Evrenselci, Gelenekçi Kur'an anlayışına göre. Aşağıdaki ayet günümüzde ve gelecekte nasıl uygulanır?

Knightwalker

☆☆
Deneyimli
Mesajlar
3,348
Tepki puanı
775
Düşünce
Tarihselci
Tevbe 36 : Doğrusu Allah’a göre ayların sayısı, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına uygun olarak on ikidir; bunlardan dördü haram aylardır. İşte doğru olan hesap budur. O aylarda kendinize zulmetmeyin, müşrikler sizinle topyekün savaştıkları gibi siz de onlarla topyekün savaşın.

Bakara 217:
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: “O ayda savaş büyük bir günahtır...

Maide 2:Ey iman edenler! Allah'ın ibadet, iyilik ve güzellik alâmeti kıldığı şeylere, çarpışmanın yasak olduğu haram aya, kurbanlık hediyelere, gerdanlıklara, Rablerinden bir lütuf ve rıza niyaz ederek Mescid-i Haram'a gelmiş olanlara saygısızlık etmeyin!

Haram Aylar nedir?

Haram aylar, hürmete lâyık aylar (Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb). Bu aylarda savaş yapmak yasak olduğu için bu adı almıştır.

Câhiliye devrinde Araplar arasında iç savaşlar eksik olmazdı. Yalnız haram aylarda savaş yapılmazdı.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,526
Tepki puanı
262
Düşünce
Sünni
Araplarda söz konusu olan bu haram aylar, Hz. İbrahim (as)’in hak dininden onlara miras kalan bir bilgidir. Cahiliye Arapları, bazen bunların yerlerini değiştirseler de, bu İbrahimî geleneği sürdürmüşlerdir.

Mealini vereceğimiz Tevbe Suresinin 36. ayetindeki ifadeler, “haram aylar” ın Cahiliye Araplarının bir icadı değil, eskiden beri bilinen bir ilahî takdir olduğunu göstermektedir.

Demek ki Kur’an’da yer alan “Haram aylar” ifadesi de Allah’ın nezdinde var olan ve dolayısıyla evrensel boyutu olan bir hakikattir:

İlgili ayetin meali:

“Doğrusu, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü kesin hükmünde, ayların sayısı on iki ay olup bunlardan dördü hürmetlidir / haram aylardır. İşte doğru hesap budur. O halde bu aylar konusunda kendinize zulmetmeyin, ve müşrikler nasıl sizinle top yekûn savaşıyorlarsa siz de onlarla top yekûn savaşın! Ve bilin ki Allah, ilahî sınırlara saygılı olup fenalıklardan sakınanlarla beraberdir.”(Tevbe, 9/36).
Bilgi İçin tıklayınız:

EŞHURU'L-HURUM / HARAM AYLAR

 

Knightwalker

☆☆
Deneyimli
Mesajlar
3,348
Tepki puanı
775
Düşünce
Tarihselci
Araplarda söz konusu olan bu haram aylar, Hz. İbrahim (as)’in hak dininden onlara miras kalan bir bilgidir. Cahiliye Arapları, bazen bunların yerlerini değiştirseler de, bu İbrahimî geleneği sürdürmüşlerdir.

Mealini vereceğimiz Tevbe Suresinin 36. ayetindeki ifadeler, “haram aylar” ın Cahiliye Araplarının bir icadı değil, eskiden beri bilinen bir ilahî takdir olduğunu göstermektedir.
Neden uygulamıyorsunuz haram aylarda savaşmayın ayetini 1400 yıldır?
 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,526
Tepki puanı
262
Düşünce
Sünni
Neden uygulamıyorsunuz haram aylarda savaşmayın ayetini 1400 yıldır?
Şeriat yok. Çok zor olmasa gerek anlamak. Gelirse Allah'ın izniyle yine Allah'ın izniyle uygularız. Demek ki Kur'an-ı Kerim evrenseldir. Uygulamıyoruz diye hükümler kalkmaz. Sorun bizde.
 

kavak

V ☆☆☆
Denetmen
Mesajlar
9,123
Çözümler
1
Tepki puanı
6,004
Düşünce
Ateist
Maalef hükümün sebebi 1400 yıl önce kalkmış ortadan.
Madem ki bu hükmün sebebi size göre kalkmış, o zaman sizden bir ricam var. Bu malum kitabın içinde kaç tane somut hüküm var, bunlar hangileri ve kaç tanesinin ve hangilerinin sebebi kalkmış?
İsterseniz bununla ilgili ayrı bir konu açın ve oraya tek tek iliştirin ve benim gibilerin(!) anlayacağı şekilde izah edin.

Şimdilik sıvıştım.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

GandalfThePink

Deneyimli
Mesajlar
292
Tepki puanı
241
Düşünce
Agnostik
Araplarda söz konusu olan bu haram aylar, Hz. İbrahim (as)’in hak dininden onlara miras kalan bir bilgidir. Cahiliye Arapları, bazen bunların yerlerini değiştirseler de, bu İbrahimî geleneği sürdürmüşlerdir.

Mealini vereceğimiz Tevbe Suresinin 36. ayetindeki ifadeler, “haram aylar” ın Cahiliye Araplarının bir icadı değil, eskiden beri bilinen bir ilahî takdir olduğunu göstermektedir.

Demek ki Kur’an’da yer alan “Haram aylar” ifadesi de Allah’ın nezdinde var olan ve dolayısıyla evrensel boyutu olan bir hakikattir:

İlgili ayetin meali:


Bilgi İçin tıklayınız:

EŞHURU'L-HURUM / HARAM AYLAR

Site ne hadis ne de kaynak veriyor. İbrahimi olduğu ile ilgili bir bilgi yok ki olsaydı aynı haram ay kültürünü Yahudilikte de görmemiz lazım. Ki bu da hiçbir şeyi değiştirmez çünkü İbrahimi dinler sadece ortadoğuda var yani yine bir evrensel kural değil.
 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,526
Tepki puanı
262
Düşünce
Sünni
Site ne hadis ne de kaynak veriyor. İbrahimi olduğu ile ilgili bir bilgi yok ki olsaydı aynı haram ay kültürünü Yahudilikte de görmemiz lazım. Ki bu da hiçbir şeyi değiştirmez çünkü İbrahimi dinler sadece ortadoğuda var yani yine bir evrensel kural değil.
İslami literatürde sorulan soruya İslami literatürde cevap verdik. Allah istediği hükmü istediği zaman koyar istediği kadar korur. inşaAllah vesile olur.

Haram aylar, Arapların Hz. İbrahim'den beri kullandıkları, kameri aylardandır. Yani ayın hareketine göre düzenlenen takvimin aylarındandır. Hicret, İslâm tarihinde bir dönüm noktası olduğu için hicretin yapıldığı ay olan Muharrem ayı Hz. Ömer zamanında takvim başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Böylece hicretin yapıldığı yıl birinci yıl olmak üzere hicri kameri yıl ortaya çıkmıştır. Muharrem ile başlayıp Zilhicce ile sona eren hicrî-kamerî senenin ayları şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîulevvel, Rebîulâhir, Cemâzilevvel, Cemâzilâhir, Receb, Şâban, Ramazan, Şevvâl, Zilkâde, Zilhicce.

Peygamberimiz (s.a.s.) Veda Hutbesi'nde haram aylar konusunda şöyle buyurmaktadır: "Ey insanlar, harbedebilmek için haram ayların yerlerini değiştirmek, şüphesiz ki küfürde çok ileri gitmektir. Bu, kafirlerin kendisiyle dalalete düşürüldükleri bir şeydir. Bir sene helâl olarak kabul ettikleri bir ayı öbür sene haram olarak için ederler. Cenâb-ı Hakk'ın helâl ve haram kıldıklarının sayısına uydurmak için bunu yapıyorlar. Onlar Allah'ın haram kıldığına helâl, helâl kıldığına da haram derler. Hiç şüphe yok ki zaman, Allahu Teâlâ'nın yarattığı gündeki şekil ve nizamına dönmüştür. Sene oniki aydır; dördü haram aylardır; üçü peşpeşe gelir: Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Şaban'la Cemâzilevvel arasındaki Mudar kabilesinin Receb'i (Mudar kabilesi Receb ayına çok hürmet ettikleri için böyle denilmiştir) (et-Tâc, II, 149).

Bu aylarda savaş yasağı neshedilmiş (kaldırılmış)tır. "Nefislerinize zulmetmeyiniz'' ayetindeki "zulüm" günâh işlemek olarak tevil edilmiştir. Dolayısıyla bu aylarda günâh işlemenin cezası diğer aylara göre daha çoktur.

Peygamberimiz (s.a.s.) Veda Hutbesi'nde haram aylar konusunda şöyle buyurmaktadır: "Ey insanlar, harbedebilmek için haram ayların yerlerini değiştirmek, şüphesiz ki küfürde çok ileri gitmektir. Bu, kafirlerin kendisiyle dalalete düşürüldükleri bir şeydir. Bir sene helâl olarak kabul ettikleri bir ayı öbür sene haram olarak için ederler. Cenâb-ı Hakk'ın helâl ve haram kıldıklarının sayısına uydurmak için bunu yapıyorlar. Onlar Allah'ın haram kıldığına helâl, helâl kıldığına da haram derler. Hiç şüphe yok ki zaman, Allahu Teâlâ'nın yarattığı gündeki şekil ve nizamına dönmüştür. Sene oniki aydır; dördü haram aylardır; üçü peşpeşe gelir: Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Şaban'la Cemâzilevvel arasındaki Mudar kabilesinin Receb'i (Mudar kabilesi Receb ayına çok hürmet ettikleri için böyle denilmiştir) (et-Tâc, II, 149).

Bu aylarda savaş yasağı neshedilmiş (kaldırılmış)tır. "Nefislerinize zulmetmeyiniz'' ayetindeki "zulüm" günâh işlemek olarak tevil edilmiştir. Dolayısıyla bu aylarda günâh işlemenin cezası diğer aylara göre daha çoktur.


Haram aylar anlayışı Hazreti İbrahim ve İsmail (Aleyhimesselâm)dan beri mevcut olan bir uygulamadır. Araplar o zamandan beri buna titizlikle riayet etmiş ve bu uygulamayı nesilden nesile büyük bir özenle devam ettirmişlerdir.



Tefsir ve tarih kitaplarında, haram aylarla ilgili hükümlerin hac ibadetiyle birlikte Hz. İbrâhim zamanında teşrî‘ kılındığı, insanların bu aylarda sağlanan güven ortamı içinde hac ibadetini rahatça yaptıkları, Mekke ve çevresinde oturanların da bu vesileyle geçimlerini sağladıkları belirtilmektedir.

Bu uygulamayı Hz. İbrâhim ve İsmâil’in şeriatından alan Câhiliye devri Arapları, haram aylar girdiği zaman bunların kutsallığına karşı gösterilmesi gereken saygının bir işareti olarak savaştan ve her türlü saldırıdan kaçınırlardı; hatta bir kişi babasının veya kardeşinin katiline dahi rastlasa ona saldırmaz, kötü bir söz bile söylemezdi. Bütün bunlar, geçimlerini kervanlardan haraç alarak, su ve otlak bulmak için zaman zaman birbirleriyle çarpışarak sürdüren bedevîler için de geçerliydi. Araplar bu aylara olan saygılarını nesî ihdas edilinceye kadar sürdürmüşlerdir. Gatafân, Kays, Âmir b. Lüey, Avf b. Lüey ve Mürre b. Avf b. Lüey gibi kabilelerin, bilinen dört haram aya dört ay daha eklemek suretiyle toplam sekiz ayı haram aylar statüsünde kabul etmelerine karşılık (Cevâd Ali, VIII, 474)


Haram aylarla ilgili hükümler Hz. İbrâhim tarafından konulmakla birlikte hac ibadetinde olduğu gibi zamanla temel amacından uzaklaştırılmış, ancak İslâmiyet’in gelmesiyle yeniden aslî hüviyetine kavuşturulmuştur. Resûl-i Ekrem, kendisine karşı savaş açılmadığı sürece haram aylarda savaşa girişmemiş, bir sefere çıktıktan sonra haram aya girildiğinde de ayın geçmesini beklemiştir (Müsned, III, 334, 345; Heysemî, VI, 66)
 
Yazan tarafından düzenlendi:

GandalfThePink

Deneyimli
Mesajlar
292
Tepki puanı
241
Düşünce
Agnostik
İslami literatürde sorulan soruya İslami literatürde cevap verdik. Allah istediği hükmü istediği zaman koyar istediği kadar korur. inşaAllah vesile olur.

Haram aylar, Arapların Hz. İbrahim'den beri kullandıkları, kameri aylardandır. Yani ayın hareketine göre düzenlenen takvimin aylarındandır. Hicret, İslâm tarihinde bir dönüm noktası olduğu için hicretin yapıldığı ay olan Muharrem ayı Hz. Ömer zamanında takvim başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Böylece hicretin yapıldığı yıl birinci yıl olmak üzere hicri kameri yıl ortaya çıkmıştır. Muharrem ile başlayıp Zilhicce ile sona eren hicrî-kamerî senenin ayları şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîulevvel, Rebîulâhir, Cemâzilevvel, Cemâzilâhir, Receb, Şâban, Ramazan, Şevvâl, Zilkâde, Zilhicce.

Peygamberimiz (s.a.s.) Veda Hutbesi'nde haram aylar konusunda şöyle buyurmaktadır: "Ey insanlar, harbedebilmek için haram ayların yerlerini değiştirmek, şüphesiz ki küfürde çok ileri gitmektir. Bu, kafirlerin kendisiyle dalalete düşürüldükleri bir şeydir. Bir sene helâl olarak kabul ettikleri bir ayı öbür sene haram olarak için ederler. Cenâb-ı Hakk'ın helâl ve haram kıldıklarının sayısına uydurmak için bunu yapıyorlar. Onlar Allah'ın haram kıldığına helâl, helâl kıldığına da haram derler. Hiç şüphe yok ki zaman, Allahu Teâlâ'nın yarattığı gündeki şekil ve nizamına dönmüştür. Sene oniki aydır; dördü haram aylardır; üçü peşpeşe gelir: Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Şaban'la Cemâzilevvel arasındaki Mudar kabilesinin Receb'i (Mudar kabilesi Receb ayına çok hürmet ettikleri için böyle denilmiştir) (et-Tâc, II, 149).

Bu aylarda savaş yasağı neshedilmiş (kaldırılmış)tır. "Nefislerinize zulmetmeyiniz'' ayetindeki "zulüm" günâh işlemek olarak tevil edilmiştir. Dolayısıyla bu aylarda günâh işlemenin cezası diğer aylara göre daha çoktur.

Peygamberimiz (s.a.s.) Veda Hutbesi'nde haram aylar konusunda şöyle buyurmaktadır: "Ey insanlar, harbedebilmek için haram ayların yerlerini değiştirmek, şüphesiz ki küfürde çok ileri gitmektir. Bu, kafirlerin kendisiyle dalalete düşürüldükleri bir şeydir. Bir sene helâl olarak kabul ettikleri bir ayı öbür sene haram olarak için ederler. Cenâb-ı Hakk'ın helâl ve haram kıldıklarının sayısına uydurmak için bunu yapıyorlar. Onlar Allah'ın haram kıldığına helâl, helâl kıldığına da haram derler. Hiç şüphe yok ki zaman, Allahu Teâlâ'nın yarattığı gündeki şekil ve nizamına dönmüştür. Sene oniki aydır; dördü haram aylardır; üçü peşpeşe gelir: Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Şaban'la Cemâzilevvel arasındaki Mudar kabilesinin Receb'i (Mudar kabilesi Receb ayına çok hürmet ettikleri için böyle denilmiştir) (et-Tâc, II, 149).

Bu aylarda savaş yasağı neshedilmiş (kaldırılmış)tır. "Nefislerinize zulmetmeyiniz'' ayetindeki "zulüm" günâh işlemek olarak tevil edilmiştir. Dolayısıyla bu aylarda günâh işlemenin cezası diğer aylara göre daha çoktur.
Allah sadece ortadoğunun tanrısı sanki. Dünyayı yarattığından beri bu kural var ama Araplar hariç kimsenin haberi yok. İbrahimden gelmesine de imkan yok bu arada yahudilerin haram aylardan haberi bile yok. Hadi diyelim İsmail haram ayları ilk uygulayan kişiydi çünkü kendisi Arapların atası kabul edilir ama İsmail de bugünkü Ürdün topraklarında yaşadı yani bu kuralın orda da geçerli olması gerekirken sadece Arap Yarımadasında görebiliyoruz. Neresinden tutarsan tut İslam Arap kültürünün devamı olmaktan ileri gidemiyor.
 

Knightwalker

☆☆
Deneyimli
Mesajlar
3,348
Tepki puanı
775
Düşünce
Tarihselci
İslami literatürde sorulan soruya İslami literatürde cevap verdik. Allah istediği hükmü istediği zaman koyar istediği kadar korur. inşaAllah vesile olur.
Bir ayeti uygulayamazsanız diğer ayetleri de uygulayamama çelişkisi çıkar ortaya küfre düşersiniz. Eğer tüm ayetler tarih üstü ise günümüzde Kureyş'li bulup şavaş açıp sonra haram aylarda savaş açmamanız gerekir.
 

Knightwalker

☆☆
Deneyimli
Mesajlar
3,348
Tepki puanı
775
Düşünce
Tarihselci
Allah sadece ortadoğunun tanrısı sanki. Dünyayı yarattığından beri bu kural var ama Araplar hariç kimsenin haberi yok. İbrahimden gelmesine de imkan yok bu arada yahudilerin haram aylardan haberi bile yok. Hadi diyelim İsmail haram ayları ilk uygulayan kişiydi çünkü kendisi Arapların atası kabul edilir ama İsmail de bugünkü Ürdün topraklarında yaşadı yani bu kuralın orda da geçerli olması gerekirken sadece Arap Yarımadasında görebiliyoruz. Neresinden tutarsan tut İslam Arap kültürünün devamı olmaktan ileri gidemiyor.
Sünniler yine kaynaksız, hadis mantığı ile açıklama yapmaya çalışmış.
 

Knightwalker

☆☆
Deneyimli
Mesajlar
3,348
Tepki puanı
775
Düşünce
Tarihselci
Madem ki bu hükmün sebebi size göre kalkmış, o zaman sizden bir ricam var. Bu malum kitabın içinde kaç tane somut hüküm var, bunlar hangileri ve kaç tanesinin ve hangilerinin sebebi kalkmış?
İsterseniz bununla ilgili ayrı bir konu açın ve oraya tek tek iliştirin ve benim gibilerin(!) anlayacağı şekilde izah edin.

Şimdilik sıvıştım.
Selamlar, aslında olay çok basit.

Hüküm:
Şura 38. Onların iş ve yönetimleri aralarında şura iledir.
Al İmran 159: iş ve yönetim konusunda da onlarla şuraya git.
Maide 48: Sizden her biri için bir yol/şerîat ve bir yöntem belirledik.

Sonuç=Şeriat / Kanun: T.C Anayasası
T.C Medeni Kanun
Türk Ceza Kanunu
ve T.C yasalarında bulunan diğer kanun, alt kanun, madde, fıkra, kararnameler.
 

GandalfThePink

Deneyimli
Mesajlar
292
Tepki puanı
241
Düşünce
Agnostik
Sünniler yine kaynaksız, hadis mantığı ile açıklama yapmaya çalışmış.
Sadece hadislerden de ben bu dinin evrensel bir din olmadığını ispatlayabilirim mesela:

“Hilâfet Kureyş'tedir.” (Müsned, 4/185; Heysemi, Mecmau’z-zevâid, 1/336, 4/192)

Halifenin Kureyşli olması ile ilgili birçok hadis vardır hatta Şiiler bu hadisler yüzünden Emevilere karşı çıkmıştır çünkü onlara göre halifelik Ali nin soyundan devam etmesi gerekirdi. Şimdi bu evrensel midir? Bu hadise göre 1.Selim'den sonraki bütün padişahlar peygambere karşı çıkmıştır.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Knightwalker

☆☆
Deneyimli
Mesajlar
3,348
Tepki puanı
775
Düşünce
Tarihselci
Sadece hadislerden de ben bu dinin evrensel bir din olmadığını ispatlayabilirim mesela:

“Hilâfet Kureyş'tedir.” (Müsned, 4/185; Heysemi, Mecmau’z-zevâid, 1/336, 4/192)

Halifenin Kureyşli olması ile ilgili birçok hadis vardır hatta Şiiler bu hadisler yüzünden Emevilere karşı çıkmıştır çünkü onlara göre halifelik Ali nin soyundan devam etmesi gerekirdi. Şimdi bu evrensel midir? Bu hadise göre 1.Selim'den sonraki bütün padişahlar peygambere karşı çıkmıştır.
Yorum yapmak bile zul geliyor :)
 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,526
Tepki puanı
262
Düşünce
Sünni
@GandalfThePink kaynaklar attık
Bir ayeti uygulayamazsanız diğer ayetleri de uygulayamama çelişkisi çıkar ortaya küfre düşersiniz. Eğer tüm ayetler tarih üstü ise günümüzde Kureyş'li bulup şavaş açıp sonra haram aylarda savaş açmamanız gerekir.
Şeriat yok diyorum anlamakta zorluk mu çekiyorsunuz?
Sünniler yine kaynaksız, hadis mantığı ile açıklama yapmaya çalışmış.
İnsafsızlık işte.
 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,526
Tepki puanı
262
Düşünce
Sünni
“Hilâfet Kureyş'tedir.” (Müsned, 4/185; Heysemi, Mecmau’z-zevâid, 1/336, 4/192)

Yine anlamak istenilen gibi anlamak istediniz sanırım.
 

GandalfThePink

Deneyimli
Mesajlar
292
Tepki puanı
241
Düşünce
Agnostik

Yine anlamak istenilen gibi anlamak istediniz sanırım.
Adamlara da mantıklı gelmeyince nasıl da kıvırtıyorlar ama neymiş aslında :

'Halifelerin Kureyşten olmasını, bir haber ve müjde olarak değerlendirmenin daha isabetli olacağını düşünüyoruz.'

Söyler misin bana burada kim hadisi anlamak istediği gibi anlamış?

Ayetleri bırak hadisleri bile kıvırmaya başladınız be.
 

Son konular

Üst