İnsanlığı Ortadan Kaldırmak İçin Ne Büyüklükte Bir Göktaşı Çarpmalı?

ATLAS

Üye
Mesajlar
82
Tepki puanı
125
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
AsteroidL.jpg

Kabaca dünyayı yıkmak için 100 km çapında bir göktaşı yeterli.

Genelde göktaşları ne kadar büyükse o kadar büyük felakete yol açar. 1997'de Colorado Üniversitesinden yer bilimci Brian Toon ve meslektaşları, farklı boyutlarda göktaşı çarpmalarının sonuçlarını hesapladı. 800 metrelik bir göktaşının 100.000 milyon ton (Mt) TNT'ye eşdeğer enerji salıvereceğini buldular. Bu yaygın patlama zararına ve depremlere yol açabilir ama günümüzün doğal afetlerinden çok da farklı değil. Fakat çarpışma şiddeti 100.000 Mt eşiğini aşınca insanlık tarihinde benzeri görülmemiş bir felaketle karşı karşıya kalıyorsunuz. Çapı 1,5 km olan bir göktaşı, ufalanmış kayaları ta stratosfere fırlatarak güneş ışığının önünün kapanmasına ve küresel soğumaya yol açabilir. Purdue Üniversitesi'nde gezegen fizikçisi olan Jay Melosh, dinozorları öldüren nesnenin muhtemelen 10-12 km çapında olduğunu söylüyor. Çarpma etkisiyle tüm gezegeni çevreleyen ve ormanların üzerine yağarak hepsini tutuşturan bir toz bulutu oluştu. Melosh. "Dinozorlar belki de yanarak öldüler," diyor. Böyle bir çarpma bugün gerçekleşse milyarlarca insanın ölümüne yol açar. İlk patlamada ya da takip eden yangınlarda ölmeyenlerin ise besin bulma olasılığı çok düşük. Toon, "İnsanlar açlıktan ölecek," diyor. Yine de bazı insanlar bu kıyamet fırtınasından sağ çıkabilir. "Muhtemelen Kosta Rika açıklarındaki balıkçılar," diyor Toon. "Okyanuslara yakın yaşayıp da önce saklanan, yangınlar başlayınca da balıkla beslenenler kurtulabilir." Fakat tek bir çarpışmanın tüm insanlığın kökünü kazıması için 100 km çaplı bir göktaşı gerekiyor. Toon bunun için, “O zaman herkes yanarak ölür" diyor.

Popular Science - Şubat 2015
 
Moderatör tarafından düzenlendi:
Mesajlar
32
Tepki puanı
22
Düşünce
Agnostik

Kabaca dünyayı yıkmak için 100 km çapında bir göktaşı yeterli.

Genelde göktaşları ne kadar büyükse o kadar büyük felakete yol açar. 1997'de Colorado Üniversitesinden yer bilimci Brian Toon ve meslektaşları, farklı boyutlarda göktaşı çarpmalarının sonuçlarını hesapladı. 800 metrelik bir göktaşının 100.000 milyon ton (Mt) TNT'ye eşdeğer enerji salıvereceğini buldular. Bu yaygın patlama zararına ve depremlere yol açabilir ama günümüzün doğal afetlerinden çok da farklı değil. Fakat çarpışma şiddeti 100.000 Mt eşiğini aşınca insanlık tarihinde benzeri görülmemiş bir felaketle karşı karşıya kalıyorsunuz. Çapı 1,5 km olan bir göktaşı, ufalanmış kayaları ta stratosfere fırlatarak güneş ışığının önünün kapanmasına ve küresel soğumaya yol açabilir. Purdue Üniversitesi'nde gezegen fizikçisi olan Jay Melosh, dinozorları öldüren nesnenin muhtemelen 10-12 km çapında olduğunu söylüyor. Çarpma etkisiyle tüm gezegeni çevreleyen ve ormanların üzerine yağarak hepsini tutuşturan bir toz bulutu oluştu. Melosh. "Dinozorlar belki de yanarak öldüler," diyor. Böyle bir çarpma bugün gerçekleşse milyarlarca insanın ölümüne yol açar. İlk patlamada ya da takip eden yangınlarda ölmeyenlerin ise besin bulma olasılığı çok düşük. Toon, "İnsanlar açlıktan ölecek," diyor. Yine de bazı insanlar bu kıyamet fırtınasından sağ çıkabilir. "Muhtemelen Kosta Rika açıklarındaki balıkçılar," diyor Toon. "Okyanuslara yakın yaşayıp da önce saklanan, yangınlar başlayınca da balıkla beslenenler kurtulabilir." Fakat tek bir çarpışmanın tüm insanlığın kökünü kazıması için 100 km çaplı bir göktaşı gerekiyor. Toon bunun için, “O zaman herkes yanarak ölür" diyor.

Popular Science - Şubat 2015
Aslında göktaşının boyutu tek başına bir kriter değil. Yere çarpma açısı da önemli. Bu da atmosfere giriş açısı ile alakalı. Dinazorların ortadan kalkmasında en büyük etkiye sahip olayın çarpma sonrası ortaya çıkan toz bulutu ve yangınlardan açığa çıkan gazların atmosferi bir örtü gibi örtmesi ve dünyadaki mevsimsel döngüyü bozması olarak açıklanıyor. Birkaç kaynakta böyle okumuştum. Aslında bizler boşlukta savunmasızca bekliyoruz, o kadar çok değişken var ki nereden ne zaman gelecekleri belli değil, hesaplamak imkansız. Neyse ki bir koruyucumuz var. Jüpiter.. Devasa çekim alanı sayesinde dış güneş sisteminden kopup bize doğru gelen bir göktaşını yada kuyruklu yıldızı çok çok uzak yörüngelere fırlatıyor. Umarım böyle yapmaya devam eder. :)
 
Üst