İnsanın canıyla ruhu arasındaki fark nedir?

antiyalan

Yazar
Mesajlar
153
Tepki puanı
30
Düşünce
Agnostik
Soru: İnsanın canıyla ruhu arasındaki fark nedir?

Yanıt:
Can ve ruh, Kutsal Kitap’ın insanlığa atfettiği iki öncelikli maddi olmayan yönüdür. İkisi arasındaki farkı tam olarak belirlemeye çalışmak kafa karıştırıcı olabilir. “Ruh” sözcüğü, insanlığın sadece maddi olmayan tarafından söz eder. İnsanların ruhları vardır ama bizler ruh değiliz. Ancak Kutsal Kitap’ta, sadece inanlıların ruhsal bakımdan diri oldukları (1 Korintliler 2:11; İbraniler 4:12; Yakup 2:26) ama iman etmeyen kişilerin ruhsal bakımdan ölü oldukları söylenmiştir (Efesliler 2:1-5; Koloseliler 2:13). Pavlus’un yazılarında, ruhsal yaşam inanlının hayatının en önemli kısmıdır (1 Korintliler 2:14; 3:1; Efesliler 1:3; 5:19; Koloseliler 1:9; 3:16). Ruh, insanlığın bizlere Tanrı’yla yakın bir ilişkiye sahip olma kapasitesi veren öğesidir. “Ruh” sözcüğü her kullanıldığında bu sözcük, insanlığın Kendisi ruh olan (Yuhanna 4:24) Tanrı’yla “bağlantı kuran” maddi olmayan kısmından söz etmektedir.

“Can” sözcüğü, insanlığın hem maddi olmayan, hem de maddi olan yönlerinden söz ediyor olabilir. İnsanlar bir ruha sahip olmalarına karşın, candırlar. “Can” sözcüğü en temel anlamında “yaşam” demektir. Ancak bu ana anlamın ötesinde, Kutsal Kitap candan birçok değişik çerçevede söz eder. Bunlardan bir tanesi insanlığın günah işleme konusundaki istekliliğidir (Luka 12:26). İnsanlık doğal olarak kötüdür ve bunun sonucu olarak da canlarımız bozulup lekelenmiştir. canın yaşam ilkesi fiziksel ölüm sırasında insandan alınır (Yaratılış 35:18; Yeremya 15:2). Can da ruh gibi, birçok ruhsal ve duygusal deneyimlerin merkezidir (Eyüp 30:25; Mezmur 43:5; Yeremya 13:17). “Can” sözcüğü her kullanıldığında ister canlı olsun, ister ölümden sonra olsun kişinin bütününden söz eder.

Can ve ruh birbiriyle bağlantılı ama birbirinden ayrılabilirdir (İbraniler 4:12). Can, insanlığın varlığının özüdür, biz canız. Ruh, insanlığın onu Tanrı’yla bağlantılayan yönüdür.https://www.gotquestions.org/Turkce/ruhla-can-arasindaki-fark.html[/URL]


Ruh kavramı veya iddiası hakkında sizler ne düşünürsünüz? Lütfen bizi aydınlatınız!.

Teşekkürler.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Charles Dawkins

☆☆
Yazar
Mesajlar
619
Tepki puanı
283
Düşünce
Ateist
Kanıt var mı? Yok. O zaman ruhta yok.


Ihtiyaç olduğunu sanmasamda kastettiğim ruh metafiziksel. Tıpta kullanılan ruh değil.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

fameraft

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,459
Tepki puanı
553
Düşünce
Muvahhid
Kanıt var mı? Yok. O zaman ruhta yok.


Ihtiyaç olduğunu sanmasamda kastettiğim ruh metafiziksel. Tıpta kullanılan ruh değil.

Kanıttan kastın nedir? Ruh dediğimiz şey bir "placeholder". Ne olduğunu bilmediğimiz ama "ulan burada bir açıklık var, ne koysan tanımını ne yapsak bilemiyoruz ama burada bir gedik var, şuna bu ismi verelim" dediğimiz şeylere placeholder deniz türkçesi tam olarak ne bilmiyorum ama "yertutucu" gibi bir şey diyebiliriz. Mesela Karanlık madde nedir? Bilmiyoruz, ama şuanki fizik bilgimizde eksik şeylerin yerini tutan bir "placeholder" kavram olarak kullanıyoruz. Kara enerji de aynı şekilde.

Zihin felsefesinde de irade/erk'in nerede başlayıp nerede bittiği hakkında büyük bir muamma var. Burada "ruh" şeyini(placeholder) kullanıyoruz. Her şey biyolojiye indirgenebilir mi? Yapay olarak "ruh" oluşabilir mi? Bunlar bizim burda tartışamayacağımız kadar büyük sorunlar.
 

Charles Dawkins

☆☆
Yazar
Mesajlar
619
Tepki puanı
283
Düşünce
Ateist
Kardeş boş edebiyata gerek yok. Var mı kanıtın?

Metafiziksel olarak ruh var mı? Ortada kanıt yoksa ruhta yoktur.
 

antiyalan

Yazar
Mesajlar
153
Tepki puanı
30
Düşünce
Agnostik
Kardeş boş edebiyata gerek yok. Var mı kanıtın?

Metafiziksel olarak ruh var mı? Ortada kanıt yoksa ruhta yoktur.
Gedik var diyor? Bir açıklık var diyor? Ne diyor ben anlamadım. Sen? :D

Şimdi demesin ben ruhumu hissediyorum. Sen hissetmiyorsan, o senin sinir duyunun sorunu.
Rüzgarı hisseden, onuda hissetmelimidir?

Yoksa gerçekten, bu beyinin(kaderin) bize bir oyunumudur?:)

 
Yazan tarafından düzenlendi:

kavak

Vll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,589
Tepki puanı
3,552
Düşünce
Ateist
Takım ruhunu duymuşluğum var. :ggsy:
Şaka bir yana...
...bilincimiz(!) sayesinde farkındalığımızın farkında olduğumuz için, vücudumuzdan bağımsız bir şeyler olabileceği yönünde, insanlar ezelden beri bu husus hakkında kafa ütülemişlerdir. Ara sıra kafa ütülemek iyidir ancak yok olmayı bir türlü kabullenemediğimiz için ruhlarla(!) hălă içli dışlı sayılırız.
Hmm..ben şimdi ruhla ilgili elle tutulur ne anlattım burada?!
Hiç bir sey!
Aynen...ruh hakkında çok bilmişlik yapanların bildikleri de ancak bu kadar.:ggsy:
 

Tiglath

ll ☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,211
Çözümler
1
Tepki puanı
850
Düşünce
Ateist
Tek gerçek ruh vardır, O’da tuz ruhudur. Ninelerinize sorun onlar bilir:ggöay:.

Ruh dediğimiz şey maddenin madde ile etkileşimidir. Aynı büyüklükte, aynı şekilde, aynı yapıda iki taşı alın ve yanyana okyanus kıyısına sabitleyin. 100 yıl sonra bakın, fiziksel yani görünüşsel olarak tamamen ikizler mi? Birisi az, birisi çok etkilenmiş olacaktır. Birisi elinizde parçalanacak, ötekisini çekiçle bile kıramayacaksınızdır. Çünkü iki taşında doğa şartlarında maruz kaldığı fiziksel etmenler, yanyana olmalarına rağmen farklıdır.
Aynı olayı genetik yapısı tamamen benzer ikiz insanların aldığı kararların farklı olmasına benzetebiliriz.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Talha

☆☆
Yazar
Mesajlar
512
Tepki puanı
241
Düşünce
Apateist
Kanıttan kastın nedir? Ruh dediğimiz şey bir "placeholder". Ne olduğunu bilmediğimiz ama "ulan burada bir açıklık var, ne koysan tanımını ne yapsak bilemiyoruz ama burada bir gedik var, şuna bu ismi verelim" dediğimiz şeylere placeholder deniz türkçesi tam olarak ne bilmiyorum ama "yertutucu" gibi bir şey diyebiliriz. Mesela Karanlık madde nedir? Bilmiyoruz, ama şuanki fizik bilgimizde eksik şeylerin yerini tutan bir "placeholder" kavram olarak kullanıyoruz. Kara enerji de aynı şekilde.

Zihin felsefesinde de irade/erk'in nerede başlayıp nerede bittiği hakkında büyük bir muamma var. Burada "ruh" şeyini(placeholder) kullanıyoruz. Her şey biyolojiye indirgenebilir mi? Yapay olarak "ruh" oluşabilir mi? Bunlar bizim burda tartışamayacağımız kadar büyük sorunlar.
Açıktan kastın ne? Ruh terimi için.
 

antiyalan

Yazar
Mesajlar
153
Tepki puanı
30
Düşünce
Agnostik
Durun biraz da ateisti sıkıştıralım.
Bir bedensel acı, ağrı var, doğrudur. Bir de insanın içinde duyduğu sıkıntılar, elemler, ızdıraplar oluyor. Hani manevi kalp sızısı dedikleri türden. E birde ruh ve sinir hastalıkları diye bir bilim dalı kurmuşlar. Gelde ruh diye bir şey yok de çık işin içinde şimdi!. Niye agnostik acaba, bu agnostikler?

Şimdi bu ruh; beyin ve sinirler ise. Adı niye ruh? Şakamısınız kardeşim siz...::D

Niye ayrı bir dal? Ve bilim dalı olrak halen varlığını sürdürebiliyor???

Bir şeyin ayrı bir varlıkmış gibi, iki değişik ismi olmaz ki? Elle tutulamayan, gözlemlenemeyen, deney yapılamayan, sanal, gerçekte tanımlanamamış şeyin bilim dalı nasıl olabilir ki?
 
Yazan tarafından düzenlendi:

fameraft

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,459
Tepki puanı
553
Düşünce
Muvahhid
Şimdi bu ruh; beyin ve sinirler ise. Adı niye ruh? Şakamısınız kardeşim siz...::D

Niye ayrı bir dal? Ve bilim dalı olrak halen varlığını sürdürebiliyor???

Bunun materyalist cevabını sana vereyim dostumi eğer bu yüzden agnostiksen agnostik olma boşuna :D

"Ruh biye kababir tanım(brute fact) yapıyoruz çünkü maddenin fiziksel olarak nasıl bir etkileşime girip de düşünce, irade vs oluşturduğu henüz sistematik olarak açıklanmış değil."
Bu itiraz şeye benziyor, madem tüm maddenin etkileşimini temel fizik yasalarıyla açıklıyoruz, neden kimya ya ad bioloji gibi basitleştirilmiş bilimleri hala kullanıyoruz. Cevabı basit: Bunlar temel fiziğin ""basitleştirilmiş" hali. Sen gidip bir canlıyı biyolojik terimler değilde en temel parçacıkların etkileşimi ile açıklamaya kalkarsan bırak kedi köpeği, bir hücreyi bile doğru dürüst tanımlayamazsın çünkü işin içinde inanılmaz derecede çok parametre var.

Bu bilimler(tıpkı ruh bilimi deiğimiz şey gibi) maddenin basitleştirilmiş açıklamaları sadece...

Evet, yukarıdaki açıklama aklı başında bir ateistten alacağın muhtemel bir cevap. Benim görüşüm bunun yetersiz bir açıklama olacağı yönünde zira indirgemecilik karşıtı argümanlarım var. Ben "bilinç" fenomeninin temel parçacıklar düzeyine indirgenebileceğinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Ne zaman biri çıkıp bana "x parçacığının bilinci varmış, ispatladık" derse o zaman ihtimal veririm. Maddeden ayrı bir sistem olduğunu da düşünmüyorum. Açıkcası en kararsız olduğum konu bu sanırım. Searl ve Chuchlandların arasında bir noktadayım ama işn kötü tarafı şu, iki guruh birbirinin neredeyse 180 derece zıttı görüşler bildiriyor :D
 

fameraft

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,459
Tepki puanı
553
Düşünce
Muvahhid
Açıktan kastın ne? Ruh terimi için.

Bilinç ve İradenin nasıl meydana geldiğini bana "şöyle olduğu tahmin ediliyor" diye değil, bu kesinlikle böyledir diye bir tanımını yapabilir misin? Bunu yapabilen aklı başında bir adet nörolog vs. var mı? Buradaki muğlaklığı isimlendirmek için kullanılan bir terim "ruh". Madde ötesi bir şey çıkabilir de çıkmaya bilir de. Hiçbir şey bilmiyoruz.

[Kuran'a göre ruh]
Hiç bir zaman tam olarak mahiyetini kavrayamacağımız bir şey. Bu kadar söylüyor Allah bize.
Ek bilgi: Üniversitelerde bile "zihin" üzerine araştırma yapmaya kalkan akademisyenlerle alay ediliyor artık, kardeşim yüzlerce yıldır boşa kürek çekiyoruz, bunu bilemeyeceğiz diye. En modern tanımlamalar bilgisayar benzetmes(turing makinesi) üzerinden yapılıyor ancak bu tanımlamayı yapan akademisyenler şunun farkında: Biz zihni değil ancak hafıza ve bellek yönetimini anlayabiliriz. Zihin kavramı bundan çok daha fazlası.
[/Kuran'a göre ruh]

Elinizi bir Zihin Felsefesi'ne Giriş tarzında bir kitap alın lütfen şu konuda atıp tutmadan önce. Bu sorunun cevabı büyük ihtimalle "hiç bir zaman bilemeyeceklerimiz" kategorisinde. Çok korkunç bir şey bence bu. İnsana en büyük tokat. Sen daha kendinin ne b*k olduğunu bilebilecek kapasitede değilsin, kalkmış evren, yaladım yuttum triplerine giriyorsun dermişçesine...
 

Ahlaksız

lll ☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,740
Tepki puanı
1,396
Düşünce
Ateist
...
Elinizi bir Zihin Felsefesi'ne Giriş tarzında bir kitap alın lütfen şu konuda atıp tutmadan önce. Bu sorunun cevabı büyük ihtimalle "hiç bir zaman bilemeyeceklerimiz" kategorisinde. Çok korkunç bir şey bence bu. İnsana en büyük tokat. Sen daha kendinin ne b*k olduğunu bilebilecek kapasitede değilsin, kalkmış evren, yaladım yuttum triplerine giriyorsun dermişçesine...
Müslümansın ve ruh denilen şeyi pohpohlama ihtiyacı duyuyorsun..
RUH denilen şeyi öğrenmek istiyorsan,bilimsel kitaplar değil,Frazer'in ''altın dal'' gibi kitaplarını okumalısın..Yani RUH,felsefenin/bilimin filan değil,antropolojinin konusudur..
Kabaca yazayım biraz;

İnsanlar,yaklaşık 50.000 yıldır iki kişi olduklarını düşünüyorlar,bunu iddia ediyorlar..Geç paleolitik dönemden günümüze kadar bu RUH inancı hep var olmuş..Bu kavram o kadar önemli ki,dinler tarihinin,hatta insanlık tarihinin en önemli kavramı/konusu olabilir..Çünkü bu kavram üzerinden dinler yaratılmış,dinle bağlantılı devletler yaratılmış,bu minvalde savaşlar yaşanmış ve bu din/devlet savaşları bugüne kadar gelmiş..Aynı şekilde ruh inancı da,bugüne kadar gelmiş..
Ruhu da insanlar,gölgeleri ve suda yansıyan suretleri yüzünden ortaya çıkarmışlar ve kabullenmişler..
İnsanlar kendi içlerinde bir hayvan olduğunu düşünmüşler..''Yaşam'' kavramı üzerinden bunu içselleştirmişler..
Tabi burada animizm/totemizm gibi konulardan da bahsetmek lazım ama uzar şimdi mesaj..
Bu çift kişi olma düşüncesi antik Mısır ve antik Sümer toplumlarında da var..Mısır'da KA,Sümer'de Zİ olarak..
Mesela Mısır'da insanlar,firavunun kendisine değil,firavunun içindeki KA'sına tapmışlar..
İlkel insanların bu yaşam/ruh/hareket/çift kişi inancı,Mısır ve Sümer üzerinden sistemleştirilmiş,tanrılar oluşturulmuş,dinler icat edilmiş..

Yani isterseniz bu konuları detaylı şekilde öğrenebilir ve ilkellikten kurtulabilirsiniz..
Sağlığınıza kavuşmak için yardım isterseniz,anca birkaç kitap tavsiye edebiliriz size..
İyi forumlar:)
 

Charles Dawkins

☆☆
Yazar
Mesajlar
619
Tepki puanı
283
Düşünce
Ateist
Bir şeyin ayrı bir varlıkmış gibi, iki değişik ismi olmaz ki? Elle tutulamayan, gözlemlenemeyen, deney yapılamayan, sanal, gerçekte tanımlanamamış şeyin bilim dalı nasıl olabilir ki?
Kastettiğin şeyin bilimde zaten yeri yok. Ruh beynin oluşturduğu algı işte. Beyinden bağımsız değil.
 

Charles Dawkins

☆☆
Yazar
Mesajlar
619
Tepki puanı
283
Düşünce
Ateist
Bunun materyalist cevabını sana vereyim dostumi eğer bu yüzden agnostiksen agnostik olma boşuna :D

"Ruh biye kababir tanım(brute fact) yapıyoruz çünkü maddenin fiziksel olarak nasıl bir etkileşime girip de düşünce, irade vs oluşturduğu henüz sistematik olarak açıklanmış değil."
Bu itiraz şeye benziyor, madem tüm maddenin etkileşimini temel fizik yasalarıyla açıklıyoruz, neden kimya ya ad bioloji gibi basitleştirilmiş bilimleri hala kullanıyoruz. Cevabı basit: Bunlar temel fiziğin ""basitleştirilmiş" hali. Sen gidip bir canlıyı biyolojik terimler değilde en temel parçacıkların etkileşimi ile açıklamaya kalkarsan bırak kedi köpeği, bir hücreyi bile doğru dürüst tanımlayamazsın çünkü işin içinde inanılmaz derecede çok parametre var.

Bu bilimler(tıpkı ruh bilimi deiğimiz şey gibi) maddenin basitleştirilmiş açıklamaları sadece...

Evet, yukarıdaki açıklama aklı başında bir ateistten alacağın muhtemel bir cevap. Benim görüşüm bunun yetersiz bir açıklama olacağı yönünde zira indirgemecilik karşıtı argümanlarım var. Ben "bilinç" fenomeninin temel parçacıklar düzeyine indirgenebileceğinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Ne zaman biri çıkıp bana "x parçacığının bilinci varmış, ispatladık" derse o zaman ihtimal veririm. Maddeden ayrı bir sistem olduğunu da düşünmüyorum. Açıkcası en kararsız olduğum konu bu sanırım. Searl ve Chuchlandların arasında bir noktadayım ama işn kötü tarafı şu, iki guruh birbirinin neredeyse 180 derece zıttı görüşler bildiriyor :D
Buna kanıt arayan şahıs. Birinin ol dedi oldu demesini doğru olarak görüyor. Bu arada bu nereden olduğunu bilmediğimiz şekilde SONSUZ kudretli. Şimdi sen kanıt istesen ne istemesen ne :)

Evren doğa yasaları ile çalışıyor ve içindeki her şey de bu yasalara göre işliyor. Aksini görmediysen eğer bu da öyle olacak.
 

fameraft

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,459
Tepki puanı
553
Düşünce
Muvahhid
Evren doğa yasaları ile çalışıyor ve içindeki her şey de bu yasalara göre işliyor. Aksini görmediysen eğer bu da öyle olacak.

Ben buna itiraz etmedim ki. Buna hiç bir insanın 21. yy'da itiraz etme gibi bir lüksü yok. Ben çok basit bir şey sordum. Doğa yasalarının açıklaması nedir? Sence doğa yasaları nedir? Bu konuda litaratürdeki açıklamalar nedir? Bunlara bakmanı dilerim.

Doğa yasalarının(aslında yasalar demek bile saçma, çünkü "tek yasa" olduğu yönünde çok güçlü bir inanç/fikir birliği var) işleyişi ve mahiyetinin Allah'ın en büyük kanıtı olduğunu düşünüyorum. Bu kavrayışa ulaşmak için eski toplumların neden politeist olduğuna ve bilimsel devrimin hangi toplumda olduğuna bakınız. Bence bunlar çok büyük kanıt. Neden bilimsel devrim İnkalarda olmadı? Neden bilimin metodu Hindistan'da ortaya çıkmadı?

Bu sorular bence kilit sorulardır.

Ek: Ben ruh madde dışı bir şeydir dememedim. Madde ötesinin olduğunu kabul ediyorum(bknz: İslam İnancı) ruh böyledir demedim. Bilmiyoruz dedim. Ayrıca İslam inancına göre(bknz: Kuran'da ruh tanımı) ruhun tam olarak ne olduğunu hiç bir zaman bilemeyeceğiz. Yani bir Müslüman bu konuda her zaman güçlü agnostik konumda olmalıdır, aksi halde kendisiyle çelişir.
 

fameraft

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,459
Tepki puanı
553
Düşünce
Muvahhid
İnsanlar,yaklaşık 50.000 yıldır iki kişi olduklarını düşünüyorlar,bunu iddia ediyorlar..Geç paleolitik dönemden günümüze kadar bu RUH inancı hep var olmuş..Bu kavram o kadar önemli ki,dinler tarihinin,hatta insanlık tarihinin en önemli kavramı/konusu olabilir..Çünkü bu kavram üzerinden dinler yaratılmış,dinle bağlantılı devletler yaratılmış,bu minvalde savaşlar yaşanmış ve bu din/devlet savaşları bugüne kadar gelmiş..Aynı şekilde ruh inancı da,bugüne kadar gelmiş..
Ruhu da insanlar,gölgeleri ve suda yansıyan suretleri yüzünden ortaya çıkarmışlar ve kabullenmişler..
İnsanlar kendi içlerinde bir hayvan olduğunu düşünmüşler..''Yaşam'' kavramı üzerinden bunu içselleştirmişler..
Tabi burada animizm/totemizm gibi konulardan da bahsetmek lazım ama uzar şimdi mesaj..
Bu çift kişi olma düşüncesi antik Mısır ve antik Sümer toplumlarında da var..Mısır'da KA,Sümer'de Zİ olarak..
Mesela Mısır'da insanlar,firavunun kendisine değil,firavunun içindeki KA'sına tapmışlar..
İlkel insanların bu yaşam/ruh/hareket/çift kişi inancı,Mısır ve Sümer üzerinden sistemleştirilmiş,tanrılar oluşturulmuş,dinler ica

Bu özgüven patlamalarının nedenini pek anlayamıyorum. Hadi ateist arkadaşlarda anlarım, kendi benliklerinin emrine tabi oluyorlar ama bazı müslüman arkadaşlar da görüyorum ve üzülüyorumm. Neyse konuya geçelim.

Bir düşünce eskidir diye ne doğru ne de yanlış olur.

[Burası konu dışı, genel kültür mahiyetinde]
50.000 yıl önce ruh diye bir şey iddia edildiğinin hiç bir ispatı yok.arkadaşlar popüler arkeoloji okuyorsunuz ama işin derinin bilmiyorsunuz. Arkeoloji çok büyük oranda tahminlerden(akıl yürütme ve zan) meydana geliyor. Hele ki bulguların çok az olduğu dönemlerden bahsediyorsunuz. Bu kadar kesin bir konuşmayı bırak 50.000 bin yıl öncesini, 5 bin yıl öncesi için bile yapamazsınız. Neden mi? Yazı yok da ondan? Bir insan aslan motifini neden yapmış olabilir? İçindeki ruha taptığı için mi? Hoşuna gittiği için mi? Belki bambaşka inançları vardı, nereden bileceğiz? Arkeoloji eleştirisi okumadan arkeoloji verilerini kullanmaya çalışmak çok büyük hata. Aynısı eski uygarlıklar için de geçerli. Mısır Tarihi eleştirisi okuyun biraz. Verilerin ne kadar kıt olduğunu ve çok az veriden ne kadar çok tahmin(zan) yapıldığını görün. Bunlar benim sözlerim değil, aklı başında herhangi bir tarihçinin bildği şeyler bunlar.
[\Burası konu dışı, genel kültür mahiyetinde]

Ruhu insansınların öyle suda gölgesini görmesi üzerine uydurmuş olacağı tamamen bir hayal ürünü iddia. Arkeolojide böyle bir tez olabilir ama bu çok kıyıda kalmış köşede kalmış bir kuram. En kabul gören şey, benim de kanaat getirdiğim eşyanın doğasının farklılığı kanısına kapınılması. Şöyle anlatayım:

İnsanlar suya bakıyor, esnek, akışkan ve yumuşak. Doğası bu diyorlar.
Bir de toprağa bakıyorlar, sert ve katı.
Havaya bakıyorsun yok gibi ama hissediyorsun, tenine bir şey dokunuyor ve görünmüyor.

Bunların mahiyeti farklı ve hepsi de var bu nasıl olabilir diyorlar. O halde bunları özleri farklı olmalı. Toprağın toprak özü, suyun su özü olmalı vs. vs.
Bunları kontrol eden güçler farklı olmalı çünkü tabiatları farklı. Su perisi toprağı kontrol etse o da su gibi davranırdı diyorlar. O halde bunların kontrolcü güçleri farklı olmalı diyorlar. Burada animizm inancı türüyor büyük ihtimalle. En akla uygun senaryo bu.
Tek Tanrı'cı dinler ise binlerce yıldır bu inancı reddediyor. Ne sadece bugün ne de sadece 1400 yıl önce. Elimizde en eski TekTanrı inancı kaynağı Tevrat bu inancı dışlar. Yeni Ahit ve Kuran'da Çıkış öncesi İsrailoğullarının bu inanca sahip olduğu ve tekrar bu inanca dönme girişimleri anlatılır(Samiri kıssası).

Ezcümle: Bilmediğiniz şeyler için kesin yargı belirtmeyin, komik oluyorsunuz. Arkeolojinin zayıf delilleri olduğunu bilin. Daha 5 yıl öncesine kadar arkeolagların genel kanısı tarım hayatına geçen insanların bir arada tutulması için dinin uydurulduğu iddiasıydı, Göbeklitepe'de tarım öncesi geniş kitlelerin tapınak yaptığı, teşkilatlandığı vs. ortaya çıkınca bu iddia çöktü. Demek ki arkeolojik verilerden akıl yürütme öyle pek de bilimsel bir iddia değilmiş. Arkeolojinin bilimselliği sadece bulduğu "somut" şeyler üzerinedir. Geriye kalan bütün akıl yürütmeler sadece birer tahmindir ve bilimsel değildir. Bunların sınanması içinde ekstra "kanıtlar" ya da "hipotezler" gerekir[bknz: Quine-Duhem Tezi] ki bu iddiaların çoğunu sınayacak "kanıt" ya da "hipotez" bulunmaz, sadece bir gün bulunulacağına dair derin bir inanç duyulur.
 

Charles Dawkins

☆☆
Yazar
Mesajlar
619
Tepki puanı
283
Düşünce
Ateist
Ben buna itiraz etmedim ki. Buna hiç bir insanın 21. yy'da itiraz etme gibi bir lüksü yok. Ben çok basit bir şey sordum. Doğa yasalarının açıklaması nedir? Sence doğa yasaları nedir? Bu konuda litaratürdeki açıklamalar nedir? Bunlara bakmanı dilerim.

Doğa yasalarının(aslında yasalar demek bile saçma, çünkü "tek yasa" olduğu yönünde çok güçlü bir inanç/fikir birliği var) işleyişi ve mahiyetinin Allah'ın en büyük kanıtı olduğunu düşünüyorum. Bu kavrayışa ulaşmak için eski toplumların neden politeist olduğuna ve bilimsel devrimin hangi toplumda olduğuna bakınız. Bence bunlar çok büyük kanıt. Neden bilimsel devrim İnkalarda olmadı? Neden bilimin metodu Hindistan'da ortaya çıkmadı?

Bu sorular bence kilit sorulardır.

Ek: Ben ruh madde dışı bir şeydir dememedim. Madde ötesinin olduğunu kabul ediyorum(bknz: İslam İnancı) ruh böyledir demedim. Bilmiyoruz dedim. Ayrıca İslam inancına göre(bknz: Kuran'da ruh tanımı) ruhun tam olarak ne olduğunu hiç bir zaman bilemeyeceğiz. Yani bir Müslüman bu konuda her zaman güçlü agnostik konumda olmalıdır, aksi halde kendisiyle çelişir.
Şimdi sen az önce ne dedin :) Doğa yasaları niye yaratıcıya kanıt olsun. Doğa yasaları için metafizik bir varlık neden gereksin?

Bilim ve felsefenin baba yeri politeistik inancın olduğu Antik Yunan dır. Ama bunun neresi kanıt? Zaten bu yöntemleri bulan adamlarda mitleri sallayan kişilerde değildi. Demek istediğini açar mısın? Burada kanıt nerede?
 

fameraft

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,459
Tepki puanı
553
Düşünce
Muvahhid
Şimdi sen az önce ne dedin :) Doğa yasaları niye yaratıcıya kanıt olsun. Doğa yasaları için metafizik bir varlık neden gereksin?

Bilim ve felsefenin baba yeri politeistik inancın olduğu Antik Yunan dır. Ama bunun neresi kanıt? Zaten bu yöntemleri bulan adamlarda mitleri sallayan kişilerde değildi. Demek istediğini açar mısın? Burada kanıt nerede?

Konu hakkında bir bilgin yok. Lütfen bu konuyu sonra tartışalım seninle. Sadece doğa yasalarının mahiyeti konusunda görüşleri araştır. Kendin yap çıkarımını sonra. Ben yaptım, ve en mantıklı açıklamanın bu olduğunu düşünüyorum.
 

antiyalan

Yazar
Mesajlar
153
Tepki puanı
30
Düşünce
Agnostik
bilimsel

Ayrıca İslam inancına göre(bknz: Kuran'da ruh tanımı) ruhun tam olarak ne olduğunu hiç bir zaman bilemeyeceğiz. Yani bir Müslüman bu konuda her zaman güçlü agnostik konumda olmalıdır, aksi halde kendisiyle çelişir.

Bilim ile islamı yanyana getiren biri ciddiye alınır mı? Elbette alınmaz.
Bilim nedir? Bilimin konusu nedir? Olmayan şeyler bilimi diye bir şeymi icad olundu? Nasıl bir hayali gözlem ve deneyi gerçekleşti? Labaraturınız tımarhanelerdemi kurulu?.
Bu islamın ve diğerlerinin tanrısı bilimsel olsa zaten kanıtlanabilir ve somut tanımlanabilir olmalıdır. Bu o kadar basit ve açıktır.

Dolayısı ile din, tanrı sanrılarını bilimle yanyana koymak, içine alabilmek ancak tımarhanelerde mümkündür.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Charles Dawkins

☆☆
Yazar
Mesajlar
619
Tepki puanı
283
Düşünce
Ateist
Konu hakkında bir bilgin yok. Lütfen bu konuyu sonra tartışalım seninle. Sadece doğa yasalarının mahiyeti konusunda görüşleri araştır. Kendin yap çıkarımını sonra. Ben yaptım, ve en mantıklı açıklamanın bu olduğunu düşünüyorum.
Elbette öğreneceğim çok şey var. Ama maksat fizik yasalarının kökeni ise herkesin öğreneceği çok şey var ve ona neden tanrı ile yanıt veriyorsun? Bunu hâlâ yanıtlamadın. Eğer teoriler ile tanrıyı aynı kefeye koyuyorsan bilimsel köken arayışı farklı metafiziksel farklı.
 

Son konular

Son mesajlar

Üst