Kadın-Erkek Eşitsizlikleri

Efe

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,431
Tepki puanı
1,096
Düşünce
Ateist
Bu konumda malum kitapta bazı kadın erkek eşitsizliklerini göstereceğim.


1- Bakara 223: Kadınlar sizin ekeneğinizdir; ekeneğinize hangi taraftan isterseniz oradan varın. Kendiniz için de önceden hazırlık yapın. Allah’tan sakının ve bilin ki O’na kavuşacaksınız. Müminleri müjdele.

[*]Burada erkeklere seslenmiş, yani kadınların erkekler için c*nsel obje olduğu açık açık söylenmiş. Kadınlara böyle bir sıfat layık görülmüş.



2- Nisa 34: Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılmasına bağlı olarak ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. Sâliha kadınlar Allah’a itaatkârdırlar. Allah’ın korumasına uygun olarak, kimsenin görmediği durumlarda da kendilerini korurlar. (Evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.

[*]Açık açık erkeklere siz kadınların sahibisiniz, onları kısıtlayabilirsiniz, onlardan üstünsünüz denilmiş. Hatta onlara vurma hakkı(diğer meallere göre hafif taciz) verilmiş.



3- Nisa 11: Allah size, çocuklarınız hakkında erkeğe, iki kadın payı kadar (vermenizi) emreder. İkiden fazla kadın iseler bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuşlarsa anasının hakkı üçte birdir. Ölenin kardeşleri varsa anasının payı, vasiyetten ve borçtan sonra altıda birdir. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş paylardır; şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.

[*]Kırmızı işaretli bölümün matematiksel açıklaması şudur: 1 erkek = 2 kadın.



4- Bakara 228: Ey iman edenler! Belirlenmiş bir zamana kadar bir borç ilişkisi kurduğunuzda bunu yazın. Aranızdan bir kâtip bunu adaletle yazsın. Kâtip Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın. Artık o yazsın, borçlu da yazdırsın; rabbi olan Allah’tan korksun ve borçtan hiçbir şeyi eksik bırakmasın. Eğer borçlu akılca zayıf veya eksik yahut kendisi yazdıramaz durumda olursa velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahidi de tanık tutun. Şahitler iki erkek olmazlarsa, rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkekle -biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için- iki de kadın olsunlar. Çağrıldıklarında şahitler gelmezlik etmesinler. Borç küçük olsun büyük olsun vadesini belirterek onu yazmaktan üşenmeyin. Böyle yapmanız Allah katında daha adaletli, şahitlik için daha destekleyici ve şüpheye düşmemeniz için daha uygundur. Borç ilişkisinin, aranızda alıp vererek bitirdiğiniz peşin ticaret olması müstesnadır; onu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Alış veriş yaptığınızda şahit tutun. Kâtip de şahit de zarar görmesin. Eğer bunu yapar da zarar verirseniz şüphesiz bu sizin yoldan çıkmanız demektir. Allah’tan korkun, Allah size öğretiyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir.

[*]Eğer bir erkek olursa şu şekilde olacak: 1 erkek 2 kadın. Bir erkeğe iki kadın eşit görülmesi hatırlatması için denilmiş ancak böyle bir şey olduğunu düşünmüyorum. Erkeklere aynı uyarı yapılmayıp kadınlara yapıldıysa(ama ilk başta iki erkek olacak denilmiş diyecekler için: giden bir erkeğin yerine iki kadın geliyor.) bu bir eşitsizliktir.



5- Nisa 3: Yetimlerin hakkına riayet edemeyeceğinizden korkarsanız, beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Haksızlık etmekten korkarsanız tek kadın veya mülkiyetinizde bulunan câriye ile yetinin; bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.

[*]Ne kadar toparlamaya çalışsalar da, biriyle geçinin deseler de 4 kadın 1 erkeğe denk görülebilir bu ayete göre. Yani 0.25 kadın = 1 erkek. Bu da en büyük eşitsizliklerden biridir.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Turanizhm

Süresiz Yasaklı
Mesajlar
109
Tepki puanı
71
Düşünce
Bağımsız
2- Nisa 34: Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılmasına bağlı olarak ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. Sâliha kadınlar Allah’a itaatkârdırlar. Allah’ın korumasına uygun olarak, kimsenin görmediği durumlarda da kendilerini korurlar. (Evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.

[*]Açık açık erkeklere siz kadınların sahibisiniz, onları kısıtlayabilirsiniz, onlardan üstünsünüz denilmiş. Hatta onlara vurma hakkı(diğer meallere göre hafif taciz) verilmiş.
Ben bir kadına "Senin sahibinim!" desem, bana itaat etmezse dövsem, Mahkemeye verse Kur'an'ı mı göstericem? Bizim mallarımızdan harcama yaptıkları için nasıl yöneticisi olarak gösteriyor..!

Azhap 51: Onlardan dilediğinin beraberliğini erteler, dilediğini yanına alırsın. Uzaklaştırdıklarından birini tekrar istemende senin için bir sakınca yoktur. Bu hüküm onların mutlu olmaları, üzülmemeleri ve hepsinin senin verdiğine razı olmaları için en uygun olanıdır. Allah gönüllerinizdekini bilir, Allah ilim ve hilim sahibidir.

Evliliği oyun gibi görüyorlar.. Dövme hakkı! Erkeklerin kadınları dövmesine izin veren bir din.. Sadece öğüt verin ve yataklarda yalnız bırakın derse, hayat sana güzel kardeşim neden "ve onları dövün." diyorsun..?

Bu Nisa suresi dinden çıkartır :D
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
15,859
Tepki puanı
1,261
Düşünce
Sünni
1- Bakara 223: Kadınlar sizin ekeneğinizdir; ekeneğinize hangi taraftan isterseniz oradan varın. Kendiniz için de önceden hazırlık yapın. Allah’tan sakının ve bilin ki O’na kavuşacaksınız. Müminleri müjdele.
Tarla üretkendir. Üretken olmayan cinsel birleşmeler çok nezih ve edebi bir dille haram kılınmış.
2- Nisa 34: Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılmasına bağlı olarak ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. Sâliha kadınlar Allah’a itaatkârdırlar. Allah’ın korumasına uygun olarak, kimsenin görmediği durumlarda da kendilerini korurlar. (Evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.
Erkeklerin kadınları dövmesine izin veren bir din..
Küçük büyük her toplulukta bir lider olmalı, lider de kararlarını topluluktaki bireylerle istişare ile almalı. Fikir ayrılıkları olması normal ama istişare sonucu net bir karar ortaya çıkmazsa liderin tercihine göre hareket edilmeli ve herkes otoriteyi kabullenmeli ki topluluğun birlik ve beraberliği devam edebilsin.

Adalet hak ölçüsünde sorumluluk veya sorumluluk ölçüsünde hak olması ile sağlanır. En küçük topluluk olan ailede de bir lider olmalı. Genellikle kadınlar duygusal hareket ettikleri için olaylara daha realist bakan erkeklerin ailede lider olması normal. Tabii ki istisnalar kaideyi bozmaz. Liderlik vasıflarına sahip kadınlar da liderlik yapabilir. Erkek lider olduğu için buna göre bazı hakları vardır. Hakları ölçüsünde de sorumlulukları vardır.

Ayrıca ayet ve hadislerde darabe ile ifade edilen fiil ile sizin karşı çıktığınız ve izin verildiğini iddia ettiğiniz dövme fiili aynı şey değil.

Darabe fiili sizin bahsettiğiniz dövme fiilini de kapsar. Dövme fiili için de kullanılır ve bu İslamda haramdır.

Burada problem Arapçadan Türkçeye dövmek olarak çevrilen kelimenin sınırları ile ilgili. Mesela biri mendil veya misvakla hafif bize dokundursa ve bu şekilde tepkisini gösterse bunu dövmek veya şiddet olarak algılamayız ama Arapçada bu fiil de darabe kelimesiyle ifade edilir.

Tekrar vurgulayalım ki Türkçedeki anlamıyla dövmek haramdır

"...Kadınlarla iyi geçinin, onlara güzel muâmele edin!.." (En-Nisâ, 19), "Kadınları dövmeyiniz!.. Kadınlarını döven kimseler sizin hayırlınız değildir." (Ebû Dâvûd, Nikâh, 42)
Kırmızı işaretli bölümün matematiksel açıklaması şudur: 1 erkek = 2 kadın.
Hayır erkek ve kadın için bu eşitlik yanlış, erkek ve kadının miras payı için bu eşitlik doğru.

İslama göre hukuk karşısında kadına erkeğe bakılmaz, masum olan üstündür. Allah huzurunda üstünlük takvadadır. Takvalı bir kadın böyle olmayan bir erkekten üstündür.

Mirastaki paya gelince:

İslamda üstünlük takvadadır, kadın erkek farketmez. Hukuk karşısında da kim masumsa üstün olan odur. Yaratılıştan gelen farklarına göre sorumluluk ve yetkilerinin farklı olması da adaletin gereğidir. Çünkü mutlak eşitlik adalet değildir. İlkokul çocuğu ile üniversiteli gence aynı harçlığı vermemek birini aşağılamak olmadığı gibi, eşitlik olsun diye aynı harçlığı vermek yanlış olur.

Ne demek istediğimi biraz açayım:

Öncelikle İslamda üstünlüğün takvada olduğunu yazmam takvalı kadının takvalı olmayan erkekten üstün olduğunu, mutlak eşitliğin olmadığını vurgulamak içindi.

İkinci olarak takvanın mahkemede işlemeyeceğini "hukuk karşısında da kim masumsa üstün olan odur" cümlesiyle vurguladım.

Üçüncü olarak miras hukukunda adalet olduğunu harçlık örneğinden hareketle izah ettim. Kimin daha fazla sorumluluğu varsa ona daha fazla yetki verilir. Adil olan budur.
Mevzuya erkeğin ve kadının sosyal yapısı, ailedeki mesuliyeti, mükellefiyeti ve psikolojik faktörleri açısından bakılsa Kur'an'ın bu hükmünün tam bir adalet ve hakkaniyet üzere olduğu görülecektir.

İslam'ın çizdiği hayat prensibine göre, kızın çalışıp kazanma mecburiyeti yoktur.O tüketici durumundadır. Bu, ona layık görülen bir şefkat ve merhametin neticesidir. Kız, baba evinde bulunduğu müddetçe, ihtiyaçları babası ve onun yerindeki yakın erkek akrabaları tarafından karşılanır, gözetilir, himaye edilir. Evlendikten sonra da geçimi, nafakası ve ihtiyaçları kocasının üzerine geçer. Kadın, kendi malını, evin ihtiyaçları için harcamaya zorlanamaz.

Çünkü bir erkeğin özel mülkü olacağı gibi, kadının da pekala özel mülk edinme hakkı vardır. Ancak kadın gönül rızası ile bir zorlama olmadan, isterse, ortaklaşa harcamada bulunabilir. Buna göre, kadının hiçbir şeyi yokmuş gibi bakılır; yeme, içme, giyim kuşam ve benzeri bütün ihtiyaçlarını görmek kocasının sorumluluğu altındadır. Hatta erkek evine bakmaktan vazgeçer, yahut cimri davranarak servetine göre bir harcamada bulunmazsa, kadının kocasını şikayet etme hakkı vardır. Gider, İslam hukuku çerçevesinde hakkını arar.

Diğer taraftan kadın evlenirken erkekten mehir alır, bölgenin adetine göre pek çok hediyeye sahip olur. Erkek devamlı surette harcarken, kadının malı artarak devam eder, çoğalır...

Erkek evlendikten sonra üzerine aile yükü binecek, kendisinin, çoluk çocuğunun, hatta anne-babası ve muhtaç oldukları takdirde dinen bakmakla mükellef olduğu akrabalarının nafakalarını karşılamak durumunda kalacaktır.

Buna göre biri erkek, diğeri kız iki kardeşten erkeğin aldığı üçte iki miras bu şekilde devamlı surette harcanıp azalırken, kız kardeşinin aldığı üçte bir miras hakkı artarak korunabilmektedir. Şimdi gerçek manada erkek kardeşin mi serveti çoktur, yoksa kız kardeşin mi? Erkeğe mi imtiyaz tanınmış, yoksa kadına mı?

Öyle ki, babasından kalan mirasla geçinemeyecek hâlde bulunan bekar veya dul kız kardeşe, erkek kardeşin yardım etme, zaruri ihtiyaçlarını karşılama mecburiyeti vardır.

Demek ki, İslam her iki cinsin mükellefiyetine ve ihtiyacına göre hakça bir taksimi uygun görmüş, hakkaniyet prensibini muhafaza etmiştir. Erkeğe iki, kadına bir ölçüsü, sadece bir emek sarf etmeden ele geçen miras hukukundadır. Emek sarf edilip kazanılan mala gelince; kadın ve erkek ticaret, tarım, sanayi ve benzeri hangi iş kolunda çalışırsa çalışsın, ücretlerde eşit miktarda alırlar. Aynı şirkete ortak olan kadın-erkek hisselerine göre eşit miktarda kar nispetini hak ederler. Yani ne erkek fazla alır, ne de kadın eksik...
1606450492363.png

 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
15,859
Tepki puanı
1,261
Düşünce
Sünni
Bir erkeğe iki kadın eşit görülmesi hatırlatması için denilmiş ancak böyle bir şey olduğunu düşünmüyorum.
Bu Nisa suresi dinden çıkartır
Neye dayanarak ayette açıkça yazan şeyi inkar ediyorsunuz?

İşinize gelmeyen yerleri sebepsiz yere görmezden gelmek bilimsel etikle bağdaşır mı?

Ayrıca kadın şahitlik gibi riskli işlerden uzak tutulmak istenmiştir. Bu da kadına verilen değeri gösterir.
İki erkek bulunamayan durumlarda kadınlar da şahitlik yapabileceği hükmü getirilerek iş kolaylaştırılmıştır. İslamda kadın o kadar ulvidir ki, onunla herkes istediği zaman muhatap olamaz. Alemlerin Rabbinden izin almak gerekir. Bu yüzden birbirine hatırlatması için iki kadın istenmiştir. Çünkü zaten ulvi olan kadın, yine ulvi olan diğer kadınla rahatça konuşup hatırlatma yapabilir.
Kadınların daha çok bileceği durumlarda tek kadın şahit olsa başka erkek veya kadın hiç şahit olmasa da tek kadının şahitliği geçerlidir. Bu da kadının şahitliği konusunda yarım görülmediğini ispat eder
4 kadın 1 erkeğe denk görülebilir bu ayete göre
Ayette böyle bir ifade yok.

Sonuç olarak ayetleri kendi bilinçaltınızı yansıtan şekilde yorumluyorsunuz. Yorumunuz sonucu karşınıza çıkan İslam değil, sadece kendi bilinçaltınız.
 

Efe

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,431
Tepki puanı
1,096
Düşünce
Ateist
Neye dayanarak ayette açıkça yazan şeyi inkar ediyorsunuz?

İşinize gelmeyen yerleri sebepsiz yere görmezden gelmek bilimsel etikle bağdaşır mı?

Ayrıca kadın şahitlik gibi riskli işlerden uzak tutulmak istenmiştir. Bu da kadına verilen değeri gösterir.
İki erkek bulunamayan durumlarda kadınlar da şahitlik yapabileceği hükmü getirilerek iş kolaylaştırılmıştır. İslamda kadın o kadar ulvidir ki, onunla herkes istediği zaman muhatap olamaz. Alemlerin Rabbinden izin almak gerekir. Bu yüzden birbirine hatırlatması için iki kadın istenmiştir. Çünkü zaten ulvi olan kadın, yine ulvi olan diğer kadınla rahatça konuşup hatırlatma yapabilir.
Kadınların daha çok bileceği durumlarda tek kadın şahit olsa başka erkek veya kadın hiç şahit olmasa da tek kadının şahitliği geçerlidir. Bu da kadının şahitliği konusunda yarım görülmediğini ispat eder

Ayette böyle bir ifade yok.

Sonuç olarak ayetleri kendi bilinçaltınızı yansıtan şekilde yorumluyorsunuz. Yorumunuz sonucu karşınıza çıkan İslam değil, sadece kendi bilinçaltınız.
ben de sen ne zaman geleceksin diye bekliyordum. :)
 

Son konular

Üst