Kabe'yi Çekirgeler ve Hamam Böcekleri Bastı

Kemal

☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
403
Tepki puanı
258
Düşünce
Agnostik
Duyan var mı bilmiyorum bugünlerde kabe yi çekirgeler ve hamam böcekleri basmış. Çekirgeler ve hamam böcekleri o kadar çok sayıdaymışki ibadetler iptal edilmiş. Kabeyi koruduğunu söyleyen allah tan tık yok. Allah kabeyi bir kere daha koruyamadı. Araplar kabeyi allah ın yardımıyla değil batının ürettiği ilaçlarla temizlemeye çalışıyorlar şimdi. Şürekli batıya kızarlar ama onların ürettiği ilaçlar olmasa kabe yi bile temizleyemezler. Ne kadar tuhaf değil mi?


 

8-BitOyun

Üye
Mesajlar
117
Tepki puanı
24
Düşünce
Sünni
Aklıma Musa'nın hikayesi geldi. Firavuna çekirge istilası geliyordu. Şimdi sıra Kabe'ye geldi. Allah'ın 2. başarısızlığı. (yada bundan daha fazla başarısızlık olabilir diye düşünüyorum)
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,143
Tepki puanı
280
Düşünce
Sünni
"Biz de kudretimizin ayrı ayrı alâmetleri olmak üzere başlarına tufan, çekirge, haşereler, kurbağalar ve kan gönderdik, yine inad edip direndiler ve çok mücrim (suçlu) bir kavim oldular." (A'râf Sûresi, 133) :D. Arabistan gibi İslam'ın yüz karası bir ülkeye..
 

Kemal

☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
403
Tepki puanı
258
Düşünce
Agnostik
Hani biz Kâbe'yi insanlara vaktiyle bir sevap mahalli ve emin bir sığınak yapmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den namaz kılacak bir yer edinin. (Bakara, 2/125)
 

8-BitOyun

Üye
Mesajlar
117
Tepki puanı
24
Düşünce
Sünni
"Biz de kudretimizin ayrı ayrı alâmetleri olmak üzere başlarına tufan, çekirge, haşereler, kurbağalar ve kan gönderdik, yine inad edip direndiler ve çok mücrim (suçlu) bir kavim oldular." (A'râf Sûresi, 133) :D. Arabistan gibi İslam'ın yüz karası bir ülkeye..
Ankebût / 67 (Mekkî 85)
Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsi bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hala batıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?
 

8-BitOyun

Üye
Mesajlar
117
Tepki puanı
24
Düşünce
Sünni
@NoTThingLosE

Rûm / 2 (Mekkî 84)
2, 3, 4, 5. Rumlar, (Arapların bulunduğu bölgeye) en yakın bir yerde yenilgiye uğradılar. Halbuki onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Eninde sonunda emir Allah'ındır. O gün müminler de Allah'ın yardımıyla sevineceklerdir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok esirgeyicidir.

Âl-i İmrân / 31 (Medenî 89)
(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Nisâ / 129 (Medenî 92)
Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz; bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Nisâ / 152 (Medenî 92)
Allah'a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara (gelince) işte Allah onlara bir gün mükafatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Mâide / 34 (Medenî 112)
Ancak, siz kendilerini yenip ele geçirmeden önce tevbe edenler müstesna; biliniz ki Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Mâide / 39 (Medenî 112)
Kim (bu) haksız davranışından sonra tevbe eder ve durumunu düzeltirse şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,143
Tepki puanı
280
Düşünce
Sünni
@NoTThingLosE

Rûm / 2 (Mekkî 84)
2, 3, 4, 5. Rumlar, (Arapların bulunduğu bölgeye) en yakın bir yerde yenilgiye uğradılar. Halbuki onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Eninde sonunda emir Allah'ındır. O gün müminler de Allah'ın yardımıyla sevineceklerdir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok esirgeyicidir.

Âl-i İmrân / 31 (Medenî 89)
(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Nisâ / 129 (Medenî 92)
Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz; bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Nisâ / 152 (Medenî 92)
Allah'a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara (gelince) işte Allah onlara bir gün mükafatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Mâide / 34 (Medenî 112)
Ancak, siz kendilerini yenip ele geçirmeden önce tevbe edenler müstesna; biliniz ki Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Mâide / 39 (Medenî 112)
Kim (bu) haksız davranışından sonra tevbe eder ve durumunu düzeltirse şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Ne güzel ayetler atmışsın işte :).
Hani biz Kâbe'yi insanlara vaktiyle bir sevap mahalli ve emin bir sığınak yapmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den namaz kılacak bir yer edinin. (Bakara, 2/125)
Tamam dostum işte ne güzel yazmışsınız. Hala Kabe kuşatılamamış. Bundan ala sığınak mı var :). Çekirge olayını da ben attığım ayet'e dayandırıyorum. Arabistan'ın bişeylerin farkına varması lazım.
 

8-BitOyun

Üye
Mesajlar
117
Tepki puanı
24
Düşünce
Sünni
Hani biz Kâbe'yi insanlara vaktiyle bir sevap mahalli ve emin bir sığınak yapmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den namaz kılacak bir yer edinin. (Bakara, 2/125)
@Kemal

A’râf / 133 (Mekkî 39)
Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirge, haşere, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de büyüklük tasladılar ve günahkar bir kavim oldular.

Bakara / 125 (Medenî 87)
Biz, Beyt'i (Kabe'yi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın). İbrahim ve İsmail'e: Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evim'i temiz tutun, diye emretmiştik.
 

Nihat

Üye
Mesajlar
17
Tepki puanı
20
Düşünce
Ateist
"Biz de kudretimizin ayrı ayrı alâmetleri olmak üzere başlarına tufan, çekirge, haşereler, kurbağalar ve kan gönderdik, yine inad edip direndiler ve çok mücrim (suçlu) bir kavim oldular." (A'râf Sûresi, 133) :D. Arabistan gibi İslam'ın yüz karası bir ülkeye..
Vaaayy, Allah çekirgeleri yolluyor suçlu kavime. Çekirgeler Allah'a yardımcı olurken peygamber ne diyor bakalım.

3886 - Rezin rahimehullah Hz. Cabir radıyallahu anh'tan naklediyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm çekirgelere beddua etti ve dedi ki:

"Allah'ım! Çekirgeleri helak et, büyüklerini öldür, küçüklerini helak et, nesillerini kes, ağızlarını geçimliğimiz ve rızkımızdan (uzak) tut. Sen duaları işitensin." (Orada bulunan) bir adam:

"Ey Allah'ın Resûlü! Çekirgelere nasıl böyle beddua ediyorsunuz, onlar ki Allah'ın ordularından bir ordudur." dedi. Aleyhissalatu vesselam da cevaben:

"Çekirge, denizdeki bir balığın hapşırığıdır." buyurdular." [Tirmizi, Et'ime 23, (1824); İbnu Mace, Sayd 9, (3221)].

------------

Çekirgeye beddua etmesi mi, yoksa çekirgenin balığın hapşırığı olması mı daha iyi :D
Bu arada günümüzde hala çekirgeler olduğuna göre Muhammed'in bedduası tutmadı. Hatta çekirgeler intikam almaya mekkeye geldi :D
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,143
Tepki puanı
280
Düşünce
Sünni
Vaaayy, Allah çekirgeleri yolluyor suçlu kavime. Çekirgeler Allah'a yardımcı olurken peygamber ne diyor bakalım.

3886 - Rezin rahimehullah Hz. Cabir radıyallahu anh'tan naklediyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm çekirgelere beddua etti ve dedi ki:

"Allah'ım! Çekirgeleri helak et, büyüklerini öldür, küçüklerini helak et, nesillerini kes, ağızlarını geçimliğimiz ve rızkımızdan (uzak) tut. Sen duaları işitensin." (Orada bulunan) bir adam:

"Ey Allah'ın Resûlü! Çekirgelere nasıl böyle beddua ediyorsunuz, onlar ki Allah'ın ordularından bir ordudur." dedi. Aleyhissalatu vesselam da cevaben:

"Çekirge, denizdeki bir balığın hapşırığıdır." buyurdular." [Tirmizi, Et'ime 23, (1824); İbnu Mace, Sayd 9, (3221)].

------------

Çekirgeye beddua etmesi mi, yoksa çekirgenin balığın hapşırığı olması mı daha iyi :D
Bu arada günümüzde hala çekirgeler olduğuna göre Muhammed'in bedduası tutmadı. Hatta çekirgeler intikam almaya mekkeye geldi :D
Ben ayet atıyorum, hala hadis peşindesin :D. Eğer çok meraklıysan hadislere:

"Merhamet edenlere Rahman da merhamet eder. Yeryüzünde bulunan şeylere karşı merhametli olunuz ki, semadakiler de size merhamet etsin."

Hz. Muhammed (s.a.v) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır:

"Kim bir kuşu boş yere öldürürse, o kuş, avazını Arş'ın etrafını sararcasına yükseltip kıyamet gününde mahşere gelerek şöyle der: "Ey Rabbim! Beni öldürene sor niçin boş yere beni öldürdü?"

Hz. Muhammed, Miraç hadisesini anlatırken şöyle bir olaydan söz eder:

"Ben miraca çıktığımda bana cehennem gösterildi. Baktım ki içinde bir kadın azap görüyor. Sebebini sordum. Bana şöyle denildi: O bir kediyi hapsetmiştir; Ona ne bir şeyler yedirmiş ne de ona su içirmiştir. Ölünceye kadar haşerat türünden şeyleri yemesine dahi müsaade etmemiştir. Bu nedenle bu kadın cehennemde azap görmektedir."

Üsame İbn-i Zeyd'in rivayetine göre, Hz. Muhammed:

"Ey Üsame, acıkan ciğer sahibi her hayvan hususunda dikkatli olun, kıyamet günü Allah'a şikâyet edilirsin" buyurdu.

İbn Ömer'in rivayet ettiğine göre:

"Nebi hayvanlara işkence yapanlara lanet etti."

Abdurrahman b. Osman'dan gelen rivayete göre:

"Bir tabip gelerek Resûlallah'a ilaç yapımında kurbağanın kullanılmasını sordu. Resûlallah adamı kurbağayı öldürmekten nehyetti (yasakladı)."

Cabir'den rivayet edildiğine göre, Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur:

"Şüphesiz ki, İbrahim Mekke'yi haram kılmıştır. Ben de Medine'nin iki taşlığı arasını haram kıldım. Onun ağacı kesilmez; avı da avlanmaz."

Hz. Muhammed Taif şehri için de aynı yasağı geçerli kılmıştır. Taif'ten gelen heyetle yaptığı sözleşmeye şöyle bir madde koydurmuştur:

"Onların vadileri bütün itibariyle haramdır. Ve burada bulunan yabani ağaçlar ile av hayvanlarına karşı her çeşit tecavüz, gasp, hırsızlık ve fena muamele Allah adına yasaklanmış bulunmaktadır."

İbn Abbas, Hz. Muhammed'den şöyle rivayet etmiştir: "Kim av peşinde koşarsa heva ve hevesinin peşinden koşmuş olur, gafil olur" buyurdu.

Abdurrahman İbnu Abdullah, babası Abdullah'tan rivayet ettiğine göre, O şöyle demiştir:

"Biz bir seferde Resûlallah ile beraber idik. Resûlallah bir ara bir ihtiyacı için yanımızdan ayrıldı. O sırada "humara" denen bir kuş gördük, iki tane de yavrusu vardı. Kuş kaçtı, yavrularını aldık. Kuşcağız etrafımıza yaklaşıp çırpınmaya, kanatlarını çırpıp havada inip çıkmaya başladı. Resûlallah gelince: Kim bu zavallının yavrusunu alıp onu ızdıraba attı? Yavrusunu geri verin! diye emretti. Bir ara, ateşe verdiğimiz bir karınca yuvası gördü. Kim yaktı bunu? diye sordu. Biz! Dedik. Ateşle azap vermek sadece ateşin Rabbine hastır, buyurdu."

Hayvan yavrularının hayatlarının korunmasıyla ilgili Cabir şu hadiseyi rivayet etmiştir:

"Resûlallah bana geldi. Ben de ona bir keçi kesmeye karar verdim. O arada keçi melemeye başladı. Allah Resûlü onun melemesini duydu ve: Ey Cabir! Henüz süt emen bir yavruyu kesme" buyurdu. Ben de: "Ya Nebiyyellah, bu kendi başına otlayabilen yetişkin bir yavrudur. Ben onu hem yaş hurmayla hem de olgun taze hurmayla besledim, öyle ki semizleşti dedim."

Abdullah İbni Amr'dan naklen: "Resûllullah bir keçiyi sağmakta olan bir adama uğramıştı, ona: Ey kişi, sağınca yavrusu için de süt bırak, dedi."

Bunları diyen bir kimsenin senin dediğin gibi beddua etmesi olanaksız bence :).
 
Üst