Hadislere göre kıyamet akşam kopacakmış

alemdar27

☆☆
Üye
Mesajlar
343
Tepki puanı
92
Düşünce
Deist
İslama göre dünya düzdür iddiası sizin iftiranızdan ibaret. Yok öyle bir şey
aha bozacının şahidi olan şıracı da geldi :) tabi dünya düz değildir :p Ama bilime göre...
Ayrıca Senin Muhammed :" Dünya öküz ve balığın üzerindedir" demiş, hemde sahih hadislerde geçer. Dünyanın düz olmasını geçtim, adam level atlamış. dünyayı öküzün ve balığın sırtına yerleştirmiş, Gerçi cenaballah da dünyayı meleklerin taşıdığını söylemiş (Arşı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler." (Mümin, 40/7) ) :) la hangisi doğru söylüyor bunların. yalancı yalancı sana kimse inanmazzzz. :)8-):D;)
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
237
Tepki puanı
14
Düşünce
Sünni
iyice dengeni kaybettin ha.lise konusu bu.bilmiyorsan ben ne yapayım.yarın git bir ilkokula felan yazıl.baştan oku.o derece okuduğunu anlama özürlüsün.asıl düz dünya da heryerde aynı gün(24 saatte) cuma olmaz moruk.geometri de bilmiyorsun.git kumda oyna hadi.

kumdan düz dünya yap.gelmiş bu kafayla bir de burda yazıyorsun.bi b.k bildiğin yok.
 

alemdar27

☆☆
Üye
Mesajlar
343
Tepki puanı
92
Düşünce
Deist
gelmiş bu kafayla bir de burda yazıyorsun.bi b.k bildiğin yok.
Sakin ol şampiyon .... o boku ancak senin gibi müslümanlar yer. Çünkü senin peygamberin sahabei güzinine çişini içtirmiş, ayrıca devenin de çişini içtirmiş. bok ol bok oğlu boka muhtaç olma, SEviyesiz aşağılık seni.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,092
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
tabi dünya düz değildir :p Ama bilime göre...
Kuranda dünyanın yuvarlaklığına işaretler vardır.
Mesela:
“Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin kuturlarından geçmeye gücünüz yetiyorsa haydi çıkın. Çıkamazsınız, ancak bir imkan ile çıkabilirsiniz.”(Rahman, 55/33)
Ayetteki ‘kuturlar’ tabiri çaplar demektir. Çap, yuvarlak bir şekil olduğuna göre, hem göklerin, hem dünyanın yuvarlak olduğu anlaşılır.

Einstein’e göre, kainatta her şey, kainata tabi olarak küreseldir. Ondan yedi yüz sene önce yaşamış olan Muhyiddin ibn Arabî ise, Fütuhat'ın birinci cildinde aynen şöyle der: “Allah, kemal sahibidir. Kainatta kendi kemal sıfatını göstermiş, gökleri mükemmel yaratmıştır.” Mükemmel şekil küredir. Onun için Allah kainatı küreler şeklinde yaratmıştır.

“Bundan sonra arzı yapıp düzenledi, ondan suyunu ve otlağını çıkardı.” (Nâziât, 79/31-31)
“Allah geceyi gündüze dolar, gündüzü de geceye dolar.” (Zümer, 39/5)
Ayetlerindeki ‘daha’ fiili yapıp düzenlemek’ anlamına geldiği gibi ‘deve kuşunun yumurtlama yeri, udhiyye, uhuvve, yuvarlak taş ve ceviz atmak’ anlamına gelen 'dahu’ mastarıyla da alakalıdır. Arapça’da bir fiilin iki değişik anlama gelebilmesi özelliğinden faydalanılarak, Dünya’nın yuvarlak olduğu anlatılmaktadır. Ayrıca ikinci ayette “dolamak” diye tercüme edilen Arapça ‘tekvir’ kelimesi, yuvarlak şekilde sarmak manasına gelir. Zaten küre ile tekvir aynı kökten gelir. Bu ayette de, gece ve gündüzün oluşmasına, Dünya’nın yuvarlak olması ve dönmesinin sebep olduğu kastedilmektedir.

“Gece de bir alamettir onlara. Ondan gündüzü soyar çıkarırız.”(Yâsîn, 36/37)
“Soyup çıkarmak” fiilinin Arapça’sı olan ’sehl’ kelimesinin “yuvarlak bir şeyi soymak”tır.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,092
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Ayrıca Senin Muhammed :" Dünya öküz ve balığın üzerindedir" demiş, hemde sahih hadislerde geçer.
İbni Abbas (radiyallâhu anh) gibi zâtlara isnat edilen sahih bir rivayet var. Resûl-u Ekrem’e (aleyhissalâtü vesselam) sormuşlar: “Dünya neyin üstündedir?” Buyurmuş ki: "Dünya öküz ve balık üstündedir" Bir başka rivayette de bir defa öküz bir defa balık demiştir. Hadis âlimlerinin bir kısmı, bu hadisi İsrailoğulları döneminden kalmış, eskiden beri nakledilen hurafe tarzındaki hikâyelere tatbik etmiş. Bilhassa sonradan Müslüman olan bazı İsrailoğulları âlimleri, Kur’an’dan önce indirilen semavî kitaplarda “öküz ve balık” hakkında gördükleri hikâyeleri hadise uyarlayıp hadisin mânâsını tuhaf bir hale getirmişler.
İsrailoğulları âlimlerinin bir kısmı Müslüman olduktan sonra eski mâlumatları da onlarla beraber İslam toplumuna geçmiş, İslamiyet’e mal olmuş. Halbuki o eski bilgilerde yanlışlar var. O yanlışlar, elbette onlara aittir, İslamiyet’e değil.
Benzetme ve temsiller, havas tabakadan avam tabakaya geçtikçe, yani âlimlerin elinden cahillerin eline düştüğünde zamanla hakikat zannedilir. Bediüzzaman diyor ki:
küçüklüğümde ay tutulmuştu. Anneme, “Ay neden böyle oldu?” diye sordum. Dedi ki: “Yılan yutmuş.” Dedim: “Hâlâ görünüyor?” Dedi ki: “Yukarıda yılanlar cam gibi olur, içlerinde bulunan şeyi gösterirler.” Bu çocukluk hatırasını çok zaman hatırlar ve: “Bu kadar asılsız bir hurafe, validem gibi ciddi insanların dilinde nasıl geziyor?” diye düşünürdüm. Astronomi ilmini incelediğim zaman gördüm ki, validem gibi diyenler, bir benzetmeyi hakikat kabul etmiş. Çünkü güneşin yörüngesi olan on iki burcun bulunduğu büyük daire ile ayın yörüngesi üst üste gelince o iki daire birer kavis şeklini alır. O iki kavise gökbilimiyle meşgul olan âlimler hoş bir benzetme ile iki büyük yılan demek olan “tinnîneyn” adını vermişler. İşte o iki dairenin kesişme noktasına, baş mânâsında “re’s”, diğer kısmına kuyruk mânâsında “zeneb” demişler. Ay baş kısmına, güneş de kuyruk kısmına geldiği vakit, âlimlerin deyişiyle “haylûlet-i arz”, yani ay tutulması gerçekleşir. Dünya, ikisinin tam ortasına düşer ve ay tutulur. Önceki benzetmeyle, “Ay, yılanın ağzına girdi.” denilir. Bu güzel ve ilmî teşbih, halkın dilinde zamanla ayı yutan koca bir yılan haline dönüşmüş. İşte iki büyük melek, mukaddes ve hoş bir benzetmeyle ve mânidar bir işaretle Öküz ve Balık diye adlandırılmıştır. Resûl-u Ekrem’in(aleyhissalâtü vesselam) kutsî ve ulvî lisanından halkın diline geçtikçe o teşbih hakikatle karıştırılmış. Öküz ve Balık, gayet büyük bir öküz ile dehşetli bir balık zannedilmiş.
Nasıl ki Kur’an’ın, çok derin meseleleri temsil ve benzetmelerle avam tabakaya anlatan müteşabih ayetleri var. Aynı şekilde, hadislerin de müteşabih kısmı vardır; gayet derin hakikatleri alışılmış benzetmelerle ifade eder. Mesela, bir-iki risalede beyan ettiğimiz gibi, bir gün Resûl-u Ekrem’in(aleyhissalâtü vesselam) huzurunda gayet derin bir gürültü işitildi. Buyurdu ki: “Bu, yetmiş senedir yuvarlanıp şu dakikada cehennemin dibine düşen bir taşın gürültüsüdür.” Birkaç dakika sonra biri geldi, “Yetmiş yaşındaki meşhur münafık öldü.” dedi. Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) gayet belâgatli temsilinin hakikatini gösterdi.
Cenâb-ı Hak, ikisinin ismi “Nesir” ve “Sevr” (Öküz) olan, Arş’ın ve göklerin taşıyıcısı dört meleği 330 rubûbiyet saltanatına nezaret etmeleri için Arş’a ve göklere tayin etmiştir. Göklerin küçük bir kardeşi ve gezegenlerin bir arkadaşı hükmündeki dünyaya nâzır ve taşıyıcı olmaları için de iki melek vazifelendirmiştir. O meleklerin birinin ismi “Sevr”, diğerinin ismi “Hût”tur (Balık). Onlara bu isimlerin verilmesinin sırrı şudur: Yeryüzü iki kısımdan oluşur: Su ve toprak. Suyu şenlendiren balıklardır. Toprak kısmını şenlendiren ve insanların geçim kaynağı olan ziraat, öküz ile mümkündür ve onun omzundadır. Yeryüzüne nezaret eden iki melek hem kumandan hem nâzır olduklarından, elbette balık ve öküz cinsleriyle bir münasebetlerinin bulunması lâzımdır. Belki, – hakikati Allah bilir - o iki melek melekût ve misal âleminde öküz ve balık suretinde görünürler. İşte bu münasebet ve nezarete, yeryüzündeki o iki mühim canlı türüne imâ olarak Resûl-u Ekrem’in(aleyhissalâtü vesselam) mucizevî lisanı ile gayet derin ve geniş, bir sayfada anlatılabilecek meseleleri içeren bir hakikati, gayet güzel ve kısa bir tek cümleyle ifade etmiştir.
Mesela nasıl ki, “Devlet ve saltanat ne üzerinde duruyor?” diye sorulsa cevap olarak şöyle denir: "Kılıç ve kalem üzerinde duruyor" yani " Asker kılıcının cesaretine ve kuvvetine, memur kaleminin dirayetine ve adaletine dayanır.” Aynen öyle de, madem canlıların meskeni yeryüzü, kumandanı da insandır. Madem denize yakın yerlerde yaşayan insanların büyük kısmının geçim kaynağı balıktır. Denize uzak bölgelerde yaşayanların geçim kaynağı ise ziraat ile öküzün omzundadır, hem onların da bir başka mühim ticaret kaynağı balıkçılıktır. Elbette, devlet kılıç ve kalem üstünde durduğu gibi, dünya da öküz ile balığın üstünde duruyor denilebilir. Zira öküz çalışmazsa ve balık milyonlarca yumurtayı birden bırakmazsa insan yaşayamaz, hayat durur, Hakîm Yaratıcı da dünyayı yok eder. İşte, Resûl-u Ekrem(aleyhissalâtü vesselam) mucizevî, ulvî ve hikmetli bir cevapla "Dünya öküz ve balık üstündedir" demiş. İnsan hayatının hayvan cinslerinin hayatıyla ne kadar irtibatlı olduğuna dair geniş bir hakikati iki kelimeyle ders vermiş.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,092
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Ayrıca Senin Muhammed :" Dünya öküz ve balığın üzerindedir" demiş, hemde sahih hadislerde geçer.
Eski gökbilimi, güneşin dünyanın etrafında döndüğünü kabul eder ve onun her otuz derecesi bir burç tabir edilirdi. O burçlardaki yıldızları birbirine bağlayacak hayalî çizgiler çizilse bazen aslan, bazen terazi, bazen öküz, bazen de balık suretleri görünür. Bu sebeple burçlara o isimler verilmiştir. Asrımızda ise astronomiye göre güneş dünyanın etrafında dönmüyor. O burçlar boş ve gereksiz hale gelmiştir. Aksine, yerküremiz güneşin etrafında dönüyor. Öyleyse o boş, gereksiz burçlar ve daireler yerine, dünyanın senelik yörüngesinde küçük ölçekte o daireleri teşkil etmek gerekir. Şu halde gökteki burçlar, dünyanın senelik hareketinden ortaya çıkacaktır ve yerküre her ay o burçlardan birinin gölgesinde, misalindedir. Âdeta dünyanın senelik yörüngesi bir ayna hükmündedir ve gökteki burçlar o aynada görünür. İşte bu sebeple Resûl-u Ekrem(aleyhissalâtü vesselam), daha önce zikrettiğimiz gibi bir defa "Öküz üstünde" bir defa da "Balık üstünde" demiştir. Evet, mucizelerle dou peygamber lisanına yakışır bir tarzda gayet derin ve asırlar sonra anlaşılacak bir hakikate işaret olarak bir defa "Öküz üstünde" demiş. Çünkü dünya, o soru sorulduğu sırada Öküz Burcu’nun misalindeydi. Bir ay sonra yine aynı soru sorulmuş, bu defa "Balık üstünde" demiş. Çünkü o sırada dünya Balık Burcu’nun gölgesindeydi. İşte asırlar sonra anlaşılacak bu yüce hakikate, yerkürenin vazifeli bulunduğu hareketine ve seyahatine, gökteki burçların güneşin yörüngesi itibarıyla boş ve misafirsiz olduğuna, gerçekten var olan burçların ise dünyanın senelik yörüngesinde bulunduğuna ve yerkürenin o burçlarda vazife görüp dolaştığına işaret olarak, "Öküz ve balık üstünde" demiştir.
İslam hakkındaki bazı kitaplarda Öküz ve Balık’a dair yer alan tuhaf ve akıl dışı hikâyeler ya İsrailoğulları devrinden kalmadır, ya temsildir veya bazı hadis âlimlerinin yorumlarıdır; birtakım dikkatsiz insanlar tarafından hadis sanılarak Resûl-u Ekrem’e (aleyhissalâtü vesselam) atfedilmiştir.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,092
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
devenin de çişini içtirmiş
Develerin süt ve idrarlarında değişik hastalıklara şifa özelliğine sahip unsurlar bulunduğuna dair ilmî çalışmalar söz konusudur. Doktorlar, bunların cilt hastalıklarına, bazı iç hastalıklara faydalı olduğunun tecrübeyle anlaşıldığını söylemektedir. (bk. Mecelletu’d-Dave, Nisan, 1425/2004; sayı:1938)
Hayvan idrarlarında sağlığa faydalı unsurların bulunduğunu kabul eden İbn Sina’ya göre, bunlar arasında idrarı en faydalı olan, havası enfes olan Arap badiyelerinde otlayan develerdir. (bk. İbn Kayyım, Zadu’l-Mead, IV/47-48)
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
237
Tepki puanı
14
Düşünce
Sünni
Sakin ol şampiyon .... o boku ancak senin gibi müslümanlar yer. Çünkü senin peygamberin sahabei güzinine çişini içtirmiş, ayrıca devenin de çişini içtirmiş. bok ol bok oğlu boka muhtaç olma, SEviyesiz aşağılık seni.
düz dünya da her yerde cuma olur diyen sensin.ayrıca bu coğrafya konusunu "çişe" bağlamakta büyük bir yetenek.bunu ancak senin gibi gotunden uydurmayı,osurup durmayı bilim sanan biri yapabilirdi.bravooo...

b.kunda boncuk bulmuş gibi seviniyor birde.
 

alemdar27

☆☆
Üye
Mesajlar
343
Tepki puanı
92
Düşünce
Deist
Bu videoda anlatılana göre de kendi bilgisi haricinde içen oluyor. Yani Peygamberin İÇİRDİĞİ kısmı apaçık iftira
Ama karşı çıkıp NEDEN BÖYLE BİRŞEY YAPTIN; ŞİDDETLE YASAKLIYORUM SAKININ BUNDAN falan demiyor, bilakis arsız arsız gülerek "Cehennemden sağlam bir kaleye girdin bir daha seni cehennem yakmaz dedi" diyerek işi KUTSUYOR: Kanınını içen adamı bile kutsamış, iyi birşey yaptın der gibi cevap vermiş. AKILLI OLUUUUUUN
@bilgelikyolunda Senin durumun ; her salatalığım var diyene tuzluk yetişteren gibisin. herşeyi savunmak zorunda değilsin.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,092
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Ama karşı çıkıp NEDEN BÖYLE BİRŞEY YAPTIN; ŞİDDETLE YASAKLIYORUM SAKININ BUNDAN falan demiyor, bilakis arsız arsız gülerek "Cehennemden sağlam bir kaleye girdin bir daha seni cehennem yakmaz dedi" diyerek işi KUTSUYOR: Kanınını içen adamı bile kutsamış, iyi birşey yaptın der gibi cevap vermiş. AKILLI OLUUUUUUN
@bilgelikyolunda Senin durumun ; her salatalığım var diyene tuzluk yetişteren gibisin. herşeyi savunmak zorunda değilsin.
Peygamberin cevabı sahih değil. Zaten bunun haram olduğuna dair açık hükümler var. Açık hükümlere göre amel edilir, sahih olmayan sözlere göre değil.

Ayrıca ortada yalan yanlış şeyler varsa, kim ve ne ile ilgili olduğu fark etmez, doğru bildiğimi sebepleriyle birlikte söylerim. Yazdıklarımdaki yanlışları gösterebilen olursa o yanlış kısmı bir daha asla yazmam. Benim için hakkın hatırı alidir, hiçbir hatıra feda edilmez.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,531
Tepki puanı
714
Düşünce
Ateist
Kıyamet akşam kopacak ifadesi apaçık düz dünya inancıdır, bunun hiç bir mazereti olmaz.

Eğer bu laf peygamber sözü olsaydı, evreni ve tabii dünyayı yaratan bir allahın elçisi olsaydı bunu söyleyen, "Mekke'de güneş battıktan sonra" derdi ve bak bak dünyanın yuvarlak olduğunu bilmiş, güneşin her yerde aynı anda batmadığını biliyormuş" denirdi.

Arayıp bir türlü bulamadığınız mucizeye de kavuşmuş olurdunuz böylece. Şu haliyle hadis apaçık, net, kesin ofsayt. Gol olmasının hiç bir yolu yok. Üstelik de kendi kalesine apaçık net gol.
 

Entropyy22

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,259
Tepki puanı
477
Düşünce
Ateist
Kıyamet akşam kopacak ifadesi apaçık düz dünya inancıdır, bunun hiç bir mazereti olmaz.

Eğer bu laf peygamber sözü olsaydı, evreni ve tabii dünyayı yaratan bir allahın elçisi olsaydı bunu söyleyen, "Mekke'de güneş battıktan sonra" derdi ve bak bak dünyanın yuvarlak olduğunu bilmiş, güneşin her yerde aynı anda batmadığını biliyormuş" denirdi.

Arayıp bir türlü bulamadığınız mucizeye de kavuşmuş olurdunuz böylece. Şu haliyle hadis apaçık, net, kesin ofsayt. Gol olmasının hiç bir yolu yok. Üstelik de kendi kalesine apaçık net gol.
Kurtubinin ve Celalettin Suyutinin kuran tefsirlerinde dünya düzdür.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,531
Tepki puanı
714
Düşünce
Ateist
Kurtubinin ve Celalettin Suyutinin kuran tefsirlerinde dünya düzdür.
Şu söyleyeceğim kesin bir bilgidir:

Yakın zamana kadar hiç bir muslim Mekke dışındayken uzaya doğru namaz kıldığını bilmiyor, Kabe karşısında zannediyordu. Hiç biri ama, bir tek tanesi bile bilmiyordu. Bu çok uzun sürdü ve hâlâ bir kısım muslim dünyayı düz zannetmeye de devam ediyor üstelik. Dünyanın yuvarlak olduğunu öğrenenleri bile bu acaba NASA'nın kafirlerin bir oyunu olmasın diye düşünüyorlar.

Artık Andromeda'ya mı namaz kılıyorlar Sirius'a mı, Jüpiter'e mi orası denk gelişe bağlı. Ama Mekke'nin uzağında Kabeye dönük namaz kılmak olanaksızdır. İyice uzaklaşınca ancak ayak tabanları kabeye bakar.
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
237
Tepki puanı
14
Düşünce
Sünni
ne salaksınız lan.küreden başka şekilde bir tam gün cuma olmaz.haftanın hiç bi günü tam olmaz.zırtolar xD
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,531
Tepki puanı
714
Düşünce
Ateist
Muhatap alınabilir, ciddi şekilde tartışılabilir muslim hiç kalmadığı için bir yandan üzülüyorum, bir yandan da beter olsunlar diyorum.

Ama yani şundan on sene önce muslimlerle sayfalarca kıran kırana tartışırdık ama aynı saçmalıkları tekrar edip durmazlardı. Çürütmeye değer bir argüman savunurlardı.

Şimdikiler ya takılmış plak, ya ciddi değil. Benzinin sulusundan beter. Hiç bir tane düzgün şöyle muhatap alınır muslim kalmayışına şaşıyorum ama üzülsem mi sevinsem mi bilemiyorum.
 
Üst