1. 1 dakikada üye olup sitede yazmaya başlayabilirsiniz
    anında üyelik için TIKLA

Karl Popper'in Hoşgörü Hakkındaki Düşünceleri

'Felsefe' forumunda charm tarafından 26 Eylül 2016 tarihinde açılan konu

Etiketler:
  1. charm

    charm Üye

    Mesaj:
    28
    Alınan Beğeniler:
    66
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
    Hitler’in seçimle göreve gelmesi ve Almanya’nın başına geçmesi meselesine “hoşgörü” merceğinden bakıyor Popper'in düşünceleri şunlar

    - Her şeyi hoş görmenin sonu, hoşgörünün büsbütün ortadan kalkmasıdır.

    - Hoşgörünün sınırlarını, hoşgörüsüzleri de kapsayacak kadar genişleterek toplumu hoşgörüsüzlerin saldırılarından korumayı akıl edememek, sonunda hoşgörülüleri de hoşgörünün kendisini de yok edecektir.

    - Bu ifadeyle, mesela, toleranssız düşünce akımlarının toplum nezdinde baskılanmasını kastetmiyorum. Akla uygun bir karşı tezi üretilebildiği ve kamuoyundaki yansıması göz önünde bulundurulduğu müddetçe, elbette herhangi bir görüşü yasaklamak ya da baskılamak akıllıca değil.

    - Ancak hoşgörüye yer vermeyen fikirlerin, gerektiğinde güç kullanılarak bastırılmasını savunalım ki, bunların bizimle akıl düzleminde karşılaşmaya ne kadar hazırlıksız olduğu çabucak ortaya çıksın.

    - Böyleleri akıl düzleminde tartışmaya alışık değillerdir. Mantıklı bir eleştiriye yumruklar ya da silahlarla karşılık vermeleri işten bile değildir.

    - İşte bu nedenle, hoşgörünün korunabilmesi adına, hoşgörüsüzlere karşı hoşgörülü olmama hakkını talep edebilmek gerekir.

    - Kendini yasanın dışına konumlandıran, hoşgörüsüzlüğü bir öğreti gibi benimseyen ve yücelten herhangi hareketi, cinayetin veya adam kaçırmanın ya da köle ticaretinin yüceltilmesi kadar ciddi ve o biçimde suça teşvik saymalı ve buna göre kovuşturmaya tabi tutmalıyız.

    Her zaman hoşgörülü olunmamalıdır, dini konularda da aynı durum geçerli din fikri hoşgörüsüzce bir fikir bu nedenle Popper'e göre bu tip hoşgörüsüz fikirler bastırılmalıdır bende aynı fikirdeyim. Biz dinsizlerin yaptığı da budur bence karşımızdakiler bize karşı hoşgörüsüzler bizde onlara karşı hoşgörüsüz davranıyoruz. Herkesin birbirine hoşgörülü olduğu bir dünya hayal etmek istiyorum ama olmuyor.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 10 Ekim 2016
    Sedat Ben, Kemal, Orhan Yolcu ve 1 kişi daha bunu beğendi.
  2. Mete Turan

    Mete Turan Divan Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    1,393
    Alınan Beğeniler:
    762
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
    Bu adam peygamberliğini ilan etse inananlar mutlaka olurdu.
     
    Sedat Ben bunu beğendi.
  3. Orhan Yolcu

    Orhan Yolcu Yönetim Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    296
    Alınan Beğeniler:
    243
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
    büyük laflar söylemiş adam
     
  4. Coolumsu

    Coolumsu Üye

    Mesaj:
    109
    Alınan Beğeniler:
    20
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Sadece Kuran

    Özel Mesaj
    Kendi ile çelişik bir fikir..
    Düşmanın senin öğretmenin olacaksa, sen de dost değilsindir..

    Hoşgörüsüz diye bir sınıf oluşturup, kendini kafadan hoşgörülü saymak ve bunun üzerinden senin gibi düşünmeyen insanlara baskı yapmayı kendinde hak görmek ön yargı ve zalim olmak dışında nedir ki?

    Hoşgörü davranışta şekillenir. Kimse anneden doğma, mutlak anlamda iyi ya da kötü, hoşgörülü ya da tahammülsüz, değildir. Hukuk üzerinden örnekler verilmiş ama o zaten hoşgörü ile alakalı bir durum değildir. Hoşgörü fikirlere olur, eylemler ancak suç içeriyorsa cezalandırılmaları gerekir. Bu hoşgörülü olup olmamakla alakalı değildir.

    "Her şeyi hoş görmenin sonu, hoşgörünün büsbütün ortadan kalkmasıdır." demiş. Bu söz hoşgörü, sevgi gibi evrensel değerleri sadece birilerinin babasının malı sayan zihniyetin bir ürünü olabilir ancak..

    Bu yazıya verilecek tek cevap şudur: Hitler bizim öğretmenimiz değildir. ;)
    Hoşgörülü olmak, zaten aykırı fikirlere zıt fikirlere karşı gereklidir. Yoksa herkes kendini seveni sever. Bu ise ödül gerektirmez. Bir felsefeciye yakışmayan bağnazlıkta bir yazı olmuş.

    Pozitif kavramlar üzerinden(merhamet, hoşgörü, barış, kardeşlik..) edebiyat yapmak ve bunları kurallara bağlamak sizin o kavramlara sahip olduğunuz anlamına gelmez. Karl Popper hoşgörü konusunda ne kadar da hoşgörüsüz ama.. :p

    Katılmadım.
     

Bu Sayfayı Paylaş