Evrimin Harika Bir Kanıtı: Balinaların Körelen Arka Bacakları

Entropyy

lV ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,333
Tepki puanı
1,619
Düşünce
Ateist
Günümüzdeki balina türlerinin bazılarının vücut boşluğu içerisinde tamamen işlevsiz ve boşluk içerisinde yüzen femur ve pelvis kemikleri kalıntıları bulunmaktadır.

1599759695761.png


Körelmiş yapılar olarak bulunan bu organların nesiller içerisinde tamamen yok olacağı düşünülmektedir. Ancak bu kemiklere bakmaksızın, sadece evrimsel biyoloji bilgilerimizle ileri sürebileceğimiz bir gerçek vardır:

1599759720019.png


Balinalar ve yunuslar memeli olduklarına göre ve memeliler de sürüngenlerden, yani karaya adapte olmuş dört bacaklı canlılardan evrimleştiklerine göre, denizde yaşayan bu memeliler sonradan denizlere geri dönerek bu ortamlara adapte olmuş ve nesiller içerisinde dört bacaklarından arka bacaklarını günümüzde de gördüğümüz şekliyle, yitirmiş olmalıdırlar. Çünkü evrimsel süreç kademeli olarak işler ve bacaklar bir anda yok olmuş olamaz.

1599759758946.png

1599759769923.png


Öte yandan evrimsel biyolojinin verileri bir adım öteye giderek, paleontoloji ile güçlerini de birleştirmektedir. Çıkarılan fosillerde, tam olarak gelişmiş 4 bacaklı türlerden, giderek körelen yapıdaki arka bacaklara sahip türler de keşfedilmiştir. Bu kemikler giderek kısalmaktadır. Üstelik günümüzde, bu 2 türün haricinde 4 yeni ara tür daha bulunmuş ve deniz memelilerin denizlere dönüşü sırasında bacaklarının nesiller içerisindeki evrimi kademeli olarak kayıt altına alınabilmiştir.


Çevresel değişimler, türleri uzun yıllar ve binlerce nesil sonucunda atalarından tamamen farklı türlere evrimleştirebilmektedir. Bu bir doğa yasasıdır. Hep böyle olmuştur ve her daim böyle olacaktır.

1599759809504.png


Kaynak: Evrim ağacı
 

minerva

☆☆☆
Üye
Mesajlar
698
Tepki puanı
415
Düşünce
Kararsız
Evrim zaten bilinen bir şey kime kanıtlıyorsun onu anlamadım.
 

rhynkar

☆☆☆
Üye
Mesajlar
546
Tepki puanı
324
Düşünce
Ateist
Evrim zaten bilinen bir şey kime kanıtlıyorsun onu anlamadım.
Adam bilgi paylaşmış. Evrim zaten bilinen bir şey ama o evrimin nasıl gerçekleştiği hakkında bir aşamanın bilgisini paylaşmış. Bunda yanlış olan ne? Kusura bakmayın bu sözüm sadece size değil. Bu forumdaki son zamanlarda gördüğüm sürekli şu birilerine bir şeyler kanıtlama mevzunu anlayamadım. Herkes birilerine bir şeyler kanıtlamaya çalışıyor yada birilerinin birilerine bir şeyler kanıtlamaya çalıştığını düşünüyor. Bir insan sadece bilgi vermek için konuşamaz mı yani? Forumca bu "yayılmak, kanıt, ispat" gibi şeyleri daha az ciddiye almamız gerektiğini düşünüyorum.
 

minerva

☆☆☆
Üye
Mesajlar
698
Tepki puanı
415
Düşünce
Kararsız
Adam bilgi paylaşmış. Evrim zaten bilinen bir şey ama o evrimin nasıl gerçekleştiği hakkında bir aşamanın bilgisini paylaşmış. Bunda yanlış olan ne? Kusura bakmayın bu sözüm sadece size değil. Bu forumdaki son zamanlarda gördüğüm sürekli şu birilerine bir şeyler kanıtlama mevzunu anlayamadım. Herkes birilerine bir şeyler kanıtlamaya çalışıyor yada birilerinin birilerine bir şeyler kanıtlamaya çalıştığını düşünüyor. Bir insan sadece bilgi vermek için konuşamaz mı yani? Forumca bu "yayılmak, kanıt, ispat" gibi şeyleri daha az ciddiye almamız gerektiğini düşünüyorum.
Başlıktan dolayı demiştim. Bilgi vermesine herhangi bir şey demedim.
Sanırım dediğime biraz sinirlendiniz.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
12,526
Tepki puanı
934
Düşünce
Sünni
Günümüzdeki balina türlerinin bazılarının vücut boşluğu içerisinde tamamen işlevsiz ve boşluk içerisinde yüzen femur ve pelvis kemikleri kalıntıları bulunmaktadır.
Evrim zaten bilinen bir şey kime kanıtlıyorsun onu anlamadım.
Howe ve Bergman, bu yapıların dişi ve erkek balinalarda farklılık gösterdiğini; erkeklerin penis ereksiyonuna, dişilerin vajinal birleşimlerine katkıda bulunduğunu ortaya koymuşlardır.

Değişim anlamındaki evrim bilinen bir şeydir ve bilimsel olarak doğrudur. Dinozorun kuşa maymunun insana dönüşmesi ölçüsünde makroevrim iddiası ise bilimsel olarak imkansız hayali bir VARSAYIMdır.

Bu yüzden yukarıdaki gibi yalanlarla kanıt uyduruyorlar. Makroevrim bilimsel bir gerçek olsaydı bu yalanlara neden ihtiyaç duysunlar ki?

Arzu edenler daha detaylı bilgi için linki inceleyebilir
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Electus

Üye
Mesajlar
39
Tepki puanı
29
Düşünce
Ateist
Değişim anlamındaki evrim bilinen bir şeydir ve bilimsel olarak doğrudur. Dinozorun kuşa maymunun insana dönüşmesi ölçüsünde makroevrim iddiası ise bilimsel olarak imkansız hayali bir VARSAYIMdır.
Yahu kafandan bir şey uydurmuşsun Makroevrim bilimsel olarak imkansızdır diye. Bir makalen falan var mı makroevrim imkansız diyen? Veya senin makalen olmasa da olur, herhangi bir bilim insanının "Makroevrim imkansızdır." dediği bir makale varsa o da olur. Ama yok işte, deli gibi uydurmuşsun bir şey habire imkansız da imkansız.
 

Entropyy

lV ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,333
Tepki puanı
1,619
Düşünce
Ateist
Howe ve Bergman, bu iddasını doğrulayan bilimsel makaleyi alalım okuyup inceleyelim.
Makroevrimin imkansız olduğunu doğrulayan bilimsel makaleyide talep etmiştik hala gelmedi.
Neyse bekliyoruz.....

Beklerken körelmiş organ bu konusunda birkaç bilgi daha verelim:

Körelmiş bir organ, illâ tamamen işlevsiz olacak demek değildir. Sadece ana işlevini yitirmiştir. Her biri, farklı körelme seviyelerinde bulunabilir.

Balinanın vücudunda öylece süzülen, hiçbir işe yaramayan arka bacak kemikleri tamamen körelmiştir ve tamamen işlevsizdir.

Bizim kuyruk sokumumuz ve apandisimiz pratik olarak tamamen işlevsizdir. Ufak tefek bazı işleri olsa da, evrimleştikleri ana görevden tamamen uzaklaşmışlardır. Öte yandan temporalis kasımız halen oldukça işlevseldir; ancak kuzenlerimizdeki görevi görmeyecek kadar körelmiştir.

1600360901298.png


Temporalis kaslarındaki fiber sayısını ve kalınlığını, dolayısıyla bu kasların ne kadar güçlü olduğunu belirleyen proteinin adı MYH16'dır. Bu proteini üreten genin adı da MYH16'dır.

Makale: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/nuccore/NR_002147

Bu geni insanlar ve diğer maymun türlerinde inceleyen bilim insanları, neden bizde bu kasın köreldiğini genetik olarak tespit etmeyi başarmışlardır. Makaleleri, Nature'da 2004 yılında yayınlanmıştır. Okunası makaledir, buradan: https://www.nature.com/articles/nature02358

Hem bizde, hem de diğer maymunlarda bu genin nükleotit diziliminin bir kısmı aynen şöyle gider: ATG ACC ACC CTC CAT AGC Bu son AGC'den (serine) sonra, insan harici tüm maymunlarda ACC (treyonin) geliyor. Bizde ise gelmesi gereken ACC'nin ilk 2 nükleotiti yok. C kalmış geriye.

1600361097621.png


Buna, "silme tipi mutasyon" deniyor. Bu durumda, 3 yerine 2 nükleotit silindiği için "çerçeve kaydırıcı mutasyon" demek de mümkün; çünkü genin okunma sırası değişiyor. Unutmayın: Ne olursa olsun aminoasitler üçer üçer okunuyorlar. 2 nükleotit gidince, üretilen protein değişiyor.

Bu mutasyon normalde diğer kuzenlerimizde olursa, hızla eleniyor. Çünkü o güçlü çenelere halen ihtiyaçları var. Ancak bizde, Doğal Seçilim bu konuda "gevşek". Çünkü atalarımız artık ormanlarda yaşamıyordu ve o kadar güçlü çenelere ihtiyaç duymuyordu. Yani mutasyon "etkisiz"leşti.

MYH16 proteini üretilmediğinde, temporalis kasları da çok daha küçük ve zayıf olacak biçimde gelişiyor. Bu nedenle çenelerimiz de zayıflayıp, küçülebildi. Daha ufak kaslar ile hareket ettirilebilir hale gelecek biçimde evrimleşti. Yani köreldi. Yepyeni türlerin önünü açtı.

İşte evrim, bizim neden "bu şekilde" olduğumuzu, genlere bakarak, anatomileri kıyaslayarak, fosilleri inceleyerek, hücrelere bakarak, yani elini atabildiği her veri hattını ve bilim dalını kullanarak ortaya koyuyor. Ve bu nedenle bu kadar güvenilir. Bu nedenle öğretilmeli!

Evrim ağacından alıntıdır.
 

DemoKratos

Vl ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
5,803
Tepki puanı
3,081
Düşünce
Ateist
Bu mutasyon normalde diğer kuzenlerimizde olursa, hızla eleniyor. Çünkü o güçlü çenelere halen ihtiyaçları var. Ancak bizde, Doğal Seçilim bu konuda "gevşek". Çünkü atalarımız artık ormanlarda yaşamıyordu ve o kadar güçlü çenelere ihtiyaç duymuyordu.

Sadece bu değil. Bu mutasyon son derece önemli. Çünkü güçlü çene, beyin gelişimini baskılıyor. Çene küçüldükçe beyin daha fazla gelişiyor. İkisinin gelişimi ters orantılı.
 

minerva

☆☆☆
Üye
Mesajlar
698
Tepki puanı
415
Düşünce
Kararsız
Sadece bu değil. Bu mutasyon son derece önemli. Çünkü güçlü çene, beyin gelişimini baskılıyor. Çene küçüldükçe beyin daha fazla gelişiyor. İkisinin gelişimi ters orantılı.
ha demek bu yüzden uzaylılar böyle çiziliyor.
1600367010559.png
 

DemoKratos

Vl ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
5,803
Tepki puanı
3,081
Düşünce
Ateist
ha demek bu yüzden uzaylılar böyle çiziliyor.

Evet. Ayrıca gözlerin gelişimi ise çenenin tersine beyin ile koşuttur. Gözler ne kadar gelişirse beyin de o kadar gelişir.

Eller de öyledir. Ellerin gelişimi ile beyin gelişimi koşuttur.

Uzaylıların kafalarını top gibi kocaman da yapmazlar. Peki gelişmiş beyin nereye sığacak? Kafa arkaya doğru büyüyecek. Dikkat et uzaylıların kafalarının arkası çok çıkıntılıdır. Çünkü top gibi koca kafa ağırlığıyla dengeyi bozar. Dengeyi korumak için en iyi yol kafanın arkasının tabii düz değil de aşağı doğru uzaması.

Yani uzaylı tasarımları belirli bilimsel verilere göre yapılıyor. Örneğin Dünyalar Savaşı filminde uzaylıların üç parmakları vardı ama bizimkiler gibi tendonlarla çalışmıyorlardı. Her üçünde de bizim başparmak kaslarımız gibi gelişmiş kaslar vardı. Bizim dört parmağımızda kas yoktur. Tendonların çekmesiyle çalışırlar. Tüm parmakların başparmak gibi gelişmiş kasları olması için daha büyük beyin kapasitesi gerekir.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

DemoKratos

Vl ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
5,803
Tepki puanı
3,081
Düşünce
Ateist
Hatta evrim başparmakta da tasarrufa gitmiştir. Bir kemik azaltarak iki eklemli gelişmiştir. Çünkü her eklemde bir sürü kas var. Eğer üç eklemli olsaydı yine daha fazla beyin kapasitesi gerekirdi.

Bu soruların bence sakıncası yok. Konunun gelişimine katkı sağlıyor. Her bir eklemleri joystik gibi her yöne hassas hareket edebilen üç parmaklı bir el düşünün. Ama eklemlerin hepsi başparmağın kökü gibi her türlü hassas hareketi yapabilecek. Bu elin bilek yapısı da çok sayıda kaslarla donanmış, gelişkin olması gerekiyor.

Böyle bir eli mekanik olarak yapmak için büyük kapasiteli bilgisayar, organik olarak oluşması için büyük kapasiteli beyin gerekir. Böyle bir el ile çok fazla beceri gerektiren işler kolaylıkla yapılırdı.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

DemoKratos

Vl ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
5,803
Tepki puanı
3,081
Düşünce
Ateist
Evrim diz ve dirsek eklemlerinde de tasarrufa gitmiş. Bunlar tekdüze hareketler yapıyorlar. Uyluk ekleminde ise küresel kemik ucu (om) yapısına gitmiş ve çevresini kaslarla donatmış. Omuz da aynı şekilde. Kürek ve köprücük kemikleriyle de desteklenmiş. Bunlar hep karmaşık hassas hareketler yapabilme yönünde evrimsel gelişmeler.

Bir yapının gelişmesi maliyetlidir. O yüzden ortalama, ihtiyaca yeten bir yapıda karar kılar. Mağaraya uyum sağlayan balıkların gözleri neden körelir? Çünkü göz geliştirmek bir maliyettir. Bundan kaçınıldığında hassas bıyıklar gelişebilir.

Yanlış anlaşılmasın, evrim bunları tasarlayıp ölçüp biçip yapmaz. Amaçsız mutasyonlar çevre koşulları tarafından seçildiği için yapılar yavaş şekilde gelişir. Mağaraya giren balıkların gözleri bir anda körelip bıyıkları çıkmaz. Bunlar milyonlarca yıl alan çok uzun süreçler. Ama bu uzun sürecin sonunda tasarlanarak imal edilmiş görünümü verirler.
 

Son konular

Üst