Koronavirüs - Çin Devlet Başkanı Şi Jinping: Virüsün yayılma hızı artıyor, durum çok ciddi

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Türk Dermatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Emel Erdal Çalıkoğlu, “Normal koşullarda el yıkama sıklığımız günde 6-8 kez olmalı. Bu dönemde günde 15-20’ye çıkmış durumda. Her el yıkama eli kurutuyor. Nemlendirme olmazsa kuruyan el önce kızarır, sonra da çatlar. El çatlağı da her türlü enfeksiyona açık olur. Bu nedenle her el yıkamadan sonra nemlendirici kullanmalıyız.” dedi.
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,269
Tepki puanı
515
Düşünce
Ateist
Sevgili forumdaşlar!

Çevrenizde bu salgın hastalığa yakalanan tanıdıklarınız, arkadaşlarınız veyahut akrabalarınız var mı?
Umarım yoktur.
Aman mıkıyat olun, diyeyim!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Venezuela hükümeti coronavirus salgınıyla mücadele için açıkladığı önlem paketinde altı ay boyunca işten çıkarmaları yasakladı, işçi maaşları konusunda devlet devreye girdi. Bütün kiralar ertelendi, kredi tahsilatları beklemeye alındı.

İçişleri Bakanlığı’nın neşrettiği son genelgeye göre tüm şehir içi ve şehirlerarası çalışan toplu taşıma araçları, yolcu taşıma kapasitesinin yarısı kadar yolcu alacak! Peki kapasitesinin yarısı kadar yolcu taşımak zorunda kalan şoför esnafı desteklenecek mi? Hayır…
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
28 Şubat döneminin kudretli generallerinden Aytaç Yalman gibi bir isim risk grubunda olmasına rağmen salgının merkezi sayılabilecek İran’a neden gider, kimle gider, kimle görüşmeye gider akıl alır gibi değil. Yakınları İran'a yakın bir zamanda değil bir yıl önce gittiğini söylüyor ama sorular yine aynı: 28 Şubat döneminin kudretli generallerinden Aytaç Yalman gibi bir isim İran’a bir yıl önce niye gider, kimle gider, kimle görüşmeye gider?

 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,269
Tepki puanı
515
Düşünce
Ateist
@kavak haklı.
Bence de aman mukayyet olun!
Şimdi tamamdır...
Sen de tekrarladığına göre, artık bizim forumdaşlara heç birşey olmaz!:akay:
Keza neden tekrarladığını da anlamış değilim, bari sorularımı da yanıtlasaydın.
Yoksa mıkıyat kelimesini mi beğenmedin?::D
Seni aydınlatayım...bizim yörede böyle söylerler.
Ağız ve kulak alışkanlığı işte.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,428
Tepki puanı
1,462
Düşünce
Ateist
Çin'de Vuhan'da bile 8 Nisan'da karantina gevşetilecek.

Virüsün elinden gelen bu kadar yani, söylemiştim. Doğanın insan türü ile başa çıkabilmesi için virüs yeterli değil. Çok daha bulaşıcı ve çok daha öldürücü bir virüs de çıksa, önlemler ona göre daha sıkılaştırılır ve o da atlatılır. Filmlerdeki gibi zombi virüsü çıksın, insanlık emin olun onunla da başa çıkar.

Yaşlılar grip yüzünden de zaten ölüyorlar, yaş kemale erdi mi akıbet toprak yani, bunda bir anormallik yok. Hepimiz öleceğiz. Bu virüs tabii akciğere saldırdığı için biraz tehlikeli şimdi, ağır seyrettiği söyleniyor vakaların. Biz görmüyoruz vakaları ama doktorlar görüyorlar ve biliyorlar. Hasta kamyon çarpmış gibi yatıyor diyorlar yani, tablo ağır seyrediyor diyorlar. Hafife alınır bir virüs değil elbette.

Bu virüsün kötü yanı, akciğer dokusuna yapışabilecek özellikler kazanmış olması. Her virüs bir doku üzerinde uzmanlaşır. Bu da doktorasını akciğer üzerine yapmış namussuz!
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,428
Tepki puanı
1,462
Düşünce
Ateist
Bence bu korona olayının en dramatik olayı, İspanya'da askerlerin huzurevine girdiklerinde görevlilerin terkettiği ve yataklarında ölmüş yaşlılarla karşılaşmaları oldu. Yani ama şimdi sen okulları kapatıyorsun, yaşlının yanında durmak cesaret ister!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Şimdi tamamdır...
Sen de tekrarladığına göre, artık bizim forumdaşlara heç birşey olmaz!:akay:
Keza neden tekrarladığını da anlamış değilim, bari sorularımı da yanıtlasaydın.
Yoksa mıkıyat kelimesini mi beğenmedin?::D
Seni aydınlatayım...bizim yörede böyle söylerler.
Ağız ve kulak alışkanlığı işte.
Yöresel farklılıkları yazı diline dökmek zamanla dilin bütünlüğüne zarar verir ama tercih sizin
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,269
Tepki puanı
515
Düşünce
Ateist
Yöresel farklılıkları yazı diline dökmek zamanla dilin bütünlüğüne zarar verir ama tercih sizin
Bak yine sırf laf ebeliği yapmak için yorum yapmışsın!
Sana ne!
Böyle boş boş konuşacağına, bari bir işe yara ve yukarıdaki sorularımı yanıtla.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Bak yine sırf laf ebeliği yapmak için yorum yapmışsın!
Sana ne!
Böyle boş boş konuşacağına, bari bir işe yara ve yukarıdaki sorularımı yanıtla.
Dil benim de dilim olduğu için "sana ne" demeniz mantıklı değil; ama zorla bir şey yaptıramayacağım için "tercih sizin" diye belirtmişim zaten
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,269
Tepki puanı
515
Düşünce
Ateist
Dil benim de dilim olduğu için "sana ne" demeniz mantıklı değil; ama zorla bir şey yaptıramayacağım için "tercih sizin" diye belirtmişim zaten
Bak yine sırf laf ebeliği yapmak için yorum yapmışsın!
Böyle boş boş konuşacağına, bari bir işe yara ve yukarıdaki sorularımı yanıtla.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Türkiye’de ülkemizde coronavirus üzerine doktora yapan tek bilim insanı olan ve 4 yıl önce KHK ile mesleğinden ihraç edilen ancak hakkındaki soruşturmada 2017 yılında takipsizlik kararı verilmesine rağmen görevine iade edilmeyen Doç. Dr. Mustafa Ulaşlı, moleküler tanı alanında çalışan firmalara çağrıda bulunarak ücret talep etmeden yardıma hazır olduğunu açıkladı.

Coronavirus ile ilgili 3 sene Amerika Birleşik Devletlerinde, 4 yıl Hollanda’da çalışma yapan Ulaşlı, Türkiye’de aşı yapılması konusunda şunları söyledi: ‘‘Moleküler tanı alanında çalışan tüm firmalara açıktan çağrımdır. Gelin Covid 19 tanısı için hep beraber el ele verelim. Covid 19 tanısını yaygınlaştırma konusunda Sağlık Bakanlığımıza yardımcı olalım. Ben hiçbir beklentiye girmeden benden yardım isteyecek herkese yardıma hazırım.


Her şeyi devletten beklemeyelim. Kore’deki biyoteknoloji firmalarının yaptığı gibi el ele verelim. Bu salgınla hep birlikte mücadele edelim. Ben bu işte varım diyen herkese hiçbir ücret talep etmeden yardıma hazırım.’’

 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,269
Tepki puanı
515
Düşünce
Ateist
Türkiye’de ülkemizde coronavirus üzerine doktora yapan tek bilim insanı olan ve 4 yıl önce KHK ile mesleğinden ihraç edilen ancak hakkındaki soruşturmada 2017 yılında takipsizlik kararı verilmesine rağmen görevine iade edilmeyen Doç. Dr. Mustafa Ulaşlı, moleküler tanı alanında çalışan firmalara çağrıda bulunarak ücret talep etmeden yardıma hazır olduğunu açıkladı.

Coronavirus ile ilgili 3 sene Amerika Birleşik Devletlerinde, 4 yıl Hollanda’da çalışma yapan Ulaşlı, Türkiye’de aşı yapılması konusunda şunları söyledi: ‘‘Moleküler tanı alanında çalışan tüm firmalara açıktan çağrımdır. Gelin Covid 19 tanısı için hep beraber el ele verelim. Covid 19 tanısını yaygınlaştırma konusunda Sağlık Bakanlığımıza yardımcı olalım. Ben hiçbir beklentiye girmeden benden yardım isteyecek herkese yardıma hazırım.


Her şeyi devletten beklemeyelim. Kore’deki biyoteknoloji firmalarının yaptığı gibi el ele verelim. Bu salgınla hep birlikte mücadele edelim. Ben bu işte varım diyen herkese hiçbir ücret talep etmeden yardıma hazırım.’’

Yine aynısı ve 13:29!
Bakıyorum kafan güzel...
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Devletimiz, Anayasamız (md 5, 17, 56) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (md 2) gereği yaşamı koruma pozitif yükümlülüğü altındadır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre “herhangi bir kişi sağlıklı olarak devletin otoritesi altına yerleştirildiğinde, ancak serbest bırakıldığında aynı şekilde sağlıklı olmadığı durumda, bu durumun nedenlerini inandırıcı şekilde açıklama yükümlülüğü söz konusu devlete aittir. Devlet bu türden inandırıcı bir açıklama yapmadığı durumda AİHS’in 3. maddesi açısından bu durum sorun oluşturur.” Tomasi c. France, § 110 ; Ribitsch c. Autriche, § 34; Aksoy c. Turquie, § 61,, et Selmouni c. France [GC], no 25803/94, s 87, CEDH 1999 V).

Salgın hastalıklarla ilgili de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları vardır. AİHM cezaevinde tüberküloz hastalığına yakalan bir başvurucuya ilişkin kararda, yukarıda özetlenen gerekçelere ek olarak, taraf devletin Sözleşmenin 3. maddesini ihlal ettiğini şu nedenlerle kabul etmiştir: “Başvurucu cezaevine girdiğinde tüberküloz hastası olmamasına rağmen, bir süre sonra bu hastalığa yakalanmış olup... Cezaevinde tutulan bir kişinin, bulaşıcı bir hastalığa yakalanması... AİHS’in 3. maddesinin ihlaline yol açar. (…) AİHS’in 3. maddesi bulaşıcı hastalıkların önlenmesi açısından taraf devletlere pozitif yükümlülükler yükler” (Dobri c. Romanie, s 46-56).

Devlet kontrolü altında iken bulaşıcı bir hastalık sonucu ölüm gerçekleşmesi durumunda Anayasamızın 5, 17 ve 56. maddeleri ile AİHS 2.maddesi uyarınca yaşam hakkı da ihlal edilmiş olacak ve sıralı olarak ilgililer hakkında cezai ve tazmini sorumluluk doğabilecektir.
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,269
Tepki puanı
515
Düşünce
Ateist
Devletimiz, Anayasamız (md 5, 17, 56) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (md 2) gereği yaşamı koruma pozitif yükümlülüğü altındadır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre “herhangi bir kişi sağlıklı olarak devletin otoritesi altına yerleştirildiğinde, ancak serbest bırakıldığında aynı şekilde sağlıklı olmadığı durumda, bu durumun nedenlerini inandırıcı şekilde açıklama yükümlülüğü söz konusu devlete aittir. Devlet bu türden inandırıcı bir açıklama yapmadığı durumda AİHS’in 3. maddesi açısından bu durum sorun oluşturur.” Tomasi c. France, § 110 ; Ribitsch c. Autriche, § 34; Aksoy c. Turquie, § 61,, et Selmouni c. France [GC], no 25803/94, s 87, CEDH 1999 V).

Salgın hastalıklarla ilgili de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları vardır. AİHM cezaevinde tüberküloz hastalığına yakalan bir başvurucuya ilişkin kararda, yukarıda özetlenen gerekçelere ek olarak, taraf devletin Sözleşmenin 3. maddesini ihlal ettiğini şu nedenlerle kabul etmiştir: “Başvurucu cezaevine girdiğinde tüberküloz hastası olmamasına rağmen, bir süre sonra bu hastalığa yakalanmış olup... Cezaevinde tutulan bir kişinin, bulaşıcı bir hastalığa yakalanması... AİHS’in 3. maddesinin ihlaline yol açar. (…) AİHS’in 3. maddesi bulaşıcı hastalıkların önlenmesi açısından taraf devletlere pozitif yükümlülükler yükler” (Dobri c. Romanie, s 46-56).

Devlet kontrolü altında iken bulaşıcı bir hastalık sonucu ölüm gerçekleşmesi durumunda Anayasamızın 5, 17 ve 56. maddeleri ile AİHS 2.maddesi uyarınca yaşam hakkı da ihlal edilmiş olacak ve sıralı olarak ilgililer hakkında cezai ve tazmini sorumluluk doğabilecektir.
Yine aynı zımbırtı...
Bakıyorum kafan hălă kıyak!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Yeryüzünün pek çok coğrafyasında kan akıtılmaktadır, onlarca yıldan beri savaşlarda yüz binlerce masum kadın çocuk hayatını kaybetmiş, adı Müslüman olan ülke halklarının büyük çoğunluğunda adalet ve hukuk tamamen rafa kaldırılmış, insanların her şeyleri ellerinden alınarak gasbedilmiştir. Yıllardan beri Uygur Türklerine karşı büyük bir soykırım, olanca acımasızlığıyla devam etmektedir. Yemen’de masum bebekler, yaşlılar, kadın ve erkekler, bombalar altında can vermektedir. Filistin, uzun yıllardan beri kan ağlamaktadır. Adlarını saymaya gerek duymayacağımız Ortadoğu ülkelerinin her birinde zindanlar, masumlarla doludur; insanların her türlü hakları ellerinden alınmış ve kaçıp gidebilenlerin büyük çoğunluğu, hürriyet ve insanca yaşamayı elde etmek için Avrupa ülkelerine sığınmaktadırlar. Kaçarken kimisi yollarda hastalıklardan, kimisi sularda boğulmaktan, kimisi de sınır koruyucularının silahlarından çıkan ateşle hayatlarını kaybetmektedir. Dünyanın belli bölgeleri refah ve lüks içerisinde yaşarken, diğer bölgeleri açlık çekmektedir. Bir yerler fazla yemeden dolayı değişik hastalıklarla boğuşurken, diğer taraflar yokluk ve fakirlik yaşamaktadır. Ve herkes kendi âleminde, kendi alemini yapmakta ve yaşamaktadır.

Bütün bu olanlar karşısında dünya, adeta sessizliğe bürünmüştür. Müslümanlar inançlarının gereği olarak, zulme, adaletsizliğe, hukuksuzluğa ve her türlü haksızlığa karşı gelmeleri gerekirken susmuş ve âdeta dilsiz şeytan olmuş, dünyanın diğer güçlü devletleri ise ya ekonomik ya da ideolojik sebeplerden bu yapılanları görmezlikten gelmişlerdir. Çıkan az da olsa cılız sesler olsa da, meydana gelen bu olumsuzlukları önlemeye yetmemiştir. Dolayısıyla bütün bu suçların, dolaylı ya da dolaysız müsebbipleri olmuşlardır.

Sonuç olarak değişmez ilahi kaide devreye girmiş, insanlık, başına gelen bu külli musibetle karşı karşıya kalmıştır.
 

kavak

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,269
Tepki puanı
515
Düşünce
Ateist
Yazı senin mi?
Değilse, hani kaynak?!
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Virüs nedeniyle vefat etmiş kimselerin cenaze işlemleriyle ilgili akılda soru işaretleri oluşabiliyor:

Bu tarz durumlarda geleneksel manada uyguladığımız cenaze tekfin, teçhiz ve defin işlemleri konusunda sağlık uzmanları ve resmi makamların belirlemiş olduğu kurallara hareket etmek şarttır. Onlarla tartışmak ve dini ritüelleri uygulacağız diye diretmek katiyen doğru değildir.

Cenaze işlemleriyle alakalı dört önemli yükümlülük söz konusudur; yıkama, kefenleme, cenaze namazı kılma ve defin etme. Ama yetkililer sağlık gerekçesiyle yıkama ve kefenlemeye izin vermemekte, üzerindeki elbiselerle beraber özel hazırlanmış ceset torbasına ve tabuta koymaktadırlar.

Yıkama ve kefenleme için diretilmesi tek kelimeyle yanlıştır. Müsaade edilmesi durumunda cenazeye teyemmüm aldırılabilir. Namaza gelince; yetkililerin izin vermesine bağlı olarak mezarlıkta defin öncesi kılınabilir.

Buna da müsaade edilmiyorsa cenaze defnedildikten sonra eda edilebilir. Gıyabî cenaze namazı eda etmek zaten her zaman ve her yerde mümkündür.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Üst