İslam Alimlerinin Kuran'a Bakarak Gelecekten Haber Vermeleri Mucizesi

AteistPeygamber

Deneyimli
Mesajlar
257
Tepki puanı
211
Düşünce
Ateist
Al o zaman kayıtlı olan bir olay:
11 ocakta 15 ocak borsa kapanış değerini girmişim.
Sence "Rumlar da tekrar galip gelecek" demek mi daha mucizevi benim yazdığım tweet mi?

Benim yaptığım da mucize mi değil mi? Sayı vermişim ve o kadar imkansıza yakın bir şey ki; Nokta atışı üstelik.

Namaz kılarken bana dönüp kıl bence bundan sonra :)
@bilgelikyolunda

bekliyorum cevabını. “
Kuranda olanla kıyaslarsak Rum hadisesi şu şekilde olurdu

“Borsa bir gün tekrar yükselecek”

benim yaptığım ise nokta atışı yükseleceği veya düşeceği noktayı söylemişim.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
11 ocakta 15 ocak borsa kapanış değerini girmişim.
Yazmıştık:
2-Ekonomiden anlayan birileri bazı verilerden yola çıkarak tahminlerde bulunabilir, bunlardan bazıları da tutabilir ama söylediklerinin TAMAMI doğru çıkan kimse yok.

3-Adamlar kendi ölümünden kaç sene sonraki olayları NET TARİH vererek yazmış ve TAMAMI doğru çıkmış. Bu durum insan gücünü aşarsa demek ki ortada bir mucize var. İnsan gücünü aşmazsa neden ikinci bir örnek gösterilemiyor?
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Kuranda olanla kıyaslarsak Rum hadisesi şu şekilde olurdu

“Borsa bir gün tekrar yükselecek”
Yazmıştık:
Rum suresinin ilk ayetleri gelecekten haber vermiştir ve aynıyla çıkmıştır. Bitme noktasına gelen Rumlarla önceki savaşı kazanan İranlılar arasında yeniden bir savaş olacağını haber vermiştir. Savaş olmasa haber yanlış çıkar ama savaş olmuştur. Dünyanın en alçak yerinde olduğunu söylemiş öyle de olmuştur. O dönem bilinmeyen coğrafya bilgisi ayrı bir mucizedir. Savaşı bitme noktasına gelen Rumların kazanacağını söylemiş, bu da doğru çıkmıştır. Hepsi birden tesadüf veya attı tuttu olamaz. Peygamber bile olsa Allah bildirmeden bir insan bunları bilemez. Demek ki Kuran apaçık Allah kelamıdır.
"Edna el arz" dünyanın en alçak yeri anlamına da gelir ki bu da doğrudur ve ayrı bir mucizedir.
"Konstantinopolis'teki umutsuzluk Herakleios'un hükümeti Afrika'daki Kartaca'ya taşımayı düşünmesi boyutundaydı.[62] "
İlla tahmin edecekseniz başkentini bile taşımayı düşünen Bizans değil zaten gücünün zirvesindeki İran’ı seçip iddianızı riske atmazsınız. Savaşı galibiyle birlikte ilan etmek apaçık bir mucizedir.
Arabistan'daki biri Rumların stratejisini bilemezdi. Bu bile ayrı bile ayrı bir mucize.
İki ihtimal var, ya bu Allah kelamıdır. Ya da biri iddiasını güçlendirmek için tahminde bulunuyordur. Tahmin eden kişi en zayıf değil en güçlü olduğu dönemi yaşayan ülkenin yeneceğini tahmin eder. Dolayısıyla tahmin olamaz, Allah kelamıdır.
Kısacası, İngiliz tarihçi Gibbon’un da dediği gibi, Kur’an’ın bu müjdeyi vermesinden sekiz yıl sonra, hiç kimse Bizans İmparatorluğunun tekrar İran’ı yenilgiye uğratacağını hayal bile edemezdi. Hatta değil İran’ı yenmek, hiç kimse bu şartlar altında imparatorluğun hayatını devam ettirebileceğine ihtimal vermiyordu.
Aksine daha önce savaşmamış olsa tahmin edilebilirliği daha güçlü olurdu. Çünkü son savaştan sonra Rumlar bitme noktasına geldi.
Bitme noktasına gelen; hatta başkentini taşımayı düşünüp dağılma noktasına gelen Rumların bir kaç yıl içinde toparlanıp, İranlılarla yeniden savaşacağını ve yeneceğini söyleyip, üstüne savaşın yerini bile söylemesi bir insanın tahmin gücünü aşar.
Mülkün sahibi Allahtır, ister net zaman verir, isterse birkaç yıl içinde der. Burada Allah bir kaç yıl içinde demeyi murad buyurmuş. Zaten bir kaç yıl içinde bütün bunların olacağını ön görmek de insan gücünü aşar.
Ayrıca Kurandaki bırakın kelimeleri hiçbir harf dahi boşuna kullanılmış değildir. Bir kaç yıl içinde yerine net tarih verilse ayetin ebced değeri değişirdi. Oysa ki ebced hesabıyla İbn Berrecan tam da bu ayetlerden Kudüsün tekrar geri alınacağını net tarih vererek haber veriyor ve vefatından yaklaşık 40 yıl sonra tam da haber verdiği tarihte Kudüs geri alınıyor. Bu bile tek başına Kuranın Allah kelamı olduğuna delildir. Çünkü hiçbir insan yazdığı kitaba gelecekte olacak olayların ebced hesabı ile tarihlerini yerleştiremez.

Rum Suresi, Romalıların yenildiği, 616 yılında inmiştir. Romalılar, 622’de karşı harekete geçmişler, Bedir zaferinin de tarihi olan 624’te galebe çalmaya başlamışlar ve 625-627’de kesin zaferi elde etmişlerdir. (Doğrul, Tanrı Buyruğu, 636-638)

Hicretten yedi yıl önce, Peygamberliğin yedinci yılı Kur’an, bu haberi verirken açıkça dokuz yıl demeyip, “birkaç yıl” anlamına gelen kapalı bir ifade kullanması, olaya, uygunluk bakımından bir derinlik, kapsamlı ve geniş bir anlam vermiştir. Böylece hem galibiyet süresi olan üç yıla, hem yenilgi sonrasından, Bedir gününe rastlayan ilk galibiyete kadar olan yedi yıla, hem de kesin galibiyet süresi olan dokuz yıla uygun düşebilecek bir işaret vermiş bulunuyor. Eğer bunlardan birisi açıkça ifade edilmiş olsaydı, olayın bütün safhaları gösterilmiş olmaz ve dolayısıyla bu kapsamlı icaz tarzı bulunmazdı.

Bir kaç sene içinde demek bile bir insanın gücünü aşar.
Ayrıca konu başlığımızdaki diğer mucizelerden de ısrarla kaçtığınız belli oluyor.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Atabilir misiniz nüshayı?
Elektronik ortama atma çalışmaları devam ediyor.

Arzu ederseniz kendi gözünüzle hafta içi saat 11.00 – 17.00 arası İstanbul İlim ve Kültür Vakfı arşiv ve dökümantasyon merkezinde görebilirsiniz.

Elektronik ortama aktarımı bitenleri de şuradan inceleyebilirsiniz:
 

apokalips

Çaylak
Mesajlar
918
Tepki puanı
186
Düşünce
Bağımsız
Elektronik ortama atma çalışmaları devam ediyor.

Arzu ederseniz kendi gözünüzle hafta içi saat 11.00 – 17.00 arası İstanbul İlim ve Kültür Vakfı arşiv ve dökümantasyon merkezinde görebilirsiniz.

Elektronik ortama aktarımı bitenleri de şuradan inceleyebilirsiniz:
1971 net tarihini verdiği On birinci şua yayınlanmamış sanırım henüz.
 

FİLEozof

ll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,695
Tepki puanı
2,001
Düşünce
Panteist
@bilgelikyolunda istersen bir müslüman belirle. Benzetme için metin içi gerekçelerin tespitini yapsın ve buraya yazsın, böylece herkes gerekçeniz olup olmadığını görür. Siz de yazabilirsiniz. Çünkü herkes görür minvalindeki lakırdılar artık kabak tadı vermeye başladı. Halep oradaysa arşın buradadır yani. :)
Peki nedir benzetme için metin içi veri? Metin içindeki olanaksız şeylerdir. İçinde abartı bulunur.
Veya ilgeç (gibi edatı) bulunur.

Mesela şehrin yanmasını şehirdeki insanların hayallerinin kül olmasına benzetemeyiz. Çünkü Allah’ın bir şehri yakması abartı bir şey değildir.

“Şehirdeki insanların hayalleri” gibi bir tamlamanın metinle alakasız olması, eğer şehrin yanmasıyla “şehir => insan” mecaz-ı mürseli varsa kastedilen mecazı mürselin “şehirdeki insanların hayalleri” şeklinde bir tamlamada “hayalleri” kısmının mecaz-ı mürselde olamaması, mecaz-ı mürselde benzetmenin olmaması ayrı konu.
 

Son konular

Üst