İsa'nın annesi Meryem kimdir?

virac

☆☆
Üye
Mesajlar
594
Tepki puanı
147
Düşünce
Muvahhid
İsa'nın annesi Meryem, Kuran da; İmranın kızı ve Harunun kız kardeşi olarak anılır. Yine Kuran'a göre İmranın karısı Meryem'i doğurmuştur.

Ayetleri konu uzamasın diye yazmadım, gerekli gören olursa ekler.

Günümüzde sahip olduğumuz Tevrat'ı okuduğumuz da ise Musa'nın Harun adında kardeşi vardır, Harun ve Musa'nın ayrıca Amran adında babaları vardır ve ayrıca Miriam (Meryem) adında bir kız kardeşleri de vardır.

Kuran yazarının/aktaranın, İsa'nın annesi Meryem'i, Musa döneminde yaşamış Meryem ile karıştırılığı iddia ediliyor.

Müslümanların çözüm önerileri ise şöyle:

- Kuran müminler kardeştir der, Harun ile manevi kardeşliği var, bu ayet böyle anlaşılmadır. Ancak İmranın karısı doğurmuştur. Biz imran'ın-Amran'ın babası olduğunu biliyoruz.

- Rast gelmiştir. Hakikaten de İsa'nın annesi olan Meryem'in babasının adı İmran ve kardeşinin adı ise Harundur.

- Meryem gerçekten de Musa'nın kardeşi de olan Meryemdir. İsa, Yahşuah ve kısaca Yeşuah kelimesinden gelmektedir yani orijinal adı budur. Musa döneminde yaşamış ve Tevratta da kendisine ait bir bölüm olan Yeşu ile aynı kişidir, 2000 yıl öncesine kadar aynı kalmıştır. Ancak Kuran da ise, Tevrat'ın kendisine öğretildiği de söylenir. O süre zarfında ya Tevrat'ı unuttu ya da her yeni doğan birisi gibi ilk kez ğrendi yani Tevrat'ı öncesinde hiç bilmiyor olmalıydı.

Siz Müslümanların İsa'nın annesi Meryem eleştirisi hakkındaki yorumunuz, cevabınız nedir?
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
İsa'nın annesi Meryem, Kuran da; İmranın kızı ve Harunun kız kardeşi olarak anılır. Yine Kuran'a göre İmranın karısı Meryem'i doğurmuştur.

Ayetleri konu uzamasın diye yazmadım, gerekli gören olursa ekler.

Günümüzde sahip olduğumuz Tevrat'ı okuduğumuz da ise Musa'nın Harun adında kardeşi vardır, Harun ve Musa'nın ayrıca Amran adında babaları vardır ve ayrıca Miriam (Meryem) adında bir kız kardeşleri de vardır.

Kuran yazarının/aktaranın, İsa'nın annesi Meryem'i, Musa döneminde yaşamış Meryem ile karıştırılığı iddia ediliyor.

Müslümanların çözüm önerileri ise şöyle:

- Kuran müminler kardeştir der, Harun ile manevi kardeşliği var, bu ayet böyle anlaşılmadır. Ancak İmranın karısı doğurmuştur. Biz imran'ın-Amran'ın babası olduğunu biliyoruz.

- Rast gelmiştir. Hakikaten de İsa'nın annesi olan Meryem'in babasının adı İmran ve kardeşinin adı ise Harundur.

- Meryem gerçekten de Musa'nın kardeşi de olan Meryemdir. İsa, Yahşuah ve kısaca Yeşuah kelimesinden gelmektedir yani orijinal adı budur. Musa döneminde yaşamış ve Tevratta da kendisine ait bir bölüm olan Yeşu ile aynı kişidir, 2000 yıl öncesine kadar aynı kalmıştır. Ancak Kuran da ise, Tevrat'ın kendisine öğretildiği de söylenir. O süre zarfında ya Tevrat'ı unuttu ya da her yeni doğan birisi gibi ilk kez ğrendi yani Tevrat'ı öncesinde hiç bilmiyor olmalıydı.

Siz Müslümanların İsa'nın annesi Meryem eleştirisi hakkındaki yorumunuz, cevabınız nedir?
Sahabeden Müğîre b. Şube anlatıyor:

Hz. Peygamber (asm) beni, Necran halkına gönderdi. Onlar bana; "Gerçekten siz Kur’an’da 'Ey Harun’un kız kardeşi!'diye bir ayet okuyorsunuz değil mi?” (bir diğer rivayette “Peygamberiniz Meryem Harun’un kız kardeşidir, diyormuş, doğru mu?” diye sordular. Ben de “Evet” dedim. Onlar, “Herhalde, Hz. İsa ile Hz Musa arasında ne kadar zaman geçtiğini de biliyorsunuz..” dediler. Ben Reslullah’(a.s.m)’ın yanına döndüğümde bunu kendisine anlattım. “Deseydin; Onlar daha önceki peygamberlerin ve salih kimselerin ismini kullanıyorlardı...” diye buyurdu.(bk. Taberî, İbn Aşur, Meryem, 27-28. ayetlerin tefsiri).

Ayrıca şunu da hatırlamak gerekir ki, Arapçada eb (baba), eh (kardeş) ve uht (kızkardeş) kelimeleri birçok durumda geniş mânada kullanılır. Gerçek bir kardeşlik değil, akrabalık ve mensubiyet bildirir. Çünkü, Hz. Meryem validemiz beni İsrailden olup Yahudi idi.
Hz. Safiyye, bazı kadınların kendisine“Yahudi kızı Yahudi!” dediklerini şikâyet edince Hz. peygamber (asm) şöyle buyurmuştu:

“Sen niçin onlara: “Oh ya, Harun babam, Mûsâ amcam, Muhammed eşim oluyor, daha ne isterim!” deseydin ya!”(Tirmizî, Menâkıb 63; Hâkim, el-Müstedrek, 4/31)
 

virac

☆☆
Üye
Mesajlar
594
Tepki puanı
147
Düşünce
Muvahhid
Sahabeden Müğîre b. Şube anlatıyor:

Hz. Peygamber (asm) beni, Necran halkına gönderdi. Onlar bana; "Gerçekten siz Kur’an’da 'Ey Harun’un kız kardeşi!'diye bir ayet okuyorsunuz değil mi?” (bir diğer rivayette “Peygamberiniz Meryem Harun’un kız kardeşidir, diyormuş, doğru mu?” diye sordular. Ben de “Evet” dedim. Onlar, “Herhalde, Hz. İsa ile Hz Musa arasında ne kadar zaman geçtiğini de biliyorsunuz..” dediler. Ben Reslullah’(a.s.m)’ın yanına döndüğümde bunu kendisine anlattım. “Deseydin; Onlar daha önceki peygamberlerin ve salih kimselerin ismini kullanıyorlardı...” diye buyurdu.(bk. Taberî, İbn Aşur, Meryem, 27-28. ayetlerin tefsiri).

Ayrıca şunu da hatırlamak gerekir ki, Arapçada eb (baba), eh (kardeş) ve uht (kızkardeş) kelimeleri birçok durumda geniş mânada kullanılır. Gerçek bir kardeşlik değil, akrabalık ve mensubiyet bildirir. Çünkü, Hz. Meryem validemiz beni İsrailden olup Yahudi idi.
Hz. Safiyye, bazı kadınların kendisine“Yahudi kızı Yahudi!” dediklerini şikâyet edince Hz. peygamber (asm) şöyle buyurmuştu:

“Sen niçin onlara: “Oh ya, Harun babam, Mûsâ amcam, Muhammed eşim oluyor, daha ne isterim!” deseydin ya!”(Tirmizî, Menâkıb 63; Hâkim, el-Müstedrek, 4/31)
Evet ben bu hadisleri de biliyorum, size bir dahaki sefere cümlelerimi okumanızı tavsiye ederim. Manevi kardeşlik bağının kurulması ile kurtulmak istediğinizi de biliyorum ama maalesef Kuran'a göre bu kızı İmranın karısı doğurmuş, bunlar öz kardeş, ben ne yapayım.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
Evet ben bu hadisleri de biliyorum, size bir dahaki sefere cümlelerimi okumanızı tavsiye ederim. Manevi kardeşlik bağının kurulması ile kurtulmak istediğinizi de biliyorum ama maalesef Kuran'a göre bu kızı İmranın karısı doğurmuş, bunlar öz kardeş, ben ne yapayım.
Bakınız ben cümlelerinizin tamamını okudum. Hadiste “Deseydin; Onlar daha önceki peygamberlerin ve salih kimselerin ismini kullanıyorlardı...” buyruluyor. İsim benzerliği olması normaldir
 

virac

☆☆
Üye
Mesajlar
594
Tepki puanı
147
Düşünce
Muvahhid

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
Tabii ki isim benzerliği olur da, düzgün bir kitap, karışıklığı önlemek için küçük bir işaret verir. Hani nerde kaldı belagat? Belagat olsa, ayrımı yapan zekice küçük bir işaret koyardı. Yani şimdi Kuran'da isim anılması çok zordur, peygamberlik izafe edilmedikçe. Musa'ya yardımcı atanan yardımcı peygamber Harun'dan başka bir Harun anılıyorsa bunun sebebinin çok kısa öz de olsa yer alması gerekirdi.

Örnek mi? Mesela eeey İmran'ın en sevgili veya işte muhterem oğlu Harun'un kızkardeşi sen nasıl böyle bir iş işledin? filan demeliydi. Musa'nın babası İmran olmadığına göre mesele apaçık olurdu. Hayır bu Kuran kafa karıştırmak için mi yazılmış ben anlamadım ki? Az öyle gibi.

Körü körüne sorgusuz sualsiz inanan ile kurcalayan, sorgulayan ayrılsın diye yazılmış gibi. Tabii makbul saydığı sorgulayan asla değil! Körü körüne inananı makbul tutuyor!
 

Entropyy22

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
867
Tepki puanı
224
Düşünce
Ateist
Bir iddiaya göre Meryem,nişanlısı Yusuf'tan hamile kalmıştır.Diğer bir iddaya göre ise, Meryem, Sümer mabedlerinde, mabede adanmış rahibeydi.

Mabed rahibelerinin, çocukları Tanrı çocuğu sayılır ve istenmezdi. Doğarsa öldürülürdü. İsa'nın kaçak doğumu ve Hristiyanlıktaki, Tanrının oğlu hikayesinin arkasında bu Sümer miti yatar. İslam ise Nasrani/Süryani Hristiyanılğının bir alt kolunun ,
benimsediği, "İsa Tanrının oğlu değildir" görüşünü benimsemiştir. Yani Muhammed bunu duyduğu/öğrendiği için bunu söylemiştir.

Meryemin hamileliğini, bazı modernist islamcılar, "Meryem çift organlıydı,(hermaphrodite) kendi-kendini dölledi" diye açıklamaya zorluyorlar.

Bakire doğum, bir masaldır, Akadlarda, Asurlularda, Eski mısırda, Eski yunanda, Budizimde, Hinduizimde, Mecusilikte, Orta asya kavimlerinde, Çinde, Haitili kabilelerde ve Amerikan yerlilerinde de vardır. Atla deve bir mitos da değildir. Hemen her insan böyle bir mit uydurabilir.

Bakire doğumu miti, yasak aşkların mevyelerini saklamak için hemen akla gelebilecek kadar ucuz bir numaradır. "Madem her toplumda var, demek ki gerçek" bakışı saçmadır, zorlamadır.

Müslüman savunmaları, hep çok karmaşık, zorlama ve uzundur. Babasız çocuk doğmaz ama yasak ilişki ve meyveleri olur :D
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
Bu arada... Musa'nın levhalarından bahsedilmesi bana kuşkulu geliyor. Acaba bu din tasarımcılarının ellerinde bazı Sümer, Asur tabletleri mi vardı diye kuşkulanıyorum. Zaten dinler bu eski uygarlıklardan köken alıyor. Acaba diyorum bazı tabletleri rahipler saklıyordu da ordan mı çıktı bu Musa'nın levhaları, levha sandığı hikayeleri filan?

Yahudilerin savaşta bu Musa levhaları sandığını savaş yerine getirdikleri ve ondan güç aldıkları söylenir. Böyle kutsal emanetler filan gibi görüyor olmasınlar bu tabletleri? Okuyabildiklerini hiç sanmıyorum ama kim bilir ne kutsal şeyler yazıyordur bu levhalarda diye düşünüyor olmalılar. Hatta levhi mahfuz inancı da tabletler kaynaklı olabilir.

Tablet yani tarih boyunca ve günümüzde çok önemli bir şey. Günümüzde de cebe sığan bilgisayar! Cep telefonları tablet aslında yani günümüzde. Telefon olmaktan çıktı. Adı telefon kaldı sadece.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
bir iddaya göre ise, Meryem, Sümer mabedlerinde, mabede adanmış rahibeydi.
Kesinlikle efsanenin kaynağı Sümer dini.

Sümer tapınak rahibeleri başlarını örterlerdi ve bu onların nişanesiydi, rahibe oldukları belli olurdu. Halk kadınları örtmezdi. Örtse de tam örtmezdi. Ama rahibeler hiç saç görünmemesine özen gösterirdi. Her yıl bayram geldiğinde insanlar tapınağa gidip ibadet niyetine rahibelerle ilişkiye girerlerdi. Tabii herkes değil. Tapınağa düzenli bağış yapanlar. Rahibeler yılda bir kere bayram boyunca cinsellik yaşarlar ve onda da bitkisel ilaçlarla korunurlardı. Çünkü babayı bilmek olanaksızdı, bayram boyunca epeyce baba adayı olurdu.

Evet Sümerlerde bayramda rahibelerle cinsellik ibadetti. Ama sadece bayram geldiğinde! Hâla muslim kadınlar bayramlarda çok şık giyinir kapı kapı gezerler ve normalde bunu yapmayacak adamlar bayramda pek kıskançlık yapmamaya çalışırlar. Bayram olmasa yani en şık elbiselerle o kapıdan çık o kapıya gir, yapmazlar bunu!

Komik olan bir şey daha: Muazzez İlmiye Çığ bu tarihsel gerçekleri yazdı diye başörtülülere tapınak fahişesi dedi gerekçesiyle mahkemeye verilmiştir! Savcı da davayı kabul etmiştir ha! Ama beraat etmiştir. Gülsen mi ağlasan mı!
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
Tabii ki isim benzerliği olur da, düzgün bir kitap, karışıklığı önlemek için küçük bir işaret verir. Hani nerde kaldı belagat? Belagat olsa, ayrımı yapan zekice küçük bir işaret koyardı. Yani şimdi Kuran'da isim anılması çok zordur, peygamberlik izafe edilmedikçe. Musa'ya yardımcı atanan yardımcı peygamber Harun'dan başka bir Harun anılıyorsa bunun sebebinin çok kısa öz de olsa yer alması gerekirdi.

Örnek mi? Mesela eeey İmran'ın en sevgili veya işte muhterem oğlu Harun'un kızkardeşi sen nasıl böyle bir iş işledin? filan demeliydi. Musa'nın babası İmran olmadığına göre mesele apaçık olurdu. Hayır bu Kuran kafa karıştırmak için mi yazılmış ben anlamadım ki? Az öyle gibi.
Yahudilerin ifadesini değiştirmeden alması normal. Hayati bir konu olmadığı için üzerinde durmaya gerek yok. Önemli olan Meryem’in yaşadıkları ve Yahudilerin tutumu. Hz Meryem’in Harun adında erkek kardeşi olsa ne olur olmasa ne olur? Hz Harun’a atfedilse ne olur atfedilmese ne olur?
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
Hâla muslim kadınlar bayramlarda çok şık giyinir kapı kapı gezerler ve normalde bunu yapmayacak adamlar bayramda pek kıskançlık yapmamaya çalışırlar.
İnsanlara delilsiz zina iftirası atıyorsunuz. Biri aynısını annenize yapsa ne hissedersiniz. İnsani duygularınız bu kadar mı öldü?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
Ne zinası yahu? Şık giyinip ziyaretler yapmak zina mı? Bayram olmasa en şık elbiseler giyinilip o kapıdan çıkılıp o kapıya girilir mi? Bu bayrama mahsus bir gelenektir. Bunu söyledim diye şimdi zina yapıyorlar mı demiş oldum?

İşte Muazzez İlmiye Çığ'ı başörtülüler tapınak fahişeleridir dedi diye mahkemeye veren zihniyet! Buyur! Niyet okuyan, öküzün altında buzağı arayan zihniyet! Evet burdan yakalım. Dile getirdiğim söylemleri bir müslimin çıkıp aynen doğrulamasına artık alıştım!

Bunların kafalarında şablonlar var ve her nesneyi bu şablonlara sokup şuna uydu şuna uymadı diye sınıflandırıyorlar. Aslında da şablonlarında temelde iki delik var: İnanan - İnanmayan!
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
Hayati bir konu olmadığı için
Hayati değilse Meryem kimin kız kardeşi söylemeyiverir olur biter. Ey İmran'ın kızı der geçer gider. Kuran gibi insanlığa indiğini iddia eden bir betikte her ayrıntı ince ince işlenmiş, belagat dediğiniz iddia zirve yapmış olmalıydı.

Hani nerde bu belagat diye iddia ettiğiniz şey! Kuran'da hiç bir yerde tek örneğine bile rastlanılmıyor. Hayır nerde bu belagat hayaleti Kuran'ın neresinde? Hiç bir yerinde yok!
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
Ne zinası yahu? Şık giyinip ziyaretler yapmak zina mı? Bayram olmasa en şık elbiseler giyinilip o kapıdan çıkılıp o kapıya girilir mi? Bu bayrama mahsus bir gelenektir. Bunu söyledim diye şimdi zina yapıyorlar mı demiş oldum?
Önce rahibelerin bayramda zina yaptığını söyleyip peşine Müslüman kadınların da şık giyinip başka evlere gittiğini söylerseniz buradan zina iftirası anlamı çıkar. Neyse zina iftirası atmıyorsanız problem yok.
Müslüman kadınlar zaten daima şık giyinmeliler. Kadınlar kendi arasında iken problem yok. Ama yabancı erkeklerin olduğu yerde onların da cinsel ilgisini çekecek şekilde giyinmeleri bayram da olsa yanlıştır.
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
İşte Muazzez İlmiye Çığ'ı başörtülüler tapınak fahişeleridir dedi diye mahkemeye veren zihniyet! Buyur! Niyet okuyan, öküzün altında buzağı arayan zihniyet! Evet burdan yakalım. Dile getirdiğim söylemleri bir müslimin çıkıp aynen doğrulamasına artık alıştım!
Muazzez hanım da "Bizim başörtümüzün kökeni Sümerlerdeki fahişelere dayanıyor" derse tabii ki başörtüsünü gelenek olarak değil Allah öyle emrettiği için takan insanlardan tepki alır. Kendisi kültürel olarak takarsa kendi adına Sümer fahişelerinden gelen bir geleneği sürdürdüğünü söyleyebilir ama başkası adına bu cümleyi kuramaz, gelenekle alakasız dinin emri olduğu için takan insanları incitmiş olur
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
Bunların kafalarında şablonlar var ve her nesneyi bu şablonlara sokup şuna uydu şuna uymadı diye sınıflandırıyorlar. Aslında da şablonlarında temelde iki delik var: İnanan - İnanmayan!
Benim kafamda iki şablon var: Hidayete ermiş insanlar ve hidayete ermeye aday insanlar. Varlıkların tamamını seviyoruz; çünkü biz de varlığız. Canlıları diğer varlıklardan daha fazla seviyoruz; çünkü biz de canlıyız. İnsanları diğer canlılardan daha çok seviyoruz; çünkü biz de insanız. Müslüman insanları diğer insanlardan daha çok seviyoruz; çünkü benim Rabbimi ve Peygamberimi onlar da seviyor. Vatandaşlarımızı diğer Müslümanlardan daha çok seviyoruz; çünkü aynı vatanı paylaşıyoruz. Hemşehrimizi diğer vatandaşlardan daha çok seviyoruz; çünkü aynı şehri paylaşıyoruz. Sülalemizi diğer hemşehrilerden daha çok seviyoruz; çünkü aynı atadan geliyoruz. Ailemizi sülaledeki diğer insanlardan daha çok seviyoruz; çünkü aynı anne babadan geliyoruz. Bizim anlayışımızda nefret yok; sevgi var. Hale hale büyüyen bir sevgi. Biz nefretten nefret eder, düşmanlık duygusuna düşmanlık besleriz. Henüz hidayete ermemiş hidayet adaylarından nefret etmeyiz, şefkat besleriz. Nefret etsek cehenneme kadar yolu var deriz ama şefkat duyduğumuz için onların da cennete gitmesini istiyoruz. Kafiri yok etmek gibi bir düşüncemiz kesinlikle yok; bizim amacımız insanları ölümden sonra hiç olacağı karanlık düşüncesiyle çıldıracak hale getiren, bu düşünceden kurtulmak için kendini eğlenceye verdiren ama içindeki boşluğu dolduramadığı için depresyonlara ve intiharlara sürükleyen küfür düşüncesini yok etmektir. Cihadımızın gayesi dünyada dileyenin dilediği gibi inandığı, kendine veya başkasına zarar vermeden özgürce yaşadığı bir düzen kurmaktır. Ben bunları bütün kalbimle söylüyorum, inanıp inanmamak size kalmış...
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
Hayati değilse Meryem kimin kız kardeşi söylemeyiverir olur biter. Ey İmran'ın kızı der geçer gider.
Olaylar sizin keyfinize göre cereyan etmez maalesef. Kuran Yahudilerin sözünü naklediyor, sizin paşa gönlünüz öyle istedi diye oraya sansür yapmaz kusura bakmayın
 
Üst