Mesajlar
141
Tepki puanı
9
Düşünce
Muvahhid
Mâide Suresi 38.Ayet : Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Mâide Suresi 39.Ayet :Her kim de işlediği zulmünün arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz, Allah onun tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir

Birde şunu söyliycem aklındaki soru işaretleri kalkacak inşAllah bak şimdi günümüz hukukçuları diyor ki bir cezanın işlevselliği cezanın uygulanmasıyla ölçülür yani bir ceza ne kadar çok uygulanırsa o ceza kadar az işlevseldir. Çünkü cezaların amacı insanlara zulm etmek değil insanlara zulm edilmesini önlemektir. Bu yüzden bir ceza ne kadar az uygulanırsa o ceza o kadar işlevseldir."İslam tarihinde, bu cezanın âdil bir şekilde uygulandığı ilk üç asırda hırsızlık suçundan ötürü- kesilen ellerin sayısı yalnız altıdır."( İsmail el-Fehranî, "eş-Şeriatü beyne's-salihin ve'l-Murcifin" el-Ehram, 17 Yenayur, 2011) .Aynı şekilde TDV İslam Ansiklopedisi’nin Hırsızlık maddesinin yazarı olan Bardakoğlu ise, hırsızlık suçu nedeni ile el kesme cezasının, Osmanlı hukukunun Klasik döneminde sık uygulanan bir ceza olmamakla birlikte, bu cezanın nadir uygulandığını iddia etmenin de doğru olmadığını ifade etmektedir. Bu görüşünün delili olarak, on altı ve on yedinci yüzyıllara ait el kesme cezası örnekleri vermiştir ancak Bardakoğlu’nun iki yüzyıl için verdiği örneklerin sayısı 10’u geçmemektedir. Yani cezanın amacı el kesmek değil el kesilmesiyle tehdit ederek (en doğrusunu Allah bilir) suçu önlemek
ayrıca karnı aç old. için hırsızlık yapanın eli kesilmez,gıda malzemesi çalanın eli kesilmez,belirli bir miktardan az çalanın ve açıkta olan malı çalanın eli kesilmez (onlar malın bedelini öder) ayrıca biz hırsız miyiz ki bu cezadan korkalım ?

Ayrıca bu cezanın benim anladığim şöyle mükemmel bir tarafi var birisi bir malı çalacaği zmn elini uzatip çalıyor örneğin birisi bir telefonu elini uzatip çalacak o kişi o telefona elini uzattığında bu ceza aklına gelip bu telefon mu daha değerli yoksa benim elim mi diyip vazgeçmez mi ?

Bu sadece bir örnek İslam'ın hırsızlığın ortadan kaldırılması için bu hükmünün yanı sıra bir de zekat var.

Zekât, dinen zenginlik ölçüsü kabul edilen miktarda (nisap) mala sahip olan kimselerin Allah rızası için muayyen kişilere vermesi gereken belli miktarı ifade eder. Zekâtın farz olması için şartlar; malların nisaba ulaşması yanında nâmî (üreyici/artıcı) olması, sahip olunduğu andan itibaren üzerinden bir yıl geçmesi, bir yıllık borcundan ve aslî ihtiyaçlardan fazla olmasıdır.
Nisap, zekâtla yükümlü olmak için esas alınan zenginlik ölçüsüdür. Bu ölçü, altında 20 miskal (80.18 gr).
Kaynak : https://kurul.diyanet.gov.tr/Cevap-Ara/391/zekat-nedir-

"Sadakalar (zekâtlar) Allah'tan bir farz olarak ancak, yoksullara, düşkünlere, (zekât toplayan) memurlara, gönülleri (İslâm'a) ısındırılacak olanlara, (hürriyetlerini satın almaya çalışan) kölelere, borçlulara, Allah yolunda olana, yolda kalana mahsustur. Allah pek iyi bilendir, hikmet sahibidir." (et-Tevbe, 60)

"Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir." (et-Tevbe, 71)

Ayrıca İslam'da zekatı devletin toplaması gerekir. Ve de devlete verilmesi zorunluluktur. Gerekirse devlet zekat vermeyenden zekatı zorla alır. Aynen vergi vermeyenden vergiyi devlet nasıl zorla alıyorsa işte öyle.

Hz. Ebû Bekir, siyasi otoriteye karşı gelenlerle savaşmıştır ki bu zaten savaş suçudur. Kur’an-ı Kerim’e baktığımızda “Namaz kıl/kılın”, “Oruç tutun” gibi ibadetle ilgili emirlerin tamamen kişisel olduğunu anlıyoruz. Zekât içinse bir taraftan “Zekâtı verin” buyurulurken diğer taraftan siyasi otoriteyi de temsil eden Peygamberimize hitaben “Mallarından sadaka/zekât al; böylece onları arındırmış ve geliştirmiş olursun.” (Tevbe, 9/103) buyurulmuş, zekâtın bir yönüyle bireysel; ama diğer taraftan siyasi/devlet yönü olan bir ibadet olduğu gerçeği vurgulanmıştır.

Tevbe sûresinin 60. ayetinden de anlaşıldığı kadarıyla bizzat devlet tarafından toplanan zekât, yine devlet tarafından 8 fona taksim edilecektir. Bu açıdan zekât diğer ibadetlerden ayrılmakta, verilmemesi hem Allah’a hem de devlete isyan suçu kabul edilmektedir. Zekâtı vermeyenlere savaş açılması da bu sebepten dolayıdır.

(Kaynak:http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/hz-ebu-bekir-zekat-vermeyenlerle-neden-savasti.html)

Nisa Suresi 105.Ayet : (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.

Câsiye suresi 18. ayet : Sonra seni de din konusunda bir şeriat sahibi kıldık, ona uy; bilmeyenlerin heveslerine uyma.

Mâide 44 : ... Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.

Mâide 45 : ... Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.

Ahzab Suresi 36. Ayet : Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.
 

DemoKratos

Vlll ☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,763
Çözümler
1
Tepki puanı
3,995
Düşünce
Ateist
Hiç kimseye hiç bir gerekçe ile beden bütünlüğünü bozucu ceza verilemez. Mevzu tartışmaya kapalıdır. Verilir diyen cahil, ilkel ve vahşidir. Madende çalıştırıp çaldığını yevmiye hesabı ile ödetebilirsin ama elini kesmek söz konusu bile edilemez. Biter. Saçmalamanın ve insanlıktan çıkmış ilkel vahşi kara cahil olmanın anlamı yok.
 
Mesajlar
141
Tepki puanı
9
Düşünce
Muvahhid
Hiç kimseye hiç bir gerekçe ile beden bütünlüğünü bozucu ceza verilemez. Mevzu tartışmaya kapalıdır. Verilir diyen cahil, ilkel ve vahşidir. Madende çalıştırıp çaldığını yevmiye hesabı ile ödetebilirsin ama elini kesmek söz konusu bile edilemez. Biter. Saçmalamanın ve insanlıktan çıkmış ilkel vahşi kara cahil olmanın anlamı yok.
Neden verilemez mantıksal ve bilimsel olarak açıkla bakalım ?

Ayrıca dini olmayan herkesin kabul edeceği ortak bir ahlak yoktur.Çünkü ahlak bilimsel değildir (http://www.phil.metu.edu.tr/yceylan/works/bilim-ahlak.htm) ve felsefe de genel-geçer bir ahlak kaidesinin olup olmadığı tartışmalı ise ( ateist , deist , agnostik) kişilerinde inançların da ahlaki varlık değil ahlak yokluk varsa siz hangi ahlaki kaidelerle İslam'ı eleştiriyorsunuz ?
 

Part-Time God

ll ☆
Süresiz Yasaklı
Mesajlar
635
Tepki puanı
1,022
Düşünce
Ateist
Yazdıklarının bir kısmı akıl yürütmeyle ulaşılmış gibi gözüken şeyler ama akıl yürütmenin, düşünceyi daha kaliteli yapması beklenir, daha kalitesiz değil. :)
Birde şunu söyliycem aklındaki soru işaretleri kalkacak inşAllah bak şimdi günümüz hukukçuları diyor ki bir cezanın işlevselliği cezanın uygulanmasıyla ölçülür yani bir ceza ne kadar çok uygulanırsa o ceza kadar az işlevseldir.
Bu hukukçular kim, bunları nerede ve ne zaman demişler, tüm hukuk camiası kabul etmiş mi bu görüşü yoksa değer görmemiş mi? Bu tür şeyleri önümüze sunmanız gerekiyor. Sadece 1 - 2 cümle yazmakla olmaz bu iş. Tek tek neler denmiş, hukuk camiasında nasıl karşılanmış, bekliyoruz cevapları.

Ek olarak, bu dedikleriniz, sizin de dediğiniz gibi "günümüz hukukçuları"nın düşünceleri. Bu "günümüz hukukçuları", aynı zamanda İslam'ın ortaya çıktığı dönemlerde de yaşıyor muydu ya da o dönemki insanlar da, bizim "günümüz hukukçuları" gibi düşünüyor muydu? Çok büyük bir sahtekârlık yapmışsınız burada ve biraz daha dikkatsiz olsam bunu göremeyecektim bile. :)
ayrıca karnı aç old. için hırsızlık yapanın eli kesilmez,gıda malzemesi çalanın eli kesilmez,belirli bir miktardan az çalanın ve açıkta olan malı çalanın eli kesilmez (onlar malın bedelini öder) ayrıca biz hırsız miyiz ki bu cezadan korkalım ?
Belki sorun bendedir ama ben bu ayette sadece hırsızların elinin kesilmesi gerektiğini okuyorum. Bazı durumlarda, hırsızlık yapan kişinin bu cezadan müstesna olduğunu göremiyorum. Acaba bu ayetin öncesinde ya da sonrasında mı belirtiliyor bu, yoksa Allah'ın kanunlarını mı değiştirdiniz? Ben bazı durumlarda direkt malın ödenmesi gerektiğini ve el kesmeye gerek olmadığını okumadım bu ayette, bak bu ayet ne diyor?: Hırsızın elini kes diyor.

Al kendin oku:
Mâide Suresi 38.Ayet : Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ayrıca bu cezanın az uygulanması gerektiğine dair bir şey de yazmıyor. Direkt hırsızın eli kesilmeliymiş. Yaptıklarına karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzereymiş hem de bu. Ben cidden bu işi anlamadım. Ayette gizli yazılar falan var da biz mi göremiyoruz? Açıklayın lütfen.
Yani cezanın amacı el kesmek değil el kesilmesiyle tehdit ederek (en doğrusunu Allah bilir) suçu önlemek
Birincisi, suçu önlemek için el kesmek hiçbir işe yaramaz, sadece ortada bir sürü eli kesik insan olur ve bu eli kesik insanlar, artık işlevsiz olurlar. 2 el gerektiren işleri, tek elli insanlar yapamaz. Bu devletin işine gelmez. Uzun vadede devlete büyük miktarda zarar verir. Suçu da önleyemediniz hem de. Hem suçu önleyemediniz hem durup dururken insanların elini kestiniz hem de uzun vadede devlete zarar verdiniz. Bir de tehditten bahsediyorsun. Tehdit ile iş mi yürütmeyi planlıyorsun? Bir de tepki çekmesin diye "...en doğrusunu Allah bilir..." yazmışsın. Sahtekârlıklarınız bitmiyor.

İkincisi, suçu önlemek istiyorsan, şunları yapacaksın, al oku:
İslam'daki cezaları bilen ve o cezaların uygulandığı bir toplumda yaşayan bir birey, zihinsel işkenceye uğrar. İslam'daki cezalar insanı sadece daha da vahşileştirir. İnsanı insan yapan şey, bildiğimiz şekilde "vahşi" olmamasıdır. Vahşi eylemlere vahşi cezalar uygulamak hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Suçu asla yok edemezsiniz, hatta suç avantajdır. Evrimsel olarak aslında suçun bireyi daha güçlü ve avantajlı kıldığını söyleyebiliriz.

Orta Doğu'da, İslam'ın adaleti uygulanıyor diye biliyorum. Orada neden huzur yok, o toplumlar neden gelişmemiş?

Suçu engellemek için cezaları yükseltmek, suçu azaltmaz. Sadece suçluların hapishanede geçirdiği süreyi arttırır ve devlete olan ekonomik yükü büyütür. Yılanın başını küçükken ezmeniz gerekir. Eğer küçükken ezmezseniz, gün gelir, o küçük yılan büyür ve sizi ısırır. Suçu azaltmak için insanları iyi eğitmek, onlara iyi yetişme şartları sağlamak gerekir. Ailelerinden şiddet görmelerine, fakirlik içinde yüzmelerine engel olmak gerekir. Suçu sıfıra indiremezsiniz ama azaltmak istiyorsanız, direkt suçun yuvasını yok etmeniz gerekir. Bu açıdan İslam tam bir faciadır ve hiçbir işe yaramaz.

Hatta son olarak ufak bir terim anlamını hatırlayalım. Neydi uygarlık denen şey? Felsefe terimi olarak şuydu: "Barbarlık durumundan çıkıp törelere bağlı olarak belirli bir yurt içinde birlikte yaşama." Uygarlık olmak için barbarlıktan çıkmak gerekir. İslam ise barbarca bir adalet sistemi içerir. Yani uygarlığı yok eder. Anlayana...
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
14,412
Tepki puanı
1,097
Düşünce
Sünni
Belki sorun bendedir ama ben bu ayette sadece hırsızların elinin kesilmesi gerektiğini okuyorum.
Ayetleri doğru anlamak için sadece motamot meale bakmak yanlış olur. Diğer ayet ve hadislere, nüzul sebebine ve Arapça gramerine de bakmak gerekir.

Bu ayetin hükmünün tüm hırsızlar için geçerli olmadığını Hz Peygamberin uygulamalarından anlıyoruz:

"On dirhemden az olan şeylerde el kesme yoktur" (Nesaî, Sârık, 10; Zeylaî, a.g.e., III, 359). "El kesme, ancak bir dinâr veya on dirhem parayı çalma hâlinde olur" (Zeylaî, a.g.e., III, 360, III, 358).

Hadiste: "Ağaçtaki meyve ve hurma gibi şeylerde el kesme yoktur" (Şevkânî, a.g.e., VII, 127; A. b. Hanbel, Müsned, III, 464) buyurulur.

İslamda olabildiğince bu ceza düşürülmeye çalışılır:

Nitekim Nebî (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphe bulununca, gücünüzün yettiği kadar hadleri düşürünüz" (Ebû Dâvud, Salat, 14; Tirmizî, Hudûd, 2).
 

Part-Time God

ll ☆
Süresiz Yasaklı
Mesajlar
635
Tepki puanı
1,022
Düşünce
Ateist
Ayetleri doğru anlamak için sadece motamot meale bakmak yanlış olur. Diğer ayet ve hadislere, nüzul sebebine ve Arapça gramerine de bakmak gerekir.

Bu ayetin hükmünün tüm hırsızlar için geçerli olmadığını Hz Peygamberin uygulamalarından anlıyoruz:

"On dirhemden az olan şeylerde el kesme yoktur" (Nesaî, Sârık, 10; Zeylaî, a.g.e., III, 359). "El kesme, ancak bir dinâr veya on dirhem parayı çalma hâlinde olur" (Zeylaî, a.g.e., III, 360, III, 358).

Hadiste: "Ağaçtaki meyve ve hurma gibi şeylerde el kesme yoktur" (Şevkânî, a.g.e., VII, 127; A. b. Hanbel, Müsned, III, 464) buyurulur.

İslamda olabildiğince bu ceza düşürülmeye çalışılır:

Nitekim Nebî (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphe bulununca, gücünüzün yettiği kadar hadleri düşürünüz" (Ebû Dâvud, Salat, 14; Tirmizî, Hudûd, 2).
Allah neden bu kadar önemli bir konuyu ayette buyurmamış? Ben ayete bakarım, eli kes diyorsa keserim. Bunun çeviri ile alakası yok. Ayrıca 10 dirhem ne demek, ben onu anlamadım. Dirhem mi kaldı? BAE dirheminin mevcut kuruna göre mi hesap yapacağız, o dönemlerde kur ne kadardı?
 

DemoKratos

Vlll ☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,763
Çözümler
1
Tepki puanı
3,995
Düşünce
Ateist
Neden verilemez mantıksal ve bilimsel olarak açıkla bakalım ?

Çünkü pişman olup düzelse de geri dönüşü yoktur. Bu kişi kalan eliyle bir bomba patlatıp intikam alabilir. Onlarca yüzlerce kişiyi öldürebilir. Şansını yok etmemek gerekir. Bu kişi madende çaldığını ödeyecek kadar yevmiye hesabıyla çalıştırılıp aklanırsa cezası bitince alnının teriyle çalışmasını öğrenmiş dürüst çalışan biri olabilir.

Böylece az çalanın burnundan getirme, büyük çalanı aklama yolu da kapanır. Büyük çalan ömrü boyunca çaldığını ödeyemez ve adalet yerine gelir. Bu kişi topluma telafisiz zarar verdiği için af yolu kapanmış olur. Devletin asla af yetkisi olamaz. Af yetkisi sadece mağdura aittir. Görüyoruz. Salınan mahkumların hep daha büyük suçlar işlediler. Bu, affın zararının kanıtı. Bu defalarca kanıtlandı, hâla afta ısrar ediyorlar.

Ayrıca işlerine gelmediği için hırsızları yevmiye hesabıyla çalıştırmayı teklif et, meclis derhal tulum çıkararak oy birliği ile reddedecektir. Sorun burda. El kesilmemesinde filan değil. Kimin elini kesecekler, arada bir millet tırssın susta dursun diye bir garibanın elini kesecekler. Öbür yanda büyük hırsızlıklar millet susta durduğu için daha hızlı sürecek!
 
Yazan tarafından düzenlendi:
Mesajlar
141
Tepki puanı
9
Düşünce
Muvahhid
Çünkü pişman olup düzelse de geri dönüşü yoktur. Bu kişi kalan eliyle bir bomba patlatıp intikam alabilir. Onlarca yüzlerce kişiyi öldürebilir. Şansını yok etmemek gerekir. Bu kişi madende çaldığını ödeyecek kadar yevmiye hesabıyla çalıştırılıp aklanırsa cezası bitince alnının teriyle çalışmasını öğrenmiş dürüst çalışan biri olabilir.

Böylece az çalanın burnundan getirme, büyük çalanı aklama yolu da kapanır. Büyük çalan ömrü boyunca çaldığını ödeyemez ve adalet yerine gelir. Bu kişi topluma telafisiz zarar verdiği için af yolu kapanmış olur. Devletin asla af yetkisi olamaz. Af yetkisi sadece mağdura aittir. Görüyoruz. Salınan mahkumların hep daha büyük suçlar işlediler. Bu, affın zararının kanıtı. Bu defalarca kanıtlandı, hâla afta ısrar ediyorlar.

Ayrıca işlerine gelmediği için hırsızları yevmiye hesabıyla çalıştırmayı teklif et, meclis derhal tulum çıkararak oy birliği ile reddedecektir. Sorun burda. El kesilmemesinde filan değil. Kimin elini kesecekler, arada bir millet tırssın susta dursun diye bir garibanın elini kesecekler. Öbür yanda büyük hırsızlıklar millet susta durduğu için daha hızlı sürecek!
Yazıyı tamamen okusaydınız keşke çünkü o zaman bu itirazları yapmayacaktınız.
Hırsızın çaldığı şeyi geri ödemesi şeriatta da var. Yukarda ki yazı da da yazdım keşke okusaydınız.
 
Mesajlar
141
Tepki puanı
9
Düşünce
Muvahhid
Yazdıklarının bir kısmı akıl yürütmeyle ulaşılmış gibi gözüken şeyler ama akıl yürütmenin, düşünceyi daha kaliteli yapması beklenir, daha kalitesiz değil. :)

Bu hukukçular kim, bunları nerede ve ne zaman demişler, tüm hukuk camiası kabul etmiş mi bu görüşü yoksa değer görmemiş mi? Bu tür şeyleri önümüze sunmanız gerekiyor. Sadece 1 - 2 cümle yazmakla olmaz bu iş. Tek tek neler denmiş, hukuk camiasında nasıl karşılanmış, bekliyoruz cevapları.

Ek olarak, bu dedikleriniz, sizin de dediğiniz gibi "günümüz hukukçuları"nın düşünceleri. Bu "günümüz hukukçuları", aynı zamanda İslam'ın ortaya çıktığı dönemlerde de yaşıyor muydu ya da o dönemki insanlar da, bizim "günümüz hukukçuları" gibi düşünüyor muydu? Çok büyük bir sahtekârlık yapmışsınız burada ve biraz daha dikkatsiz olsam bunu göremeyecektim bile. :)

Belki sorun bendedir ama ben bu ayette sadece hırsızların elinin kesilmesi gerektiğini okuyorum. Bazı durumlarda, hırsızlık yapan kişinin bu cezadan müstesna olduğunu göremiyorum. Acaba bu ayetin öncesinde ya da sonrasında mı belirtiliyor bu, yoksa Allah'ın kanunlarını mı değiştirdiniz? Ben bazı durumlarda direkt malın ödenmesi gerektiğini ve el kesmeye gerek olmadığını okumadım bu ayette, bak bu ayet ne diyor?: Hırsızın elini kes diyor.

Al kendin oku:

Ayrıca bu cezanın az uygulanması gerektiğine dair bir şey de yazmıyor. Direkt hırsızın eli kesilmeliymiş. Yaptıklarına karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzereymiş hem de bu. Ben cidden bu işi anlamadım. Ayette gizli yazılar falan var da biz mi göremiyoruz? Açıklayın lütfen.

Birincisi, suçu önlemek için el kesmek hiçbir işe yaramaz, sadece ortada bir sürü eli kesik insan olur ve bu eli kesik insanlar, artık işlevsiz olurlar. 2 el gerektiren işleri, tek elli insanlar yapamaz. Bu devletin işine gelmez. Uzun vadede devlete büyük miktarda zarar verir. Suçu da önleyemediniz hem de. Hem suçu önleyemediniz hem durup dururken insanların elini kestiniz hem de uzun vadede devlete zarar verdiniz. Bir de tehditten bahsediyorsun. Tehdit ile iş mi yürütmeyi planlıyorsun? Bir de tepki çekmesin diye "...en doğrusunu Allah bilir..." yazmışsın. Sahtekârlıklarınız bitmiyor.

İkincisi, suçu önlemek istiyorsan, şunları yapacaksın, al oku:
Galiba siz 6236 ayet ve de 15 bin tane sahih hadis olduğnu bilmiyorsunuz. Sanırsam.
Burdan detaylı bilgi alabilirsiniz.
 

kavak

Vlll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,655
Tepki puanı
3,646
Düşünce
Ateist
Hah hah ha...
15 bin küsür düzgün hadis...miş...mişşş!
Hiç gülesim yoktu bugün.:akay:
 

file0zof

Süresiz Yasaklı
Mesajlar
19
Tepki puanı
3
Düşünce
Deist
Galiba siz 6236 ayet ve de 15 bin tane sahih hadis olduğnu bilmiyorsunuz. Sanırsam.
Burdan detaylı bilgi alabilirsiniz.
Hırsızın hırsız olmadığı anlaşılırsa?
RIP HAND x_x
 

DemoKratos

Vlll ☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,763
Çözümler
1
Tepki puanı
3,995
Düşünce
Ateist
Hırsızın çaldığı şeyi geri ödemesi şeriatta da var.

Allah bilmiyor, insanlar biliyor zaten. Allahın bir şey bildiği yok. İnsanlar allahın bilemediklerini şeriattı yasaydı hadisti bir takım üretimlerle düzeltiyorlar. Şeriatı allah yapmıyor. İnsanlar yapıyor. Allah bilse, Kuran'a sayfalarca masal yazacağına üç cümle yazar kuralları açıkça koyardı. Bilmeyince habire masal anlatmış.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
14,412
Tepki puanı
1,097
Düşünce
Sünni
Allah neden bu kadar önemli bir konuyu ayette buyurmamış?
Kuranda her detay yazsa ciltler dolusu kitap olurdu ve istifade zorlaşırdı. Bunun yerine bazı şeyler hadislere ve içtihada bırakılmıştır. Ayrıca Kuranda had cezaları bildirilmiştir. Yani cezaların üst sınırları. Bundan fazla ceza vermek haddi aşmak olur.
Ben ayete bakarım, eli kes diyorsa keserim.
Yanlış yapmış olursunuz. Işidden bir farkınız kalmaz. Işid de ayetlerin önüne sonuna bakmıyor, nüzul sebebine bakmıyor, Hz Peygamberin uygulamalarına bakmıyor. Demek ki Işid gibi siz de İslamı Hz Peygamberden daha iyi bildiğiniz iddiasındaysanız diyecek sözüm yok.
Ayrıca 10 dirhem ne demek, ben onu anlamadım. Dirhem mi kaldı? BAE dirheminin mevcut kuruna göre mi hesap yapacağız, o dönemlerde kur ne kadardı?
Hayır. Dirhemin o günkü altın karşılığı eserlerde var. Onun üzerinden günümüze uyarlanır olur biter
 

Part-Time God

ll ☆
Süresiz Yasaklı
Mesajlar
635
Tepki puanı
1,022
Düşünce
Ateist
Kuranda her detay yazsa ciltler dolusu kitap olurdu ve istifade zorlaşırdı. Bunun yerine bazı şeyler hadislere ve içtihada bırakılmıştır. Ayrıca Kuranda had cezaları bildirilmiştir. Yani cezaların üst sınırları. Bundan fazla ceza vermek haddi aşmak olur.
Ha başka kitaplar, ha Kur'an. Hiçbir şey değişmezdi, değişmedi de.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
14,412
Tepki puanı
1,097
Düşünce
Sünni
Hırsızın hırsız olmadığı anlaşılırsa?
RIP HAND x_x
En az iki şahit hırsızlığın mahiyetini, çalınan malın cinsini, kıymetini, nasıl çalındığını, hırsızlık yerini, hırsızlığın ne zaman yapıldığını, malı çalan şahsın kim olduğunu ispat etmeleri lazım. Tüm bunların el kesme gerektiren bütün şartlarla birlikte yanlış olarak bir araya gelmesi imkansıza yakın
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
14,412
Tepki puanı
1,097
Düşünce
Sünni
Allah bilmiyor, insanlar biliyor zaten. Allahın bir şey bildiği yok. İnsanlar allahın bilemediklerini şeriattı yasaydı hadisti bir takım üretimlerle düzeltiyorlar. Şeriatı allah yapmıyor. İnsanlar yapıyor. Allah bilse, Kuran'a sayfalarca masal yazacağına üç cümle yazar kuralları açıkça koyardı. Bilmeyince habire masal anlatmış.
Sahih hadislerin üretilme olduğu sizin temelsiz uydurmanız.

Arzu edenler linki inceleyebilirler.
 

kavak

Vlll ☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,655
Tepki puanı
3,646
Düşünce
Ateist
Sahih hadislerin üretilme olduğu sizin temelsiz uydurmanız.
Arzu edenler linki inceleyebilirler.
Bu kaynaklar, bir nevi onlarca/yüzlerce sene sonradan görmedir!
Bilmem, anlatabildim mi?:ggsy:
 

Son konular

Son mesajlar

Üst