Anket İslam dininin kaynağı nedir?

İslam'ın kaynağı nedir?


  • Kullanılan toplam oylar
    13

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
677
Tepki puanı
87
Düşünce
Muvahhid
Kuranın tebliğini bir insana bırakmış, başka neyi bıraksın. Sebepler dünyasında yaşıyoruz, dini Allah insanlar eliyle korur zaten
69:44-45-46
Eğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi, Biz onu kuvvetle yakalar,Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik.

Teblğ farklı konudur. Orada Allah'ın koruması altındadır. Allah'ın dediğinden farklı bir şey söyleseydi yukarıdaki ayetin akıbetine uğrayacaktı.
Hadis de "vahiy" ise bu zayıf hadisler ne oluyor ? Mevzu hadisler ne oluyor ?
Bu sorgulama için hadis kriterleri var zaten
O hadis kriterleri ne
Bu ayetten sonra bildirilmiş olabilir ama bildirilmemesi de benim için hiçbir şeyi değiştirmez. Peygamber, münafıkların hepsini bilse ne olur, bilmese ne olur?
Peygamber, Münafıkları bilmiyor iken hadislere nasıl güveniyorsanız ? Hadis zincirinde ki Münafıklar, Muhammed adına hadis uydurmuş olmazlar mı?
Tahrim 3 te Peygambere Allah eşinin davranışını bildirdiğini söylüyor. Demek ki bu ayet inmeden bu bildirme fiili gerçekleşmiş, demek ki Kuran ayetleri haricinde de bir vahiy var. Demek ki hadisler vahiy kaynaklı. Buna rağmen inkar ediyorsanız, sizin tercihinizdir.
66:3'de geçen kelime "izhar" kelimesidir. Yani "ortaya çıkarmak" anlamına gelir. Ayette "vahiy" kelimesi geçmez. Peki nasıl ortaya çıktı ? Tabiki de eşi o hadisi yayınca doğal olarak ortaya çıktı. Ayete baktığınız zaman "vahiy" kelimesi geçmez.
Yalancı olduğuna dair deliliniz nedir?
Ayşe ve Ali'den gelen rivayet. Ben hiçbir hadise inanmıyorum. Sadece sizin hadislerinizin çelişkilerini ortaya koyuyorum. Sened kriterlerine göre yalancı olan adamdan hadis alınmaz. Ayşe ve Ali'den böyle bir rivayet vardır ve doğal olarak Ebu Hureyre kezzabından hiçbir hadis kabul edilmez. Doğal olarak hadislerin çoğu uydurma çıkar. Bana göre hepsi uydurmadır. Hiçbir rivayete inanmam. Ayşe ve Ali rivayeti ise sizin çelişkinizi ortaya koydum.
İslama göre masum kabul edilir ve sözlerine güvenilir.
Masum değil ama masum gibi yapıyorsa yani Münafık ise ne olacak ?

Değiştirilenlerin ayıklanması için hadis kriterleri var zaten
O hadis kriterleri hiçbir şekilde güvenilmez. Geliyoruz benim lafıma Münafık ise ne olacak? Hadislerin hepsi ZAN.
 

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
677
Tepki puanı
87
Düşünce
Muvahhid
Hadis eğitimi aldığınızı söylemiştiniz. Hadis kriterlerini neden soruyorsunuz?
"Müslüman olacak-Erginlik çağına erecek-Akıllı olacak-Fasık olmuyacak-Yalancı olmayacak" bunları ben bliyorum fakat bunlar benim için Münafıkları ortaya çıkarmıyor.
Olabilir; hatta olmuştur da. Hadis kriterleri bunları elemek için var
Hadis kriterleri onları ortaya çıkarmıyor.
Kendisiyle amel edilecek kadar vahiy kaynaklı Peygamber sözü olduğuna dair yeterli delil olmayan sözler demektir
Onların amel edilmesi ile ilgili hadisleri biz nereden bileceğiz ? Vahiy ise Allah'ın koruması lazım. Aklını kullansan bunların zan olduğunu bilirsin. En güvenilir hadisiniz olan veda hutbesi bile çelişkili iken diğer hadislere nasıl güveneceğiz? Hadisler uydurmadır. Vahiy kaynaklı değildir.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,063
Tepki puanı
484
Düşünce
Sünni
Tabiki de eşi o hadisi yayınca doğal olarak ortaya çıktı.
Ayette vahiy kelimesinin geçmediğini biliyorum. Eşi soruyor: مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ "Bunu sana kim haber verdi?" Peygamber cevap veriyor: نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ "Herşeyi Bilen ve herşeyden Haberdar olan bana bildirdi," kendisine Allah bildirmiş, bu apaçık vahiydir
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,063
Tepki puanı
484
Düşünce
Sünni
Ayşe ve Ali'den böyle bir rivayet vardır ve doğal olarak Ebu Hureyre kezzabından hiçbir hadis kabul edilmez.
İnanmadığınız hadisleri delil göstererek hiç tanımadığınız biri hakkında kezzab diyorsunuz. Sizce bu büyük bir çelişki değil mi? Belki haşa yalan söyleyen veya yanılan diğerleridir, Ebu Hureyre masumdur, nereden biliyorsunuz?
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,063
Tepki puanı
484
Düşünce
Sünni
Doğal olarak hadislerin çoğu uydurma çıkar. Bana göre hepsi uydurmadır.
Çoğunun uydurma olduğu ortaya çıksa bile bu hepsinin uydurma olduğunu göstermez. Aralarından biri bile doğruysa heva ve hevesinden konuşmayacağı ayetle sabit Peygamberin bu sözünü kaçırmak ben istemem, siz nasıl düşünürsünüz bilemem, sizin tercihinizdir.
 

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
677
Tepki puanı
87
Düşünce
Muvahhid
Ayette vahiy kelimesinin geçmediğini biliyorum. Eşi soruyor: مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ "Bunu sana kim haber verdi?" Peygamber cevap veriyor: نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ "Herşeyi Bilen ve herşeyden Haberdar olan bana bildirdi," kendisine Allah bildirmiş, bu apaçık vahiydir
Ayette geçen "izhar" kelimesi "ortaya çıkarmak" demektir. Eşi hadisi yayınca doğal olarak ortaya çıktı.


Rivayetleri kaynakları ile birlikte yazın ki tahlil edebilelim
İbn-i Ebi’l- Hadid-i Mütezili “Şerh-i Nehc’ul- Belağa”nın 1. cildinin 358. sayfasında ve 4. ciltte, üstat ve şeyh-i imam Ebu Cafer İskafi’den şöyle naklediyor:

“Muaviye bin Ebi Süfyan, sahabe ve tabiinden bir grubu toplayıp onlardan Hz. Ali (a.s)’ı yeren hadisler uydurmalarını ve bunları halkın arasında yaymalarını istedi. Onlar da bu işle meşgul olmaya başladılar. Ebu Hureyre, Amr bin As ve Muğeyre bin Şube, Hz. Ali (a.s)’ı yeren hadisleri uyduran kimselerdendiler.”

Olayı sayfa 359’a kadar genişçe anlattıktan sonra, aynı sayfada A’maş’tan şöyle rivayet ediyor: “Ebu Hureyre, Muaviye ile beraber Kufe camisine geldi. Halkın kendisine büyük bir ilgi gösterdiğini görünce ayağa kalktı ve (Halkın dikkatini çekmek için) iki eliyle başına vurmaya başladı. Sonra şöyle dedi: “Ey Irak halkı! Benim Allah ve Peygamberinin adına yalan söyleyip cehennem ateşini satın alacağımı zannediyor musunuz? Peygamber’den duyduğum o şeyi benden duyun (yani duyduğumu size naklediyorum) Peygamber’in şöyle buyurduğunu duydum. “Her peygamberin bir haremi vardır; benim haremim de Medine’dir. Kim orada bir olay çıkarırsa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun. Allah’ı şahit tutuyorum ki, Ali Medine’de olay çıkardı.” (O, bu sözüyle, halkı Hz. Ali’ye lanet etmeye davet etti.)

Muaviye bunu (yani Ebu Hureyre’nin hem de Hz. Ali (a.s)’ın hilafet merkezinde kendisine böyle bir hizmette bulunduğunu) duyunca, onu çağırtıp hediyeler verdi ve Medine’nin valisi yaptı onu. Daha öncede bahsettiğimiz gibi Ebu Hureyre Muaviye’nin hadisçisi idi ve onun görevi Muaviye’nin sünnetine uygun hadisler uydurmaktı. Ebu Hureyre gerçekte Muaviye gibi asla Müslüman olmadı ona merdut diyebiliriz.

Ebu Hureyre’nin merdutluğuna başka delil ve Ömer’in onu kırbaçlaması.. İbn-i Esir gibi tarihçiler H.K 23. Yılın olaylarında, İbn-i Ebi’l- Hadid “Şerh-i Nehc’ul Belağa”nın (Mısır baskısı) 3. cilt 104. sayfasında ve daha başkaları şöyle naklediyorlar:

H.K 21 yılında halife Ömer Ebu Hureyre’yi Bahreyn’e vali olarak gönderdi. Ona, Ebu Hureyre kendisine mal toplayıp bir sürü at aldığı haberini verdiler. Bunun üzerine Ömer onu hicri 23 yılında görevinden aldı. Halifenin yanına gelir gelmez, halife ona: “Ey Allah’ın ve Allah’ın kitabının düşmanı, Allah’ın malını mı çalıyorsun?” diye kızdı. O da; “Asla hırsızlık yapmadım, onlar halkın bana verdiği hediyelerdi” diye cevap verdi.

İbn-i Mes’ud “Tabakat”ın 4. cildinin 90. Sayfasında, İbn-i Hacer Askalani “İsabe”de ve İbn-i Abdurabbih “Ikd’ul- Ferid”in 1. cildinde şöyle yazıyorlar:

Halife Ebu Hureyre’ye; “Ey Allah’ın düşmanı! Seni Bahreyn’e vali olarak gönderdiğimde ayağında ayakkabın bile yoktu; şimdi asil atların ve 600 bin dinarlık malın olduğunu duydum. Bunları nereden aldın?” diye sordu.

O da cevaben; “Bunlar halkın hediyeleriydi. Onları çalıştırdım, elimdekiler onlardan elde ettiğim kârlardır.” dedi. (sanırım rüşveti ebu hüreyre icat etti)

Ömer yerinden kalkıp onu o kadar kırbaçladı ki sırtından kan akmaya başladı. Sonra, Bahreyn’de biriktirdiklerinden 10 bin dinar alıp Beyt’ul- Mal’a vermelerini emretti. Ömer, sadece kendi halifeliği zamanında değil, Resulullah’ın zamanında da Ebu Hureyre’yi yere düşene kadar dövdü.

Bu olayı Müslim “Sahih”in 1. cildinin, 34. sayfasında nakletmiştir. İbn-i Ebi’l- Hadid “Şerh-i Nehc’ul Belağa”nın 1. cilt, 360. sayfasının ilk başında şöyle yazıyor:

“Ebu Cafer İskafi (Mutezli şeyhi) diyor ki; Şeyhlerimiz Ebu Hureyre’yi (akli yönden) sakıncalı bulup onun hadislerini kabul etmiyorlar. Ömer onu kamçılayarak dedi ki; “Hadis nakletmekte çok ileri gittin. Zaten sana Peygamber’in adına yalan uydurmak yakışır!”



Ebu Hanife, Ebu Hureyre kezzabından hadisleri kabul etmiyordu.(Ebu Reyye Sayfa 180) Zaten Ebu Hanife "sadece Kur'an" diye bir Mümin idi. Bunun için Emevi ve Abbasi halifeler tarafından işkenceler gördü.
Çoğunun uydurma olduğu ortaya çıksa bile bu hepsinin uydurma olduğunu göstermez. Aralarından biri bile doğruysa heva ve hevesinden konuşmayacağı ayetle sabit Peygamberin bu sözünü kaçırmak ben istemem, siz nasıl düşünürsünüz bilemem, sizin tercihinizdir.
Doğru ile yalanı nasıl ayırt edeceksin?
Ben ravi zincirinde İslamın küçük bir edebine bile muhalif bir davranışı görülen birinin olduğu hadisi sahih kabul etmeyen kriterlere güveniyorum. Siz güvenmeyebilirsiniz, sizin tercihinizdir.
Ebu Hureyre'ye nasıl güveniyorsunuz ?
Münafık, fasık olmayacak ve yalancı olmayacak kriterlerine uymaz zaten
Eğer dediğin gibi olsaydı Muhammed, kimin Münafık olacağını bilirdi.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
677
Tepki puanı
87
Düşünce
Muvahhid
@bilgelikyolunda

Kur'an'ı, Allah açıklıyor.

Hud Suresi 1.ayet: "A.L.R. (Bu) öyle bir kitaptır ki, Bilge ve her şeyden Haberdar biri tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve sonra da açıklanıp detaylanmıştır."

Yukarıdaki ayete göre Kur'an'ı Allah açıklıyor.
Münafık olduğu hakkında elinizde delil olduğu halde rivayet ettiği hadise sahih denilen bir durum var mı? Varsa delilleri ile birlikte yazınız, yoksa hadis kriterleri yeterli olduğu ortaya çıkar
Ben kimlerin münafık olduğunu bilmiyorum. Muhammed peygamber de bilmiyor. Hadis kriterleri yeterli değildir. O kriterler cahilleri kandırırsın.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,063
Tepki puanı
484
Düşünce
Sünni
Onların amel edilmesi ile ilgili hadisleri biz nereden bileceğiz ? Vahiy ise Allah'ın koruması lazım. Aklını kullansan bunların zan olduğunu bilirsin. En güvenilir hadisiniz olan veda hutbesi bile çelişkili iken diğer hadislere nasıl güveneceğiz? Hadisler uydurmadır. Vahiy kaynaklı değildir.
Tahrim 3 Kuran haricinde vahyin delilidir. Allah Kuranı insanlar aracılığıyla koruduğu gibi gerçekten Peygambere ait sözleri de hadis ilmiyle meşgul insanlar aracılığıyla koruyabilir. Çelişki demek, biri doğruyken diğerinin doğru olamayacağı şey demektir. Veda hutbesinde çelişki yoktur. Farklı rivayetlerde farklı kelimeler mevcuttur. Bu da normaldir. Raviler kelimelerin bazısını duymamış olabilir veya birden fazla hutbe verilmiş olabilir
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,063
Tepki puanı
484
Düşünce
Sünni
Ayette geçen "izhar" kelimesi "ortaya çıkarmak" demektir. Eşi hadisi yayınca doğal olarak ortaya çıktı.
Ben o kelimeden bahsetmiyorum, lütfen dikkatli okuyunuz. Arapçasını da verdim ki farklı kelimelerden bahsettiğimiz belli olsun. Ayetin en sonuna geliniz: Eşi soruyor: مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ "Bunu sana kim haber verdi?" Peygamber cevap veriyor: نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ "Herşeyi Bilen ve herşeyden Haberdar olan bana bildirdi," kendisine Allah bildirmiş, bu apaçık vahiydir
 

virac

☆☆☆
Üye
Mesajlar
855
Tepki puanı
158
Düşünce
Deist
Ana kaynak Kur'andır.

Bence kişiler, Kurandaki sabit emir ve uygulamalar dışında, hadislerde gördüğü şeyleri dinin içerisindeki sabitlerdenmiş gibi kabul etmediği sürece, Allah rızası için kişinin de hoşuna giden; akıl, vicdan ile uyumlu ve yine Kuran ile de uyumsuz olmayan, o rivayetler de tavsiye edilen birtakım emir ve uygulamaları yerine getirebilir.

Bu konu da aşırıya gitmemesi, rivayet edilen namaz, oruç, zekat vb. gibi ibadetlerdeki tavsiyeler konusunda dengeli oluşu; Kuran da açıkça bahsedilmeyen o hükmün yalnızca rivayet olduğunu unutmadan; Allah'ın dindeki konumunu ve O'nun rızasını kaçırmadan hadislerden feyz ve fikir alabilir.

Müslüman bir kişi, Kurandaki sabit emir ve uygulamalar haricinde, kendisini her mezhepçi bir Müslüman olarak tanımlamalıdır. Bu yalnızca Sünnilikteki dört mezhep için geçerli değil; mezheplerdeki şekilci standartları da aşarak aslında iman da ilerlemelidir, kalbine de, Müslümanlara da günaha düşmemek şartı ile eman vermelidir; çünkü Müslümanlar emir ve uygulama konusunda Ebu Hanife'ye, İmam Şafii'ye veya bunların takipçilerine değil değil; ölüp, dirildikten sonra Allah'ın belirlediği sabit standartlar üzerinden yine Allah'a hesap vereceklerdir.

Eğer kendi zannıma dayanan cümlelerim de bilerek veya bilmeyerek bir kusurum var ise sizlerden özür dilerim, lütfen düzeltiniz, eksik bir şey varsa da ekleyiniz. Allah beni bu yüzden affetsin.
 

KuranMumini2698

☆☆
Üye
Mesajlar
677
Tepki puanı
87
Düşünce
Muvahhid
Tahrim 3 Kuran haricinde vahyin delilidir. Allah Kuranı insanlar aracılığıyla koruduğu gibi gerçekten Peygambere ait sözleri de hadis ilmiyle meşgul insanlar aracılığıyla koruyabilir. Çelişki demek, biri doğruyken diğerinin doğru olamayacağı şey demektir. Veda hutbesinde çelişki yoktur. Farklı rivayetlerde farklı kelimeler mevcuttur. Bu da normaldir. Raviler kelimelerin bazısını duymamış olabilir veya birden fazla hutbe verilmiş olabilir
Ayette "vahiy" kelimesi yok. Allah unuttu mu ? Ayette "vahiy" kelimesi geçse dediğini kabul edeceğim. Ayette "ortaya çıkardı" kelimesi geçiyor. Veda Hutbesi birçok defa yapıldığının kanıtı nedir ? Bu arada o sahabeler veda hutbesini nasıl ezberlemiş ? Hepsi mi aynı yerde hata yapıp "size Kur'an yeter" bir yerde "size Kur'an ve sünneti bıraktım bir yerde "size Kur'an'ı ve ehlibeyti bıraktım" diyerek hepsi mi aynı yerde hata yapıyor ? Başka bir yerde hata yok sadece orada mı hata yapıyorlar. Ey sünni kardeşim.. SORGULA.
Ben o kelimeden bahsetmiyorum, lütfen dikkatli okuyunuz. Arapçasını da verdim ki farklı kelimelerden bahsettiğimiz belli olsun. Ayetin en sonuna geliniz: Eşi soruyor: مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ "Bunu sana kim haber verdi?" Peygamber cevap veriyor: نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ "Herşeyi Bilen ve herşeyden Haberdar olan bana bildirdi," kendisine Allah bildirmiş, bu apaçık vahiydir
Allah ortaya çıkardı. Allah nasıl ortaya çıkardı? Tabiki de eşi o hadisi yayınca ortaya çıkardı.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,063
Tepki puanı
484
Düşünce
Sünni
İbn-i Ebi’l- Hadid-i Mütezili “Şerh-i Nehc’ul- Belağa”nın 1. cildinin 358. sayfasında ve 4. ciltte, üstat ve şeyh-i imam Ebu Cafer İskafi’den şöyle naklediyor:

“Muaviye bin Ebi Süfyan, sahabe ve tabiinden bir grubu toplayıp onlardan Hz. Ali (a.s)’ı yeren hadisler uydurmalarını ve bunları halkın arasında yaymalarını istedi. Onlar da bu işle meşgul olmaya başladılar. Ebu Hureyre, Amr bin As ve Muğeyre bin Şube, Hz. Ali (a.s)’ı yeren hadisleri uyduran kimselerdendiler.”

Olayı sayfa 359’a kadar genişçe anlattıktan sonra, aynı sayfada A’maş’tan şöyle rivayet ediyor: “Ebu Hureyre, Muaviye ile beraber Kufe camisine geldi. Halkın kendisine büyük bir ilgi gösterdiğini görünce ayağa kalktı ve (Halkın dikkatini çekmek için) iki eliyle başına vurmaya başladı. Sonra şöyle dedi: “Ey Irak halkı! Benim Allah ve Peygamberinin adına yalan söyleyip cehennem ateşini satın alacağımı zannediyor musunuz? Peygamber’den duyduğum o şeyi benden duyun (yani duyduğumu size naklediyorum) Peygamber’in şöyle buyurduğunu duydum. “Her peygamberin bir haremi vardır; benim haremim de Medine’dir. Kim orada bir olay çıkarırsa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun. Allah’ı şahit tutuyorum ki, Ali Medine’de olay çıkardı.” (O, bu sözüyle, halkı Hz. Ali’ye lanet etmeye davet etti.)

Muaviye bunu (yani Ebu Hureyre’nin hem de Hz. Ali (a.s)’ın hilafet merkezinde kendisine böyle bir hizmette bulunduğunu) duyunca, onu çağırtıp hediyeler verdi ve Medine’nin valisi yaptı onu. Daha öncede bahsettiğimiz gibi Ebu Hureyre Muaviye’nin hadisçisi idi ve onun görevi Muaviye’nin sünnetine uygun hadisler uydurmaktı. Ebu Hureyre gerçekte Muaviye gibi asla Müslüman olmadı ona merdut diyebiliriz.

Ebu Hureyre’nin merdutluğuna başka delil ve Ömer’in onu kırbaçlaması.. İbn-i Esir gibi tarihçiler H.K 23. Yılın olaylarında, İbn-i Ebi’l- Hadid “Şerh-i Nehc’ul Belağa”nın (Mısır baskısı) 3. cilt 104. sayfasında ve daha başkaları şöyle naklediyorlar:

H.K 21 yılında halife Ömer Ebu Hureyre’yi Bahreyn’e vali olarak gönderdi. Ona, Ebu Hureyre kendisine mal toplayıp bir sürü at aldığı haberini verdiler. Bunun üzerine Ömer onu hicri 23 yılında görevinden aldı. Halifenin yanına gelir gelmez, halife ona: “Ey Allah’ın ve Allah’ın kitabının düşmanı, Allah’ın malını mı çalıyorsun?” diye kızdı. O da; “Asla hırsızlık yapmadım, onlar halkın bana verdiği hediyelerdi” diye cevap verdi.

İbn-i Mes’ud “Tabakat”ın 4. cildinin 90. Sayfasında, İbn-i Hacer Askalani “İsabe”de ve İbn-i Abdurabbih “Ikd’ul- Ferid”in 1. cildinde şöyle yazıyorlar:

Halife Ebu Hureyre’ye; “Ey Allah’ın düşmanı! Seni Bahreyn’e vali olarak gönderdiğimde ayağında ayakkabın bile yoktu; şimdi asil atların ve 600 bin dinarlık malın olduğunu duydum. Bunları nereden aldın?” diye sordu.

O da cevaben; “Bunlar halkın hediyeleriydi. Onları çalıştırdım, elimdekiler onlardan elde ettiğim kârlardır.” dedi. (sanırım rüşveti ebu hüreyre icat etti)

Ömer yerinden kalkıp onu o kadar kırbaçladı ki sırtından kan akmaya başladı. Sonra, Bahreyn’de biriktirdiklerinden 10 bin dinar alıp Beyt’ul- Mal’a vermelerini emretti. Ömer, sadece kendi halifeliği zamanında değil, Resulullah’ın zamanında da Ebu Hureyre’yi yere düşene kadar dövdü.

Bu olayı Müslim “Sahih”in 1. cildinin, 34. sayfasında nakletmiştir. İbn-i Ebi’l- Hadid “Şerh-i Nehc’ul Belağa”nın 1. cilt, 360. sayfasının ilk başında şöyle yazıyor:

“Ebu Cafer İskafi (Mutezli şeyhi) diyor ki; Şeyhlerimiz Ebu Hureyre’yi (akli yönden) sakıncalı bulup onun hadislerini kabul etmiyorlar. Ömer onu kamçılayarak dedi ki; “Hadis nakletmekte çok ileri gittin. Zaten sana Peygamber’in adına yalan uydurmak yakışır!”
Size Şii kaynaklarında çok uydurma hadis olduğu için delil kabul etmediğimi daha önce de yazmıştım. Maalesef aynı şeyleri tekrar yazmışsınız. Hem hadis kriterlerine göre sahih denilen hadisleri bile kabul etmiyorsunuz; hem de sizin yeterli görmediğiniz hadis kriterlerinin bile elediği hadisleri delil kabul edip hiç tanımadığınız bir insanı yalancı ilan ediyorsunuz. Bu çok büyük bir çelişki değil mi?
 
Üst