İsa Mesih dağdaki vaaz

GökTanrıcılık18

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
290
Tepki puanı
130
Düşünce
Ateist
İncilde bazı ayetler çok etkileyicidir. Örneğin ben İsa Mesihin dağdaki vaazı çok etkileyici buluyorum. Yanlış anlaşılma olmasın. Hristiyan değilim,sadece çok etkileyici bulduğumu söylüyorum.
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,825
Tepki puanı
353
Düşünce
Sünni
Kesinlikle etkileyici ayetler var. Filmini de tavisye ederim sana. Gözyaşları içinde izlemiştim ben :).
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,172
Tepki puanı
446
Düşünce
Ateist
Tevrat'ın da İncil'in de anlatımı Kuran'a göre çok çok iyidir. Konu bütünlüğü içinde anlatılır her konu. Kuran gibi daldan dala atlamaz.

İncil'de örneğin kıyametin anlatımı son derece derli topludur. Bölük pörçük orda burda değildir Kuran gibi. Kıyamet alametlerin zuhuru ile başlar, tek tek alametleri sayar. Son alametten sonra büyük alametleri verir. Mahşerin dört atlısı ne demektir dördünü tek tek açıklar. Metaforlar fena değildir, iyidir. İşte niye siyah atın binicisi şöyledir, açıklar.

Bunun nedeni defalarca elden geçmiş titizlikle toplanmış olmaları. Son şeklini verinceye kadar emek harcamışlar. Rasgele bulamaç yapmamışlar. Kuran'da bölümün (sûrenin) adı ile alakalı o bölüm içinde pek bir şey yoktur. Bir sürü başka konu her bölüme defalarca konmuş, neredeyse aynı biçimde tekrarlanmış. Bir bölümü oku bırak yani, başka bölümde pek başka bir şey yok. Hep aynı nakaratlar. Yahudiler şöyle kötü böyle kötü, savaşın, öldürün, hepsi yanacak, siz sonsuz keyif çatacaksınız, bunları bıktırıncaya kadar tekrarlar durur. Başka anlatabildiği bir konu yoktur.

Bu yüzden İncil ve Tevrat anlatımları hadis adı altında İslama yamanmış ve Kuran'a payanda yapılmıştır zaten.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,172
Tepki puanı
446
Düşünce
Ateist
Hatta bu İncil'deki kıyamet anlatımının bire bir işlendiği Yedinci İşaret filmi yapıldı. İncil'deki kıyamet anlatımı düzgün ve konu bütünlüklü, akıcı bir gelişme gösterdiği için senaryo üzerinde fazla çalışmaya gerek yok. İncil'de ne yazıyorsa aynen bire bir canlandırmışlar. Demi Moore kötü kadını da masum kadını da nasıl ustalıkla oynuyor şaşıyorum. Bu filmde masumu oynaması gerekiyor, kıyametin son günü ruhsuz doğacak son çocuğu doğuracak kadını oynuyor ve mükemmel oynuyor, bu kadar olur! Tanrı son çocuğa ruh vermediğinde kıyamet kopacak inancı.

Yani akıcı anlatımlar. Bunu Kuran'da görmek mümkün değil.
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
Kuran 4 temel konuyu işler: Tevhid, nübüvvet, haşir ve adalet. Herkes her an Kuranın tamamını okumaya fırsat bulamayacağı için bunlar sürekli vurgulanır ama farklı üsluplarla ve farklı açılardan. Mesela Kuranda en çok anlatılan kıssalardan biri Hz Musa kıssasıdır ama bunların anlatıldığı yerlere dikkat edildiğinde, önceki ve sonraki ayetlere uyumlu ama diğer anlatılan yerlerden farklı bir üslupla anlatıldığı, bir de kıssanın farklı yönlerinin ön plana çıkarılarak farklı açılardan kıssaya bakmamızın sağlandığı görülür.
Arzu eden kıyamet suresine bakabilir (mealli ve sadece 5 dakika)
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,172
Tepki puanı
446
Düşünce
Ateist
Tevrat'a gelirsek o da genellikle hikaye anlatır ama hikayeler derli topludur. Kuran'da derli toplu anlatımı olan bir tek Yusuf hikayesi vardır. O da Tevrat'tan çalıntı elbette de, bunu bir tane düzgün bir anlatım olsun diye herhalde oraya buraya dağıtmadan aynen alıp koymuşlar. Yusuf hikayesini anlatacak bir film mi yapacaksın, fazla senaryoya uğraşmaya gerek yok. Al aynen uyarla. İster Tevrat'tan al ister Kuran'dan, fark etmez. Aynı hikaye.

Ama işte Kuran'da derli toplu, konu bütünlüklü ve akıcı bir bu hikaye var, başka yok ve o da Tevrat'tan çalıntı. Tevrat'ta ise bütün hikayeler böyle. Kuran gibi bölük pörçük saçma sapan değil. Tabii Tevrat'ın şiddet dozu Kuran'dan çok daha yüksek. Ama yani bir hikayeye başlıyor, girişini yapıyor, anlatımı geliştiriyor, pekiştiriyor ve bir sonuca bağlıyor.

Kuran gibi "baktım dam başında saksağan... Sonra baktım pabucuma bir çakıl taşı kaçmış. Derken imamın kızı un eliyor gördüm. Amcam da haber salmış ekinler nasıl bir baksın deye... Demem o ki elmalar kızardı mı acaba... Pazarda da turşuluklar pahalıymış" misali değil ne Tevrat ne İncil.
 

GökTanrıcılık18

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
290
Tepki puanı
130
Düşünce
Ateist
Kuranda böyle etkileyici ayetler pek yok. İncil Kuran'dan daha barışçıl ve daha hoşgörülüdür.
 

Entropyy22

☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,081
Tepki puanı
273
Düşünce
Ateist
Kuranda böyle etkileyici ayetler pek yok. İncil Kuran'dan daha barışçıl ve daha hoşgörülüdür.

Al birini vur ötekine.

MATTA BÖLÜM 10

34 «Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! Ben barış değil, kılıç getirmeye geldim.

LUKA (BÖLÜM 12

49 «Ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim. Keşke bu ateş daha şimdiden alevlenmiş olsaydı!

50 Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!

51 Yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum, ben ayrılık getirmeye geldim.

52 Bundan böyle bir evde beş kişi, ikiye karşı üç, üçe karşı iki bölünmüş olacak.

53 Baba oğluna karşı, oğul babasına karşı, anne kızına karşı, kız annesine karşı, kaynana gelinine karşı, gelin kaynanasına karşı olacaktır.»

LUKA BÖLÜM 19

27 `Beni kral olarak istemeyen o düşmanlarıma gelince, onları buraya getirin ve gözümün önünde kılıçtan geçirin!'»

LUKA BÖLÜM 14

25 ve 26 Kalabalık halk toplulukları İsa'yla birlikte yol alıyordu. İsa dönüp onlara şöyle dedi: «Biri bana gelip de babasını, annesini, karısını, çocuklarını, kardeşlerini, hatta kendi canını bile gözden çıkarmazsa, benim öğrencim olamaz.
 

GökTanrıcılık18

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
290
Tepki puanı
130
Düşünce
Ateist
Al birini vur ötekine.

MATTA BÖLÜM 10

34 «Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! Ben barış değil, kılıç getirmeye geldim.

LUKA (BÖLÜM 12

49 «Ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim. Keşke bu ateş daha şimdiden alevlenmiş olsaydı!

50 Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!

51 Yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum, ben ayrılık getirmeye geldim.

52 Bundan böyle bir evde beş kişi, ikiye karşı üç, üçe karşı iki bölünmüş olacak.

53 Baba oğluna karşı, oğul babasına karşı, anne kızına karşı, kız annesine karşı, kaynana gelinine karşı, gelin kaynanasına karşı olacaktır.»

LUKA BÖLÜM 19

27 `Beni kral olarak istemeyen o düşmanlarıma gelince, onları buraya getirin ve gözümün önünde kılıçtan geçirin!'»

LUKA BÖLÜM 14

25 ve 26 Kalabalık halk toplulukları İsa'yla birlikte yol alıyordu. İsa dönüp onlara şöyle dedi: «Biri bana gelip de babasını, annesini, karısını, çocuklarını, kardeşlerini, hatta kendi canını bile gözden çıkarmazsa, benim öğrencim olamaz.
Evet hristiyanlıkta şiddet vardır. Ama islam hristiyanlıktan çok daha tehlikelidir.
 

GökTanrıcılık18

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
290
Tepki puanı
130
Düşünce
Ateist
İnsanlara savaşla ilgili hükümler vermezseniz, sınırsız vahşet yaşanır. İslam bunu engellemek için savaşla ilgili hükümler içerir. İslamın hükmünü dinlemeyenler yüzünden İslam suçlanamaz
Ama islamdaki savaş hükümleri saldırı ve dini yayma amaçlıdır. Buda islamı hristiyanlıktan daha tehlikelidir yapıyor.
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
Ama islamdaki savaş hükümleri saldırı ve dini yayma amaçlıdır. Buda islamı hristiyanlıktan daha tehlikelidir yapıyor.
Hayır bu sizin iddianız. İslamda "hiçbir fitne kalmayıncaya kadar, din Allahın oluncaya kadar" savaş emredilir. Bildiğiniz gibi fitne kargaşa demektir. Dinin Allahın olması ise adaletin tesisi demektir. Çünkü "Allah adaleti, hatta adaletten de fazla olarak ihsanı, en güzel davranışı ve muhtaç oldukları şeyleri yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, çirkin işleri, zulüm ve tecavüzü yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir." (Nahl 90) Her Cuma imam hutbede mutlaka bu ayeti okur. İslam, zaten kelime anlamı olarak esenlik ve barış demektir. Zorunlu olmadıkça savaş yapılmaz. "Sulh, elbette daha hayırlıdır." (Nisa 128) Savaşta zorunlu olmadıkça ağaç kesilmez, savaşmayan sivillere dokunulmaz, ibadethanelere dokunulmaz. Sonradan savaşla alınan şehirlerde sadece en büyük ibadethane sembolik olarak cami yapılmış diğer ibadethanelere yine dokunulmamıştır. Eğer şehir kendi teslim olmuşsa bunu bile yapamazsınız. Gördüğünüz gibi İslam zorunlu kalmadıkça savaşa izin vermez. Sadece adaletsizliği ve zulmü ortadan kaldırmak için izin verir. Savaş esnasında da sınırlar çizerek sınırsız vahşeti önler
 

GökTanrıcılık18

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
290
Tepki puanı
130
Düşünce
Ateist
Hayır bu sizin iddianız. İslamda "hiçbir fitne kalmayıncaya kadar, din Allahın oluncaya kadar" savaş emredilir. Bildiğiniz gibi fitne kargaşa demektir. Dinin Allahın olması ise adaletin tesisi demektir. Çünkü "Allah adaleti, hatta adaletten de fazla olarak ihsanı, en güzel davranışı ve muhtaç oldukları şeyleri yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, çirkin işleri, zulüm ve tecavüzü yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir." (Nahl 90) Her Cuma imam hutbede mutlaka bu ayeti okur. İslam, zaten kelime anlamı olarak esenlik ve barış demektir. Zorunlu olmadıkça savaş yapılmaz. "Sulh, elbette daha hayırlıdır." (Nisa 128) Savaşta zorunlu olmadıkça ağaç kesilmez, savaşmayan sivillere dokunulmaz, ibadethanelere dokunulmaz. Sonradan savaşla alınan şehirlerde sadece en büyük ibadethane sembolik olarak cami yapılmış diğer ibadethanelere yine dokunulmamıştır. Eğer şehir kendi teslim olmuşsa bunu bile yapamazsınız. Gördüğünüz gibi İslam zorunlu kalmadıkça savaşa izin vermez. Sadece adaletsizliği ve zulmü ortadan kaldırmak için izin verir. Savaş esnasında da sınırlar çizerek sınırsız vahşeti önler
Din tamamen allahın oluncaya kadar savaşın ayetini vermişsin. Bu ayete göre dünyada tek din allahın dini oluncaya kadar savaşın demek istiyor. Ama siz o ayeti yanlış anlamışsın. Kuran'daki bakara 193,enfal 39,tevbe 111 ayetleri saldırı amaçlıdır. Tevbe 111 göre müslüman savaşır ölür veya öldürürse cenneti hak etmiş olur. Ve islamda cihad vardır. Buda dini yaymak amaçlıdır.
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
Saldırı amaçlı değil. Bakın ayet şöyle:
"Fitne ortadan kalkıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse bilin ki düşmanlık ancak zalimlere karşıdır." (Bakara, 2/193)
"Düşmanlık ancak zalimlere karşıdır" denilerek apaçık olarak savaşın zulüm ve haksızlığı ortadan kaldırmak için olduğu belirtilmiş. Bu eleştirilecek değil, takdir edilecek bir erdemdir
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
Bu da saldırı amaçlı değil. Bakınız ayet şöyle:
"Dünyada fitne kalmayıp din, tamamen Allah'a ait oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer fitneden vazgeçerlerse, onları bırakın. Allah zaten onların yaptıklarını hakkıyla görmektedir."
Yukarıda yazmıştık: Bildiğiniz gibi fitne kargaşa demektir. Dinin Allahın olması ise adaletin tesisi demektir. Çünkü "Allah adaleti, hatta adaletten de fazla olarak ihsanı, en güzel davranışı ve muhtaç oldukları şeyleri yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, çirkin işleri, zulüm ve tecavüzü yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir." (Nahl 90) Her Cuma imam hutbede mutlaka bu ayeti okur. İslam, zaten kelime anlamı olarak esenlik ve barış demektir. Zorunlu olmadıkça savaş yapılmaz. "Sulh, elbette daha hayırlıdır." (Nisa 128)
"Eğer fitneden vazgeçerlerse, onları bırakın" denilerek apaçık olarak savaşın zulüm ve haksızlığı ortadan kaldırmak için olduğu belirtilmiş. Bu eleştirilecek değil, takdir edilecek bir erdemdir.
Allahın dinini hakim kılmak, insanları zorla müslüman yapmak değildir.Zira, bir başka ayette açıkça “Dinde zorlama yoktur.” denilmiştir. (Bakara, 2/256) Dinde tebliğ vardır. Peygamberimiz hiçbir insanı zorla İslâma sokmamıştır. Zaten öyle bir şey insan tabiatına aykırıdır. Silah zoruyla din değiştiren birisi gerçekte asıl dinini devam ettirir. Hem Peygamberimiz devrinde hem de sonrasında Müslümanlar diğer dinlerin mensuplarına tam bir din ve inanç hürriyeti tanımışlardır. Osmanlı devletinin başkenti olan İstanbul’da kilise ve havraların günümüze kadar gelmesi, Balkanlarda 400 yıl süren Osmanlı idaresi zamanında Hristiyan halkın dinlerini rahatça yaşaması İslâmdaki din ve inanç hürriyetini açıkça ortaya koyarlar.
İslamda sadece tebliğ vardır, zorlama yoktur. Tebliğe bile engel olan zalimler varsa orada da din ve inanç özgürlüğünün temini için bu zalimlerle savaşılır. Bu eleştirilecek değil, takdir edilecek bir erdemdir
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
Bakınız ayet şöyle:
"Allah, karşılık olarak cenneti verip müminlerden canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda mücadele ederler, öldürürler ve öldürülürler. Bu Allah'ın Tevrat'ta da, İncîl'de de, Kur'ân'da da üstlendiği gerçek bir vaaddir. Verdiği sözde Allah'tan daha sadık kim olabilir? O halde yaptığınız bu alış verişten dolayı sevinin ey müminler! Müjdeler olsun size, işte en büyük mutluluk, işte en büyük başarı!"
Yukarıda yazdığımız sebeplerle, dünyada zulüm ve haksızlıkları ortadan kaldırmak için mücadele edenlere Cennet vaad edilmiştir ve bunda yanlış bir şey yoktur.
 

GökTanrıcılık18

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
290
Tepki puanı
130
Düşünce
Ateist
Bu da saldırı amaçlı değil. Bakınız ayet şöyle:
"Dünyada fitne kalmayıp din, tamamen Allah'a ait oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer fitneden vazgeçerlerse, onları bırakın. Allah zaten onların yaptıklarını hakkıyla görmektedir."
Yukarıda yazmıştık: Bildiğiniz gibi fitne kargaşa demektir. Dinin Allahın olması ise adaletin tesisi demektir. Çünkü "Allah adaleti, hatta adaletten de fazla olarak ihsanı, en güzel davranışı ve muhtaç oldukları şeyleri yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, çirkin işleri, zulüm ve tecavüzü yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir." (Nahl 90) Her Cuma imam hutbede mutlaka bu ayeti okur. İslam, zaten kelime anlamı olarak esenlik ve barış demektir. Zorunlu olmadıkça savaş yapılmaz. "Sulh, elbette daha hayırlıdır." (Nisa 128)
"Eğer fitneden vazgeçerlerse, onları bırakın" denilerek apaçık olarak savaşın zulüm ve haksızlığı ortadan kaldırmak için olduğu belirtilmiş. Bu eleştirilecek değil, takdir edilecek bir erdemdir.
Allahın dinini hakim kılmak, insanları zorla müslüman yapmak değildir.Zira, bir başka ayette açıkça “Dinde zorlama yoktur.” denilmiştir. (Bakara, 2/256) Dinde tebliğ vardır. Peygamberimiz hiçbir insanı zorla İslâma sokmamıştır. Zaten öyle bir şey insan tabiatına aykırıdır. Silah zoruyla din değiştiren birisi gerçekte asıl dinini devam ettirir. Hem Peygamberimiz devrinde hem de sonrasında Müslümanlar diğer dinlerin mensuplarına tam bir din ve inanç hürriyeti tanımışlardır. Osmanlı devletinin başkenti olan İstanbul’da kilise ve havraların günümüze kadar gelmesi, Balkanlarda 400 yıl süren Osmanlı idaresi zamanında Hristiyan halkın dinlerini rahatça yaşaması İslâmdaki din ve inanç hürriyetini açıkça ortaya koyarlar.
İslamda sadece tebliğ vardır, zorlama yoktur. Tebliğe bile engel olan zalimler varsa orada da din ve inanç özgürlüğünün temini için bu zalimlerle savaşılır. Bu eleştirilecek değil, takdir edilecek bir erdemdir
Neyse sizinle daha fazla tartışmayacağım. Ve konu amacından sapıyor. Bu yüzden ben bu islam tartışılmasını bu konuda yapmayacağım.
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
İşte islam budur. Ve çok tehlikeli bir dindir.
Taberi tefisirini mutlak doğru kabul etmek zorunda değiliz ki. Bağlamından kopararak ayetleri kafamıza göre yorumlayamayız. Ayetin iniş sebebine, diğer ayet ve hadislere, ilk muhatap olan Peygamber ve Sahabenin nasıl anladığına bakmalıyız. Tüm bunlara ve 1400 yıldır, farklı dinlerden insanların ülke toprakları içinde inançlarını devam ettirmesine bakarsak, sizin ayetlere verdiğiniz anlamların ve saldırı amaçlı olduğu tezinizin doğru olmadığı ortaya çıkıyor.
 

bilgelikyolunda

☆☆
Üye
Mesajlar
2,713
Tepki puanı
199
Düşünce
Sünni
Neyse sizinle daha fazla tartışmayacağım. Ve konu amacından sapıyor. Bu yüzden ben bu islam tartışılmasını bu konuda yapmayacağım.
Takdir sizin, saygı duyarım. Aklınızdaki hayali İslam kurgusuna düşmanlık yapıyorsunuz. Farz-ı muhal gerçek İslam dediğiniz gibi bile olsa insanları İslamdan kısa vadede vazgeçirmek sosyolojik olarak mümkün değil. Gelin el birliğiyle benim söylediğim İslamı hakim kılmaya çalışalım. Böylece hem insan hak ve özgürlükleri güvence altına alınmış olur hem de Işid gibi terör örgütlerinin zemini ortadan kaldırılmış olur. Kuru düşmanlık yapmanın kimseye bir faydası yok
 
Üst