İslam'da Pedofili

Mesajlar
30
Beğeniler
21
Düşünce
Ateist
#1
Pedofili Kuran'da izin verilmiş, Muhammed ve arkadaşları tarafından pratik edilmiştir ve bugün bazı Müslümanlar şaşmaz bir rehber kabul ettikleri peygamberlerinin izinden giderek pedofili suçunu işlemeye devam ediyorlar. Bu canavarları kanunlarla küçük kızlardan korumak lazım.

İslam Kaynaklarında Pedolofili

Rivâyete göre şöyle demiştir: Ben altı yaşında bir kız iken Nebî sallallahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikâh eylemişti. (Üç sene sonra) biz Medîne`ye hicret ettik. Hâris İbn-i Hazrec oğullarının menziline indik. Müteâkıben ben, sıtmaya tutuldum. Bu cihetle saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulduktan sonra) saçım gürleşti, uzayıp omuzlarıma döküldü. Bir kere ben, arkadaşlarımla berâber salıncakta oynarken annem Ümmü Rumân bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Beni ne edeceğini bilmiyordum. Annem elimi tuttu. Tâ evin kapısı önün (e geldiğimizde ora) da beni durdurdu. Ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum. Nihâyet soluğum biraz yatıştı. Sonra annem biraz su aldı. Onunla yüzümü, başımı sıvazladı. Sonra beni eve koydu. Evde Ensâr`dan birtakım kadınlar hazır bulunyordu. Bunlar bana: - Hayır ve bereket üzere geldin, hayırlı kısmet getirdin! di(ye alkışla)dılar. Annem beni bu kadınlara teslîm etti. Bunlar da benim kılığımı, kıyâfetimi düzlediler ve Resûlullah`a teslîm ettiler. Beni hiçbir şey sıkmadı. Ancak Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i habersiz görünce sıkıldım. (Resûlullah bir sedir üzerine oturmuştu. Yanında Ensâr erkeklerinden, kadınlarından oturanlar vardı. Beni Resûlullah yanına oturttu). Ensâr kadınları beni Resûlullah`a takdîm ettiklerinde ben dokuz yaşında bir kızdım.
Kaynak: Sahihi Buhari, hadis nu: 1553

Buraya tıklayarak adamın hayız görmemiş kız çocuklarının evlendirilebileceğini sırıtarak anlatmasını izleyebilirsiniz.

Buraya tıklayarak da İslamda evlenme yaşını Araplardan dinleyebilirsiniz.

Dört mezhep imamlarının da içinde bulunduğu alimlerin büyük çoğunluğuna göre, erginlik çağına henüz girmemiş bir kız çocuğun uygun bir kimseyle evlendirilmesi caizdir.

-Gerekli evlilik yaşı konusunda belirlenen bir sınır yoktur. Evlenen kızın nikah için buluğ çağına ermesi şart değildir. Ancak cima için buluğ çağına ermesi gerekir. Fıkıh açısından teorik olarak bebek de, yüz ellilik ihtiyar da evlenebilir. Ancak evlilik hayatında problem olabilecek derecedeki yaş farklılıklarına kefâet (denklik) açısından bu konuda dikkat edilmelidir.

(1) Mevdudi
Büluğa ermediği için hayız görmeyen veya bazı nedenler dolayısıyla geç hayız gören ya da çok büyük bir istisna olup da hiç hayız görmeyen kadınlar, hayızdan kesilmiş kadınlar gibi talaktan sonra 3 ay iddet beklerler.
Kuranın bu açıklamasına göre burada “Mudhale” (kocasıyla gerdeğe girmiş) bir kadının söz konusu olduğuna dikkat edilmelidir. Çünkü eğer mübaşeret olmasaydı iddet söz konusu olmazdı. (Bkz. Ahzab: 49) Bu yüzden henüz hayız görmeye başlamamış kızların iddetinin beyan edilmesinden anlaşıldığına göre bu yaştaki kızlarla evlenmek ve kocalarının kendileriyle cinsel ilişkide bulunması caizdir. Dolayısıyla Kuranın caiz gördüğü bir davranışı hiçbir Müslümanın yasaklamaya hakkı yoktur.
- Ebu’l Al’a Mevdudi, Tefhimu’l Kuran, Talâk/4

(2) Taberi
Âyeti kerimede “Hiç adet görmeyenler de böyledir.” buyrulmaktadır. Bundan maksat küçük yaşta evlenen ve zifafa girdikten sonra boşanan kadınlardır. Bunlar adet görmedikleri için iddetleri aylarla ölçülür; bu da üç aydır. Nitekim Süddi, Katade ve Dehhak bu kısmı aynı şekilde izah etmişlerdir.
- Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Talâk/4

(3) İmam Kurtubi
“İddetleri vaktinde” buyruğu, söz konusu edilen kadınların kocaları ile gerdeğe girmiş olan kadınlar olmasını gerektirmektedir. Çünkü kendileri ile gerdeğe girilmemiş olan kadınlar yüce Allahın “Ey iman edenler! Mümin kadınları nikahlayıp sonra kendilerine dokunmadan onları boşarsanız sizin için onlar aleyhine sayacağımız bir iddet olmaz” (el-Ahzab, 33/49) buyruğu ile bu kapsamın dışına çıkarılmaktadır.
- İmam Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an, Buruç Yayınları: 17/417.
“Asla ay hali olmayanlar” ile kastedilen küçük yaştakilerdir. Bunların da iddetleri üç aydır. Buna göre haber hazfedilmiştir. Bu durumdakinin iddetinin ay hesabı ile yapılmasının sebebi bunda adetin olmayışıdır.
- İmam Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an, Buruç Yayınları: 17/437-438.

(4) Mukâtil B. Süleyman El-Horasânî
Bakara Suresinde yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
Boşanan kadınlar kendi kendilerini üç kur’ (yani, üç ay hâli) gözetlerler. (Bakara/228).
Boşanan kadınların iddeti bu şekilde idi. Ancak Yüce Allah, kocasının kendisi ile gerdeğe girmeden boşadığı kadını bundan istisna ederek Ahzâb Suresi’nde şöyle buyurmaktadır:
“Ey îmân edenler! Mümin kadınları nikahlayıp sonra kendilerine dokunmadan (yani onlarla cima etmeden) onları boşarsanız sizin için onlar aleyhine sayacağınız bir iddet yoktur. (Ahzâb/49).
Talâk sûresinde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
Hayızdan kesilmiş (yani yaşlı olduklarından dolayı artık hayız görmeyen) ve (yaşlarının küçüklüğü sebebiyle henüz) hayız görmeyen kadınlarınıza gelince -şüphelendinizse- onların iddeti üç aydır. (Talâk/4)
Görüldüğü gibi hayız görme yaşına gelmemiş ve kendisi ile gerdeğe girildikten sonra kocası tarafından boşanmış kadının durumu da aynı şekildedir; onun da iddeti üç aydır.
- Mukâtil B. Süleyman El-Horasânî, Ahkam Ayetleri Tefsiri, İşaret Yayınları, S. 217-219 – Talâk bahisleri; Kadının İddeti ve İddet Esnasındaki Sükna Hakkı

islam-pedofili.jpg

Fıkıh Kaynaklarında Pedofili

(1) Camisab Özbek, Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı
Ayrılma İddeti: Cinsi ilişkiden sonra nikahın fesh olunması veya boşanma suretiyle ayrılan kadının beklemesi lazım gelen iddettir. Eğer kadın hamile ise onun iddeti doğurması ile biter. Bu hükmün delili Talâk 4 ayetidir. Eğer hamile değilse ve hayız görüyorsa onun iddeti kocasından ayrıldıktan sonra üç defa temizlenmektir. Bunun delili Bakara/228′dir.
Eğer kadın bulûğa ermemiş veya hayızdan kesilmiş ise onun iddeti kocasından ayrıldıktan sonra üç aydır. Bunun delili Talâk/4′tür.
Cinsi ilişkisiz boşanan kadın veya nikâhı fesh olan kadının iddet beklemesi söz konusu değildir. Bunun delili Ahzab/49′dur.
- Camisab Özbek, Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı, Ravza Yayınları, (4. Cilt, 3. Bölüm), 62. Bölüm, İddet, Ayrılma İddeti

(2) İmam Nevevi
Ayrılma iddeti: Koca hayatta iken nikahın feshi veya boşama sebebi ile karısından ayrılmasına bağlı olan iddettir. Bu iddet cinsel ilişkiden sonra veya erkeğin menisini karısının rahmine akıttıktan sonra meydana gelen ayrılma ile vacib olan iddettir.
(…)
Hayız görmemiş hür olan küçük yaştaki kadın ile hayız halinden tamamen kesilmiş kadının iddeti hilâl ayı ile üç aydır.
- İmam Nevevi, Minhac, Kahraman Yayınevi, Nikah, İddet

(3) Molla Hüsrev
Küçüklükten
veya yaşlılıktan dolayı hayz görmeyen veya bulûğuna yaş ile hükmedilip hayz görmeyen hür kadın hakkında talâkta iddet üç aydır. Çünkü Allah Teâlâ ,(C.C):
“Kadınlarınız içinde ay hâli görmekten kesilenler ile henüz ay hâli görmemiş olanlarda eğer şüphe ederseniz onların îddet beklemeleri üç aydır.” buyurmuştur.
Eğer kadın cima edildi ise üç ay iddet bekler. Çünkü yukarda geçtiği vechle cimâdan önce boşanırsa iddet yoktur.
- Molla Hüsrev, Gurer ve Dürer, 2. Cilt, 3. Bölüm, İddet Babı

(4) İbn Rüşd
İddetin (Boşanmada Bekleme Süresinin) Çeşitleri:
Kadın ya hürdür, ya cariyedir. Bunlardan her biri de boşandığı zaman ya kendisiyle gerdeğe girilmiş ya girilmemiştir. Eğer kendisiyle gerdeğe girilmemiş ise bu kadının iddeti yoktur; boşanır boşanmaz evlenebilir. Zira Cenâb-ı Hak “Ey iman etmiş olanlar.. Mümin kadınlarla evlendikten sonra onlarla temas etmeden onları boşadığımzda onların size iddet saymasına lüzum yoktur” buyurmuştur. Eğer kendisiyle gerdeğe girilmiş ise o zaman bu kadın ya adet gören, ya da görmeyen kadınlardandır. Adet görmeyen kadınlar da ya küçüktürler, ya da yaşlı oldukları için artık âdetten kesilmişlerdir. Adet görenler de ya gebedirler, ya normal âdetleri devam eder, ya herhangi bir sebeble kanları kesilmiştir, ya da müstehazedirier.
- İbn Rüşd Kadı Ebu’l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-
Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 3/75 – Talak, İddetin Çeşitleri

Son olarak bu kadar kaynak vermemize rağmen, itiraz eden Müslümanlar olacaktır. İtiraz edenlere direk Kurandan ispat verelim:
Talak/4: Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
 
Mesajlar
32
Beğeniler
19
Düşünce
Agnostik
#2
Küçük kız çocuklarını alıp evleniyorlar. Daha çocuk bunlar be. İğrenç bir durum. Ama şaşırmamak lazım. Peygamberleride Aişetle 6 yaşında evlenmiş, 9 yaşında da cinsel ilişkide bulunmuş. Ee peygamber yaparsa ümmet hayli hayli yapar. Şaşırmamak lazım herhalde. Bu din böyle.
 
Mesajlar
79
Beğeniler
107
Düşünce
Ateist
#3
Atatürk'ün çocuk esirgeme kurumu gibi kurumsal bir uygulama yapması uygun olabilecekken ve örnek olarak herkes Muhammed'i taklit ediyorken, o gidip de Ebu Bekir'in 9 yaşındaki kızıyla gerdeğe girmemeliydi. Araplarda güçlü taraf her zaman zayıf taraftan alıcı olmuştur, bu evlilik akitlerinde de böyledir. Muhammed çocuk esirgeme kurumunu kursaydı dünyada ilk olarak, çocuklar için inanılmaz seviyede faydası olacaktı. Bugüne kadar gördüğümüz taşlanarak ölen kadınlar ve çocuklar halen yaşıyor olabilirlerdi örneğin.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:
Mesajlar
32
Beğeniler
19
Düşünce
Agnostik
#4
Atatürk'ün çocuk esirgeme kurumu gibi kurumsal bir uygulama yapması uygun olabilecekken ve örnek olarak herkes Muhammed'i taklit ediyorken, o gidip de Ebu Bekir'in 9 yaşındaki kızıyla gerdeğe girmemeliydi. Araplarda güçlü taraf her zaman zayıf taraftan alıcı olmuştur, bu evlilik akitlerinde de böyledir. Muhammed çocuk esirgeme kurumunu kursaydı dünyada ilk olarak, çocuklar için inanılmaz seviyede faydası olacaktı. Bugüne kadar gördüğümüz taşlanarak ölen kadınlar ve çocuklar halen yaşıyor olabilirlerdi örneğin.
Birde gözlerini kapatıp normalmiş gibi davranmıyorlarmı :@
 
Mesajlar
66
Beğeniler
15
Düşünce
Sünni
#5
Dinsizin bir karısı vardır. Bir de sürüyle metresi vardır. Ama kimse onlardan bahsetmez nedense.
 

RedOneTheDiver

☆☆☆
Üye
Mesajlar
335
Beğeniler
146
Düşünce
Agnostik
#14
Hac 46
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.
 

RedOneTheDiver

☆☆☆
Üye
Mesajlar
335
Beğeniler
146
Düşünce
Agnostik
#16
Hacı sen yanlış organı kullanıyorsun. Kalp ile düşünmen lazım. Kitabın öyle diyor. Ha bu kitapta 132 kez kalp der bir kez beyin demez hiç merak ettin mi acaba neden?
 

NickelBack

☆☆
Üye
Mesajlar
141
Beğeniler
144
Düşünce
Agnostik
#18
1400 yıl önceki kullanılan Arapça dan bahsediyoruz değil mi, Kuran daki kalp çoğunlukla mecazi anlamdadır, bir kaç ayette direkt anlamıyla geçer evet
Araf suresi 179. ayet: ''Onların kalbleri vardır ama anlamazlar; gözleri vardır ama görmezler; kulakları vardır ama işitmezler.'' kalb olarak geçen kelime akletme, idrak yerine kullanıyordu yani o zamanlarda beyni bile bilmiş olsalar adına kalb denilebilirdi birçok yerinde "siz daha anlayasınız diye Kuran bu şekilde indirildi, hala düşünmez misiniz ?" der.. ne diyeceklerdi yahu merkezi sinir sisteminin bir parçası olan beynin işlevinin vücut ve zihin fonksiyonlarının çoğunluğunu düzenleyerek düşünün falan mı :D bizim Arabistanlı yamyamlarımız da bunu anlayacaklardı ya şimdi ki zamanda da anlayabilmen için bu kalp/kalb kelimesini hem idrak(o zamanlar için) hem de bolca mecazi anlamda yer vermiş(şimdiki zaman için) bu sunnilerin de işleri çok zor gerçekten sürekli hor görme küçümseme ve aptal/mantıksız insan yerine konuluyorsunuz değil mi? çok derin bilginiz de olmadığı için çok mantıklı cevaplar veremiyorsunuz haliyle din de buna çok musaade etmiyor açıkcası ama bilmiyorlar ki genel olarak en mantıklısını siz yapıyorsunuz çünkü Tanrı ya var ya da yok değil mi ? % 50 şansımız var en nihayetinde İnanlar: Tanrı var ise sorun yok zaten Tanrı yoksa bütün yaptıkları inandıkları boşa gider en fazla, ama inanmayanlar Tanrı varsa b.k u yedi demektir:D o yüzden mantık mantık mantık diyorsunuz ya mantıklı olun arkadaşlar bu kadar sert konuşmayın ne olursa olsun anlayabildiğimiz Tanrı Tanrı değildir ztn hep soru işaretleri vardır
Ayrıca Einstein (ateist ve deist olup olmadığı hala tartışılan üstadımız) dan bir sözle kapatmak istiyorum " dinsiz bilim topal, bilimsiz din kördür"
Nerden bakarsanız bakın her zaman bardağın bir yarısı dolu bir yarısı boştur o yüzden yok 4 kadın almakmış yok hadislermiş yok kalp miş aman beyin miş niye yokmuş varmış çok düşünmeyin çünkü herkes kendi açısından cevaplar bulacaktır elbet en azından şimdilik benim gibi objektif agnostik olun tavsiye edilir (nacizane..)
 

RedOneTheDiver

☆☆☆
Üye
Mesajlar
335
Beğeniler
146
Düşünce
Agnostik
#19
elbet en azından şimdilik benim gibi objektif agnostik olun tavsiye edilir (nacizane
Sen agnostisizmi yanlış anlamışsın. Agnostisizm bu değil. Adamlar kendilerinin tek hakikat olduğunu ve üstün ahlak olduklarını iddia ediyor, biz de objektif mantıklı bir açıklama istiyoruz. Gnostik ateizm ile agnostik ateizmin farkı budur dostum. (Herkesin tercihi kendini ilgilendirir) Gnostik ateizm reddeder, agnostik ateizm "hele bir anlat bakalım sen ne diyorsun, senin derdin neymiş" der. Elbette yeryüzündeki her saçmalığın kendince mantıklı açıklaması vardır. Hitler Almanları bir günde manyak edip, milyonlarca insanı öldürmedi. Ama sübjektif doğrular objektif hakikatler hiç değildir.

Araf suresi 179. ayet: ''Onların kalbleri vardır ama anlamazlar; gözleri vardır ama görmezler; kulakları vardır ama işitmezler.''
Kuran'da ve o dönemde neden kalp var ama beyin yok sorusunun en güzel cevabı mısır mumyaların beyni boşaltılırdı çünkü işe yaramaz görülürdü. Son nefes ile ruh bedenden çıkar ve kalp dururdu derlerdi. Onlara göre ruh kalpteydi ve ruh gittiği için kalp duruyordu. Zümer Suresi, 6. ayet: Sizi tek bir nefisten yarattı, sonra ondan kendi eşini var etti ve sizin için davarlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra (bir başka) yaratılışa (dönüştürüp) yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur, mülk O'nundur. O'ndan başka İlah yoktur. Buna rağmen nasıl çevriliyorsunuz?
8 davar nedir? Ha bir de sekiz davar hiç merak ettin mi?
bir de semayı taşıyan sekiz melek…
peki bunu hiç duydun mu? İstersek her türlü saçmalığı uydururuz. Ne olacak gökten geliyor dedin mi tamamdır.
 

NickelBack

☆☆
Üye
Mesajlar
141
Beğeniler
144
Düşünce
Agnostik
#20
Elbette yeryüzündeki her saçmalığın kendince mantıklı açıklaması vardır.
Bak hem fikir olacak bir konu buldum 2 agnostik olarak hiç uyuşmasaydık olmazdı zaten, işte o saçmalık dediğin şeyler bazıları için mantıklı olabiliyor değil mi? "mantık" kavramını tartışırsak da işin içinden çıkamayız kime neye göre mantıklı bilimsel deneylere göre, tümevarıma göre mi ki tüm bilimsel olarak kabul edilmiş şeyler ispatlanmamıştır, hiçbir şey tam anlamıyla ispatlanamaz sadece tümevarımdan bu sonucu çıkarırsın "her seferinde her yerde kalemi attığında yere düşer" yer çekimi kanunu bunu açıklamıştır, ama her seferinde ve dünyanın her yerinde her an kalemi yere atamazsın bunu deneyleyemezsin yani ama böyle bir çıkarım oluşur bütün deneyler bu şekildedir. Diyeceksin tabi din olgularının mantıkla hiçbir alakası yok bir çoğunda haklısın evet mantık almıyor alamıyor anlayamıyoruz ama inan bir o kadar da tesadüfler kuramını mantığım almıyor inan aynı ölçüde çakışıyorum deli gibi okuyorum ama hayır olamaz ya bu kadar tesadüf olamaz diyorum dersem eğer o saçma sapan din adı altında uydurup inanıp yaşadıkları yobazlardan hiçbir farkımın olmadığını hissediyorum ikisi de aynı mantıksızlıkla kafamı deliyor.
 
Üst Alt