Felsefe ve Dini inanç

Mesajlar
372
Tepki puanı
48
Düşünce
Muvahhid
Felsefe ve Dini İnanç
Eminim ki birçok tartışmada inançlı ve inançsız kimselerin birbirlerine
Karşı argümanlar sunduğunu ,ve herhangi bir kanıt çabası içersinde
Olduğuna şahit olmuşsunuzdur ancak felsefe tarihinde bu insanlar gibi
düşünmeyen kimselerin sayısını hiç de az değildir .Burada kast ettiğim
şey argümanlar katılıp katılmadıkları değil .Tanrının varlığı lehinde
herhangi bir argüman sunmanın mantıksız olduğunu düşünmeleridir.
Onlara göre ,tanrıya inanmakta ne doğru nede yanlıştır veya onlara
göre “tanrı vardır “veya “bir tanrı vardır “önermeleri mükemmel bir
şekilde anlamlı olsalar bile tanrıya inanlar bunu akli bazda göstermek Zorunda değillerdir demektedirler .
Doğrulama ve tanrı
Yukarıdaki iddiaları anlamak için 1920’lerde Viyana’da Moritz Schlik
(1882-1936 ) yazarın etrafında toplanmış ,ve isimlerini Viyana çevresi
olarak adlandırmış grubu işaret edebiliriz .Viyana çevresi grubu
düşünürleri anlamlı önermeleri iki gruba ayrılabileceğini iddia
etmişler. Ve bunları şu şekilde sınıflandırmışlardır.
1-)Onlara göre ilk anlamlı önerme grubunda mamatetiksel önermeler
(2+2=4,,2×3=6vb.) Totolojiler (bütün kediler kedidir gibi önermeler .)
Ve mantıksal olarak zorunlu önermeler yer almıştır . (Bir şey hem p
hem de p değil olamaz vb .)
2-)İkinci grupta ise duyular ve özellikler fizik, kimya ,biyoloji gibi
bilimlerde kullanılan yöntemler vasıtasıyla doğrulanabilen önermeler yer alır .
Kısaca Viyana çevresinin anlamlı tecrübeyi baz aldığını söyleyebiliriz.
Bakıldığı zaman bunu yaparlarken ünlü filozof Hume ile uyumlu
Oldukları aşikârdır .Zira Hume şöyle demektedir :
--“Elimize ilahiyat veya metafizik okulunun bir kitabını alırsak ,şöyle bir
soru sorabiliriz.Bu nicelik veya sayı ile ilgili bir akıl yürütme
içeriyor mu ? Hayır .peki bu olgusal gerçekler veya varlıklar ile ilgili
bir akıl yürütme içeriyor mu ?Hayır.Öyleyse onu ateşe atın .Çünkü o
Sadece safsata ve illüzyondan bahsetmektedir .”
Doğrulama ilkesi bakıldığı zaman viyana çevresinin temsil ettiği ve
etkisi altına aldığı mantıklı pozitivizmin en ayırt edici doktrini
olmuştur. Ancak ilke her zaman aynı şekilde ifade edilmemiş ,zayıf ve
güçlü olmak üzere iki farklı veriyonu ortaya çıkmıştırnetice itibariyle
Zayıf versiyonu daha çok rağbet görmüştür .bu versiyon ilk
Gruplandırma unutarak (matematiksel önermeler ,Totolojiler vb .)bir
İfadenin ancak ve ancak duyu tebrübesi ile doğranabilirse anlamlı
Olacağını savunmuştur .
Doğrulama ilkesini anlatmaya son vermeden önce çok önemli bir
Noktaya değinmek istiyorum .Bu ilkeyi savunanlar ,temelde tanrı
inancını yok saymayı hedefledikleri söylenebilir .Bu durumu en güzel
biçimde Ayer’in dil ,doğruluk ve mantık kitabında görülmektedir.
O şöyle demektedir ;
“metafizik bir terimdir. Eğer "tanrı" metafizik bir terim ise, bir tanrının varlığı ihtimal dâhilinde bile olamaz. Zira "tanrı vardır demek ne doğru ne de yanlış olan metafizik bir ifade inşa etmek demektir. Aynı kritere göre, aşkın bir Tanrı'nın varlığını tasvir etmeyi amaçlayan hiçbir cümlenin gerçek bir anlamı olamaz .”
Bu tip bir söylemi başka kimselerde dile
getirmektedir .örneğin carnap’ ı alalım.
Carnap'a göre Tanrı kelimesi metafizik
kullanımı itibarıyla tecrübe alanını asan bir
şeye işaret etmektedir. Kelime fizik bir varlığa
veya fizik bir varlıkta içkin spiritüel bir varlığa
yapacağı atıftan kasıt olarak yoksun
bırakılmıştır. Kendisine farklı bir anlam da
yüklenmediğinden anlamsız olmaktadır.
Kısaca doğrulama ilkesi kabul eden kimselere
göre herhangi bir argüman ile “tanrı vardır
“demek anlamsızdır .Eğer onların argümanları
Adım adım ele alıcak olursak şöyle
demektedirler .
(1)Tanrı'nın varlığını deneysel olarak
doğrulayamazsak "Tanrı vardır"
ifadesinin herhangi bir anlamı olamaz, (2)tanrının varlığını deneysel olarak doğrulayamayız, (3) o halde de Tanrı vardır" ifadesi anlamsızdır .
 
Mesajlar
372
Tepki puanı
48
Düşünce
Muvahhid
Yanlışlama ve tanrı
Yukarıdaki belirtiğim görüş her ne kadar
Savunulsa da flew bu durumu biraz
değiştirmiş.ve asıl sorunun tanrının
doğrulanamayacağı olmadığını
yanılsanamayacak olduğunu ifade etmiştir .
Aslında günümüzde bu savunuyu ister
Farkında olsun ister olmazsın bir çok ateist de
“deizm tanrısı çürütülemez”sloganı ile
savunmaktadır .Bu tip isimler arasında ise
Celal Şengör gibi isimlerde yer almaktadır .
Flew bize “teoloji ve yanlışlama “adlı eserinde
Bize şöyle bir pasaj sunar .
Flew "mesel" (parable) adını verdiği şeye atıfta bulunarak başlar . İki araştırmacı ormanda bir bahçeye rastlar. Birinci araştırmacı bu bahçenin bakımıyla ilgilenen görünmez bir bahçıvanın var olduğunu savunmakta, diğeri ise bu düşünceyi kabul etmemektedir. Bir bahçıvanın var olup olmadığını kontrol etmek için (gözetleme, av köpeği ve elektrikli çit kullanmak gibi) birçok teste başvururlar. Bahçıvanın var olduğunu göstermek bakımından bütün testler başarısızlığa uğramasına rağmen birinci araştırmacı bahçıvanın varlığına olan inancını korumakta ve şöyle demektedir: "İz bırakmayan, gürültü yapmayan bir bahçıvan vardır ve bu bahçıvan çok sevdiği bahçeyi kontrol etmek için gizlice gelmektedir." İkinci araştırmacı bu düşünceyi reddetmekte ve bir bahçıvanın varlığı ile yokluğu arasında bir fark bulunmadığını söylemektedir.
Flew burda mesel adını verdiği şeyle dini
ifadeleri kastetmektedir .ve ona göre tıpkı
pasajda olduğu gibi herhangi bir dine inanan
Kimse bahçıvanın varlığını kabul eden kimse
gibidir .bu bilinç ise sadece kendi doktirinlerini
kabul etmekte ve aleyhindeki iddialara kulak
Aşmamakta olduğunu iddia eder .bu yüzden de
“tanrı vardır “demek anlamsız olacaktır
.yanlışlama yaklaşımını bitirmeden önce son
olarak şunları eklemek isterim .
Flew bu pasajda duyu tecrübesine dayalı bir yanlışlamadan bahsetmez. Ne var ki zihninden ge- cenin bu olduğu mâkul bir şekilde tahmin edilebilir. Yukarıda bahçıvanın var olup olmadığını kontrol etmek için zikrettiği testlerin tamamı "duyusal" testler diye adlandırılabilir. Flew'in bahçıvan örneğinden yola çıkacak olursak, yanlışlama meselesini ortaya atarken tanrının varlığı probleminin onun zihninde önemli bir yer tut- tuğunu açık bir biçimde görürüz. Flew Tanrı'ya inananların bu inançlarına karşıt duyu tecrübelerini kabul etmek istemediklerini varsayıyor ve bu tavrın söz konusu inancı anlaşılabilir olmaktan çı- karıp çıkarmadığını ya da içerikten yoksun bırakıp bırakmadığını merak ediyor gibidir.
Doğrulama yanlışlama ve tanrı
Peki şimdi bu yaklaşımlara dayanarak tanrı vardır demenin anlamsız olduğunu
Varmısaymaliyiz ?alında ilk bakışta bu tip
yaklaşımlarının başta makul gibi gözüktüğü
Görmekte zorlanmiyoruz. Ancak biraz derin
bakınca pekte makul olmadıklarını
görebiliyoruz .mesela doğrulama ilkesini ele
alalım .
“bütün insanlar hayatının bir kısmını yemek
yiyerek geçiriler” dediğimi düşünün .bu ifade
Aklı olarak makul bir ifadedir ancak hiç kimse
Bu önermeyi duyu tecrübesi yolu ile doğruluğu
Kanıtlayamaz .Peki sizce ,bir insan bu ifadedin
Sırf duyu tecrübesi ile kanitlanamadigi için
mantıksız kabul etmesini bekleyebilir miyiz ?
Eminim ki cevapiniz hayır olacak .peki ya
doğrulama ilkesinin zayıf versiyonuna ne
demeli ?belki bir mantıkcı povitivist bize
Tanrının var olduğu ifadesini mantıksız
olduğunu bu yaklaşım ile kanıtlamaya
çalışabilirdi . fakat biraz düşününce bu
yaklaşımın kendi içinde dahi makul olmadığı
anlaşılabilir .bu kimseye şöyle bir soru
yönetebiliriz.
“bir insan sadece duyu tecrübesi ve gözlemleri
ile nasıl var olan bir önermenin anlamlı olup
Olmadığını duyu tecrübesi ve gözlem ile
ulaşabileceğini iddia edebilir ?”
yukarıda da görüldüğü üzere bu durum bu
iddia sahibi için büyük bir çıkmaz olacaktır .
Peki ya flew in yanlışlama üzerine yaklaşımına
Ne diyebiliriz ?Burda swinburne den bir alıntı
yapabiliriz .o şöyle demektedir ;
İnsan "bir zamanlar, henüz insan veya akıl sahibi bir varlık yokken yeryüzü sularla kaplıydı" ifadesini, hangi jeolojik delillerin bu önermeyi destekleyeceğine veya hangi jeolojik delillerin desteklemeyeceğine ilişkin bir fikre sahip olmaksızın anlayabilir ."
Eğer kendimizde bir örnek verecek olursak
“lösemi olan çocukların çoğu ölüm tehlikesi ile
karşıya karşıyadır “dediğimi düşünelim .imdi
Benim bu söylemimim anlamlı olup olmadığını
Düşünmek için bu önermeyi neyin
çürütuceginizi düşünmenize gerek yoktur .
Bu yüzden belki tanrının var olduğun iddia
eden kişi bunun neyi curutemeyecegini
kestiremeyebilir ancak bu mantiken önermeyi
Anlamsız kılmaz .
Peki mantık kuralları bu yaklaşımlar için bize ne diyor ?
Öncelikle, şu ana kadar atıfta bulunduğumuz yazarların be- nimsiyor göründükleri bir öncüle meydan okuyabiliriz. Onlara göre tanrı nin varlığı mümkün müdür?" sorusunu yöneltirken sorabilecegimiz tek şey Tanrı'nın var olup olmadığıdır. Bu gayet haklı olarak reddedebileceğimiz bir düşüncedir. Neden? Çünkü bu, bir tezin hakikaten doğru olup olmadığını tartışmadan önce, o tezin doğruluğunun ihtimal dâhilinde olduğunun gösterilmesinin gerekte gibi hiç de mâkul olmayan bir varsayıma dayanır. Modern man- tikçıların gayet iyi bildiği gibi, bir tezin muhtemelen doğru olduğu- nu kanıtlamak, söz konusu tezin gerçekten doğru olduğuna inan- manın nedenlerine ilişkin bir inceleme yapılmaksızın son derece zor olabilir. Bir tezin kesinlikle doğru olduğunun ispatlanması aynı zamanda o tezin doğruluğunun ihtimal dâhilinde olduğunun kanıtlanması demektir. Bu nedenle, bir tezin doğruluğunun imkân ve ihtimal dâhilinde olup olmadığı hususunda önceden bir endişeye kapılmaksızın insanların bir teze inanma gerekçeleri üzerinde kafa yorabilirler . Bu da, Tanrı'nın var olup olmayabileceği sorusuyla cebeleşmeksizin insanların Tanrı'nın var olduğuna inanma nedenle üzerinde kafa yorabileceklerini açıkça gösterir.(alıntıdır )
Yazıma son vermeden önce Şunlarıda
söylemek isterim .
Ayer, Alonzo Church tarafından ortaya atılan bir argümana cevap verirken doğrulama ilkesinin doyurucu bir formülasyonunu yapmanın imkânsız olduğunu ve aynı durumun yanlışlama fikri çerçevesin- de dile getirilen anlam kriteri için de geçerli oluduğunu itiraf et- miştir.
Yine flew ateizm den deizme geçerek yanlışlama yaklaşımını savunmayı
terk etmiştir .bu yazıda kısaca konu ile ilgili
Giriş mahiyetinde bir yazı hazırladım .ileride
daha kapsamlı bir yazı hazırlamayı
düşünüyorum .o güne kadar sağlıcakla kalınız
 

rhynkar

☆☆☆
Yazar
Mesajlar
588
Tepki puanı
373
Düşünce
Ateist
Artık nereden kopyala yapıştır yaptıysan orada herhalde satır sona gelmiş burada cümlenin ortasında alt satıra geçmişsin. İmla'ya uymuyorsun bari kaynak belirt! Bu şekilde okunacak gibi değil.
 

DemoKratos

Vll ☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,106
Çözümler
1
Tepki puanı
3,455
Düşünce
Ateist
Bozuk bir metin bir de uzun olunca okunmuyor. Ama göz gezdirerek ne demeye çalıştığını anladım.

Aslında tanrı üzerine düşünen herkesin içine düştüğü açmazlar dile getirilmiş. Ateizm açısından ise hiç bir açmaz yok. Tanrıyı var saymak ucu bucağı görünmez bir dizi ve bir yığın soruna yol açar. Tanrının olamayacağını bilmek ise bütün sorunları çözer.

Anahtar, tanrının olamayacağı. Olmadığı değil. Evrenin varlığından tanrıyı sorumlu tutamayacağımız. Çünkü o zaman tanrının varlığından da yanruyu sorumlu tutmalıyız. Yanrunun varlığından da kenruyu. Bu böyle geçmişe doğru daha gelişkin karmaşıklıkta varlıklara doğru gidemeyeceğine göre, tersi doğrudur. Yani evrim. Geçmişe doğru daha basite doğru gidilmelidir.

Bu durumda da bir sorun var gerçi. En başa en basite neyi koyacağız? Buna felsefede töz denir. Töz nedir? Bu töz nerden gelmiştir? Burada satranç kuramı devreye girer. Satranç görece karmaşık ve gelişkin bir oyundur. Satranç analizi için zeki bir beyin veya bilgisayar lazımdır. Oynanmış bitmiş bir satranç oyununu geriye doğru analiz etmek mümkündür. Bilgisayar yardımıyla bu analizi oldukça geriye götürmek olasıdır.

Fakat hiç bir beyin ve bilgisayar ilk hamleyi bilemez. Bunu bilmek olanaksızdır. Fakat bu en basit hamledir. Ya şah önü, ya vezir önü piyonunu sürmüş, ya at çıkmıştır. Ama hangisini yaptığını bilmenin bir yolu yoktur.

Tözü bilemeyiz. Hiç bir zaman da bilemeyeceğiz. Çünkü her sayı bölünebilir olduğu halde en küçük daha küçüğü yok dediğimiz bir bölünemez parça kabul etmek zorunda kalıyoruz. Bu önce elementlerin yapı taşlarıydı, sonra foton oldu. Halbuki matematiksel olarak bölünmenin bir sonu yoktur.

Fakat bu sorun en başa en gelişkin karmaşıklıkta bir varlık koymak mantıksızlığından çok daha iyidir. Bilemediğimiz bir kuantumsal dalgalanma bir şeyler başlatmış olmalı.

Evrenin varlığından sorumlu tanrı böyle... Fakat evren içre, evrimleşmiş, oluşmuş, başlangıcı olan tanrı iddialarına gelirsek... Böyle bir şeye olamaz diyememek ateizme bir zarar vermez. Nihayetinde uzak bir gezegende çok ileri bir uygarlık elbette olabilir. Bunun olabilmesi bir şey lazım getirmez. Olduğuna dair kanıt gereklidir. Buna tanrı da demeyiz. Gelişmiş uzaylı uygarlık deriz.

Son olarak tanrının olanaksızlığı ile uğraşmayıp tanrı varsa da bizimle ilgilenmez veya olup olmadığını bilemeyiz demek de ateizme giden işaret taşlarıdır. Sonuçta ateizme çıkar. Bunlar sonuçta tanrının olanaksızlığını bir türlü anlamak istemeyen teistlerle didişmeye üşenmekten başka bir şey değil. Kestirmeden, uğraşmadan, teistlere bulaşmadan işine bakma yolları.

Ateist ise donanımlı, kuşanmış ve teizmle savaşmaya niyetli kişidir. O yüzden ateistlerin militan olduğu söylenir. Teistler deist ve agnostiklerden fazla huylanmazlar ama ateist denince direk saldırı algılarlar. Ama tabii ateizmin savaşı bir savunma savaşıdır. Çünkü teizm saldırmasa ateizm zaten neyin savunmasını yapacak?
 
Mesajlar
372
Tepki puanı
48
Düşünce
Muvahhid
Artık nereden kopyala yapıştır yaptıysan orada herhalde satır sona gelmiş burada cümlenin ortasında alt satıra geçmişsin. İmla'ya uymuyorsun bari kaynak belirt! Bu şekilde okunacak gibi değil.
Elinizde herhangi bir delil olmadan kopyaladigimi soylemeniz seviyenizi belli eden cinsden .reklam olmasin diye koymamisdim ama ben bunu youtube kanalim icin hazirlamistim burdada paylasmak istedim .sizi kiniyorum .bazi yerleri bazi kitaplardan alsam dahi onlarida okurun anlayacagi sekilde duzenledim .iyi gunler .

 
Mesajlar
372
Tepki puanı
48
Düşünce
Muvahhid
Bozuk bir metin bir de uzun olunca okunmuyor. Ama göz gezdirerek ne demeye çalıştığını anladım.

Aslında tanrı üzerine düşünen herkesin içine düştüğü açmazlar dile getirilmiş. Ateizm açısından ise hiç bir açmaz yok. Tanrıyı var saymak ucu bucağı görünmez bir dizi ve bir yığın soruna yol açar. Tanrının olamayacağını bilmek ise bütün sorunları çözer.

Anahtar, tanrının olamayacağı. Olmadığı değil. Evrenin varlığından tanrıyı sorumlu tutamayacağımız. Çünkü o zaman tanrının varlığından da yanruyu sorumlu tutmalıyız. Yanrunun varlığından da kenruyu. Bu böyle geçmişe doğru daha gelişkin karmaşıklıkta varlıklara doğru gidemeyeceğine göre, tersi doğrudur. Yani evrim. Geçmişe doğru daha basite doğru gidilmelidir.

Bu durumda da bir sorun var gerçi. En başa en basite neyi koyacağız? Buna felsefede töz denir. Töz nedir? Bu töz nerden gelmiştir? Burada satranç kuramı devreye girer. Satranç görece karmaşık ve gelişkin bir oyundur. Satranç analizi için zeki bir beyin veya bilgisayar lazımdır. Oynanmış bitmiş bir satranç oyununu geriye doğru analiz etmek mümkündür. Bilgisayar yardımıyla bu analizi oldukça geriye götürmek olasıdır.

Fakat hiç bir beyin ve bilgisayar ilk hamleyi bilemez. Bunu bilmek olanaksızdır. Fakat bu en basit hamledir. Ya şah önü, ya vezir önü piyonunu sürmüş, ya at çıkmıştır. Ama hangisini yaptığını bilmenin bir yolu yoktur.

Tözü bilemeyiz. Hiç bir zaman da bilemeyeceğiz. Çünkü her sayı bölünebilir olduğu halde en küçük daha küçüğü yok dediğimiz bir bölünemez parça kabul etmek zorunda kalıyoruz. Bu önce elementlerin yapı taşlarıydı, sonra foton oldu. Halbuki matematiksel olarak bölünmenin bir sonu yoktur.

Fakat bu sorun en başa en gelişkin karmaşıklıkta bir varlık koymak mantıksızlığından çok daha iyidir. Bilemediğimiz bir kuantumsal dalgalanma bir şeyler başlatmış olmalı.

Evrenin varlığından sorumlu tanrı böyle... Fakat evren içre, evrimleşmiş, oluşmuş, başlangıcı olan tanrı iddialarına gelirsek... Böyle bir şeye olamaz diyememek ateizme bir zarar vermez. Nihayetinde uzak bir gezegende çok ileri bir uygarlık elbette olabilir. Bunun olabilmesi bir şey lazım getirmez. Olduğuna dair kanıt gereklidir. Buna tanrı da demeyiz. Gelişmiş uzaylı uygarlık deriz.

Son olarak tanrının olanaksızlığı ile uğraşmayıp tanrı varsa da bizimle ilgilenmez veya olup olmadığını bilemeyiz demek de ateizme giden işaret taşlarıdır. Sonuçta ateizme çıkar. Bunlar sonuçta tanrının olanaksızlığını bir türlü anlamak istemeyen teistlerle didişmeye üşenmekten başka bir şey değil. Kestirmeden, uğraşmadan, teistlere bulaşmadan işine bakma yolları.

Ateist ise donanımlı, kuşanmış ve teizmle savaşmaya niyetli kişidir. O yüzden ateistlerin militan olduğu söylenir. Teistler deist ve agnostiklerden fazla huylanmazlar ama ateist denince direk saldırı algılarlar. Ama tabii ateizmin savaşı bir savunma savaşıdır. Çünkü teizm saldırmasa ateizm zaten neyin savunmasını yapacak?
Acaba ben mi yanlis yazimi attim diye gercekten kontrol ettim .😂😂😂hocam iyimisiniz ?ben tanri vardir onermesinin mantiksiz oldugunu savunan dogrulama ve yanlislama yaklasimlarini elestiriyorum .
Siz once nedenselikten girip imkan delilini sonra kuantum vakumlari diyip hudus delilini akabinde bir yerle nasil olmussa evrimi yerlestirmissinizdir .merakimdan soruyorum icinde evrim filan olunca bunlari size bir yerde ezberletip bak suraya suraya yaz diye mi ogretiyorlar ?😂😂😂 neyse ben yaziyi bidaha kontrol edicem halada supheliyim acaba farkli bir yazimi attim diye ?cunku cevap cok farklida .
 

DemoKratos

Vll ☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,106
Çözümler
1
Tepki puanı
3,455
Düşünce
Ateist
ben tanri vardir onermesinin mantiksiz oldugunu savunan dogrulama ve yanlislama yaklasimlarini elestiriyorum .

E iyi tamam işte ben de tanrı yoktur yaklaşımını anlatıyorum. Vardır yaklaşımını da teistler savunsun. Ben bana düşen kısmını yerine getirdim.

Yanıt farklı filan değil. Tam istim üstünde! Senin anlatman kadar anlaman da kıt galiba! 😁
 
Mesajlar
372
Tepki puanı
48
Düşünce
Muvahhid
E iyi tamam işte ben de tanrı yoktur yaklaşımını anlatıyorum. Vardır yaklaşımını da teistler savunsun. Ben bana düşen kısmını yerine getirdim.

Yanıt farklı filan değil. Tam istim üstünde! Senin anlatman kadar anlaman da kıt galiba! 😁
Hocam bu cumleleriniz dahi konuya olan uzakliginizi gosterir cinsden .ben tanri vardir yoktur yaklasimlarini ele almiyorum .ben sadece tanri vardir demenin daha argumar dahilinde degerlendirmeden anlamaizdir diyenleri elestiriyorum .

Noldu size eskiden ne yazdigini anlayablip cevap veremiyordunuz simdi yazilaninda anlamiyorsunuz ???????😀😀😀😀
 

rhynkar

☆☆☆
Yazar
Mesajlar
588
Tepki puanı
373
Düşünce
Ateist
Elinizde herhangi bir delil olmadan kopyaladigimi soylemeniz seviyenizi belli eden cinsden .reklam olmasin diye koymamisdim ama ben bunu youtube kanalim icin hazirlamistim burdada paylasmak istedim .sizi kiniyorum .bazi yerleri bazi kitaplardan alsam dahi onlarida okurun anlayacagi sekilde duzenledim .iyi gunler .

Seviyeymiş pehhh. Kendi hazırladığın metin olsa bile sonuç olarak düzenlememişsin ve okunacak gibi değil. İmla kurallarına uyarak düzgün bir şekilde paylaşırsan insanlar okur.
 

DemoKratos

Vll ☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,106
Çözümler
1
Tepki puanı
3,455
Düşünce
Ateist
Yahu adam fıkra mıdır nedir yahu! 😄 BU kadar bozuk bir Türkçe ile yazıp sonra da anlamıyorsun anlamıyorsun diye viyaklamak ancak bir fıkra olabilir yahu! 😁

Lan dönüp de bir yazdığına daha doğrusu sıvadığına bak, ondan sonra haline şükret be!
 

FİLEozof

☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,138
Tepki puanı
497
Düşünce
Panteist
ben tanri vardir onermesinin mantiksiz oldugunu savunan dogrulama ve yanlislama yaklasimlarini elestiriyorum .
Yahu @DemoKratos apateist değil ki bunlara cevap versin. Mantıksızlığı savunmuyor ki! İmkansızlığı savunuyor. Yanlış mıyım?

Bir de yazılarını düzgün yazsan su gibi akıyor da... Böyle olunca gülüp gülüp duruyorum 🤣
 

Son konular

Son mesajlar

Üst