Hadis İnkarcıları-1

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,523
Tepki puanı
266
Düşünce
Sünni

Bu eserde Kur’an-ı Kerim bize yeter diyerek Peygambersiz bir İslâm kurma gayretine giren karanlık bir zihniyetin gerçek yüzlerini göstererek bu kimselerin Kur'an-ı Kerim'den ne kadar uzak olduğunu yine Kur’an-ı Kerim ayetleriyle göstereceğiz.

Hadis inkârcıları: “Biz Kur’an-ı Kerim'e uyarız. Kur’an-ı Kerim bize yeter.” diyorlar.

Bu onların sloganıdır. Gayet masum gibi görünen bu slogan altında asıl maksatları Peygamber efendimizin hadis-i şeriflerini reddedip sonra Kur’an-ı Kerim'in Ayet-i Kerimelerini kendi hevalarına göre yorumlamak ve böylelikle dini tahrip etmek vardır. Yani düşünün Kur’an-ı Kerim'in kendisine indiği zat olan Peygamber efendimiz (s.a.v.) bir ayet hakkında konuşamayacak ama bu kimseler dilediği gibi konuşacaklar.

Nisâ Suresi - 65 . Ayet

Hayır, rabbine andolsun ki, aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın onu kabullenmedikçe ve boyun eğip teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.

Zübeyr b. Avvâm ile bahçe komşusu arasında su yüzünden bir anlaşmazlık çıkmıştı. Hz. Peygamber’e başvurdular; o da “Zübeyr! Bahçeni suladıktan sonra suyu sal ki komşun da sulasın” buyurdu. Komşu (bu hükmün din kuralı koyma değil, sulhetme mahiyetinde olduğunu düşünmüş olmalı ki) Hz. Peygamber’e, Zübeyr’in tarafını tuttuğunu ima etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber şikâyetçinin tutumundan hoşnut olmadı ve bu defa Zübeyr’e normal hakkını kullanmasını söyledi. Medineli komşunun bu davranışı sebebiyle 65. âyet nâzil oldu (Müslim, “Fezâ’il”, 129). Buna göre gerçek iman sahiplerinin iki temel vasfı olmalıdır:

a) Aralarında bir anlaşmazlık çıktığında Resûlullah’ı hakem kılmak, onun hükmüne başvurmak.

b) Hz. Peygamber bir hüküm verince bunu benimsemek, onun âdil olduğuna inanmak, itiraza kalkışmamak. Allah(c.c)’ın dininin hükmü demek olan Resûlullah’ın hükmüne başvurmak ve bunu gönülden benimsemek iman alâmeti olmakla beraber insanların beşeriyet icabı menfaatlerine uygun gördükleri ve istedikleri hükmü elde edememeleri karşısında üzüntü duymaları da küfür veya nifak alâmeti değildir; yeter ki, verilen hükmün haklı ve âdil olduğuna inansınlar!

Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 90-91


Ayet-i Kerime'de imanın tamam olması için üç şart zikredilmiştir.

1-)" aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp" Tartıştığımız bir konuda Hz.Peygam(sav)'i hakem tayin edeceğiz, Kur'an-ı Kerim'de açıkça beyan edilmeyen konularda kafamıza göre hükmetmeyip Peygamber Efendimiz(sav)'i hakem tayin edeceğiz. Hakem tayin etmek Peygamber Efendimizi meseleyi hadis ve sünnetine götürmektir demek bir kimse çekiştiği meseleyi Peygamber Efendimize götürmüyorsa Kur'an-ı Kerim'in ifadesiyle o iman etmemiştir.

2-) "sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın onu kabullenmedikçe" demek ki sadece tartıştığımız konuyu Peygamber Efendimiz(sav)'e götürmek değil verdiği hükmü kabul etmemiz gerekiyor "hiçbir sıkıntı duymaksızın onu kabullenmedikçe" diye geçmektedir Nisa Suresi 65. Ayet-i Kerime'de.

Aralarında hüküm vermek için Allah(c.c)’a (Kur’an’a) ve Resûlüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, “işittik ve iman ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Nûr Suresi 51. Ayet

Eğer gönlünde sıkıntılar varsa ve "işittik ve iman ettik" diyemiyorsa bu hal ispat eder ki onun imanı tamam olmamış ve kemale ermemiştir.

3-) " ve boyun eğip teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar." Kur'an-ı Kerim bize yeter diyerek hadisleri inkar edenler sanki Nisa Suresi 65. Ayet-i Kerime hiç nazil olmamış gibi hareket etmekte ve ümmetin kabul ettiği şefaat, tevessül, kabir hayatı gibi bir çok meselede ihtifale düşmektedirler. Yapmaları gereken şey ise Nisa Suresi 65. Ayet-i Kerime'si ile amel etmek ve Kur'an-ı Kerim'de açıkça beyan edilmeyen konuları Peygamber Efendimize götürmek ve hükümlerine açıkça razı olup teslim olmaktır.

Ama Kur'an-ı Kerim bize yeter diyenler "biz onu hakem kabul etmeyiz ve hadislerine itibar etmeyiz" demektedirler. Çünkü onlarda bilmektedirler ki o mesele Peygamber Efendimiz(sav)'e arz edildiğinde yalanları ortaya çıkacaktır. Kur'an bize yeter deyip Kur'an ile amel etmeyen bu kimseler Nisa Suresi 65. Ayet-i Kerime'de geçen "aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp" daha birinci şartı kabul etmeyip Peygambere Efendimiz(sav)'e -akıllarınca- söz hakkı vermeden onun sözlerini itibarsızlaştırma gayretine soyulmaktadırlar.

Dilleri ile Kur'an-ı Kerim bize yeter diyenler haller ile kendilerini yalanlamaktadırlar. Yine bunlardan bir kısmı Ayet-i Kerime'nin manasını değiştirmeye cürret etmektedir.

Allah(c.c) sözün en güzelini söyler söylenme ihtiyacı olmayan bir şeyi söylemez daha iyi bir şekilde söylenebilirdi diye bir şey düşünülemez çünkü sözü söyleyen Allah Azze ve Celle'dir.

" aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp" Ayetini "seni" yerine "Kur'an-ı Kerim'i" diyenler haşa Allah(c.c)'a söz söylemeyi mi öğretmektedirler?

Yaratılmış olan her şey Allah(c.c)'ın izni iledir, metinde yazılı olan iman etmek, "işittik ve iman ettik" demek, Kur'an-ı Kerim bize yeter demek gibi konular her şey Allah(c.c)'ın izni iledir lakin şeri yaratmak şer değil, şeri işlemek şerdir.

Kaynakça:



elimden geldiğince metne çevirdim sizin de izlemenizi tavsiye ediyorum, tabi ki her şey Allah'ın izniyle)
 

Virtual

Deneyimli
Mesajlar
409
Tepki puanı
200
Düşünce
Ateist
Ayetler iyi güzel de elimizde kesin olarak doğru hadis yok. O yüzden bu uygulanamaz bir şeydir.
Kur’an-ı Kerim'in Ayet-i Kerimelerini kendi hevalarına göre yorumlamak ve böylelikle dini tahrip etmek vardır.
Bunu senin büyük abin de yapıyor.
 

Tiglath

ll ☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,014
Çözümler
3
Tepki puanı
1,952
Düşünce
Ateist
Şimdi efendim Abdülmalik denen Emevi devletinin ilk krallarından bir zat var. Bu zat zamanında ikinci fitne denen iç isyan patlak veriyor. Arap devleti sürekli isyanlarla tehdit ediliyor. Neyseki kral bu isyanı bastırıyor. Ama yeter, başlarım bu işe bu böyle gitmez, bunları nasıl tek bir sürü haline getiririz diye çeşitli Arap kabilelerinin okuduğu sure denen kısa tekstleri toplamaya başlıyor. Bunların bazılarını revize edip kendi emperyal hedeflerine göre şekillendiriyor. Kitap oluşuyor. Bu arada Kaya Kilisesini yapıp bu kitabı ilahileştirmeye çalışıyor. Buraya kadar tamam. Kitap ilahi de bunu kim yazdı? Peygambersiz kitap mı olur? Bu sefer diğer Halife Al- Mansur İbn İshak’a sipariş verip o sanal peygamberin biyografisini yazdırmaya başlıyor. İbn İshak hristiyan altyapılı sağlam bir din bilgini..Biraz abartılı bir şekilde bir hayat hikayesi uyduruyor. Çeşitli peygamberlerin hayatından örnekleri adapte ediyor. Daha sonra İbn Hişam bu siyerdeki bazı yerleri düzeltip yeniden piyasaya sürüyor. Eski kitap yok ediliyor. Aha peygamberde bulundu. Tek sorun kaldı. Bu çorba kitapta ne anlatılıyor? Herkes aynı şeyi anlıyor mu? Tabi ki anlamıyor. O zaman yine sipariş verilip hadis yazılmaya başlanıyor. Politik amaçlar, eski İran, Arap gelenekleri, işe yarar sayamayacağımız ne varsa Kuran ve Muhammed biyografisine uydurulup piyasaya veriliyor. Dini böylece tamamlamış oluyorlar. İşte baştan sona yalan bir tarih!
 

Goebbels

☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
2,786
Tepki puanı
750
Düşünce
Kur'ancı
Anlaşmazlık çıkacak bir şey var mı? Şu anda Hz. Muhammed hayatta mı onu hakem tayin edelim? Allah diyor ki; "Kuran apaçacıktır, doğrulayıcıdır, eksiksizdir, ondan başka yol göstericiniz yoktur." Hz. Muhammed'de o zaman keyfine göre hüküm vermiyor Kuran'a göre, öğrendiklerinden haber veriyordu. Zaten o zaman da Kuran bir kitap değil ki açılıp okunsun.

Sunni olan güzel kardeşlerim. Hz. Muhammed'i ilahlaştırmanıza gerek yok. Muhammed bizim de peygamberimiz. İsa, Musa, Süleyman, İbrahim nasıl bir peygamber ise, Muhammed'in de aynı şekilde bir artısı eksisi yoktur. Tek işi tebliğdir. Allah ağzından kimse hüküm veremez ki siz mezhep imamlarının maşası olmuşsunuz affedersin.

Şu halinize bakın. Hadis hadis diye Kuran'ı arkanıza attınız hala hadislerden bir şey arıyorsunuz.
 

Goebbels

☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
2,786
Tepki puanı
750
Düşünce
Kur'ancı
Kuran'a veya haşa Allah'a iftira niteliğinde, müstehcen binlerce hadis var. Bu forumdan da çok güzel örnekleri var Mete sağ olsun uğraşmış. Bunlara tek tek ne cevap vereceksiniz? Bize iftira atılan ayetleri, surenin tamamına ve Kuran bütünlüğüne bakarak açıklamaya da benzemez bu apaçık kıvırmaya gider. Buyuralım aşağıda:

 

siradan1mumin

Ayrıldı
Mesajlar
1,098
Tepki puanı
339
Düşünce
Tarihselci
Şimdi efendim Abdülmalik denen Emevi devletinin ilk krallarından bir zat var. Bu zat zamanında ikinci fitne denen iç isyan patlak veriyor. Arap devleti sürekli isyanlarla tehdit ediliyor. Neyseki kral bu isyanı bastırıyor. Ama yeter, başlarım bu işe bu böyle gitmez, bunları nasıl tek bir sürü haline getiririz diye çeşitli Arap kabilelerinin okuduğu sure denen kısa tekstleri toplamaya başlıyor. Bunların bazılarını revize edip kendi emperyal hedeflerine göre şekillendiriyor. Kitap oluşuyor. Bu arada Kaya Kilisesini yapıp bu kitabı ilahileştirmeye çalışıyor. Buraya kadar tamam. Kitap ilahi de bunu kim yazdı? Peygambersiz kitap mı olur? Bu sefer diğer Halife Al- Mansur İbn İshak’a sipariş verip o sanal peygamberin biyografisini yazdırmaya başlıyor. İbn İshak hristiyan altyapılı sağlam bir din bilgini..Biraz abartılı bir şekilde bir hayat hikayesi uyduruyor. Çeşitli peygamberlerin hayatından örnekleri adapte ediyor. Daha sonra İbn Hişam bu siyerdeki bazı yerleri düzeltip yeniden piyasaya sürüyor. Eski kitap yok ediliyor. Aha peygamberde bulundu. Tek sorun kaldı. Bu çorba kitapta ne anlatılıyor? Herkes aynı şeyi anlıyor mu? Tabi ki anlamıyor. O zaman yine sipariş verilip hadis yazılmaya başlanıyor. Politik amaçlar, eski İran, Arap gelenekleri, işe yarar sayamayacağımız ne varsa Kuran ve Muhammed biyografisine uydurulup piyasaya veriliyor. Dini böylece tamamlamış oluyorlar. İşte baştan sona yalan bir tarih!
İbn İshak hristiyan altyapılı değil ana babası yahudi, bu da yahudi dönmesi. Salla babam salla. Gerçi Beni Nadir'in hurma ağacı olayını Beni Kurayza gibi anlatanları gördükten sonra sana da pek şaşırmamak lazım.
 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,523
Tepki puanı
266
Düşünce
Sünni
Anlaşmazlık çıkacak bir şey var mı? Şu anda Hz. Muhammed hayatta mı onu hakem tayin edelim? Allah diyor ki; "Kuran apaçacıktır, doğrulayıcıdır, eksiksizdir, ondan başka yol göstericiniz yoktur." Hz. Muhammed'de o zaman keyfine göre hüküm vermiyor Kuran'a göre, öğrendiklerinden haber veriyordu. Zaten o zaman da Kuran bir kitap değil ki açılıp okunsun.

Sunni olan güzel kardeşlerim. Hz. Muhammed'i ilahlaştırmanıza gerek yok. Muhammed bizim de peygamberimiz. İsa, Musa, Süleyman, İbrahim nasıl bir peygamber ise, Muhammed'in de aynı şekilde bir artısı eksisi yoktur. Tek işi tebliğdir. Allah ağzından kimse hüküm veremez ki siz mezhep imamlarının maşası olmuşsunuz affedersin.

Şu halinize bakın. Hadis hadis diye Kuran'ı arkanıza attınız hala hadislerden bir şey arıyorsunuz.
Sünneti var, namaz, oruç, zekat, haç, umre, sehiv secdesi, namaz içi rekat sayısı, cuma namazı, bayram namazı, kamet, su içme, oturma-kalkma, tuvalete girme-çıkma, edep, yatak odası, mutfak, yemek yeme-içme buraya yazarız daha da Allah'ın izniyle tabi ki her şey.

Sahih hadisler var, Allah(c.c) Kur'an-ı Kerim'i hafızları vesile kılarak korumaktadır hadisler de aynı şekilde. Her hadis sahih mi? Hayır tabi ki de hadis ilmi diye bir şey var isteyen 5-15 yıl okusun etsin vesilelere başvursun inşAllah doğruyu bulur.

Hz.Muhammed(sav) kendinden hüküm vermezdi ki ayet var zaten ama hüküm koymuştur.

Sünnetinde vahiy kaynaklı olduğu metin için: https://sorularlaislamiyet.com/sunn...nin-vahiy-olup-olmadigi-konusunda-bilgi-verir

Hz.Muhammed(sav) ilahlaştırmak haşa öyle bir şey yok. Sahabe Hz.Peygamber ile konuşmaya başlamadan önce "anam babam sana feda olsun ya Resûlallah derken haşa ilahlaştırıyor mu idi? He ne var biz bu sözü söyleyecek kadar seviyor muyuz? Allah bilir her şeyin en doğrusunu.

“Şüphesiz sen çok büyük bir ahlak üzeresin” (Kalem, 4)

“Andolsun ki, sizin için, sizden Allah’a ve Ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça ananlar için Allah’ın Resulü’nde güzel örnekler vardır” (Ahzab, 21)

“Resulüm de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizii sevsin ve günahlarınızı bağışlasın” (Al-i İmran, 31)

“Kim Resulüne itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur” (Nisa, 80)

“Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, Peygamber’e ve sizden olan ulu’l-emre itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah’a ve Resulü’ne götürün (onların talimatına göre halledin). Bu hem hayırlı hem de netice bakımından daha güzeldir.” (Nisa, 59)

Tek işi tebliğ etmekti evet ama haşa postacı diyecek kadar alçak, nasipsiz, karakterden yoksun insansı canlılarda var.

Dediğin gibi diğer Peygamberlerden eksiği yoktu ama fazlası vardı.

Verilen mucizeler, bir Allah demesinde Allah bilir her şeyin en doğrusunu tüm Peygamberler toplansa Allah dese sevap-huşu bakımından az kalırdı Nebi(sav)'in bir Allah demesinden.

Sadece beşeri yönü yoktu Hz.Muhammed(sav)'in.


Kainatın yaratılış zahiri sebebi olan Hz.Muhammed Mustafa(sav)'den bahsediyoruz ya ben Allah'ı sonra son Peygamberini sevmek istemiyecem de ne isteyecem ya? Allah(c.c) cümlemize nasip etsin bu sıralamayı ve hakkıyla kendisini ve son Peygamberini sevebilmeyi.

Ebu"d-Derdâ"dan nakledildiğine göre,

Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

“Dâvûd Peygamber şöyle dua ederdi: Allah"ım, senden seni sevmeyi, seni seven kişiyi sevmeyi, senin sevgine ulaştıran ameli isterim. Allah"ım, senin sevgini bana kendimden, ailemden ve soğuk sudan daha sevimli eyle.”

(T3490 Tirmizî, Deavât, 72)

Allah Resulü de hüküm verir. Ayet var hem kendinden bir şey söylemeyeceğine dair de ayet var.

Hadis hadis diye bir Allah kelamı olan Kur'an-ı Kerim'i haşa arkaya attığımız yok.

Attığın linkte bana sahih olan hadisleri at açıklamalarını yazalım hep beraber, her şey Allah'ın izniyle tabi ki.

inşAllah doğru yola ölene kadar hep birlikte gideriz ve inşAllah son nefeste Kelime-i Şehadet, Kelime-i Tevhid ya da Allah diyebiliriz.
 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,523
Tepki puanı
266
Düşünce
Sünni
Attığım videoyu izlemeni tavsiye ediyorum inşAllah vesile olur.

 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,523
Tepki puanı
266
Düşünce
Sünni
Allah Resulü'nün üç şahsiyeti vardır videoda değiniyorlar ben kısaca videodan alıntı yapayım, her şey Allah'ın izniyle tabi ki;

1612948994631.png

1612949037580.png

1612949014864.png


Siyer ve tarih kitaplarında anlatılan Peygamber Efendimizin beşeri yönüdür.
 

Goebbels

☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
2,786
Tepki puanı
750
Düşünce
Kur'ancı
Sünneti var, namaz, oruç, zekat, haç, umre, sehiv secdesi, namaz içi rekat sayısı, cuma namazı, bayram namazı, kamet, su içme, oturma-kalkma, tuvalete girme-çıkma, edep, yatak odası, mutfak, yemek yeme-içme
Salat (Namaz), oruç, zekat, haç bunlar direkt olarak Kuran'da geçer. Kuran insanın iç yaşantısına doğrudan fiziki müdahale etmez. Toplumda yaşamın önemine ve insanın manevi duygularına yönelir.

Şu haline bak affedersiniz Müminlerin nasıl tuvalete girip çıkacağına bile siz karar vermişsiniz. Halbuki;

"Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi sıkıntıya sokacak hususlarda soru sormayın. Kur’an indirilirken böyle sorular sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan sizi muaf tutmuştur. Allah çok bağışlayıcıdır, halîmdir." (Maide,101)

Yok sağ elle yemek ye, evden sağ ayaklar çık sağ ayakla gir. Yok eve köpek girerse melek girmez, yok bilmem ne alayı fason uydurma sallama şeyler bunlar. Kuran'da yok ise yoktur bitti. Kimse Azze ve Celle adına hüküm koyamaz buna Peygamber'de dahildir.

Allah Müminlerin farzlarını Kuran ile bildirmiştir. Muhammed'in davranışları sünnettir örnek alırsan alırsın. Almazsan bir sorun yok bu üzerimize farz değil. İnandığınız hadisler bile "beşşiru beşşiru. (kolaylaştırın)" derken siz neyin derdindesiniz onu anlamıyorum.

Namazları zorlaştırdınız, İslam'ı zorlaştırdınız, insanların oturuşundan sıçışına kadar el uzattınız, Allah'ın haram etmediğini haram ettiniz, haram olana helal dediniz. Mezhep imamları buna en iyi örneklerdendir, fitnenin kaynaklarıdırlar.

Şefaat, tevessül, kabir hayatı, rabıta, ölüye Kur'an-ı Kerim okumak, namaz, oruç, zekat, hac, umre ve pek çok konu.
Bunlardan çoğunu siz kıçınızdan uydurduğunuz için anlamıyorsunuz. Kuran sana öğretmiyorsa, Muhammed mi öğretecek? Hayır hadisler düzgün olsa biz de dinleyeceğiz bu adamın dili var konuşacak elbet. Kuran ile çelişmiyorsa yine kabul edin bir şey demiyorum. Ama bunu İslam'mış gibi göstermeyin.

Adamın kendisi "ben beşerim, sadece tebliğ ederim" diyor. Bizim Sunniler adamı adeta Allah'ın yargıcı yapmış hüküm arıyorlar hadislerde.

"Nan acaba bu haram mı yavv. Bir Buhariye bakiyim; Aaa helalmiş. KANKA O TİRMİZİ'DE HARAM YAVV..

..yapma yanarız."

Allah haram kılmadığı sürece ne bir şey haram ve günahtır. Ne o helal demediği sürece helal ve doğrudur.
 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,523
Tepki puanı
266
Düşünce
Sünni
Yok sağ elle yemek ye, evden sağ ayaklar çık sağ ayakla gir. Yok eve köpek girerse melek girmez, yok bilmem ne alayı fason uydurma sallama şeyler bunlar. Kuran'da yok ise yoktur bitti. Kimse Azze ve Celle adına hüküm koyamaz buna Peygamber'de dahildir.
Durum vahim, hüküm koyar Allah Resulü ayet var hüküm koyması ile. Yine ayet var kendinden konuşmayacağına dair.
Allah Müminlerin farzlarını Kuran ile bildirmiştir. Muhammed'in davranışları sünnettir örnek alırsan alırsın. Almazsan bir sorun yok bu üzerimize farz değil. İnandığınız hadisler bile "beşşiru beşşiru. (kolaylaştırın)" derken siz neyin derdindesiniz onu anlamıyorum.

Namazları zorlaştırdınız, İslam'ı zorlaştırdınız, insanların oturuşundan sıçışına kadar el uzattınız, Allah'ın haram etmediğini haram ettiniz, haram olana helal dediniz. Mezhep imamları buna en iyi örneklerdendir, fitnenin kaynaklarıdırlar.
Haram olana helal mi dedik? İftira atmadan konuşun.
"Nan acaba bu haram mı yavv. Bir Buhariye bakiyim; Aaa helalmiş. KANKA O TİRMİZİ'DE HARAM YAVV..
Hüküm Peygamberde verebileceğine tatmin olduktan sonra hadisleri kabul mu edeceksin yoksa yine fesatlık çıkarmaya vesile olabilecek hareketlerde mi bulunmaya devam mı edeceksin tahmini tabi ki de çünkü gaybı sadece Allah(c.c) bilir.
 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,523
Tepki puanı
266
Düşünce
Sünni

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,523
Tepki puanı
266
Düşünce
Sünni
"Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi sıkıntıya sokacak hususlarda soru sormayın. Kur’an indirilirken böyle sorular sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan sizi muaf tutmuştur. Allah çok bağışlayıcıdır, halîmdir." (Maide,101)
Bu âyetlerin nüzûl sebebi olarak zikredilen olaylardan biri şudur: Haccın farz olduğunu bildiren âyet indiğinde Hz. Peygamber bir hutbe okumuş, Allah Teâlâ’ya hamd ve senâdan sonra “Allah size haccı farz kıldı” buyurmuştu. Bir sahâbî “Her yıl mı ey Allah’ın resulü?” diye sordu. Resûlullah soruyu duymazdan geldi. Sorunun üçüncü defa tekrar edilmesi üzerine Hz. Peygamber “Şayet evet deseydim (her yıl haccetmeniz) farz olurdu. Siz ise buna tahammül edemezdiniz. Benim değinmediğim konularda soru sormayın. Sizden önceki bazı toplumlar peygamberlerine çok soru sormaktan ve sonra da bunlar üzerinde ihtilâfa düşmekten dolayı helâk olmuşlardır. Şu halde size bir şeyi emrettiğimde onu olabildiğince yerine getirmeye çalışın, size yasakladıklarımdan da kaçının” buyurmuştur (Müslim, “Hac”, 412).

Âyetlerdeki sakındırma ifadesinden, dinin tamamlanmasının veya eksik kalmasının vahyin geldiği esnadaki sorulara bağlanmış olduğu gibi bir anlam çıkarmak doğru olmaz. Zira bir hususun dinî bildirimler arasında yer alabilmesinin kaçınılmaz şartı, dinin sahibi olan Allah’ın onu murat etmiş olmasıdır. Yine, ilâhî iradenin bir sonucu olarak Resûlullah bazı dinî hükümleri belirli münasebetlerle, olayların tabii akışı içinde ve çevresinden gelen sorular üzerine tebliğ etmiştir. Şu halde bu âyette verilmek istenen mesajı şöyle açıklamak mümkündür: Vahyin indiği dönemde bazı vecîbelerin bildirilmesi soru sorulmasına bağlanmış olduğundan, müminler yerli yerince soru sormalı, yersiz sorulardan ve ısrarcı tavırlardan kaçınmalıdırlar. Ayrıntılar üzerinde fazla sorular sorulması halinde, cevapları duyanlar veya yorumlayanlar –farz kılınmadığı halde– yanlışlıkla yeni farzlar icat edebilirler. Hz. Peygamber’in yukarıda aktarılan ifadesinden de anlaşıldığı üzere, buradaki mesaj Kur’an’ın indirildiği dönemle sınırlı olmayıp, bütün zamanlarda müminlerin şu hususa dikkat etmeleri gerekir: Dinî yükümlülükler konusunda herkes Resûlullah’ın buyruklarını olabildiğince yerine getirmeye çalışmalı, yasakladıklarından kaçınmalı, kendi anlayışını ve içinde yaşadığı toplumun geleneklerini dine yamamaya kalkışmamalıdır. Tarihî tecrübeler de burada insan psikolojisine ışık tutan önemli bir uyarının bulunduğunu göstermektedir. Konumuz olan âyette ve hadiste önceki toplumlardan bazılarının kendilerine bildirilen dinî yükümlülükleri âdeta yetersiz bularak daha fazla yükümlülük isteyen bir tavır içine girdiklerinden, sonra da bunlar üzerinde görüş ayrılığına düşüp asıl vecîbeleri de terkeder hale geldiklerinden söz edilmektedir. Müslüman toplumlarda da bu psikolojinin etkisiyle zaman zaman asıl dinî vecîbeleri bırakıp yeni yükümlülük arayışı içine girildiği ve dinin aslında olmayan hususların temel dinî yükümlülüklerden daha önemli hale getirildiği gözlenmektedir.




Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 347-348


Ayet'in tefsirine baktığımızda namaz, oruç, hac, zekat gibi konular için soru sorulmasını yasaklamamış.
 

Tiglath

ll ☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,014
Çözümler
3
Tepki puanı
1,952
Düşünce
Ateist
Yazan tarafından düzenlendi:

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,523
Tepki puanı
266
Düşünce
Sünni
Hz.Muhammed(sav) ilahlaştırmak haşa öyle bir şey yok. Sahabe Hz.Peygamber ile konuşmaya başlamadan önce "anam babam sana feda olsun ya Resûlallah derken haşa ilahlaştırıyor mu idi? He ne var biz bu sözü söyleyecek kadar seviyor muyuz? Allah bilir her şeyin en doğrusunu.

“Şüphesiz sen çok büyük bir ahlak üzeresin” (Kalem, 4)

“Andolsun ki, sizin için, sizden Allah’a ve Ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça ananlar için Allah’ın Resulü’nde güzel örnekler vardır” (Ahzab, 21)

“Resulüm de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizii sevsin ve günahlarınızı bağışlasın” (Al-i İmran, 31)

“Kim Resulüne itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur” (Nisa, 80)

“Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, Peygamber’e ve sizden olan ulu’l-emre itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah’a ve Resulü’ne götürün (onların talimatına göre halledin). Bu hem hayırlı hem de netice bakımından daha güzeldir.” (Nisa, 59)

Tek işi tebliğ etmekti evet ama haşa postacı diyecek kadar alçak, nasipsiz, karakterden yoksun insansı canlılarda var.

Dediğin gibi diğer Peygamberlerden eksiği yoktu ama fazlası vardı.

Verilen mucizeler, bir Allah demesinde Allah bilir her şeyin en doğrusunu tüm Peygamberler toplansa Allah dese sevap-huşu bakımından az kalırdı Nebi(sav)'in bir Allah demesinden.

Sadece beşeri yönü yoktu Hz.Muhammed(sav)'in.
inşAllah hayırlara vesile olur.
 

Goebbels

☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
2,786
Tepki puanı
750
Düşünce
Kur'ancı
Durum vahim, hüküm koyar Allah Resulü ayet var hüküm koyması ile. Yine ayet var kendinden konuşmayacağına dair.
O zaman hükmü kim koyuyor? Allah mı bildiriyor yoksa Muhammed kafasından mı uyduruyor?
Haram olana helal mi dedik? İftira atmadan konuşun.
Mezhepleri bir araştır derim.
Hüküm Peygamberde verebileceğine tatmin olduktan sonra hadisleri kabul mu edeceksin yoksa yine fesatlık çıkarmaya vesile olabilecek hareketlerde mi bulunmaya devam mı edeceksin tahmini tabi ki de çünkü gaybı sadece Allah(c.c) bilir.
Peygamber hükmü Kuran'dan verir. Kuran'da olmayan bir şeye, Muhammed var yok diyemez. Zaten eğer var yok dese haşa huzurdan Allah o zaman neden Muhammed ile uğraşır. Muhammed her şeyi biliyor mu? Hayır. Kimden öğreniyor, Cebrail aracılığı ile Allah'tan. Demek ki hükmü Muhammed vermiyormuş. Böyle bir ehliyeti de yoktur zaten.
Bu âyetlerin nüzûl sebebi olarak zikredilen olaylardan biri şudur: Haccın farz olduğunu bildiren âyet indiğinde Hz. Peygamber bir hutbe okumuş, Allah Teâlâ’ya hamd ve senâdan sonra “Allah size haccı farz kıldı” buyurmuştu. Bir sahâbî “Her yıl mı ey Allah’ın resulü?” diye sordu. Resûlullah soruyu duymazdan geldi. Sorunun üçüncü defa tekrar edilmesi üzerine Hz. Peygamber “Şayet evet deseydim (her yıl haccetmeniz) farz olurdu. Siz ise buna tahammül edemezdiniz. Benim değinmediğim konularda soru sormayın. Sizden önceki bazı toplumlar peygamberlerine çok soru sormaktan ve sonra da bunlar üzerinde ihtilâfa düşmekten dolayı helâk olmuşlardır. Şu halde size bir şeyi emrettiğimde onu olabildiğince yerine getirmeye çalışın, size yasakladıklarımdan da kaçının” buyurmuştur (Müslim, “Hac”, 412).
Konu hac konusu. Kuran zaten açıkça bundan bahsediyor. Yemek yemene Kuran karışıyor mu?
 

Son konular

Üst