1. 1 dakikada üye olup sitede yazmaya başlayabilirsiniz
    anında üyelik için TIKLA

İncil'de Yaratılış

'Diğer Dinler' forumunda Kaybeden Şair tarafından 13 Şubat 2017 tarihinde açılan konu

Etiketler:
  1. Kaybeden Şair

    Kaybeden Şair ★★★★★ Moderatör Adayı

    Mesaj:
    1,245
    Alınan Beğeniler:
    569
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Ateist

    Özel Mesaj
    Beyler bu arada İncilin yaratılış bölümünden 3. 4. 5. ayetler (Önemli olan yerlerin altını çizdim ve kendi yazdıklarımı kalın yazdım):

    Tanrı, "Işık olsun" diye buyurdu ve ışık oldu. Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı. Işığa "Gündüz", karanlığa "Gece" adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.

    Buradaki sormak istediğim soru gece ve gündüz adını insanlar vermemiş miydi?

    Beyler bu da İncil'den yaratılışı anlatan ayetler (bu arada Kuran'daki gibi Dünyanı 6 günde oluştuğu yazıyor):

    1: Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.
    2: Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı’nın Ruhu suların üzerinde hareket ediyordu.
    3: Tanrı, "Işık olsun" diye buyurdu ve ışık oldu.
    4: Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.
    5: Işığa "Gündüz", karanlığa "Gece" adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.
    6: Tanrı, "Suların ortasında bir kubbe olsun, suları birbirinden ayırsın" diye buyurdu.
    7: Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.
    8: Kubbeye "Gök" adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.
    9: Tanrı, "Göğün altındaki sular bir yere toplansın, kuru toprak görünsün" diye buyurdu ve öyle oldu.
    10: Kuru alana "Kara", toplanan sulara "Deniz" adını verdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
    11: Tanrı, "Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar, türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin" diye buyurdu ve öyle oldu.
    12: Yeryüzü bitkiler, türüne göre tohum veren otlar, tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
    13: Akşam oldu, sabah oldu ve üçüncü gün oluştu.
    14-15: Tanrı şöyle buyurdu: "Gökkubbede gündüzü geceden ayıracak, yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun. Belirtileri, mevsimleri, günleri, yılları göstersin." Ve öyle oldu.
    16: Tanrı büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı.
    17-18: Yeryüzünü aydınlatmak, gündüze ve geceye egemen olmak, ışığı karanlıktan ayırmak için onları gökkubbeye yerleştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
    19: Akşam oldu, sabah oldu ve dördüncü gün oluştu.
    20: Tanrı, "Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun" diye buyurdu.
    21: Tanrı büyük deniz canavarlarını, sularda kaynaşan canlıları ve uçan çeşitli varlıkları yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü.
    22: Tanrı, "Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın" diyerek onları kutsadı.
    23: Akşam oldu, sabah oldu ve beşinci gün oluştu.
    24: Tanrı, "Yeryüzü çeşit çeşit canlı yaratık, evcil ve yabanıl hayvan, sürüngen türetsin" diye buyurdu. Ve öyle oldu.
    25: Tanrı çeşit çeşit yabanıl hayvan, evcil hayvan, sürüngen yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü.
    26: Tanrı, "Kendi suretimizde, kendimize benzer insan yaratalım" dedi, "Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun."
    NOT: Burada fark ederseniz kendi suretimizde diyor.
    27: Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı’nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı.
    28: Onları kutsayarak, "Verimli olun, çoğalın" dedi, "Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun.
    29: İşte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak.
    30: Yabanıl hayvanlara, gökteki kuşlara, sürüngenlere -soluk alıp veren bütün hayvanlara- yiyecek olarak yeşil otları veriyorum." Ve öyle oldu.
    31: Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü. Akşam oldu, sabah oldu ve altıncı gün
    oluştu.

    Gök ve yer bütün ögeleriyle tamamlandı. Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi. Yaptığı işten o gün dinlendi (Tanrı yorulur mu aq :D). Yedinci günü kutsadı. Onu kutsal bir gün olarak belirledi. Çünkü Tanrı o gün yaptığı, yarattığı bütün işi bitirip dinlendi.
     
    Mete Turan bunu beğendi.
  2. Mete Turan

    Mete Turan ★★★★★ Divan Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    1,327
    Alınan Beğeniler:
    757
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
    Evet, geceye ve gündüze isimlerini insanlar vermiştir.
     
  3. Sedat Ben

    Sedat Ben Üye

    Mesaj:
    54
    Alınan Beğeniler:
    49
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Ateist

    Özel Mesaj
    Ayetler masal gibiydi okurken uykumun gelmesini sağladı.
     
    Mete Turan bunu beğendi.
  4. K B
    K B
    Kaybeden Şair

    Kaybeden Şair ★★★★★ Moderatör Adayı

    Mesaj:
    1,245
    Alınan Beğeniler:
    569
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Ateist

    Özel Mesaj
    Bugün din dersimiz vardı. Hocamız bir peygamberin hikayesini anlattı. Yeminle masal zannettim. Bu arada siz yenisiniz sanırım. Hoşgeldiniz. Geldiğinize sevindim. :D
     
    Sedat Ben bunu beğendi.
  5. K B
    K B
    Kaybeden Şair

    Kaybeden Şair ★★★★★ Moderatör Adayı

    Mesaj:
    1,245
    Alınan Beğeniler:
    569
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Ateist

    Özel Mesaj
    Bu arada okurken gözüme hep şu çarptı. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü. falan diyo hep.
     
    Sedat Ben bunu beğendi.
  6. Sedat Ben

    Sedat Ben Üye

    Mesaj:
    54
    Alınan Beğeniler:
    49
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Ateist

    Özel Mesaj
    Hoşbulduk, yeniyim evet.
     
  7. Katip

    Katip Üye

    Mesaj:
    8
    Alınan Beğeniler:
    5
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Deist

    Özel Mesaj
    Sizlere Tanrının dinlenmesi cümlesi konusunda farklı bir bakış açısı sunmak isterim.

    Öncelikle şunu göz önünde tutmalıyız ki; yukarıda paylaşılan içerik, Kitab-ı Mukaddes Şirketinin yani Hristiyanların Türkçe çevirisinden alıntıdır. Yahudilerse Türkçe de farklı bir çeviri kullanmaktadırlar. Aslında Yahudilerin Tevratı ile Hristiyanların Tevratı aynı değildir. Neredeyse tamamı örtüşse de, birkaç kelime farklılığı ve doğal olarak da teolojik farklılıklar vardır. İncil, Grekçe yazılmıştır ve Tevrattan faydalanılırken de dönemin Grekçedeki Tevrat çevirisi olan Septuagint kullanılmıştır. Fakat Yahudiler ise, kendi aralarında kullandıkları Mazoretik çevirisinin esas olacağını öne sürmüşlerdir.

    Yahudiler ve Hristiyanlar arasındaki hangi Tevrat çevirisi daha doğrudur tartışması bir yana;

    Yahudilerin Yaratılış/Tekvin/Bereşit hakkındaki Türkçe çevirisinde bizim dinlendi olarak okuduğumuz şavat kelimesinin işini bırakmak anlamına geldiğini buna, İbranicedeki şevita sözcüğünün grev anlamına gelmesini de örnek olarak vermektedirler. Yani buna göre Tanrı dinlenmedi, Tanrı işini bıraktı olarak açıklanmaktadır.

    Yahudi çevirisiyle;

    Buna mukabil; Tevrat'ın Yeşaya 40. Bölüm 28. Ayetinde de aynı Tanrı hakkında paralel bir anlam çıkmaktadır:

    Fakat her şeye rağmen bu bilgi, Kutsal Kitap'taki yaratılış hikayesinin yine de bir hikaye olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş