Kötülük Problemi

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,019
Tepki puanı
1,374
Düşünce
Ateist
Kötülük probleminin tanrının olmadığını kanıtlamadığını daha önce belirtmiştim. Gerekçesi de tanrının kötü olabileceğidir.

Bunu biraz irdeleyelim ve ateizme buradan gitmeye gerek olmasa da nereye varabiliriz bakalım:

İyiliğin olması için adalet, adaletin olması için de akıl gereklidir. Bu yüzden adalet bir insan üretimidir. Doğada adalet yoktur. Hazır bulunmaz. Üretmek gerekir. Doğada adalet olmadığına göre doğayı akıl üretmemiş demektir. Kötülük problemi böylece tanrının olmadığı hakkında güçlü bir kanı sunar. Tanrı olsaydı illa ki akıllı olacaktı, o zaman da adalet üretecekti. Adalet olunca kötülük olmayacaktı. Böylece de herkes tanrıya şükredecekti.

Fakat tanrı kötü olabilir. Doğayı eğlenmek için yaratmış olabilir. Horoz veya köpek dövüştüren zalim insanlar gibi bu doğayı yaratmaktan zevk alıyor olabilir. Habis bir zekaya sahip olabilir. Ateizm buna ne diyecek? Şunu der:

Ateizm zaten böyle tanrıları kendine hedef seçmez. Ateizmin reddettiği teist tanrıdır. İyi olduğu iddia edilen tanrıdır. Kötü tanrı ile ilgilenmeyiz. Çünkü kötü ise onu yakalayıp ıslah etmemiz gerekir. Yakalayabilirsek bunu yaparız. Ama izi tozu yoksa hayalet peşinde koşamayacağımız için olmadığına karar veririz.

Ateizm Poseidon'u da kendine hedef seçmez. Çünkü denizde böyle bir şey olduğuna dair elde kanıt yok. Denizlerde hayalet kovalayamayız. Ateizmin kötü, eksik, kusurlu tanrılar hakkında hükmü budur. Peki ısrar durumunda, tanrı iyi olmak zorunda değil, kötü ve var diye inat edilirse ne olur?

Bir şey değişmez. Tanrı kötü ise ona yaranılmaz. Ona yalvarsan da yine kötü olacaktır. Tanrıyı bizim yola getirmemiz düşünülemez. O halde bu konuda bir şey yapmak gerekmeyecektir. Bir şey hakkında bir şey yapmak gerekmiyorsa o yok hükmündedir. Var saymanın bir anlamı olmadığına göre yok ile aynıdır.

Peki bu tanrı deist ise? Yani kötü olduğu için değil, karışmadığı için adalet ve iyilik üretmiyorsa? Yine değişmez. Bizim için bir şey yapmayan tanrı için biz de bir şey yapmayız yine. Sonuç değişmedi.

Her durumda asıl olan ateizmdir. Ateizmin yanıt üretemeyeceği bir sorun yoktur. Deizm, satanizm, (*) agnostizm palyatif çözümlerdir. Peki agnostizm için bir şey söylemedik? Onu da söyleyeyim: Tanrı ola da bilir olmaya da bilirse, fark etmiyorsa yine aynı yere geliriz. Olsa da olmasa da aynı şeyse olabilir demenin gereği ve yararı nedir? Hiç bir şey. Olabilir diye ne yapalım yani şimdi? Yapmak gereken bir iş olmadığına göre yine yok hükmündedir.

Bütün yollar ateizme çıkar.

(*) Satanizm ile kötü tanrıya inanmayı ya da tanrı şeytandır inancını kastettim.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,019
Tepki puanı
1,374
Düşünce
Ateist
İlginç bir bakış açısı.
Ben hep şunu düşünmüşümdür: Bana inanmam için öyle bir din getireceksiniz ki, bu dinin tanrısı kendisine inanılması dahil hiç bir kendisi ile ilgili talepte bulunmayacak. Ne bana inanmak zorundasınız diyecek, ne tapınmak, ne benim için savaşmak. Bunların hiç birini yapmanıza gerek yok. Sizden istediğim tek bir şey var: Benim yarattığım hiç bir canlıya acı çektirmeyeceksiniz. Beni inkar edin, bana ortak koşun, hiç zararı yok. Ama benim yarattığım bir tek canlıya acı çektirirseniz bunu burnunuzdan fitil fitil getireceğimden hiç kuşku duymamalısınız. Bunu yaparsanız ananızdan emdiğiniz sütü burnunuzdan getiririm. Bunu bilin yeter.

Fakat bu rüyayı görmek olanaksız. Çünkü doğada canlılar birbirini bırak öldürmeyi, canlı canlı yiyorlar. Buna bakarak böyle bir tanrı tasarlamanın hiç bir yolu yok! Çok fazla örnekleri var ama Afrika vahşi köpekleri özellikle avlarını canlı yemekle ünlüdürler. Av canlı iken parçalar koparıp yerler. Avın acısı ancak bir ana damar zarar gördüğünde son bulur. Bunu gören Avrupalı gezginler bu köpeklerin soyunu tüketmeye karar verdiler. Sürüleri tüfeklerle vurarak ortadan kaldırdılar. Fakat ekolojik denge bozulunca bundan vaz geçtiler. Bu bir vahşet dengesi. Müdahale etmek de çok zor. Aynı şekilde avına çok fazla ıstırap çektiren Komodo canavarı denen dev kertenkeleyi de yok etmek istediler. Bu daha kötü, avına günlerce acı çektiriyor bu kertenkele. Keza kurtlar da canavar sıfatını hak eden şekilde avlanırlar. Fakat bunları yok etmek vahşet dengesini bozduğu için olmuyor. Canavarlar öldürmese bir yıldırım bir geyik sürüsünü telef ediyor. Bir hastalık bir sürüyü yok ediyor. Doğayı düzenlemek için teknolojimiz henüz yeterli değil. Tabiat koruma parklarında bir ölçüde bunu yapıyoruz ama yeterli değil. Neyse, konuya dönelim.

Canlıların birbirini yemek zorunda olması, aksi halde hayatta kalamayacakları bir doğa, iyi bir tanrı düşlerini paramparça ediyor. Kötülük problemi dediğimiz sorun bu.
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
714
Tepki puanı
43
Düşünce
Sünni
doğa korkunç olduğu kadar bir o kadarda ilginç şekilde merhametlidir.tanrının karakter tecellisi doğaya da vurmuş.kahhar,rahman ve adl isimi şeriflerini doğada bolca görebiliriz.

bu yüzden doğada adalette vardır.taç utangaçlığı bunlardan biridir.ağaçların dalları birbirinin sınırını ihlal etmemeye çalışır.hepsinin güneş ışığından adaletli bir şekilde faydalanabilmesi için.ağacın boyu arttıkça bu başkasının sınırına saygı,adil olma duygusu daha da çok belirgin hale gelir.

 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
714
Tepki puanı
43
Düşünce
Sünni
Ben hep şunu düşünmüşümdür: Bana inanmam için öyle bir din getireceksiniz ki, bu dinin tanrısı kendisine inanılması dahil hiç bir kendisi ile ilgili talepte bulunmayacak. Ne bana inanmak zorundasınız diyecek, ne tapınmak, ne benim için savaşmak. Bunların hiç birini yapmanıza gerek yok. Sizden istediğim tek bir şey var: Benim yarattığım hiç bir canlıya acı çektirmeyeceksiniz. Beni inkar edin, bana ortak koşun, hiç zararı yok. Ama benim yarattığım bir tek canlıya acı çektirirseniz bunu burnunuzdan fitil fitil getireceğimden hiç kuşku duymamalısınız. Bunu yaparsanız ananızdan emdiğiniz sütü burnunuzdan getiririm. Bunu bilin yeter.

Fakat bu rüyayı görmek olanaksız. Çünkü doğada canlılar birbirini bırak öldürmeyi, canlı canlı yiyorlar. Buna bakarak böyle bir tanrı tasarlamanın hiç bir yolu yok! Çok fazla örnekleri var ama Afrika vahşi köpekleri özellikle avlarını canlı yemekle ünlüdürler. Av canlı iken parçalar koparıp yerler. Avın acısı ancak bir ana damar zarar gördüğünde son bulur. Bunu gören Avrupalı gezginler bu köpeklerin soyunu tüketmeye karar verdiler. Sürüleri tüfeklerle vurarak ortadan kaldırdılar. Fakat ekolojik denge bozulunca bundan vaz geçtiler. Bu bir vahşet dengesi. Müdahale etmek de çok zor. Aynı şekilde avına çok fazla ıstırap çektiren Komodo canavarı denen dev kertenkeleyi de yok etmek istediler. Bu daha kötü, avına günlerce acı çektiriyor bu kertenkele. Keza kurtlar da canavar sıfatını hak eden şekilde avlanırlar. Fakat bunları yok etmek vahşet dengesini bozduğu için olmuyor. Canavarlar öldürmese bir yıldırım bir geyik sürüsünü telef ediyor. Bir hastalık bir sürüyü yok ediyor. Doğayı düzenlemek için teknolojimiz henüz yeterli değil. Tabiat koruma parklarında bir ölçüde bunu yapıyoruz ama yeterli değil. Neyse, konuya dönelim.

Canlıların birbirini yemek zorunda olması, aksi halde hayatta kalamayacakları bir doğa, iyi bir tanrı düşlerini paramparça ediyor. Kötülük problemi dediğimiz sorun bu.
islam tanrısı cehennemde azap edeceğini söyler.canlilarin birbirini yemesi asıl filmden önce ki çerezlik bir gösteri,kesit,bölüm sadece.

yani tüm bu olanlar ; tanrının cehennemde azap yapacağının delilidir.sonsuza kadar.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,182
Tepki puanı
488
Düşünce
Sünni
Hayvanların birbirini yemesi, bizim maydanoz yememizden farksızdır. Çünkü acı duygusunun ise beyin tarafından salgılanan karşı hormonlar ile tolere edildiği veya beynin belli bir titreşim katsayısından sonra algıyı iptal ettiği bilinmektedir.

Hayvanların çektikleri sıkıntılar, onlar için bir rahmettir. Ebediyen o rahmetten istifade edeceklerdir.

Rahmân ismi, “bütün canlıların, başta rızık olmak üzere, her türlü ihtiyaçlarını rahmetiyle yerine getiren” manasına gelmektedir.

Hayvanlar âleminin görevlerini aksatmadan yerine getirmelerine mükâfat olarak, ahirette onlara mahsus bir saadete kavuşmalarını Rahmân ismi iktiza etmektedir. Buna hem örnek, hem delil olmak üzere hayatını Allah uğrunda feda eden mücahitlerin şehitlik rütbesine ermeleri verilebilir. O şehit, hayatını Allah yolunda feda ettiği gibi, her bir hayvan da yine Allah’ın ona ihsan ettiği cihazlarla O’nun verdiği fıtrî vazifeleri yerine getirerek yaşıyor ve hayatını bu yolda bir bakıma feda ediyor.

Bütün canlılar ot yeselerdi, bütün hayvanların cenazeleri ortada kalacaktı. Bu faraziyeye göre, böcekler de et yemeyeceklerinden bir buçuk milyonu aşan hayvan türlerinin bütün cenazeleri yeryüzünde açıkta bırakılacak, yahut hepsinin toprağa gömülmeleri gerekecekti.

İlâhî hikmet, hayvanların bir kısmını diğerlerine rızık yapmakla hem Rezzak ismini tecelli ettirmekte, hem de Kuddüs isminin tecellisiyle yeryüzünün temizliği ve nezafeti sağlanmış olmaktadır.

Özetle, Allah Hakimdir, abes ve gereksiz iş yapmaz; Rahimdir, merhametiyle muamele eder.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,182
Tepki puanı
488
Düşünce
Sünni
Çinin Uygurlara yaptığı soykırımı savunan @Burcuva utanmadan hayvanlara duyarlı ve şefkatli pozları veriyor.
Ekosistemin varlığı bile Allahın adil olduğuna delildir. Çünkü hiçbir varlık diğer varlıkların aleyhine çoğalamıyor. Çoğalanlar diğer canlılar tarafından hemen kendi sınırlarına geri çekiliyor.
Tersine gidersek, Allah adildir. @Burcuva nın kurgusu yerle bir oldu.
Şimdi de kainattaki muhteşem denge, canlılar arasındaki şefkat ve merhameti gösteren bilimsel kanıtların linkini bırakalım, arzu edenler baksınlar:
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
714
Tepki puanı
43
Düşünce
Sünni
Hayvanların birbirini yemesi, bizim maydanoz yememizden farksızdır. Çünkü acı duygusunun ise beyin tarafından salgılanan karşı hormonlar ile tolere edildiği veya beynin belli bir titreşim katsayısından sonra algıyı iptal ettiği bilinmektedir.

Hayvanların çektikleri sıkıntılar, onlar için bir rahmettir. Ebediyen o rahmetten istifade edeceklerdir.

Rahmân ismi, “bütün canlıların, başta rızık olmak üzere, her türlü ihtiyaçlarını rahmetiyle yerine getiren” manasına gelmektedir.

Hayvanlar âleminin görevlerini aksatmadan yerine getirmelerine mükâfat olarak, ahirette onlara mahsus bir saadete kavuşmalarını Rahmân ismi iktiza etmektedir. Buna hem örnek, hem delil olmak üzere hayatını Allah uğrunda feda eden mücahitlerin şehitlik rütbesine ermeleri verilebilir. O şehit, hayatını Allah yolunda feda ettiği gibi, her bir hayvan da yine Allah’ın ona ihsan ettiği cihazlarla O’nun verdiği fıtrî vazifeleri yerine getirerek yaşıyor ve hayatını bu yolda bir bakıma feda ediyor.

Bütün canlılar ot yeselerdi, bütün hayvanların cenazeleri ortada kalacaktı. Bu faraziyeye göre, böcekler de et yemeyeceklerinden bir buçuk milyonu aşan hayvan türlerinin bütün cenazeleri yeryüzünde açıkta bırakılacak, yahut hepsinin toprağa gömülmeleri gerekecekti.

İlâhî hikmet, hayvanların bir kısmını diğerlerine rızık yapmakla hem Rezzak ismini tecelli ettirmekte, hem de Kuddüs isminin tecellisiyle yeryüzünün temizliği ve nezafeti sağlanmış olmaktadır.

Özetle, Allah Hakimdir, abes ve gereksiz iş yapmaz; Rahimdir, merhametiyle muamele eder.

maydanoz yemekten farkı nasıl yok?

kaldı ki bunlar sadece bibirini deil insanda yer.şimdi seni bir pirana,timsah,komodoejderi filan yese ve bunun maydonoz yemekten farkı yok desek olur mu?

 

Eskiköyeyeniadet

☆☆
Üye
Mesajlar
151
Tepki puanı
51
Düşünce
Sünni
Hayvanların birbirini yemesi, bizim maydanoz yememizden farksızdır. Çünkü acı duygusunun ise beyin tarafından salgılanan karşı hormonlar ile tolere edildiği veya beynin belli bir titreşim katsayısından sonra algıyı iptal ettiği bilinmektedir.

Hayvanların çektikleri sıkıntılar, onlar için bir rahmettir. Ebediyen o rahmetten istifade edeceklerdir.

Rahmân ismi, “bütün canlıların, başta rızık olmak üzere, her türlü ihtiyaçlarını rahmetiyle yerine getiren” manasına gelmektedir.

Hayvanlar âleminin görevlerini aksatmadan yerine getirmelerine mükâfat olarak, ahirette onlara mahsus bir saadete kavuşmalarını Rahmân ismi iktiza etmektedir. Buna hem örnek, hem delil olmak üzere hayatını Allah uğrunda feda eden mücahitlerin şehitlik rütbesine ermeleri verilebilir. O şehit, hayatını Allah yolunda feda ettiği gibi, her bir hayvan da yine Allah’ın ona ihsan ettiği cihazlarla O’nun verdiği fıtrî vazifeleri yerine getirerek yaşıyor ve hayatını bu yolda bir bakıma feda ediyor.

Bütün canlılar ot yeselerdi, bütün hayvanların cenazeleri ortada kalacaktı. Bu faraziyeye göre, böcekler de et yemeyeceklerinden bir buçuk milyonu aşan hayvan türlerinin bütün cenazeleri yeryüzünde açıkta bırakılacak, yahut hepsinin toprağa gömülmeleri gerekecekti.

İlâhî hikmet, hayvanların bir kısmını diğerlerine rızık yapmakla hem Rezzak ismini tecelli ettirmekte, hem de Kuddüs isminin tecellisiyle yeryüzünün temizliği ve nezafeti sağlanmış olmaktadır.

Özetle, Allah Hakimdir, abes ve gereksiz iş yapmaz; Rahimdir, merhametiyle muamele eder.
İnsan ve hayvanların acı çekebildiği gibi bitkiler de acı çekiyor. Bir meyveyi dalından koparttığında, bir çimenin üzerine bastığında ve bir ağaca ismini kazıdığında bitkiler hissiz kalmıyorlar. Yani her canlıda his ve duygu vardır. Kimisini daha kolay gözlemleriz kimisini de laboratuvar ortamında gözlemleriz. Demek istediğim şey insanlar ve hayvanlar sadece bitkiyle beslenseydi bu sefer de bitkiler acı çekecekti.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,182
Tepki puanı
488
Düşünce
Sünni
İnsan ve hayvanların acı çekebildiği gibi bitkiler de acı çekiyor. Bir meyveyi dalından koparttığında, bir çimenin üzerine bastığında ve bir ağaca ismini kazıdığında bitkiler hissiz kalmıyorlar. Yani her canlıda his ve duygu vardır. Kimisini daha kolay gözlemleriz kimisini de laboratuvar ortamında gözlemleriz. Demek istediğim şey insanlar ve hayvanlar sadece bitkiyle beslenseydi bu sefer de bitkiler acı çekecekti.
Evet, bitkilerde de çeşitli tepki mekanizmaları var ama acı yok. Acı hissi beynin verdiği bir tepki sadece.

Demek istediğim, maydanozu koparıp yemek bizde vahşet hissi uyarmaz; bunun gibi canlıların birbiriyle beslenmesi de normaldir vahşet değil. Vahşet diye bakmak insanın sebepsiz yere insanı katletmesine benzeterek yanlış bir çıkarım yapmaktan kaynaklanıyor.

Beslenmek, bitki de olsa hayvan da olsa bir canlıdaki atomların başka canlıya geçmesinden ibaret. Vahşet söylemi yanıltıcı. Zaten atomlar bir üst hayat mertebesine kavuşuyorlar, ortada vahşet yok
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
714
Tepki puanı
43
Düşünce
Sünni
İnsan ve hayvanların acı çekebildiği gibi bitkiler de acı çekiyor. Bir meyveyi dalından koparttığında, bir çimenin üzerine bastığında ve bir ağaca ismini kazıdığında bitkiler hissiz kalmıyorlar. Yani her canlıda his ve duygu vardır. Kimisini daha kolay gözlemleriz kimisini de laboratuvar ortamında gözlemleriz. Demek istediğim şey insanlar ve hayvanlar sadece bitkiyle beslenseydi bu sefer de bitkiler acı çekecekti.
meyvesini yemekle aci cekeceğini nerden çıkardın ki? açıklayabilir misin? canı nerde bunların?
İnsan ve hayvanların acı çekebildiği gibi bitkiler de acı çekiyor. Bir meyveyi dalından koparttığında, bir çimenin üzerine bastığında ve bir ağaca ismini kazıdığında bitkiler hissiz kalmıyorlar. Yani her canlıda his ve duygu vardır. Kimisini daha kolay gözlemleriz kimisini de laboratuvar ortamında gözlemleriz. Demek istediğim şey insanlar ve hayvanlar sadece bitkiyle beslenseydi bu sefer de bitkiler acı çekecekti.
aci cekerler de meyvesini koparmayla aci cekmezler.bilakis meyvesini yemen ve tohumunu taşıman için.üretirler.dışkılamayla.diğer hayvanlara vs. işlerini yaptırırlar.

onların canı nerde tam bilmyorum ama muhtemelen tohumları ve kökleriyle alakalıdır.yani öldürmen için kökünden sökmek gerek snırım.diğer türlüsü traş etmek gibi bişey.saçımızı keserken biryerimiz acımıyor mesela.onun gibi.
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
714
Tepki puanı
43
Düşünce
Sünni
Evet, bitkilerde de çeşitli tepki mekanizmaları var ama acı yok. Acı hissi beynin verdiği bir tepki sadece.

Demek istediğim, maydanozu koparıp yemek bizde vahşet hissi uyarmaz; bunun gibi canlıların birbiriyle beslenmesi de normaldir vahşet değil. Vahşet diye bakmak insanın sebepsiz yere insanı katletmesine benzeterek yanlış bir çıkarım yapmaktan kaynaklanıyor.

Beslenmek, bitki de olsa hayvan da olsa bir canlıdaki atomların başka canlıya geçmesinden ibaret. Vahşet söylemi yanıltıcı. Zaten atomlar bir üst hayat mertebesine kavuşuyorlar, ortada vahşet yok
bitkiler canlıdır,acı çekerler.ruhları var.hisleri var.
 

Eskiköyeyeniadet

☆☆
Üye
Mesajlar
151
Tepki puanı
51
Düşünce
Sünni
meyvesini yemekle aci cekeceğini nerden çıkardın ki? açıklayabilir misin? canı nerde bunların?


aci cekerler de meyvesini koparmayla aci cekmezler.bilakis meyvesini yemen ve tohumunu taşıman için.üretirler.dışkılamayla.diğer hayvanlara vs. işlerini yaptırırlar.

onların canı nerde tam bilmyorum ama muhtemelen tohumları ve kökleriyle alakalıdır.yani öldürmen için kökünden sökmek gerek snırım.diğer türlüsü traş etmek gibi bişey.saçımızı keserken biryerimiz acımıyor mesela.onun gibi.
Bitkilerin bizim anladığımız gibi bir akıl sistemleri yok ama gelişmiş sinir sistemleri vs. var. Bunu şu videoda daha iyi anlatmışlar:
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
714
Tepki puanı
43
Düşünce
Sünni
ben meyvesini yemekle aci cekeceğini sanmiyorum.zaten kendi yesinler diye üretiyor.tohumlarımı taşısınlar diye.
 

Eskiköyeyeniadet

☆☆
Üye
Mesajlar
151
Tepki puanı
51
Düşünce
Sünni
ben meyvesini yemekle aci cekeceğini sanmiyorum.zaten kendi yesinler diye üretiyor.tohumlarımı taşısınlar diye.
Bilimsel olarak meyveleri kopartıldığında her hangi bir acı hissediyorlar mı bilmiyorum ama eğer bir sinir sistemleri var ve tepki verebiliyorlarsa oradaki meyveyi koparınca da bir acı hissediyorlardır diye tahmin ediyorum. Sonuçta oraya da can gidiyor her hangi bir etkinin farkında olacaklardır.
 

Eskiköyeyeniadet

☆☆
Üye
Mesajlar
151
Tepki puanı
51
Düşünce
Sünni
Demek istediğim, maydanozu koparıp yemek bizde vahşet hissi uyarmaz; bunun gibi canlıların birbiriyle beslenmesi de normaldir
O açıdan bakarsak yamyam bir grup için de insan yemek bir vahşet değil maydonoz yemek gibi sıradan bir etkinliktir. Burada önemli olan bizim alışkanlıklarımız değildir.

"Normal" diye adlandırdığımız tutum bizlerin günlük hayattaki yaşam biçimimizdir. Her insanın hatta her topluluğun normali kendi durumlarına göre şekillenir. Demek istediğim bu verdiğin örnek yanlış bir altyapıya sahip.
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
714
Tepki puanı
43
Düşünce
Sünni
Bilimsel olarak meyveleri kopartıldığında her hangi bir acı hissediyorlar mı bilmiyorum ama eğer bir sinir sistemleri var ve tepki verebiliyorlarsa oradaki meyveyi koparınca da bir acı hissediyorlardır diye tahmin ediyorum. Sonuçta oraya da can gidiyor her hangi bir etkinin farkında olacaklardır.
bilimsel izahını ben de bilmiyorum.dediğin gibi hissederler meyvesinin koparıldığını ama aci cekmek başka.

mesela armutu daldan koparmasakta kendi olgunlaşınca düşecektir zaten.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,182
Tepki puanı
488
Düşünce
Sünni
O açıdan bakarsak yamyam bir grup için de insan yemek bir vahşet değil maydonoz yemek gibi sıradan bir etkinliktir. Burada önemli olan bizim alışkanlıklarımız değildir.

"Normal" diye adlandırdığımız tutum bizlerin günlük hayattaki yaşam biçimimizdir. Her insanın hatta her topluluğun normali kendi durumlarına göre şekillenir. Demek istediğim bu verdiğin örnek yanlış bir altyapıya sahip.
Sizinle şu konuda hemfikirim:
"Burada önemli olan bizim alışkanlıklarımız değildir.

"Normal" diye adlandırdığımız tutum bizlerin günlük hayattaki yaşam biçimimizdir. Her insanın hatta her topluluğun normali kendi durumlarına göre şekillenir."

Bu yüzden insanlardan farklı olan hayvanlar ve bitkiler topluluğundaki "normal" davranışlara vahşet diyemeyiz. Çünkü onlar insan değil. Sizin için hava solumak gibi onların da beslenme ihtiyacı var. Çok normal davranışlar sergiliyorlar.
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
714
Tepki puanı
43
Düşünce
Sünni
Sizinle şu konuda hemfikirim:
"Burada önemli olan bizim alışkanlıklarımız değildir.

"Normal" diye adlandırdığımız tutum bizlerin günlük hayattaki yaşam biçimimizdir. Her insanın hatta her topluluğun normali kendi durumlarına göre şekillenir."

Bu yüzden insanlardan farklı olan hayvanlar ve bitkiler topluluğundaki "normal" davranışlara vahşet diyemeyiz. Çünkü onlar insan değil. Sizin için hava solumak gibi onların da beslenme ihtiyacı var. Çok normal davranışlar sergiliyorlar.
bildiğin öldürmek için tasarlanmışlar.

 
Üst