Hadisler bize nasıl ulaştı ?

birbeşerim

Ayrıldı
Mesajlar
789
Tepki puanı
58
Düşünce
Sünni
5.03 dakikalık bir video bırakıyorum ve yazılar inşaAllah vesile olur.

Video


793 Madde başlığı hadis ile ilgili bırakıyorum. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın.
 

FİLEozof

lll ☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
4,381
Tepki puanı
2,499
Düşünce
Panteist
Buhari'nin otantik kitabı yok. Buhari'den sonra onun eserinden veya ona binaen yazılan eserlerden yararlanılan kitaplara bakıyoruz, gerçi bu gruplardan ilkine bakamıyoruz... Arasında farklılıklar var.
Aynı kıraat meselesindeki farklılıklar gibi. Tabi bu farklılığın nedeni daha farklı.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,946
Tepki puanı
1,461
Düşünce
Sünni
yazılar inşaAllah vesile olur.
Ek olarak arzu edenler linki inceleyebilir:
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın.
Arzu edenler bu linki de inceleyebilir:
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,946
Tepki puanı
1,461
Düşünce
Sünni
Tek tek gidelim.

1. iddiadan başlayalım, bakalım bu hadis Kuranla çelişiyor mu yoksa bu yazıyı yazanlar cahil veya bile bile yalan yazan sahtekarlar mı?

"Ebu Said (ra) anlatıyor. Resulullah (aleyhisselatu vesselam)'ı dinledim, "Baldırların açılacağı, kendilerinin secdeye davet edileceği gün..."(Kalem, 68/42) mealindeki ayetle ilgili olarak şöyle diyordu:

"Rabbimiz baldırını açar, her mümin erkek ve her mümin kadın O'na secde eder. Dünyada iken kendisine riya ve gösteriş olarak secde edenler geri kalırlar. Onlar da secde etmeye kalkarlar, ancak sırtları bükülmeyen yekpare bir tabakaya dönüşür (ve secde edemezler.)." (Buhari, Tefsir, Nun ve Kalem 2, Nisa 8, Tevhid 24; Müslim, İman 302)

"Baldırı açmaktan" maksat nedir?

Alimler bunu, "bütün hakikatkerin çırıl çıplak ortaya çıkması (sebebiyle) hesap ve cezanın bütün şiddet ve dehşetiyle hüküm sürmesi" şeklinde anlamışlardır. (Çünkü Arapçada böyle bir deyim vardır.) Nitekim hadiste, Resulullah (asm) Cenab-ı Hakk'ın bütün gerçekleri ortaya koyarak hesap verme hadisesinin dehşetini yaşattığı hengamda, dünyada iken kulluğunu samimiyetle yapanlarla, riyakar hareket edenleri ayırıp mü'minleri dehşetten kurtaracağını, riyakarları da sırtları eğilmez bir hale sokarak cürümlerini yüzlerine vurmak suretiyle, dehşetlerine dehşet katacağını belirtmektedir.

Konuyu tasvir eden ayeti karimenin tam meali şöyledir:

"(Hatırla ki o gün) baldır(lar)ın açılacağı, kendilerinin secdeye davet edileceği bir gündür. Fakat buna güç yetiremeyeceklerdir. Evet secdeye davet edilecekler gözleri düşük, kendilerini bir zillet sarmış olarak. Halbuki onlar bu secdeye dünyada her şeyden salim ve sapasağlam iken davet ediliyorlardı." (Kalem, 68/42-43)

 
Yazan tarafından düzenlendi:

Knightwalker

☆☆☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
6,443
Tepki puanı
2,018
Düşünce
Tarihselci
Tek tek gidelim.

1. iddiadan başlayalım, bakalım bu hadis Kuranla çelişiyor mu yoksa bu yazıyı yazanlar cahil veya bile bile yalan yazan sahtekarlar mı?

"Ebu Said (ra) anlatıyor. Resulullah (aleyhisselatu vesselam)'ı dinledim, "Baldırların açılacağı, kendilerinin secdeye davet edileceği gün..."(Kalem, 68/42) mealindeki ayetle ilgili olarak şöyle diyordu:



"Baldırı açmaktan" maksat nedir?

Alimler bunu, "bütün hakikatkerin çırıl çıplak ortaya çıkması (sebebiyle) hesap ve cezanın bütün şiddet ve dehşetiyle hüküm sürmesi" şeklinde anlamışlardır. (Çünkü Arapçada böyle bir deyim vardır.) Nitekim hadiste, Resulullah (asm) Cenab-ı Hakk'ın bütün gerçekleri ortaya koyarak hesap verme hadisesinin dehşetini yaşattığı hengamda, dünyada iken kulluğunu samimiyetle yapanlarla, riyakar hareket edenleri ayırıp mü'minleri dehşetten kurtaracağını, riyakarları da sırtları eğilmez bir hale sokarak cürümlerini yüzlerine vurmak suretiyle, dehşetlerine dehşet katacağını belirtmektedir.

Konuyu tasvir eden ayeti karimenin tam meali şöyledir:



Hocam alim malim boş işler. Hz. Muhammed'in ölümünden 200 - 300 yıl sonra yazılan hiçbir şeyin kutsal bir değeri yoktur doğruluğu da şüphelidir. Geçiniz.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,946
Tepki puanı
1,461
Düşünce
Sünni
Hocam alim malim boş işler. Hz. Muhammed'in ölümünden 200 - 300 yıl sonra yazılan hiçbir şeyin kutsal bir değeri yoktur doğruluğu da şüphelidir. Geçiniz.
Linki incelerseniz hadislerin yazımının 200-300 yıl sonra olmadığını sadece devlet eliyle tedvininin 200-300 yıl sonra olduğunu ve hadislerin güvenilirliğini görme şansınız olur:

Ayrıca linkteki ilk iddianın yanlış olduğunu ayetle hadisin aslında uyumlu olduğunu gördük.

Diğer iddialar da işte böyle ya cahillik ya da bile bile yalan söylenen sahtekarlık ürünü.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Knightwalker

☆☆☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
6,443
Tepki puanı
2,018
Düşünce
Tarihselci

Güvenilir hadislerin onaylanma süreçleri​

Gelelim hadislerin toparlanmasına: Altı kitapta, 2 milyon civarı hadis içerisinden, tekrarlarıyla beraber toplam 35 bin civarında hadis toparlanmış. Sadece Buhârî’de 10 bine yakın hadis var. Buhârî’nin 600 bin hadis içerisinden eleme yapa yapa 9 bin civarına indiğini biliyoruz ki durum böyleyse ve (atıyorum) bu hadis eleme/doğrulama süreci 50 yıl sürdüyse (gerçi Buhârî 59 yaşında ölmüş ama biz yine bol keseden atalım), yemek yemeden, tuvalete gitmeden, başka hiçbir işle uğraşmadan 50 yıl boyunca hadislerle ilgilense dahi hadis başına ortalama 45 dakika ayırması gerekiyormuş. Hızlı adammış valla.

Hadisleri doğrulamanın en güvenilir yolu da nakil zinciriyle Peygamberimiz’e ulaşmak, yani Peygamberimiz’in ölümü üzerinden geçen 200 yılın ardından aradaki zinciri tamamlamaktı. Mesela Buhârî şöyle bir araştırma yapıyor:

– Bu hadisi kim söylemiş abi?
– Abdullah İbni Zübeyir.
– Ona kim söylemiş?
– Sufyan.
– Ona kim aktarmış?
– Yahya İbni Said el Ensari.
– Ona kim çıtlatmış?
– İbni İbrahim et Taimi.
– Ona kim istihbarat vermiş?
– İbni Vakkas.
– Ona kim referans olmuş?
– Ömer İbni Hattab. (Hadislerin yazımını yasaklayanlardan, ikinci halife Hz. Ömer yani.)
– Peki ona kim demiş?
– Ona da Peygamberimiz söylemiş işte.
– Hah, tamam, süper.

 

Son konular

Üst