bi bakarsan sevinirim. Sitede vardı.
 

Furkan

☆☆
Üye
Mesajlar
152
Tepki puanı
115
Düşünce
Sünni
Dostum göğü genişletme ayeti palavra. Evrenin genişlemesi keşfedilmeden önce bu konudan bahseden bir meal yoktur. Evrenin genişlemesi keşfedilince bu mealler ortaya çıktı. Neden çıktığını sende kolaylıkla tahmin edebilirsin. Kuran bilime uygundur diyebilmek için. Bu konuyla ilgili şuraya bakabilirsin.

- - -

Gelelim kromozom meselesine. Bu iyi tutmuş. Muhammedi tebrik ederim. 600 sayfa bir kitap tamamen yanlış olmaz. İçinde mutlaka tutan şeyler olacaktır. Bende 600 sayfa bir kitap yazsam mutlaka bunun gibi üç beş şey tuttururum muhakkak. Ayrıca Kuranda bundan başka tutan şeyler de var. Fakat hiçbir kitap bazı şeyleri tutturarak kutsal kitap olamaz. Ayrıca bundan bahsederken Kurandaki hataları es geçmek olmaz. Bundan bahsediyorsan Kurandaki hatalardan da bahsetmen gerekir. Oysa kutsal kitap hatasız olamaz değil mi?

- - -

Enbiya 30 daki mesele ise tamamen palavradır. Eğer enbiya 30 u dikkatlice incelense bir çok problem doğar.

Yerin ve göğün ayrılması Sümer ve Babil yazıtlarında geçer. İlk defa Kuranda bahsedilmemiştir, eski bir mitolojidir. Muhammed bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da eski kaynaklardan alıntı yapmıştır. Enbiya 30 da bahsedilen yer ve gök hangi ara bitişikti? Big bang bu mudur? Ayrıca ayetteki gökten kasıt nedir? O zaman gök mü vardı? Olmayan şey nasıl bitişip ayrılsın? Çelişki çelişki üstüne... Bunları açıklarsan sevinirim.

Kısacası bu ayetin big bang ile bir alakası yoktur.

Yeri gelmişken, Kurandaki mucize iddiaları neden buluş bulunmadan önce değilde, buluş bulunduktan sonra ortaya çıkar. Bunu bi düşün bakalım.

Bu arada kurandaki astronomi hatalarına bi bakarsan sevinirim. Sitede vardı.
Kuranda gün kelimesi 365 kere geçmektedir

erkek 23

kadın 23 kere kuranda geçmektedir bu da insanın kromozom sayısıdır

demir elementi dünyanın oluşum sürecinde kendi kendine oluşabilecek bi element değildir bilim adamları doğrulamıştır

kuranda bu

Hadid suresi 25. ayet

"bir de demiri indirdik ki onda büyük bir güç ve insanlar için yararlar vardır"

enbiya suresi 32. ayet

"gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık.onlar ise gökyüzünin işaretlerine sırt çevirmektedirler"

atmosfer veya ozon tabakasından bahsetmektedir

sümerler mi güldürme ordaki yazıttan nasıl haberi olsun yazıtın arapça çevirisi var mı

bu arada o modern bilime göre şekillendi diyorsun zaten arapça kurana göre şekilleniyor kuran arapçaya göre değil şekillendikten sonra o cümledeki kelimelerin anlamlarından tahmini bir cümle ortaya çıkıyor başta anahtar kelimelerden sonra kaln kelimelerin anlamları ekleniyor.
 

ım muslım

Yasaklı Üye
Mesajlar
7
Tepki puanı
4
Düşünce
Muvahhid
Bir de şu gökyüzünün 7 katmandan oluşması olayı var. O konuda halk arasında eskiden beri feleğin yedi kattan oluştuğu inancı olduğunu bi çok kez duymuştum hatta bi çok şair şiirlerinde imge olarak kullanmıştır. Ama yine de dayanağı nerden geliyor bilmediğim için kesin kanıt sunamadim. Bilimdeki 7 katmana bağlıyor kuran savunucuları.
Bismillahirrahmanurrahim. Kuranı kerimi okurken sadece bu evreni düşünmek ahmaklıktır yedi kattan kasıt hem bu dünyadaki gök hem yaşam mertebeleridir.
 
Üst