Güneş Balçığa Batıyormuş!

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
1,451
Beğeniler
837
Düşünce
Agnostik
#1
gunes-balciga-batiyor.png

Kehf Suresi/86: Sonunda güneşin battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir suda batıyor gördü. Orada bir millete rastladı. 'Zülkarneyn! Onlara azap da edebilirsin, iyi muamelede de bulunabilirsin' dedik.

Bu ayet ile o dönemdeki insanları kandırmak zor değil. Ama bugün, bilim ilerledi ve uzay hakkında birçok bilgiler elde etti insanoğlu. Dolayısıyla Kehf suresi 86. ayetin uydurma olduğu çok açık şekilde ortaya çıktı, takke düştü kel göründü.

Bu ayet, Kuran'ın iflas ettiği bir ayettir. Gerçi Kuranın böyle iflas ettiği ayet çoktur. İslam alimleri saolsun her birine uygun kılıf bulmada zorlanmıyorlar. Bakalım buna ne kılıf bulacaklar. :D
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
Kıdemli Üye
Mesajlar
683
Beğeniler
490
Düşünce
Ateist
#2
Mesele şudur; şairin biri "Ağladıkça güneşi tutacağız göreceksin" yazmış. Bu sözü maddi hakikat kabul edersek bir idyodan da aşağı zeka seviyesine düşmüş oluruz. Teist kesim bunu yapıyor. Diyemiyorlar ki hakikate ulaşmak için eza cefa çekmek yani uğraşmak gerekir. Şunu der onların mantaliteleri, ahirette bak tutacaksın emme!

Bu ayete de şu kılıfı uyduracakları muhakkak: Zülkarneyn güneşin battığı batıya doğru yöneldi! Çünkü illa bir maddi şeyle yani mekanla anlatmak zorundalar. Oradaki güneşin neyi temsil ettiğini anlamak istemiyorlar. Atatürk'e de anadolu güneşi denir halbuki değil mi? Anadolu halkını bilgiyle aydınlatan kaynak.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Ra's Al Ghul

☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,338
Beğeniler
104
Düşünce
Sünni
#3
Ayet güneşin o an ki durumunu Zülkarneyn'in bakış açısıyla anlatmış.
 
Mesajlar
29
Beğeniler
36
Düşünce
Deist
#4

Kehf Suresi/86:
Sonunda güneşin battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir suda batıyor gördü. Orada bir millete rastladı. 'Zülkarneyn! Onlara azap da edebilirsin, iyi muamelede de bulunabilirsin' dedik.
:D
Hatta ayet Güneşi gördü demez, güneşi buldu der. (Vecede=buldu)
"Zulkarneyn güneşin battığı mekana ulaştı, güneşi çamurlu bir su kaynağında batarken buldu (vecede - وَجَدَ), ve yanında bir de kavim buldu (vecede - وَجَدَ). (KEHF 86)"

Burada Güneşin içine girdiği, gömüldüğü bir mekana erişimin söz konusu olduğu açıktır. Güneşin dünya içinde bir yere gömülecek kadar küçük olduğunun zannedildiği, güneşin dünya içinde bir yolculuk yaptığının zannedildiği de açıktır.Kuran kendi devrindeki Güneş dünyadan daha küçüktür inancını aynen sürdürüyor.

Ve Kuran Dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü bilmediği için; Güneşin doğup batması olayını Güneşin hareketine yoruyor. Oysa olay sadece dünyanın kendi etrafında dönmesi olayıdır. Bunu bilmeyen Kuran yazarı olayı Güneşin bir yere gidip gelmesi olarak sunuyor.

"Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut’u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir,dedi.Bunun üzerine kafir apışıp kaldı. (BAKARA 258)"

Görüldüğü gibi Güneş bir yere gidip geliyor sanmaktadır Kuran. Oysa olay sadece Dünyanın kendi etrafında dönmesidir. Güneşin bir yere gidip geldiği yoktur. Yani Kuran kendi çağının astronomi cehaletini aynen paylaşmaktadır.
Ayet güneşin o an ki durumunu Zülkarneyn'in bakış açısıyla anlatmış.
Bunu da nereden çıkardınız? Ayette hiç öyle bir şey yok. Eğer Zulkarneyn'in bakış açısıyla anlatsaydı, Güneş'in dünyadan küçük olmadığını da söylerdi. Yanlış anlaşılmaya yer vermemek için bu düzeltmeyi de yapardı. Zulkarneyn Güneşi küçük zannetti, ama aslında Güneş dünyadan daha büyüktür gibisinden bir düzeltme görmeliydik ayette. Ama yok.

Artı ayet neden Güneşi gördü demiyor da Güneşi buldu diyor?
Eğer ayet Zulkarneyn'in göz yanılması demek isteseydi Güneşi gördü ifadesini kullanırdı. Ama kullanmıyor.

Ayrıca Zulkarneyn müslümanların sandığı gibi deniz kenarına gittiyse, ayette neden deniz (bahre) kelimesi geçmiyor?

Zulkarneyn güneşin batışını görmeye değil güneşi batar vaziyette bulmaya gidiyor. Amaç batışı görmek olsa bunu her hangi bir yerden rahatça görebilirdi. Bunun için özel bir yere erişmesine gerek yoktur. Gün batımı her yerden görülebilir bir şeydir sonuçta.
https://antidogmatik.com/konular/guenes-duenyadan-daha-mi-kuecuek.1018/
 

Furkan

☆☆
Üye
Mesajlar
152
Beğeniler
106
Düşünce
Sünni
#5
Teşbih yapılmıştır sen bir deniz kenarına gitsen güneşin battığı yer deniz olarak söyleyebilirsin.
 
Mesajlar
29
Beğeniler
36
Düşünce
Deist
#6
Teşbih yapılmıştır sen bir deniz kenarına gitsen güneşin battığı yer deniz olarak söyleyebilirsin.
Ayette deniz (bahre) kelimesi yoktur.
Zulkarneyn göz yanılmasına uğradı, güneş suyun içine falan gömülmez düzeltmesi de yoktur ayetlerde. Güneşin batışını görmeye gitmiyor, Güneşin battığı yeri bulmaya gidiyor ve Güneşi orada buluveriyor.

Olay gün batımını izlemekten ibaret olsaydı, bunu yapmak için özel bir yere gitmesine gerek kalmazdı. Dünyadaki her hangi bir yerden gün batımı izlenebilir.

Görünen o ki;Kuran kendisinden önceki Güneş dünyadan küçüktür inancını aynen sürdürüyor.Ve Güneş bir yere gidip geliyor zannetmektedir.Dünyanın kendi etrafında döndüğünü bilmediği için.

...İbrahim dediki,Allah Güneşi doğudan getirip batıya götürüyor.Hadi sende onu batıdan getir. Bakara 258 KURAN
 

Furkan

☆☆
Üye
Mesajlar
152
Beğeniler
106
Düşünce
Sünni
#8
Mesajlar
4
Beğeniler
0
Düşünce
Zerdüşt
#9
Çok mantıksız eleştiriler ve karşısında ayeti zayıf savunmalar var. Size doğrusunu söyleyeyim ve şüphesi olanların şüphesi kalksın, imanı olanların imanı kuvvetlensin.
Kuran'da Zülkarneyn olarak geçen kişi büyük Kiros'tur, İngilizce bilenler Cyrus the Great olarak araştırabilirler. Yahudileri esaretten kurtarmış, kudüse dönmelerini sağlamış ve süleyman mabedinin tekrar inşasına başlamıştır. Yahudiler onu çok sever ve kutsal kitaplarında çok ok bahsi geçer, nitekim peygamberimize de onu sormuşlardır.

M.Ö. 545 yılında batıya doğru sefer yapmış, Lidya Kralı Kroesus'u yenilgiye uğratarak . Sart ve Efes şehirleri dahil Batı Anadolu'yu ele geçirmiştir. Bazılarınızın bildiği gibi Efes ilk kurulduğunda mö 1000 li yıllarda bir liman şehriydi, daha sonra küçük menderesin denizi doldurmasıyla denizden uzaklaştı ve denize kadar olan kısım balçık, bataklık haline geldi.

Doğrusunu Allah bilir, Kuran'da bahsedilen Büyük Kiros'un batıya yaptığı sefer ve güneşin balçıkta batar bulduğu yer de Efes antik kentidir. Kuran'da hiçbir hata ve kusur yoktur, insanların anlamasında eksiklik vardır.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

RedOneTheDiver

☆☆
Kıdemli Üye
Mesajlar
147
Beğeniler
78
Düşünce
Agnostik
#10
Benim de düşüncem zülkarneynin (çift boynuzlu) büyük kiros olmasıdır. Yahudiler ve araplar övüyor. Ama biri sövüyor. Şehname adlı eserine firdevsi aji dehaka isimli, başında iki yılan olan ve muhtemelen arap bir kraldan çok fena şekilde bahseder.
 

Kemal

☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
261
Beğeniler
190
Düşünce
Agnostik
#11
Çok mantıksız eleştiriler ve karşısında ayeti zayıf savunmalar var. Size doğrusunu söyleyeyim ve şüphesi olanların şüphesi kalksın, imanı olanların imanı kuvvetlensin.
Kuran'da Zülkarneyn olarak geçen kişi büyük Kiros'tur, İngilizce bilenler Cyrus the Great olarak araştırabilirler. Yahudileri esaretten kurtarmış, kudüse dönmelerini sağlamış ve süleyman mabedinin tekrar inşasına başlamıştır. Yahudiler onu çok sever ve kutsal kitaplarında çok ok bahsi geçer, nitekim peygamberimize de onu sormuşlardır.

M.Ö. 545 yılında batıya doğru sefer yapmış, Lidya Kralı Kroesus'u yenilgiye uğratarak . Sart ve Efes şehirleri dahil Batı Anadolu'yu ele geçirmiştir. Bazılarınızın bildiği gibi Efes ilk kurulduğunda mö 1000 li yıllarda bir liman şehriydi, daha sonra küçük menderesin denizi doldurmasıyla denizden uzaklaştı ve denize kadar olan kısım balçık, bataklık haline geldi.

Doğrusunu Allah bilir, Kuran'da bahsedilen Büyük Kiros'un batıya yaptığı sefer ve güneşin balçıkta batar bulduğu yer de Efes antik kentidir. Kuran'da hiçbir hata ve kusur yoktur, insanların anlamasında eksiklik vardır.
Öncelikle şunu söyleyim. Her kitapta olabileceği gibi Kuranda da hatalar vardır.

Ayrıca Zülkarneynin İskender olması sorun değil. Balçıktan Efes antik kentinin kastedildiğine dair ima bile yok. Temel sorun ise "güneşin balçığa batması" ifadesinin neden kullanılıyor olmasıdır. Asıl buna cevap vermen lazımdı ama vermemişsin.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Orhan Yolcu

☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
334
Beğeniler
287
Düşünce
Agnostik
#12
Çok mantıksız eleştiriler ve karşısında ayeti zayıf savunmalar var. Size doğrusunu söyleyeyim ve şüphesi olanların şüphesi kalksın, imanı olanların imanı kuvvetlensin.
Kuran'da Zülkarneyn olarak geçen kişi büyük Kiros'tur, İngilizce bilenler Cyrus the Great olarak araştırabilirler. Yahudileri esaretten kurtarmış, kudüse dönmelerini sağlamış ve süleyman mabedinin tekrar inşasına başlamıştır. Yahudiler onu çok sever ve kutsal kitaplarında çok ok bahsi geçer, nitekim peygamberimize de onu sormuşlardır.

M.Ö. 545 yılında batıya doğru sefer yapmış, Lidya Kralı Kroesus'u yenilgiye uğratarak . Sart ve Efes şehirleri dahil Batı Anadolu'yu ele geçirmiştir. Bazılarınızın bildiği gibi Efes ilk kurulduğunda mö 1000 li yıllarda bir liman şehriydi, daha sonra küçük menderesin denizi doldurmasıyla denizden uzaklaştı ve denize kadar olan kısım balçık, bataklık haline geldi.

Doğrusunu Allah bilir, Kuran'da bahsedilen Büyük Kiros'un batıya yaptığı sefer ve güneşin balçıkta batar bulduğu yer de Efes antik kentidir. Kuran'da hiçbir hata ve kusur yoktur, insanların anlamasında eksiklik vardır.
Bu arada görüşüne Zerdüşt yazmışsın. İslamı savunuyorsun, yanlışlıkla seçtin herhalde.
 
Mesajlar
4
Beğeniler
0
Düşünce
Zerdüşt
#13
Bu arada görüşüne Zerdüşt yazmışsın. İslamı savunuyorsun, yanlışlıkla seçtin herhalde.
Zerdüşt'ün de İranlılara gelmiş bir peygamber olduğunu düşünüyorum. O zamanki anlayışın tersine monoteist bir inançla ortaya çıktı. Avesta'da İslam anlayışına birebir uygun bir kitap olduğunu gördüm.

İlk bakışta Müslüman tercihim yoktu, meğer sunni, şii vs. Allah inancı 3-4 parçaya bölünmüş. Hz. Adem'den peygamberimize kadar tüm peygamberler aynı inancı, Allah'ın dinini insanlara anlatmışlardır. Herkesin yapması gereken "evinden uzağa bırakılan kedinin evini araması bulması" misali, yaratıcısını araması ve kendi varlığında kendisini bulmasıdır.

Birisi güneşin balçığa batmasını sormuş, burada açıklanacak bir durum göremedim. Güneşin "denizde batması" gibi, güneş bataklıkta batmış.
 

Orhan Yolcu

☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
334
Beğeniler
287
Düşünce
Agnostik
#14
Zerdüşt'ün de İranlılara gelmiş bir peygamber olduğunu düşünüyorum. O zamanki anlayışın tersine monoteist bir inançla ortaya çıktı. Avesta'da İslam anlayışına birebir uygun bir kitap olduğunu gördüm.

İlk bakışta Müslüman tercihim yoktu, meğer sunni, şii vs. Allah inancı 3-4 parçaya bölünmüş. Hz. Adem'den peygamberimize kadar tüm peygamberler aynı inancı, Allah'ın dinini insanlara anlatmışlardır. Herkesin yapması gereken "evinden uzağa bırakılan kedinin evini araması bulması" misali, yaratıcısını araması ve kendi varlığında kendisini bulmasıdır.

Birisi güneşin balçığa batmasını sormuş, burada açıklanacak bir durum göremedim. Güneşin "denizde batması" gibi, güneş bataklıkta batmış.
Enteresan. İlk defa senin düşüncende birine rastlıyorum. İki dine birden inanmak tuhaf geldi bana.
 

RedOneTheDiver

☆☆
Kıdemli Üye
Mesajlar
147
Beğeniler
78
Düşünce
Agnostik
#15
Enteresan. İlk defa senin düşüncende birine rastlıyorum. İki dine birden inanmak tuhaf geldi bana.
Dostum bahalik diye bir şey var. Acayip kafa. O.o
PS: umarım zerdüşt arkadaşımız bahai değildir. Üzerine alınmayacağından bu tarz bir ironide bulundum. Geri alabilir, özür de dileyebilirim. Kimseyi kırmak istemem
 

RedOneTheDiver

☆☆
Kıdemli Üye
Mesajlar
147
Beğeniler
78
Düşünce
Agnostik
#17
Bu arada zerdüştlük mü monotoeist? İslam da dâhil her türlü monoteist olduğunu iddia edip içinde kötü güce şahsiyet verilen her din aslında dibine kadar düalisttir.
 

RedOneTheDiver

☆☆
Kıdemli Üye
Mesajlar
147
Beğeniler
78
Düşünce
Agnostik
#20
Öyleyse bir yerlerden alıntılamadan bizzat tanıdığım Bahailer-Babî'ler den aldığım en kısa net bilgi tanrının son peygamberi Hz. Bahaullah'tır ve bölmeye değil birleştirmeye geldiğini iddia ediyor. O da ilahi mesajcı ve ilk insandan beri ilahi mesajın insanlara gönderildiğini iddia ediyor. Ve birliği bozmaya çalışanların kendilerine ocu bucu şucu dediğini iddia ediyor. Rahiplerin, imamların, hahamların ve bilumum din adamlarının da bu bilgiye vakıf olduğunu ama şahsi menfaatleri uğruna bu bilgiyi paylaşmadıklarını iddia ederler. Bu kadar yeter. Eksik yazmışımdır ama yanlış yazmamışımdır umarım. Bir Bahai-BabÎ arkadaş gelirse yorumumu düzeltir hatta silebilirim. Haddimi aşmak istemem.