İsrail (Asur) ve Yahudi (Babil) sürgünleri ve Nasturiler

Ahlaksız

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
687
Tepki puanı
422
Düşünce
Ateist
M.Ö.935 veya 922 yılında başkenti Samiriye (Samarra) olan İsrail krallığı ve başkenti Kudüs olan Yahuda krallığı kurulmuştur..
israil ve yahuda krallıkları.png

M.Ö.722 yılında Asur kralı 2.Sargon İsrail krallığını fethedip 27.280 veya 30.000 kişiyi esir olarak başkentleri Ninova'ya götürmüştür..Bu kişilerin imparatorluğun ücra köşelerine sürüldüğü de belirtilir..Ninova'nın 100.000 civarında nüfusunun olduğu düşünülürse,esirlerin çoğunluğunun başkent Ninova'ya götürüldüğü söylemi daha doğru kabul edilebilir..
Asur sürgünü.jpg

Asur sürgünü 2.jpg


M.Ö.701 yılında Asur kralı Sanherib güneydeki Yahuda krallığını işgal etmiş ama tam bir başarı sağlayamadan 2000 veya 200.150 esirle ülkesine geri dönmüştür..Sanherib'e ait bir kitabede 48 şehirden 200.150 kişinin esir alındığı yazar..Yani,Yahuda krallığının başkenti Kudüs haricinde,47 şehirden daha esir alınmıştır..Haliyle verilen bu rakamlardan 2000 daha doğru gibi gözükür..Asur imparatorluğunun yaklaşık 20 sene içinde İsrail ve Yahuda krallıklarına yaptıkları seferlerde,toplam 30.000 civarında kişiyi,özellikle başkentleri Ninova'ya esir olarak götürdüklerini söyleyebiliriz..

M.Ö.587 veya 586 yılında bu seferde Babil kralı Nebukadnezar,Yahuda krallığını fethetmiş,Kudüs'ü ve tapınağı yıkmış,832 veya 4600 veya 10.000 veya 11.600 veya 20.000 kişiyi imparatorluğun başkenti Babil ve çevresine yerleştirmiştir..
Babil Sürgünü.jpg

Babil sürgünü 2.jpg

M.Ö.701 yılında Kudüs'e Asurluların yaptığı seferde,Kudüs yıkılamadığı halde 2000 civarında esir alındığı hesap edilir ve Babil'lilerin 115 yıl sonra Kudüs'ü tam anlamıyla yıktıkları düşünülürse,Babillilerin Kudüs'ten aldıkları esir sayısının 10.000 civarında olduğu söylenebilir..Babil şehrinin 200.000 civarında bir nüfusunun olduğu da dikkate alınmalıdır..136 yıl içerisinde Asurlular ve Babilliler,İsrail krallığının başkenti Samiriye ve Yahuda krallığının başkenti Kudüs'ten toplamda 40.000 kişiyi esir ederek başkentlerine götürmüşler..

M.Ö.538 veya 537 yılında sürgün edilenlerin evlerine geri dönebilecekleri söylense de,bu sürgündeki kişilerin çoğunun dönmediği söylenir ama ilginç bir şekilde eski ahit,42.360 kişinin sürgünden döndüğünü söyler ki,bu rakam,benim tespit ettiğim 40.000 rakamı ile uyuşur..!

Yalnız M.Ö.538'de Sirus veya Keyhüsrev veya Kuroş veya 2.Kyros'un(hepsi aynı kişidir),Babil'deki yahudilerin Kudüs'e dönmelerine izin verdiği belirtilir ama Ninova'daki İsraillilerin geri dönmelerine izin verildiğine dair bir bilgi yok..Babil'de 10.000 civarında yahudinin olabileceğini belirtmiştim..Bu 10.000 yahudi,50 yıl sonra eski ahite göre 42.360 yahudi olmuş..Eski ahit geri dönenlerin nereden döndüğünü de belirtmiyor..Yani Asurlularca Ninova'ya sürülen 30.000 kişiden bahseden yok..Eski ahite göre Babil'de 50 yıl içinde,yahudiler 10.000 rakamından 42.360 rakamına geldilerse;o halde Ninova'daki 30.000 kişi de 50 yıl içinde 120.000 rakamını bulmalıdır..Yani eski ahitin verdiği rakam çok abartı..
Bence,birkaç 1000 kişi Kudüs'e dönmüştür..

1-Sürgün edilenlerin yaşadıkları yerde asimile oldukları,o bölgenin dinlerini benimsedikleri söylenir..
2-Kudüs'te yahudilerin hac yapabilecekleri bir tapınak yok..Tapınağın yıkılması,yahudilerin Kudüs'e ve tapınağa verdikleri anlamın değişmesine neden olmuştur..Bir takım yahudilerin geri dönmeleri için bir neden kalmamıştır..
3-Yahudilerin Kudüs'e dönmelerine izin verilmesinden 23 yıl sonra,Kudüs'e ikinci tapınak yapılmış..Bu da binlerce yahudinin geri döndüğünü,bu Yahudilerin Kudüs'e ve tapınağa verdiği anlamın değişmediğini gösterir..
4-Yahudilerin ve İsraillilerin sürgün edildikleri yerler,çok verimli topraklar..Bu insanların hepsinin olduğu gibi tam bir kargaşanın yaşandığı Kudüs'e dönmeleri rasyonel değil..
5-Sürgün sırasında hayatta olmayanlar ve çocuk olanlar,538'deki sürgün bitiminde yetişkin durumundalar..Yani aradan bir nesil geçmiş..Kudüs'ü,tapınağı hiç bilmeyenler veya hatırlamayanlar,bu kadar verimli topraklardan ayrılmak istemeyeceklerdir..

NASTURİLER

M.Ö.722 ve 701 yıllarında Asur imparatorluğunun İsrail krallığından esir olarak getirdiği 30.000 kişi büyük ve küçük Zap nehirleri arasında,bugün Erbil isimli şehrin bulunduğu Adiabene bölgesinde yaşamışlar..Burası Asur imparatorluğunun başkenti Ninova'ya yakın bir yer..Buradaki esirlerin ''İsrail'in kayıp 10 kabilesi'' olduğu,İsrail'in kayıp 10 kabilesinin de bu bölgede yaşayan NASTURİLER olduğu söylenir..Nasturiler veya doğu Asur kilisesi mensupları,kendilerini ''beni israil'' yani ''İsrailoğulları'' diye takdim ediyorlar,Ninova'lı Asurların soyundan geldiklerini söylüyorlar,Süryani yerine Asurlu adını benimsiyorlar..!

Buradan,İsrail'den sürgün edilen 30.000 İsraillinin topraklarına geri dönmediği sonucunu çıkarabiliriz..Zaten buradaki 10 kabilenin kaybolduğu,Babil'den dönen iki kabile ile yahudilerin varlığını devam ettirdiği söylenir ama gördüğünüz gibi kimsenin kaybolmadığı ortada..Buradaki İsraillilerin zamanla hristiyanlaştığı da ortada..Yani bu nasturi denilen insanlar,yahudi asıllı hristiyanlar..

Bu bölgede M.Ö.1.yüzyılda kürtler tarafından Adiabene isminde bir yahudi devletinin kurulduğu belirtilir..M.S.100 yılında Adiabene'de,İsa'nın 70 havarisinden birisi olarak gösterilen Tadeus'un bulunduğu da belirtilir..Bu bölge insanı hristiyanlığa dönse de,yine de yahudiliğini muhafaza edenlerin varlığından haberdarız..M.S.6.yüzyıla ait bir haritada,Erbil'in olduğu noktada bir yahudi merkezi gösterilir..

Kaynaklar;

İslam ve yahudi mezhepleri-Yaşar Kutluay
Kudüs tapınağı-Simon goldhill
Ninova'nın yakarışı-Surma hanım
Tanrı'nın tarihi-Karen Armstrong
İslam'ın ortaya çıktığı dönemde arap yarımadasında hristiyanlık-Zekiye Sönmez
Kitabı mukaddesi kim yazdı?-Richard Elliott Friedman
Suriye ve Filistin-Şemseddin Günaltay
Antik İsrail'in inancı ve tarihi-George E.Mendenhall
Antik yakındoğu-Umberto Eco
Nasturiler ve kayıp kabileler-Asahel Grant
İlkçağ tarihi-V.Diakov,S.Kovalev
Doğu hristiyanlığı tarihi-Aziz S.Atiya
Eski ahit
Wikipedia/Adiabene
 

Tiglath

☆☆☆
Üye
Mesajlar
306
Tepki puanı
131
Düşünce
Ateist
Bu Nasturiler kuranda bahsedilen Nasara olabilir mi?
 

Ahlaksız

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
687
Tepki puanı
422
Düşünce
Ateist
Bu Nasturiler kuranda bahsedilen Nasara olabilir mi?
Sn.tiglath;çok çok karışık bir konu var karşımızda..Bir kere Kuran'ın ne dediğini net/kesin bir şekilde bilemiyoruz..Hem meallerin doğru olmaması,hem de Kuran'da çelişkili ifadelerin olması,içinden çıkılamayacak bir duruma sokuyor bizi..

Nasturiler kendilerini Nasara-Nasıra-Nasıriye olarak görüyorlar..Kendi kendilerine Nasturi-Nesturi demiyorlar..
Kuran havarilerin,yani ensarın müslümanlar olduğunu belirtiyor..
Nasara kelimesinin önüne bir elif koyunca,karşınıza Müslüman ''Ensar'' kelimesi çıkar..O zaman İsa'nın havarileri/ensar,müslüman Nasturi'ler mi oluyor?

Kuran nasaralıların iman edenlerden olduğunu belirtiyor ama aynı Kuran nasaralıların dost edilmemesi gerektiğini de belirtiyor..Ayrıca iman edenlere en yakın olanların nasaralılar olduğu da belirtiliyor..
Yani bir yere varmak zor..

Sabiiler de kendilerini Nasara olarak görüyorlar ama Kuran nasaraları ve sabiileri ayrı ayrı değerlendirmiş..
Ebiyonitler de kendilerini Nasara olarak lanse etmişler..

Hanif konusu da var..Bakara 67'de ''İbrahim nasara değildi,hanif bir müslimdi'' denir..Yani Kuran bu seferde nasarani/nasara olmayı değil de,hanif müslim olmayı tembihler..Bu ayette üzerine basılan kelime müslimdir ve biz müslim kelimesinin İsa'nın havarileri için kullanıldığını biliyoruz..Yani müslim=Nasara deriz ama bakara 67'de müslim kelimesi nasara kelimesinin karşısına konulmuş durumda..
Ben zaten bu konuyu araştırıyorum:dy:
 

Entropyy22

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,600
Tepki puanı
784
Düşünce
Ateist
Bu Nasturiler kuranda bahsedilen Nasara olabilir mi?
Sevgili @Tiglath

Bu konuda birkaç bilgi paylaşalım.

Kuran’ın genelinde Ehli Kitap kullanılırken, bir kaç yerde Nasara ifadesi geçer (genelde Yahudiler ile birlikte anılıyorlar)

Her ne kadar islam alimleri günümüze kadar bu grubu “Hristiyanlar” olarak tanımlamış olsa da, bu durum kuran’ın genel akışına ters düşen bir görüntü oluşturuyor. Neden ilk dönem surelerinde Nasara ifadesi hiç kullanılmamış? Hz İsa, Hz Meryem’i bir çok yerde anan Kuran, İncil ve Nasara kavramlarına neden çok nadir değinmiş? Bu konuda en çok şüphe uyandıran ayetlerden biri (Maide-82) Kuran, Yahudi ve şirk koşanlara kızarken, şöyle bir ifade kullanıyor. Onlar arasında “biz Nasarayız diyenler”, sevgi bakımından iman edenlere en yakındırlar “Bu durumda Nasara ya şirk koşanlar ya da bir Yahudi mezhebi.

Tarihte, Mekke’de böyle karma bir mezhep yaşamadığı için , İslam alimleri çaresizce, bunların Hristiyanlar olduklarını düşünmüş. Peki ya Lut bölgesinde? Orda, böyle karma bir grup var mıydı ? İsa peygambere inanan, kendilerine Kitap (Aramice İncil) geldiğine inanan, Yahudi bir mezhep?

Ve bingo.

Evet bir yahudi mezhebi varmış.

Ve nerede yaşıyorlarmış ? Ürdün ve Halep bölgesi !


1575736140004.png
1575736182870.png

1575736197414.png

1575736275773.png





Ve Nasaralar, Hz İsa’nın kendisine Aramice bir Kitap geldiğine de inanıyorlarmış. Sanırım, yine Kuran’ın son döneminde kullanılmaya başlanan İncil de bunların Aramice Kitabı olsa gerek. Bu şekilde, Ali İmran-48 ve bir çok ayet daha anlamlı oluyor.





1575736410972.png



Ve son birşey daha ekleyelim. Tarihi belgede, Nasara (Nasaren) için Hz İsa’ya inanan Yahudiler deniyor ...



1575736457230.png
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Tiglath

☆☆☆
Üye
Mesajlar
306
Tepki puanı
131
Düşünce
Ateist
Sevgili @Entropyy22

Çok doğru bilgiler..Tebrik ediyorum.
İncil’in bu yahudi- hristiyan mezhebinin kitabı olduğu tespitiniz çok çarpıcı..
 

Ahlaksız

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
687
Tepki puanı
422
Düşünce
Ateist
Kuran’ın genelinde Ehli Kitap kullanılırken, bir kaç yerde Nasara ifadesi geçer (genelde Yahudiler ile birlikte anılıyorlar)

Her ne kadar islam alimleri günümüze kadar bu grubu “Hristiyanlar” olarak tanımlamış olsa da, bu durum kuran’ın genel akışına ters düşen bir görüntü oluşturuyor. Neden ilk dönem surelerinde Nasara ifadesi hiç kullanılmamış? Hz İsa, Hz Meryem’i bir çok yerde anan Kuran, İncil ve Nasara kavramlarına neden çok nadir değinmiş? Bu konuda en çok şüphe uyandıran ayetlerden biri (Maide-82) Kuran, Yahudi ve şirk koşanlara kızarken, şöyle bir ifade kullanıyor. Onlar arasında “biz Nasarayız diyenler”, sevgi bakımından iman edenlere en yakındırlar “Bu durumda Nasara ya şirk koşanlar ya da bir Yahudi mezhebi.

Tarihte, Mekke’de böyle karma bir mezhep yaşamadığı için , İslam alimleri çaresizce, bunların Hristiyanlar olduklarını düşünmüş. Peki ya Lut bölgesinde? Orda, böyle karma bir grup var mıydı ? İsa peygambere inanan, kendilerine Kitap (Aramice İncil) geldiğine inanan, Yahudi bir mezhep?

Ve bingo.

Evet bir yahudi mezhebi varmış.

Ve nerede yaşıyorlarmış ? Ürdün ve Halep bölgesi !

Ve Nasaralar, Hz İsa’nın kendisine Aramice bir Kitap geldiğine de inanıyorlarmış. Sanırım, yine Kuran’ın son döneminde kullanılmaya başlanan İncil de bunların Aramice Kitabı olsa gerek. Bu şekilde, Ali İmran-48 ve bir çok ayet daha anlamlı oluyor.

Ve son birşey daha ekleyelim. Tarihi belgede, Nasara (Nasaren) için Hz İsa’ya inanan Yahudiler deniyor ..
Sevgili Entropyy22;Kuran'da 219 ayette Hristiyanlardan bahsedildiği,14 yerde nasara 1 yerde de Nasrani kelimesinin kullanıldığı söylenir..

Maide 82'de Nasaralılar övülür ama mesela Maide 51'de Nasaralıları evliya/dost edinmeyin denir..Çelişki var burada..
Kuran nasara kavramını Yahudi mezhebi olarak görmüyor..Çünkü Yahudi kavramı ile beraber bu kavram kullanılıyor..İman edenler Yahudiler ve nasaralar dendiği gibi,bu iki farklı inançtaki insanların evliya/dost edinilmemesini de söylüyor..
Müslümanların Hristiyanlar,yani ensar,yani İsa'nın havarileri olduğunu Kuran söylüyor..Eğer Müslümanlar nasaralılarsa,o zaman Kuran bu nasara kavramını neden çelişkili bir şekilde lanse ediyor?Bunu anlamak zor..
Bir yerde nasaralıların iman edenler olduğu söyleniyor,bir yerde de iman edenlere sevgi bakımından en yakın olanların nasaralar olduğu söyleniyor..Nasaralıların iman ettiğini anladık,nasaralıların Müslümanlar olduğunu da anladık..Tamam da o zaman niye nasaralıların iman edenlere yakın bir topluluk olduğu söyleniyor?İfade böyle olunca,''o zaman bu iman edenler kim?'' sorusu ortaya çıkar..Kuran'ın hitap ettiği kesimin nasaralılar olmadığı sonucu doğar..
Diğer yandan Kuran KES/YAPIŞTIR tarzında derlendiği için,kimin kime ne ifade ettiğini anlamakta güç..

Bahsettiğiniz nasara,aslında kabul edilen bir yahudi mezhebi değildir..Bu insanlar yahudi asıllı heterodokslardır..Aşırı muhafazakar veya ultra Ortodoks diyelim..
Kelime de nasıralı-nazıriler-nasuralar-nasuraizm-nasurai-nazaritler-nazarenler olarak kullanılır..Nasturi dediğimiz hristiyanların,bu Yahudi akımının devamı olmasını düşünebiliriz..Bu yahudiler içki içmiyorlar,saçlarını kesmiyorlar,kurban kesmiyorlar,yahudiliğin kitaplarının bozulmuş olduğunu filan söylüyorlar..
Bu insanlar İsa'dan önce yaşamışlar..İsa mitinin buralardan kaynaklandığı ortada..Aynı zamanda Vaftizci Yahya'nın da bir nazıri olduğu söylenir..Buraları iyice kavrayıp,Bağdat'a gitmemiz,oradan İslam'a bir kurgu yapmamız lazım..:dy:
Bağdat'ta Nasturiler hakimler..''Yazıcı'' denilen insanların nerdeyse tamamı Nasturi..Kuran'ı ortaya çıkaranlar bu insanlar..Bu Nasturiler İsa'yı insan olarak kabul eden heretikler..
Diyelim ki,Kuran'ı Nasturi heretik hristiyanlar yazdı..Kuran'ın hitap ettiği kişiler de bunlar..Tamam da bu insanların arasında da farklı görüşte olanlar var..!
Bir dinin içinde kabul edilmeyen bir fırkanın içindeki bir fırkadan bahsediyorum..Kara delik burası..!

Sabii konusu da önemli..Gerçek sabiiler,sahte sabiiler filan var..Sabiilerin nasara/nasturi olduğu da söyleniyor..Sabiilerin,bu bahsettiğimiz İsa'dan önce yaşayan yahudi heterodokslar olduğu da söyleniyor..Haliyle bir kurgu yaparsak,Sabiilerin Müslümanlar olduğunu da söyleyebiliriz..
Diğer taraftan Kuran sabiileri de Yahudiler gibi kendi dışında bir grup gibi lanse etmiştir..
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
6,584
Tepki puanı
421
Düşünce
Sünni
Yazdıklarınızı okuyunca çok güldüm:)
Müslüman olmayanların yazdığı, 6 ve 7. Yüzyıllara ait, içinde Hz Muhammed’den bahsedilen en az 10 farklı kaynağı görmezden gelip, Hz Muhammed’in olmadığı, tarihi gerçeklere ters kurgular yapmaya kalkarsanız işin içinden tabii ki çıkamazsınız.
Nasara yardım etmek demektir. Hz İsa Allah’ın yardımcıları kimdir diye sorunca, havariler biz ensarullahız demişlerdir.
Mekke’den Medine’ye hicret edenlere yardım edenlere de Ensar denilir.
Hz Adem’den beri bütün peygamberler bazı detay hükümler hariç getirdikleri din İslam’dır. Bu yüzden önceki ümmetlere de Müslüman denir. Nasrani Hristiyan demektir. Hristiyan da İsevi demektir. Hz İsa’nın getirdiği hak din İslama iman eden Nasara/Hristiyanlar kurtuluş ehli iken, Hz Peygamberi reddedip tahrif olmuş Hristiyanlığa devam edenler artık Müslümanlardan ayrı kategoride değerlendiriliyor.
Dost edinmeme meselesi de insani ilişkilerin yasaklanması değil, Müslümanlar aleyhinde ittifak kurulmaması demektir. Çünkü Hz Peygamber Müslüman olmayanlarla da her türlü insani ilişkisini devam ettirmiştir.

Bu bakış açısı haricinde işin içinden çıkamazsınız. Çünkü tarihi hakikatlere ters yorumlarınız, başka bilgilerle hep çelişir
 
Üst